Hava Durumu

#Hazine Ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek

Yeni Marmara Gazetesi - Hazine Ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hazine Ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

"Türkiye ihracat ve pazar kaybı yaşayacak" Haber

"Türkiye ihracat ve pazar kaybı yaşayacak"

Avrupa Birliği’nin Güney Amerika ülkelerinden oluşan MERCOSUR ve Hindistan ile imzaladığı yeni serbest ticaret anlaşmaları (STA), Türkiye-AB ticari ilişkilerinde yeni bir tartışma başlattı. Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 42’sini gerçekleştirdiği AB’nin üçüncü ülkelerle ticaretini derinleştirmesi, orta vadede Türkiye’nin ihracat ve pazar payı kaybı yaşayabileceği yönünde değerlendirmelere neden oluyor.AB ile MERCOSUR arasında 17 Ocak’ta imzalanan ve yaklaşık 25 yıldır müzakere edilen anlaşma kapsamında, iki blok arasında gümrük vergilerinin büyük bölümünün kademeli olarak kaldırılması öngörülüyor. Yaklaşık 300 milyon nüfusa ve 3 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğe sahip MERCOSUR ülkelerinden AB’ye özellikle tarım ürünleri, petrol ve minerallerin ihracatının artması beklenirken; AB’nin bölgeye makine, otomotiv, kimya ve sanayi ürünleri satışı öne çıkıyor. Benzer şekilde yaklaşık 20 yıldır müzakereleri süren AB-Hindistan STA’sı da sonuçlandırıldı. Anlaşma kapsamında ticarete konu ürünlerin yüzde 95’inde gümrük vergilerinin aşamalı olarak düşürülmesi planlanıyor. Küresel hasılanın yaklaşık yüzde 25’ini temsil eden iki taraf arasında otomotiv, makine, kimyasallar ve elektrikli ekipman ticaretinde artış bekleniyor.Türkiye iş dünyası temsilcileri, bu gelişmelerin özellikle otomotiv, makine, kimya, tarım ve elektronik sektörlerinde Türkiye’nin rekabet gücünü zayıflatabileceğini ifade ediyor. İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Başkanı Çetin Tecdelioğlu, AB’nin STA imzaladığı ülkelerin gümrük vergilerinden muaf hale gelmesinin Türkiye açısından dezavantaj yarattığını belirtiyor. Tecdelioğlu’na göre, MERCOSUR ülkelerinde Türk ürünlerine uygulanan yüksek vergiler devam ederken AB menşeli ürünlerin bu pazarlara gümrüksüz girmesi, Türkiye’nin ihracatını olumsuz etkileyebilir.İş dünyasının temel eleştirisi, 1996’dan bu yana yürürlükte olan Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin yarattığı “asimetri”ye odaklanıyor. AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı STA’lara Türkiye otomatik olarak dahil olmazken, bu ülkelerin ürünleri Gümrük Birliği nedeniyle Türkiye pazarına gümrüksüz girebiliyor. Bu durumun hem ihracat kaybına hem de ithalat baskısına yol açtığı vurgulanıyor.Geçtiğimiz hafta Türkiye’yi ziyaret eden AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos, hükümet yetkilileri ve iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi. Görüşmelerde Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve ekonomik ilişkilerin derinleştirilmesi gündeme gelse de, somut bir ilerleme sağlanmadı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’nin AB’nin beşinci büyük ticaret ortağı olduğunu hatırlatarak, Gümrük Birliği’nin hizmetler, tarım ve kamu alımlarını kapsayacak şekilde güncellenmesi gerektiğini dile getirdi. TÜSİAD da Türkiye’nin AB’nin üretim ve değer zincirinin önemli bir parçası olmasına rağmen, son dönemde AB’nin yeni ticaret ve sanayi mekanizmalarının dışında kalmasının “stratejik bir çelişki” yarattığı görüşünü paylaştı. Açıklamada, bu durumun uzun vadede yalnızca Türkiye’yi değil, AB’nin rekabet gücünü de olumsuz etkileyebileceği ifade edildi.Uzmanlar ise kısa vadede ani bir pazar kaybı beklenmemesi gerektiğini belirtiyor. TEPAV Ticaret Çalışmaları Merkezi Direktörü Bozkurt Aran, AB’nin katı standartları nedeniyle Hindistan ve MERCOSUR ürünlerinin Avrupa pazarına girişinin zaman alacağını vurguluyor. Aran’a göre, Türkiye’nin bu süreçte hem Gümrük Birliği’nin güncellenmesi için daha aktif bir diplomasi yürütmesi hem de AB kurumları nezdinde taleplerini doğrudan dile getirmesi önem taşıyor.

Bakan Şimşek: "Cari denge ekim ayında da fazla verdi, yıllık açık mayısa göre 9,6 milyar dolar azaldı" Haber

Bakan Şimşek: "Cari denge ekim ayında da fazla verdi, yıllık açık mayısa göre 9,6 milyar dolar azaldı"

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan ödemeler dengesi verilerine göre, Ekim 2023’te cari işlemler hesabı 186 milyon dolar fazla verdi. Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı, ekimde 4 milyar 866 milyon dolar oldu. Bu dönemde hizmetler dengesi kaynaklı girişler 6 milyar 35 milyon dolar, seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler de 4 milyar 748 milyon dolar olarak gerçekleşti. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek konuyla ilgili sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Bakan Şimşek, büyümede dengelenmeye yönelik politikalarla cari dengenin ekim ayında da fazla verdiğini belirterek yıllık açığın mayısa göre 9,6 milyar dolar azaldığını ifade etti. Şimşek, "Cari dengedeki düşüş ve ülkemize yönelik artan uluslararası yatırımcı ilgisi sayesinde rezervlerimiz 140 milyar dolar ile tarihi yüksek seviyesine ulaştı. Uyguladığımız politikalarla bir yandan kırılganlıkları azaltırken diğer yandan yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı sürdürülebilir büyümeyi tesis ediyoruz. Bu dönemde en büyük dezavantajımız ihracat artışını sınırlayan ticaret ortaklarımızdaki zayıf talep" ifadelerine yer verdi. Sanayi üretimindeki seyrin de büyük oranda bunu yansıttığını ifade eden Şimşek, "Ekim ayında işsizlik oranı son 11 yılın en düşük seviyesi olan yüzde 8,5’e geriledi. Uygulamaya koyduğumuz politikalarımızın sonuçlarını her gün alıyoruz, program hedeflerimiz bir bir gerçekleşmeye devam edecek" dedi.

Bakan Şimşek: “Ülkemizi gri listeden çıkarmak için çaba gösteriyoruz” Haber

Bakan Şimşek: “Ülkemizi gri listeden çıkarmak için çaba gösteriyoruz”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Mali Eylem Görev Gücü (FATF) tarafından paylaşılan rapora göre, Türkiye’nin 40 FATF standardının 39’u ile uyumlu olduğunu ifade ederek, “Uygulamada sağlayacağımız etkinlik ile ülkemizi gri listeden çıkarmak için çaba gösteriyoruz” dedi.   Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, makroekonomik görünüm, bakanlığın faaliyetleri, 2022 yılı Sayıştay denetim raporu, bakanlığın, Gelir İdaresi Başkanlığının, Özelleştirme İdaresi Başkanlığının ve Türkiye İstatistik Kurumunun 2022 yılı kesin hesabı ve 2024 yılı gider bütçeleri hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonunda bir sunum yaptı.  Bakan Şimşek burada yaptığı konuşmada, program ve bütçede yer alan hedefleri ile makro finansal istikrarı sağlayacaklarını, mali disiplini yeniden tesis edeceklerini, enflasyonu orta vadede tek haneye düşüreceklerini ve bu durumları kalıcı hale getirecek yapısal reformları hayata geçirdiklerini söyledi.  Şimşek, yüksek bütçe açıkları nedeniyle küresel borçluluğun artış eğiliminde olduğunu ifade ederek, “2023 yılında gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomilerde bütçe açığının GSYH’ye oranının sırasıyla yüzde 5,2 ve yüzde 5,5 olarak gerçekleşmesi beklenmektedir. Kamu borcunun GSYH’ye oranı ise gelişmiş ekonomilerde yüzde 112, gelişmekte olan ülkelerde yüzde 67 olarak tahmin edilmektedir” diye konuştu.  Şimşek, önümüzdeki 5 yılın sonunda gelişmiş ülkelerde borcun milli gelire oranının 4 puan, gelişmekte olan ekonomilerde ise 8 puan artmasının beklendiğini aktararak, bu durumun küresel görünüm üzerinde ilave risk oluşturduğunu kaydetti.  Türkiye’de daha dengeli, daha kapsayıcı ve sürdürülebilir yüksek büyüme ile kalıcı refah artışını hedeflediklerinin altını çizerek, “Türkiye ekonomisi, zorlu küresel koşullar ve jeopolitik gerginliklere rağmen 2022 yılında yüzde 5,5 büyümüştür. Bu yılın ilk yarısında asrın felaketi olan depreme rağmen yüzde 3,9’luk büyüme kaydedilmiştir. Ancak mevcut büyüme iç talep kaynaklı olup ekonomide yeniden dengelenme ihtiyacı söz konusudur” dedi.  “Kişi başı milli gelirin ise 14 bin 855 dolara yükselmesini hedefliyoruz”  İlerleyen dönemde net ihracatın pozitif katkıda bulunduğu daha dengeli bir büyüme hedeflediklerine dikkati çeken Şimşek, “Bu dönemde kalıcı fiyat istikrarını hedeflerken; yatırımları, istihdamı, üretimi ve ihracatı da önceliklendirmeye devam ediyoruz. Büyüme beklentimiz 2023 yılında yüzde 4,4; 2024 yılında ise yüzde 4’tür. Program dönemi sonunda yüzde 5 büyüme ile milli gelirin 1,3 trilyon doları aşmasını, kişi başı milli gelirin ise 14 bin 855 dolara yükselmesini hedefliyoruz” diye konuştu.  İstihdamın artmaya devam ederken işsizlik oranı tek haneye gerilediğini belirten Şimşek, “2023 yılı Ağustos ayında toplam istihdam yıllık 727 bin kişi artarak 32,1 milyon kişi ile tarihi yüksek seviyeye ulaşmıştır. Mevsimsel düzeltilmiş işgücüne katılım oranı yüzde 53,3; istihdam oranı yüzde 48,4 seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu dönemde mevsimsel düzeltilmiş işsizlik oranı yüzde 9,2 ile 2014 yılı Ocak ayından bu yana en düşük seviyesine inmiştir. Program döneminde istihdam artışının yıllık ortalama 909 bin kişi olmasını öngörüyoruz” değerlendirmesini yaptı.  Fiyat istikrarının en önemli öncelikleri olduğunu söyleyen Şimşek, “Enflasyonu kalıcı olarak düşürmek ve fiyat istikrarını sağlamak için Merkez Bankası parasal duruşunu sıkılaştırmıştır. Politika faiz artışı, seçici kredi ve miktarsal sıkılaştırma tedbirleri ile desteklenmektedir. Önümüzdeki dönemde para, maliye ve gelirler politikası eşgüdüm içerisinde yürütülecek; üretim, rekabet ve verimliliği artırıcı yapısal reformlar hayata geçirilecektir” dedi.  “Vatandaşımızın alım gücünün korunması, sürdürülebilir büyüme ve kalıcı refah artışı için fiyat istikrarı ön koşuldur”  Şimşek, Orta Vadeli Program’da (OVP) 2023 yıl sonunda yüzde 65 olarak öngörülen enflasyonun, 2024’te yüzde 33, 2025’te yüzde 15,2’ye, 2026’da ise yüzde 8,5 düşmesinin beklendiğine vurgu yaparak, “Gayet iyi biliyoruz ki vatandaşımızın alım gücünün korunması, sürdürülebilir büyüme ve kalıcı refah artışı için fiyat istikrarı ön koşuldur. Yoğun çabalarımız bunu gerçekleştirmeye yöneliktir” diye konuştu.  Türkiye’nin 2022 yılında dünyada en çok turist ağırlayan dördüncü ülke olduğuna dikkati çeken Şimşek, “Bu yıl Ocak- Eylül döneminde turizm gelirleri yıllık yüzde 20 artarak yaklaşık 42 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Bu artışta, yürütülen pazar ve ürün çeşitlendirme politikaları ile tanıtım faaliyetleri etkili olmuştur. Turizm gelirlerinin 2023 yılında 55,6 milyar dolar, 2024’te ise 59,6 milyar dolar olmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.  “Kamu maliyesi uygulamalarımızı şeffaf bir şekilde yürüteceğiz”  Mali disiplini yeniden tesis ettiklerini savunan Şimşek, “Program dönemi sonunda bütçemizde faiz dışı fazla vermeyi ve bütçe açığımızın milli gelire oranını Maastricht Kriterine uyumlu olarak yüzde 3’ün altında tutmayı hedefliyoruz. Tek seferlik deprem harcamaları hariç, bu oranın yüzde 2,1’e gerileyeceğini tahmin ediyoruz. Kamu maliyesi uygulamalarımızı şeffaf, tutarlı, öngörülebilir ve uluslararası normlara uygun bir şekilde yürüteceğiz” dedi.  “Mali disiplini tekrar tesis edip bütçe açığını düşürerek enflasyonla mücadeleye destek vereceğiz”  Maliye politikalarını para politikasıyla eş güdümlü yürüttüklerinin altını çizen Şimşek, “Mali disiplini tekrar tesis edip bütçe açığını düşürerek enflasyonla mücadeleye destek vereceğiz. Harcama alanlarını gözden geçirerek, kaynakların nitelikli büyümeye, ihracata ve istihdama katkı sağlayacak alanlara yönlendirilmesini sağlayacağız” değerlendirmesini yaptı.  İşçileri ve emeklileri enflasyona ezdirmediklerini iddia eden Şimşek, “Ezdirmeyeceğiz de. 2023 yılında çalışanlarımızın ve emeklilerimizin aylık ve ücretlerinde enflasyonun üzerinde artışlar yaptık ve alım güçlerini desteklemeye devam ettik. Çalışanlarımıza, Ocak ve Temmuz aylarında dönemsel zamma ilave oransal ve seyyanen artış yaparak, en düşük memur maaşını 22 bin liraya yükselttik. Böylece 2023 yılında en düşük memur maaşındaki artış oranı yüzde 141,8; ortalama memur maaşındaki artış oranı ise yüzde 128,8 olmuştur. Emeklilerimize, 2023 yılı Ocak ve Temmuz aylarında dönemsel zamma ilave oransal artışlar yaptık” diye konuştu.  “Çalışanlarımızı ve emeklilerimizi enflasyona ezdirmedik ve bundan sonra da ezdirmeyeceğiz”  En düşük emekli aylığını 7 bin 500 liraya çıkardıklarını hatırlatan Şimşek, “Ayrıca emeklilerin bayram ikramiyelerini bin 100 liradan 2 bin liraya yükselttik. Emeklilerimize Kasım ayında da tek sefere mahsus olarak 5 bin lira ilave ödeme yapacağız. Asgari ücreti de 2023 yılında enflasyonun üzerinde yüzde 107,3 oranında artırdık. Özetle, çalışanlarımızı ve emeklilerimizi enflasyona ezdirmedik ve bundan sonra da ezdirmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.  “Terörizmin finansmanı ile mücadele rejiminin güçlendirilmesine yönelik çalışmaları yoğun bir şekilde sürdürüyoruz”  Bakan Şimşek, mali suçlarla mücadelenin temel öncelikleri arasında olduğunu belirterek, “Sağlıklı bir finansal sistem, ekonomik büyüme ve kalkınma için hayati önem taşıyor. Bu nedenle suç gelirlerinin aklanması ve terörizmin finansmanı ile mücadele rejiminin güçlendirilmesine yönelik çalışmaları yoğun bir şekilde sürdürüyoruz. İnceleme, araştırma, analiz ve değerlendirmeleri etkin bir biçimde yürütüyoruz” dedi.  “Ülkemizi gri listeden çıkarmak için çaba gösteriyoruz”  Mali Eylem Görev Gücü (FATF) tarafından paylaşılan rapora göre, Türkiye’nin 40 FATF standardının 39’u ile uyumlu olduğuna dikkati çeken Bakan Şimşek, teknik uyum kapsamında, hazırlıkları devam eden tek konunun kripto varlıklar ile ilgili çalışmalar olduğunu, bu konuda da gerekli çalışmalar nihai aşamaya getirdiklerini söyledi. Şimşek, “Bu kapsamdaki çalışmalarımızı artırarak devam ettirmeye kararlıyız. Uygulamada sağlayacağımız etkinlik ile ülkemizi gri listeden çıkarmak için çaba gösteriyoruz” dedi.  Plan ve Bütçe Komisyonu, Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı kurum ve kuruluşların milletvekillerini bilgilendirmesi ile devam etti.

Bakan Şimşek'ten yeni destek paketi müjdesi Haber

Bakan Şimşek'ten yeni destek paketi müjdesi

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ihracatçıların ve reel sektörün her zaman arkasında olduklarını belirterek, "Yeni destek paketimizle 25 milyar liralık garanti karşılığında 30 milyar liralık kredi imkanını firmalarımıza sunacağız." dedi. Şimşek, Hazine destekli kredi garanti sistemi kapsamında hayata geçirilecek yeni destek paketine ilişkin değerlendirmede bulundu. Yeni ekonomi programı kapsamında seçici kredi uygulamalarının önemine dikkati çeken Şimşek, bu yolla üretim ve ihracatı artırmayı amaçladıklarını belirterek, ihracatın ülke ekonomisi için önemine işaret etti. Bugüne kadar Hazine destekli kredi garanti sistemiyle muhtelif sektörlerde faaliyet gösteren ve teminat yetersizliği yaşayan pek çok ticari işletmeye finansmana erişim imkanı sağlandığını vurgulayan Şimşek, "Güncel ekonomik gelişmeler kapsamında, sektörel ihtiyaçlar göz önüne alınarak yatırım, ihracat, sürdürülebilirlik yatırımları ve dijital dönüşüm odaklı yeni destek paketlerine yönelik çalışmalarımız tamamlanma aşamasına gelmiştir." diye konuştu. "UZUN VADE İMKANI SAĞLIYOR" Söz konusu destek paketlerinin, bankacılık sistemindeki mevcut makro ihtiyati çerçeve içerisinde kalınarak, piyasa koşulları ile bankacılık ilke ve prensiplerine göre kullandırılacağını bildiren Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü: "İhracatçımızın, reel sektörümüzün her zaman arkasındayız ve desteklemeye devam ediyoruz. Yeni destek paketimizle 25 milyar liralık garanti karşılığında 30 milyar liralık kredi imkanını firmalarımıza sunacağız. Yeni destek paketleriyle teminat yetersizliği yaşayan firmaların finansmana erişim imkanlarının kolaylaştırılması amaçlandı. Söz konusu kredi imkanının kredi garanti kurumları aracılığıyla sağlanması planlanıyor. Paketlerde genel itibarıyla işletme kredileri için 24 aya kadar, yatırım kredileri içinse 120 aya kadar vade belirlenebilecek." PROTOKOL ÇALIŞMALARININ ARDINDAN KREDİLER KULLANDIRILACAK Bakan Şimşek, tahsis edilen kefalet limitleri belirlenirken yeni paketlerle benzer amaçlı olan diğer paketlerin kullanılmayan limitlerinin buraya aktarılmasının planlandığını belirterek, "Bakanlığımız ile Kredi Garanti Fonu AŞ, İhracatı Geliştirme AŞ ve Katılım Finans Kefalet AŞ arasındaki protokol çalışmalarının tamamlanmasının ardından yeni destek paketleri kapsamındaki kullandırımlara başlanacak" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.