Hava Durumu

#Grip

Yeni Marmara Gazetesi - Grip haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Grip haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Uzmanlar uyarıyor: Grip vakalarında ciddi artış Haber

Uzmanlar uyarıyor: Grip vakalarında ciddi artış

Gribin sıradan bir halsizlikle karıştırılmaması gerektiğini vurgulayan BURTOM Özlüce Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Sevgican, "İnfluenza, basit bir soğuk algınlığı değildir. Daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen bu hastalıkta, erken belirtilerin fark edilmesi, geç kalmadan hekime başvurulması ve korunma yollarının bilinmesi büyük önem taşır" dedi. Dr. Ufuk Sevgican, çocuklarda en sık görülen belirtilerinin yüksek ateş, halsizlik, bitkinlik ve iştahsızlık, baş, boğaz, kas ve eklem ağrıları, burun akıntısı, tıkanıklığı ile öksürük olduğunu belirtirken, küçük çocuklar ve bebeklerde ise; ishal ve huzursuzluk gibi sindirim sistemi belirtileri, emmede azalma, kusma, sürekli ağlama ve huzursuzluğun gribin habercisi olabileceğini kaydetti. Belirtilerin görülmesi durumunda mutlaka bir hekime başvurulması gerektiğini hatırlatan Sevgican, tedavinin temelinin "destekleyici bakım" olduğunu ifade ederek şunları söyledi; "Bol sıvı alımı ve yeterli istirahat iyileşmenin anahtarıdır. Ateş düşürücüler doktor önerisiyle ve doğru dozda kullanılmalıdır. Gerekli durumlarda antiviral ilaçlar reçete edilebilir. Grip virüs kaynaklı olduğu için antibiyotikler rutin olarak kullanılmaz; ancak bakteriyel bir enfeksiyon eklenirse tercih edilir. Çocuğun bulunduğu oda düzenli olarak havalandırılmalıdır. Uzmanlar, influenzadan korunmanın en etkili yolunun grip aşısı olduğunu vurgulamaktadır. Özellikle risk grubundaki çocukların her yıl aşılanması önerilir. El hijyenine dikkat edilmeli, hasta kişilerle temas edilmemeli ve kalabalık ortamlarda maske kullanılmalıdır. Bağışıklığı güçlendirmek için sağlıklı, dengeli ve doğal beslenme ile yeterli uyku çok önemlidir. Salgın dönemlerinde kapalı ve kalabalık ortamlardan kaçınılmalı, yaşam alanları sık sık havalandırılmalıdır."

Grip aşısı olmak 65 yaş üstünde kalp krizini riskini azaltıyor Haber

Grip aşısı olmak 65 yaş üstünde kalp krizini riskini azaltıyor

H3N2 virüsü nedeniyle grip vakaları son günlerde artış gösterirken, uzmanlar önemli uyarılarda bulunuyor. Grip gibi ateşli hastalıkların kalp krizi riski oluşturduğunu ve demansı hızlandırdığını belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burak Uzel, özellikle 65 yaş üstü kişilerin grip aşısı olması gerektiğini vurguladı. Hem yetişkinlerde hem çocuklarda artan grip vakaları nedeniyle son zamanlarda hastanelerde yoğunluk yaşanıyor. Influenza A virüsünün alt tipi olan ve normalden daha hızlı yayılım gösteren H3N2 virüsü nedeniyle vakalarda belirtiler daha şiddetli seyrederken, uzmanlardan bu kış gripten korunma yollarına ilişkin önemli uyarılar geldi. Aynı tedavi uygulanıyor H3N2 virüsünün H1N1'den çok farklı olmadığını belirten Medicana Ataköy Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burak Uzel, "Eğer bu sene influenza aşısı yaptırdıysanız korkmanızı gerektirecek bir durum söz konusu değil. Çünkü bu seneki aşıda H3N2'ye karşı da koruyuculuk var. Eğer aşılanmadıysanız, yüksek ateş, boğaz ağrısı, burun akıntısı gibi şikayetleriniz varsa o zaman influenza H3N2 olabilirsiniz. Tedavisi H1N1 tedavisi ile aynı. Ağızdan kullandığımız antiviral ilaç var. Herkesin kullanmasına gerek yok ancak sağlık probleminiz varsa, yaşınız ileriyse kullanılmasını tavsiye ediyoruz. İlaçları şikayetin başlangıcından itibaren ilk 24-48 içinde kullanmayı tercih ediyoruz. Eğer kullanımı gecikirse ilaçların etkinliği biraz daha azalıyor. Kullanmazsak da 7-10 gün kadar sürüyor" dedi. Zatürreye dönüşebiliyor H3N2 virüsünün üst solunum yoluna daha fazla tutunduğunu belirten Dr. Uzel, "Bu hastalık üst solunum yolunda kendini gösteriyor. Zatürre de yapabiliyor. Özellikle yaşlılarda influenzaya bağlı zatürreler gördük. Hastaneye yatırmak zorunda kaldığımız hastalarımız da oldu" diye konuştu. Yaşlılar ve kronik hastalığı olanlara aşı önerisi Gribe karşı en etkili koruyucu faktörün aşı olduğunu söyleyen İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burak Uzel, 65 yaş üstü kişiler için önemli uyarılarda bulunarak şu ifadeleri kullandı: "En iyi koruyuculuk aşılarda. Aşı herkesin, her sene yaptırması gereken bir şey. Çünkü aşı doğası gereği kalıcı bir bağışıklık oluşturmuyor. 65 yaşın üzerindeyseniz mutlaka grip aşısı yaptırmanız gerekiyor. Çünkü grip geçirmek başka hastalıkları da tetikleyebiliyor. Kalp krizi gibi sıkıntılara neden olabiliyor. Kişide sınırda bir demans varsa, grip gibi ateşli hastalıklar demansı hızlandırabiliyor. O yüzden önemli. Kronik bir hastalığınız varsa o zaman yine aşı yaptırmak şart. Ama herhangi bir hastalığı olmayan biri tabii ki aşı olmak zorunda değil. Bu bir tercihtir." Vitamin ve aktar ürünleri kullanırken dikkat Bağışıklığı güçlendirmek için bilinçsizce alınan vitaminlere ve aktarlardan alınan ürünlere karşı zehirlenme uyarısında bulunan Uzel, "Dışardan alınan multivitamin, c vitamini gibi ürünleri insanlar çok kullanıyor. Ancak bunlar çok fazla işe yaramıyor. Aşılanma, teması kesme, maske kullanma, özellikle kalabalık ortama giriyorsanız maske takmak mantıklı. Onun dışında diyet ve egzersiz yani sağlıklı beslenme bağışıklığı kuvvetlendiren bir şey. Ama dışardan aldığınız, aktardan aldığınız şeyler bağışıklığı çok değiştirmiyor. Bilinçsizce kullanıp kendinizi zehirlemeyin diyoruz" sözleriyle konuşmasını noktaladı.

Uzman Dr. Serpil Arslan: "Grip hastalığı yaz mevsimine göre 2 kat artmış durumda" Haber

Uzman Dr. Serpil Arslan: "Grip hastalığı yaz mevsimine göre 2 kat artmış durumda"

Eskiye nazaran bir değişim olduğunu ve grip vakalarının çok ağır geçtiğini aktaran İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Serpil Arslan, "Grip eskisi gibi ilaç kullansak da kullanmasak da bir haftada geçer sözü maalesef gerçek değil. İlk 48 saat içerisinde başvurursak erken tedaviyle çok hızlı düzelme gösterebilir" dedi. Elazığ Medilines Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Serpil Arslan, kış mevsiminde sık görülen grip hastalığı hakkında bilgiler verdi. Grip hastalıklarının soğuk havalarla beraber görülme sıklığının arttığını belirten İç Hastalıkları Uzmanı Serpil Arslan, "Hatta vakalarda yaz dönemine göre 2 kat daha fazla artış var. Çünkü viral enfeksiyonlar 0-5 derece arası daha sık görülüyor. Aynı zamanda güneşten uzak olduğumuz ve soğuğun da etkisiyle vücut direncimiz düştüğü için vakalara kış aylarında daha sık rastlıyoruz. Bu yıl özellikle influenza vakalarını çok sık görüyoruz. İnfluenza da bildiğimiz klasik grip olarak başlıyor. Üşüme, titreme, kas ağrısı, eklem ağrısı, iştahsızlık ve bazen eşlik eden bulantı ve kusma aynı zamanda öksürük ve hapşırma kendini gösteriyor. Korunmak için kapalı ortamlarda özellikle de kalabalık ortamda çok fazla vakit geçirmemek gerekiyor. El hijyenine sık bir şekilde dikkat etmek gerekiyor. Ayrıca mümkünse hasta belirtileri gösteren kişilerin kendini koruması, maske takması ve salgınlı kişilerden uzak durması gerekiyor. Damlacık yoluyla bulaşan bir rahatsızlık olduğu için yayılımı çok hızlı. Bu konuda dikkat etmeleri gerekiyor" diye konuştu. "Düzenli beslenme ve bol sıvı tüketmek de direncimizi güçlendirmek açısından çok önemlidir" diyen Uzman Dr. Arslan, "Eskiye nazaran bir değişim var. Grip vakalarımız çok ağır geçiyor. Grip eskisi gibi ilaç kullansak da kullanmasak da bir haftada geçer sözü maalesef gerçek değil. İlk 48 saat içerisinde başvurursak erken tedaviyle çok hızlı düzelme gösterebilir. Çünkü vakalar 3 günden sonra ağırlaşabiliyor. Özellikle immün yetmezliği olan kronik hastalığı olan vatandaşlarımızda bu olay sinüzit, bronşit ve zatürreye kadar ilerleyebiliyor. Özellikle yaşlı hastalar, genel durumu düşkün ve kronik hastaların ilk 24 hatta 48 saat içerisinde hastanelere başvurmalarını istiyoruz. Özellikle kronik rahatsızlığı olan diyabet ve kalp rahatsızlığı olan hastalarımızın bronşit ya da zatürre gibi daha kötü bir sonuçla karşılaşmamak için grip sezonundan önce mutlaka grip aşılarını yaptırmalarını tavsiye ediyoruz. Gençler immünetesini yükseltecek sağlıklı beslenme, düzenli uyku, kalabalık ortamlardan uzak durma şeklinde kendilerini koruyabilirler. Grip hastalığına çocukluk döneminde ve özellikle 65 yaş üstü dirençleri daha düşük olduğu için daha rahat yakalanıyorlar. Bunların ekstra dikkat etmesi gerekiyor. Kış mevsimine uygun giyinmeleri lazım. Terleyip soğumamaları gerekiyor. Günlük C vitamini mutlaka almaları gerekiyor. Bunu mümkünse taze sıkılmış meyve sularından elde etmeleri gerekiyor. Bunun yanında bol su tüketmeleri de gerekiyor. Kronik rahatsızlığı kalp, diyabet, tansiyon ve KOAH'a ekstra dikkat etmeleri gerekiyor" şeklinde konuştu.

Uzmanlar yeni bir salgın dalgasına karşı uyardı... Haber

Uzmanlar yeni bir salgın dalgasına karşı uyardı...

Son zamanlarda yayılmaya başlayan H3N2 gribi dikkat çekerken, uzmanlar yeni bir salgın dalgasına karşı uyardı. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Rıza Şahin, koronavirüslerin 4 yılda bir salgın yaptığını belirterek, "2026 Mart ayına yaklaşırken mutajen influenza ve koronavirüslerin tipik salgınlarının zamanına giriyoruz. İnsanları dikkatli olmaya çağırıyorum" dedi. Avustralya'da görülmeye başlanan, ardından İngiltere ve İspanya'da hastanelerin dolup taşmasına neden olan H3N2 grip salgını ülkemizde de görülmeye başlandı. Birçok hasta hastanelere başvurup tedavi olmaya başlarken uzmanlar, influenzanın her 4 yılda bir değişim geçirdiğini, 4 sene önce 'koronavirüs' adını aldığını, bu sene ise 'H3N2 grip salgını' olduğunu belirtti. Dünya genelinde alarm zillerini çaldıran mutasyona uğramış H3N2 grip virüsü, kıtalar arası hızla yayılırken küresel grip dengelerini altüst etti. "Semptomlar değişmiyor, sadece bulaşıcılığı artıyor" Konuyla ilgili Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görevli Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Rıza Şahin, gazetecilere açıklamalarda bulundu. Doç. Dr. Şahin, H3N2 virüsünün belirtilerinin griple aynı olduğuna dikkat çekerek, "Bu virüs, bildiğimiz influenza. İnfluenza, yani grip yapan virüslerin temel karakterlerinden biride sürekli mutasyona uğramaları. Bu değişimler eğer anlamlı olursa o zaman ya bulaşıcılıkları ya da ağır ölüm yapıcı etkileri değişiyor. Şu anki virüs daha bulaşıcı. Avustralya'dan ülkemize doğru yavaşça giriyor. Bu açıdan dikkatli olmamız lazım. Yüksek ateş veya şiddetli halsizliğe ek olarak kuru öksürüğünüz, bulantı, kusmanız, baş ağrınız varsa zaten gripsiniz demektir. Semptomlar değişmiyor, sadece bulaşıcılığı artıyor" ifadelerini kullandı. "Maske ve mesafeye dikkat" Kış aylarında virüslerin kolay bulaştığına da vurgu yapan Doç. Dr. Şahin, "Soğuk hava, nemli hava virüsün yaşam şartlarını kolaylaştırıyor. H3N2 dediğimiz influenzanın yeni gelen mutajen suş daha bulaşıcı. Hasta kişinin çıkartılarından uzak durmalıyız. 1 metre mesafe olacak, hasta kişiler de maskesini takacak" diye konuştu. "İnsanları dikkatli olmaya çağırıyorum" İnfluenzanın 4 yılda bir mutasyona uğrayıp bulaşıcılığının arttığına dikkat çeken, 2022 yılının Mart ayında son kovid vakalarının görüldüğünü belirten Doç. Dr. Şahin, daha sonra şunları söyledi: "5 sene önce kovid salgını yaşadık. En son omicron suşu vardı. 2022 yılının Ocak ayından sonra vaka sayıları 100-120 binlere tırmandı ve koronavirüs insana evrimleşti. Bir nevi artık kovid gripleşti. Bu tip insana evrimleşmiş koronavirüsler 4 yılda 1 salgın yapar. 2022 Mart ayında son görülen vakalar mevcuttu. 4 yıl geçti, 2026 Mart ayına geliyoruz. Bir yanda mutajen influenza, bir yanda da insana evrimleşmiş koronavirüslerin tipik salgınlarının zamanına giriyoruz. İnsanları dikkatli olmaya çağırıyorum."

Doç. Dr. Seda Şahin: "Grip aşısı inaktif bir aşı olduğu için gönül rahatlığıyla yapılabilir" Haber

Doç. Dr. Seda Şahin: "Grip aşısı inaktif bir aşı olduğu için gönül rahatlığıyla yapılabilir"

Memorial Kayseri Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Seda Şahin, grip aşısının inaktif yani canlı olmayan bir aşı olduğunu ve gebelerde güvenli bir şekilde uygulanabileceğini söyledi. Grip aşısı ile annenin karşılaşacağı birçok sorunun önüne geçilebileceğini söyleyen Memorial Kayseri Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Seda Şahin, "Havalar soğudu, okullar açıldı ve grip mevsimi yaklaşıyor. Özellikle bir de gebeyse kişi ne yapacak? Son zamanlarda hastaların çok sık sorduğu bir soru. Gebelerde grip aşısının yapılması güvenli ve gebeliğin herhangi bir döneminde yapılabilir. Bizim için gebelikte grip aşısının yapılmasında herhangi bir handikap bulunmamaktadır. Gebelikte grip aşısını yaptık, biz ne fayda sağlayacağız dersek de annenin herhangi bir influenza sonrasında maternal bir pnömoni geçirmesini önlemiş olacağız. Hastanede yatışı önlemiş olacağız ve herhangi bir fetal komplikasyonun da önüne geçmiş olacağız. Sonuçta anneyi koruduğumuzda bebeği de otomatikman koruyoruz. Anneye yaptığımız aşı özellikle gebeliğin bitiminden sonraki ilk 3 ile 6 ayda annenin kanında bulunan antikorlar sayesinde bebeğe de enzim yoluyla geçmekte. Bu da bebeği grip enfeksiyonlarına karşı korumaktadır" dedi. Şahin, grip aşısının inaktif bir aşı olduğunu söyleyerek, "Dolayısıyla hem kendimizi korumak için hem de bebeğimizi korumak için özellikle Eylül ve Kasım aylarında grip aşısını yaptırmamız faydamıza olacaktır. Grip aşısı canlı bir aşı değildir. Dolayısıyla inaktif bir aşı olduğu için rahatlıkla yapılabilir. Yan etki bizim çok korktuğumuz bir konu. Yan etki olarak gördüğümüz şey ise genelde kolda hafif bir kızarıklık ve ağrı. Genelde bunun dışında bir yan etkiye rastlamamaktayız. Dolayısıyla gebeysek rahatlıkla grip aşımızı uygulatabiliriz" ifadelerini kullandı.

"Grip virüsü soğuk havalarda daha dayanıklı hale geliyor" Haber

"Grip virüsü soğuk havalarda daha dayanıklı hale geliyor"

Kar yağışı ve soğuk havanın, bazı mikropların yayılmasını yavaşlatabileceğini ancak tamamen ortadan kaldırmayacağına dikkat çeken Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Huri Özkan Yılmaz, "Kış aylarında insanlar daha çok kapalı ve havalandırması yetersiz ortamlarda bulunuyor. Bu da virüslerin ve bakterilerin yayılmasını kolaylaştırıyor. Kar yağışı ve soğuk hava tek başına mikropları öldürmez, ancak açık havada bulaş riskini azaltabilir" dedi.  Kış aylarının gelmesiyle birlikte soğuk hava ve kar yağışı, birçok kişinin aklına ‘Mikroplar kırılır mı, hastalıklar azalır mı?' Sorularını getiriyor. Medical Park Ordu Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Huri Özkan Yılmaz, konu hakkında açıklamalarda bulundu. Kar yağışı ve soğuk havanın, bazı mikropların yayılmasını yavaşlatabileceğini ancak tamamen ortadan kaldırmayacağına dikkat çeken Uzm. Dr. Yılmaz, "Özellikle kış aylarında artış gösteren grip, nezle ve Covid-19 gibi solunum yolu hastalıklarına neden olan virüsler, soğuk havada daha uzun süre canlı kalabilir. Ancak dış ortamda, açık havada bulunan bazı bakteri ve virüsler, düşük sıcaklıklarda etkisiz hale gelebilir" diye konuştu.  "Virüslerin artmasının sebebi kapalı ortamlarda daha sık vakit geçirmek"  Kış aylarında hastalıkların artmasının nedeninin aslında soğuk havanın olmadığını, kapalı alanlarda daha fazla vakit geçirilmesi olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Yılmaz, "Kış aylarında insanlar daha çok kapalı ve havalandırması yetersiz ortamlarda bulunuyor. Bu da virüslerin ve bakterilerin yayılmasını kolaylaştırıyor. Kar yağışı ve soğuk hava tek başına mikropları öldürmez, ancak açık havada bulaş riskini azaltabilir" ifadelerine yer verdi.  "Grip virüsü soğuk havalarda daha dayanıklı hale geliyor"  Özellikle influenza (grip) virüsünün düşük sıcaklıklarda daha dayanıklı hale geldiğine değinen Uzm. Dr. Yılmaz, "Soğuk havada burun mukozamız kurur ve bağışıklık sistemimiz zayıflayabilir. Bu durum, solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanma riskini artırır" şeklinde konuştu.  "Bağışıklığı güçlendirmek önemli"  Uzm. Dr. Huri Özkan Yılmaz, hastalıklardan korunmak için bağışıklık sisteminin güçlü tutulması gerektiğine dikkat çekerek, "Sağlıklı ve dengeli beslenme, düzenli uyku ve hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerekiyor. Ayrıca kapalı ortamların sık sık havalandırılması ve kalabalık alanlardan mümkün olduğunca kaçınılması da önemlidir. Sonuç olarak, kar yağışının mikropları tamamen öldürdüğüne dair yaygın inanış doğru değil. Ancak açık havada vakit geçirmek ve hijyen kurallarına dikkat etmek, hastalıklardan korunmada önemli bir rol oynar" açıklamasında bulundu. 

Domuz Gribinde Erken Müdahale Önem Taşıyor Haber

Domuz Gribinde Erken Müdahale Önem Taşıyor

Son zamanlarda başta grip olmak üzere solunum yolu enfeksiyonlarına yakalananların sayısında artış olduğunun önemine değinen Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Reşit Mıstık, özellikle 50 yaş altındaki bireylerde, gebe kadınlarda ve kronik hastalıkları olanlarda daha ölümcül sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.   Bir çok hastanın, 'Zor iyileştim', 'Öksürüğüm geçmedi', 'Hala halsizim' şikâyetlerinin devam ettiğini belirten Medicana Bursa Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Reşit Mıstık, bu virüsün insana bulaşarak ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği bu sebeple de semptomların görüldüğü an müdahale edilmesi gerektiğini söyledi. Meksika'da başlayıp dünya üzerinde 2009 yılından beri hızla yayılan H1N1 virüsünün, domuzlarda bulunan grip virüsleri ile insan grip virüslerinin genetik alışverişi yaparak yeni bir yapı kazandığını söyleyen Prof. Dr. Reşit Mıstık, Türkiye'de şu an grip mevsimi içinde olunduğunu ve Sağlık Bakanlığı verilerine göre grip vakalarında hafif bir artış gözlemlendiğini belirtti. Prof. Dr. Reşit Mıstık, domuz gribi (H1N1) virüsünün, H3N2 ve B gibi diğer grip virüslerine göre daha fazla pnömoni (zatürre) yapma eğiliminde olduğunu ve özellikle 50 yaş altındaki bireylerde, gebe kadınlarda ve kronik hastalıkları olanlarda daha ölümcül sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.  Kapı kolları gibi yüzeyler riskli olabiliyor  Domuz gribinin yüksek ateş, öksürük, boğaz ağrısı, baş ağrısı, vücut ağrıları, yorgunluk, üşüme-titreme, burun akıntısı ve gözlerde kızarıklık gibi belirtileri olduğuna değinen Prof. Dr. Reşit Mıstık, "Oldukça bulaşıcı bir hastalık olan domuz gribi, öksürük ve hapşırıkla havaya yayılan damlacıklar yoluyla kişiden kişiye geçer. Bu damlacıklar herhangi bir yüzeye, örneğin kapı kolu veya musluk gibi bir yere de düştüyse farklı kişilere de bulaşa sebep olur. Domuz gribi olan bir kişinin dokunduğu yere dokunulduğunda bu hastalığa yakalanma ihtimali doğar" dedi.  Erken müdahale önemli  Domuz gribinin tedavisinin, virüsün bulaştığı ilk 48 saat içinde başlanması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Reşit Mıstık, "Erken müdahale ile semptomların hafifletilebilir ancak hastalığın oluşturduğu yan etkiler önlenemez. Bu nedenle de grip ve benzeri hastalıklarla ilgili herhangi bir semptom görüldüğünde, sağlık kuruluşlarına başvurulması ve uzman bir hekimden yardım alınması önem taşımaktadır. Hekimler, grip ve benzeri hastalıklarda uygun tedavileri önermektedir. Bunun yanında hastaların istirahat etmeleri, beslenmelerine dikkat etmeleri önem taşımaktadır" şeklinde konuştu.  Influenza A'nın ilaç tedavisi olup diğer B, C ve D tip grip (influenza) virüsünü öldüren ilaç olmadığını belirten Mıstık, "Ancak tüm grip virüs tedavisinde destek tedavileri verilmektedir. Grip tanısının doğru şekilde doktorun muayene ve laboratuvar belirtileriyle konduğunu hatırlatmakta fayda vardır. Çünkü grip virüsleri bazen gribe bağlı zatürre veya grip sonrası bakterilere bağlı zatürre yapabildiği ve bu tanıyı ancak doktorun koyabildiğini hatırlamak gerekir. Destek ve diğer ilaç tedavilerinin doktorun kontrolü altında yapılması ve izlenmesi gerekir. Grip veya diğer solunum yollarının enfeksiyonlarında istirahat bol sulu gıda , ıhlamur açık çay çorbalar ve C vitamininden zengin beslenme hastalığın nekahat sürecini ve oluşabilecek yan etkilerini azaltabilir. Unutmamak gerekir ki grip ve etkileri 2-3 haftadan daha uzun sürebilir. Bu süreci doktor kontrolü altında kısaltmak mümkün olabilir. Özellikle kırılgan yaş ( altta başka bir hastalığı olanlar ve yaşlılar) için doktor kontrolü ayrıca çok önemlidir" dedi.  Gribin yayılmasını engellemek için en önemli önlemin aşı olduğunu belirten Prof. Dr. Reşit Mıstık, "Domuz gribi virüsünün de yer aldığı dörtlü grip aşısının, her yıl grip mevsimi başında, özellikle Ekim ve Kasım aylarında yapılması önemlidir. Ancak salgın devam ediyorsa kış sonunda veya ilkbahar başında ikinci aşı yapılması da faydalı olabilmektedir. Aşı dışında kişisel hijyen önlemleri de koruyuculuk sağlamaktadır. Kalabalık yerlerde maske takmak, elleri sık sık yıkamak gibi önlemlerle grip ve soğuk algınlığından korunmanın yollarındandır. Ayrıca, gripten korunma konusunda kalabalık ortamlardan ve hasta kişilerle temastan kaçınmak gerekir" şeklinde uyardı. 

Grip belirtileri ve çözümü! Haber

Grip belirtileri ve çözümü!

Büyük Anadolu Hastaneleri KBB Hastalıkları ve Baş-Boyun Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Eyibilen, son günlerde acil servis ve polikliniklerde yoğunluğa neden olan ‘influenza’ yani halk arasındaki adıyla ‘grip’ hastalığı konusunda uyarılarda bulunarak tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi. Doç. Dr. Ahmet Eyibilen, "Halk arasında yaygın adıyla grip hastalığı olarak bilinen influenza, akut üst solunum enfeksiyonu olup antibiyotiklerin fayda etmediği tek bir mikrop grubuna aittir. Grip, öksürük ve hapşırma sonucu, içerisinde hastalığa neden olan canlı virüsleri taşıyan damlacıkların çevreye saçılması ile yayılır. Hastalığın belirtileri birden başlamakta ve uzun sürebilmektedir. Özellikle akciğerde komplikasyonlar oluşabilmektedir. Hastada, ateş, baş ağrısı, yorgunluk hissi, kuru öksürük, boğaz ağrısı, burun akıntısı ve gibi yakınmalar baş göstermektedir. Grip tedavisinde antibiyotiklerin başlangıçta hiçbir faydası olmadığını bilmemiz gerekir. Verilen ilaçlar hastalığın daha konforlu geçirebilmesini yöneliktir. En iyi tedavi de öncelikle istirahat, sağlıklı beslenme ve bulguların iyileşmesine yönelik ilaç tedavisidir. Gribe yönelik antiviral ilaç başlanması kararı doktor tarafından verilmelidir. Grip her hastada aynı şiddetle görünmeyebilir. Bu nedenle hastalığın ağır orta ve hafif derecede değerlendirilmesi gerekir ve ona göre tedavi yöntemi izlenmelidir. Kendinizde grip belirtileri varsa en yakın zamanda bir hekime başvurabilirsiniz" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.