Hava Durumu

#İban

Yeni Marmara Gazetesi - İban haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İban haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İBAN'ları arkadaşıyla paylaştı, babasıyla hapis yattı Haber

İBAN'ları arkadaşıyla paylaştı, babasıyla hapis yattı

Eskişehir'de yaşayan bir kişinin 2020 yılında arkadaşına verdiği kendisinin ve babasının IBAN numaraları iddiasına göre bilgisi dışında dolandırıcılıkta kullanıldı. Haklarında 20 suç dosyası açılan, 400 bin TL borç yükü altına giren A.Ü.,, 71 yaşındaki babasıyla aynı koğuşta hapis yattı. Ankara'nın Polatlı ilçesinde yaşadığı 2020 yılında, A.Ü.'nün (42) iddiasına göre, aynı iş yerinde çalıştığı arkadaşının "Benim banka hesaplarımda bloke var, senin IBAN'ını kullanabilir miyim" demesi üzerine, 71 yaşındaki babası A.Ü. ve kendi IBAN numaralarını bahse konu şahsa verdi. Geçen zaman zarfında A.Ü., hesaplara gelen paraya dokunmadan iş yerinden olan arkadaşına teslim etti. Bir süre sonra IBAN numaralarının bahis ve medyumluk gibi dolandırıcılıkta kullanıldığı belirtilerek A.Ü. ve babasına dava açıldı. Mahkemede şüpheli sıfatıyla yargılanan A.Ü. ve babası A.Ü. tutuklanarak cezaevine gönderildi. 71 yaşındaki babasıyla aynı cezaevinde yattı A.Ü. ve 71 yaşındaki babası toplamda 2 buçuk yıl cezaevinde kaldı. A.Ü. ve babası 2 buçuk yılın 1 yılını Eskişehir H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda aynı koğuşta yattı. Dışarıdaki düzeni tamamen bozulan A.Ü.'nün hayatı altüst oldu. A.Ü.'nün iddiasına göre bahse konu dolandırıcılık davalarında mağdur olan bir müştekinin, asıl şüpheliye dair ses kaydı mahkemeye sunulup analiz yapıldı. Yapılan işlemlerin ardından mahkemece IBAN isteyen şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderilirken, A.Ü. ve babası tahliye edildi. 7 adet dosyasından dolayı 15 yıl hapis yatma ihtimali var Eskişehir'de yeni bir hayat kurmaya ve çalışmaya başlayan A.Ü., babası ve kendi hakkında halen açık olan 20 suç dosyasından dolayı ise tedirgin. Yaşanan dolandırıcılık suçundan dolayı neredeyse her ilde mağdurun olduğunu belirten A.Ü., babasına ve kendisine ait 20 suç dosyasından vatandaşların yaklaşık 400 bin TL'lik mağduriyetleri olduğunu belirtirken, bu parayı nasıl ödeyebileceklerini bilmediğini söyledi. Suç dosyalarından ve görülecek davalarından dolayı A.Ü., 20 yıla kadar hapis yatabileceğine dikkat çekti. "Delil yetersizliğinden serbest kaldı" Başından geçenleri anlatan A.Ü., "2020'de bir kardeşimiz aynı yerde çalıştığımız, arkadaşımız, kardeşimiz dediğimiz bir insan yüzünden bunlar oldu. ‘Hesabımızda bloke var, hesabımıza gelecek parayı bize verir misin' dediğinde, hiçbir menfaat elde etmeden, bir tek sigara bile almadan parasını çekip verdik. Aldım verdim, aldım verdim; hiçbir menfaat elde etmedim. Onun sonrasında suçsuzluğumuzu ispatlayamadık. İsmini ilk başta 'Mehmet' olarak biliyorduk, isminin başka bir isim olduğunu öğrendik. Mahkemelere dedik ki 'bu şahıs' ama delil yetersizliğinden serbest kaldı. Tek şikâyetçisi ben değilim 3-5 kişi var. Bu dolandırıcı zaten 2014'ten beri sabıkaları olan bir şekilde devam ediyor. Mahkemelere çıkıyorum, diyorum ki 'bu şahıs'. Bir mahkemede tanık olarak dinlendi, sanık sıfatına hiç girmedi. Direkt ceza aldım, hüküm yedim. Ondan sonra dosyalar böyle arttıkça, mahkemelerde hakim beyin kanaati ki doğal olarak herkes aynı kanaati kullanabilirdi sabıkasından dolayı 'yapmıştır' olarak ceza yemeye başladık. Yani IBAN mağduru olduğumuzu anlatamadık" dedi. "71 yaşındaki babamla aynı cezaevinde yatmak kötü bir şey" Gerçek şüpheliye ait ses kaydının analiz edilmesinin ardından özgürlüğüne babasıyla kavuşan A.Ü. şöyle konuştu; "En son bir mahkememizde bir müştekinin aldığı ses kaydıyla bu şahıs olduğunu ispatlayabildik ve şahıstan aldığımız ses, analiz raporuna sonrası bu şahıs olduğu anlaşıldı. Hüküm yedi, ben ve babam beraat aldık. Şimdi şu an açıkta 7 tane dosyamız var. Babamın birçok dosyası var, toplam 20 tane dosya diyebiliriz. Yani şimdi şu an UYAP'ı açtığımda insan utanıyor. İnsanın toplum içine çıkabilecek yüzü kalmadı. Şimdi şu an bulunduğumuz bu evde düzen kuruyorum. Cezaevine girdiğimde önceki eşyalarım hep kayboldu, çalındı. 'Hesabımda bloke var abi, bana akrabamdan para gelecek, arkadaşımdan para gelecek' bu şekilde, hesaba 700 TL de geldi, 88 bin TL de. Çok davaya girdim, bu ay benim 5 tane mahkemem var. Şimdi şu an nereden baksanız bir 15-30 yıl yatma ihtimalim var. Tek kandırdığı müşteki ben değilim, mağdur ben değilim. Benim bütün herkese çağrım, kimse kimseye güvenmesin. Güvenilecek hiçbir yan kalmamış. Herkesin bir menfaati, herkesin bir çıkarı var. Kimse çıkarsız kimseye yaklaşmıyor. Eşim perişan oldu, babam perişan oldu. 71 yaşındaki babamla aynı cezaevinde yatmak kötü bir şey." "'Bizim ismimizi verirsen, torunundan başlarız kan çıkacak' diye tehditte bulundular" Oğlu gibi kendi de IBAN mağduru olan 71 yaşındaki ressam A.Ü., "Polatlı tarafında yaşıyordum. Sizler gibi genç insanlar dedi ki, 'Ali dayı, bizim resmimizi yapar mısın' dedi. Ben de 'Yaparım' dedim. Derken bunlarla bayağı bir haşır neşir olduk. Ondan sonra samimi olduk. Daha sonra, 'Bir yemek yemeye gidelim' dediler ben de kabul ettim. Orada yemek yedikten sonra tekrar dışarı çıktık. Dışarı çıktığımızda bana tehditte bulundular. 'Bak eğer bizimle alakalı herhangi bir sorun olursa, eğer bak herhangi bir birisine, polis karakoluna bizim ismimizi verirsen, senin torunundan başlarız, oğlundan en son sana geliriz. Kan çıkacak bunda' dediler. Böyle tehditte bulundular. Ben de çocuklarımın, torunlarımın korkusundan en sonunda, 'Madem öyleyse tamam' dedim. Banka kartlarımı verdim, şifresini verdim. Ben de çok zor durumlarda kaldım. En sonunda cezaevine düşünce mağdur oldum, cezaevinde yattım çıktım. 2 ay sonra tekrar yine cezaevine girdim. Bunların yüzünden. Bu IBAN'dan dolayı. Evet, oğlumla da aynı koğuşta yattım, aynı cezaevinde. KOAH, astım, şeker ve kalp hasatlıkları var bende, yardım bekliyorum" diye konuştu.

Sosyal medyada tanıştığı kişiye IBAN'ını verdi, cezaevine girdi Haber

Sosyal medyada tanıştığı kişiye IBAN'ını verdi, cezaevine girdi

Antalya'da sosyal medya üzerinden tanıştığı bir kişinin banka hesap bilgilerini istemesi üzerine IBAN'ını paylaştığını belirten 4 çocuk annesi Leyla Deniz, hesapları üzerinden dolandırıcılık yapıldığını ileri sürerek mağdurların şikayeti üzerine hapis cezası aldığını söyledi. Hakkında 4 yıl 2 ay hapis cezası verilen ve cezaevinden izinli çıkan Deniz, "Kimse kimseye IBAN'ını vermesin. Gerçekten güvenip kimseye vermesin. Ailesine bile vermesin. Bakın bu kadar net söylüyorum. Kimin ne yapacağı belli değil. Hesap kartını bile vermesin. Ben yandım, kimse yanmasın" dedi. Antalya'da yaşayan 41 yaşındaki 4 çocuk annesi Leyla Deniz, 3 yıl önce sosyal medya üzerinden tanıştığı bir kişinin banka hesap bilgilerini istemesi üzerine IBAN'ını paylaştığını, bu olayın ardından hayatının değiştiğini söyledi. Deniz, sosyal medya üzerinden tanıştığı kişinin banka hesaplarını kullanmak istediğini, kendisini "kötü bir şey olmayacağı" yönünde ikna ettiğini belirterek, bilgilerini paylaşmasının ardından hesapları üzerinden farklı kişilerden para alındığını ve paraların başka hesaplara aktarıldığını iddia etti. Kısa süre sonra söz konusu kişinin sosyal medya hesabını kapattığını, telefon numarasına da ulaşamadığını öne süren Deniz, hesaplarının kendi bilgisi dışında dolandırıcılık olaylarında kullanıldığını savundu. Banka hesapları üzerinden yaklaşık 600 bin TL civarında para hareketi gerçekleştiğini ileri süren Deniz, mağdurların şikayeti üzerine hakkında çok sayıda dava açıldığını, cezaevine girdiğini ve yeni dosyaların gelmeye devam ettiğini anlattı. Yaşadığı sürecin kendisi için büyük bir mağduriyete dönüştüğünü ifade eden Leyla Deniz, hesapları üzerinden gerçekleşen para hareketleri nedeniyle hem hapis hem de adli para cezalarıyla karşı karşıya kaldığını söyledi. Deniz, "600 bin liraya yakın bir mağduriyet durumu var. Mağdurlar parasını istiyor. Ben de ‘Almamışım, yapmamışım, etmemişim. Almadığım, yapmadığım bir parayı nasıl ödeyebilirim?' diyorum. Durumum elverişli olsa, yapmadığım halde bile cezaevine girmemek için öderim ama o da yok. Bu yüzden bu dosyalardan dolayı cezaevi sürecini yaşıyorum" dedi. "Banka hesaplarını kullanacağım, kötü bir şey değil dedi" Sosyal medya üzerinden tanıştığı kişiye güvenerek banka hesap bilgilerini verdiğini aktaran Deniz, söz konusu kişiyle uzun süreli bir tanışıklığının olmadığını belirtti. Deniz, "Banka hesaplarını kullanacağım, kötü bir şey değil dedi, beni inandırdı. Bu yüzden verdim. İnternet üzerinden tanıştığımız, daha diyaloğa bile tam girmediğimiz, sadece normal konuştuğumuz biriydi. Tam olarak tanımıyordum. 2023 yılı Temmuz ayında banka hesap bilgilerimi istedi, ben de güvenerek verdim" ifadelerini kullandı. Banka bilgilerini paylaşmasının ardından hakkında dolandırıcılık dosyalarının açıldığını söyleyen Deniz, "İfadeye çağrıldım. Başkalarının dolandırıldığını, hesaplara para geldiğini, bu hesaplardan para çekildiğini söylediler. Davalar açıldı, hala da açılmaya devam ediyor" dedi. "IBAN benim olduğu için ceza bana geliyor" Hesaplarına aktarılan paraların kendisi tarafından alınmadığını ve kullanılmadığını savunan Deniz, mağdurların, paraların gönderildiği hesapların kendi adına olması nedeniyle kendisinden şikayetçi olduğunu kaydetti. Deniz, "Bu şahısları tanımadığımı, bu paraları çekmediğimi, hiçbir şekilde böyle bir şey yapmadığımı dile getiriyorum. Ama IBAN benim olduğu için ceza bana geliyor" diye konuştu. Şu anda 4 yıl 2 ay hapis cezası aldığı dosya nedeniyle cezaevi sürecinin devam ettiğini belirten Deniz, "Bir dosyada 4 yıl, bir dosyada 4 yıl 2 ay ceza geldi. Mesela bir hesapta 162 bin, bir hesapta 80 bin lira alınmış. Ayrıca küçük paralar da hesaba aktarılmış, daha sonra benim hesabımdan başka hesaplara gönderilmiş. Bu şahıslar ortadan kaybolunca, mağdurlar şikayet edecek kimseyi bulamayınca hesaplar bana ait olduğu için beni şikayet ediyor" ifadelerini kullandı. Deniz, farklı dosyalarda 69 bin, 54 bin, 162 bin ve 172 bin lira gibi para hareketlerinin bulunduğunu öne sürerek, "Paralar benim hesabıma aktarılıyor, benim hesabımdan da başka yerlere gönderilip çekiliyor. O şahıslar kaybolunca ben mağdur duruma düşüyorum ve cezayı ben alıyorum" dedi. "IBAN sizin olunca öyle olmuyor" Sosyal medya üzerinden tanıştığı kişinin takma isim kullandığını ve kendisine artık ulaşamadığını belirten Deniz, "Şahısla sadece internet üzerinden tanışmıştım, takma isim kullanıyordu. Tanısam isim vereceğim. Instagram hesabını silmiş, numarası da yok. Hiçbir şekilde ulaşamıyorum. Ulaşamadığım için de her şey benim başıma kalıyor. Her mahkemeye gittiğimde yapmadığımı, etmediğimi dile getiriyorum. Bu şahıslardan şikayetçi olduğumu söylüyorum ama maalesef IBAN sizin olunca öyle olmuyor" ifadelerini kullandı. "Kimse kimseye IBAN'ını vermesin" Yaşadıklarının başkalarına uyarı olmasını isteyen Leyla Deniz, banka hesap bilgileri ve kartların kesinlikle başkalarıyla paylaşılmaması gerektiğini vurgulayarak, şöyle konuştu: "Kimse kimseye IBAN'ını vermesin. Gerçekten güvenip kimseye vermesin. Ailesine bile vermesin. Bakın bu kadar net söylüyorum. Kimin ne yapacağı belli değil. Hesap kartını bile vermesin. Ben yandım, kimse yanmasın."

Baba ve oğlu sokak ortasında öldüren yaşlı adam: "Keşke dolandırılmasaydım" Haber

Baba ve oğlu sokak ortasında öldüren yaşlı adam: "Keşke dolandırılmasaydım"

Yaşlı adam savunmasında, olay anında kendisine saldırılacağı korkusuyla ateş ettiğini söyleyerek, "Keşke dolandırılmasaydım da bu olay olmasaydı. Kanser hastasıyım, korkumdan böyle eylemde bulundum. Bu olay para için olmadı, para için olsaydı 10 ay beklemezdim, beni öldürecekler sandım" dedi. Olay, 3 Temmuz 2025 yılında Kayacık Mahallesi 220. Cadde'de meydana geldi. Mehmet Canımoğlu (60) ve oğlu Aykut Canımoğlu (30), sokak ortasında İzzet Kalyon'un (76) silahlı saldırısına uğradı. Baba ve oğlu kanlar içinde yerde kalırken, şüpheli olay yerinden kaçtı. Sağlık ekipleri, baba ve oğulun hayatını kaybettiğini tespit etti. İzzet Kalyon ise polis ekipleri tarafından Gölcük ilçesinde yakalanarak gözaltına alındı. İfadesi alınan Kalyon, tutuklanarak cezaevine gönderildi. "1 MİLYON 600 BİN TL'YE ARABAMI SATTIM ANCAK PARAMI VERMEDİ" Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ilk duruşmaya, kasten öldürme suçundan hakkında iki kez müebbet hapis cezası istenen tutuklu sanık İzzet Kalyon (76) ve taraf avukatları katıldı. Savunma yapan Kalyon, maktul Aykut Canımoğlu ile daha önce aynı iş yerinde çalıştıklarını, borçları nedeniyle oğlunun üzerine kayıtlı otomobili 1 milyon 600 bin lira karşılığında kendisine sattığını anlattı. Devir işlemlerinin ardından paranın hesabına yatırılmadığını söyleyen Kalyon, "Notere gidip eşinin üstüne arabayı aldırdı ve bana dekont göstererek oğlumun IBAN'ına parayı attığını gösterdi. Oğlumu aradım ancak kendisine ulaşamadım, dekontu da gösterdiği için kendisine güvendim. Akşam oğlumu aradım ancak hesaba para gelmediğini söyledi. Hemen Aykut'u aradım, paranın hesaba geçmediğini söyledim. Saatin geç olması ve hafta sonu olması sebebiyle paranın havuza düşmüş olabileceğini söyledi. 'Pazartesi para hesabınıza gelir' dedi. Pazartesi de para gelmeyince yine Aykut'u aradım. Adres, isim yanlışlığı gibi sebeplerle paranın geri geldiğini ve başka yere yatırım yaptığını söyleyerek yine 5 gün müsaade istedi" dedi. "BENİ 'PARANI VERECEĞİM' DİYEREK OYALADILAR" Kalyon, savunmasına şöyle devam etti: "Anlaştığımız tarihte yine para gelmeyince bu sefer Aykut'un babası Mehmet'i evine gittim. Durumu anlattım, 'Merak etme, sonraki hafta paranı alırsın' dedi. Bunu da kabul ettim. Yine 1 ay müsaade istediler. Durumumun kötü olduğunu, borcum sebebiyle satışı yaptığımı söyledim ama yine de 1 ay müsaade verdim. Ancak bu şahısların başka kişileri dolandırdığını öğrendim. Ayda bir 'Paranı vereceğim' diyerek beni oyaladılar. Hatta konu hakkında şikayette de bulundum. 10 ay paramı alamadım." "ÖLDÜRÜLECEĞİM KORKUSUYLA ATEŞ ETTİM" Olay günü hastaneye gitmek için yola çıktığında maktul Aykut ve babası Mehmet Canımoğlu ile tesadüfen karşılaştığını öne süren sanık Kalyon, alacağını sorması üzerine taraflar arasında tartışma çıktığını iddia ederek, "Kardeşimle mangala giderken ateş yaptığımız için silahımı da yanıma almıştım. 14 yaşımdan beri silah kullanırım. Aykut ve babasını yolda görünce araçtan inerek yanlarına gittim. 1 hafta önce de mahkememiz vardı, mahkemeye gelmedi. Aykut'a neden duruşmaya gelmediğini sordum. 'Mecbur muyum gelmeye' dedi. 'Gelmeye değil ama paramı gelmeye mecbursun, ne zaman vereceksin?' dedim. 'Şikayette zaten bulunmuşsun, mahkeme paranı versin' dedi. Babası da 'Doğru söylüyor' dedi. 'Kaç kere kapınıza geldim, şimdi öyle mi oldu' dedim. 'Evet' dediler. Aykut'la ben konuşmaya başlayınca Mehmet oğluna 'Bu bela aramaya gelmiş hadi gidelim' diyerek bana karşı küçümser bir dil kullandı. Mehmet beni omzundan çekerek yere düşürdü, sonra ilerledi" ifadelerini kullandı. "KANSER HASTASIYIM" Aykut'un kendisine küfür ettiğini söyleyen İzzet Kalyon, savunmasını şöyle tamamladı: "Aykut 'Bir daha seni burada görmeyeceğim' diyerek küfür, tehdit ve hakaret etti. Ben arabaya doğru giderken Aykut üstüme yürüyerek elini belini attı. Ben de belimden silahı çıkararak ateş ettim. Babası ve kendisinin silah taşıdığını bildiğim için bana zarar vereceklerinden korktum. Mehmet de elinde bir şeyle üzerime yürüyünce korkarak ona da ateş ettim. Şuurumu kaybettim. Silahım tutukluluk etmiş, kendimi de vurabilirdim. Keşke dolandırılmasaydım da bu olay olmasaydı. Kanser hastasıyım. Korkumdan böyle eylemde bulundum, nasıl oldu ben de bilmiyorum. Bu olay para için olmadı, para için olsaydı 10 ay beklemezdim, beni öldürecekler diye korktum. Can almak o kadar kolay değil" dedi. Savunmaların ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, kanser hastası olduğunu belirten sanığın sağlık durumuna ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasına ve maktullere ait olduğu iddia edilen silahların varlığının araştırılmasına karar vererek, sanığın tutukluluk halinin devamına hükmetti. Duruşma ertelendi.

Kuzenine IBAN verdi cezaevine girdi Haber

Kuzenine IBAN verdi cezaevine girdi

Terzilik yapan 22 yaşındaki Arzu Aydın, iddiaya göre 2023 yılında kuzenine IBAN numarasını verdiği gerekçesiyle hakkında açılan davalar sonucu 3 yıl 2 ay 3 gün hapis cezasına çarptırıldı. 28 Ekim 2025'te cezaevine giren Aydın'ın 14 ayrı dosyasının bulunduğu, bir dosyadan ise istinaf aşamasında 2 yıl 2 ay hapis cezası aldığı öğrenildi.Genç kadının kas erimesi hastalığı nedeniyle yüzde 50 fiziksel engelli annesi Türkan Budak (44), kızının mağdur olduğunu savundu. "KUZENİNE IBAN VERDİ CEZAEVİNE GİRDİ" Eşinden bir süre önce ayrılan anne Budak, kızının iyi niyetinin kurbanı olduğunu öne sürerek, "Benim kızım 2023 yılında kuzenine güvenip IBAN'ını verdi. Kızımın adına o IBAN nedeniyle tam 15 dava açıldı. Bir davadan 3 yıl 2 ay ceza aldı. Evden alıp götürdüler. 1 ay Tarsus Kapalı Cezaevi'nde kaldı. Şu an Karataş Kadın Cezaevi'nde yatıyor. Çok zor süreçlerden geçiyorum. Küçük kızım lupus, ben ise kas hastasıyım. Bu mağduriyetin giderilmesini istiyoruz" dedi. "BU GENÇLERE YAZIK OLMASIN" Kızının istinafta da 2 yıl 2 ay cezası olduğunu ifade eden anne Budak, "İnşallah öyle bir şey gelmez. O da olursa artık ben kaldıramam. Bu gençlere yazık olmasın. Kızımın adına dolandırıcılık yapılmış. Büyük mağduriyetler yok. Zararı olanlar yüksek miktar istemelerine rağmen yolladım. Borç içine girdim ama yeter ki kızım kurtulsun" diye konuştu. "İNSANIN EVLADINA EL UZATAMAMASI EN ZOR ŞEY" Yürüme zorluğu çektiğini söyleyen anne Budak, "Benim elim ayağım oydu. Yemeğimi dahi kızım hazırlardı. Genç kız boynu bükük kalmasın diye her hafta görüşe gidiyorum. Cezaevinde onu görünce çok kötü hissediyorum. Onu ardımda, o kapının arkasında bırakıp gelmek çok zor oluyor. İnsanın evladına el uzatamaması en zor şey. Allah kimseye evlat acısı yaşatmasın. Kızım 19 yaşında bir cahillik yaptı. Onun bu cahilliği hepimize mal oldu" diyerek gözyaşlarına boğuldu.

Arkadaşına güvendi başına gelmeyen kalmadı Haber

Arkadaşına güvendi başına gelmeyen kalmadı

Adana'da yaşayan 23 yaşındaki Özlem Develi, iddiaya göre 2023 yılında dershaneye giderken M.D. ile arkadaş oldu. M.D., Özlem Develi'nin güvenini kazanıp genç kıza, ‘Ben ticaret yapıyorum. Hesaplarım bloke oldu, kısa bir süreliğine bana IBAN'ını kullandırır mısın?' teklifinde bulundu. Develi, özel bir bankadan hesap açıp arkadaşının kullanması için verdi. Bu süreçte M.D.'nin dershaneye gelmemesinden şüphelenen Develi, 15 gün sonra karakoldan çağrılarak, hakkında dolandırıcılıktan işlem yapılıp dava açıldı. Genç kız durumu polis ekiplerine anlatıp M.D. hakkında şikayetçi oldu ve ardından bankadaki hesabını kapattırdı. M.D.'nin hesap kapatılmadan önce sosyal medya platformlarından çekiliş düzenleyip kazanan kişilerden para talep ettiği ortaya çıktı. Parayı ödeyen ancak çekilişten kazandığı ürünleri alamayan kişiler ise Özlem Develi hakkında şikayetçi oldu. Develi, geçtiğimiz haziran ayında cezaevine girdi. Bir süre cezaevinde kaldıktan sonra çıkan genç kız, geçtiğimiz hafta Burdur 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen bir dava sonucu 4 yıl 5 ay hapis cezası ve 149 bin 960 TL idari para cezası aldı. Hakkında açılan 20 davadan 11'inin ülke genelindeki çeşitli mahkemelerde sürdüğünü söyleyen Özlem Develi, M.D. hakkında şikayetçi olduğu için M.D. ve çevresindekilerin tehditlerine maruz kaldığını, M.D.'nin "Seni sabah evinden terörist diye aldırırım. Gel bu işin parçası ol, 2 bin lira harçlık al, seninle çalışmaya devam edeyim. Güzel bir kızsın, gel tatlıya bağlayalım" şeklinde kendisine mesaj attığını söyledi. "Şikayetçi oldum, beni tehdit ettiler" Yaşadığı tüm zorluklara rağmen üniversiteye giden ve bilgisayar programcılığı bölümünden mezun olan genç kız, hakkında kesinleşmiş hapis cezası ve aranması olduğu için diplomasını almaya gidemediğini söyledi. Yaşadıklarını gözyaşlarıyla İHA muhabirine anlatan Özlem Develi, "Arkadaşım, ticaretle uğraştığını söyleyip hesaplarının blokeli olduğunu anlattı. Benden hesabımı kullanmayı istedi, ben de güvendim. Ancak insanları dolandırmış. Ben hepsini karakolda öğrendim. Şikayetçi oldum. Beni tehdit ettiler, ‘Seni terörist diye evden aldırırız' dediler. Bu işi yapanlara hiçbir şey olmuyor. Şu an 3-4 cezam istinafta, bir tanesi kesinleşti. Yakaladıklarında alacaklar. İnsanları ben dolandırmadığım halde benden şikayetçi oluyorlar ve ceza alıyorum" dedi. Hayatının karardığını, diplomasını dahi alamadığını belirten Develi, "Üniversiteyi bitirdim, diplomamı alamıyorum. Hayatımı mahvettiler, işe giremiyorum. Hakkımda yakalama kararı var ve diplomayı almaya gidersem beni orada alırlar, gidemiyorum. Ben suçsuz yere cezaevine girdim. Yapmadığım halde cezasını ben çekiyorum. Kurban Bayramı'ndan önce 15 gün cezaevinde kaldım. Bunları ben çekiyorum, bunlara hiçbir şey olmuyor" diye konuştu. "Kızımın ağır cezada davaları sürüyor" Baba Ahmet Develi ise kızının hayatının karardığını belirterek, "Kızım güvenip arkadaşına IBAN'ını verdi, o da onu dolandırdı. Şu anda kızımın ağır cezada davaları sürüyor. Çaresiz durumdayız. Bu çocuğa yol gösterilsin, gençliğine yazık. Kızım suçsuz" diyerek gözyaşlarına boğuldu.

Askere gidecekti, hesabına gelen para yüzünden cezaevine girme riskiyle karşı karşıya Haber

Askere gidecekti, hesabına gelen para yüzünden cezaevine girme riskiyle karşı karşıya

Bursa'da oto yıkama ve araç kiralama işleriyle geçimini sağlayan Oktay Yanık, IBAN yoluyla ödeme kabul ederek dolandırıcıların tuzağına düştü. Eylül ayında askere gitmeyi bekleyen Yanık, cezaevine girme riskiyle karşı karşıya kaldı.   Bursa'da araç kiralama ve oto yıkama işi yapan Oktay Yanık, müşterilerinden ödemelerini IBAN üzerinden aldı. Nitelikli dolandırıcılık yaparak kazanç elde eden şahıslar, paralarını aklamak için Yanık'ı kullandı. Araç kiralama ve oto yıkama gibi çeşitli hizmetler alarak dolandırıcılıktan kazandıkları parayı Yanık'ın banka hesabına atan şahıslar, kayıplara karıştı. Yanık ise evine gelen mahkeme kağıdıyla hayatının şokunu yaşadı. Kendi adına birçok dava açıldığını öğrenen Yanık, devam eden mahkemeleri nedeniyle eylül ayında gitmesi gereken vatani görevi yerine cezaevine girebileceğini söyledi.  "Sürekli cezaevine girip çıkıyorum"  Müşterilerinin aslında dolandırıcı olduğunu evine gelen mahkeme kağıdıyla anladığını söyleyen Yanık, "Bir araç kiralama ve yıkama firmasında çalıştığımız dönemde IBAN üzerinden ödeme alıyorduk. Bizim hesabımıza para gönderen şahıslar aslında dolandırıcıymış. Bu konudan dolayı bana ceza dosyaları geliyor. Bu nedenden dolayı da askerliğimizi yapamıyoruz. Dolandırıcılar dükkanımıza gelip araç yıkama ve kiralama hizmeti alarak birkaç sefer banka hesabımıza para gönderdiler. Bize gönderdikleri paralar ise başka kişilerden nitelikli dolandırıcılık yaparak elde ettiği gelirler. Adımıza dava açılınca bunu fark ettik. Savcılığa ifademizi verdik. Dava sürecinden dolayı gitmem gereken vatan görevime gidemiyorum. Sadece bir tane değil birçok yerden sürekli ceza dosyası geliyor. Sürekli cezaevine girip çıkıyorum" şeklinde konuştu. 

IBAN Dolandırıcılığı Duyanları Bile Hayrete Düşürdü Haber

IBAN Dolandırıcılığı Duyanları Bile Hayrete Düşürdü

Sivas’ta yaşanan iki IBAN dolandırıcılığı duyanları bile hayrete düşürdü. Koyunlarını satan besici hem koyunlarından oldu hem de koyunların bedeli kadar borçlandı.  Sivas’ta yaşanan iki olay, vatandaşları dolandırıcılık yöntemlerine karşı bir kez daha uyardı. Koyunlarını satan bir besici, satış bedelini alıcıdan IBAN üzerinden aldı. Ancak alıcının para transferi sırasında “borç verilen” açıklaması yazması, besiciyi beklenmedik bir sorunla karşı karşıya bıraktı. Dolandırıcı yaklaşık 1.5 yıl sonra koyunlarını satın aldığı besiciye icra takibi başlattı. Bu durum karşısında adeta şoke olan besici savcılığa suç duyurusunda bulundu. Başka bir olayda ise işveren işçisinin parasını IBAN üzerinden “borç verilen” olarak ödedikten sonra işten ayrılmasının akabinde işçisine icra takibi başlattı. Bu iki olayların ardından hukukçular, vatandaşları para transferlerinde dikkatli olmaları konusunda uyardı. Son zamanlarda artan IBAN dolandırıcılığı vakalarına dikkat çeken Avukat Kürşat Hardal, vatandaşların banka hesaplarına gelen para transferlerinin açıklamalarını mutlaka kontrol etmeleri gerektiğini belirtti. Hardal, yanlış ya da yanıltıcı açıklamalar nedeniyle çok sayıda hak kaybı yaşandığını ve bu durumun kötü niyetli kişiler tarafından suiistimal edildiğini ifade etti.  “IBAN’a gelen paraların açıklama kısmına mutlaka bakılmalı”  Avukat Kürşat Hardal, IBAN’a atılan paraların açıklama kısmına mutlaka bakılması gerektiğini ifade ederek, “ Son zamanlarda bu durum çok karşılaşılan bir durum oldu. Bu da şundan kaynaklı, vatandaşlarımız banka hesabına gelen paraların açıklamalarına dekont açıklamalarına hiçbir şekilde bakmıyorlar. Normalde bakmaları gerekiyor. Bu çok büyük hak kayıplarına sebebiyet verebilir. Bu hususu şöyle örneklendirmek istiyorum. Ben bir alacak verecek noktasında birine ödeme yaparken şunun ödemesidir diye yazmak noktasında hem vergisel noktada çok önemli hem de bana geldiğinde o ücret açıklamaya baktığın takdirde “borç verilen, borç veriyorum” şeklinde bir açıklama varsa iki gün sonra icralık bir durumla karşı karşıya kalınabiliyor” dedi.  Bir buçuk yıl sonra gelen bilgiyle şoke oldu  Hardal, IBAN dolandırıcılığı kapsamında bir besicinin dolandırılmaya çalışıldığını söyleyerek, “Örneklendirecek olursak şöyle bir durum var. Bir müvekkilimiz hayvan alım satımı noktasında, hayvanlarını satıyor. Ancak ödemeler parça parça olacak şekilde “borç verilen” açıklamasıyla müvekkilimin hesabına gönderiliyor. Müvekkilim bu açıklamalar hiçbir şekilde bakmıyor. Aradan bir yıl bir buçuk yıl geçiyor. Bu zaman diliminden sonra bir bakıyor ki icra takibi başlatılmış. Ve normalde kendi mallarının ücreti olan paraları borçluymuş gibi icraya konulmuş. Bu durumda da hak kayıplarına sebebiyet veriliyor. Biz bu dosyamızda icra takibine itiraz ettik. Döndük savcılığa suç duyurusunda bulunup dolandırıcılık kapsamında değerlendirilmesini talep ettik. Ve yargı makamları da bunun nitelikli dolandırıcılık olduğunu belirterekten ceza davası şu anda yürümekte. Tazminat dosyası noktasında da itirazının iptali davası açtı. Bu davayı da kazandık. Herhangi bir hak kaybına sebebiyet vermedik. Çünkü burada temel tespit bu paranın borç olarak mı verildi? Yoksa bir şeyin ödemesi olarak mı verildi? Genelde insanlarımız bunu kötü niyetle kullanıyor ve son zaman IBAN dolandırıcılığı kapsamında bu açıklamalar önem arz ediyor” şeklinde konuştu.  Sıkıntılı durumda para anında iade edilmeli  Hardal, IBAN’a gelen paranın açıklama kısmında aykırı durumların olması halinde paranın açıklamalı bir şekilde iade edilmesi gerektiğine değinerek, “Banka hesabınıza bir para geldiği takdirde, açıklama kısmına özellikle bakılması gerekiyor. Daha sonradan icra takibi başlatılırsa bu “borç verilen” açıklaması kapsamında ya da “borç veriyorum” açıklaması kapsamında eğer böyle bir borcunuz yoksa kesinlikle itiraz edilmesi gerekiyor. Ancak şunu da unutmamak gerekiyor. Şu anda yazılı delile yazılı delil ispat zorunluluğumuz var. Bu kapsamda elinizde var olan bütün delilleri ve tanıkları kesinlikle bildirilmesi gerekiyor. Ayrıca bu “borç veriyorum” açıklamasıyla normalde bir ödeme yapılıp da “borç veriyorum” açıklaması yapmak ve bunun akabinde icra takibi başlatıp dava başlatmak nitelikli dolandırıcılık kapsamına giriyor. Bu hususlarda tek yapmaları gereken şey şu tarafınıza herhangi bir para geliyorsa dekont açıklamasını özellikle bakmaları, herhangi bir sıkıntılı durum varsa parayı anında açıklamalı bir şekilde iade etmeleri en sağlıklı yol. Bir örnek anlatmıştım hayvan alım satımı noktasında. Hayvanların ücreti borç verilen açıklamasıyla gönderilmiş. Başka bir karşılaştığımız olayda ise işveren işçisinin parasını öderken borç verilen olarak ödedikten sonra işten ayrılmasının akabinde işçisine icra takibi başlatmış. Bu gibi durumlarla karşılaşmamak için kesinlikle IBAN’nınıza gelen paraların açıklamalarına dikkat edin” ifadelerini kullandı. 

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.