Hava Durumu

#İhracat

Yeni Marmara Gazetesi - İhracat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İhracat haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

"Türkiye ihracat ve pazar kaybı yaşayacak" Haber

"Türkiye ihracat ve pazar kaybı yaşayacak"

Avrupa Birliği’nin Güney Amerika ülkelerinden oluşan MERCOSUR ve Hindistan ile imzaladığı yeni serbest ticaret anlaşmaları (STA), Türkiye-AB ticari ilişkilerinde yeni bir tartışma başlattı. Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 42’sini gerçekleştirdiği AB’nin üçüncü ülkelerle ticaretini derinleştirmesi, orta vadede Türkiye’nin ihracat ve pazar payı kaybı yaşayabileceği yönünde değerlendirmelere neden oluyor.AB ile MERCOSUR arasında 17 Ocak’ta imzalanan ve yaklaşık 25 yıldır müzakere edilen anlaşma kapsamında, iki blok arasında gümrük vergilerinin büyük bölümünün kademeli olarak kaldırılması öngörülüyor. Yaklaşık 300 milyon nüfusa ve 3 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğe sahip MERCOSUR ülkelerinden AB’ye özellikle tarım ürünleri, petrol ve minerallerin ihracatının artması beklenirken; AB’nin bölgeye makine, otomotiv, kimya ve sanayi ürünleri satışı öne çıkıyor. Benzer şekilde yaklaşık 20 yıldır müzakereleri süren AB-Hindistan STA’sı da sonuçlandırıldı. Anlaşma kapsamında ticarete konu ürünlerin yüzde 95’inde gümrük vergilerinin aşamalı olarak düşürülmesi planlanıyor. Küresel hasılanın yaklaşık yüzde 25’ini temsil eden iki taraf arasında otomotiv, makine, kimyasallar ve elektrikli ekipman ticaretinde artış bekleniyor.Türkiye iş dünyası temsilcileri, bu gelişmelerin özellikle otomotiv, makine, kimya, tarım ve elektronik sektörlerinde Türkiye’nin rekabet gücünü zayıflatabileceğini ifade ediyor. İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Başkanı Çetin Tecdelioğlu, AB’nin STA imzaladığı ülkelerin gümrük vergilerinden muaf hale gelmesinin Türkiye açısından dezavantaj yarattığını belirtiyor. Tecdelioğlu’na göre, MERCOSUR ülkelerinde Türk ürünlerine uygulanan yüksek vergiler devam ederken AB menşeli ürünlerin bu pazarlara gümrüksüz girmesi, Türkiye’nin ihracatını olumsuz etkileyebilir.İş dünyasının temel eleştirisi, 1996’dan bu yana yürürlükte olan Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin yarattığı “asimetri”ye odaklanıyor. AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı STA’lara Türkiye otomatik olarak dahil olmazken, bu ülkelerin ürünleri Gümrük Birliği nedeniyle Türkiye pazarına gümrüksüz girebiliyor. Bu durumun hem ihracat kaybına hem de ithalat baskısına yol açtığı vurgulanıyor.Geçtiğimiz hafta Türkiye’yi ziyaret eden AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos, hükümet yetkilileri ve iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi. Görüşmelerde Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve ekonomik ilişkilerin derinleştirilmesi gündeme gelse de, somut bir ilerleme sağlanmadı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’nin AB’nin beşinci büyük ticaret ortağı olduğunu hatırlatarak, Gümrük Birliği’nin hizmetler, tarım ve kamu alımlarını kapsayacak şekilde güncellenmesi gerektiğini dile getirdi. TÜSİAD da Türkiye’nin AB’nin üretim ve değer zincirinin önemli bir parçası olmasına rağmen, son dönemde AB’nin yeni ticaret ve sanayi mekanizmalarının dışında kalmasının “stratejik bir çelişki” yarattığı görüşünü paylaştı. Açıklamada, bu durumun uzun vadede yalnızca Türkiye’yi değil, AB’nin rekabet gücünü de olumsuz etkileyebileceği ifade edildi.Uzmanlar ise kısa vadede ani bir pazar kaybı beklenmemesi gerektiğini belirtiyor. TEPAV Ticaret Çalışmaları Merkezi Direktörü Bozkurt Aran, AB’nin katı standartları nedeniyle Hindistan ve MERCOSUR ürünlerinin Avrupa pazarına girişinin zaman alacağını vurguluyor. Aran’a göre, Türkiye’nin bu süreçte hem Gümrük Birliği’nin güncellenmesi için daha aktif bir diplomasi yürütmesi hem de AB kurumları nezdinde taleplerini doğrudan dile getirmesi önem taşıyor.

Bursa'nın turizm ve ticaret vizyonu Umman'da güçlendi Haber

Bursa'nın turizm ve ticaret vizyonu Umman'da güçlendi

Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği, Umman’ın başkenti Maskat’ta 2-4 Şubat tarihleri arasında düzenlenen OMN-EX Uluslararası Fuar ve Forumuna katılarak Bursa’nın turizm ve ticaret potansiyelini uluslararası alanda tanıttı. Açılışında Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yanı sıra Bilal Erdoğan ve sektör temsilcilerinin de katıldığı fuar kapsamında gerçekleştirilen temaslar, Bursa ile Umman arasındaki turizm ilişkilerinin geliştirilmesine önemli katkı sundu. Oman Convention & Exhibition Centre’da düzenlenen organizasyonda, Birliğin üç gün boyunca ziyaretçilere açık olan standında; Bursa’nın tarihi ve kültürel mirası, doğal güzellikleri, gastronomi zenginliği ve dört mevsime yayılan turizm imkanları kapsamlı şekilde tanıtıldı. Osmanlı’nın ilk başkenti olan Bursa, aynı zamanda güçlü sanayi altyapısı, ihracat kapasitesi ve ticaret hacmiyle de uluslararası ziyaretçilerin ilgisini çekti. Fuara, Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz başkanlığında; Bursa’dan gelen turizm acenteleri ve sektör temsilcilerinden oluşan bir heyet katılım sağladı. Fuar süresince Ummanlı turizm profesyonelleri ile Bursalı firmalar arasında birebir görüşmeler gerçekleştirilerek, karşılıklı iş birliği ve ortak turizm projelerine yönelik önemli adımlar atıldı. OMN-EX Fuarı’nı ziyaret eden aileler ise, kendileri için özel olarak hazırlanan Bursa turizm paketlerini inceleme ve doğrudan Bursa merkezli acenteler aracılığıyla satın alma imkânı buldu. Bu uygulama, Bursa’nın doğrudan pazarlama yaklaşımını ve sürdürülebilir turizm vizyonunu ön plana çıkardı. Fuar programının yanı sıra Başkan Oktay Yılmaz, Umman’daki ziyaretleri kapsamında çeşitli üst düzey temaslarda da bulundu. Bu çerçevede Yılmaz, Umman Kültür Mirası ve Turizm Bakanlığı Bakan Yardımcısı Azzan bin Qassim Al Busaidi ve Tanıtımlar Genel Müdürü Haitham Al Gassani ile bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda, kültür turizmi ve sağlık turizmi başta olmak üzere turizmin tüm alanlarında Bursa’nın potansiyeli ele alınırken; iki ülke arasında karşılıklı turist hareketliliğinin artırılmasına yönelik tanıtım ve iş birliği imkanları değerlendirildi. Başkan Yılmaz ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti Umman Büyükelçisi Prof. Dr. Muhammet Hekimoğlu’nu ziyaret etti. Ziyarette, Bursa’nın Umman pazarında daha etkin tanıtılması, iki ülke arasında turizm ve ticaret alanında geliştirilebilecek yeni iş birlikleri ile kurumsal ilişkilerin güçlendirilmesi konuları ele alındı. Fuarın Bursa açısından oldukça verimli geçtiğini belirten Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği Başkanı Oktay Yılmaz, "Fuara katılımımız ve burada gerçekleştirdiğimiz temaslar ile Bursa’nın uluslararası turizm pazarındaki görünürlüğünü artırmayı ve Umman başta olmak üzere Körfez ülkelerinden Bursa’ya yönelik turizm talebini güçlendirmeyi hedefliyoruz. OMN-EX Fuarı ve Forumu kapsamında yürütülen çalışmaların, Bursa ile Umman arasındaki dostane ilişkilerin pekişmesine ve uzun vadeli turizm ve ticaret iş birliklerinin hayata geçirilmesine katkı sağlamasını umuyoruz" ifadelerini kullandı.

Bursa iş dünyası Paris’te tekstil ve moda fuarlarında Haber

Bursa iş dünyası Paris’te tekstil ve moda fuarlarında

Tekstil ve moda endüstrisinin geleceğine yön veren Premire Vision Paris Fuarı, bu yıl da dünyanın dört bir yanından sektör profesyonellerini bir araya getirdi. Kumaş, iplik, deri, tasarım ve aksesuar alanlarında faaliyet gösteren üreticilerin yer aldığı fuarda, sektöre yön veren yeni trendler ve üretim yaklaşımları öne çıktı. Yaklaşık bin 300 firmanın stant açtığı fuarda, 200 Türk firması yer aldı. Premire Vision Fuarı’na Bursa’dan 54 firma stant açarak katıldı. Fuarda yer alan Bursalı firmalar, yenilikçi koleksiyonlarını küresel alıcılarla buluşturma imkânı yakaladı. Bu yıl ustalık, zanaatkârlık geleneği ve gelişmiş üretim kültürünü küresel tasarım ve inovasyon anlayışıyla bir araya getiren fuar, farklı coğrafyaların bilgi birikimi ve üretim becerilerini görünür kılarken, firmalara yeni pazarlara açılma ve uluslararası iş birlikleri geliştirme açısından önemli fırsatlar sundu. Dünya tekstil tedarik zincirinin önemli platformlarından biri olan Texworld Paris Fuarı da sektörün yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi. 35’ten fazla ülkeden yaklaşık bin 300 katılımcının yer aldığı fuarda Çin, Hindistan, Kore, Tayvan, Bangladeş ve Pakistan gibi küresel üretim merkezlerinin yanı sıra Kamboçya, Vietnam, Ruanda, Mısır ve Myanmar gibi gelişmekte olan tedarik merkezleri de yer aldı. Türkiye’den 54, Bursa’dan ise 17 firma fuarda stant açarak ürünlerini uluslararası alıcıların beğenisine sundu. BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur ve BTSO Tekstil Konseyi Başkanı Bayram Uçkun, her iki fuarı da ziyaret ederek, stant açan Bursa firmalarıyla bir araya geldi. BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, tekstil sektöründe zorlu bir dönemden geçildiğini belirterek, Bursa iş dünyasının tüm olumsuzluklara rağmen üretim ve ihracat iştahını koruduğunu söyledi. Bu süreçten güçlenerek çıkmak için fuar katılımlarının büyük önem taşıdığını vurgulayan Uğur, Türk ihracatçıların uzun yıllara dayanan mücadelesiyle başta Avrupa Birliği olmak üzere dünya genelinde önemli pazarlara erişim sağladığını ifade etti. Elde edilen bu kazanımların korunması için çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü dile getiren Uğur, Paris’te düzenlenen fuarın dünyanın en önemli sektörel buluşmaları arasında yer aldığını kaydetti. BTSO olarak KFA Fuarcılık organizasyonuyla firmaların bu önemli fuara katıldıklarını belirten Uğur, ihracat yolculuklarında firmaları desteklemeye devam edeceklerini söyledi. BTSO Tekstil Konseyi Başkanı Bayram Uçkun ise BTSO liderliğinde yürütülen çalışmaların firmalara yeni iş birliği fırsatları sunduğunu belirtti. Bayram Uçkun, "Sektörümüz adına küresel ölçekteki yenilikleri yakından görmek ve yeni ticaret köprüleri kurmak açısından önemli bir fuarı yerinde inceleme fırsatı bulduk. BTSO Yönetim Kurulumuza sektörümüze sundukları destekler için şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu. KFA Fuarcılık’ın yurtiçi ve yurtdışı organizasyonlarla üretici için ihracat ortamı hazırladığını vurgulayan Akdem Tekstil İhracat Yöneticisi Bilal Yüksel da fuar organizasyonlarının ihracat açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Bu fuar, birçok ülkeden katılımcının yer aldığı ve bizim özel olarak hazırlandığımız bir fuar. Bu fuarda yedinci yılımız ve bu sürenin tamamında KFA Fuarcılık ile birlikte yer aldık. Kısa süre önce yine KFA Fuarcılık organizasyonuyla Londra’daydık. Bu organizasyonlar firmalarımız için önemli fırsatlar oluşturuyor. Bizler de bu imkânları en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz" dedi.

Buttim’de bayrak değişimi Haber

Buttim’de bayrak değişimi

Bursa Uluslararası Tekstil Ticaret Merkezi (BUTTİM) 24. Olağan Genel Kurulu, kat maliklerinin katılımıyla BUTTİM Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. 2019 yılından bu yana Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini başarıyla yürüten Sadık Şengül, görevi BUTTİM’in kuruluşundan bu yana ilk kadın Yönetim Kurulu Başkanı olan Gülten Demir Varol’a devretti. BUTTİM tarihinde bir ilke imza atan Varol, "Bu bir bayrak yarışıdır; devraldığımız hizmet bayrağını daha yukarılara taşımak için var gücümüzle çalışacağız" ifadelerini kullandı. Bursa ticaretinin kalbi ve tekstil sektörünün dünyaya açılan kapısı BUTTİM’de, yönetim kademesinde önemli bir değişim yaşandı. Haftasonu gerçekleştirilen 24. Olağan Genel Kurul toplantısında, 7 yıldır sürdürdüğü başkanlık göreviyle merkezin kurumsal kimliğine ve teknik altyapısına önemli yatırımlar yapan Sadık Şengül, görevi yeni yönetime bıraktı. Yapılan oylama sonucunda 2019 yılından beri Denetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüten Gülten Demir Varol, BUTTİM Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine seçildi. "Gönlüm müsterih, emanet emin ellerde" Veda konuşmasında duygusal anlar yaşayan geçmiş dönem başkanı Sadık Şengül, görev süresi boyunca pandemi, deprem felaketi ve ekonomik dalgalanmalar gibi küresel ve ulusal krizlere rağmen BUTTİM’i "geleceğin ticaretine" hazırladıklarını vurguladı. Şengül, konuşmasında "2019 yılında ‘BUTTİM’i tüm dünyanın konuştuğu bir ticaret üssü haline getireceğiz’ sözüyle yola çıkmıştık. Bugün geriye dönüp baktığımda; dış cephesinden asansörlerine, fiber altyapısından yangın güvenliğine kadar BUTTİM’in adeta kalbini yenilemiş bir yönetim olarak huzurlarınızdayız. Doluluk oranının yüzde 100’e yaklaştığı, 90’dan fazla ülkeye ihracat yapan, mali yapısı disipline edilmiş ve yaşayan bir BUTTİM bırakmanın gururunu yaşıyorum. Gönlüm müsterih, emanet emin ellerde." ifadelerini kullandı. ​​​​​​​"Sorumluluğumuzun farkındayız" Genel Kurul’da kat maliklerinin desteğiyle Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçilen Gülten Demir Varol, teşekkür konuşmasında birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Varol, BUTTİM’in güçlü bir ticaret ekosistemi olduğunu ifade ederek yeni dönem vizyonuyla ilgili"Öncelikle, BUTTİM’e değer katan çalışmaları ve 7 yıllık emekleri için Sayın Sadık Şengül ve ekibine şükranlarımı sunuyorum. Sayın Başkanımızdan devraldığımız bu bayrağı daha ileriye taşımak; BUTTİM’i küresel ticaretin güçlü merkezlerinden biri haline getirmek için kararlılıkla çalışacağız. Kat maliklerimizin güveni en büyük gücümüzdür. Katılımcı yönetim anlayışımızla, teknolojiyi ve yenilikçi projeleri odağımıza alarak BUTTİM’in marka değerini daha da güçlendirecek işlere imza atacağız. Sorumluluğumuzun farkındayız; BUTTİM ailesi için çalışmaya, üretmeye ve değer katmaya devam edeceğiz." diye konuştu. Genel Kurul sonucunda BUTTİM’in yeni yönetim ve denetim kadroları şu isimlerden oluştu: Yönetim Kurulu Üyeleri: Gülten Demir Varol, Mehmet Emin Tamam, Mehmet Okur, Yedekler: Hami Savcı, Murat Evinç, Mehmet Devrim, Sami Bağcı, Ersan Ertürk, Aysel Kısa, Denetim Kurulu Üyeleri:Rıfat Çolak, Necmi Kasaboğlu, Oktay Arslan, Yedekler:İbrahim Bozveli, Bestami Arslan, Ersin Aydemir, Bülent Tuna, Barış Ortakaya, Edip Seyhan

Bursa tekstil sektörü temsilcileri ve BTSO Londra sahnesinde Haber

Bursa tekstil sektörü temsilcileri ve BTSO Londra sahnesinde

Ticaret Bakanlığı destekleriyle BTSO öncülüğünde yürütülen proje çerçevesinde, Türkiye genelinden yaklaşık 100 firmanın yer aldığı fuara BTSO üyesi 50’ye yakın sektör temsilcisi katılım sağladı. Firmalar, fuar süresince stantlarında ürünlerini tanıtarak özellikle İngiltere başta olmak üzere Avrupa pazarından alıcılarla ikili iş görüşmeleri gerçekleştirdi. BTSO tarafından yürütülen UR-GE projeleriyle, firmaların ihracat kapasitelerinin artırılması, yeni pazarlara erişimlerinin kolaylaştırılması ve sürdürülebilir dış ticaret ilişkilerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Londra’daki fuar kapsamında gerçekleştirilen temasların, Bursa tekstil sektörünün uluslararası görünürlüğüne katkı sağlaması amaçlanıyor. BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, ihracatın ülke ekonomisi açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirterek, “BTSO olarak Ticaret Bakanlığımızın destekleriyle yürüttüğümüz Ur-Ge projelerini, firmalarımızı küresel rekabete hazırlayan stratejik bir dönüşüm aracı olarak görüyoruz. The London Textile Fair gibi prestijli organizasyonlar, üyelerimizin uluslararası alıcılarla doğrudan temas kurmasını ve ihracat vizyonlarını güçlendiriyor. Zorlu bir süreçten geçen tekstil sektörümüzü yeni pazarlara taşımayı, ‘Bursa Büyürse Türkiye Büyür’ anlayışıyla firmalarımızı dünyanın dört bir yanındaki fuarlara ulaştırmayı sürdüreceğiz. Katma değerli üretimle Bursa’nın üretim gücünü ve tasarım kabiliyetini dünya pazarlarıyla buluşturmaya kararlılıkla devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. BTSO 18. Meslek Komitesi Başkanı Mehmet Er ise The London Textile Fair’in yoğun katılımla gerçekleştiğini ve organizasyonun sektör açısından verimli geçtiğini belirtti. Er, benzer yurt dışı pazarlama faaliyetlerinin tekstil sektörü için önemli kazanımlar sağladığını kaydetti. Fuara katılan Bursa firmaları, kalite, tasarım ve üretim kabiliyetlerini uluslararası platformda tanıtarak hem kenti hem de Türk tekstil sektörünü temsil etti.

Kraliçe incirinin ihracatında kilogram başına 1 dolarlık değer artışı oldu Haber

Kraliçe incirinin ihracatında kilogram başına 1 dolarlık değer artışı oldu

Uludağ İhracatçı Birliklerinden alınan bilgiye göre, Ege'den Marmara'ya, Akdeniz'den Anadolu'ya uzanan bereketli topraklara sahip Türkiye, hem taze hem de kurutulmuş incir üretiminde dünya lideri olarak ihracattan önemli pay alıyor.Yüzyıllardır bu topraklarda yetişen, doğallığıyla, eşsiz aromasıyla ve yüksek besin değeriyle Bursa’nın dünyaya armağan ettiği bir kültür mirası olan Bursa siyah inciri, birçok ülkede sevilerek tüketilen meyvelerin başında geliyor."Bursa Karası" olarak da bilinen Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından 3 Mayıs 1990'da "Bursa siyahı" olarak tescil edilen Bursa siyah inciri, Avrupa Birliğinden resmi tescilini 24 Eylül 2024’te aldı. Tanımlı coğrafi alanı Bursa’da toplam 151 köy/mahalleyi kapsayan Bursa siyah inciri, Türkiye'nin toplam incir ihratacının yüzde 70'inden fazlasını karşılıyor.Geçen yıl yaşanan zirai don ve kuraklık gibi olumsuzluklara rağmen Bursa siyahında ihracat 2024'e göre yüzde 12,3 artarak 70,3 milyon dolara ulaştı. İhracatta kilogram başına 1 dolarlık değer artışı oldu 2024'te kilogram başına 3,46 dolardan ihraç edilen Bursa siyahı, 2025'te yaklaşık 1 dolar değerlendi ve kilosu 4,43 dolardan yurt dışına gönderildi. Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliğinin (UYMSİB) bu üründeki geçen yıl ihracatı ise 33,6 milyon dolar olarak gerçekleşti. En fazla ihracat Almanya'ya Bursa siyahında en fazla ihracat 21 milyon dolarla Almanya'ya yapıldı. Bu ülkeyi, 7,8 milyon dolarla Avusturya, 6 milyon dolarla Hollanda, 5,8 milyon dolarla Birleşik Krallık ve 4 milyon dolarla İsviçre izledi. UYMSİB Başkanı Senih Yazgan, zirai don ve kuraklık nedeniyle oluşan kalitesiz ürün yüzünden ihracatın bu rakamlarda kaldığını belirterek, "Miktar olarak ihracatımız 18 bin tonlardan 15 bin tona geriledi. Kaliteli ürün olsaydı çok daha iyi rakamlara ulaşabilirdik" dedi. Yazgan, Bursa siyahının Türkiye'nin farklı bölgelerinde yetiştirilmeye başlandığını belirterek, "Aydın bölgesinde, İzmir, Manisa ve Denizli'de üretiliyor. Bursa daha kalın kabuklu raf ömrü daha uzun, diğerleri ince kabuklu. Erkenci olması dolayısıyla pazarda avantajlı oluyor, çiftçi de kazançlı gördüğünden üretiyor" diye konuştu.Yaşanan olumsuzluklara rağmen 70 milyon doları geçen bir ihracata imza atılmasının başarı olduğunu vurgulayan Yazgan, Türkiye'nin tarımsal potansiyelinin yüksek olduğunu ancak yeterince değerlendirilmediğini söyledi.

BTSO Akademi iş dünyasının dönüşümüne rehberlik ediyor Haber

BTSO Akademi iş dünyasının dönüşümüne rehberlik ediyor

Meslek komiteleri ve sektörlerden gelen talepler doğrultusunda şekillenen BTSO Akademi eğitimleri, 2025 yılı boyunca 46 farklı programda 4 bini aşkın katılımcıyı bir araya getirdi. Yapay zekâ destekli analiz sistemlerinden e-ihracat uygulamalarına, ihracat pazar fırsatlarından karbon ayak izi ve dijital ürün pasaportu gibi güncel başlıklara kadar pek çok konuda düzenlenen eğitimler, şirketlerin hem mevzuata uyumunu hem de dönüşüm süreçlerini destekledi. Yeni nesil eğitim programları BTSO Akademi, bilişim, tekstil, makine, gıda, kimya, sigorta, gayrimenkul ve hizmet sektörleri başta olmak üzere birçok alanda düzenlenen eğitimlerle firmaların güncel gelişmeleri yakından takip etmesine, yeni pazarlara açılmasına ve kurumsal yapılarını güçlendirmesine katkı sağladı. E-ihracat, dış ticaret, finansal okuryazarlık, ihracat destekleri, yeşil dönüşüm ve iş sağlığı-güvenliği gibi başlıklarda gerçekleştirilen programlar, iş dünyasının değişen dinamiklerine uyum sağlamasında önemli rol oynadı. 13 yılda 800 eğitim, 116 bin katılımcı 2013 yılından bu yana kesintisiz şekilde faaliyetlerini sürdüren BTSO Akademi kapsamında bugüne kadar 800’e yakın eğitim programı hayata geçirilirken, 116 bini aşkın katılımcı bu eğitimlerden faydalandı. BTSO Akademi, sektörlerin ihtiyaç duyduğu güncel bilgi, teknoloji ve mevzuat konularında sunduğu eğitimlerle Bursa iş dünyasının gelişimine öncülük etmeye devam ediyor. "Bilgiye yatırım yapan firmalar dönüşümü yönetir" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, BTSO Akademi’nin iş dünyasının değişen ihtiyaçlarına hızlı ve doğru yanıt veren stratejik bir yapı haline geldiğini vurguladı. Bilgi çağında rekabetin temel unsurunun nitelikli insan kaynağı ve sürekli öğrenme olduğunu ifade eden Burkay, "Bugünün iş dünyasında rekabeti sermaye, üretim kapasitesi ya da teknolojiyle sınırlı tutamayız. Bilgiyi doğru kullanan, değişimi zamanında okuyan ve insan kaynağını sürekli geliştiren firmalar rakiplerine göre çok daha büyük avantajlara sahip. BTSO Akademi’yi de tam olarak bu anlayışla kurguladık. Amacımız, firmalarımızın hem bugünün ihtiyaçlarına hem de geleceğin iş modellerine hazırlıklı olmasını sağlamak." diye konuştu. "BTSO Akademi firmaları dönüşüm yolculuğuna hazırlıyor" 2026 yılında da eğitim programlarının iş dünyasından gelen talep ve beklentileri doğrultusunda şekilleneceğini belirten Başkan Burkay, "Önümüzdeki dönemde dijitalleşme, yeşil dönüşüm, ihracat, finansal yönetim ve kurumsallaşma gibi alanlarda yeni nesil eğitim programlarımızı artırarak sürdüreceğiz. Eğitim içeriklerimizi, sahadan gelen beklentiler ve küresel gelişmeler ışığında sürekli güncelliyoruz. BTSO Akademi, firmalarımızın dönüşüm yolculuğunda rehberlik eden, işletmelerimizi geleceğe hazırlayan bir platform olmaya devam edecek." ifadelerini kullandı.

Binek Otomobil İhracatı Artıyor... Haber

Binek Otomobil İhracatı Artıyor...

Türkiye, yılın ilk yarısında sadece Fransa'ya 1 milyar doların üzerinde binek otomobil ihracat edilirken, 2020 yılına göre yüzde 47 artan otomobil ihracatı, 4 milyar 295 milyon 729 bin dolardan 6 milyar 318 milyon 306 bin dolara çıktı. Yılın ilk yarısında Türkiye'nin 131 milyar 440 milyon 136 bin dolar olan toplam ihracatından yüzde 15,2 pay alan sektör, yüzde 72,6 ile en fazla AB bölgesine ihracat yaptı. Ocak-haziran döneminde otomotiv endüstrisinin ihracatı yaklaşık yüzde 13 artışla 19 milyar 986 milyon 716 bin dolara ulaştı. Ocak-haziran döneminde 14 milyar 513 milyon 912 bin dolar ihracat yapılan AB ülkeleri ise, otomotiv ihracatında yine en önemli pazar olarak dikkati çekti. Türkiye'nin binek otomobillerde yılın ilk yarısındaki ihracatı ise 5 milyar 642 milyon 528 bin dolardan yaklaşık yüzde 12 artışla 6 milyar 318 milyon 306 bin dolara çıktı. 2020 yılına göre ise yüzde 47 artarak 4 milyar 295 milyon 729 bin dolardan 6 milyar 318 milyon 306 bin dolara çıktı. Türkiye yılın 6 ayında 76 ülkeye binek otomobil sattı. 100 milyon doların üzerinde 11 ülkeye binek otomobil ihraç etti. Binek otomobil ihracatında ilk 3 ülke, 1 milyar 87 milyon 169 bin dolarla Fransa, 784 milyon 138 bin dolar ile İspanya ve 703 milyon 636 bin dolarla İtalya oldu. Sadece Fransa'ya binek otomobil ihracatı 1 milyar doları aşarak yüzde 6,37 artarak 1 milyar 87 milyon 169 bin dolara çıktı. Slovenya'ya ihracat yüzde 144,5 artışla 462 milyon 381 bin dolara, Belçika yüzde 112 yükselerek 287 milyon 479 bin dolara ve Romanya'ya ihracat yüzde 111,6 artarak 98 milyon 519 bin dolara ulaştı. İspanya ihracat yüzde 26,76 artarak 784 milyon 137 bin dolara, Portekiz'e yüzde 89 yükselişle 149 milyon 897 bin dolara çıktı. Hollanda'ya ihracat ise yüzde 39,3 azalarak 100 milyon doların altına geriledi ve 94 milyon 573 bin dolara düştü. Bu ülkedeki düşüş binek otomobillerdeki ihracat artışını çok etkilemedi.

Türk kanatlı sektörü ihracatçıları, bu yıl 500 milyon dolarlık yumurta ihracatını yakalamayı hedefliyor Haber

Türk kanatlı sektörü ihracatçıları, bu yıl 500 milyon dolarlık yumurta ihracatını yakalamayı hedefliyor

Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, bu yıl Türkiye olarak sofralık yumurtada 200 milyon dolar, damızlık yumurtada ise 300 milyon dolarlık ihracat hedeflendiğini söyledi. Girit, Türkiye'nin geçen yıllarda ihracatta Hollanda'dan sonra ikinciliği yakalamak gibi bir potansiyeli sergilediğini belirtti.  Türkiye'de yaklaşık 22 milyar adet yumurta üretildiğini vurgulayan Girit, dünya sıralamasında ilk 10 içinde olunduğunu ve yaklaşık 4 milyar adedinin ihracata gittiğini anlattı. Sofralık ve damızlık yumurtada önemli bir potansiyeli sahip olunduğuna dikkati çeken Girit, "Yumurta ürünleri de ihracatta var. Yumurta ürünleri ihracatı henüz istenilen seviyede değil, düşük. 2025 yılında 200 milyon dolar sofralık ve 300 milyon dolar damızlık yumurta ihracatı hedefliyoruz. Türkiye, yumurtada dünyanın önemli aktörlerinden birisi konumunda" dedi.  İç piyasa ile ihracatın dinamiğinin çok farklı olduğunu belirten Girit, iç piyasada her türlü politikanın uygulunabileceğini ancak uluslararası arenanın bunları kaldırmayacağını aktardı.  Yumurtada fon kesintisi gelmesini "kibarca yasak" olarak nitelendiren Girit, şöyle konuştu:  "Konteynerde 30 bin dolar fon getirilmesi anlamına geliyor. Bir yumurtacı konteynerde 30 bin dolar kazansa emin olun yürüyüşü değişir. Modern yasak olarak görüyorum bu fon işini. Türkiye'de kişi başı 220 adet yumurta tüketiliyor. 12'ye bölerseniz ayda 18 yumurta yapar. Ramazan ayında tüketilen 18 yumurtanın fiyat artışını terazinin bir kefesine koyun, diğer kefeye de ihracatta kaybettiklerinizi koyarsanız emin olun fark çok rahat görülebilir. Yıllarca emek verilerek girilen pazarları kısa dönemli bakış açılarıyla kaybetmenin yanlış olduğunu düşünüyorum."  Girit, her yıl ramazan ayında fiyatların yükseldiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:  "Sonra fiyatlar geri gelir. Şu anda ciddi bir düşüş söz konusu yumurtada. Yarını bile beklemeden bu ihracata yönelik fon kararının kaldırılması gerekiyor. 300 milyon dolara yakın damızlık yumurta ihraç eden ülkeyiz. Biz ebeveynlerine sahibiz. Yani ülkenin tavuksuz yumurtasız kalmasından şüphe duyacak bir durum yok. Biz ihraç ediyoruz çünkü çok üretiyoruz. Biz 52 ülkeye kadar yumurta ihracatı yaptık. Kanatlı sektörü olarak 1 milyar doların üzerinde ihracatımız var. Bunun yüzde 40'ı gibi kısmını yumurta oluşturuyor. Yüzde 60'ını kanatlı etleri. Daha fazla kayıp oluşmadan ihracatın önü açılmalı."  Ticaret Bakanlığı, mart ayında sofralık yumurta ihracatına uygulanan fon kesintisinin kilogramda 0,5 dolardan, 1,5 dolara yükseltildiğini açıklamıştı. 

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.