Hava Durumu

#Hafıza

Yeni Marmara Gazetesi - Hafıza haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hafıza haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Genç yaşta unutkanlık alarmı Haber

Genç yaşta unutkanlık alarmı

Günümüzde sadece ileri yaşlarda değil, genç bireylerde de unutkanlık şikâyetlerinde artış gözlendiğini belirten Medicana Bursa Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Büşra Er, gençlerde görülen unutkanlığın nedenlerini, riskleri ve korunma yollarını paylaştı. Dr. Büşra Er, "Eskiden daha çok ileri yaş grubunda görülen unutkanlık yakınmalarının artık ergenlik döneminde bile karşımıza çıkabiliyor. Unutmak; bilgiyi geri çağırmada ya da kaydetmede yaşanan zorluk olarak tanımlanır. Uyku düzensizliği, kötü beslenme, dikkat eksikliği, depresyon gibi nedenlerin yanı sıra dijital medya kullanımı da bu tabloyu besliyor" dedi. Alman nörobilimci Manfred Spitzer'in dijital demans" kavramına atıfta bulunan Dr. Er, özellikle gençlerde artan ekran süresinin dikkat ve hafıza fonksiyonları üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu vurguladı. "Sürekli uyarana maruz kalmak, bilgiye kolay erişim ve mavi ışığın uyku hormonlarını baskılaması, zihinsel tembelliğe neden oluyor" ifadelerini kullandı. İleri yaş grubunda en sık görülen unutkanlık nedeni olan Alzheimer hastalığına da değinen Dr. Büşra Er, toplumda yaygın bir yanlış anlama olduğuna dikkat çekti. Er, "Ailede Alzheimer hastası olması, genetik geçişi düşündürse de, Alzheimer vakaları tüm olguların yalnızca yüzde 1'inden azını oluşturuyor. Genetik testler rutin olarak önerilmemektedir. Unutkanlık şikâyetleri önlenebilir olduğu unutulmamalıdır. Dijital medya kullanım süresinin sınırlandırılması, düzenli uyku, sağlıklı beslenme, kitap okuma, bulmaca çözme, hafıza oyunları gibi zihinsel aktivitelerle beynin aktif tutulması unutkanlıkla mücadelede oldukça etkilidir" diye konuştu.

İnegöl mutfağı Türkiye vitrinine çıktı Haber

İnegöl mutfağı Türkiye vitrinine çıktı

İnegöl'ün usta aşçıları ve marifetli kadınları kolları sıvayarak Türkiye'nin dört bir yanından gelen Gastronomi meraklılarına adeta ziyafet sunuyor. İnegöl Belediyesi tarafından düzenlenen Gastronomi Festivali'nde 100 yemek stantın yer aldığı Heykel Meydanı'nda kurulan ızgaralarda nefis İnegöl köfteleri odun ateşi ile buluştu, fırınlar yakıldı tandırlara ekmekler pişirildi. İnegöl Gastronomi Festivali coşkulu bir törenle kapılarını açtı. 200'ü aşkın yöresel lezzete sahip şehrin köklü mutfak kültürünü, yöresel ürünlerini ve gastronomi değerlerini Türkiye'ye tanıtmayı amaçlayan festivalin ilk gününde tadımlar yapılıp ikramlar yapılırken festival adeta ziyaretçi akınına uğradı. İnegöl Belediyesi tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen İnegöl Gastronomi Festivali kapılarını açtı. Heykel Meydanında gerçekleştirilecek festival kapsamında yöresel ürünlerden sokak lezzetlerine, tatlı sokağından yeşil gastronomi alanına, söyleşilerinden şef buluşmalarına kadar çok sayıda etkinlik ziyaretçilerle buluşacak. Festival alanında yaklaşık 100 çadır ve stant yer alırken, İnegöl'ün üreticileri, esnafı, ustaları ve kadın üreticileri de organizasyonun önemli paydaşları arasında yer alıyor. İnegöl'ün gastronomi yolculuğunun önemli bir adımı olan festival, ziyaretçilerine şehrin lezzetlerini deneyimleme imkanı sunacak. İnegöl sofrasının lezzetlerinin yanı sıra, festival süresinde paneller, söyleşiler, mutfak deneyimleri, workshoplar katılımcılarla buluşacak. Aynı zamanda Türkiye'nin önemli gastronomi isimler, 3 günlük etkinliklerde İnegöllülerle buluşacak. Şef Dr. Esat Özata, Diyetisyen İpek Bitigen, Sahrap Soysal, Maria Ekmekçioğlu, Prof. Dr. Oğuz Özyaral ve Aslı Hünel gibi isimler ile yine gastronomi alanında bilinen pek çok akademisyen festivale konuk olacak. Festival açılışında şehrin gastronomi yolculuğunu anlatan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban; "Bugün çok heyecanlıyız. Tabi ki İnegöl'de sadece gastronomi yok. Sanayisi var, turizmi var, tarımı var. Ama bugün biraz gastronomiyi konuşmak istiyoruz. İnegöl'de bir gastronomi gücü olduğunu ülkemize, bu işin muhataplarına duyurmak istiyoruz. Bugün burada yalnızca bir festival açmıyoruz. İnegöl'ün sofrasını, mutfak kültürünü, geçmişten bugünümüze taşıdığımız lezzetleri ve topraklarımızın bize bıraktığı gastronomi mirasını daha geniş kitlelerle buluşturacak önemli bir adımı atıyoruz" dedi. İnegöl'ün 200'ü aşkın yöresel yemeği var İnegöl'ün gastronomi yolculuğunun yani başlamadığını hatırlatan Başkan Taban, gastronomi keşfi ve şehrin lezzetlerini şöyle anlattı: "İnegöl'ün turizm potansiyelini geliştirirken akademisyenlerimizle ve paydaşlarımızla bir araya geldik. Güçlü yanlarımızı değerlendirirken gastronominin öne çıkan bir alan olduğunu gördük. Elbette bunun başında dünya çapında bilinen İnegöl köftemiz var. Baş aktörümüz. Ancak araştırdıkça gastronomimizin köfteden ibaret olmadığını da gördük. Araştırmalarımız sonucunda yaklaşık 200 yöresel yemeğimizin olduğunu tespit ettik. Bu lezzetleri reçetelendirdik ve gelecek nesillere aktarılabilecek bir miras haline getirdik. Ardından Gastro İnegöl Gastronomi Deneyim Merkezini kurduk. Burada amacımız, vatandaşlarımızın bu yemekleri tanıması, tatması ve mutfak kültürümüzle bağ kurmasıydı. Bir yandan da coğrafi işaret çalışmalarına hız verdik. İnegöl köftemizin yanı sıra; İnegöl Çıbrıkası, İnegöl Cerrah Kuru Fasulyesi, İnegöl Mişorizi, İnegöl Sütlü Kadayıfı, İnegöl Piyazı ve İnegöl Pırasasını da markalaştırdık. Toplamda 7 adet coğrafi işaretli markamız bulunuyor." Gastronomi sadece yemek değil İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban "Biz gastronomiyi sadece yemek olarak görmüyoruz. Bizim için gastronomi; kültür, hafıza, turizm, ekonomi ve şehrin tanıtımı. İnegöl'ü çoğu insan mobilyası ya da köftesiyle tanıyor. Gastronomi bir şehrin tanıtımında son derece güçlü bir araç. İnsanlar bir şehrin yemeğini beğendiklerinde tekrar gelmek, tavsiye etmek istiyorlar ve bu da ekonomik canlılığı beraberinde getiriyor. Ne kadar çok markalaşmış ürünümüz olursa, İnegöl'e o kadar çok ziyaretçi gelecek ve bundan tüm işletmelerimiz faydalanacaktır. İnsanlar "Hadi İnegöl'e gidelim" diyebilsin. Hedefimiz, İnegöl'ün adını her alanda daha güçlü duyurmak" diye konuştu.

Adanalı Anne ile Kızından Büyük Başarı Haber

Adanalı Anne ile Kızından Büyük Başarı

Adanalı anne ile kızı aldıkları hızlı okuma eğitiminin ardından Vietnam'da düzenlenen '34. Dünya Hafıza Şampiyonası'na katıldı. Anne, kendi kategorisinde dünya 3'üncüsü, kızı ise dünya 1'incisi oldu. Adana'da sınıf öğretmeni olan Buket Ayhan 6 sene önce hızlı okuma eğitimi aldı. 3 sene önce de kızı Ayşin Irmak'a (12) hızlı okuma eğitimi aldıran anne Ayhan, bu süreçte kızıyla birlikte sürekli pratik yaptı. Anne ve kız, geçtiğimiz aylarda 12-14 Aralık tarihleri varasında Vietnam'da '34. Dünya Hafıza Şampiyonası'nın düzenleneceğini öğrendi. Bunun üzerine anne-kız, yarışmaya kayıt yaptırıp Vietnam'a gitti. 12-14 Aralık'ta düzenlenen yarışmalarda anne Ayhan, yetişkin kategorisinde dünya 3.'sü, Ayşin Irmak Ayhan ise 12 yaş altı kategorisinde dünya 1.'si oldu. "Bayrağımızı kızımla birlikte dalgalandırdım" İhlas Haber Ajansı muhabirlerine konuşan anne Buket Ayhan, Vietnam'da Türk bayrağını dalgalandırdıkları için gururlu olduklarını belirterek, "Yarışma süreci çok güzeldi. Güzel bir dereceyle ülkemize döndük. Vietnam'da Türk bayrağımızı dalgalandırdık. Ülkemizden sadece Ayşin ve ben gittik. Ne yazık ki sadece ülkemizden 2 katılımcı vardı. Kızım çocuk kategorisinde dünya birincisi, ben de yetişkin kategorisinde dünya üçüncüsü oldum" ifadelerini kullandı. Kendi başarısını kızının fotoğrafını çekerken duyduğunu anlatan Ayhan, "Kızımı çekerken anons edildim ve dünya üçüncüsü olduğumu öğrendim. O an bayrağımı alıp apar topar sahneye koştum. Bronz madalyamı aldım ve bayrağımızı kızımla birlikte dalgalandırdım" dedi. "Annemin sonucuna şaşırdım" Vietnam'da düzenlenen yarışmaya hep katılmak istediğini anlatan Ayşin Irmak ise, "Yaz tatilinden bu yana hep sosyal medyada karşıma Vietnam'da düzenlenecek yarışmanın görselleri çıkıyordu. Ben neden katılmıyorum diye düşündüm ve aileme durumu anlattım. Annem ile birlikte yarışmaya katıldık. Benim sonucum beni şaşırtmadı çünkü bekliyordum böyle bir derece, yapabileceğime inanıyordum. Annemin sonucuna şaşırdım" diye konuştu. "Hızlı okumadan sonra hayatım değişti" Hızlı okuma sayesinde artık derslerine daha fazla konsantre olduğunu ve vaktinin kendisine kaldığını belirten Ayhan, "Bir kere yapmışken bırakmak istemiyorum ve yeniden yarışmalara katılmak istiyorum. Eskiden sınavları yetiştiremezken artık vaktim kalıyor. Hatta üstüne kontrol edebilecek vaktim de kalıyor. Herkes bu eğitimi almalı, çünkü hızlı okumadan sonra gerçekten benim hayatım çok değişti. Kitap okumayı sevmiyorsanız aslında aldığınız kitap türleriyle de alakalı olabilir. Sevdiğiniz kitap türlerine yoğunlaştığınızda gerçekten okumayı sevebilirsiniz" diyerek sözlerini tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.