Hava Durumu

#İnşaat

Yeni Marmara Gazetesi - İnşaat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İnşaat haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Atatürk Spor Salonu hızla yükseliyor Haber

Atatürk Spor Salonu hızla yükseliyor

Bursa’da 1972 yılında hizmete açılan ve kentin yakın tarihinde önemli anlara sahne olan, ekonomik ömrünü tamamladığı gerekçesiyle 2020 yılında yıkılan Atatürk Spor Salonu, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından tekrar ayağa kaldırılıyor. Bursa'ya modern spor tesisi Büyükşehir Belediyesi ile Bursa Mimarlar Odası iş birliğinde düzenlenen ulusal mimari yarışmada belirlenen proje kapsamında çalışmalar sürdürülüyor. Toplam 18 bin 720 metrekare inşaat alanına sahip olan Atatürk Spor Salonu’nun seyirci kapasitesi ise 5 bin 16 kişi olarak planlanıyor. Yeni salonda basketbol sahası, sporcular, hakemler ve antrenörler için soyunma odaları, seyirciler için hizmet alanları, tuvaletler, büfeler, geniş dolaşım alanları, yönetim ofisleri ve idari bölüm için 40 araç kapasiteli kapalı otopark yer alacak. Çatı işlemleri başladı Betonarme imalatları tamamlanan yapıda, çevre düzenlemeye ait betonarme imalatlar ise devam ediyor. Çelik çatı taşıyıcı sistem imalatlarına ait tüm malzeme alana getirilirken, betonarme üzerine montaj işlemleri tüm hızıyla sürüyor. Bina çevresinde iksa ve yapı arası dolgu işlemi tamamlandı. Çevre düzenleme içerisinde yer alan istinat duvarları, amfi, engelli rampaları ve muhtelif yaya giriş merdivenlerinin betonarme imalatları da yüzde 80 oranında tamamlandı. Çevre düzenleme ve kaplama imalatları peyzaj ve yapının kalan ince imalatları ile iç ve dış tüm elektrik tesisatı işlemleri devam ediyor. İç cephe duvar imalatları, çatı kaplaması, cephe imalatları, alüminyum giydirme, prekast kaplama ve diğer dış cephe sıva-boya işlemlerinin sürdüğü inşaatta, mantolama işleriyle gezilebilir teraslara ait tüm yalıtım ve koruma imalatları, mekanik tesisat işleri, sıhhı tesisat, ısıtma-soğutma, havalandırma, yangın tesisatı cihaz ve ana hat montaj işlemleri de aralıksız devam ediyor.

BTSO’dan Etiyopya’ya 160 kişilik ticaret heyeti Haber

BTSO’dan Etiyopya’ya 160 kişilik ticaret heyeti

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Ticaret Bakanlığı’nın UR-GE destekleri kapsamında Etiyopya’ya geniş katılımlı ticaret heyeti programı düzenledi. İnşaat, ev tekstili, kimya, mobilya ve bebek-çocuk konfeksiyonu sektörlerinden 160’tan fazla iş insanının katıldığı organizasyonun, Türkiye’den Etiyopya’ya gerçekleştirilen en kapsamlı ticaret heyeti olduğu belirtildi. Başkent Addis Ababa’da gerçekleştirilen program kapsamında firmalar ikili iş görüşmeleri yaparken, bölgedeki ticaret ve yatırım imkanlarına ilişkin temaslarda bulundu. Heyet ayrıca pazar incelemeleri gerçekleştirdi.BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Etiyopya’nın Afrika’nın yükselen ekonomileri arasında yer aldığını belirterek, ülkenin stratejik konumu ve genç nüfusuyla önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. Burkay, Bursa firmalarının bölgede kalıcı ticari ilişkiler kurmayı hedeflediğini söyledi. Türkiye’nin Addis Ababa Büyükelçisi Berk Baran ise organizasyonun şimdiye kadar Etiyopya’da gerçekleştirilen en büyük ticaret heyeti programlarından biri olduğunu belirtti. Ticaret hacminin önemli bölümünün Cibuti üzerinden gerçekleştiğini kaydeden Baran, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin gelişmeye devam ettiğini dile getirdi. Program kapsamında BTSO ile Addis Ababa Ticaret Odası arasında iyi niyet ve iş birliği protokolü imzalandı. Protokole, İbrahim Burkay ile Addis Ababa Ticaret Odası Başkanı Zehara Mohammed imza attı.Etiyopya Dışişleri Bakanlığı Avrupa ve Amerika İşleri Genel Müdürü Büyükelçi Meles Alem Tikea da ülkede ekonomik reformların sürdüğünü belirterek Türk yatırımcıları Etiyopya’da daha fazla iş birliği ve yatırım yapmaya davet etti.

62 kez müebbet hapis cezasına çarptırılan müteahhidin cezası 22,5 yıla indirildi Haber

62 kez müebbet hapis cezasına çarptırılan müteahhidin cezası 22,5 yıla indirildi

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesince görülen duruşmaya tutuklu sanık Hasan Alpargün cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılırken, avukatlar ve bazı müştekiler duruşma salonunda hazır bulundu. Cumhuriyet savcısı, sanığın "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması yönünde görüş sundu. "1975 Deprem Yönetmeliği'ne uygun inşaat yaptım" Alpargün, savunmasında apartmanı kanunlara uygun inşa ettiğini öne sürerek, "İnşaatta hiçbir eksik malzeme kullanmadım. 1975 Deprem Yönetmeliği'ne uygun inşaat yaptım. Proje eksiksiz ve kusursuzdur. Binanın iskanını aldım. Ciddi sağlık sorunlarım var, kanser hastasıyım. Uzun süredir tutukluyum. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum" dedi. Müşteki avukatları ise, Konya Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden oluşan 6 kişilik heyetin hazırladığı ve yerel mahkemeye sunduğu 46 sayfalık ikinci bilirkişi raporu dikkate alınarak, sanığın "olası kastla öldürme" suçundan cezalandırılmasını, savcılığın mütalaasını bu yönde değiştirmesini talep etti. Beyanların ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Hasan Alpargün’e ‘olası kastla birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan verilen 62 kez müebbet ve 865 yıl hapis cezasını bozdu. ‘Olası kast’ hükmünü kaldıran heyet, Alpargün’e iyi hal indirimi uygulanmaksızın ‘bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan 22 yıl 6 ay hapis cezası vererek, tutukluluk halinin devamına karar verdi.

40 Mesleğe yeterlilik belgesi zorunluluğu getirildi Haber

40 Mesleğe yeterlilik belgesi zorunluluğu getirildi

Tehlikeli ve çok tehlikeli işler kapsamında yer alan 40 meslek için mesleki yeterlilik belgesi zorunluluğu getirildi. Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından belirlenen mesleklerde, belgesi olmayan çalışanlara 12 ay süre tanındı. Bu sürenin sonunda belge almayan kişiler ilgili işlerde çalıştırılamayacak.Düzenleme, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Tebliğe göre, belgeye sahip olmayan ve muafiyet kapsamına girmeyen çalışanlar, belirtilen sürenin ardından bu mesleklerde görev yapamayacak. Zorunluluk kapsamına; atık yönetimi, enerji sistemleri, inşaat, makine ve otomotiv gibi birçok alanda faaliyet gösteren meslekler dahil edildi. Listeye elektrikli ve hibrit araç bakım onarımından güneş ve rüzgar enerjisi sistemlerine, vinç operatörlüğünden maden işçiliğine kadar farklı iş kolları eklendi. Öte yandan bazı çalışan grupları düzenlemeden muaf tutuldu. 3308 sayılı kanun kapsamında ustalık belgesi bulunanlar, meslek lisesi ve ilgili üniversite bölümlerinden mezun olanlar ile 2022 yılı öncesinde Milli Eğitim Bakanlığı onaylı kursları tamamlayanlar belge zorunluluğu olmadan çalışmaya devam edebilecek.Vedat Işıkhan, düzenlemenin nitelikli iş gücünü artırmayı ve iş sağlığı ile güvenliği standartlarını yükseltmeyi amaçladığını belirtti. Yapılan değişiklikle birlikte mesleki yeterlilik belgesi zorunluluğu getirilen meslek sayısının 244’e yükseldiği bildirildi.

Gayrimenkul sektöründen 'değer barışı' çağrısı Haber

Gayrimenkul sektöründen 'değer barışı' çağrısı

Türkiye'de son üç dört yıldır yaşanan yüksek enflasyon ve artan maliyetler, gayrimenkul sektörünü de doğrudan etkiledi. İnşaat, işçilik ve arsa maliyetlerindeki hızlı yükseliş, konut fiyatlarında yüzde 30 ile yüzde 50 arasında artışlara neden oldu. Sektör temsilcileri, özellikle büyük şehirlerde konut fiyatlarının ciddi seviyelere ulaştığını belirterek, bazı bölgelerde 1+1 daire fiyatlarının 4 milyon liranın üzerine çıktığını, kira bedellerinin ise yaklaşık 25 bin liraya kadar yükseldiğini ifade etti. Elfi Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Aydemir, "Son yıllarda konut satın alan vatandaşlar artan fiyatlar nedeniyle değer artış vergisiyle karşı karşıya kaldı. Bu durumun gayrimenkul satışlarında tedirginliğe yol açtı. 2, 3 ya da 4 yıl önce 300 bin ile 400 bin lira arasında alınan konutların bugün enflasyon etkisiyle çok daha yüksek değerlere ulaştı. Bu artışın vatandaşların satış sırasında vergi yüküyle karşılaşmasına sebep oluyor. Gayrimenkul piyasasında yaşanan durgunluğun temel sebeplerinden birinin de bu durum olduğunu bütün sektör temsilcileri biliyor. Hükümetten tek seferlik 'değer barışı' düzenlemesi talep ediyoruz. Böyle bir düzenleme hem vatandaşların güven duygusunu artırmanın yanı sıra, hem de piyasada hareketlilik sağlayacaktır. Tabi k, b aynı zamanda fiyat artışlarını da bir nebze frenlenmesine katkı sağlayacaktır" dedi. Bunun tek seferlik yapılması ve tapu masraflarında da bir miktar düşüş sağlanması halinde önümüzdeki iki yıllık süreçte gayrimenkul fiyatlarının daha stabil bir seviyeye gelmesi mümkün olabileceğini ifade eden Aydemir, "Çünkü son 1,5 yıldır ülkemizde yeni inşaat üretimi oldukça azalmış durumda. İnşaat firmaları; arsa, işçilik ve diğer maliyetlerdeki hızlı artışlar nedeniyle yeni projelere başlamaktan kaçınıyor. Süreçlerin uzaması da yeni üretimin önüne geçiyor. Yeni konut üretimi olmadığı için fiyatlar yukarı yönlü hareket etmeye devam ediyor. Sektör açısından ve vatandaşlar açısından devletimizden beklentimiz, değer barışının tek seferlik olarak hayata geçirilmesidir. Çünkü şu anda vatandaşlarımızın büyük bir kısmını "Gayrimenkulümü satarsam zorluk yaşarım" düşüncesi sarmış durumda. Örneğin, bir vatandaş ikinci el bir gayrimenkulünü sattığında, hemen yanında yeni başlayan sıfır bir konutu almak istediğinde en az yüzde 40 ya da yüzde 50 daha pahalıya almak zorunda kalıyor. Aslında burada gerçek anlamda bir değer artışı yok. Sattığı gayrimenkulün yerine aynı değerde bir gayrimenkul koymak mevcut piyasa şartlarında oldukça zor. Bu nedenle sektör ve vatandaşlar adına devletimizden beklentimiz, değer barışının hayata geçirilmesidir" dedi.

Maket konutta düşük fiyat tuzağına dikkat Haber

Maket konutta düşük fiyat tuzağına dikkat

Bursa Tüketiciler Derneği Başkanı Sıtkı Yılmaz, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce, özellikle düşük fiyatlı maket konut satışları nedeniyle çok sayıda tüketicinin mağdur olduğu, bu konuda sık sık şikâyet başvuruları alındığını belirtti. Yılmaz yeni yasa ile birlikte ruhsatı bulunmayan, bina tamamlama sigortası yapılmamış ve noter satışı olmadan gerçekleştirilen maket konut satışlarının yasaklanmasına rağmen cazip fiyatlarla sunulan bazı maket konut projelerinde tüketicilerin hâlâ riskle karşı karşıya kaldığına dikkat çekti. Yılmaz ayrıca ön ödemeli konut satışlarında tüketicilere cayma hakkı tanınırken, cayma durumunda zorunlu giderler dışında yapılan ödemelerin iade edilmesi gerektiğini de hatırlattı.Maketten konut almayı düşünen vatandaşların mutlaka ruhsat, sigorta ve sözleşme detaylarını kontrol etmesi gerektiğini vurgulayan Sıtkı Yılmaz, mağduriyetlerin tamamen önlenebilmesi için denetimlerin artırılmasının önemli olduğunu söyledi. Kazma vurulmadan maket konut satışı sona erdi ancak satış yapılıyor Yeni yasa ile tüketicilerin muhtemel mağduriyetinin önüne geçildiğini söyleyen Bursa Tüketiciler Derneği Başkanı Sıtkı Yılmaz, "6502 sayılı yasa yürürlüğe girmeden önce sık sık maket üzerinden yapılan konut satışlarıyla ilgili mağdur şikayetleri almaktaydık. Ancak 6502 sayılı yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte konut satışlarının belirli bir yasal çerçeve içerisinde yapılması zorunlu hale getirildi ve özellikle maket üzerinden yapılan satışların tüketici için güvenli olmadığını ve bu satışların belirli kurallara bağlandığını görüyoruz. Bu nedenle alınmaksızın satışların yapılması ya da resmi bir şekilde noter satışı olmaksızın satışlar ortadan kaldırıldı ve yasaklandı. Ayrıca konut finansman sözleşmelerinin mutlak surette yazılı bir şekilde yapılması zorunlu hale getirildi. Tüketicilerin maket üzerinden aldatılması, yanıltılması veya mağdur duruma düşürülmesi önlendi. Hatta büyük ölçekli konutlarda bina tamamlama sigortası getirildi. Şu anda da bütün satışlar tüketicinin korunması hakkındaki kanun çerçevesinde devam etmektedir. Tüketicilerimiz ön ödemeli konutlara başvuru halinde cayabilir ve caydıktan sonra da zorunlu giderler dışında diğer ödemelerini geri alabilirler. Artık maket satışlarına son verildi. Resmi bir şekilde yapılmayan, ruhsatı olmayan ve bina tamamlama sigortası yapmayan müteahhitlerden konut alımına yönelik tüketici korunmuş oldu ve şu an tüketicinin korunması hakkındaki kanun güvencesiyle tüketici korunmaktadır. Bu yeni getirilen hususlarla tüketici daha güven içerisinde alışveriş yapabilmekte, konut alabilmektedir" şeklinde konuştu. Öte yandan, bakanlığın böyle bir kararı olmasına rağmen Bursa'da onlarca müteahhit firma maket üzerinden satışa ve inşaat başlamadan kampanyayı sürdürmeye devam ediyor. Bursalı bazı firmaların başka şehirlerde yaptıkları satışların reklamlarını da şehrin önemli noktalarında billboardlara reklam vererek duyurması ise dikkat çekiyor.Uzmanlar, maketten satışlarda tüketicilerin Atış Yapı benzerinde olduğu gibi mağduriyet yaşamaması için mutlaka hukuki destek alması gerektiğine dikkat çekiyorlar.

Türkiye’de inşaat sektöründe ezber bozan bir teknoloji geliştirildi Haber

Türkiye’de inşaat sektöründe ezber bozan bir teknoloji geliştirildi

Türkiye’de inşaat sektöründe ezber bozan bir teknoloji geliştirildi. Artık bir ev inşa etmek için ne ustaya ne de aylar süren şantiye trafiğine ihtiyaç duyulacak. 3D beton yazıcılarla modern ve dayanıklı bir ev yalnızca birkaç gün içinde ortaya çıkacak. Bursa Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü ve Jet Robotik Mühendislik tarafından geliştirilen 3D beton yazıcılar ve betonun çok daha kısa süre içerisinde donmasını sağlayan tamamen yerli karışımlar sayesinde 300 metrekarelik bir ev bir hafta gibi kısa bir sürede inşa edilebilecek. Jet Robotik Otomasyon Direktörü Arda Bayur’un geliştirdiği sistemde, bilgisayarda hazırlanan üç boyutlu proje tüm detaylarıyla onaylandıktan sonra makineye yükleniyor. Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Ar-Ge ekibi tarafından hazırlanan özel solüsyon ile karıştırılan beton, tıpkı mürekkep ile yazılır gibi katman katman dökülüyor. Nozul milimetrik hassasiyetle ilerliyor ve tüm süreci bilgisayar yönetiyor. 150 metrekare tek katlı bir yapının iç ve dış duvarları sadece 2-3 günde tamamlanabiliyor. Bu sürede şantiyede tek bir usta bile bulunmuyor; sistemi 2-3 kişilik teknik ekip kontrol ediyor. Bu da hem maliyeti düşürüyor hem de hata payını neredeyse sıfıra indiriyor. 3D beton yazıcı sayesinde sıva işçiliği ortadan kalkıyor, duvar yüzeyi makineden çıktığı gibi düzgün oluyor. Elektrik ve su tesisatı da duvar içine kolayca entegre edilebiliyor. Çift cidarlı yapı sistemi sayesinde araya izolasyon malzemesi, elektrik ve su tesisatı kolayca yerleştirilebiliyor. 3D beton yazıcı teknolojisi yalnızca ev üretmiyor. Aynı yazıcıyla bank, merdiven, masa, süs havuzu, saksı gibi şehir mobilyaları için mimari tasarımlar da üretilebiliyor. Jet Robotik ekibinin 10, 20, hatta 30 katlı binalar için farklı bir metot ile döküm yapabilecek Ar-Ge çalışmalarını sürdürdüğünü ve bu süreçte devlet üniversiteleriyle ortak projeler yürütüldüğünü belirten şirket Direktörü Arda Bayur şunları söyledi: “Uzun yıllardır 3 boyutlu beton yazıcılar üzerinde çalışıyoruz. Son 2 yıldır çift komponentli sistemlerle bunu farklı bir boyuta taşıdık. Harcın içerisine yüksek basınç ve düşük debi ile enjekte ettiğimiz katalizör sayesinde harcı çok hızlı bir şekilde ayakta durabilir bir hale getirebiliyoruz. Kendi geliştirdiğimiz yazılım sayesinde yaklaşık bir günlük eğitimle bir operatör bu makineyi rahatlıkla kullanabilir. Çok hızlı bir şekilde bina üretebiliyoruz. Bu bize maliyet açısından da büyük fayda sağlıyor. Dünya genelindeki hem konvansiyonel hem de 3D yazıcılarla üretilen binalardaki ton başına harç maliyeti 150 ile 300 dolar bandında değişmektedir. Biz bunu Uludağ Üniversitesindeki hocalarımızla birlikte yaptığımız çalışmalarla 70-80 dolar bandına indirebildik. Ton başına maliyetimiz 70-80 dolar olmakla beraber bina ölçeğine göre değişmektedir. Devlet üniversiteleri ve hocalarımızla yaptığımız ortak çalışmalar neticesinde harcın ve makinenin gereksinim duyduğu teknik özellikleri ve harcın özelliklerini geliştirmekteyiz.” Projenin en büyük Ar-Ge ortağı olan Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Mardani ise şu bilgileri verdi: “Asıl amacımız deprem sonrası barınma ihtiyacını hızlı bir şekilde çözmek. 150 metrekarelik tek katlı bir yapının iç ve dış duvarları sadece 2-3 günde tamamlanabiliyor. Ayrıca bu teknoloji sayesinde askeri binalar, deniz ekosistemini geliştirmek için resifler, kent mobilyaları tasarımı ve üretimi gibi pek çok farklı başarılı projeler yapabiliyoruz. Aslında bu proje geleneksel beton üretimine bir alternatif değil; daha hızlı, daha ekonomik, daha ekolojik faydalar sunduğu için stratejik bir ortak diyebiliriz.” 3D yazıcılı beton teknolojisinin 2000’li yıllarda ortaya çıktığını hatırlatan Prof. Dr. Ali Mardani, teknolojinin her geçen gün çok hızlı bir şekilde geliştiğini vurguladı. “Örneğin günümüzde Çin’de 5 katlı binalar yapılabilmektedir. Avrupa ve Amerika’da köprüler ve çeşitli barınaklarla altyapı ihtiyaçları giderilebiliyor. Türkiye’de ise deprem sonrası birkaç kentte pilot uygulamalar başarılı bir şekilde başladı. Belediyeler tarafından yaygın bir şekilde beton kent mobilyaları yapılmaktadır. Bizim de belediyelerle ortak çalışmalarımız devam ediyor. İstediğimiz nesneleri yazdırabiliyoruz” dedi. Prof. Dr. Ali Mardani ayrıca çimento ve çevresel etkilerle ilgili yürüttükleri teknik çalışmaları şöyle aktardı: “Bu teknoloji ilk ortaya çıktığında çimento tüketimi çok fazla olduğu için sera gazı salınımı açısından olumsuzluklar ortaya çıkarıyordu. Çünkü 1 ton çimento üretiminde yaklaşık 1.2 ton hammadde yakılıyor, 900 kg sera gazı salınımı gerçekleşiyor. Dolayısıyla benim yürüttüğüm bir proje kapsamında ekipteki kimya hocamızın laboratuvarında bir katkı geliştirdik ve patentini aldık. Bu katkı sayesinde çimento üretimindeki sera gazı salınımını yüzde 42 oranında azalttık. Ayrıca insan sağlığına zararlı olan krom 6’yı krom 3’e indirdik, klor bağlama potansiyeli kazandırdık.” “Bu üçlü fonksiyonu üretim sistemimize entegre ettiğimizde daha ekonomik, daha ekolojik ve yenilikçi bir ürün ortaya koyduk. Diğer 3 boyutlu uygulamalarla kıyaslandığında ton başına 150-200 dolar olan maliyeti biz geliştirdiğimiz ekolojik sistemle 70-80 dolara kadar düşürebiliyoruz. Bunun sebebi ürettiğimiz çimentoların daha ince taneli olması ve diğer bağlayıcı sistemleri ile mineral katkıları daha yüksek oranda sisteme dahil edebilmemizdir. Ürünümüz tamamen yerlidir. 2022 yılından itibaren farklı hocalarla çalışmalara başladık. İlk başta tek komponentli sistemle başladık, daha özgün nesneler yazdırabilmek için Ar-Ge çalışmalarımız ile çift komponentli sisteme geçtik. Şu an betonun katılaşma süresini de kendimiz kontrol edebiliyoruz. Dolayısıyla artık inşaatın teslim süresini de biz belirleyebiliyoruz.” Ayrıca Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın bu konu üzerinde yoğun şekilde çalıştığını belirten Mardani, “Öngörümüz 2026 yılında gerekli mevzuatlar çözülerek artık Türkiye’de çok katlı binaların bu sistemle yazdırılmasının mümkün olacağı yönündedir.” şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.