Hava Durumu

#Hizmet Kalitesi

Yeni Marmara Gazetesi - Hizmet Kalitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hizmet Kalitesi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Endüstriyel yemekte standart yükseliyor Haber

Endüstriyel yemekte standart yükseliyor

İşletmelerde yemek hizmeti, günlük işleyişin önemli parçalarından birini oluşturuyor. Hizmet verilen kişi sayısı arttıkça operasyonun ölçeği de büyürken, yemek hizmetinde yaşanabilecek küçük bir aksama dahi iş düzenini etkileyebiliyor. Yankı Yemek Satış ve Pazarlama Müdürü Selime Özdemir, bu nedenle kurumsal işletmelerin yemek hizmetinde fiyat ve menü çeşitliliğinin yanı sıra gıda güvenliği, kalite standardı ve hizmet sürekliliğini de öncelikli kriterler arasında değerlendirdiğini söyledi. Yankı Yemek'in günlük 25 bin kişilik üretim kapasitesine ulaştığını belirten Özdemir, bu kadar yüksek hacimli üretimde asıl belirleyici unsurun kapasiteden çok, bu kapasitenin gıda güvenliği, kalite ve hizmet sürekliliğinden ödün vermeden yönetilebilmesi olduğunu vurguladı. Standart kadar süreklilik de önemli Endüstriyel yemek sektöründe yükselen hizmet standartlarının operasyonel güç ve planlama kabiliyetini daha önemli hale getirdiğine dikkat çeken Selime Özdemir, özellikle yüksek çalışan sayısına sahip üretim tesislerinde hizmetin kesintisiz ve aynı kalite standardında sürdürülmesinin öncelikli beklentiler arasında yer aldığını belirtti. Özdemir, "Bir gün iyi yemek çıkarmak zor değil. Önemli olan bunu her gün, her vardiyada ve aynı standartta sürdürebilmek. Bizim mutfakta çok basit bir ilkemiz var: Yemediğimizi yedirmiyoruz. Kurumsal müşterilerimizle kurduğumuz güven de burada başlıyor" dedi. Müşterilerin yalnızca tabağa gelen yemeği değil, o tabağın arkasındaki süreci de değerlendirdiğini vurgulayan Özdemir, sektörde hammaddenin kabulünden depolamaya, üretimden sevkiyata kadar tüm aşamaların birbirini tamamlayan bir sistem içinde yönetilmesi gerektiğini ifade etti. Güven mutfaktan önce başlıyor Gıda güvenliğinin üretimden önce başlayan bir süreç olduğuna dikkat çeken Selime Özdemir, Yankı Yemek'te hammaddenin seçiminden tesise kabulüne, depolamadan üretime, soğuk zincirden sevkiyata kadar tüm aşamaların bir bütün olarak ele alındığını belirtti. Özdemir, "Kurumsal müşteriler açısından en önemli konulardan biri öngörülebilirlik. İşletme, bugün aldığı hizmet standardını yarın da alacağını bilmeli. Bizim sorumluluğumuz, müşterimizin sürekli kontrol etmek zorunda kalmadığı, işleyen ve güven veren bir sistem oluşturmak" dedi. Özellikle vardiyalı üretim yapan fabrikalarda yemek hizmetinin günlük çalışma düzeninin bir parçası olduğunu vurgulayan Özdemir, zamanlama ve hizmet sürekliliğinin de ürün kalitesi kadar önem taşıdığını ifade etti. Masanın iki tarafı var Kurumsal yemek sektöründe hizmetin muhatabının yalnızca sözleşmenin tarafı olan işletmeler olmadığına dikkat çeken Selime Özdemir, hizmet alan işletmenin beklentileri kadar her gün sunulan yemeği tüketen çalışanların memnuniyetinin de önemli olduğunu söyledi. Özdemir, hizmet kalitesinin gerçek karşılığının sahada, çalışan memnuniyetiyle görüldüğünü ifade etti. Çalışanlardan ve işletmelerden alınan geri bildirimlerin menü planlamasından hizmet süreçlerine kadar pek çok alanda değerlendirildiğini de belirten Özdemir, uzun süreli iş birliklerinin bu karşılıklı ilişkinin sonucunda oluştuğunu kaydetti. Güven her gün yeniden kazanılıyor Endüstriyel yemek sektöründe büyümenin yalnızca yeni müşteri kazanımıyla ölçülemeyeceğine dikkat çeken Selime Özdemir, mevcut müşterilerle sürdürülen uzun soluklu iş birliklerinin de hizmet kalitesi ve müşteri memnuniyetinin önemli göstergelerinden biri olduğunu belirtti. Özdemir, "Yeni bir işletmeyle çalışmaya başlamak elbette önemli. Ancak bizim için asıl değer, müşterimizin yıllar sonra da aynı güvenle bizimle çalışmaya devam etmesi. Çünkü bu sektörde güven bir kez kazanılmıyor; her gün yeniden kazanılıyor" ifadelerini kullandı.

UTİYAP YASA TASARISINA KARŞI UYARIYOR! Haber

UTİYAP YASA TASARISINA KARŞI UYARIYOR!

Kamuoyunun gündemine getirilen yasa tasarısının maddelerine bakıldığında büyük balığın küçük balığı yeme stratejisinin izlerine rastladıklarını anlatan UTİYAP Yönetim Kurulu Üyesi Zorer şunları söyledi: “Bilindiği gibi yasa taslağında kiraya verilecek araçların 5 yaşından büyük olmaması ve 100 bin kilometreyi aşmamış olmaması öngörülmekte. Ayrıca teknik ve periyodik bakımları yapılmamış araçlar da kiraya verilemeyecek. Öncelikle sektörümüz son 5-6 yılda kendi içerisinde belirli esasları piyasa koşulları içerisinde sağladı ve açıkçası dinamik yapısı ve yoğun rekabetten ötürü çizilen yasal çerçevelerin tüketici lehine oldukça ilerisinde. Yani yansıtılmaya çalışıldığı gibi çağın gerisinde kalmış tüketicileri mütemadiyen mağdur eden bir sektör değil.” ‘KÜÇÜK OYUNCULAR PİYASADAN SİLİNİR’ Sektörlerin çağın gerekliliklerini yerine getirmesi ve tüketicilerin mağdur olmaması konusunda araç kiralama sektörünün paydaşları olarak hemfikir olduklarına dikkati çeken Ayberk Zorer: “Ortaya atılan yasa taslağı ile devletimiz yanıltılmak isteniyor. Getirilen esaslar piyasanın büyük oyuncularının ayakta kalmasına, küçük işletmelerin ise tamamen piyasadan silinmesine neden olur. Zira araç kiralama işi küçük sermayelerle ve banka finansmanı ile girilebilen ancak karşılığında geçim kapısı olabilecek yeterlilikte bir sektör. Piyasanın çoğunluğu da bu şekilde hizmete veren kişilerden oluşuyor. Getirilen bu kıstaslar onların hayatta kalmasını imkânsız hale getirir” dedi. ‘MİLYON KİLOMETREYİ DEVİRMİŞ TAKSİ VE SERVİSLERE DİKKAT ETMELİYİZ’ Araç kiralama sektörünün Türkiye’de az görülen şekilde tam rekabet piyasası hüviyetinde olduğuna işaret eden Zorer: “Bilindiği gibi tam rekabetçi piyasalarda müşteri memnuniyeti ve hizmet kalitesi üst düzeydedir. Bizlerde bu prensiple hareket ediyoruz. Bakımları tam yapılmamış, tehlike içeren araçlara sahip firmaların piyasada tutunması zaten mümkün değil. Piyasa şartları gereği alınan bir araç kendisini 5 yılda amorti edebiliyor. Getirilmek istenen yasa ile küçük esnaf devre dışı bırakılmış olacak. Hemen her alanda olduğu gibi tekel veya oligopol piyasa oluşturan sektörlerde en başta tüketiciler daha fazla öder hale gelir. Biz ilk bulduğumuz fırsatta konuyu Ticaret Bakanımıza ilettik. Umuyoruz ki büyük balığın küçük balığı yiyeceği ve sonuçta tüketicilerin mağdur olacağı bu yasa bu haliyle geçmez. Türkiye’deki araç filoları rekabetin getirdiği zorunluluktan da ötürü oldukça yeni ve bakımlı. Öte yandan ülke genelinde sayıları 75 bini bulan ticari taksiler ve yine sayıları 60 bini geçen servislerin milyon kilometreyi aşkın trafik geçmişleriyle trafikte yer aldıklarını biliyoruz. Bizlere göre esas tehlike milyon kilometre sınırını geçmiş araçlardır. Biz sektörde derinliği olan firmayız ancak piyasanın küçük oyuncularının da bu sektörden dışlanmaması gerektiğine inanıyoruz. Çünkü küçük sermayelerle bu işi yapan ve evlerine ekmek götüren birçok arkadaşımız var ve işlerini layıkıyla yapıyorlar” şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.