Hava Durumu

#İhracat

Yeni Marmara Gazetesi - İhracat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İhracat haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Buttim’de bayrak değişimi Haber

Buttim’de bayrak değişimi

Bursa Uluslararası Tekstil Ticaret Merkezi (BUTTİM) 24. Olağan Genel Kurulu, kat maliklerinin katılımıyla BUTTİM Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. 2019 yılından bu yana Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini başarıyla yürüten Sadık Şengül, görevi BUTTİM’in kuruluşundan bu yana ilk kadın Yönetim Kurulu Başkanı olan Gülten Demir Varol’a devretti. BUTTİM tarihinde bir ilke imza atan Varol, "Bu bir bayrak yarışıdır; devraldığımız hizmet bayrağını daha yukarılara taşımak için var gücümüzle çalışacağız" ifadelerini kullandı. Bursa ticaretinin kalbi ve tekstil sektörünün dünyaya açılan kapısı BUTTİM’de, yönetim kademesinde önemli bir değişim yaşandı. Haftasonu gerçekleştirilen 24. Olağan Genel Kurul toplantısında, 7 yıldır sürdürdüğü başkanlık göreviyle merkezin kurumsal kimliğine ve teknik altyapısına önemli yatırımlar yapan Sadık Şengül, görevi yeni yönetime bıraktı. Yapılan oylama sonucunda 2019 yılından beri Denetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüten Gülten Demir Varol, BUTTİM Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine seçildi. "Gönlüm müsterih, emanet emin ellerde" Veda konuşmasında duygusal anlar yaşayan geçmiş dönem başkanı Sadık Şengül, görev süresi boyunca pandemi, deprem felaketi ve ekonomik dalgalanmalar gibi küresel ve ulusal krizlere rağmen BUTTİM’i "geleceğin ticaretine" hazırladıklarını vurguladı. Şengül, konuşmasında "2019 yılında ‘BUTTİM’i tüm dünyanın konuştuğu bir ticaret üssü haline getireceğiz’ sözüyle yola çıkmıştık. Bugün geriye dönüp baktığımda; dış cephesinden asansörlerine, fiber altyapısından yangın güvenliğine kadar BUTTİM’in adeta kalbini yenilemiş bir yönetim olarak huzurlarınızdayız. Doluluk oranının yüzde 100’e yaklaştığı, 90’dan fazla ülkeye ihracat yapan, mali yapısı disipline edilmiş ve yaşayan bir BUTTİM bırakmanın gururunu yaşıyorum. Gönlüm müsterih, emanet emin ellerde." ifadelerini kullandı. ​​​​​​​"Sorumluluğumuzun farkındayız" Genel Kurul’da kat maliklerinin desteğiyle Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçilen Gülten Demir Varol, teşekkür konuşmasında birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Varol, BUTTİM’in güçlü bir ticaret ekosistemi olduğunu ifade ederek yeni dönem vizyonuyla ilgili"Öncelikle, BUTTİM’e değer katan çalışmaları ve 7 yıllık emekleri için Sayın Sadık Şengül ve ekibine şükranlarımı sunuyorum. Sayın Başkanımızdan devraldığımız bu bayrağı daha ileriye taşımak; BUTTİM’i küresel ticaretin güçlü merkezlerinden biri haline getirmek için kararlılıkla çalışacağız. Kat maliklerimizin güveni en büyük gücümüzdür. Katılımcı yönetim anlayışımızla, teknolojiyi ve yenilikçi projeleri odağımıza alarak BUTTİM’in marka değerini daha da güçlendirecek işlere imza atacağız. Sorumluluğumuzun farkındayız; BUTTİM ailesi için çalışmaya, üretmeye ve değer katmaya devam edeceğiz." diye konuştu. Genel Kurul sonucunda BUTTİM’in yeni yönetim ve denetim kadroları şu isimlerden oluştu: Yönetim Kurulu Üyeleri: Gülten Demir Varol, Mehmet Emin Tamam, Mehmet Okur, Yedekler: Hami Savcı, Murat Evinç, Mehmet Devrim, Sami Bağcı, Ersan Ertürk, Aysel Kısa, Denetim Kurulu Üyeleri:Rıfat Çolak, Necmi Kasaboğlu, Oktay Arslan, Yedekler:İbrahim Bozveli, Bestami Arslan, Ersin Aydemir, Bülent Tuna, Barış Ortakaya, Edip Seyhan

Bursa tekstil sektörü temsilcileri ve BTSO Londra sahnesinde Haber

Bursa tekstil sektörü temsilcileri ve BTSO Londra sahnesinde

Ticaret Bakanlığı destekleriyle BTSO öncülüğünde yürütülen proje çerçevesinde, Türkiye genelinden yaklaşık 100 firmanın yer aldığı fuara BTSO üyesi 50’ye yakın sektör temsilcisi katılım sağladı. Firmalar, fuar süresince stantlarında ürünlerini tanıtarak özellikle İngiltere başta olmak üzere Avrupa pazarından alıcılarla ikili iş görüşmeleri gerçekleştirdi. BTSO tarafından yürütülen UR-GE projeleriyle, firmaların ihracat kapasitelerinin artırılması, yeni pazarlara erişimlerinin kolaylaştırılması ve sürdürülebilir dış ticaret ilişkilerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Londra’daki fuar kapsamında gerçekleştirilen temasların, Bursa tekstil sektörünün uluslararası görünürlüğüne katkı sağlaması amaçlanıyor. BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, ihracatın ülke ekonomisi açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirterek, “BTSO olarak Ticaret Bakanlığımızın destekleriyle yürüttüğümüz Ur-Ge projelerini, firmalarımızı küresel rekabete hazırlayan stratejik bir dönüşüm aracı olarak görüyoruz. The London Textile Fair gibi prestijli organizasyonlar, üyelerimizin uluslararası alıcılarla doğrudan temas kurmasını ve ihracat vizyonlarını güçlendiriyor. Zorlu bir süreçten geçen tekstil sektörümüzü yeni pazarlara taşımayı, ‘Bursa Büyürse Türkiye Büyür’ anlayışıyla firmalarımızı dünyanın dört bir yanındaki fuarlara ulaştırmayı sürdüreceğiz. Katma değerli üretimle Bursa’nın üretim gücünü ve tasarım kabiliyetini dünya pazarlarıyla buluşturmaya kararlılıkla devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. BTSO 18. Meslek Komitesi Başkanı Mehmet Er ise The London Textile Fair’in yoğun katılımla gerçekleştiğini ve organizasyonun sektör açısından verimli geçtiğini belirtti. Er, benzer yurt dışı pazarlama faaliyetlerinin tekstil sektörü için önemli kazanımlar sağladığını kaydetti. Fuara katılan Bursa firmaları, kalite, tasarım ve üretim kabiliyetlerini uluslararası platformda tanıtarak hem kenti hem de Türk tekstil sektörünü temsil etti.

Kraliçe incirinin ihracatında kilogram başına 1 dolarlık değer artışı oldu Haber

Kraliçe incirinin ihracatında kilogram başına 1 dolarlık değer artışı oldu

Uludağ İhracatçı Birliklerinden alınan bilgiye göre, Ege'den Marmara'ya, Akdeniz'den Anadolu'ya uzanan bereketli topraklara sahip Türkiye, hem taze hem de kurutulmuş incir üretiminde dünya lideri olarak ihracattan önemli pay alıyor.Yüzyıllardır bu topraklarda yetişen, doğallığıyla, eşsiz aromasıyla ve yüksek besin değeriyle Bursa’nın dünyaya armağan ettiği bir kültür mirası olan Bursa siyah inciri, birçok ülkede sevilerek tüketilen meyvelerin başında geliyor."Bursa Karası" olarak da bilinen Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından 3 Mayıs 1990'da "Bursa siyahı" olarak tescil edilen Bursa siyah inciri, Avrupa Birliğinden resmi tescilini 24 Eylül 2024’te aldı. Tanımlı coğrafi alanı Bursa’da toplam 151 köy/mahalleyi kapsayan Bursa siyah inciri, Türkiye'nin toplam incir ihratacının yüzde 70'inden fazlasını karşılıyor.Geçen yıl yaşanan zirai don ve kuraklık gibi olumsuzluklara rağmen Bursa siyahında ihracat 2024'e göre yüzde 12,3 artarak 70,3 milyon dolara ulaştı. İhracatta kilogram başına 1 dolarlık değer artışı oldu 2024'te kilogram başına 3,46 dolardan ihraç edilen Bursa siyahı, 2025'te yaklaşık 1 dolar değerlendi ve kilosu 4,43 dolardan yurt dışına gönderildi. Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliğinin (UYMSİB) bu üründeki geçen yıl ihracatı ise 33,6 milyon dolar olarak gerçekleşti. En fazla ihracat Almanya'ya Bursa siyahında en fazla ihracat 21 milyon dolarla Almanya'ya yapıldı. Bu ülkeyi, 7,8 milyon dolarla Avusturya, 6 milyon dolarla Hollanda, 5,8 milyon dolarla Birleşik Krallık ve 4 milyon dolarla İsviçre izledi. UYMSİB Başkanı Senih Yazgan, zirai don ve kuraklık nedeniyle oluşan kalitesiz ürün yüzünden ihracatın bu rakamlarda kaldığını belirterek, "Miktar olarak ihracatımız 18 bin tonlardan 15 bin tona geriledi. Kaliteli ürün olsaydı çok daha iyi rakamlara ulaşabilirdik" dedi. Yazgan, Bursa siyahının Türkiye'nin farklı bölgelerinde yetiştirilmeye başlandığını belirterek, "Aydın bölgesinde, İzmir, Manisa ve Denizli'de üretiliyor. Bursa daha kalın kabuklu raf ömrü daha uzun, diğerleri ince kabuklu. Erkenci olması dolayısıyla pazarda avantajlı oluyor, çiftçi de kazançlı gördüğünden üretiyor" diye konuştu.Yaşanan olumsuzluklara rağmen 70 milyon doları geçen bir ihracata imza atılmasının başarı olduğunu vurgulayan Yazgan, Türkiye'nin tarımsal potansiyelinin yüksek olduğunu ancak yeterince değerlendirilmediğini söyledi.

BTSO Akademi iş dünyasının dönüşümüne rehberlik ediyor Haber

BTSO Akademi iş dünyasının dönüşümüne rehberlik ediyor

Meslek komiteleri ve sektörlerden gelen talepler doğrultusunda şekillenen BTSO Akademi eğitimleri, 2025 yılı boyunca 46 farklı programda 4 bini aşkın katılımcıyı bir araya getirdi. Yapay zekâ destekli analiz sistemlerinden e-ihracat uygulamalarına, ihracat pazar fırsatlarından karbon ayak izi ve dijital ürün pasaportu gibi güncel başlıklara kadar pek çok konuda düzenlenen eğitimler, şirketlerin hem mevzuata uyumunu hem de dönüşüm süreçlerini destekledi. Yeni nesil eğitim programları BTSO Akademi, bilişim, tekstil, makine, gıda, kimya, sigorta, gayrimenkul ve hizmet sektörleri başta olmak üzere birçok alanda düzenlenen eğitimlerle firmaların güncel gelişmeleri yakından takip etmesine, yeni pazarlara açılmasına ve kurumsal yapılarını güçlendirmesine katkı sağladı. E-ihracat, dış ticaret, finansal okuryazarlık, ihracat destekleri, yeşil dönüşüm ve iş sağlığı-güvenliği gibi başlıklarda gerçekleştirilen programlar, iş dünyasının değişen dinamiklerine uyum sağlamasında önemli rol oynadı. 13 yılda 800 eğitim, 116 bin katılımcı 2013 yılından bu yana kesintisiz şekilde faaliyetlerini sürdüren BTSO Akademi kapsamında bugüne kadar 800’e yakın eğitim programı hayata geçirilirken, 116 bini aşkın katılımcı bu eğitimlerden faydalandı. BTSO Akademi, sektörlerin ihtiyaç duyduğu güncel bilgi, teknoloji ve mevzuat konularında sunduğu eğitimlerle Bursa iş dünyasının gelişimine öncülük etmeye devam ediyor. "Bilgiye yatırım yapan firmalar dönüşümü yönetir" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, BTSO Akademi’nin iş dünyasının değişen ihtiyaçlarına hızlı ve doğru yanıt veren stratejik bir yapı haline geldiğini vurguladı. Bilgi çağında rekabetin temel unsurunun nitelikli insan kaynağı ve sürekli öğrenme olduğunu ifade eden Burkay, "Bugünün iş dünyasında rekabeti sermaye, üretim kapasitesi ya da teknolojiyle sınırlı tutamayız. Bilgiyi doğru kullanan, değişimi zamanında okuyan ve insan kaynağını sürekli geliştiren firmalar rakiplerine göre çok daha büyük avantajlara sahip. BTSO Akademi’yi de tam olarak bu anlayışla kurguladık. Amacımız, firmalarımızın hem bugünün ihtiyaçlarına hem de geleceğin iş modellerine hazırlıklı olmasını sağlamak." diye konuştu. "BTSO Akademi firmaları dönüşüm yolculuğuna hazırlıyor" 2026 yılında da eğitim programlarının iş dünyasından gelen talep ve beklentileri doğrultusunda şekilleneceğini belirten Başkan Burkay, "Önümüzdeki dönemde dijitalleşme, yeşil dönüşüm, ihracat, finansal yönetim ve kurumsallaşma gibi alanlarda yeni nesil eğitim programlarımızı artırarak sürdüreceğiz. Eğitim içeriklerimizi, sahadan gelen beklentiler ve küresel gelişmeler ışığında sürekli güncelliyoruz. BTSO Akademi, firmalarımızın dönüşüm yolculuğunda rehberlik eden, işletmelerimizi geleceğe hazırlayan bir platform olmaya devam edecek." ifadelerini kullandı.

Binek Otomobil İhracatı Artıyor... Haber

Binek Otomobil İhracatı Artıyor...

Türkiye, yılın ilk yarısında sadece Fransa'ya 1 milyar doların üzerinde binek otomobil ihracat edilirken, 2020 yılına göre yüzde 47 artan otomobil ihracatı, 4 milyar 295 milyon 729 bin dolardan 6 milyar 318 milyon 306 bin dolara çıktı. Yılın ilk yarısında Türkiye'nin 131 milyar 440 milyon 136 bin dolar olan toplam ihracatından yüzde 15,2 pay alan sektör, yüzde 72,6 ile en fazla AB bölgesine ihracat yaptı. Ocak-haziran döneminde otomotiv endüstrisinin ihracatı yaklaşık yüzde 13 artışla 19 milyar 986 milyon 716 bin dolara ulaştı. Ocak-haziran döneminde 14 milyar 513 milyon 912 bin dolar ihracat yapılan AB ülkeleri ise, otomotiv ihracatında yine en önemli pazar olarak dikkati çekti. Türkiye'nin binek otomobillerde yılın ilk yarısındaki ihracatı ise 5 milyar 642 milyon 528 bin dolardan yaklaşık yüzde 12 artışla 6 milyar 318 milyon 306 bin dolara çıktı. 2020 yılına göre ise yüzde 47 artarak 4 milyar 295 milyon 729 bin dolardan 6 milyar 318 milyon 306 bin dolara çıktı. Türkiye yılın 6 ayında 76 ülkeye binek otomobil sattı. 100 milyon doların üzerinde 11 ülkeye binek otomobil ihraç etti. Binek otomobil ihracatında ilk 3 ülke, 1 milyar 87 milyon 169 bin dolarla Fransa, 784 milyon 138 bin dolar ile İspanya ve 703 milyon 636 bin dolarla İtalya oldu. Sadece Fransa'ya binek otomobil ihracatı 1 milyar doları aşarak yüzde 6,37 artarak 1 milyar 87 milyon 169 bin dolara çıktı. Slovenya'ya ihracat yüzde 144,5 artışla 462 milyon 381 bin dolara, Belçika yüzde 112 yükselerek 287 milyon 479 bin dolara ve Romanya'ya ihracat yüzde 111,6 artarak 98 milyon 519 bin dolara ulaştı. İspanya ihracat yüzde 26,76 artarak 784 milyon 137 bin dolara, Portekiz'e yüzde 89 yükselişle 149 milyon 897 bin dolara çıktı. Hollanda'ya ihracat ise yüzde 39,3 azalarak 100 milyon doların altına geriledi ve 94 milyon 573 bin dolara düştü. Bu ülkedeki düşüş binek otomobillerdeki ihracat artışını çok etkilemedi.

Türk kanatlı sektörü ihracatçıları, bu yıl 500 milyon dolarlık yumurta ihracatını yakalamayı hedefliyor Haber

Türk kanatlı sektörü ihracatçıları, bu yıl 500 milyon dolarlık yumurta ihracatını yakalamayı hedefliyor

Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, bu yıl Türkiye olarak sofralık yumurtada 200 milyon dolar, damızlık yumurtada ise 300 milyon dolarlık ihracat hedeflendiğini söyledi. Girit, Türkiye'nin geçen yıllarda ihracatta Hollanda'dan sonra ikinciliği yakalamak gibi bir potansiyeli sergilediğini belirtti.  Türkiye'de yaklaşık 22 milyar adet yumurta üretildiğini vurgulayan Girit, dünya sıralamasında ilk 10 içinde olunduğunu ve yaklaşık 4 milyar adedinin ihracata gittiğini anlattı. Sofralık ve damızlık yumurtada önemli bir potansiyeli sahip olunduğuna dikkati çeken Girit, "Yumurta ürünleri de ihracatta var. Yumurta ürünleri ihracatı henüz istenilen seviyede değil, düşük. 2025 yılında 200 milyon dolar sofralık ve 300 milyon dolar damızlık yumurta ihracatı hedefliyoruz. Türkiye, yumurtada dünyanın önemli aktörlerinden birisi konumunda" dedi.  İç piyasa ile ihracatın dinamiğinin çok farklı olduğunu belirten Girit, iç piyasada her türlü politikanın uygulunabileceğini ancak uluslararası arenanın bunları kaldırmayacağını aktardı.  Yumurtada fon kesintisi gelmesini "kibarca yasak" olarak nitelendiren Girit, şöyle konuştu:  "Konteynerde 30 bin dolar fon getirilmesi anlamına geliyor. Bir yumurtacı konteynerde 30 bin dolar kazansa emin olun yürüyüşü değişir. Modern yasak olarak görüyorum bu fon işini. Türkiye'de kişi başı 220 adet yumurta tüketiliyor. 12'ye bölerseniz ayda 18 yumurta yapar. Ramazan ayında tüketilen 18 yumurtanın fiyat artışını terazinin bir kefesine koyun, diğer kefeye de ihracatta kaybettiklerinizi koyarsanız emin olun fark çok rahat görülebilir. Yıllarca emek verilerek girilen pazarları kısa dönemli bakış açılarıyla kaybetmenin yanlış olduğunu düşünüyorum."  Girit, her yıl ramazan ayında fiyatların yükseldiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:  "Sonra fiyatlar geri gelir. Şu anda ciddi bir düşüş söz konusu yumurtada. Yarını bile beklemeden bu ihracata yönelik fon kararının kaldırılması gerekiyor. 300 milyon dolara yakın damızlık yumurta ihraç eden ülkeyiz. Biz ebeveynlerine sahibiz. Yani ülkenin tavuksuz yumurtasız kalmasından şüphe duyacak bir durum yok. Biz ihraç ediyoruz çünkü çok üretiyoruz. Biz 52 ülkeye kadar yumurta ihracatı yaptık. Kanatlı sektörü olarak 1 milyar doların üzerinde ihracatımız var. Bunun yüzde 40'ı gibi kısmını yumurta oluşturuyor. Yüzde 60'ını kanatlı etleri. Daha fazla kayıp oluşmadan ihracatın önü açılmalı."  Ticaret Bakanlığı, mart ayında sofralık yumurta ihracatına uygulanan fon kesintisinin kilogramda 0,5 dolardan, 1,5 dolara yükseltildiğini açıklamıştı. 

Yıllar önce ithal edilen asansör, artık yüzde 100 yerlilik oranıyla ihracatta 5'inci sıraya yükseldi Haber

Yıllar önce ithal edilen asansör, artık yüzde 100 yerlilik oranıyla ihracatta 5'inci sıraya yükseldi

Dünyada asansör ihracatında İspanya ile 5'inci sırayı paylaşan Türkiye, son 5 yılda 1 milyar 770 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Yaşanan asansör kazalarına değinen Türkiye Asansör Sanayicileri Federasyonu (TASFED) Başkanı Cem Bozdağ ise, çok basit kabin ve karşı ağırlığa takılan bir parça sayesinde bir takım kazaların önüne geçebileceğini söyledi.  İnşaat Müteahhitleri Sanayici ve İş İnsanları Derneği (İMSİAD) üyeleri, HAS Asansör'ün ev sahipliğinde bir araya geldi. Ayrıca kuruluşunun 45'inci yılını kutlayan HAS Asansör, kendi fabrikasının üretim hattını, yüklenici ve iş insanlarına gezdirdi. Yoğun katılımın olduğu toplantıda konuşan Türkiye Asansör Sanayicileri Federasyonu (TASFED) Başkanı Cem Bozdağ, Türkiye'nin ihracat sıralamasında dünyada İspanya ile 5'inci sırayı paylaştığını söyledi. Bozdağ, "Ticaret Bakanlığı verilerine göre son 5 yılda yurt dışından Türkiye'ye getirilen ithal malzeme tutarı 584 milyon dolar olurken, bu 584 milyon doların çoğu uluslararası sermayeli firmaların paket olarak Çin'den getirdiği malzeme tutarıdır. Son 5 yılda 1 milyar 770 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirmişiz. Yani 5 yılda yaklaşık 1.2 milyar dolar ihracat fazlası veren bir sektörüz. Dünya üzerinde ihracat sıralamasında İspanya'yla beraber 5'inci sıradayız. Sanayi Bakanlığı da asansörü, stratejik sektörler bölümüne aldı. Biz stratejik bir sektörüz. İhracat fazlası veren bir sektörüz. Bu ihracat fazlamız günden güne büyüyor. Hiçbir ithal malzeme kullanmadan yerli ve milli üretimle asansör yapıyor. Bununla kalmayıp ülke ekonomisine ithalat ve ihracat dengesine katkı sağlıyoruz" ifadelerini kullandı.  "Asansör kazalarının önüne basit bir parça ile geçilebilir"  Asansöre takılan bir parça ile birçok kazanın önüne geçileceğini ifade eden Bozdağ, "Acil durum kılavuzu dediğimiz bir parça var. Çok basit kabin ve karşı ağırlığa takılan bir parçadır. O basit parça sayesinde bir takım kazaların önüne geçebiliyoruz. Asansör kabinleri en alt katta olduğu için kabinler deprem esnasında pek bir sıkıntı hissetmiyor. Ama karşı ağırlık en yukarıda olduğu ve salınım orada çok fazla olduğu için oradaki patenleri kırabiliyor. Bunu kırması durumunda da boşta kalan karşı ağırlık içindeki ağırlıklarla beraber kabin üzerine düşebiliyor. Asansörün bu durumda çalıştırılmaması gerekiyor. Sismik durumlar için tüm yüklenici arkadaşlarımızın yangın sensörü uçlarını asansör makine dairesine getirmesi gerekiyor" dedi.  "7 kıtaya proje ihraç ediyoruz"  HAS Asansörün 45 yıldır sektörde olduğunu söyleyen HAS Asansör CEO'su Pakize Kuşku, "Projelerinizde yük olan değil, değer katan çözüm ortağınız olmak için bulunuyoruz. Asansör sizlere yük olmamalı, asansör yük taşımalı. 45 yıldır bu sektördeyiz. Ancak bizim için önemli olan bu geçmişin uzunluğu değil taşıdığı anlamdır. Bu süre zarfında dünya genelinde 100 binden fazla paket asansör, 7 kıtada projeler ve Türkiye'nin en büyük asansör firması olarak sektöre yön veren sayısız uygulama ile büyüyor ve gelişiyoruz" diye konuştu.  "89 ülkeye Bursa'dan asansör ihraç ediyoruz"  HAS Asansör'ün yıllık 3 bin 250 adet üretim yaparak ürünlerini 89 ülkeye gönderdiğini söyleyen HAS Asansör Ar-Ge Müdür Yardımcısı Şamil Çahal, "Bunların başında Avrupa Birliği ülkeleri ardından Rusya, Ortadoğu, Kanada ve Güney Amerika'ya kadar sevkiyatımızı gerçekleştiriyoruz. Tabii bunları yaparken ülkelerin benimsemiş olduğu normları ve standartların hepsini teker teker inceliyoruz. Uzman mühendis kadromuzla beraber değişmesi ve eklenmesi gereken veya çıkarılması gereken sistemlerle ilgili aksiyonları alarak Türk ihracatına elimizden gelen katkıları sağlıyoruz" şeklinde konuştu.  Uluslararası firmaların oluşturulması gerektiğini vurgulayan İnşaat Müteahhitleri Sanayici ve İş İnsanları Derneği (İMSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Şeref Demir, "HAS Asansör, 80 ülkeye ihracat yapan aynı zamanda Türkiye'de ilk asansör Ar-Ge bölümünü gerçekleştiren bir firma. Gurur duyduğumuz bir firma. Bu firmaların sayısı inşallah her sektörde artar. Filistin'de bir zulüm var ve buna müdahale edilmiyor. Ekonomik güçlerden dolayı müdahale edilmiyor. Bizim bunlara müdahale edebilmemiz için ülke olarak çok güçlü olmamız gerekiyor. Bu yüzden güçlü firmalara ihtiyacımız var. Dolayısıyla bu şekildeki firmalara elimizden geldiği kadarıyla biz destek vermeye çalışacağız. Aramızdan uluslararası firmalar çıkarmak zorundayız. Çünkü bu sistemin başka türlü devam etme şansı yok. Kısa süre içerisinde bir ticaret savaşı başladı. Bu ticaret savaşında üretimin ne kadar önemli olduğu bir kez daha görüldü. Siz istediğiniz kadar güçlü olun, üretmediğiniz takdirde belirli bir noktadan sonra birilerine mahkum olmak zorundasınız. Bizim de üretim yapmamız lazım. Uluslararası firmalar oluşturmamız lazım. Bunun içinde dayanışma lazım" dedi.  HAS Asansör Yönetim Kurulu Onursal Başkanı Sebahattin Şekerci ise, "Çalışanlarımız bu işi aldı ve çok güzel ilerletiyor. Bundan sonraki işlerin daha güzel olacağını düşünüyorum" diye konuştu.  HAS Asansörün Kestel ilçesi için çok önemli bir marka olduğunu ifade eden Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, "Vizyon bir firma haline gelen bir firma oldu. Nice 45 yıllara diyorum. Bu tip buluşmaların çok önemli olduğunu belirtmek istiyorum" şeklinde konuştu.  Konuşmaların sonunda destek veren kurumlara plaket takdim ederken, HAS Asansör Firmasına uzun yıllar hizmet edenlere de başarı belgesi verildi. 45 yılı geride bırakan firma adına pasta kesildi. 

Bursa'da "İhracat Buluşmaları" Haber

Bursa'da "İhracat Buluşmaları"

Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) ev sahipliğinde düzenlen "İhracat Buluşmaları" programı Bursa'da gerçekleşti.   Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) ev sahipliğinde düzenlen program çerçevesinde programa TİM Başkanı Mustafa Gültepe, UİB Koordinatör Başkanı ve OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik'in katılımı ile birlikte birlik başkanları ve çok sayıda ihracatçı katıldı.  Açılış konuşmalarını yapan Gültepe, Bursa'nın ülke ekonomisi olarak önemli bir değer olduğunu belirtti. Gültepe, "Bursa, 2024 yılı itibariyle yaklaşık 17 milyar dolarlık ihracat hacmiyle Türkiye ekonomisine güçlü katkı sunmaya devam etmektedir. Otomotiv, tekstil, makine ve kimya gibi öncü sektörlerde öne çıkan Bursa, 2025 yılının ilk çeyreğinde ise 4,2 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirmiştir" şeklinde konuştu.  "Yüzde 7 büyümemiz gerekiyor"  Türkiye genelinde, yaklaşık 66 bin ihracatçının 2024 yılı itibariyle 262 milyar dolar ihracat gerçekleştirdiğini belirten Gültepe, hedefin 2025'te 280 milyar dolar, 2028'de ise 375 milyar dolar mal ihracatı ve 200 milyar dolar hizmet ihracatı olmak üzere toplam 575 milyar dolara ulaşmak olduğunu dile getirdi.  Birlik olarak ülkeye katkı sunmaya devam ettiklerini dile getiren Uludağ İhracatçılar Birlikleri (UİB) Başkanı Baran Çelik, "Uludağ İhracatçı Birlikleri olarak, 2024 yılında ihracatımızı önceki yıla kıyasla yüzde 6 artırarak 39 milyar dolara çıkardık. Birlik olarak ülke ihracatına ciddi katkı sunmaya devam ediyor, ülkemizin en büyük ikinci ihracatçı birliği olma konumumuzu sürdürüyoruz. Küresel talep daralması, özellikle AB ekonomilerindeki durgunluk, yüksek enflasyon ve maliyet artışları sonucu rekabetçiliğimizin azalması, bölgesel savaşların ihracat siparişlerini zayıflatması gibi bir dizi sorun ihracat yapmayı zorlaştırıyor" diye belirtti. 

Limon İhracatının Durması Çiftçiyi Sevindirmedi Haber

Limon İhracatının Durması Çiftçiyi Sevindirmedi

Ticaret Bakanlığı'nın limon ihracatını durdurma kararı sonrası Adana Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Depolardaki limonlar tüccar ve çiftçiler tarafından il ve ilçe tarım müdürlüklerine eksik beyan edildiği için bakanlığımız ihracata kısıtlama getirdi. Limonumuz yeni sezona kadar ülkemize yeter ve artardı" dedi.   Türkiye'nin önemli tarım merkezlerinden Adana ve Mersin'de binlerce dönüm alanda üretimi yapılan limondan yaklaşık 1,5 milyon tonun üzerinde rekolte alındı. Bahçelerde hasadın yüzde 99'u biterken Ticaret Bakanlığı, Şubat ayının sonunda Adana, Mersin ve Hatay'da yaşanan soğuk hava ve don afetini gerekçe göstererek bugünden itibaren limon ihracatını geçici süreyle durdurdu. İhracatın durması nedeniyle alınan kararın tekrar gözden geçirilmesi istendi. Adana Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan ise depolardaki limonların tüccar ve çiftçiler tarafından ilgili kurumlara eksik beyan edildiği için bakanlığın kısıtlama getirdiğini belirterek duruma dikkat çekti.  "Depolarda limon çok"  Konuyla ilgili Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, açıklamalarda bulundu. Doğan, "Ticaret Bakanlığı tarafından limona ihracat kısıtlaması getirildi. Geçen sezon limon depolara az girip para ettiği için çiftçimiz bu sene geçen seneki limonun 2 katından fazla 3 katına yakınını depolara gönderdi. Ancak depolardaki limonlar tüccarlar tarafından il ve ilçe tarım müdürlüklerine eksik beyan edilmediği için bakanlığımız ihracata kısıtlama getirdi. Aslında limonumuz yeni sezona kadar ülkemize yeter ve artardı" ifadelerini kullandı.  "Hasat süresi gelene kadar depolardaki limon çürür"  Depolardaki limonun kilogram fiyatının 35-40 liradan satıldığını vurgulayan Doğan, daha sonra şunları söyledi:  "Ticaret Bakanlığı bu yasağı almamalı. Bu yasak devam ederse bizim hasat süresi gelene kadar depolardaki limon çürür. Arjantin ve Güney Afrika ülkeleri Mayıs sonu ve Haziran ayının başından sonra limon ihracatı yaptığı için aslında Haziran'a kadar bu karar alınmasa daha iyi olurdu. Depolardaki limonları çiftçi ve tüccarlar bakanlığı bildirmedi, bakanlıkta bu yasağı aldı. Keşke bu yasak alınmadan önce ziraat odası başkanlarının da görüşü alınsaydı. Şu anda tüccara limonun maliyeti 20 lira. Eğer tüccar buradan para kazanamazsa seneye yatak limonu depoya hiç koymayacak. Bakanlık bu kararı önceden bildirse çok daha iyi olurdu."  Doğan, ayrıca karar sonrası limon fiyatlarında düşüş yaşanacağını ancak çiftçi ve tüccarın zarar edebileceğini belirtti. 

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.