Hava Durumu

#Hukuk

Yeni Marmara Gazetesi - Hukuk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukuk haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa Büyükşehir'de başkanvekilliğine Şahin Biba seçildi Haber

Bursa Büyükşehir'de başkanvekilliğine Şahin Biba seçildi

Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi, İçişleri Bakanlığı’nın Mustafa Bozbey’i görevden uzaklaştırmasının ardından Vali Erol Ayyıldız’ın çağrısıyla toplandı. Meclis Başkanvekili ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın başkanlığında toplanan mecliste Cumhur İttifakı, Nilüfer Meclis Üyesi Şahin Biba’yı Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekilliğine aday gösterdi. İlk iki turun ardından üçüncü turda toplam 61 oy alan Şahin Biba, Büyükşehir Belediyesi Başkanvekilliğine seçildi. "Karar, milletimin iradesinin tecellisidir" Seçimlerin ardından teşekkür konuşması yapan Başkanvekili Şahin Biba, süreçte kendisine gösterilen güven, destek ve teveccüh için tüm meclis üyelerine teşekkür etti. Demokrasinin milletin temsil vasıtası olduğunu belirten Başkanvekili Biba, "Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyeleri de bu temsilin şehirler özelindeki en önemli temsil makamıdır. Büyükşehir Belediye Meclis Üyeleri, Bursalıların temsilcisidir. Bugün Meclisimizin aldığı bu karar da, milletimin iradesinin tecellisidir. Millet iradesine saygı, sandıkla oluşan meclis çoğunluğuna da saygı duymayı gerektirir. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nde üye dağılımı bellidir. Çoğunluk Cumhur İttifakı’ndadır. Bursa’nın iradesi sadece bir söylem değil, meclisteki temsil dağılımında da okunur" diye konuştu. "Tüm enerji ve gayretimizi Bursa'ya hizmete ayıracağız" Herkesi, hukuk içinde işleyen demokratik sürece ve milletin meclise yansıyan tercihine saygı duymaya davet eden Başkanvekili Biba, Bursa’nın sıradan bir şehir olmadığının altını çizdi. Bursa’nın tarih, medeniyet ve emanet demek olduğunu vurgulayan Başkanvekili Biba, "Bursa, ecdadın bize bıraktığı kutlu miras, gelecek nesillere taşımakla yükümlü olduğumuz büyük bir değerdir. Bu sebeple bugün burada kurulacak her cümle, alınacak her karar ve atılacak her adım yalnızca bugünü değil, yarını da inşa edecektir. Hepimiz biliyoruz ki makamlar gelip geçicidir. Asıl olan bulunduğumuz görevlerde şehrimize ne kattığımız, insanımıza nasıl dokunduğumuz ve ardımızda nasıl bir hizmet izi bıraktığımızdır. Bizim anlayışımızda görev, unvan değil sorumluluktur. Yetki, ayrıcalık değil millete hizmet vesilesidir. Bu bilinçle hiçbir bahaneye sığınmadan, hiçbir mazeretin arkasına saklanmadan tüm enerji ve gayretimizi Bursa’ya hizmete ayıracağız" dedi. "Nerede bir gönül varsa ona dokunmanın gayretinde olacağız" Siyaset anlayışlarının merkezinde mazeret değil hizmet, polemik değil eser üretmek olduğunu söyleyen Başkanvekili Biba, tek gündemlerinin Bursa olacağını belirtti. Tek önceliklerinin Bursalıların huzuru, refahı ve memnuniyeti olacağını dile getiren Başkanvekili Biba, "Gerçek belediyecilik anlayışıyla 17 ilçemizin tamamında hiçbir ayrım yapmadan, hiçbir kesimi dışarıda bırakmadan hizmetlerimizin kesintisiz şekilde sürmesi için hep birlikte çalışacağız. Nerede bir ihtiyaç varsa orada olacağız. Nerede çözüm bekleyen mesele varsa, ona eğileceğiz. Nerede bir gönül varsa ona dokunmanın gayreti içinde olacağız" diye konuştu. "Destek veren ve dua eden hemşerilerimize şükranlarımı sunuyorum" Her bir Bursalının ve her bir meclis üyesinin fikrini önemsediklerini ifade eden Başkanvekili Şahin Biba, "Bu aşamadan sonra tüm belediye başkanları ve meclis üyeleriyle birlikte hep birlikte ortak akılla belediyemizi daha iyi yerlere getirmeye, daha iyi hizmetler sunmaya çalışacağız. Şahsıma duyulan güven için başta Sayın Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyorum. Bizlere destek veren ve dua eden hemşehrilerimize şükranlarımı sunuyorum. Rabbim bizleri mahcup etmesin. Bu güzel şehre, bu kadim emanete hakkıyla hizmet etmeyi hepimize nasip etsin" dedi. "Bursa halkı için hizmet etmeye devam edeceğiz" AK Parti Grup Sözcüsü Sinan Kahraman, adaletli bir seçimle görevine seçilen Başkanvekili Şahin Biba’ya hayırlı olsun dileyerek başarılar diledi. ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ sözünü hatırlatan Kahraman, "Millet iradesine saygıdan söz edenler, önce Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’ndeki demokratik tabloya saygı duymalıdır. Meclis çoğunluğu ortadayken halk iradesini yok saymaya çalışmak, siyasi mağduriyet üretme çabasından başka bir şey değildir. Bursa’da meclis aritmetiği de milleti temsil eden irade de nettir. Bugüne kadar nasıl Bursa için mücadele ettiysek, bundan sonra da Bursa halkına hizmet edeceğiz. Kişiler ve makamlar gelip geçicidir. Bizleri seçen milletimiz, Bursa’ya hizmet için seçmiştir. Siyasi polemiklere bakmadan, siyasi müdahalelere karışmadan bizler Başkanımızın arkasında dimdik durarak Bursa halkı için hizmet etmeye devam edeceğiz. Tekrar hayırlı olsun" diye konuştu. "Bursa'nın geleceğine sahip çıkmak hepimizin asli görevidir" Milliyetçi Hareket Partisi Grup Sözcüsü İsmail Şenol, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şahin Biba’ya bundan sonra süreç için başarılar diledi. Şehrin içinden geçtiği hassas süreci yakından takip ettiklerini belirten Şenol, "Adaletin terazisine herkesin güvenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Biz de adaletin terazisine tam olarak güveniyoruz. Bu süreci ‘Belediye çöküyor’ gibi asılsız ve siyasi rant odaklı söylemlerle manipüle etmeye çalışanların karşısında durmak da belediye meclis üyeleri olarak hepimizin sorumluluğudur. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi, halkın iradesinin tecelli ettiği en yüce karar merkezidir. Meclis aritmetiğinde Cumhur İttifakı’nın sahip olduğu nitelikli çoğunluk, bizzat Bursa halkının sandıkta ortaya koyduğu demokratik iradenin yansımasıdır. Bu çatı altında yapılacak her seçim ve alınacak her karar hukuka uygun olduğu kadar demokratiktir ve tam anlamıyla meşrudur. Şehrin enerjisini kaos beklentisine hapsetmeye kimsenin hakkı yoktur. Bursa, siyasi belirsizliklerin gölgesinde zaman kaybedecek bir şehir de değildir. Bursa, sanayi ve emek kentidir. Bizler, hizmette devamlılık ilkesini siyasi bir söylemden öte bir namus borcu olarak görürüz. Hukuki süreçler kendi mecrasında ilerlerken, belediye hizmetlerinin bir an bile sekteye uğramasına izin vermeyeceğiz. Vatandaşımızın mağdur olmaması için üzerimize düşen görevi kararlılıkla yerine getireceğiz. Bu şehirde yaşayan her bir ferdin hakkını korumak ve Bursa’nın geleceğine sahip çıkmak hepimizin asli görevidir. Bursa halkı bizden kaos değil, istikrar ve çözüm beklemektedir. Burada bir seçim yapılmıştır. Bu istikrarı sağlayacak başkanvekilimiz makamına oturmuştur. Hayırlı olsun. Allah utandırmasın" dedi. Büyük Birlik Partisi Grup Sözcüsü Haldun Filizli ise, milletin emanetine sahip çıkarak toplantıya ve seçime katılan tüm meclis üyelerine teşekkür etti. Bundan sonraki sürecin Bursa’ya hayırlı olmasını dileyen Filizli, Başkanvekili Şahin Biba’ya başarılar diledi. Türkiye İttifakı Partisi Grup Sözcüsü Behlül Erkin ve Bağımsız Meclis üyesi Gizem Arda da Başkanvekili Şahin Biba’ya hayırlı olsun temennilerinde bulunarak görevinde başarılar diledi.

Bursa'da AK Parti Teşkilatı vefa iftarında buluştu Video Galeri

Bursa'da AK Parti Teşkilatı vefa iftarında buluştu

     AK Parti Bursa İl Başkanlığı tarafından "Teşkilat Vefa İftarı" programı düzenlendi.      Merinos Atatürk Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen iftar programı, partinin il ve ilçe teşkilat mensuplarını bir araya getirdi. İftar programına il ve ilçe yöneticileri, kadın ve gençlik kolları temsilcileri ile çok sayıda partili katıldı. Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda, Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma ruhuna vurgu yapıldı. "Bursa teşkilatımız omurgadır"      Programda konuşan AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, AK Parti teşkilatının sahada emek veren büyük bir yapı olduğuna dikkat çekti. Gürkan, "Bu dava rahat zamanların değil, zor zamanların davasıdır. Alkışla değil, emekle büyümüştür. Mahalle başkanlarımızdan sandık görevlilerimize kadar gecesini gündüzüne katan tüm dava arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum. İsmi bilinmeyen ama yükü taşıyan sessiz kahramanlarımız olmasaydı, bugün bu tablo mümkün olmazdı" dedi.      Bursa teşkilatının AK Parti için özel bir yere sahip olduğunu belirten Gürkan, "Biz masa başında değil, sahada siyaset yapan bir teşkilatız. Sosyal medyada değil, gönüllerde trend olmaya talibiz. Allah'a şükür gücümüz teşkilattır. 2025 yılı sonu itibarıyla Bursa'da 407 bin 543 üyeye ulaşmış bulunuyoruz" ifadelerini kullandı. "Omuz omuza mücadelemizi sürdüreceğiz"      AK Parti Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş ise, kuruluşundan bugüne kadar emeği geçen tüm teşkilat mensuplarına teşekkür ederek, "Sahada, büyüklerimizle omuz omuza mücadelemizi sürdüreceğiz. İnşallah ziyaret ettiğimiz her hanede biriktirdiğimiz umutla, Recep Tayyip Erdoğan'ı yeniden cumhurbaşkanı seçeceğiz. Güçlü teşkilat yapımızla yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz" diye konuştu. "Bu salonda tarihimizin izlerini görüyorum"      AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala da, AK Parti kadrolarının Türk siyasi tarihinde önemli dönüşümlere imza attığını söyleyerek, "Bu kadro, ‘olmaz' denilenleri başaran, ‘yapılamaz' denilenleri yapan bir kadrodur. Bu salonda sadece bugünün değil, tarihimizin de izlerini görüyorum. Bizler demokratik zeminde, hukuk içinde kalarak mücadele ettik. Millet iradesini esas aldık ve milletle birlikte iktidar olduk" dedi. Program, duaların ardından iftar yemeğiyle sona erdi.

Nilüfer Felsefe Buluşmaları’nda gündem yapay zeka ve insan Haber

Nilüfer Felsefe Buluşmaları’nda gündem yapay zeka ve insan

Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen Felsefe Buluşmaları’nda bu ay "Yapay Zeka ve İnsan" konuşuldu. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Solmaz Zelyüt’ün konuk olduğu etkinlikte, yapay zekanın tarihi gelişiminin yanı sıra konuya felsefi bakış açıları da ele alındı.. Söyleşide yapay zeka tarihinin sadece teknik bir kronolojiden ibaret olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Zelyüt, konuyu "Zihin nedir?" ve "Makine düşünebilir mi?" soruları ekseninde ele aldı. Katılımcılar; Aristotales’in otomat hayalinden El-Cezeri’nin mekanik algoritmalarına, Leibniz’in hesaplanabilir mantık idealinden Alan Turing’in ünlü "Taklit Oyunu"na kadar uzanan süreci felsefi bir perspektifle takip etme fırsatı buldu. Söyleşinin odak noktalarından birini, makinelerin dili kullanımı ve bilinç sorunu oluşturdu. John Searle’ün "Çin Odası" argümanı ve Google mühendisi Blake Lemoine’in yapay zeka LaMDA ile yaşadığı diyaloglar üzerinden, bir makinenin dili kullanmasının gerçek bir anlam ifade edip etmediği konuşuldu. Zelyüt, zihin ve beden ilişkisi üzerinden teknolojinin sınırlarını ve insan bilincinin yerini sorguladı. Prof. Dr. Solmaz Zelyüt, sunumunda güncel küresel konulara da değindir. Davos 2026 notları üzerinden yapılan değerlendirmede; Nvidia CEO’su Jensen Huang’ın teknolojik altyapı vurgusu, BlackRock CEO’su Larry Fink’in kapitalizmin geleceğine dair uyarıları ve Nobel ödüllü Geoffrey Hinton’ın yapay zekada "kontrol kaybı" endişeleri ele alındı. Zelyüt, Davos’ta dile getirilen bu varoluşsal risklerin, teknolojinin sadece ekonomik değil, köklü bir toplumsal dönüşümün de habercisi olduğunu belirtti. Etkinlikte, son günlerin popüler dizisi "Pluribis" de konuşuldu. "Pluribus"un yapay zeka ile "Carol"un temsil ettiği ahlaki insan duruş arasındaki seçim sorgulandı. Asıl meselenin yapay zeka teknolojisinden ziyade, onu tasarlayan ve kullanan insanlara güvenmekle ilgili olduğunu belirten Prof. Dr. Zelyüt; teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin etik, hukuk ve sorumluluğun insanın omuzlarında kalmaya devam edeceğini vurgulayarak sözlerini tamamladı.

Avukatın hukuk mücadelesi: Rezervasyonunu keyfi olarak iptal eden oteli tazminata mahkum etti Haber

Avukatın hukuk mücadelesi: Rezervasyonunu keyfi olarak iptal eden oteli tazminata mahkum etti

Adana'da yaşayan avukat Nazan Akça Subaşı, geçen yaz eşi ve çocuğuyla birlikte Antalya'daki Calido Maris Otel'e rezervasyon yaptırdı. Ancak tatil planı, otel müdürünün keyfi tutumu nedeniyle tam anlamıyla kabusa dönünce Şubaşı, oteli mahkemeye verip 10 bin lira manevi tazminata mahkum ettirdi. Subaşı, geçen yıl temmuz ayında eşi ve çocuğuyla tatil planı yaptığını belirterek. "Kızımın isteği üzerine 5 yıldızlı, kaydıraklı havuza sahip bir otelde bir gece konaklamaya karar verdik. Tatilbudur isimli aracı firmadan rezervasyon yaptırıp ücretini ödedik. Otele ulaştıklarında ise beklenmedik bir muameleyle karşılaştık. Lobide bekletildik. Bu sırada sözleşmeyi imzaladık, kolluklarımızı aldık. Ancak bekletilmeye devam edildik. Yaklaşık bir buçuk saat sonra otel müdürüne neden odamıza alınmadığımızı sordum. Müdür saygısız bir şekilde 'sizi otele almıyorum' dedi. Tepki gösterince sözleşmeyi yırtarak çöpe attı. Bunun üzerine jandarmayı çağırdım" dedi. "40 derece sıcakta perişan olduk" Subaşı, o gün 40 derece sıcak altında bahçede yaklaşık iki saat beklediklerini anlattı. Müdürün sözleşmeyi çöpe attığını itiraf ettiğini de belirten Subaşı, "Çocuğumuzla aquaparkta geçirmeyi planladığımız günü, otel müdürünün çirkin üslubu yüzünden rezil bir şekilde geçirdik" diye konuştu. "Mahkeme manevi tazminata hükmetti" Yaşadıkları bu olay sonrası Subaşı, otel hakkında manevi tazminat davası açtı. Adana Tüketici Mahkemesi'nde görülen dava sonuçlandı. Mahkeme, otelin hem Nazan Akça Subaşı'na hem de eşine manevi tazminat ödemesine karar verdi. Subaşı, "10 bin lira tazminat kazandık ama benim için önemli olan paradan çok yaşanan haksızlığın karşılıksız kalmamasıydı. Bu davayı, başkaları da aynı durumu yaşamasın diye açtım. Kimsenin yaptığı yanına kar kalmasın istedim." "Tatilimiz burnumuzdan geldi" Subaşı, çalışan bireyler olarak yıl içinde sadece birkaç gün tatil yapabildiklerini hatırlatarak, "Şımarık birkaç insanın üslubu yüzünden tatilimiz burnumuzdan geldi. Ama artık emsal bir karar var" dedi.

Davut Gürkan, 5 Nisan Avukatlar Günü'nde HUDER Bursa Şubesi'ni Ziyaret Etti Haber

Davut Gürkan, 5 Nisan Avukatlar Günü'nde HUDER Bursa Şubesi'ni Ziyaret Etti

AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, 5 Nisan Avukatlar Günü dolayısıyla Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) Bursa Şubesini ziyaret etti. Ziyaretinde, hukuk sisteminin işleyişinde ve adaletin sağlanmasında büyük rol oynayan avukatların önemine vurgu yapan Gürkan, "Hukukun üstünlüğü için ter döken ve adaletin tecellisi adına büyük bir özveriyle çalışan tüm avukatlarımızın Avukatlar Günü kutlu olsun." dedi. Avukatların Hukuk Sistemindeki Önemine Dikkat Çekildi Davut Gürkan, ziyaretinde avukatların, hukukun temel taşlarını oluşturan en önemli profesyonellerden biri olduğunu belirtti. Hukuk sisteminin sağlıklı bir şekilde işlemesinin, adaletin tecelli etmesinin ise avukatların özverili çalışmalarına bağlı olduğunu ifade etti. Gürkan, "Avukatlar, sadece davaların savunucusu değil, aynı zamanda toplumsal düzenin sağlanmasında da önemli bir rol oynayan değerli meslek mensuplarıdır." dedi. HUDER Bursa Şubesi Ziyaret Edildi Gün vesilesiyle yapılan ziyarette, HUDER Bursa Şube Başkanı ve dernek üyeleriyle bir araya gelen AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, avukatların görevlerinin ne denli zorlu ve önemli olduğunu bir kez daha dile getirdi. Ziyaret, hukukun üstünlüğünü savunmanın, adaletin sağlanmasında ne kadar kritik bir rol oynadığını vurgulayan anlamlı bir etkinlik olarak kaydedildi. Hukukun Üstünlüğü İçin Çalışmalar Sürüyor Gürkan, konuşmasında, AK Parti hükümetinin hukuk sistemine verdiği önemin altını çizdi. "Hukukun üstünlüğü ilkesi, demokrasimizin temel taşlarından biridir. Hukukla yönetilen bir toplumda adaletin tecelli etmesi için el birliğiyle çalışmak hepimizin sorumluluğudur." şeklinde konuşan Gürkan, adaletin sağlanmasında avukatların rolüne her zaman değer verdiklerini belirtti. Avukatlar Günü Kutlamaları ve Teşekkür Davut Gürkan, 5 Nisan Avukatlar Günü'nde, avukatların özverili çalışmaları için teşekkürlerini ileterek, "Hukuk sisteminin işlerliğini sağlayan ve adaletin doğru bir şekilde uygulanması için emek veren tüm avukatlarımıza teşekkür ediyor, mesleklerinde başarılar diliyorum." dedi. Ayrıca, Gürkan, hukukun gelişmesine katkı sağlayan tüm hukukçuları takdirle anarak, avukatların toplumun her kesimi için vazgeçilmez bir rol oynadığını vurguladı. Bursa’da Hukuk ve Adaletin Güçlü Temsilcileri HUDER Bursa Şubesi ziyareti, Bursa’daki hukuk camiası ile kurulan güçlü bağların bir yansıması oldu. Bu ziyaret, Bursa’daki avukatlar ve hukukçular için moral kaynağı olurken, aynı zamanda hukuk ve adaletin daha da güçlendirilmesi adına işbirliklerinin artırılması gerektiğini hatırlattı.

Bursa'da Bir Araya Gelen Hukukçular, Sivil Anayasa Yapım Sürecini Ele Aldı Haber

Bursa'da Bir Araya Gelen Hukukçular, Sivil Anayasa Yapım Sürecini Ele Aldı

Türkiye'nin 'Sivil Anayasa Yolculuğu Projesi' çerçevesinde Bursa'da Anayasa Buluşmaları programı düzenlendi. Birlik Vakfı'nda gerçekleşen programda darbe anayasaları sonrası sivil anayasa yapım süreci masaya yatırıldı.   Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen Türkiye'nin Sivil Anayasa Yolculuğu Projesi çerçevesinde düzenlenen Anayasa Buluşmaları Programı, Birlik Vakfı Bursa Şubesi'nde gerçekleşti. Programda, önceki dönem Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç ve önceki dönem Adalet Bakan Yardımcısı Zekeriya Birkan, sivil anayasa yapım sürecini ele aldı. Programa hukukçular yoğun ilgi gösterdi.  Türkiye'nin yeni anayasaya ihtiyacı olduğunu söyleyen Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, "Hukuk kültürümüzü yenilememiz gerekiyor. Sağlam anayasaya ihtiyacımız var. İdeal hukuk düzenlemesi yapmamız lazım. Bunlarla birlikte anayasanın uygulama noktasını da ele almamız lazım. Mevcut anayasa veya kanunlarımızda var olan düzenlemelerin titizlikle uygulanması için toplumun mutlaka gayret göstermesi gerekir. Hukuk kültürü oluşması lazım. Mevcut anayasada yaşanan sıkıntıların önemli bir kısmı da uygulamadan kaynaklanıyor" şeklinde konuştu.  Darbenin ardından yapılan 1982 anayasasında yapılan en köklü değişikliğin cumhurbaşkanını halkın seçmesi ve başkanlık sistemine geçilmesi olarak değerlendiren Malkoç, "1982 anayasasını kaldırıp yeni anayasa yapmak toplumdaki herkesin en büyük isteği. Gelin yapalım denildiğinde değişik bahanelerle yan çiziliyor. Bugün yeni anayasayı en çok kim ister, iktidar partisi için bundan daha ideal bir anayasa yok. Kanun hükmünde cumhurbaşkanı kararnameleri ile düzenleme yapıyor, yargıda tasarruflarda bulunabiliyor. Ama yeni anayasa teklifine en çok muhalefet karşı çıkıyor. 2007'de cumhurbaşkanlığı seçimini ana muhalefet partisi mitinglerle engellemeye kalktı. Seçimi engelleyemeyince bu kez askeri darbe yaptırmaya kalktılar. Mitingler demokratik hak ama askerler bildiri yayınlıyor. Muhalefet partileri askerler de sivil toplum gibi görüş açıklar diyor. Ama Cumhurbaşkanımız büyük bir olgunluk gösterdi. 1980 darbesi, 'meclisin cumhurbaşkanı seçememesinden olmuştur, dolayısıyla referandum oluşturalım cumhurbaşkanını halk seçsin' dedi. Bu milletin yolunu açmaktır. 2017 yılına gelindiğinde de parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçelim denildi. 1982 anayasasında yapılan en köklü değişim cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi ve başkanlık sistemine geçilmesidir" ifadelerini kullandı. 

Korkunç Olay: Eşinin Sevgilisine Saldıran Koca, Cinsel Saldırı ve Şantajla 46 Yıl Hapisle Yargılanıyor Haber

Korkunç Olay: Eşinin Sevgilisine Saldıran Koca, Cinsel Saldırı ve Şantajla 46 Yıl Hapisle Yargılanıyor

Eşinin telefonundan M.Y.'yi eve davet eden Halil Zorlutuna, komşusu Ü.Y. ile birlikte saklandığı odada M.Y.'yebeyzbol sopasıyla saldırarak ağır şekilde darp etti. Dehşetin Boyutları: Olay, 2022'nin Ağustos ayında Yenidoğan Mahallesi'nde yaşandı. Halil Zorlutuna, M.Y.'yi evine çağırıp bir odaya saklandı. M.Y. içeri girer girmez, Halil Zorlutuna ve Ü.Y. tarafından saldırıya uğradı. Halil Zorlutuna, M.Y.'yi dövdükten sonra cinsel saldırıda bulunup bu anları kaydetti. Daha sonra bu görüntüleri şantaj amaçlı kullanarak M.Y.'den otomobil ve ziynet eşyasını aldı.   Mahkeme Süreci: Olayın ardından M.Y. polise başvurdu ve Halil Zorlutuna, F.Z. ve Ü.Y. gözaltına alındı. Halil Zorlutuna tutuklanırken, diğer şüpheliler serbest bırakıldı. Kocaeli 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan davada, Cumhuriyet Savcısı Halil Zorlutuna için 46 yıl hapis cezası talep etti. Suçlamalar arasında 'yağma, cinsel saldırı, şantaj, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, özel hayatın ihlali, silahla yaralama' bulunuyor.   Mağdur ve Eşinin Talepleri: Duruşmada mağdur M.Y. ve eşi Ş.Y., sanıkların cezalandırılmasını talep etti. M.Y.'nin eşine ait 21 bin lira değerinde ziynet eşyasını aldığı gerekçesiyle Halil Zorlutuna'ya 'nitelikli dolandırıcılık' suçlaması da yöneltildi. F.Z. için 'Nitelikli yağma' ve 'Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçlarından 20 yıl hapis; Ü.Y. için ise 'Nitelikli yağma', 'Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma', 'Özel hayatın gizliliğini ihlal' suçlarından toplam 23 yıl hapis istendi. Son Duruşma ve Beklenen Karar: Dava, sanık avukatlarının savunmalarını yapması için ertelendi.

Yargıtay'dan boşanmak isteyen çiftleri ilgilendiren karar Haber

Yargıtay'dan boşanmak isteyen çiftleri ilgilendiren karar

Kocası tarafından hakarete uğrayıp tehdit edildiğini iddia eden davacı kadın ile karısının kendisinin izni olmadan ortak edinilmiş malları abisine verip elden çıkardığını iddia eden karşı davacı kocanın çekişmeli boşanmasında son kararı veren Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, "Kadın eşin ziynetlerinin bir kısmını abisine borç olarak vermesi boşanma davasında kadına kusur olarak yüklenemez" dedi. İçtihat Bülteni'nden edinilen bilgiye göre, Bitlis'te eşiyle geçinemeyen kadın, avukatı aracılığıyla boşanma davası açtı. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin babasının hasta, ölüm döşeğinde olması ve vefatı nedeniyle müvekkil İstanbul'dan Bitlis'e babasını ziyarete geldiğini, bunun üzerine davalı eşin, müvekkiline sürekli tehdit, hakaret ve ağza alınmayacak küfürlü mesajlar gönderdiğini, müvekkilinin can güvenliğinden korktuğu için daha da İstanbul'a dönemediğini belirtmiş olup tüm bu nedenlerle müvekkilinin evlilik birliğini devam ettirme durum ve ihtimali kalmadığından evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep etti. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı eşini çok sevdiğini, eşinden kesinlikle ayrılmak istemediğini, müvekkilinin yuvasının yıkılmaması ve çocukların birbirinden ayrı yaşayan anne veya babanın yanında büyümemesi için elinden gelen bütün çabayı ve fedakârlığı gösterdiğini, müvekkilinin eşine sadakatle bağlı olduğunu, çocuklarının ve eşinin mutluluğu müvekkili için her şeyden daha önemli olduğunu, tüm bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edilen davanın reddine karar verilmesini talep etti. İlk Derece Mahkemesi boşanma davasını reddetti İlk Derece Mahkemesi, davalı erkeğin, kadının babasının cenazesinde sorun çıkartarak hakaret ve tehdit eylemlerini gerçekleştirdiği, davacı kadının da evlilik birliğinin yükümlülüklerine aykırı davranarak taraflarca kazanılmış menkul mal ve paranın ortak karar alınmaksızın elden çıkartılmasında daha ağır kusur olarak değerlendirerek kadının davasının reddine karar verdi. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı kadın vekili istinaf başvurusunda bulundu. Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesinin kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle davacı kadın vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verdi. Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı kadın vekili temyiz isteminde bulundu. "Kadın eşin ziynetlerinin bir kısmını abisine borç olarak vermesi kadına kusur olarak yüklenemez" Temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, emsal bir karara imza attı. Kararda şu ifadeler yer aldı: "Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davalı erkeğin evliliğin fiilen devam ettiği sürece eşine hakaret ettiği, sinkaflı küfürler kullandığı, kadının ziynetlerinin bir kısmını borç olarak abisine vermesinin kadına kusur olarak yüklenemeyeceği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Geçimsizlikte davalı erkek tamamen kusurlu olup olayların akışı karşısında davacı kadın dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, davacı kadının davasının kabulü ile boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir." Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bu emsal kararı ile kadın eşin ziynetlerinin bir kısmını borç olarak abisine vermesinin boşanma sebebi olamayacağına karar vermiş oldu.

Sanıklar 4. kez hakim karşısına çıkıyor Haber

Sanıklar 4. kez hakim karşısına çıkıyor

Bartın’ın Amasra ilçesindeki maden ocağında meydana gelen grizu patlaması sonucu 43 madencinin hayatını kaybettiği dava ile ilgili 7 sanık dördüncü kez hakim karşısına çıkıyor.  Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Amasra Müessese Müdürlüğüne ait maden ocağında geçtiğimiz yıl 14 Ekim 2022 tarihinde meydana gelen ve grizu kaynaklı olduğu değerlendirilen patlamada 41'i olay yerinde, 2'si hastanede olmak üzere 43 madenci hayatını kaybetmişti.  Olayla ilgili TTK Amasra Müessese Müdürü Cihat Özdemir, İşletme Müdürü Selçuk Ekmekci, İş Güvenliği ve Eğitim Başmühendisi Volkan Soylu ve Başmühendis Mehmet Tural ile kartiyelerden (üretimden) sorumlu maden mühendisleri Levent Aydın ve İbrahim Hakan Mengeş ile emniyet mühendisi Şahan Kahraman "bilinçli taksirle birden fazla insanın ölümüne ve yaralanmasına neden olmak" suçundan tutuklanmış, 4 şüpheliye adli kontrol hükümleri uygulanmış, şüphelilerden 3'ü çıkarıldıkları hakimlikçe, 9'u savcılık sorgularının ardından serbest bırakılmıştı. Bu şüpheliler arasında yer alan bir kişi hakkında da soruşturma sürecinde takipsizlik kararı verilmişti.  İddianamede, tutuklu sanıklar Cihat Özdemir, Sedat Ekmekci, Volkan Soylu ve Mehmet Tural'ın 42 kez "olası kastla öldürme" suçundan toplam 840 yıldan bin 50 yıla kadar, 4 kez "olası kastla yaralama" suçundan da toplam 4 yıl 16 aydan 12 yıla kadar hapsi talep ediliyor.  Bartın Adliyesinde sabah saatlerinde dördüncü celsenin görülmeye başlandığı davada 7 tutuklu sanık ile birlikte 130 tanık dinlenecek. Davanın 3 gün boyunca devam etmesi bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.