Hava Durumu

#Hububat

Yeni Marmara Gazetesi - Hububat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hububat haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kuru soğan çiftçinin yüzünü güldürdü Haber

Kuru soğan çiftçinin yüzünü güldürdü

Fiyat artışından memnun olan çiftçiler, diğer yandan gelebilecek bir ithalat hamlesiyle fiyatların düşmesinden endişe duyuyor. Bereketli topraklarıyla bilinen Karacabey ovasında bir yandan domates ve biber tarlalarında çapalama mesaisi sürerken, diğer yandan da hububat ve kuru soğan hasadı heyecanı yaşanıyor. Son yıllarda düşük fiyatı nedeniyle tarlada ve depolarda kalarak çürümeye terk edilmesiyle gündeme gelen kuru soğanın fiyatı, bu yıl özellikle Adana ve Hatay bölgesindeki aşırı yağışların verimi düşürmesi nedeniyle yükselişe geçti. Geçen yıl dönümünü 5 bin liraya satamayarak büyük zarar eden ve önemli bir kısmı üretimden çekilen çiftçiler, bu yıl tarladaki verime göre dönümünü 60 bin lira ile 120 bin lira arasında değişen fiyatlarla elden çıkarıyor. "Zararda çiftçi, karda ithalatçı olmamalı" Karacabey'de uzun yıllardır kuru soğan üreticiliği ve ticareti yapan Gürel Dipli, kış aylarında kuru soğanın kilosunu toptan olarak ülkenin dört bir yanına 2-3 liradan gönderdiklerini hatırlattı. Geçen yıl dönüm maliyeti 35 bin lira olan soğanı satamadıkları için üreticinin ciddi darbe aldığına dikkati çeken Dipli, piyasadaki son duruma ilişkin şunları kaydetti: "Bu yıl yeni mahsul taze kuru soğanın tüccar çıkış kilogram fiyatı 25 lira seviyelerinde seyrediyor. Çok şükür çiftçimiz bu yıl biraz para kazanmaya başladı. Bizler tarlada çiftçiyle dönüm başı fiyat üzerinden anlaşarak ürünü satın alıyoruz. Bunun işçi eliyle toplanması, çuvallanması, nakliyesi ve işletme kar oranı derken nihai çıkış fiyatı 25 lirayı buluyor. Soğan üreticisi aslında 2018 yılından bu yana hak ettiği kazancı bir türlü sağlayamadı, bu yıl biraz kazanmaya başladı. Zarar edildiğinde bu yük tamamen çiftçinin sırtına yükleniyorsa, kar zamanı da bu kazanç yine çiftçinin hanesine yazılmalı." "İthalat kararı çiftçinin mücadele gücünü kırar" Üreticilerin şu an en büyük endişesinin dış pazardan getirilecek ithal ürünler olduğunu vurgulayan Dipli, yetkililere seslenerek şunları kaydetti: "Sektör olarak şu an tek bir korkumuz var, o da aniden alınabilecek bir ithalat kararıdır. Sistem hiçbir zaman zararda çiftçiyi yalnız bırakıp, karda ithalatçıyı zengin edecek şekilde işlememeli. Bıraksınlar, yıllar sonra kuru soğan üreticisi de emeğinin karşılığını alıp biraz rahat nefes alsın. Eğer çiftçimiz bu yıl da hak ettiği kazancı elde edemezse, önümüzdeki yıllarda soğan üretiminden tamamen uzaklaşır ve üretimin devamlılığı kalmaz. Tam kar edip yaralarını saracağı bu hassas dönemde piyasaya ithal ürün sokulursa, yerli üreticinin toprakla mücadele edecek gücü kalmaz."

Buğdayda rekor geliyor Haber

Buğdayda rekor geliyor

Türkiye genelinde nisan ayında kaydedilen yağış miktarının, bitkinin sapa kalkma ile başaklanma evrelerindeki su ihtiyacını en üst seviyede karşıladığı vurgulanan raporda, rekolte tahminlerinde kuraklık değişkeninin tamamen devre dışı kaldığı bildirildi. Raporda, nisan ayı yağış ortalamasının 86,5 milimetre ile uzun yıllar ortalamasının yüzde 50 üzerinde gerçekleştiği aktarıldı. İl bazlı verilerde Siirt'in 229,3 milimetre ile en çok yağış alan kent olduğu, Antalya, Osmaniye ve Rize'de ise 66 yıllık meteorolojik kayıtların yenilendiği bilgisine yer verildi. Akdeniz'in son 24, İç Anadolu'nun ise son 23 yılın en yağışlı nisan dönemini geride bıraktığı; 1 Ekim 2025 - 30 Nisan 2026 dönemini kapsayan kümülatif yağışların ise 555,3 milimetreye ulaşarak son 66 yılın en yüksek su yılı seviyesine çıktığı kaydedildi. Türkiye'nin buğday ekim alanlarının yüzde 37'sini barındıran İç Anadolu Bölgesi'nde nisan ayı yağışlarının normalin yüzde 34 üzerinde seyretmesinin; Konya, Ankara, Eskişehir, Kırşehir ve Yozgat başta olmak üzere geniş alanlarda güçlü ve homojen bir bitki gelişimini beraberinde getirdiği ifade edildi. Konya'da son 21 yılın en yüksek nisan ayı yağışının kaydedildiği, yeterli toprak neminin kıraç alanlardaki verim beklentisini yükselttiği aktarıldı. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde nisan ayında normalin yüzde 99 üzerinde gerçekleşen yağışların Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin ve Gaziantep çevrelerinde hububat gelişimini güçlü şekilde desteklediği, yoğun nem nedeniyle oluşan fungal hastalık risklerine karşı önlemlerin sürdüğü belirtildi. Akdeniz Bölgesi'nde de yağış rejiminin olumlu seyrettiği, Hatay'daki bazı alanlarda dekar başına 700 ila 800 kilogram seviyelerine ulaşabilecek verim potansiyeli öngörüldüğü açıklandı. Marmara, Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinde de düzenli yağışlar sayesinde üretimin geçen yıla kıyasla güçlü ilerlediği, Trakya'da ise zamanında yapılan tarımsal mücadele ile bitki sağlığının korunduğu vurgulandı. Saha gözlemleri, bölgesel fenolojik değerlendirmeler ve iklim verileri doğrultusunda mayıs ayı içinde ekstrem bir olumsuzluk yaşanmaması halinde, Türkiye'nin 2026 üretim sezonunda yaklaşık 23 milyon ton buğday, 8,7 milyon ton arpa rekoltesine ulaşabileceğinin tahmin edildiği duyuruldu. Nihai üretim miktarlarında önümüzdeki süreçte dane dolum dönemindeki sıcaklık seyrinin ve mayıs yağışlarının dağılımının belirleyici olacağı, gıda arz güvenliği kapsamında gelişmelerin yakından takip edildiği bildirildi.

Kestel Belediyesinden çiftçiye drone desteği; hem zamandan hem yakıttan tasarruf Haber

Kestel Belediyesinden çiftçiye drone desteği; hem zamandan hem yakıttan tasarruf

Belediye bünyesindeki Ziraat Mühendisi Rayif Köksöken, tarlalarda drone uygulaması yaparken aynı zamanda üreticilere hastalıklar ve çözüm yolları hakkında teknik danışmanlık da sunuyor. Zirai insansız hava aracının ciddi avantajları bulunduğunu vurgulayan Köksöken, "Drone, dekarda sadece 1 litre su tüketirken, geleneksel traktörle uygulamada bu miktar ortalama 20 litreyi bulmaktadır. Bugüne kadar 5 bin dekarda gübreleme yaptık. 5 bin dekar için hesaplandığında; traktör 100 bin litre su tüketirken, drone sadece 5 bin litre su ile işi bitirdik." dedi. Hububat tarlasında traktör tekerleklerinin ekinleri ezmesi sonucu oluşan yaklaşık yüzde 10-15'lik zayiatın drone ile tamamen ortadan kalktığını dile getiren Köksöken, "Traktörle atarken yaklaşık 1,5 milim püskürtüyor. Biz drone ile 100 mikron civarında spreyleme kullanıyoruz. Bitkilerin emilimi kolay oluyor ve verim artıyor. 10 dakikada 10 dekar uygulama hızı, büyük arazilerin çok kısa sürede taranmasını sağlıyor. Traktörle günlerce sürecek işlem, drone ile saatler içinde tamamlanarak işçilik maliyetleri minimize ediliyor" diye konuştu. Muhtar İmren: Mazota para vermiyoruz ve daha kısa sürede bitiyor Kestel'in Erdoğan Mahallesi Muhtarı Bülent İmren, traktörün, yüksek mazot tüketimi ve parça aşınması gibi maliyetleri bulunduğunu belirterek, "Hem ürün belli bir seviyeye geldiğinde traktörle giremezsiniz. Tarla çamurlu ile traktör faydadan çok zarar verir. Ayrıca çok zaman kaybı. Drone ile mazota para vermiyoruz, kısa sürede bitiyor ve gübre daha etkili oluyor" ifadesini kullandı. 6 dönüme 12 sırt pompasıyla 4 saat çalışacaktı Dönümüne sadece 100 lira ödediklerini dile getiren İmren, "Bize göre bedava. Traktörle yapsam çok daha çok harcarım. Mesala benim enginar tarlama gübre attık. Baş kısımları oluştu traktörle giremem. Sırt pompasıyla atmam gerekiyor. 6 dönüme 12 sırt pompası atmam lazım. Geçen yıllarda attım. İnanılmaz yorucuydu. Drone geldi gübreyi 10 dakikada attı işi bitirdi. Bu kadar kısa zamanda bitmesi bize hem zaman kazandırıyor hem yormuyor. Kestel Belediye Başkanı'mıza desteğinden dolayı teşekkür ediyoruz. Büyük kolaylık sağladı bize." Çiftçi Selahattin Ceylan (66) önceleri sırt pompasının çok kullanıldığını ardından traktörle atılmaya başlandığını anlatarak, "İlaçta ve gübrede hem zaman hem maliyet büyük sorun oluyordu. Şimdilerde ise teknolojik makineler var. Drone havalanıyor bizim saatler süren işi dakikalar içinde bitiriyor. Biz sadece seyrediyoruz yorulmuyoruz ve daha az harcıyoruz. Büyük kolaylık. Kestel Belediye Başkanı'mıza gerçekten örnek olacak bu desteği için minnettarız" dedi. Başkan Erol: "Yerel kalkınmaya katkı sunmayı sürdüreceğiz" Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, tarımsal üretimin önemine dikkati çekerek, bugüne kadar üreticilerin yanında olmaya çalıştıklarını aktardı. Kırsalda refahı ve kalkınmayı önemsediklerini dile getiren Erol, yaptıkları çalışmalar ve üretimi destekleyen projelerle hem yerel kalkınmaya, hem de ülke ekonomisine katkı sunmaya devam edeceklerini anlattı. Kestel'de özellikle zamandan, sudan ve yakıttan ciddi tasarruf sağlayan, verimde önemli etkisi bulunan drone hizmetinin 2 yıl önce başladığını belirterek, şunları söyledi:"2024 mart ayından bugüne kadar 5 bin dekar alanda sıvı gübreleme yapıldı. Çiftçilerimiz bize başvuruyor, programlama yapılıyor ve uygun bir ücretle üreticinin tarlasında drone ile gübreleme yapıyoruz. Traktörle yapıldığında yaşanan yaklaşık yüzde 10'luk kaybı önlemiş oluyoruz. Yağış sonrası oluşan çamurlu toprağa traktör giremezken, drone havadan müdahale ederek zaman kaybını önlüyoruz. Eğimli arazilerde devrilme riski olmadan güvenli uygulama yapabiliyoruz. Ziraat mühendisimiz drone ile çiftçinin tarlasına gidip işini yapıp dönüyor. Toprak ile teknolojiyi buluşturduk, çiftçinin sırtındaki önemi bir yüke destek olduk."

"Velhasıl sudan ibaret Bursa"nın dağı ovası suyla doldu Haber

"Velhasıl sudan ibaret Bursa"nın dağı ovası suyla doldu

Uludağ'dan akan pınarlarıyla ünlü Bursa'nın son birkaç yıldır kuraklık nedeniyle yaşadığı sorunlar 2026'nın kış yağışlarıyla yerini berekete bıraktı. Şubat ve mart yağışları iyi oldu Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, şubat ayı uzun yıllar yağış ortalaması 75 kilogram olan Bursa'ya bu yılın aynı ayında 129 kilogram yağış düştü. Tarımsal üretimin önde gelen ilçelerinden Karacabey'de metrekareye 95,3 kilogram, Mustafakemalpaşa'da 105,8, İznik'te 90,8, Gürsu'da 100,7 Kestel'de 116,8 ve Yenişehir'de ise 65,2 kilogram yağış oldu. Uzun yıllar ortalaması metrekareye 70 kilogram olan mart ayında ise 92,8 kilogram yağış gerçekleşen Bursa'da, Yenişehir 62,7 kilogram, Gürsu 61,6, İznik 64,6, Karacabey 127, Kestel 71,9, Mustafakemalpaşa ise 106,2 kilogram yağış aldı. BARAJLARI YÜZDE 93 DOLDU; ULUDAĞ SON 5 YILIN EN İYİ YAĞIŞINI ALDI Kar yağışı ve sağanak derken adı suyla özdeşleşen Bursa'da geçen yıl sonbahar aylarında yüzde 0'a kadar düşen barajlardaki su seviyesi yüzde 93'ün üzerine çıktı. 6 ay öce su kesintilerinin yaşandığı Bursa'da şimdi bolluk hakim.Uludağ'da 30 Mart'ta 181 santimetre ile son yılların en yüksek kar kalınlığına ulaşıldı. En son 2021'de 200 santimetre ölçülmüştü. Uludağ'da nisan ayının ilk haftasında halen 1,5 metre kar bulunuyor. Yağışların etkisiyle su seviyesini yükselen Uluabat Gölü'nde, en derin yeri 10 metreyi geçerken, 15 yıldır görülmeyen oldu ve Gölyazı Mahallesi'nin çevresindeki yollar göl sularıyla kaplanınca kapandı.Uluabat'ın Akçalar Mahallesi tarafında göl sularının genişlemesi nedeniyle yazlık ve bungalov evler haftalardır su altında bulunuyor. Göl sularının ulaştığı Karacabey'de hububat ekili araziler ile domates ve biber gibi sebzelerin ekileceği tarım alanları su altında kaldı. Binlerce dönüm alanın suyla kaplı olduğu ilçede çiftçiler ekim yapmak için dört gözle suların çekilmesini bekliyor.Gürsu ve Kestel'de sağanak yağışların etkisi ve kanalların taşmasıyla yüzlerce dönüm şeftali ve armut bahçesi, sebze ekili alanlar su içinde kaldı. Üreticiler, ilaç ve gübre zamanı olduğu için bahçe bakımlarını güçlükle yürütüyor. BARAJ KAPAKLARI AÇILABİLİR Bu iki ilçedeki tarımın sigortası konumunda olan ve geçen yaz ciddi oranda su çekilmesinin yaşandığı Gölbaşı Göleti de yağışlardan nasibini aldı ve su miktarında önemli artış gözlendi. Evliya Çelebi'nin "Velhasıl Bursa sudan ibarettir" dediği gibi Bursa'nın dağı, ovası suyla doldu, dereleri coşkulu akıyor ve halen yağışlar sürüyor. Uludağ'daki kar yükü de hesap edildiğinde, yağışların sürmesi durumunda önümüzdeki günlerde Bursa'nın içme suyu ihtiyacının sağlandığı barajların kapakları açılabilir.

Karacabey çiftçisi suların çekilmesini bekliyor Haber

Karacabey çiftçisi suların çekilmesini bekliyor

Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, şubat ayı uzun yıllar yağış ortalaması 75 kilogram olan Bursa'ya geçen ay 129 kilogram yağış düştü. Tarımsal üretimin önde gelen ilçelerinden Karacabey metrekareye 95,3 kilogram yağış düşerken, Mustafakemalpaşa 105,8, İznik 90,8, Gürsu 100,7 Kestel 116,8 ve Yenişehir ise 65,2 kilogram yağış aldı. Yağışların ve Uludağ'daki karların erimesiyle Uluabat Gölü, son 10 yılın en yüksek seviyesine ulaşırken yaşanan taşkınlar Karacabey'de dönümlerce tarım arazisini su altında bıraktı. Karacabey Ziraat Odası Başkan Yardımcısı Ramazan Düzen, yaklaşık 2 bin dönüm tarım alanının suyla kaplı olduğunu belirterek, "Bunların bir bölümü hububat ekili arazi. Bunlarda ciddi zarar oluştu. Buğday 2 gün su içinde kalırsa bozulur ki günlerdir adeta göl içindeler" dedi. Zarar gören bu alanların tekrar dikileceğini, diğer alanlara farklı ürünler için değerlendirileceğini dile getiren Düzen, şunları söyledi: "Şu anda araziler suyla kaplı, çiftçinin eli kolu bağlı. Suların çekilmesini bekliyoruz. Domates ve biber gibi sebze ekimleri bu yıl nisan ve mayıs gibi başlar. Mayısa kadar suların çekilmesini bekliyoruz. Nisan ayında suyun çekildiği yerde çiftçilerimiz hızla ekimini yapar. Zarar gören buğday ekili arazilerde bahar dönemi ekilişlerinde mısır ve ayçiçeği olabilir. Yağışlar iyi oldu umarız verimli bir sezon geçiririz." Düzen, suların bazı buğday yerlerde hızlı çekildiğini ve ciddi zarar oluşmadığına dikkati çekerek, "Tek sorun traktörüyle tarlaya giremedi kimse. Gübre ve ilaçlarını dron desteğiyle attılar. Buralar iyi su aldı, verimi de iyi olacaktır diye düşünüyoruz" dedi. Karacabey ilçesinde 22 yıldır süt inekçiliği yapan Mustafa Çolakoğlu (62) da yıllardır hayvanlarını otlattığı arazilerin, meraların su altında kaldığını belirterek, "Haftalardır hayvanları otlatmaya çıkaramıyorum. Mecbur yemli devam ediyoruz. Yem de çok pahalı, hayvancılık yapanların belini büküyor. Balya alıyoruz mecburen ve karışık yaparak maliyet düşürmeye çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.