Hava Durumu

#Hobi

Yeni Marmara Gazetesi - Hobi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hobi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Çoban sesiyle herkesi mest etti Video Galeri

Çoban sesiyle herkesi mest etti

     Bursa'nın İnegöl ilçesinde küçükbaş hayvan yetiştiren bir çoban, güçlü sesiyle sosyal medyada büyük beğeni topladı.      İnegöl'ün kırsal Boğazköy Mahallesi'nde yaşayan ve aynı zamanda aktar işleten Abdullah Yıldırım (40), hobi olarak çobanlık yapıyor. Allah vergisi sesini kendi imkanlarıyla geliştiren Yıldırım, küçükbaş hayvanlarını otlattığı sırada kasideler seslendiriyor. Doğal ortamda söylediği kasidelerle dikkat çeken Yıldırım'ın performansı, adeta açık havada konsere dönüşüyor. Küçükbaş hayvanların da Yıldırım'ın sesini sakin şekilde dinlemesi izleyenlerin ilgisini çekiyor.      Vatandaşlar tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedilen görüntüler sosyal medyada paylaşılırken, kısa sürede çok sayıda beğeni ve yorum aldı. Zaman zaman camilerde gönüllü müezzinlik de yaptığı öğrenilen Yıldırım'ın samimi performansı, izleyenlerden takdir topladı.      Hayatını anlatan Abdullah Yıldırım, "Ben doğma büyüme İnegöllüyüm. Çocukluğumda babam imamlık yaptığı için biraz da böyle bir yatkınlığım vardı ama ilerleyen dönemlerde İmam Hatip Lisesi'nde biraz talim derslerinin etkisi oldu. Sonrasında kendimi biraz böyle perdeli çalgılar yani bağlama, gitar, bunlar üzerinde biraz haşır neşir olunca biraz böyle makama ilgim oluştu. Fakat daha sonrasında Rabbim bir umre nasip etti, umreden sonra biraz daha işin tasavvufi yönü mesela İnegöl göçmen Camii'nde şu an müezzinimiz izinli geçerim, müezzinlik yaparım, cemaatte ister. Profesyonel bir şey yok. Üzerine devamlı çalıştığım bir şey değil. Herhangi bir eğitim nota bilgim yok mesela ama kulak aşinalığına bir yeteneğim var. İnsan doğaya çıktığı zaman biraz daha böyle kendini rahat hissediyor. Ve zevk alıyorum ya koyunlar da zevk alıyor. Hatta bir videoda koyunlar dönüyor bakıyor onlar da dinliyor, iyi bir dinleyici. Ben doğal ürünler işi yapıyorum, şifalı otlar ve aktar işi yapıyorum. Alternatif tıp demeyelim de ona yakın bir ticaretle bulunuyorum, ticaretini yapıyorum. Ayrıca köyde arıcılık yapıyorum. Asıl mesleğimiz arıcılık. Aracılık üzerine iş yaparken sonra koyun merakı oldu, koyun aldık bir arkadaşımla beraber. Şimdi onlarda hobi amaçlı aslında, böyle çok böyle bir ticari amacım yok ama seviyorum. Bunun haricinde mesela 3 kedim var, kedi bakarım, köpeğim var. Hayvanlarla haşır neşir olmayı seviyorum. Koyun olayı başka. Koyun böyle bir şeye sokuyor insanı, ya bir moda sokuyor yani deli çoban hesabı. Bizim köyde bir abimiz var, hadi çek dedim o da paylaşmış. Öyle patladı gitti yani" dedi.

2 yaşında bisiklete binince, hedefini büyüttü Haber

2 yaşında bisiklete binince, hedefini büyüttü

Bursa'da ailesi tarafından 3-4 yaşına geldiğinde kullansın diye aldığı denge bisikletini 2 yaşında binmeye başlayan Kerem Aydın, babası İrfan Aydın'ın da desteği ile kısa sürede motosiklet kullanmaya başladı. Şuan hobi olarak yaptığı sporu ileride resmi olarak yapmayı düşünen Kerem' ailesinin de desteği tam oldu. Her fırsatta oğullarını antrenman yapsın, motora binsin diye trafiğe kapalı alana getirerek destek oluyor. Diğer yaşıtlarından farklı olduğunu gördüklerini belirten İrfan Aydın, "İki yaşında pedalsız denge bisikletiyle başladı. 3 yaşında pedallı desteksiz olarak bisiklet kullanabildiğini gördük. Yani yaşıtlarına göre gayet erken bir süreçte uyum sağlamıştı. 4,5 yaşındayken İnegöl'de yapılan bir motocross festivalinde, şu anda kullandığı motosikleti orada kiralık olarak bindi denedi. Kullandığını görünce bizde, bir fırsat oldu motosikleti aldık. Hani şu anda açıkçası bu süreçte hobi olarak kullanıyor. Açıkçası bir herhangi bir müsabaka, yarış mantığında herhangi bir adımımız olmadı. Ama olabilir, değerlendirilebilir. Ancak, Bursa'da bu imkanlar biraz kısıtlı. Biraz daha İstanbul ve Yalova tarafları, Düzce tarafları bu konuda biraz aktif" dedi. İkinci sınıfa giden Kerem ise, "İlk başta pedalsız denge bisikleti, sonra yan desteği olmadan bisiklet kullanmaya başladım. 4,5 yaşından beridir de motosiklet kullanıyorum. Arazi, doğa, spor yapmak çok güzel. Takip ettiğim yerli ve yabancı bir çok ismini bilmediğim sporcu var. Yakından takip ettiğim ise Kenan Sofuoğlu abi. İnşallah ben de motosiklet yarışçısı olurum. Bisiklet dahi kullansanız, korumalıkları takın" diye konuştu.

Çocukların Yaz Tatilinde Yapabileceği Aktiviteler... Haber

Çocukların Yaz Tatilinde Yapabileceği Aktiviteler...

Yaz tatilinin, çocukların ruh haline ve gelişimine etkileri olan özel bir dönem olduğunu vurgulayan Psikolog Dilara Dalyan, “Daha esnek bir programla, çocuklar hayal güçlerini ve üreticiliklerini keşfetme fırsatı bulabilirler. Yaz tatilinde ailece vakit geçirmek, aile bağlarını güçlendirmenin ve ilişkileri derinleştirmenin harika bir yolu olabilir. Çocuklar için aileleriyle birlikte vakit geçirmek, duygusal ve sosyal olarak daha sağlıklı büyümelerine yardımcı olabilir” dedi.  İAÜ VM Medical Park Florya Hastanesi'nden Psikolog Dilara Dalyan, öğrencilerin yaz tatilinde neler yapabileceğiyle ilgili bilgilendirmelerde bulundu. Yaz tatilinin, çocukların ruh haline ve gelişimine etkileri olan özel bir dönem olduğunu dile getiren Psk. Dalyan, “Okulun yoğun temposundan sonra gelen bu zaman dilimi, çocuklara dinlenme ve gevşeme imkânı sunar. Bu süreç, stresin azalmasına ve zihinsel olarak yenilenmeye yardımcı olabilir. Aynı zamanda, yaz tatili çocukların daha fazla özgürlük hissettiği bir dönemdir. Daha az kural ve sınırlama ile çocuklar kendi ilgi alanlarına yönelebilir ve kendilerini özgürce ifade edebilirler. Arkadaşlık ilişkileri de bu süreçte önemli bir rol oynar. Okul dönemindeki yoğunluktan sonra ihmal edilen arkadaşlıklar, yaz tatilinde yeniden canlanır ve yeni dostluklar kurulabilir” diye konuştu.  "Hayal güçlerini geliştirebilirler"  Yaz tatili çocuklarının üreticiliklerini geliştirebilecekleri bir zaman dilimi olduğuna dikkat çeken Psk. Dalyan, “Daha esnek bir programla, çocuklar hayal güçlerini ve üreticiliklerini keşfetme fırsatı bulabilirler. Öğrenme de yaz tatilinde devam eder, ancak bu daha çok yapılandırılmamış ve eğlenceli aktiviteler aracılığıyla gerçekleşir” diye konuştu.  Yapılabilecek aktiviteler  Psk. Dalyan, yaz tatilinde öğrencilerin zamanını nasıl daha iyi değerlendirerek üreticiliklerini geliştirebilecekleri önerilerini şöyle sıraladı:  “Kitap okuma: Okul dönemindeki yoğun tempoda okunamayan kitaplar yaz tatilinde okunabilir. Öğrenciler, ilgi alanlarına göre kitaplar seçip keyifli vakit geçirebilirler.  Yaz kampı veya yaz okulu: Yaz kampına gitmek ya da yaz okullarına katılmak hem eğlenceli hem de öğretici olabilir. Bu programlar genellikle spor, sanat, bilim ve diğer birçok alanda farklı aktiviteler sunar.  Hobi edinmek: Yaz tatili, yeni bir hobi edinmek için harika bir fırsattır. Resim yapmak, müzik enstrümanı çalmak, yazı yazmak gibi birçok hobiye vakit ayırılabilir.  Seyahat etmek: Yaz tatili, yeni yerler keşfetmek için ideal bir zaman dilimidir. Farklı şehirleri veya ülkeleri ziyaret etmek, kültürleri tanımak ve yeni deneyimler yaşamak öğrenciler için çok önemli bir deneyim olabilir.  Spor ve aktiviteler: Yaz tatili, spor yapmak ve fiziksel aktivitelere zaman ayırmak için mükemmel bir fırsattır. Yüzme, bisiklete binme, yürüyüş gibi aktiviteler öğrencilerin hem sağlıklı kalmasını sağlar hem de keyifli vakit geçirmelerini sağlar.  Üretici projeler: Öğrenciler, yaz tatilinde üretici projelere başlayabilirler. Resim yapmak, yazı yazmak, fotoğraf çekmek gibi aktivitelerle kendilerini ifade edebilirler.  Dijital becerileri geliştirmek: Yaz tatili, dijital becerilerin geliştirilmesi için harika bir zaman dilimidir. Programlama öğrenmek, video düzenleme, fotoğrafçılık gibi alanlarda kendini geliştirmek için çeşitli online kaynaklardan faydalanılabilir.  Dinlenme ve kendine zaman ayırmak: Son olarak, yaz tatili öğrencilere dinlenme ve kendilerine zaman ayırma fırsatı sunar. Stresli bir okul döneminin ardından gevşemek ve yeniden enerji toplamak önemlidir.”  "Ailecek vakit geçirmek önemli"  Ailecek vakit geçirmenin önemine dikkat çeken Psk. Dalyan, “Yaz tatilinde ailece vakit geçirmek, aile bağlarını güçlendirmenin ve ilişkileri derinleştirmenin harika bir yolu olabilir. Aile üyeleri için bir araya gelmek, birbirleriyle bağlantı kurmanın ve birlikte anılar biriktirmenin özel bir yoludur. Bu anılar, ileride hatırlanacak güzel anılar olarak kalabilir. Aile içinde yapılan etkinlikler ve birlikte geçirilen zaman, birbirleriyle daha iyi iletişim kurmalarını ve birbirlerini daha iyi anlamalarını sağlar. Aynı zamanda, bu zamanlar aile üyelerinin birbirlerine destek olma ve birlikte büyüme duygusunu artırabilir. Çocuklar için aileleriyle birlikte vakit geçirmek, duygusal ve sosyal olarak daha sağlıklı büyümelerine yardımcı olabilir. Aile içindeki değerlerin ve geleneklerin aktarılması da ailece vakit geçirmenin önemli bir parçasıdır” ifadelerini kullandı.  "Ders çalışması için zorlama yapılmamalı"  Yaz tatilinde ders çalışmak konusunun, bir denge ve uyum gerektirdiğini belirten Psk. Dalyan, “Öncelikle, çocuğunuzun ihtiyaçlarını ve hedeflerini göz önünde bulundurmalısınız. Eğer eksiklikleri varsa veya belirli bir sınava hazırlanıyorlarsa, ders çalışmak önemli olabilir. Ancak, bu süreci zorlamamak ve çocuğunuzun dinlenme zamanına da ihtiyacı olduğunu anlamak önemlidir. Çünkü aşırı ders çalışma, çocuğunuzda stres ve bıkkınlık hissi oluşturabilir. Ancak ders çalışmanın yanı sıra, yaz tatilinde üretici ve öğretici aktivitelere de zaman ayırmak önemlidir. Müzik, resim, yazı yazma gibi aktiviteler, çocuğunuzun gelişimine katkı sağlayabilir” açıklamasında bulundu.  "Ekran kullanımını sınırlamanın yolları"  Tatilde birçok çocuğun dört gözle bilgisayarda özgürce oyun oynamayı beklediğini söyleyen Psk. Dalyan, “Fakat bu durum çocukların algılarını maalesef ki bozabilir. Yaz tatilinde ekran kullanımını sınırlamak önemlidir çünkü aşırı ekran zamanı çocukların fiziksel sağlığı, duygusal iyilik hali ve akademik performansı üzerinde olumsuz etkilere sahip olabilir Ekran kullanımını sınırlamak, çocuğunuzun sağlıklı bir yaşam tarzı geliştirmesine ve daha dengeli bir yaşam sürmesine yardımcı olabilir. Ancak, önemli olan dengeli bir yaklaşım (belirli bir süre verme -2 ila 5 yaşlar arasında 1 saat gibi-, ekran zamanını kontrol etme v.s., alternatif aktiviteler sunma) benimsemek ve çocuğunuzun ekran zamanını eğlenceli ve etkileşimli aktivitelerle dengelemektir” dedi. 

Hobisini kazanca dönüştürdü, şimdi yurt dışından bile sipariş alıyor Haber

Hobisini kazanca dönüştürdü, şimdi yurt dışından bile sipariş alıyor

İlkokul yıllarındayken öğrendiği örgü işinde kendisini geliştiren 42 yaşındaki ev hanımı Melek Gamsız, hobi olarak başladığı işte kısa sürede usta oldu ve bunu kazanca dönüştürmeye karar verdi. El emeği göz nuru ürünlerini sosyal medya üzerinden aldığı siparişlerle görücüye çıkaran Gamsız, yelekten çantaya, patikten şapkaya kadar her işi yapıyor ve ev hanımlarına örnek oluyor. İlk başlarda kendi yakın çevresine ve ailesine hediyelik olarak çeşitli örgüler yapan ev hanımı Gamsız, şimdi siparişlere yetişmeye çalışıyor. Yaptığı ürünlerin beğenilmesi sonrası müşteri sayısı artan Gamsız, yurt içinin yanı sıra yurt dışından da sipariş almaya başladı. Sosyal medya platformu üzerinden kendisine bir sayfa açan Gamsız, çeşitli örgü hesaplarını takip ederek kendisine arkadaşlar edindi. Kurduğu dostluklar sayesinde çevresini genişleten Gamsız, sipariş aldığı müşterileriyle görüntülü konuşma yaparak fikir alışverişinde de bulunuyor. Almanya’dan toplu sipariş geldiğini belirten Gamsız, yurt dışı siparişlerinde bazen arkadaşlarıyla, bazen de memleketlerindeki yakınlarıyla iletişime geçerek gönderim yaptığını söyledi. Sosyal medya üzerinden tanıştığı Almanya’daki müşterisi 41 yaşındaki Tuğba Ückulak ile görüntülü konuşma yapan Gamsız, ürünlerinin beğenilmesinden gurur ve mutluluk duyduğunu belirtti. "2 yıl önceye kadar hep hediye olarak örerdim" Eskiden beri örgü örmeyi çok sevdiğini söyleyen Gamsız, "İlkokula giderken arkadaşlar örerdi. Onunla başladım. Sonra kendime, kardeşlerime kazaklar, etekler örmeye başladım. Çevremdekilere yeğenlere falan da örüyordum. 2 yıl önceye kadar hep hediye olarak örerdim. Örgü örmeye hobi olarak başlamıştım. 2 yıl önce bir arkadaş katip çantalar şapkalar örüyordu. Ben de internetten modellere bakarak çeşitli modeller örmeye başladım. Güzel işler ortaya çıkardım. İşlerimi gören arkadaşlar hediye götürmek istediği yakınları için parayla ördürmeye başladılar. Sosyal medya hesabı açtım. Sonra oradan bir sipariş aldım. Öyle bir sevinçli oldum ki ilk siparişte çok heyecanlıydım. Güzel geri dönüşlerin olması beni daha da heveslendirdi. Şimdi siparişleri yetiştirmeye çalışıyorum. 2-3 aylık siparişlerim var" dedi. İlk siparişin Almanya’dan geldiğini belirten Gamsız, sosyal medyadan gören ve tanıyanların katkısının büyük olduğunu ve hobisini kazanca çevirmenin mutluluğunu yaşadığını söyledi. Evinin tuhafiye gibi olduğunu ve şuan motifli hırka, katip çanta ve şapka gibi talebe göre her türlü örgüyü örebildiğini aktaran Gamsız, Yaptıklarının beğenilmesi ve kazanca dönüşmesinin çok daha güzel bir duygu olduğunu belirterek ev hanımlarına seslendi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.