Hava Durumu

#İhracat

Yeni Marmara Gazetesi - İhracat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İhracat haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kök ceviz saplı bıçakları Japonya dahil 11 ülkeye ihraç etti Haber

Kök ceviz saplı bıçakları Japonya dahil 11 ülkeye ihraç etti

İmalathanesinde tasarımından bilemesine kadar tüm üretim süreçlerini üstlenen Adem Çoban, çiftliklerdeki büyükbaş hayvanların tırnak bakımını kolaylaştırmak için özel bir tırnak bıçağı (suntraç) geliştirdi. Büyükbaş hayvanlarda uzayan tırnakların strese ve verim kaybına yol açmasını önlemek amacıyla tasarlanan ürün, Türk Patent ve Marka Kurumunca tescillendi. Alman karbon çeliğinden üretilen ve özel açısı sayesinde hayvanın ayağını kanatmadan konforlu kesim sağlayan tescilli bıçak, Türkiye genelindeki çiftliklere gönderiliyor. Bıçakçılık faaliyetlerini geniş bir yelpazede sürdüren Çoban; kasaplar, şefler, kampçılar ve hayvancılık sektörü için baştan sona kendi tasarladığı ürünleri imal ediyor. Bıçak saplarında ağırlıklı olarak kök ceviz kullanan usta, Almanya, İspanya ve İsveç gibi ülkelerin yanı sıra bıçak kültürünün merkezi sayılan Japonya'ya kadar 11 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Tescilli tırnak bıçağı hayvana zarar vermeden bakım sağlıyor Geliştirdiği tırnak bıçağının çalışma prensibini ve kullanım kolaylığını aktaran Adem Çoban, tasarım sürecini şu sözlerle dile getirdi: "Çiftliklerdeki büyükbaş hayvanların tırnakları uzadığında hayvan strese giriyor, yem yemiyor ve zayıflıyor. Piyasada bulunan düz bıçaklar çekme esnasında tırnağa dalarak hayvana zarar verebiliyor ve kanatabiliyordu. Biz açılarını özel olarak hesaplayarak kullanım formu konforlu bir tasarım oluşturduk. Çekildiği zaman tırnağı düz bir hâle getirerek hayvana acı çektirmeden bakım imkânı sağlıyor. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tasarımı onaylanarak tescillendi. Ağır hizmet şartlarına uygun olması için yüksek sertlikte Alman karbon çeliği kullandık. Kırılma yapmayan, bilemesi kolay ve kesimi rahat bu ürünümüzü Türkiye'nin her yerindeki çiftliklere ulaştırıyoruz." Bıçakçılığın merkezi Japonya'ya Türk kasap bıçağı ihraç ettik İmalathanelerindeki üretim süreçlerini ve yurt dışı pazarlarındaki başarılarını anlatan Çoban, sözlerini şöyle sürdürdü: "8 senedir bıçakçılık mesleğini sürdürüyoruz. Tasarımları, çizimleri, sap montajları ve bilemeleri baştan sona bize ait. Bıçak saplarında genellikle kök ceviz tercih ediyoruz. Üretimlerimizi aracı olmadan doğrudan kullanıcıya ulaştırıyoruz. Almanya, İspanya, İsveç ve Japonya'nın da aralarında bulunduğu 11 ülkeye ürün gönderdik. Bıçak kültürüne yön veren Japonya'ya gönderdiğimiz kasap bıçağımız çok beğenildi; belki de ülkemizden Japonya'ya giden ilk kasap bıçağı oldu. Kendi tasarımlarımızla Türk bıçakçılığını dünyada temsil etmekten gurur duyuyoruz."

50 yıllık arıcı emekli başgardiyan 20 yıldır Avrupa'ya bal gönderiyor Haber

50 yıllık arıcı emekli başgardiyan 20 yıldır Avrupa'ya bal gönderiyor

Gündüzleri cezaevinde görev yaparken akşamları ve izin günlerinde arılığının yolunu tutan emekli gardiyan, Karacabey'den aldığı 25 kovanla hobi olarak başladığı üretimi yarım asırlık bir birikime dönüştürdü. Mahallesinde arıcılığı başlatan ilk isim olan ve günümüzde bölgedeki diğer üreticilerin hocalığını yapan Kurtçu, eşiyle birlikte 160 kovanında karaçalı, kekik ve dağ fesleğeni balı üretiyor. Yıllık 800 kilogram ile 1 ton arasında elde ettiği katkısız balları İngiltere ve Avusturya'ya ulaştıran emektar üretici, doğal ve dürüst üretim ilkesiyle çevresine örnek oluyor. Gardiyanlık yıllarında mesai sonrası arılarının başına geçti Arıcılık yolculuğunun başlangıcını ve meslek hayatıyla birlikte yürüttüğü zorlu çalışma temposunu anlatan Hayrettin Kurtçu, o günleri şu sözlerle dile getirdi:"Aşağı yukarı 50 yıldır arıcılıkla uğraşıyorum. Karacabey'den aldığım 25 katlı kovanla hobi olarak başladım, zamanla kovan sayısını 160'a çıkardım. Memurken cezaevinde başgardiyandım. Yıllık bir aylık iznimi hep mayıs ayında kullanır, eşimi ve torunlarımı arıların başına getirirdim. Onlar oğulları toplarken ben çalışmaya devam ederdim. Cumartesi ve pazar günleri ile akşam saat 5'te işten çıktıktan sonra hemen buraya gelir, yapılması gereken işleri yapardım. Her gün aynı gayretle devam ettik." İngiltere ve Avusturya'ya 20 yıldır ihraç ediliyor Ürettikleri doğal ürünlerin Avrupa'da laboratuvar analizlerinden başarıyla geçtiğini vurgulayan Kurtçu, ihracat sürecine ilişkin şunları kaydetti: "Zamanla dışarıya da açılmaya başladık. İngiltere'deki tanıdıklarımıza Yalovalı bir tır şoförü vasıtasıyla bal gönderiyorum. Avusturya'ya ise 20 yıldır her sene 80, 100, 120 kilogram civarında petek bal götüren sabit bir müşterim var. Götürdükleri ülkelerde laboratuvarlarda inceletmişler; tertemiz, katkısız ve doğal çıkınca her yıl gelip almaya başladılar. Burada ürettiğimiz ürün tamamen karaçalı, kekik ve dağ fesleğeni balıdır." Mahallenin ilk arıcısı ve usta hocası oldu Mahallede bu işin öncüsü olduğunu ve eşiyle birlikte helal kazancı ilke edindiklerini belirten Kurtçu, sözlerini şöyle tamamladı: "Köyde arıcılığa ilk ben başladım, benden sonra 6-7 kişi daha bu işle ilgilenmeye başladı. Şimdi onların en ustası ve hocası benim. Yüksek kalitede yıllık 800 kilo ile 1 ton arası bal üretiyoruz. Bizde sahte ya da şekerli fazla bal olmaz, Allah ne verdiyse onu alırız. Eşim bana her zaman 'Hayrettin, bu dünyada ölüm var. İnsanlar hastasına şifa olsun diye senden bal alıyor, bunu helal ye' der. Biz eş başa verip bu işi yapıyoruz. Allah bize az versin ama helal versin. 75 yaşına geldim, dürüstlükten vazgeçmem."

HasTavuk, Suudi Arabistan'daki dev gıda fuarında Türk tavukçuluğunu temsil etti Haber

HasTavuk, Suudi Arabistan'daki dev gıda fuarında Türk tavukçuluğunu temsil etti

27 Eylül'de başlayan ve 29 Eylül'e kadar devam eden organizasyon, küresel gıda sektörünün liderlerini, üreticilerini ve yatırımcılarını aynı çatı altında buluşturdu. Körfez bölgesinin en büyük gıda ticaret platformlarından biri olarak gösterilen fuarda HasTavuk, ürün kalitesi ve ihracat vizyonuyla öne çıktı. Fuarda açtığı stantta yeni nesil ürünlerini ve inovatif çözümlerini sergileyen HasTavuk, ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Firma yetkilileri, sürdürülebilir gıda teknolojileri, güvenilir üretim süreçleri ve yüksek kalite standartlarıyla hazırlanan ürünler hakkında katılımcılara bilgi verdi. Uluslararası alıcılar, distribütörler ve sektör profesyonelleriyle önemli temaslar gerçekleştiren HasTavuk, fuar boyunca yeni iş birlikleri geliştirme ve ihracat ağını genişletme fırsatı yakaladı. Özellikle Körfez pazarındaki büyüme hedefleri doğrultusunda gerçekleştirilen görüşmelerin verimli geçtiği belirtildi. Küresel gıda sektörünün geleceğine yön veren trendlerin ele alındığı The Saudi Food Show 2026'da HasTavuk'un sergilediği ürünler ve yenilikçi yaklaşımı, Türk gıda sanayisinin uluslararası alandaki gücünü bir kez daha ortaya koydu. Yetkililer, fuarın hem yeni pazarlara ulaşmak hem de Türk gıda sektörünün rekabet gücünü dünyaya tanıtmak açısından önemli bir platform olduğunu ifade etti. HasTavuk'un uluslararası organizasyondaki başarılı performansı ise ziyaretçilerden tam not aldı.

Marmarabirlik’te 2026/2027 sezonu rekolte süreci başladı Haber

Marmarabirlik’te 2026/2027 sezonu rekolte süreci başladı

2026 yılı zeytin rekoltesinin belirlenmesine yönelik Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonundaki saha çalışmaları 28 Temmuz 2026 tarihinde başlatıldı. Türkiye genelinde zeytin üretimi yapılan 41 ilde, 370 teknik personel ve yöneticinin katılımıyla yürütülen çalışmalar devam ederken, Marmarabirlik de faaliyet bölgesindeki ortaklarından rekolte beyanlarını almaya başladı. Rekolte beyanları 23 Ekim’de sona erecek Üreticilerin bağlı bulundukları kooperatiflere rekolte beyannamelerini 23 Ekim 2026 Cuma günü mesai saati sonuna kadar vermeleri gerektiğini hatırlatan Yıldız, beyanların Marmarabirlik’in sezon planlamasında temel verilerden biri olduğunu ifade ederek, "Rekolte beyanları, Marmarabirlik’in yalnızca ürün alım miktarının değil, sezon boyunca ihtiyaç duyacağı depolama, işleme, lojistik ve finansman kapasitesinin de önceden planlanmasına imkan sağlıyor. Bu nedenle ortaklarımızdan beklentimiz, arazilerindeki gerçek üretim miktarını dikkate alarak doğru ve gerçekçi beyanda bulunmalarıdır" diye konuştu. Yıldız, rekolte beyannamesi vermeyen ortaklardan ürün alımına ilişkin uygulamanın da üreticiler tarafından dikkate alınması gerektiğini belirtti. Alım planı birden fazla verinin birlikte değerlendirilmesiyle oluşturulacak Marmarabirlik’in sezon planlamasında yalnızca ortaklardan gelen rekolte beyanlarının değil, bölgesel ve ülke genelindeki rekolte, ürünün kalite ve dane yapısı, iç ve dış piyasa şartları ile Birliğin kapasitesinin birlikte değerlendirileceğini belirten Yıldız, kesinleşmemiş rakamlar üzerinden değerlendirme yapılmasının doğru olmadığını söyledi. Yıldız sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Şu anda hem Bakanlığımızın saha çalışmalarını hem de ortaklarımızdan gelen rekolte beyanlarını takip ediyoruz. Süreç tamamlandığında daha net bir tablo ortaya çıkacak. Alım planımızı tek bir veriye bakarak değil, bütün göstergeleri birlikte değerlendirerek oluşturacağız." "Ekonomik şartları da dikkate alacağız" Yeni sezonla ilgili kararların yalnızca rekolte miktarı üzerinden alınmayacağını ifade eden Yıldız, üretim maliyetleri, iç ve dış piyasa şartları, tüketim, ihracat imkanları ve Marmarabirlik’in mali yapısının birlikte değerlendirileceğini söyledi. Yıldız, "İçinde bulunduğumuz ekonomik konjonktürde bütün göstergeleri birlikte değerlendirmek gerekiyor. Üreticimizin emeğini korurken Marmarabirlik’in mali yapısını ve gelecek yıllardaki hareket kabiliyetini de güvence altında tutacak bir planlama yapacağız" dedi. Marmarabirlik’in 2025 yılında yaklaşık 6,8 milyar TL net ciro ve 35 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiğini hatırlatan Yıldız, Birliğin yeni sezona yönelik hazırlıklarını sürdürdüğünü belirtti. "Üreticimiz resmi açıklamaları takip etsin" Sezon öncesinde farklı rakam ve yorumların gündeme gelebildiğine dikkat çeken Ali Yıldız, üreticilerin rekolte ve ürün alım sürecine ilişkin bilgileri Marmarabirlik ve bağlı kooperatiflerin resmi açıklamalarından takip etmelerinin önem taşıdığını ifade etti. Yıldız sözlerini şöyle tamamladı: "Üreticimizin kafasında soru işareti kalmasını istemiyoruz. Rekolte beyan sürecinin tarihleri belli, saha çalışmaları devam ediyor. Veriler tamamlandığında ortaya çıkan tabloyu bütün yönleriyle değerlendireceğiz ve üreticimizi ilgilendiren konularda gerekli açıklamaları zamanında yapacağız. Marmarabirlik olarak doğru veriye dayalı, üreticimizin emeğini ve Birliğimizin sürdürülebilirliğini gözeten bir anlayışla hareket edeceğiz."

Başkan Burkay’dan ayakkabıcılara alım heyeti ve UR-GE müjdesi Haber

Başkan Burkay’dan ayakkabıcılara alım heyeti ve UR-GE müjdesi

İbrahim Burkay, BTSO 33. Meslek Komitesi Çalışma Grubu ile birlikte Gençosman Ayakkabıcılar Çarşısı’nda sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Ramazan Kuneroğlu, Kuddusi Çetin, Veys Faruk Balkanoğlu, Mehmet Demir, Murat Güler’in de yer aldığı BTSO 33. Meslek Komitesi Çalışma Grubu üyeleri ve çok sayıda sektör temsilcisinin katılımıyla gerçekleştirilen buluşmada, ayakkabı ve saraciye sektörünün üretim, ihracat, insan kaynağı ve ticaret altyapısını güçlendirmeye yönelik BTSO’nun 2030 Vizyonu kapsamındaki eylem planı paylaşıldı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa’nın köklü üretim kültürünün önemli parçalarından biri olan ayakkabı ve saraciye sektörünün yeni dönemde daha güçlü bir ticaret ve ihracat yapısına kavuşmasını hedeflediklerini söyledi. Sektör temsilcilerinin görüş ve beklentileri doğrultusunda kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini belirten Başkan Burkay, "BTSO 33. Meslek Komitesi Çalışma Grubumuzla birlikte sektörümüzün geleceğine ilişkin önemli bir yol haritası oluşturduk. 2030 Vizyonumuz kapsamında üreticilerimizin yeni pazarlara açılmasını, ticaret hacimlerini büyütmesini, nitelikli insan kaynağına erişimini ve modern ticaret altyapısına kavuşmasını sağlayacak adımları hızla hayata geçireceğiz" dedi. Sektörün ticaret hacmini artırmak amacıyla Ticari Safari Projesi kapsamında önemli bir organizasyona hazırlandıklarını açıklayan Burkay, "Kasım ayında Gençosman Ayakkabıcılar Çarşımızı yurt içi ve yurt dışından 250 kişilik güçlü bir alım heyetiyle buluşturacağız. Alıcılarımızı doğrudan sektörümüzün üreticileriyle bir araya getirerek yeni ticaret bağlantılarının kurulmasını hedefliyoruz. Gençosman’ın ticaret hareketliliğini yeniden güçlendirecek bu buluşmayı sektörümüz adına önemli bir başlangıç olarak görüyoruz" ifadelerini kullandı. BTSO’nun Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürüttüğü UR-GE projelerinin sektörlerin ihracat kabiliyetine önemli katkılar sağladığını belirten Burkay, ayakkabı ve saraciye sektörünün de bu imkânlardan yararlanmasını sağlayacaklarını söyledi. Başkan Burkay, "Firmalarımızın ihracat yolculuğunda yanlarında olacağız. UR-GE çalışmalarımızla özellikle Afrika ve Balkan pazarlarına yönelik yurt dışı pazarlama faaliyetlerimize hız vereceğiz. Üreticilerimizi hedef pazarlardaki alıcılarla doğrudan buluşturarak Bursa’dan dünyaya uzanan yeni ticaret kanalları oluşturacağız" dedi. Ayakkabı ve saraciye sektörünün en önemli gündemlerinden birinin nitelikli insan kaynağı olduğunu ifade eden Burkay, mesleki eğitim konusunda da kapsamlı çalışmalar gerçekleştireceklerini kaydetti. Ayakkabı, saraciye, kalıp ve model hazırlama alanlarında çıraklık eğitimlerinin güçlendirileceğini belirten Burkay, "Sektörlerimizin geleceğini konuşurken insan kaynağını ayrı değerlendiremeyiz. Usta-çırak kültürümüzü yeni nesil eğitim modelleriyle desteklemek ve sektörümüzün ihtiyaç duyduğu nitelikli çalışanları yetiştirmek istiyoruz. BTSO olarak sahip olduğumuz eğitim altyapısını bu alanda da sektörümüzün hizmetine sunacağız" diye konuştu. Sektörün uzun vadeli gelişimi açısından en önemli adımlardan birinin TEKNOSAB Organize Ticaret Bölgesi’nde hayata geçirilmesi planlanan Ayakkabıcılar Organize Ticaret Bölgesi olduğunu ifade eden Başkan Burkay, projenin sektörün üretim ve ticaret kapasitesine yeni bir boyut kazandıracağını söyledi. İbrahim Burkay, "Ayakkabıcılar Organize Ticaret Bölgesi ile sektörümüzü modern ticaret, lojistik ve üretim altyapısıyla buluşturmayı hedefliyoruz. Firmalarımızın ölçek büyütebileceği, daha güçlü ticaret yapabileceği ve küresel pazarlara daha rahat ulaşabileceği yeni bir yapı oluşturacağız. Üretim gücümüzü ihracatla, nitelikli insan kaynağımızı güçlü bir ticari altyapıyla buluşturarak ayakkabı sektörümüzün Bursa ekonomisindeki yerini daha da güçlendireceğiz" şeklinde konuştu. Gençosman Ayakkabıcılar Çarşısı’nın Bursa’nın ticaret hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Başkan Burkay, sektör temsilcileriyle ortak akıl içerisinde hareket edeceklerini belirtti. Burkay, "Gençosman’ı yeniden güçlü bir ticaret merkezi haline getirmek istiyoruz. Bunun için elimizde somut bir eylem planı var. Alım heyetlerinden yurt dışı pazarlama faaliyetlerine, mesleki eğitimden yeni ticaret alanlarına kadar birbirini tamamlayan çalışmalarımızı sektörümüzle birlikte gerçekleştireceğiz" dedi. Çarşıdaki üreticilerin koleksiyonlarını uluslararası vitrine taşıyacak adımı da açıklayan Burkay, "Ocak ayındaki Junioshow Fuarı’na ayakkabı sektörümüzü de dahil ediyoruz. İlk etapta yaklaşık 25 firmamız yer alacak. Özellikle kız ve erkek çocuk ayakkabısı grubunda faaliyet gösteren, koleksiyon yapan üreticilerimizi fuarımızın içine alarak onları her alanda destekleyeceğiz. Üreticilerimizi bebek ve çocuk sektörünün küresel alıcı kitlesiyle buluşturup sipariş ağlarını büyüteceğiz" ifadelerini kullandı. Sektör temsilcisi Ramazan Kuneroğlu ise Başkan İbrahim Burkay’ın çarşıya gelerek esnafı yerinde dinlemesinden büyük memnuniyet duyduklarını dile getirdi. Sektörün tüm talep ve beklentilerinin eksiksiz şekilde not alındığını aktaran Kuneroğlu, "Başkanımızla bir araya geldiğimizde, kendisine projelerimizi anlattım ve Başkanımız da bu projelerin sonuna kadar arkasında olduğunu net bir dille ifade etti. 250 kişilik alım heyeti, UR-GE destekleri, yurt dışı pazarlar ve TEKNOSAB vizyonu sektörümüze güç verecek adımlardır. Başkanımıza destekleri için teşekkür ediyoruz, bu hedefleri hayata geçirmek için her zaman sahada olacağız" şeklinde konuştu. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, sektör temsilcileriyle birlikte Gençosman’da ayakkabı ve saraciye sektöründe bulunan firmaları da ziyaret etti. Sektöre ilişkin projelerini açıklayan Başkan Burkay’a firmalar da yoğun ilgi gösterdi.

Sarı altın Müşküle üzümünde hasat heyecanı başladı Haber

Sarı altın Müşküle üzümünde hasat heyecanı başladı

Türkiye'nin 5. büyük gölü olan İznik Gölü kıyısındaki verimli topraklarda yetişen Müşküle üzümü, yüzyıllardır bölgenin en önemli tarımsal ürünleri arasında yer alıyor. Tarihi kaynaklara göre bu özel üzümün geçmişi Bizans Devleti dönemine kadar uzanırken, İznik'in Osmanlı tarafından fethedilerek başkent ilan edildiği yıllarda da beyliğin sofralarında tüketildiği biliniyor. Kendine has aroması, ince kabuğu ve uzun süre saklanabilme özelliğiyle dikkat çeken Müşküle üzümü, halk arasında "sarı altın" olarak anılıyor. Her yıl eylül ayında başlayan hasat döneminde yüzlerce üretici bağlara girerek yıl boyunca emek verdiği ürünleri toplamaya başlıyor. Çekirdeğiyle dikkat çekiyor Sadece lezzetiyle değil sağlık yönüyle de öne çıkan Müşküle üzümünün çekirdeklerinin antioksidan bakımından zengin olduğu ifade ediliyor. Uzmanlar, üzüm çekirdeğinin vücudu serbest radikallere karşı korumaya yardımcı olabilecek bileşenler içerdiğini belirtirken, halk arasında çekirdeğinin tüketilmesinin kansere karşı koruyucu etkileri olduğuna inanılıyor. İznik'te yaklaşık 10 bin dekarlık alanda üretimi yapılan Müşküle üzümünden yıllık ortalama 30 bin ton ürün elde ediliyor. İç piyasanın yanı sıra yurt dışında da Azerbaycan ve Rusya'ya gönderilen üzüm, bölge ekonomisine önemli katkı sağlıyor. Hasadın başlamasıyla birlikte üreticiler kaliteli ürün ve verimli sezon beklentisi taşıyor. "Vatandaş üzümü ucuza yesin" İznik Çamdibi Mahallesi Muhtarı ve üzüm üreticisi Halil Küçüker, aracılar nedeniyle üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkına dikkat çekerek şunları söyledi: "Tüketici ucuza yesin biz onu istiyoruz. Bizden 30 liraya aldıkları ürünü 100 liraya satmasınlar, 40-50 liraya satsınlar vatandaşlar ucuza yesin. Mahsul dalında kalmasın. Yüzde 200 kazanmak da ne demek. O kadar kazanılmasın, herkes yesin." Müşküle üzümünün Osmanlı'dan günümüze ulaşan çok eski bir üzüm çeşidi olduğunu belirten Küçüker, "Coğrafi işaretli bir ürün. Çekirdekleri ile tüketildiğinde kansere karşı faydalı olduğuna inanılıyor. İsterse kar yağsın aralık sonuna kadar dalında kalabilen bir üzüm. Bu yıl rekoltemiz çok güzel. Sürümden kazanmak istiyoruz ancak girdi maliyetleri çok yüksek. Ürünlerimiz ağırlıklı olarak iç pazarda satılıyor ancak Azerbaycan ve Rusya'ya da ihraç ediliyor" dedi. "Dalında aylarca bekleyebilen bir üzüm" İznik Ziraat Odası Başkanı Vedat Çakır ise Müşküle üzümünün bölge için önemli bir değer olduğunu ifade ederek, "Bölgemize coğrafi işaretini aldığımız bir üzüm çeşidi. Müşküle üzümü çok eski yıllara dayanıyor ve Bizans döneminden kaldığı bilinen bir çeşit. Raf ömrü oldukça uzun, dalında aylarca bekleyebiliyor" diye konuştu. Üretimin ağırlıklı olarak İznik'te yapıldığını belirten Çakır, "Pamukova ve Geyve'de de yetiştirilen bir üzüm çeşididir. Hep söylediğimiz şey üreticinin ürettiği ürünün tüketicinin önüne 100 liradan çıkmamasıydı. Adalet ve İçişleri Bakanlıklarımızın başlattığı çalışmaların başarılı olmasını umuyoruz. Bizim istediğimiz tarlada 15 liraya satılan ürünün tüketiciye 25-30 liraya ulaşmasıdır. Böylece vatandaş bir kilo yerine iki kilo tüketebilir" ifadelerini kullandı. 10 bin dekarda 30 bin ton üretim İznik ve çevresinde yaklaşık 10 bin dekarlık alanda yetiştirilen Müşküle üzümünden yıllık ortalama 30 bin ton ürün elde ediliyor. Uzun süre bozulmadan saklanabilmesi sayesinde üreticiye pazarlama avantajı sağlayan ürün, hem iç piyasada yoğun talep görüyor hem de ihracat yoluyla ülke ekonomisine katkı sunuyor. Bizans'tan Osmanlı'ya, oradan da günümüze taşınan Müşküle üzümü, bu yıl da bereketli hasadıyla İznikli üreticilerin yüzünü güldürürken, tüketicilerin sofralarına ulaşmayı bekliyor.

Junioshow ticaret köprülerini yeniledi Haber

Junioshow ticaret köprülerini yeniledi

Türkiye’de bebe ve çocuk konfeksiyonu sektörünün en önemli üretim merkezlerinden Bursa, sektörün küresel ticaretine yön veren organizasyonlardan birine daha ev sahipliği yaptı. 8-10 Eylül 2026 tarihlerinde Bursa Fuar Merkezi’nde 22’nci kez gerçekleştirilen Junioshow’da 0-12 yaş grubuna yönelik yeni sezon koleksiyonları sergilendi. Üç gün boyunca yoğun iş görüşmelerinin gerçekleştirildiği fuarda firmalar, mevcut müşterileriyle ticari ilişkilerini geliştirirken farklı pazarlardan yeni alıcılarla da bağlantı kurdu. BTSO’nun Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürüttüğü UR-GE projeleri kapsamında oluşturulan alım heyetleri de sektör temsilcilerinin hedef pazarlara erişimine önemli katkı sağladı. İbrahim Burkay: "Bursa’nın üretim gücünü küresel ticarette daha ileri taşıyoruz" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Junioshow’un sektörün ihracat kapasitesini artıran önemli bir ticaret platformuna dönüştüğünü söyledi. Bursa’nın bebe ve çocuk konfeksiyonunda güçlü bir üretim tecrübesine, tasarım kabiliyetine ve doğal bir kümelenme yapısına sahip olduğunu belirten Başkan Burkay, bu potansiyeli yeni pazarlarla buluşturmak için uzun yıllardır kararlı bir çalışma yürüttüklerini ifade etti. İbrahim Burkay, "Bursa’mız bebe ve çocuk konfeksiyonunda Türkiye’nin en önemli üretim merkezlerinden biri. Bizim hedefimiz bu güçlü üretim altyapısını markalaşma, tasarım ve dış ticaret kabiliyetiyle daha ileri bir noktaya taşımak. Firmalarımız burada kendi koleksiyonlarını, dünyanın farklı coğrafyalarından gelen nitelikli alıcılara doğrudan sunuyor. Bu temasların her biri yeni sipariş, yeni müşteri ve yeni ihracat kapısı anlamına geliyor." dedi. "Firmalarımızın ulaşamadığı alıcıları Bursa’ya getiriyoruz" Fuarcılığı sektörlerin dış ticaret yolculuğunun stratejik bir parçası olarak gördüklerini vurgulayan İbrahim Burkay, BTSO’nun UR-GE ve alım heyeti organizasyonlarıyla firmaların küresel pazarlara erişimini kolaylaştırdığını belirterek, "İhracatta büyümenin yolu doğru ürün kadar doğru pazar ve doğru müşteriyle buluşmaktan geçiyor. UR-GE projelerimizle firmalarımızın tek başına ulaşmakta zorlandığı coğrafyalardan alıcıları Bursa’ya getiriyoruz. Junioshow’da da 50’ye yakın ülkeden nitelikli alıcıların firmalarımızla doğrudan temas kurmasını sağladık. Özellikle mevcut pazarlardaki ilişkilerin güçlenmesi kadar firmalarımızın daha önce çalışmadığı ülkelerden yeni müşteriler kazanmasını çok değerli buluyoruz. Bursa’da üretilen katma değerli ürünlerin Bursa’dan dünyaya pazarlanmasını istiyoruz. Firmalarımızın ihracatçı kimliğini güçlendiren, markalarını uluslararası ölçekte büyüten ve yeni ticaret kanallarına erişimlerini sağlayan projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz. BEKSİAD ile yıllardır güçlü bir iş birliği içerisinde yürüttüğümüz Junioshow da bu anlayışımızın güzel örneklerinden biri. Fuarımıza katılan firmalarımıza, dünyanın farklı ülkelerinden Bursa’ya gelen alıcılarımıza ve organizasyona katkı sağlayan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum." diye konuştu. "Junioshow sektörümüzün dünyaya açılan vitrini" BEKSİAD Başkanı Mehmet Bayezit da Junioshow’un bebe ve çocuk konfeksiyonu sektörü açısından önemli bir ticaret ve tanıtım platformu olduğunu söyledi. Firmaların yeni sezon koleksiyonlarını uluslararası alıcılarla buluşturduğunu belirten Bayezit, fuarın sektörün ihracat yolculuğuna doğrudan katkı sağladığını ifade etti. Bayezit, "Junioshow bizim için yeni sezonların başladığı, firmalarımızın tasarım ve üretim gücünü dünyaya gösterdiği çok kıymetli bir organizasyon. Bu organizasyonda da farklı ülkelerden gelen nitelikli alıcılarla verimli görüşmeler gerçekleştirildi. BTSO ile oluşturduğumuz güçlü iş birliği sayesinde Junioshow’un uluslararası niteliğini her dönem daha ileri taşıyoruz. Organizasyonun önümüzdeki yıllarda çok daha geniş bir coğrafyaya ulaşacağına inanıyorum." dedi. "Fuarımız çok verimli geçti" Fuara katılan sektör temsilcisi Ercan Hacıoğulları, organizasyon boyunca yoğun bir ziyaretçi trafiği yaşadıklarını söyledi. Alıcıların programlı bir şekilde fuara yönlendirilmesinin görüşmelerin verimini artırdığını ifade eden Hacıoğulları, "Son yılların en iyi fuarlarından birini gerçekleştirdik. Yoğunluktan yemek yemeye dahi vakit bulamadığımız anlar oldu. 6-7 farklı ülkeden yeni müşteriler kazandık. Sektörün zorlu bir dönemden geçtiği süreçte bu fuar bizlere önemli bir moral ve motivasyon sağladı. Hem alıcılar hem de katılımcılar memnun. BTSO’ya ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz." dedi. Fuara dördüncü kez katıldıklarını belirten Fidan Çelikkaya da organizasyonun oldukça hareketli geçtiğini söyledi. Çelikkaya, fuarda özellikle Libya ve Cezayir’den yeni iş bağlantıları kurduğunu ifade etti. "İbrahim Burkay başkanın fuara önemli katkısı var" Sektör temsilcisi Mahmut Gülmez, Junioshow’un uzun yıllardır sektörün uluslararası pazarlara açılmasına katkı sunduğunu söyledi. Bursa’nın bebe ve çocuk konfeksiyonunda güçlü bir doğal kümelenmeye sahip olduğunu belirten Gülmez, "Fuarın ilk günlerinden bu yana katılımcıyız. BTSO Başkanımız İbrahim Burkay’ın destekleriyle organizasyon yıllar içerisinde önemli bir noktaya ulaştı. İbrahim Burkay başkanımız olmasaydı bu fuar bu kadar gelişmezdi. Başkanımızın önemli bir vizyonu var. UR-GE projelerinin de sektörümüze büyük faydasını gördük. Kendisine ve bu fuarın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı. "Tekstilin tüm değer zincirine hareket getiriyor" Bursa Nakışçılar Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Yalçın Yeysin, 100’ün üzerinde katılımcıyla düzenlenen Junioshow’un sektöre önemli bir hareketlilik kazandırdığını ifade ederek, nakış sektörü olarak organizasyonun destekçileri arasında olduklarını söyledi. Fuarın kumaşçısından nakışçısına, üreticisinden ihracatçısına kadar tekstilin tüm değer zincirine katkı sağladığını kaydeden Yeysin, BTSO’nun destekleriyle organizasyonun daha da büyüyerek devam edeceğine inanıyorum. Bizlere de sundukları destekler için BTSO Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın İbrahim Burkay’a teşekkür ediyorum." dedi. "Alım heyeti beklentimizi karşıladı" Fuar katılımcısı Metin Aslan, yabancı alıcı profilinden memnun kaldıklarını söyledi. Junioshow’un firmaların ürünlerini tanıtması ve Bursa’nın üretim gücünü uluslararası ölçekte göstermesi açısından önemli olduğunu belirten Aslan, "Mevcut müşterilerimizin yanı sıra Libya, Cezayir ve Irak’tan yeni alıcılarla görüşmeler gerçekleştirdik. Yabancı ziyaretçi portföyü beklentimizi karşıladı. Güçlü bir alım heyeti organizasyonu oldu." diye konuştu. "Yeni müşteri oranımız yüzde 15’i aştı" Fuar katılımcısı Serkan Çetintaş ise alım heyetlerinin niteliğine dikkat çekti. BTSO’nun çalışmalarıyla oluşturulan müşteri portföyünün son derece kaliteli olduğunu belirten Çetintaş, "Fuarda alıcı profilinin çeşitlendiğini görüyoruz. İbrahim Başkanımızın sektörümüze verdiği destekle firmalarımızın ufku açıldı. Kendisine çok teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı. "BTSO her zaman bizim arkamızda oldu" Sektör katılımcısı Rıdvan Güler, fuarların sektör firmaları açısından büyük önem taşıdığını belirterek, BTSO’nun uzun yıllardır farklı projelerle Bursa iş dünyasına liderlik ettiğini söyledi. Güler, "BTSO ve BEKSİAD’a teşekkür ediyoruz. BTSO, her zaman bizim arkamızda oldu. Bugün artık sektörümüzde önemli bir fuarcılık bilgi birikimi oluştu. İlk günden itibaren İbrahim Burkay başkanımız Bursa’ya büyük değer kattı. Çizgisini her zaman devam ettirdi. Bursa’ya ve sektörümüze çok daha farklı hizmetler sunmayı sürdüreceğine inanıyorum." dedi. "Junioshow’da yeniden güçlü bir fuar kültürü oluşturdu" Fuarda stant açan Sedat Şengül de Bursa’da sektörel fuarcılığın yeniden güç kazanmasında BTSO’nun önemli rol üstlendiğini ifade etti. Şengül, "Bir dönem Bursa’da fuarcılık sektörümüz açısından eski hareketliliğini kaybetmişti. İbrahim Burkay’ın ortaya koyduğu vizyonla Junioshow yeniden güçlü bir ivme kazandı. Bugün geldiğimiz noktada fuarımız istikrarlı ve başarılı bir şekilde yoluna devam ediyor. Bu organizasyon hem firmalarımız hem de Bursa’nın uluslararası tanıtımı açısından çok kıymetli." diye konuştu.

Limon hasadı başladı: Bahçede kilogramı 6-12 lira Haber

Limon hasadı başladı: Bahçede kilogramı 6-12 lira

Turunçgil Kesim ve İhraç Tarihlerini Belirleme Komisyonu tarafından limon kesim tarihi 11 Eylül, ihraç tarihi ise 21 Eylül olarak açıklandı. Türkiye'nin en önemli limon üretim merkezlerinden Adana'da ise komisyon tarafından açıklanan tarihlere bağlı kalınarak dün ilk limon hasadı Yüreğir ilçesi Sakızlı Mahallesi'nde başladı. Bu sene Adana genelinde 218 bin dönüm alanda dikili limon bulunurken 710 bin ton rekolte hedefleniyor. "Gemi trafiğinde sıkıntı var" Hasat sırasında İHA muhabirine konuşan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, hasadın 21 Eylül'deki ihraç tarihiyle birlikte hızlanacağını anlatarak, "Hasat dün itibariyle başladı ancak çok yavaş ilerliyor. Karadeniz'deki Ukrayna-Rusya Savaşı'ndan dolayı gemi trafiğinde sıkıntı var. Bu sene limonda bir sıkıntı yok, Adana genelinde 218 bin dönüm alanda limon ekim alanı var. Bu yıl 710 bin ton rekolte bekliyoruz" diye konuştu. "Bu sene limon bol" Geçtiğimiz yıl limonda 2025 yılındaki zirai don nedeniyle 380 bin rekolte alındığını, bu sene verimin bol olduğuna dikkat çeken Doğan, "Geçen yıl soğuklardan dolayı ağaçlar zarar gördüğü için 380 bin ton rekolte almıştık ve fiyatlar çok iyiydi, çiftçi mutluydu. Ancak bu yıl da verim bol ama fiyatlar düşük. Şu anda limonda hiç alıcı yok. İhracat için kapılar açıldığında belki fiyatlar biraz hareketli olacak" ifadelerini kullandı. Şuanda dünya geneline Güney Afrika ve Arjantin'den limonun ihraç edildiğine vurgu yapan Mehmet Akın Doğan, "Şuan Güney Afrika'dan bütün ülkelere ve Arjantin'den limon gitmekte. Onların limonu Eylül'ün sonunda bitecek. Onların limonu bittiğinde bizim burada inşallah hareket başlayacak" dedi. "İnşallah limonu yurt dışına göndereceğiz Fiyatların limonun kalitesine göre 6 ile 12 lira arasında değiştiğini de anlatan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, daha sonra şunları söyledi: "Çift makas mayer cinsi limonun fiyatı 6-8 lira. Tek makas olursa bu fiyatlar 8-12 lira arasında. 21 Eylül'de ihracat başlayınca fiyatların daha da artmasını bekliyoruz. Limonu siz dalından kestiğinizde parasız dahi alsanız bunun paketleme tesisinden çıkışı 15-20 lira. İnşallah limonu yurt dışına göndereceğiz. Yurt dışına limon gitmediği takdirde bu limonların hepsinin iç piyasada tüketilmesi mümkün değil. Limon çok fazla." Öte yandan, Başkan Doğan, Tarım ve Orman Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı'ndan bu yıl özellikle Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu'nun (DFİF) verilmesini istedi.

Ağustosta tarlada 10 liraya kadar düşmüştü, dalında 40 lirayı gördü Haber

Ağustosta tarlada 10 liraya kadar düşmüştü, dalında 40 lirayı gördü

Temmuz ve ağustos aylarında yaşanan yoğun arz nedeniyle tarlada 10 liraya kadar gerileyen ve çok sayıda çiftçinin ağacını kesmesine yol açan nektarin, piyasada ürünün azalması ve geçici cinslerin devreye girmesiyle fiyatını üçe katladı. Bu yıl Türkiye genelinde şeftali üretiminin yüzde 88 artışla 835 bin tona, nektarin üretiminin ise yüzde 107 artışla 414 bin tona ulaşması bekleniyor. Yaz döneminde tüm çeşitlerin aynı anda olgunlaşması ve ihracatın zayıf kalması nedeniyle çakılan fiyatlar, tarlada ürünün bitme noktasına geldiği geç dönemde arz-talep dengesinin kurulmasıyla yeniden yükselişe geçti. Şeftali ve nektarine kıyasla soğuk hava depolarında 2 ay bozulmadan dayanabilen geçici nektarinler; Rusya, Azerbaycan, Balkanlar ve Orta Asya pazarlarına ihraç ediliyor. "Arz-talep dengesi sağlandı, geç dönem üreticisi biraz daha şanslı" Piyasadaki fiyat hareketliliğini değerlendiren Gürsu Ziraat Odası Meclis Üyesi Mehmet Yıldırım, şunları söyledi: "Yaz döneminde ürün boldu. İhracat olmadığı için mal tüccarın elinde kaldı ve piyasayı düşürdü. Şimdi tarlada ürün bitti, geçici cinsler piyasayı hareketlendirdi. 10 liraya kadar düşen nektarin dalında 30-40 liralara çıktı. Geç dönem üreticisi orta dönem üreticisine göre daha şanslı çünkü piyasada nektarin kalmadı. Dalında 30 liradan verdik, hasadını tüccar yapıyor. İşçilik ve girdi maliyetleri geçen yıla göre çok yükseldiği için bu fiyatlar aslında maliyeti ancak karşılıyor ama yine de 10 liraya kıyasla iyi bir seviyedeyiz." "Piyasada ürün azalınca geç dönem yüzümüzü güldürdü" Çiftçi İsmet Yıldırım ise yazın fiyatların dip yaptığına dikkati çekerek, "Ağustos ayında tüm çeşitler aynı anda olgunlaşınca fiyatlar adeta çakıldı ve orta dönem üreticimiz çok üzüldü. Şu anda son döneme yakın geçici cinslerin hasadını yapıyoruz. Piyasada ürün azaldığı için geç dönem nektarin hem üreticiyi hem de tüccarı memnun etti. Bu cinslerin yurt dışı pazar değeri ve dayanıklılığı yüksek olduğu için fiyatlar yükselişe geçti" dedi.

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.