Hava Durumu

#Hasat

Yeni Marmara Gazetesi - Hasat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hasat haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İlk kez yetiştirdi, kilosunu 500 liradan satıyor Haber

İlk kez yetiştirdi, kilosunu 500 liradan satıyor

Saimbeyli ilçesine bağlı Gürleşen Mahallesi'nde yaklaşık 820 rakımda kurulan ilçede kurulan bahçe, ahududu yetiştiriciliğinin ilk örneği oldu. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün "Üreten Kınalı Eller" projesi çerçevesinde kadın çiftçilere verilen eğitimler ve sağlanan teknik destekle üretime başlayan Melehat Durmuşoğlu'na, Saimbeyli Belediyesi de bahçenin hazırlanması aşamalarında destek verdi. Geçen yıl haziran ayında diktiği fidelerden ilk ürünlerini alan Melahat Durmuşoğlu, bu yılki verimin beklentisinin çok üzerinde gerçekleştiğini bahçesinden 2 günde bir yaklaşık 40 kilo ahududu hasadı yaptığını söyledi. Ahududunun yalnızca meyve olarak taze tüketimle sınırlı kalmadığını anlatan Durmuşoğlu, ahududularını ziyan olmaması için reçel ve pestil yaptığını da belirtti. Ürünlerini ilk kez Saimbeyli, Tufanbeyli pazarında görenlerin şaşırdığını ‘dağdan mı buldun?, nedir bu?' gibi sorularla görenlerin şaşırdığını da dile getiren Durmuşoğlu, özellikle reçele olan talebin arttığını söyledi. Kilosu 500 liradan satılıyor Hasat döneminde bir gün arayla toplama yaptıklarını ve ürün miktarının 35-40 kiloya kadar çıktığını anlatan Melahat Durmuşoğlu, ahududunun kilogramını 500 liradan sattığını kaydetti. "Ben bu işi yaparım dedim ve başardım" Ahududu yetiştiriciliğine İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü personelinin önerisiyle başladığını anlatan Durmuşoğlu, "Bir toplantıda ahududu yetiştiriciliği önerildi. Ben de ‘Ben bu işi yaparım' dedim. Yaptım ve başardım. Bu kadar güzel bir ürün alacağımızı açıkçası bilmiyorduk. Ziraat ekipleri de verimi görünce şaşırdı" dedi. Üretimin yaygınlaşmasını istediğini belirten Durmuşoğlu, "Diğer arkadaşlarıma da öneriyorum. Yarım dönüm ya da bir dönüm arazide bu üretimi yapabilirler. Saimbeyli'de sumağın, kirazın ve ayvanın olduğu gibi ahududunun da değerlendirilmesini, ilerleyen dönemde ihracatının yapılmasını istiyorum. Bu işin daha da güzel olacağına inanıyorum" diye konuştu.

90 yaşındaki annenin evlat sevgisi acı biberi tatlı kıldı Haber

90 yaşındaki annenin evlat sevgisi acı biberi tatlı kıldı

Bursa'nın Karacabey ilçesine bağlı Bakırköy Mahallesi'nde yaşayan 66 yaşındaki çiftçi Mehmet Ali İnan, sebze yetiştiriciliğinde yaşadığı zarar ve pazar kaybının ardından yöneldiği ata tohumu acı biber üretimiyle yeni bir gelir kapısı araladı. Ata tohumlarından yetiştirdiği yaklaşık 35 bin fideyi 5 dönümlük alana dikerek üretim yapan İnan, kendi hasat ettiği biberleri işleyerek pul bibere dönüşütürü satıyor. İnan, işçilik masraflarını karşılayamadığı için tüm süreci aile fertleriyle yürütüyor. En büyük destekçisi 90 yaşındaki annesi İlerleyen yaşına rağmen her gün saatlerce mesai yapan anne Şükriye İnan, oğlu Mehmet Ali İnan'ın ata tohumlarından yetiştirdiği acı biberlerin üretim sürecinde en büyük gücü oldu. Eşini kaybettikten sonra tek geçim kaynağı olarak pul biber üretimine yönelen oğlunun tarlada ve serada kuruttuğu tonlarca biberin saplarını ayıklayan fedakar anne, işçi tutamayan ailesinin bütçesini koruyor. Sabah saat 09.00'da başladığı ve akşam 20.00'ye kadar sürdürdüğü meşakkatti çalışmada, acı biber tozunun gözlerini ve genzini yakmasına aldırış etmeyen 90 yaşındaki anne, çuval çuval biberi elden geçirerek ürünün pazara hazırlanmasına katkı sağlıyor. "Gözlerimi ve ciğerimi yakıyor ama oğluma helal olsun" İlerleyen yaşına rağmen evlat sevgisiyle yürüttüğü zahmetli süreci anlatan 90 yaşındaki Şükriye İnan, şunları söyledi: "Oğluma ve torunlarıma yardım etmek için sabah saat 09.00'da oturuyorum, akşam 20.00'ye kadar biber ayıklıyorum. Beraber oturup beraber yiyip içiyoruz, birbirimizden başka kimsemiz yok. Şimdi çalışacağız kışın parasını yiyeceğiz, tek gelir kaynağımız pul biber. Son 4 yıldır biber hasat dönemi geldiğinde tek işim ve tek mesaim bu oluyor. Her gün çuval çuval acı biberi temizliyorum. Çalışırken beni en çok zorlayan şey biberin acısı oluyor; tozu bile gözlerimi, boğazımı ve ciğerlerimi yakıyor. Ama olsun, oğluma yardım ediyorum ya, bütün emeğim ona helal olsun." Bursa'nın Karacabey ilçesine bağlı Bakırköy Mahallesi'nde yaşayan 66 yaşındaki çiftçi Mehmet Ali İnan, sebze yetiştiriciliğinde yaşadığı zarar ve pazar kaybının ardından yöneldiği ata tohumu acı biber üretimiyle yeni bir gelir kapısı araladı. Yüksek işçilik maliyetleriyle mücadele eden İnan'ın tarladaki en büyük destekçisi ise ilerleyen yaşına rağmen sabahın ilk ışıklarından akşama kadar acı biber sapı temizleyen 90 yaşındaki annesi Şükriye İnan oldu. Eşini kaybettikten sonra annesiyle birlikte yaşamını sürdüren Mehmet Ali İnan, mart ayında ata tohumlarından yetiştirdiği yaklaşık 35 bin fideyi 5 dönümlük alana dikerek üretim yolculuğuna başladı. Hasat döneminde kızaran biberleri köklerinden söküp tarlada ve serada kurumaya bırakan İnan, işçilik masraflarını karşılayamadığı için tüm süreci aile fertleriyle yürütüyor. Kuruyan acı biberlerin öğütülme öncesindeki zahmetli sap temizleme aşamasını ise 90 yaşındaki anne Şükriye İnan üstleniyor. Tozu dahi genzi ve gözleri yakan zorlu mesaiye rağmen her gün çuval çuval biberi elden geçiren fedakar anne, oğlunun ürettiği pul biberlerin Türkiye'nin dört bir yanına ulaşmasına katkı sağlıyor. "Gözlerimi ve ciğerimi yakıyor ama oğluma helal olsun" İlerleyen yaşına rağmen her gün saatlerce acı biber temizleyerek oğlunun bütçesine destek olan 90 yaşındaki Şükriye İnan, evlat sevgisiyle yürüttüğü zahmetli süreci şu sözlerle anlattı: "Oğluma ve torunlarıma yardım etmek için sabah saat 09.00'da oturuyorum, akşam 20.00'ye kadar biber ayıklıyorum. Beraber oturup beraber yiyip içiyoruz, birbirimizden başka kimsemiz yok. Son 4 yıldır biber hasat dönemi geldiğinde tek işim ve tek mesaim bu oluyor. Her gün çuval çuval acı biberi temizliyorum. Çalışırken beni en çok zorlayan şey biberin acısı oluyor; tozu bile gözlerimi, boğazımı ve ciğerlerimi yakıyor. Ama olsun, oğluma yardım ediyorum ya, bütün emeğim ona helal olsun."

Sarı altın Müşküle üzümünde hasat heyecanı başladı Haber

Sarı altın Müşküle üzümünde hasat heyecanı başladı

Türkiye'nin 5. büyük gölü olan İznik Gölü kıyısındaki verimli topraklarda yetişen Müşküle üzümü, yüzyıllardır bölgenin en önemli tarımsal ürünleri arasında yer alıyor. Tarihi kaynaklara göre bu özel üzümün geçmişi Bizans Devleti dönemine kadar uzanırken, İznik'in Osmanlı tarafından fethedilerek başkent ilan edildiği yıllarda da beyliğin sofralarında tüketildiği biliniyor. Kendine has aroması, ince kabuğu ve uzun süre saklanabilme özelliğiyle dikkat çeken Müşküle üzümü, halk arasında "sarı altın" olarak anılıyor. Her yıl eylül ayında başlayan hasat döneminde yüzlerce üretici bağlara girerek yıl boyunca emek verdiği ürünleri toplamaya başlıyor. Çekirdeğiyle dikkat çekiyor Sadece lezzetiyle değil sağlık yönüyle de öne çıkan Müşküle üzümünün çekirdeklerinin antioksidan bakımından zengin olduğu ifade ediliyor. Uzmanlar, üzüm çekirdeğinin vücudu serbest radikallere karşı korumaya yardımcı olabilecek bileşenler içerdiğini belirtirken, halk arasında çekirdeğinin tüketilmesinin kansere karşı koruyucu etkileri olduğuna inanılıyor. İznik'te yaklaşık 10 bin dekarlık alanda üretimi yapılan Müşküle üzümünden yıllık ortalama 30 bin ton ürün elde ediliyor. İç piyasanın yanı sıra yurt dışında da Azerbaycan ve Rusya'ya gönderilen üzüm, bölge ekonomisine önemli katkı sağlıyor. Hasadın başlamasıyla birlikte üreticiler kaliteli ürün ve verimli sezon beklentisi taşıyor. "Vatandaş üzümü ucuza yesin" İznik Çamdibi Mahallesi Muhtarı ve üzüm üreticisi Halil Küçüker, aracılar nedeniyle üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkına dikkat çekerek şunları söyledi: "Tüketici ucuza yesin biz onu istiyoruz. Bizden 30 liraya aldıkları ürünü 100 liraya satmasınlar, 40-50 liraya satsınlar vatandaşlar ucuza yesin. Mahsul dalında kalmasın. Yüzde 200 kazanmak da ne demek. O kadar kazanılmasın, herkes yesin." Müşküle üzümünün Osmanlı'dan günümüze ulaşan çok eski bir üzüm çeşidi olduğunu belirten Küçüker, "Coğrafi işaretli bir ürün. Çekirdekleri ile tüketildiğinde kansere karşı faydalı olduğuna inanılıyor. İsterse kar yağsın aralık sonuna kadar dalında kalabilen bir üzüm. Bu yıl rekoltemiz çok güzel. Sürümden kazanmak istiyoruz ancak girdi maliyetleri çok yüksek. Ürünlerimiz ağırlıklı olarak iç pazarda satılıyor ancak Azerbaycan ve Rusya'ya da ihraç ediliyor" dedi. "Dalında aylarca bekleyebilen bir üzüm" İznik Ziraat Odası Başkanı Vedat Çakır ise Müşküle üzümünün bölge için önemli bir değer olduğunu ifade ederek, "Bölgemize coğrafi işaretini aldığımız bir üzüm çeşidi. Müşküle üzümü çok eski yıllara dayanıyor ve Bizans döneminden kaldığı bilinen bir çeşit. Raf ömrü oldukça uzun, dalında aylarca bekleyebiliyor" diye konuştu. Üretimin ağırlıklı olarak İznik'te yapıldığını belirten Çakır, "Pamukova ve Geyve'de de yetiştirilen bir üzüm çeşididir. Hep söylediğimiz şey üreticinin ürettiği ürünün tüketicinin önüne 100 liradan çıkmamasıydı. Adalet ve İçişleri Bakanlıklarımızın başlattığı çalışmaların başarılı olmasını umuyoruz. Bizim istediğimiz tarlada 15 liraya satılan ürünün tüketiciye 25-30 liraya ulaşmasıdır. Böylece vatandaş bir kilo yerine iki kilo tüketebilir" ifadelerini kullandı. 10 bin dekarda 30 bin ton üretim İznik ve çevresinde yaklaşık 10 bin dekarlık alanda yetiştirilen Müşküle üzümünden yıllık ortalama 30 bin ton ürün elde ediliyor. Uzun süre bozulmadan saklanabilmesi sayesinde üreticiye pazarlama avantajı sağlayan ürün, hem iç piyasada yoğun talep görüyor hem de ihracat yoluyla ülke ekonomisine katkı sunuyor. Bizans'tan Osmanlı'ya, oradan da günümüze taşınan Müşküle üzümü, bu yıl da bereketli hasadıyla İznikli üreticilerin yüzünü güldürürken, tüketicilerin sofralarına ulaşmayı bekliyor.

Ata tohumu pul bibere yoğun ilgi Haber

Ata tohumu pul bibere yoğun ilgi

Eşini yaklaşık 2,5 yıl önce kaybettikten sonra annesiyle birlikte yaşamını sürdüren İnan, yetiştirdiği acı biberleri işleyerek Türkiye'nin dört bir yanına pul biber pazarlıyor. Mart ayında kendi ürettiği ata tohumlarından fide yetiştirerek üretime başladığını belirten İnan, 5 dönümlük alana yaklaşık 35 bin fide dikiyor. Hasat döneminde kızaran biberleri köklerinden sökerek tarlada ve serada kurutan İnan, annesi ve çocuklarının yardımıyla saplarını temizlediği biberleri makinede çekerek pul biber haline getiriyor. Sezonda ortalama 1 ton pul biber üreten İnan, kilosunu 400 liradan sattığı ürünleri Gaziantep dahil birçok ile ve çevre lokantalara gönderiyor. "Zarar edince ata tohumu acı bibere geçtim" Biber yetiştiriciliğine başlama sürecini ve üretim aşamalarını anlatan Mehmet Ali İnan, şu ifadeleri kullandı: "İşte bir abimizin sayesinde başladık, o da vefat etti. O ölünce biz de başladık yani. Yardım ediyordum ona. Daha önce biber, domates ekiyordum. En son çeşitli bahçe biberi ektim. Dolma, çarliston, demre, yağ biberi, bunları ektim. Sonra zarar edince bıraktım işi. Tarlada kaldı yani. Sonra buna geçtim. Mart ayında çimini yetiştiriyorum, tohumlarından fide üretiyorum. Arsa var, arsaya, böyle seranın altına. İşte onu tek tek ekiyoruz, sıra sıra. Suluyoruz, ilacını atıyoruz. 5 dönümlük bahçe için fideleri kendim yetiştiriyorum. Bu hibrit değil. Bu köyde yıllardır kullanılan ata tohumu. Kırmızı acı biberin ata tohumu. Devamlı alıyoruz tohumunu, kendimiz hep ekiyoruz fidesini yapıp bahçeye ekiyoruz. Tohuma para vermiyoruz bu şeyden. Dönümüne 6 bin 500-7 bin tane fide gidiyor. Ne yapar işte yaklaşık 35 bin fideyi tohumlarından kendim yetiştiriyorum." "Gaziantep'e bile acı biber gönderiyoruz" Tarladaki ekim sürecinden pazarlama aşamasına kadar olan dönemi de aktaran İnan, şöyle devam etti: "Fide yetişince tarlayı hazırlıyoruz. Karığını çekiyoruz, damlamasını çekiyoruz. Ondan sonra işçilerle ekiyoruz. Yani bu tarlayı aşağı yukarı 14 kişi falan ekiyor bir günde. Olgunlaşınca, yani kızarınca köklerinden söküp tarlada bir süre kurutuyorum, ardından seraya alıyorum tamamen kuruyor. Annem ve ben, bazen yardıma gelen çocuklarımla saplarını temizliyoruz. Sonra makinede çekiyoruz. Çektikten sonra paketliyoruz. Türkiye'nin her yerine yolluyoruz. Kilosu 400 lira. Gaziantep'e bile acı biber gönderiyoruz. Geziyorum, lokantaları geziyorum, beni biliyorlar onlara satıyorum. Sezonda ortalama bir ton pul biber yapıyorum. Ekimi, biçimi, işçiliği, bunları çıkarırsan 300 bin lira gibi para kalıyor ama hasadına, saplarından ayırmaya, tarlada alt üst etmeye işçi almıyorum. Hepsini kendim ve annem yapıyoruz. O da yetiyor bize işte."

Avrupa'nın gözde meyvelerinden "Bursa Siyahı" incirinde hasat başladı Haber

Avrupa'nın gözde meyvelerinden "Bursa Siyahı" incirinde hasat başladı

İngiltere, Almanya ve Hollanda başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesine ihraç edilen siyah incirde, hasadın başlamasıyla birlikte yaşanan fiyat düşüşleri ve alım durdurma kararları üreticiyi kaygılandırdı. Sezona ihracatlık üründe 130 liradan başlayan alım fiyatları, kısa sürede 80 liraya kadar gerilerken bazı alıcı firmalar alımları durdurdu. "Hasat iyi başladı ancak fiyatlar düşüşe geçti" İklim şartlarının olumlu seyretmesi sebebiyle bu yıl bahçelerde verimin yüksek olduğunu ve tarlalarda toplanan mahsullerin Avrupa pazarına gönderildiğini ifade eden üretici Ahmet Faruk Çabuk, geçen yıl zirai dondan dolayı yaşanan kayıpların bu sezon yaşanmadığını belirtti. Hasat sürecini ve piyasadaki durumu aktaran Çabuk, şunları söyledi: "Bu sene rekolte geçen yıla göre biraz daha fazla, iklim yolunda gittiği için bahçelerde sıkıntı yaşanmadı. İncirlerimizi toplayıp kasalarımıza koyarak alıcı firmalara veriyoruz; burada işlenen ürünler Avrupa pazarına gidiyor. Ancak fiyatlar çok iyi değil. İhracatlık siyah incirde alım fiyatları 130 liradan başladı. Geçen sene bu zamanlar 190-200 lira seviyelerini görmüştü. Fiyatlar zaten zayıf açıldı, hafta sonunda ise aniden 80 liraya düşerken bazı firmalar alımı tamamen durdurdu. İhracatlık olanları ham, iç piyasaya gidecek olgun ürünleri ise İstanbul, Bursa ve Eskişehir hallerine gönderiyoruz. İç piyasada da fiyatlar 80 liradan başlayıp 60 liraya kadar geriledi." "Fiyatlar daha da düşerse maliyeti ancak karşılar" Bursa siyahı incirinin kentin yaklaşık 40 köyünde yetişen stratejik bir ürün olduğuna dikkati çeken tüccar ve çiftçi Halil Tetik ise ürünün dünyadaki değerine vurgu yaptı. Hasadın henüz başlarında olunduğunu aktaran Tetik, "Avrupa’da organik olduğu için çok sevilen, İngiltere’de kraliyet ailesine kadar ulaşan çok değerli bir meyve. Ürün henüz tam bollaşmadı, yeni başladı. Ancak ürün bollaştığı zaman fiyatlar daha da düşerse, yaptığımız maliyeti ancak karşılar. Şu anki fiyat seviyeleri sürerse üretici ancak üç beş kuruş para kazanabilir." değerlendirmesinde bulundu.

Stokların azlığı ve yüksek aroma tercihi Sultandağı vişnesini değerli yaptı Haber

Stokların azlığı ve yüksek aroma tercihi Sultandağı vişnesini değerli yaptı

TÜİK bitkisel üretim tahminlerine göre, kirazda yaşanan rekolte artışının aksine vişnede rekoltenin geçen yıllarla benzer seviyelerde kalması bekleniyor. Yıllık ortalama 200 bin ton civarında gerçekleşen Türkiye vişne rekoltesinin bu yıl da aynı seviyelerde seyredeceği öngörülüyor. Akşehir ve Eber Gölü üzerinde yer alan, Sultandağı ve Akşehir ilçelerini içine alan havzada bu yıl yaklaşık 28 bin ton vişne rekoltesi hedefleniyor. Bu üretimin 15 bin tonunun Afyonkarahisar'ın Sultandağı, 13 bin tonunun ise Konya'nın Akşehir ilçesinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Zirai don stokları eritmişti: Sanayiden yoğun talep var Geçen yıl yaşanan zirai don olayları nedeniyle reçel, dondurulmuş gıda, meyve suyu ve pastacılık sektöründeki vişne stoklarının azalması, bu sezon ürüne olan talebi artırdı. Kiraz sezonunda umduğunu bulamayan bölge üreticisi ise vişne fiyatlarından ümitli. Sultandağı'nda şokluk, sanayilik vişnenin kilogramı 60 liradan, pazarlık vişnenin kilogramı ise 80 liradan alıcı bulmaya başladı. Aroması nedeniyle en çok tercih edilen ürün Bursa başta olmak üzere ülkenin birçok noktasındaki meyve suyu üreticileri ile diğer gıda firmalarının aradığı yüksek aroma ve lezzet dengesine sahip olması, Sultandağı ve Akşehir vişnesini pazar değer açısından diğer bölgelerin önüne geçiriyor. Öyle ki, her meyve suyunda kalite için Sultandağı vişnesinin mutlaka bulunması gerektiği belirtiliyor. Bir diğer önemli vişne üretim merkezi olan Kütahya'da hasadın sonuna yaklaşılmasına rağmen sanayicinin henüz yeterli miktarda ürün tedarik edemediği belirtiliyor. Bölge çiftçisi ve tüccarları; yüksek aroma, kalite ve yoğun talebin etkisiyle vişne fiyatlarının kilogramda 100 lira seviyesine ulaşmasını bekliyor. Sultandağı'na bağlı Yeşilçiftlik beldesinde çiftçilik yapan Mustafa Akpınar, kirazda bekledikleri fiyatın oluşmadığını zararına ya da başabaş ürün hasat ettiklerini belirterek, "Vişne fiyatları güzel açıldı. İnşallah vişnede kazanacağız. Pazarlık 80 lira güzel fiyat" dedi.

Yüzlerce ton üretim yapan çiftçi soğuk hava deposu istiyor Haber

Yüzlerce ton üretim yapan çiftçi soğuk hava deposu istiyor

Daha önce yaban mersini kooperatifi üyelerinden ve yaban mersini üretimi yapan Kağan Altınok, "Ülkemizde yeni oluşan ve Orhaneli çevresinde oldukça yoğun taleple dikimi yapılan yaban mersinini piyasada görmemekteyiz. Nedeni ise birkaç tane toptancının firmaların gelip bizden ucuza mal almalarından dolayı kaynaklanıyor. Biz bin bir emekle ürettiğimiz bu ürünleri topluyoruz fakat topladığımız zamanda biz bunları nerede tutalım. Bir an önce Orhaneli ilçemize soğuk hava deposunun yapılması gerekiyor. Soğuk hava deposunun yapılması için birkaç yıldan buyana gerekli girişimleri yapmamıza rağmen buradaki ve il belediyelerinden hiçbir şekilde faydalanamadık ve bize de yardımcı olmadılar. Bizim amacımız bölgemizde bu ürünleri üreten kişiler çoğaldıkça biz bu ürünleri büyük firmalara soğuk hava depomuz olursa ilçede mevcut bulunan kooperatif aracılığı ile satma imkanımız olabilir. Bölgemizde yüzlerce ton yaban mersini, çilek, ahududu ve kiraz üretimi olduğundan dolayı çok acilen ilçemize 500 ile 700 ton kapasiteli soğuk hava deposuna ihtiyacımız var. Soğuk hava deposunu yapılması için Tarım Bakanımız İbrahim Yumaklı'dan talep ediyoruz" derken dağ ilçemizde böyle bir soğuk hava deposu yapılırsa, bu yıl bölgemizde üretilen toplam 250 ton yaban mersininin yanında yine 500 tona yakın üretimi gerçekleşen çilek, kiraz ve ahududu üretici çiftçilerimizde bu soğuk hava deposundan faydalanacaktır" dedi. Ayrıca Çivili Mahallesinde ikamet eden bayanlar başka üreticilerin tarlalarında gündelikçi olarak çalışmak istemedikleri bu ürün için veya başka meyve türlerini yetiştirmek için topraklarının çok elverişli olduğunu belirtirlerken köylerine gölet yapılması için 2016 yılında D.S.İ tarafından sondaj yapıldığını, bu sondajın raporunun gölet yapımı için uygun çıktığı, ardından 2022 yılında Ahmet Kahraman'a ait bu tarlada hasat etkinliğinde konuşan Büyükşehir Belediye Başkanımız Ali Nur Aktaş göletin yapılacağı sözünü vermişti biz köyümüze gölet yapılmasını istiyoruz dediler.

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.