Hava Durumu

#İstifa

Yeni Marmara Gazetesi - İstifa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstifa haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Yargıtay'dan milyonları ilgilendiren emsal yıllık izin kararı Haber

Yargıtay'dan milyonları ilgilendiren emsal yıllık izin kararı

Tam 9 senedir gümrük müşavir yardımcısı olarak çalıştığı şirketten; ihtiyacı olduğu zamanlarda hiçbir şekilde yıllık izinleri kullanamadığını, işverenin işlerin yoğun olduğu bahanesiyle yıllık izin kullanma taleplerinin reddedildiğini öne süren personel istifa etti. Yapılan görüşmeler neticesinde haklarını alamayan müşavir, İş Mahkemesi’nin kapısını çaldı. Bir seferde en fazla 6 gün üst üste yıllık izin kullandırıldığını, davalı işverenlikçe çalıştığı 9 senelik süreçte kullanmadığı yıllık izinlerinin karşılığının da ödenmediğini, 68 günlük yıllık izin ücreti alacağının bulunduğunu dile getirdi. Yıllık izinlerinin davalı işverenlik tarafından kullandırılmaması sebebiyle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, hak kazandığı prim alacaklarının da ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin ve prim alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etti. Davalı işveren; davacının istifa etmek suretiyle işten ayrıldığını, davacının bir kısım yıllık izinlerini kullandığını, kullanılmayan izinlerin karşılığının ise davacıya ödendiğini, işyerindeki prim ödemelerinin süreklilik arz etmediğini, prim ödemelerinin performansa ve karlılığa göre değişkenlik gösterdiğini, davacının ödenmeyen prim alacağının da bulunmadığını savunarak davanın reddini istedi. Davacının 82 gün yıllık izin hakkının olduğunun anlaşıldığını hatırlatan İş Mahkemesi, davacı işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğinin kabulü ile kıdem tazminatının hüküm altına alınması gerektiğine karar verdi. Davacının prim alacağını ispat edemediğinden ilgili talebin reddi gerektiği gerekçesiyle kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının kabulüne, prim alacağının reddine dair davanın kısmen kabulüne karar verildi. Davalı kararı istinafa taşıdı. Bölge Adliye Mahkemesi, itirazları reddetti. Davalı kararı temyiz etti. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi emsal nitelikte bir karara imza attı. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 56’ncı maddesine göre yıllık ücretli izin işveren tarafından bölünemeyeceği, tarafların anlaşmasıyla bölünmesi durumunda ise izinlerden birinin 10 günden az olmaması gerektiği vurgulandı. Somut olayda izin belgelerinde yer alan sürelerin 10 günden kısa olduğunu kabul eden Daire, bu izinlerin işçinin talebi ve rızasıyla bölündüğünü belirledi. Kararda şöyle denildi: ‘Her ne kadar yıllık izin belgelerine göre kullanılan izin süresi 10 günden az olsa da söz konusu sürenin davacının talebi ve rızası ile bölündüğü, davacının kullanmak istediği zamandan en az bir ay önce işverene yazılı olarak daha fazla sürelerle kullanmak istenildiği bildirilip de işverence daha az sürelerle yıllık izin kullandırıldığı hususunun davacı tarafça ispat edilemediği anlaşılmaktadır. Talep döneminin bir kısmında yürürlükte olan 4857 sayılı Kanun’un 56/3 hükmüne göre izinlerin 10 günden aşağı olmamak üzere bölümler halinde kullandırılabileceği öngörülmüş ise de, bu konuda Dairemizin yerleşik uygulaması yıllık iznin işçinin talebiyle 10 günden az da kullandırılsa geçerli olduğu yönündedir. Diğer yandan davacı tarafça işverenin çok uzun süre hiç izin kullandırmaması ya da talep edildiği hâlde gerekçesiz olarak izin kullandırılmaması hususlarının da ispatlanmadığı görülmektedir. Davacı işçi tarafından gerçekleştirilen feshin haklı nedene dayanmadığı anlaşılmaktadır. Kıdem tazminatı istemi yönünden davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.’’ Öte yandan, kararla birlikte yıllık izin belgelerinde 10 günden kısa izin sürelerinin bulunması, her durumda işçiye haklı fesih hakkı vermeyecek. Kısa süreli izinler işçinin talebi ve rızasıyla kullandırılmışsa geçerli kabul edilebilecek.

Maaşı geciken işçiye müjde Haber

Maaşı geciken işçiye müjde

İş Kanunu'nda ücretin geç ödenmesi durumunda haklı fesih için işçinin elini kuvvetlendiriyor. Yargıtay yerleşik içtihatlarında bir günlük bir gecikmenin dahi haklı nedenle iş sözleşmesinin işçi tarafından feshi sebebi sayılıyor. Maaşı 20 gün geciken N.D. isimli işçi, İş Mahkemesi’nin kapını çaldı. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. Maddesi kapsamında ücretinin ödenmemesi sebebiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ve fazla çalışma ücreti alacaklarının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etti. Davalı şirket avukatı, kısa süreli gecikmelerin işçiye haklı nedenle fesih hakkı verilmeyeceği hususunun Yargıtay uygulaması ile belirlendiğini, davacının izin ücretinin tamamının ödendiği, davacının proje yöneticisi olarak çalıştığı ve kendi mesaisini kendisinin belirlediğini öne sürdü. Mahkeme, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği, Nisan dönemine ait ücretin sözleşmesinin feshinden 5 gün sonra 28 Mayıs tarihinde ödendiği, davacının daha önceki aylara ilişkin ücretlerinin ayın başında ödendiği, dolayısıyla Nisan ayı ücretinin kanunda öngörülen 20 günlük süreden sonra ödenmesi nedeniyle davacının kıdem tazminatına hak kazandığına hükmetti. Davacının fazla çalışma ücretinin de ispatlanmaması nedeniyle reddi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verildi. Karar istinaf edilince devreye giren Bölge Adliye Mahkemesi, kararı yerinde buldu. Davalı kararı temyiz edince son noktayı Yargıtay 9. Hukuk Dairesi koydu. Yüksek Mahkeme, kararı onadı. Emsal nitelikteki kararla birlikte maaşı 1 gün dahi geciken işçinin istifa etmesi halinde kıdem tazminatına hak kazanacağı belirtildi.

Bursa'da CHP'li belediye başkanı kalmadı Haber

Bursa'da CHP'li belediye başkanı kalmadı

Cumhuriyet Halk Partisi’nde mutlak butlan kararı sonrasında yaşanan siyasi ayrılıkların yeni adresi Bursa oldu. Türkiye genelinde 91 milletvekilinin istifasıyla kurulan Yeni Parti’nin örgütlenme çalışmaları sürerken, Bursa’da CHP’den ayrılan 6 ilçe belediye başkanı ile çok sayıda belediye meclis üyesi Heykel Atatürk Anıtı önünde düzenlenen programda kamuoyunun karşısına çıktı. Altı belediye başkanı ayrıldı Basın açıklamasında Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Şükrü Erdem ve Harmancık Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan, CHP’den istifa ederek siyasi çalışmalarını Yeni Parti çatısı altında sürdüreceklerini açıkladı. Belediye başkanlarının yanı sıra belediye meclis üyelerinin yüzde 94’ü de CHP’den ayrılarak Yeni Parti’ye katıldığı bildirildi. Yeni Parti’nin kuruluş sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Yeşiltaş, partinin adının ve siyasi çizgisinin halk tarafından belirlendiğini ifade etti. Yeşiltaş, "İsmini halkın koyduğu ve siyasi çizgisini halkın belirlediği Yeni Parti, tam anlamıyla bir halk hareketidir. Bizler halkımızla birlikte yeni nesil bir siyaset anlayışını var etmek için yola çıktık" dedi. "Bursa'nın yüzde 60’ına hizmet ediyorlar" Yeni Parti’ye katılan belediye başkanlarına teşekkür eden Yeşiltaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Payandası olmayı görev bilen bir yönetim ile değil, halkla birlikte yol yürümek isteyen belediye başkanlarımızla beraberiz. Bursa nüfusunun yüzde 60’ına hizmet eden Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın, Nilüfer Belediye Başkanımız Şadi Özdemir, Gemlik Belediye Başkanımız Şükrü Deviren, Mudanya Belediye Başkanımız Deniz Dalgıç, Mustafakemalpaşa Belediye Başkanımız Şükrü Erdem, Harmancık Belediye Başkanımız Haşim Ali Arıkan ve tüm ilçelerde seçilmiş meclis üyelerimizin ise yüzde 94’ü halkın iradesine sahip çıkarak bugün Yeni Parti’de yer alıyor."

CHP Genel Başkanı Özel, tutuklu Mustafa Bozbey'i cezaevinde ziyaret etti Haber

CHP Genel Başkanı Özel, tutuklu Mustafa Bozbey'i cezaevinde ziyaret etti

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa H Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutuklu bulunan Mustafa Bozbey'i ziyaret etti. Yaklaşık 1 saat süren görüşmenin ardından çıkışta basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Özel, Bozbey'in Tüm sevenlerine ve Bursaspor'a çok selamı olduğunu iletti. Özel, "Bursaspor'un şampiyonluğunu kamuoyunun önünde kutlamıştık. Ama bu şampiyonluğa Bursaspor camiasının da hakkını teslim ettiği gibi en çok emeklerinden emeği olanlardan birisi Mustafa Bozbey'dir. O da memnuniyetini ifade etti. Ben Bursaspor'un başarısını sahiplenmeye ve siyasileştirmeye çalışan o çirkinliklerden bahsettikçe dedi ki; 'Onların hiçbirine Bursasporlular, timsahlar fırsat vermez. Önemli olan birinin zoruyla kimin fotoğrafa girdiği değil, statta kimin adının inlediği' diye söyledi. Mustafa Bozbey Bursa'da yıllar sonra, 47 yıl sonra yüzde 47 oyla 170 bin oy farkla Bursa Büyükşehir Belediyesi'ni kazanma suçunu işlediği için burada. 31 Mart tarihi 2 yıl önce Bursa'nın 47 yıl sonra kazanılmasının tarihidir. Öyle bir noktaya gelmiştir ki iş, tam o tarihte bu operasyonu yapanlar Bursalılara şunu söylemişlerdir; ‘Biz sandıkla kazanamazsak hakimin tokmağıyla gelir burayı alırız. Yani burada meydan okunan kişi Mustafa Bozbey değil, meydan okunan parti Cumhuriyet Halk Partisi değil, Bursa'nın iradesidir.' Ayrıca Bursalılara diyorlar ki; "Biz yıllarca yönettik, borç yaptık, israf ettik, iyi yönetemedik. Siz 20 yıl Nilüfer'i yönetmiş Mustafa Bozbey'i Bursa Büyükşehir'i yönetmeye layık gördünüz. 2 kişiden 1'si oy verdi. Biz bunu hazmedemiyoruz" dedi. Bozbey'in gözaltına alınma süreciyle ilgili de Özel, "30 Mart günü çok mu erkendi? 1 Nisan günü torbaya mı girmişti? Neden gelsin 31 Mart günü Mustafa Bozbey'i gözaltına alsınlar? Mustafa Bozbey yiğit bir insan, mert bir insan. Bana defalarca geldi. 2 yıl boyunca defalarca geldi. Son geldiğinde dedi ki; 'Ben bıktım bunlardan. İlla da illa AK Parti'ye geçeceksin. Geçmezsen içeri gireceksin. Ben de açık açık, ne buluyorsanız bulun, hadi diyorum' dedi. Arkadaşlar, Mustafa Bozbey'in Bursa Büyükşehir ile ilgili yaptığı tüm işlemler didik didik edildiği halde hiçbir şey bulamadılar. Ondan önceki beş yılda da bir şey yok. Ondan önceki dönem belediyede de bir şey yok. Bir tane vakıf bulmuşlar. Vakıf üzerinden de Bozbey'e sadece soru sormuşlar. Bir kanıt yok, bir ispat yok. Böyle bir durumla karşı karşıyız. İki yılda Bursa'nın 10 milyara yakın borcunu ödedi. Bozbey, 31 Aralık tarihi itibariyle bir kuruş ödenmemiş vergi ve SGK borcu bırakmadı. Şimdi o borç yapanlar, o Bursa Büyükşehir'i batıranlar gelmişler Bursa'ya çökmüşler. Bozbey'i, ekibini görevden uzaklaştırdılar. Gözaltı süresince, yani seçim yapılana kadar o sürede bile Türkiye'de hiçbir yerde yapmadıkları kayyumu atadılar. O kayyumla ilk yapılan iş, resimler indirildi. Sonra seçim yapıldı. Büyük bir aymazlıkla, Bursa'nın iradesi tecelli etti falan diyorlar. Beceremeyecekler ve eninde sonunda olmayacak bu iş. İşin diğer tarafı Bozbey'i kim suçluyor? Bozbey'i Bursalılar suçlamıyor. Bozbey'i hizmet ettiği dönemdeki ihale alanlar, ihale verenler, müteahhitler falan suçlamıyor. Kim suçluyor? 2 tane kriminal tip suçluyor. Birinin babası gelip, Bozbey'den özür diledi. ‘Benim oğlum madde bağımlısı. Kurtarmak için 17 milyon oradan buradan para buldum. Yine gitti bu işlere bulaştı. Sana bu iftiraları attı' diyor. Birisi madde bağımlısı, öbürü Bursa'nın en büyük dolandırıcısıdır. Ben Bozbey'in iyi ve temiz yönettiğine iknaydım da, ama bu kadar büyük kanıt olmaz artık. Bula bula buldukları 12 sene öncesinden, o günden bugüne 500 kişiyi dolandırmış, evinin önünde miting yaptığı adamlar. Böyle dolandırıcılarla falan muhatabız. Böyle bir kirli adamla, bir bağımlının suçladığı onun lafından içeri attılar. O yüzden bir an önce bu yanlıştan dönüleceğini, hiç değilse Mustafa Bozbey'in öncelikle özgürlüğüne kavuşacağını biliyoruz, bekliyoruz, görüyoruz. Bütün Bursa da bekliyor" diye konuştu. Özel, "Biz dimdik arkadaşlarımızın arkasındayız. Bundan sonraki süreçte de biz buradayız arkadaşlar. Bozbey'in haksızlığa uğradığını bütün Bursa biliyor. Er ya da geç, bir ay sonra çıkar, üç ay sonra çıkar, beş ay sonra çıkar. Aklanacak mı? Elbette aklanacak. Emaneti verirseniz verirsiniz, vermezseniz millet bir daha size Bursa'da sandıktan hiçbir şey göstermez. Burada yapılan iş Bursa'nın menfaatine değildir. Kötü yönetilecek. AK Parti'nin menfaatine değildir. Bedel ödeyecek, ceza kesecek Bursalı ona. Cumhuriyet Halk Partisi bu işten kazançlı çıkar. Bu haksızlığı yapana millet sandıkta hesap sorar" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Özgür Özel ile görüşmeyi düşünüyor musunuz sorusuna verdiği cevabın hatırlatılması üzerine Özel, şunları kaydetti: "Öyle planlanan bir görüşme yok. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın böyle bir görüşme arzusu varsa, o konuda bize doğrudan bir talep iletilirse elbette bu değerlendirilir. Ya da bütün siyasi partilere yönelik bir yaklaşımı olacaksa onda da bence çok gecikmiştir. Bu kadar zorluklar varken, İran savaşı varken, bu kadar ekonomik güçlükler varken, iç cephenin güçlendirilmesi bu kadar mühimken; cumhurbaşkanının bir başına kalması, yalnızlaşması, AK Parti'nin yalnızlaşması hep kendi hataları yüzündendir. Bir kere bu hatayı fark ettilerse doğru bir şey yapmışlardır. Ama bizim Cumhuriyet Halk Partisi'ne gelince; bizden görüşmek isteyen ve ülkenin ortak sorunlarında birlikte hareket etmek isteyenler, bize düşman hukuku uygulamaktan vazgeçecekler. Cumhurbaşkanı Erdoğan dün, 'Ben iktidar partisiyim. Ana muhalefet partisiyle elbette görüşürüm' demiş. Ben de ülkenin birinci partisiyim. İhtiyaç varsa elbette ikinci partiyle görüşürüm. Türkiye'nin her meselesinde, her seferinde söylediğimiz gibi; iş cepheyi güçlendirmekte, savunma sanayinde, Türkiye'nin dış politikasında, hatta keşke mümkün olsa bizim 12 sayfalık bu ekonomik krizden çıkış önerilerimizi bütün partilere götürdük. Cumhurbaşkanı Erdoğan istiyorsa kendilerine de teklif ederiz. Bunların hepsini söyleriz. Ama bu işteki beklentimiz düşman hukuku yaklaşımının sona ermesidir." Anayasa gereğince seçimlerden 30 ay geçtikten ve 1 yıl kalana kadar boşalan sandalye için ara seçim yapıldığını belirten Özel, "Şu anda Türkiye'de Can Atalay'ın durumu bence görevindedir. Ama hapiste tuttukları için sekiz milletvekilliği boştur. Hatay'da, Afyon'da, Kırıkkale'de, Adıyaman'da, Kocaeli'nde, İstanbul birinci bölgede seçim yapılmalıdır. Bu karar bir an önce alınmalıdır. Ben Adalet ve Kalkınma Partisi'ne bu konunun bir an önce yerine getirilmesi gerektiğini söylüyorum. Bütün muhalefetin benimle aynı düşündüğünü 12 parti ziyaretimizden sonra yapılan açıklamalarda duydunuz. Onlar bu seçim bölgelerinin tamamında birinci oldukları halde bu seçimden kaçıyorlar. Çünkü artık milletin desteğini kaybettiklerini görüyorlar. Ancak bu 8 milletvekilliği için son seçimlerde buralarda birinci parti oldukları halde cesaret gösteremiyorlar. Ama ben son seçimlerde, son grup toplantısında şunu önerdim. Siz ara seçim yapmayı kabul edin. Eğer istiyorsanız bu sekiz yerde, ama varsanız genişleterek. Başta benim seçim bölgem Manisa'dan başlayabiliriz. Ben bu özgüveni gösteriyorum. Bursa'da Bozbey'i aldınız. Birinci partiydiniz son seçimlerde değil mi? Bizden çok milletvekiliniz var. Diyorum ki Bursa'da da bir milletvekilliğini biz boşaltırız. Bursa'ya da sandık koyabiliriz. Bakın 8 yapacağız, başka istemiyoruz derlerse 8 anayasal zorunluluk zaten. Ama ben Bursa'ya koymaya, İstanbul birinci ikinci bölgeye koymaya. Bunun yanında örneğin Adana'ya da, Aydın'a sandık koyabiliriz. Bozbey gibi duramadı Aydın. Ya AK Parti'ye geç ya hapse git demişlerdi. AK Parti'ye geçti o. Bunlar için birer milletvekili istifa ettirmeyi de ben üstleniyorum. Ve diyorum ki hatta diyorsanız mümkün olan en geniş çevrede yapalım bunu. Ben Her yerde yaptırıp en geniş ara seçime de varım. Nasıl diyorlarsa. Can Atalay'ı bugün salsınlar. Yedi yetiyor. 7 milletvekili için 6 yerde hemen yapalım. Ne kadar genişletmek istiyorlarsa ben orada varım. Bursa'da da varım. Hodri meydan. AK Parti çok güveniyorsa bak ben istifa ettiriyorum. Birer tane de istifa ettirebiliriz. Ama ben istifa ettireyim. Bursa'ya da sandığı koyalım. Ara seçim yapma iradesini söylesinler ve kaç yerde yapmak istediklerini söylesinler. Yedi için bir şeye gerek yok. Onun dışında saydığım her şeyin arkasındayım. Çok net."

İYİ Parti Bursa'da istifa dalgası: İlçelerde peş peşe ayrılıklar Haber

İYİ Parti Bursa'da istifa dalgası: İlçelerde peş peşe ayrılıklar

Nilüfer İlçe Başkanı Osman Çalışkan, yaşanan sürecin teşkilat iradesine açık bir müdahale olduğunu savundu. İlçe başkanlarının görevden el çektirilmesine karşı çıktıklarını belirten Çalışkan, parti tabanında uzun süredir rahatsızlık bulunduğunu dile getirdi. Çalışkan, il yönetimi sürecinde yaşanan tartışmalara da değinerek, bazı teşkilatlara yönelik baskı ve mobbing uygulandığını öne sürdü. "Uyumsuzluk denilerek yapılanların aslında biat etmeyenleri tasfiye etme çabası olduğunu düşünüyoruz" diyen Çalışkan, görevden almaların parti içi demokrasiye zarar verdiğini ifade etti. "Seçimle gelen seçimle gider" Görevden alma kararlarının gerekçesiz olduğunu savunan Çalışkan, "Seçimle gelenin seçimle gitmesi gerekir. Bu anlayıştan uzaklaşıldığını görüyoruz" ifadelerini kullandı. Sürecin teşkilatlarda güven kaybına yol açtığını belirten Çalışkan, sağlıklı bir çalışma ortamının kalmadığını söyledi. "Sen kaybedeceğin seçime girme" iddiası İYİ Parti Osmangazi İlçe Başkanı Hüseyin Bozkurt Kaplan da dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Seçim süreci öncesinde vekilinin kendisine "Kaybedeceğin seçime girme" dediğini öne süren Kaplan, bu yaklaşımın parti içi demokrasiyle eşleşmediğini ifade eden Kaplan, "Bir teşkilat başkanına ‘aday olma' demek, karşısında duracağını ilan etmektir" diyerek yaşanan sürece tepki gösterdi. Kaplan, yaşananların kişisel değil, teşkilat iradesine yönelik olduğunu savundu. "Baskıyla görevden alındık" iddiası İYİ Parti Mudanya İlçe Başkanı Ersin Erdönmez ise görevden alma sürecine ilişkin çarpıcı iddialar ortaya attı. Ankara'da yapılan görüşmelerde kendisine "uyumsuzluk" gerekçesi sunulduğunu belirten Erdönmez, bu kararın siyasi tercihlerine dayandığını öne sürdü. Erdönmez, bazı yöneticilerin kendi adaylarını desteklemeyen ilçe başkanlarına baskı yaptığını iddia ederek, "Bu bir hak arayışıdır. Uyumsuzluk bahanesi gerçeği yansıtmıyor" dedi. Toplu istifa kararı Yaşanan gelişmelerin ardından bir araya gelen ilçe başkanları, ortak karar alarak görevlerinden ayrıldıklarını duyurdu. Nilüfer İlçe Başkanı Osman Çalışkan ile birlikte Mustafakemalpaşa, Orhaneli ve Büyükorhan ilçe başkanlarının da istifa ettiği belirtildi. Teşkilatlarda yaşanan bu gelişmelerin ardından gözler, Bursa'da parti yapılanmasının nasıl şekilleneceğine çevrildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.