Hava Durumu

#İnstagram

Yeni Marmara Gazetesi - İnstagram haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İnstagram haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Polis yeleği giyip trafikte tehlikeli hareketler yaptı, cezadan kaçamadı Video Galeri

Polis yeleği giyip trafikte tehlikeli hareketler yaptı, cezadan kaçamadı

     Bursa'da polis yeleği giyerek motosikletiyle trafikte akrobatik hareketler yapan ve o görüntüleri sosyal medyada paylaşan 19 yaşındaki sürücü, sivil trafik ekiplerinin çalışmasıyla yakalandı. Şahsa çok sayıda trafik cezası uygulanırken hakkında adli işlem de başlatıldı.      Bursa Emniyet Müdürlüğü Sivil Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, sosyal medya platformu Instagram'da polis yeleği giyen bir şahsın trafikte tehlikeli hareketler yaptığı görüntüler üzerine çalışma başlattı. Yapılan incelemelerde şahsın 17 RB 327 plakalı motosiklet ile akrobatik hareketler yaptığı, drift attığı, kask kullanmadığı ve ehliyetsiz şekilde araç kullandığı tespit edildi. 19 yaşındaki İ.Y. olduğu belirlenen şüpheli, 1 Nisan 2026 tarihinde Osmangazi ilçesi Gaziakdemir Mahallesi'nde yakalanarak hakkında işlem yapıldı.      Şahsa, çekme belgeli motosikleti trafiğe çıkarmak, drift yapmak, akrobatik hareketler sergilemek, kask kullanmamak ve ehliyetsiz araç kullanmak suçlarından idari para cezası uygulanırken, motosiklet ise trafikten men edilerek otoparka çekildi.      Öte yandan şüpheli hakkında, yetkisi olmadığı halde polis yeleği giydiği gerekçesiyle 'yetkisiz şekilde resmi kıyafet ve işaretleri kullanmak' suçundan da adli işlem başlatıldı. Emniyette ifadesi alınan şahıs, işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.

İntikam için akıl almaz sahte sevgili tuzağı Haber

İntikam için akıl almaz sahte sevgili tuzağı

İddianamede, saldırının kuzen cinayetinin intikamı amacıyla planlandığı, azmettiricinin mağduru tuzağa düşürmek için kendi sevgilisini kullandığı, eylemi Ordu'dan getirilen bir tetikçinin gerçekleştirdiği ve diğer şüphelilerin lojistik destek sağladığı belirtildi. İzmit Yeni Mahalle Ayaz Sokak'ta 11 Mayıs 2025 tarihinde meydana gelen olayda, Fırat O.'nun (26) kullandığı otomobile seyir halinde olduğu sırada kurşun yağdırılmış, direğe çarparak duran araçtaki Fırat O. ağır yaralanmıştı. Olay yerinde 11 mermi kovanı bulan polis ekiplerinin çalışması sonucu gözaltına alınan şüphelilerden Taner A. (28), Kamer Y. (38), Devran G. (29) ve Salih G. (32) tutuklanırken, Erol N. (37) adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Fırat O. ise uzun süren tedavisinin ardından taburcu edilmişti. "ÖLDÜRÜLEN KUZENLERİNİN İNTİKAMINI ALMAK İSTEDİLER" Olaya ilişkin Kocaeli 8. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, saldırının azmettiricisi olduğu belirtilen ve hakkında yakalama kararı bulunan firari Emrah B.'nin (35), olayı İstanbul Sancaktepe'de 22 Nisan 2016'da öldürülen kuzenleri Abdullah Güncan'ın intikamını almak için planladığı vurgulandı. Fırat O.'nun söz konusu cinayet davasında suça sürüklenmiş çocuk sıfatıyla yargılanıp 4 yıl hapis yattığı ve 2020'de tahliye olduğu bilgisi de iddianamede yer aldı. Ayrıca iddianamede, Fırat O.'nun 16 Ocak 2025 tarihinde Sancaktepe'de otomobilinin İsmail G. ve yanında bulunan Muhammed A.T. tarafından kurşunlandığı, Fırat O.'nun bu olay nedeniyle şikayetçi olduğu ve İsmail G.'nin halen firar durumda olduğu belirtildi. İddianameye göre bu iki olay, Abdullah Güncan'ın yakınları ile Fırat O. arasında husumetin temelini oluşturdu. "ŞÜPHELİLER OLAY YERİNDE 3 KEZ KEŞİF YAPMIŞ" İddianamede, şüpheli Emrah B., Devran G. ve Salih G.'nin, kuzenleri Abdullah Güncan'ın öldürülmesi olayından sonra müştekiye kin besleyip öldürme fikrini oluşturdukları kaydedildi. Şüphelilerin iş birliği yaparak Emrah B.'nin kız arkadaşı Kamer Y.'yi Fırat O.'yu olay yerine çağırmak için kullandıkları, tetikçilik için anlaşılan Taner A.'nın olaydan birkaç gün önce İzmit'e çağrılarak Kamer Y. tarafından karşılandığı belirtildi. Olaydan bir gün önce Devran G., Salih G., Kamer Y. ve Taner A.'nın olay yerinde 3 kez keşif yaptığı, olay günü Kamer Y.'nin Erol N.'ye ait aracı alarak Taner A.'yı olay yerine götürdüğü ve Taner A.'nın müştekinin aracına 11 el ateş ederek İstanbul'a kaçtıkları vurgulandı. AZMETTİRME, YARDIM ETME VE ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS İddianamede, İstanbul'a kaçan Taner A.'yı Devran G. ve Salih G.'nin sakladığı ve ihtiyaçlarını giderdiği ifade edildi. Emrah B., Devran G. ve Salih G.'nin azmettirici, Kamer Y. ve Erol N. yardım eden, Taner A.'nın ise suçu işleyen konumunda olduğu, Emrah B. hakkında ayrıca yakalama kararı bulunduğu ifade edildi. Yine iddianamede yer alan ilk adli muayene raporunda, müşteki Fırat O.'nun boyun, göğüs, sağ omuz, sağ bacak, sağ dirsek, sol dirsek ve sol bilek kısımlarından hayati tehlike arz edecek şekilde ateşli silahla ağır yaralandığı kaydedildi. FIRAT O.: "OLAYIN MEYDANA GELDİĞİ GÜN KAMER İLE BULUŞMAK ÜZERE ANLAŞTIK, BANA KONUM GÖNDERDİ" İddianamede ifadesi yer alan Fırat O., Abdullah Güncan'ın bazı akrabaları tarafından birçok kez tehdit edildiğini ileri sürerek, "Birçok kez, 'Bizden kurtulamazsın, senden intikamımızı alacağız' şeklinde tehdit içerikli mesajlar aldım. Olay meydana gelmeden 1 ay kadar önce Kamer Y. ile Instagram üzerinden tanıştım. Olayın meydana geldiği gün Kamer ile buluşmak üzere anlaştık, bana konum gönderdi. Konuma giderken ormanlık alandan geçerken tanımadığı biri bana defalarca kez ateş etti. Aracım bir yere çarparak durdu" dedi. DEVRAN G.: "BEN EMRAH'A TAMAMEN GÜVENDİĞİM İÇİN TALİMATLARINI YERİNE GETİRDİM" Sanık Devran G. ise kuzeni Emrah G.'nin kendisinden Ordu'dan gelen Taner A.'yı İzmit'te karşılamasını ve ihtiyaçlarını gidermesini istediğini söyledi. İşleri bittikten sonra Kamer Y. ve Taner A.'nın yanına gittiğini, onları İstanbul'da Çekmeköy ve Sancaktepe arasında bir yere bıraktığını anlatan Devran G., ertesi gün Emrah G.'nin talimatıyla Taner A.'yı Ördekli Mahallesi'nde bir eve götürdüğünü dile getirdi. Olaydan yaklaşık 10 gün sonra Emrah G.'nin kendisinden 400 avro borç istediğini ve bu parayı gönderilen konuma götürdüğünü ifade eden Devran G., bu konumda kuzeni Salih'le karşılaştığını ancak neden orada olduğunu sormadığını, Emrah G.'ye güvendiği için talimatlarını yerine getirdiğini ve olaydan haberi olmadığını savundu. Devran G., "Ben Emrah'a tamamen güvendiğim için talimatlarını yerine getirdim. Polisler beni alana kadar böyle bir olayın gerçekleştiğinden haberim yoktu. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" diye konuştu. SALİH G.: "KUZENİMİN ÖLDÜRÜLME OLAYINI ÇOKTAN UNUTTUM" Bir diğer sanık Salih G. de olayla bağlantısının sadece Devran'ın birine yardım edeceklerini söylemesi üzerine Taner'in bulunduğu eve yemek götürmek olduğunu iddia etti. Taner A.'yı şahsen tanımadığını, kapıdan 2-3 kez yemek bırakıp ayrıldığını savunan Salih G., Taner'in ifadesinde geçen 800 avro para verdiği iddiasını reddetti. Salih G, müşteki Fırat'ı tanımadığını söyleyerek, "Her ne kadar Fırat'ı tanımadığımı söylemiş isem de benim kuzenimin öldürülmesinde ismi geçtiği için şahsın adını ve kimlik bilgilerini biliyorum, sadece yüzünü bilmiyorum. Kuzenimin öldürülme olayını çoktan unuttum, bu sebeple yaralanma olayını konuşmadım. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" şeklinde konuştu. EROL N. ARACINI GÜVEN İLİŞKİSİYLE VERDİĞİNİ ÖNE SÜRDÜ Memur olarak çalıştığını ve ek iş olarak taksicilik yaptığını belirten sanıklardan Erol N., Kamer Y.'yi taksi işinden tanıdığını anlattı. Olay günü Kamer Y.'nin ısrarla kendisini Kocaeli'ye çağırdığını, işlerini hallettikten sonra yarım saatlik bir işi olduğunu söyleyerek aracını istediğini kaydeden Erol N., ifadesine şöyle devam etti: "Israrına dayanamadım ve Kocaeli'ye gelerek buluştuk. İşlerini hallettikten sonra arkadaşı Fırat ile bulaşacağını yarım saat araba ile işi olduğunu söyledi. Ben de şoförlüğüne güvendiğim için arabayı verdim, ancak uzun bir süre gelmedi. Kamer, yolda kaza olduğunu için trafikten gelemediğini söyledi. Ardından Kamer'i evine bıraktım. Aynı akşam Kamer, Fırat'ın yaralandığına dair haber linki attı, ben de buradan öğrendim. Ben ona durumu sorduğumda, olayın bizim ile bağlantılı olmadığını söyledi. Kamer beni sadece taksi için aramıştır. Emrah, Kamer'in sevgilisidir. Aralarında sevgili muhabbeti harici bir konuya şahit olmadım. Ben kesinlikle bu olayın içerisinde değilim, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum." KAMER Y.: "EMRAH BENİ KONUŞMAYA DEVAM ETMEM İÇİN İKNA ETTİ" Sanık Kamer Y. de ifadesinde, Emrah G. ile gönül ilişkisi olduğunu anlatarak, "Emrah, daha önceden Fırat'ın, yanında kız arkadaşı varken dövdüğünü, bu sebeple karşılığı olarak Fırat'ı dövdürmek istediğini söyledi. Kendisi Fransa'ya gitti ve bana Fırat'ın Instagram adresini verdi, biz konuşmaya başladık. Cinsel içerikli konuşmaya başlayınca bu durumu Emrah'a söyledim. Ancak Emrah beni konuşmaya devam etmem için ikna etti. Emrah bana daha önceden tanıdığım Taner'in bu işi yapacağını söylemişti. Emrah beni aradı, Taner'in Ordu'dan İzmit'e geleceğini, otogardan almamı istedi, ben de Taner'i otogardan ticari taksi ile aldım ve kafeye geldik" diye konuştu. "OLAY YERİNE KEŞFE GİTTİK" Taner A. ile aralarında geçen konuşmaları detaylandıran Kamer Y., şöyle konuştu: "Taner'e, Fırat'ın fiziksel olarak kendisinden daha güçlü olduğunu, Fırat'a nasıl karşı koyabileceğini sorduğumda, kendisi bana sadece araçtan inerken bir kere kafa atacağını söyledi. Daha sonra biz Taner ile ayrıldık. Taner'in İstanbul'a taksiyle gittiğini gördüm. Bir kaç saat sonra ben çarşıdayken Devran, Taner ve yanlarında tanımadığım bir şahıs ile yanıma geldiler. Sonra hep beraber olay yerine keşif için Devran'ın talimatı ile gitmeye karar verdik, bu sürede bana yeni bir telefon ve hat verdiler. Bunu da Emrah söylemişti. Kendi telefon numaramı Fırat'a vermemi istemedi. Ben de beni kıskandığını düşündüm." "BEN ŞOK GEÇİRDİM" Keşifin ardından buluşma gününü de anlatan Kamer Y., "Fırat benimle buluşmak istedi, otelde buluşmak için sözleştik. Beni önce evden alacaktı, durumu Emrah'a anlattım. Emrah, 'Buluşabilirsin' dedi. Taner, İstanbul'dan taksi ile geldi. Ben de onu arkadaşım Erol'dan aldığım araç ile Taner'i aldım. Erol ile benim aram çok iyi olduğu için kendisinden arabayı rica ettim. Olay yerinde Taner'i indirdim. Fırat'ın aracının ışıklarını gördüm. Ben de arabadan inmek için yeltendiğimde Taner bana, 'Sen inme' dedi. Kendisi arabadan indikten yaklaşık bir dakika sonra 6-7 el ateş sesi duydum. Sonrasında Taner benim aracıma bindi ben şok geçirdim, yardım çağırmak için telefonumu elime aldığımda Taner benim telefonumu elimden alıp, torpidoya vurarak kırdı, silahı belinden çıkarıp, sağ kolumun altına dayadı, 'Bir tane indirdim, seni de indiririm, dediğim yere sür' dedi. Korktuğum için arabayı sürdüm, İstanbul'da Taner'i bıraktım" dedi. "SADECE KADINLIK DUYGULARIMIN ÖNÜNE GEÇEMEDİM" Olay sonrası Kuruçeşme'ye dönerek aracı Erol N.'ye verdiğini söyleyen Kamer Y., ertesi gün Emrah G.'nin kendisini arayarak Devran G. ve Taner A.'nın numaralarını sildirdiğini anlattı. Kamer Y., "Emrah, 'Sakın bizi patlatma. Ben Fransada'yım, Taner'i de yanıma aldıracağım. Orada tek kalan sensin, 30 yıl yatarsın' şeklinde söylemleriyle birlikte kızımın okulunu da bildiğini söyleyerek tehditkar konuştu. Emrah sonradan benim üzerimde baskı kurmaya çalıştı. Fırat'ın sağlık durumunu öğrenmemi istedi. Ben de Umuttepe'de hemşire olan arkadaşımı aradım. Bilgi alıp alamayacağımı sordum, o da adli vaka olduğu için bilgi veremeyeceğini söyledi. Sonrasında polisler bizi yakaladı. Çok pişmanım, ben kimseyi öldürme kastıyla hareket etmedim. Sadece kadınlık duygularımın önüne geçemedim. Üzerime atılı suçlamayı bu şekilde kabul ediyorum" diye konuştu. TETİKÇİ TANER A: "EMRAH, BİR KİŞİNİN TARAFIMCA YARALANMASI SONUCU EV, ARABA ALABİLECEĞİNİ SÖYLEDİ" Sanık Taner A. ise maddi durumunun kötü olması sebebiyle Emrah G.'nin kendisine bir kişiyi yaralaması karşılığında ev ve araba alabileceğini söylediğini, bunu kabul ettiğini belirtti. Tarihleri Emrah G. ile Kamer Y.'nin birlikte ayarladığını belirten Taner A., Ordu'dan İzmit'e Kamer Y.'nin parasıyla geldiğini, Devran G.'nin kendisini İstanbul'a götürdüğünü anlattı. Taner A., olay günü Emrah G.'nin gönderdiği taksiyle belirlenen konuma giderek bekleyen bir araçtan silahı teslim aldığını ifade etti. Kamer Y.'nin aracıyla olay yerine gittiklerini belirten Taner A., arabanın şoför kapısına doğru yaralamak amaçlı ateş ettiğini, kaç el ateş ettiğini hatırlamadığını, daha sonra silahı çöp konteynerine, telefonu ve sim kartı da yola attığını itiraf etti. "BEN BU OLAYI MADDİ DURUMUM OLMAMASI SEBEBİYLE KABUL ETMEK ZORUNDA KALDIM" Olay sonrası Emrah G.'nin aradığını ve Devran G.'nin kendisini bir eve götürdüğünü anlatan Taner A., "Devran beni aldı ve bir eve götürdü, telefon da verdi, 'Emrah seni arar' dedi. Bu evde bir hafta kaldım. Emrah ile ara ara konuştuk. Daha sonra beni Esenyurt'ta başka bir eve gönderdi. Burada da yaklaşık bir hafta kaldım. Bu sürede yanıma Salih ve Devran bir kez geldi. Bana yemek getirdiler. Emrah bana, 'Bu olayı kimseye anlatma' dedi. Biz bu kişiler ile hiçbir şekilde olay hakkında konuşmadık. İkisi ile de evde yüz yüze geldik. Sonrasında polisler bu evden aldı. Ben bu olayı maddi durumum olmaması sebebiyle kabul etmek zorunda kaldım. Beni bu şekilde kandırdı. Çok pişmanım. Üzerime atılı suçlamayı bu şekilde kabul ediyorum" dedi. İDDİANAMEDE İSTENEN CEZALAR İddianamede, eylemin kasten öldürmeye teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle silahı kullanan sanık Taner A. hakkında 9 yıldan 15 yıla kadar hapis, cinayeti planlayarak azmettirdikleri belirtilen şüpheliler Emrah B., Devran G. ve Salih G. hakkında da ayrı ayrı 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Olayda lojistik destek ve araç temini sağlayarak suça yardım ettikleri tespit edilen şüpheliler Kamer Y. ile Erol N. hakkında ise ayrı ayrı 4 yıl 6 aydan 10 yıla kadar hapis cezası verilmesi istendi.

Instagram Kadın Girişimcilere Fırsat Haber

Instagram Kadın Girişimcilere Fırsat

Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi Yüksek Lisans öğrencisi Zeynep Fem Baraçlı "Dijital Çağın Postmodern Kadın Girişimcileri ve Halkla İlişkiler Faaliyetleri: Instagram’da Türk Kadın Girişimciler Üzerine Araştırma" konulu tezinde kendisi gibi influencer olan ve kendi markasını kuran 5 kadın girişimciyi inceledi. Baraçlı, bu yeni iş model ile kadınların görünmez "Cam Tavanı" kırdıklarını söyledi.   Girişimciliğin daha çok erkekler üzerinden şekillendiğini belirten Zeynep Fem Baraçlı, son yıllarda giderek gelişen Instagram’da, ilk kez kadın girişimcilerin ön planda olduğunu söyledi. Kadın girişimcilerin bu mecra sayesinde kendi markalarını kurup geliştirdiğini belirten Baraçlı, Instagram’ın kadın girişimcilere fırsat eşitliği sağladığını vurguladı.  Danışmanlığını Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özlem Alikılıç’ın üstlendiği tez çalışmasında, Instagram’da kendi markasını oluşturan Nur Bilen Yavuzer, Ala Tokel, Selin Ciğerci, Gökçen Arıkan ve Elif Taştekne’nin markalaşma sürecini ve halkla ilişkiler faaliyetlerini inceleyen Zeynep Fem Baraçlı, "Tezimde influencer olarak başlayan ardından kendi girişimcilik hikayesini yazan 5 kadını inceledim. Hepsinin ortak noktası; her biri Instagram üzerinden influencer olarak tanındılar, hayranlarının üzerinden oluşturdukları mesleki imaj üzerinden de ürün/hizmet geliştirerek markalar kurdular. Örneğin Elif Taştekne vegan bir kitleye hitap ediyor. Yaklaşık 3 yıl önce kendisi gibi vegan olanlar için bir marka kurdu. Türkiye’de ilk olarak elma derisinden ayakkabı ve çanta üretti. Gökçen Arıkan ise sporcu ve spor destek ürünleri üretiyor. Nur Bilen Yavuzer genç orta yaş kadınlara konforu ve şıklığı bir arada sunan bir giyim markası kurdu. Selin Ciğerci makyaj markası oluşturdu. Ala Tokel’in ise makyaj ve tırnak stüdyosu var. O da ürün değil ama bir deneyim satıyor. Güzellik salonları açıyor ve çok sayıda kadına iş imkanı sağlıyor" dedi.  Kadınlar öncü  Bu postmodern kadın girişimcilerin hepsinin hedef kitleleri ile çok sıkı bir bağları olduğunu belirten Baraçlı şöyle devam etti: "Mevcut sistemde girişimcilikte dahil hemen her şeyin öncüsü erkekler olmuş. Ancak tezimde anlattığım Instagram üzerinden kurgulanan bu girişimcilik modelinde ise öncülüğü kadınlar üstleniyor. Bu da bana bir kadın olarak ilham veriyor. Bu girişimcilik modelini kadınlar oluşturdu. Kadınlar üretiyor, satıyor ve kitleleri peşinden sürüklüyor. Bu alanda erkeklerden de çok daha başarılılar. Postmodern dünyada kadınlar artık çok daha farklı bir noktada. Bu çalışmanın birçok kadına bana olduğu gibi ilham vereceğini düşünüyorum."  Instagram’ın kadınların kendi girişimlerini geliştirebildikleri herhangi bir eşitsizliğe maruz kalmadığı bir girişimcilik alanı oluşturduğunu belirten Baraçlı, "Burada kadınların iş yaşamında başının üstündeki görünmez cam tavanı kırdıkları bir girişimcilik hikayesi söz konusu. Instagram influencerların para kazanabildiğini tüm topluma ve takipçilerine göstererek, en düşük gelir grubundan en yüksek gelir grubuna, en az eğitimliden en çok eğitimliye kadar, köyden ya da kentten herkese kendi işini kurup yönetme şansını eşit bir biçimde veriyor. Bu kadınlar için gerçekten büyük bir ekonomik özgürlük vaad eden uçsuz bucaksız bir ticari model oluşturuyor. Kadının girişimci olarak farklı iş alanlarında kendisini kanıtlayabilmesi için fırsat eşitliği veriyor. Ayrıca kendi aile ile ilgili sorumluluklarını da yerine getirebilecekleri esnek bir çalışma imkanı oluşturuyor. Kadınların iş yaşamında karşılaştıkları mobing zorlukları da tolere ediyor" diye konuştu.  Yeni bir model  Prof. Dr. Özlem Alikılıç da Instagram’da kadınların postmodern bir girişimcilik modeli ortaya koyduklarını belirterek, "Kendisi de bir kadın girişimci ve influencer olan Zeynep Fem Baraçlı bu tezi içselleştirerek yazabilecek en doğru kişiydi. Kendi işini bilimsel olarak inceledi ve çok değerli bir katkı sundu. Günümüz modern dünyasında artık kadın girişimcilerin fabrikada üreterek ya da ihtiyacı olan kadınları yanlarında toplandıkları fabrikasyon bir üretim zincirinden oluşan bir kadın girişimci modeli yok. Evinde veya tarlada ürettiğini online kanallardan satan bir sistem değil. Bu kadın girişimciler alışageldiğimiz kadın girişimcilerden oldukça farklı. Tamamen küresel, daha çok bireyleri lüks tüketime yönlendiren farklı ve ışıltılı bir yaşam tarzı vaat eden ideal bir yaşam diye empoze edilen başka bir sistemin satış ve pazarlamasından oluşuyor. İnsanlar bu influencerların hayatlarını çektikleri videolardan takip ederek o ürünleri alıyor. Kısacası bu kadınların kendi yaşamlarından video ve reelslerle ortaya koydukları bir ticari faaliyet var. 2020’lerden itibaren pandemininin de etkisiyle yeni bir kadın girişimci modeli ortaya çıktı" dedi. 

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: ''Ülkemizde kullanıcılar sosyal medyada 2 saat 37 dakika geçiriyor.'' Haber

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: ''Ülkemizde kullanıcılar sosyal medyada 2 saat 37 dakika geçiriyor.''

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Ülkemizde kullanıcılar sosyal medyada 2 saat 37 dakika geçiriyor. Sosyal medya platformlarında Türkiye’den 303 milyon 97 bin aktif hesap var” dedi.   Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, We Are Social ve Meltwater’in hazırladığı Dijital 2024 Ekim Global İstatistik Raporu’nu değerlendirdi. Uraloğlu, 2024 yılı 3. çeyrekte dünya nüfusunun 8,18 milyara ulaştığını aktardı. Uraloğlu, “Dijital medya istatistiklerinin yayınlandığı rapora göre dünya genelinde internet kullanıcı sayısı 5,52 milyara ulaşırken, nüfusa göre internet kullanım oranı ise yüzde 67,5 olarak gerçekleşti. Ülkemizde de bu oran dünya ortalamasının bir hayli üzerine çıkarak yüzde 86,5 oldu” diye konuştu.  "Medya platformlarındaki aktif hesap sayımız 303 milyon 97 bin"  Raporda yer alan bilgilere göre dünya genelinde sosyal medya kullanıcılarının sayısının 5,22 milyar olduğunu ve bu sayının nüfusa oranının yüzde 63,8 olduğunu kaydeden Bakan Uraloğlu, “Türkiye'de ise aktif sosyal medya kullanıcıları nüfusumuzun yüzde 65,7’sine denk geliyor. Bu kişilerin yüzde 86,5’inin interneti benimsediğini, ülkemizde internette geçirilen zamanın ise 6 saat 51 dakika, yaklaşık 7 saat olduğunu görüyoruz. Sosyal medya platformlarındaki aktif hesap sayımız ise 303 milyon 97 bin” dedi.  Sosyal medyaya ayrılan süre 2 saat 37 dakika  Dünyada internet kullanıcılarının 2 saat 19 dakikayı, Türkiye’de ise günlük ortalama 2 saat 37 dakikayı sosyal medyada geçirdiğini belirten Bakan Uraloğlu, “Dünya çapındaki sosyal medya kullanıcıları aylık olarak ortalama 6,8 sosyal medya platformu kullanıyorken, bu oran ülkemizde 7,5’tir. Raporda yer alan verilere göre dünya genelinde en çok kullanıcısı bulunan sosyal medya platformunun ise 3,07 milyar ile Facebook olduğunu görüyoruz. Dünya genelinde ilk çeyrekte en fazla zaman geçirilen uygulama da 34 saat 15 dakika ile TikTok iken, bu süre Türkiye'de 30 saat 39 dakikadır” açıklamasında bulundu.  Popüler medya platformlarına ilgi azaldı  Dünyadaki popüler sosyal medya uygulamalarının Türkiye’deki kullanıcı sayısının önceki yıla oranla düşüş gösterdiğini kaydeden Bakan Uraloğlu, en büyük düşüşün X platformunda olduğunu ifade ederek şu bilgileri paylaştı:  “2023 yılında 22,7 milyon üyesi olan X platformunun Türkiye’deki kullanıcı sayısı yüzde 14,2 azalarak 19,5 milyona geriledi. Benzer bir şekilde Instagram kullanıcı sayısı da önceki yıla göre yüzde 5 azalarak 53,8 milyona, Facebook kullanıcı sayısı ise yüzde 1,3 azalarak 34,3 milyona düştü. Buna karşın Tiktok’taki kullanıcı sayısı ise önceki yıla göre yüzde 9,3 artış göstererek 39 milyona ulaştı.”  Türkiye’de 18 yaş üzeri nüfusun yüzde 82,8’ine Instagram reklamları ulaşıyor  Raporda yer alan sosyal medya reklam istatistikleri ile ilgili bilgi veren Bakan Uraloğlu, “Instagram reklamları ile ulaşılabilen 18 yaş üzeri Instagram kullanıcılarının toplam 18 yaş ve üzeri nüfusa oranı dünya genelinde yüzde 28,1 iken, Türkiye'de bu oran yüzde 82,8’e ulaşarak bu konuda en yüksek orana sahip ülke olmuştur” dedi. Rapora göre dünyada mobil telefon kullanıcılarının sayısının 5,75 milyar olduğunu kaydeden Uraloğlu, “Dünyada aylık ortalama akıllı telefon hücresel veri trafiği 20,3 GB’tır” dedi.  Türkiye’de internet kullanıcılarının yüzde 57,9’u çevrimiçi alışveriş yapıyor  Bakan Uraloğlu, dünyada en çok ziyaret edilen internet sitesinin Google olduğunu belirterek, “İnternet üzerinde satın alma alışkanlıklarına baktığımızda ise dünya genelinde çevrimiçi olarak her hafta bir şeyler satın alan 16 yaş ve üzeri internet kullanıcılarının oranı yüzde 55,2 iken, bu oran Türkiye’de yüzde 57,9’dur. Dijital içerik satın almalarına baktığımızda ise bu kullanıcıların her ay yaptığı satın alımlarının oranı dünyada yüzde 65,9 iken, Türkiye’de bu oran yüzde 65,4’tür” ifadelerini kullandı.  Yüzde 12,1 mobil ödeme kullanıyor  Finansal istatistiklere bakıldığında ise her ay bankacılık, yatırım, sigorta web sitesi veya uygulaması kullanan 16 yaş ve üzeri internet kullanıcılarının yüzdesi dünya genelinde yüzde 38,1 iken, bu oranın Türkiye'de yüzde 36,1 olduğunu aktaran Bakan Uraloğlu, “Her ay dünya genelinde mobil ödeme servislerini kullanan 16 yaş ve üzeri internet kullanıcılarının oranı yüzde 23,7 iken, bu oran Türkiye’de yüzde 12,1’dir” dedi.  Dijital pazarlama verilerinde ise çevrimiçi marka araştırması için kullanılan birincil kanalın yüzde 32,9 ile arama motorları olduğunu ve bunu yüzde 32,8 ile TV reklamlarının takip ettiğini kaydeden Uraloğlu, “Dünya genelinde internet kullanıcılarının yüzde 32,3’ü reklam engelleyici uygulamalar kullanırken, Türkiye'de ise bu oran yüzde 30,9’dur” dedi. 

Özlem Gürses’ten Instagram Yasağına Sert Yanıt Haber

Özlem Gürses’ten Instagram Yasağına Sert Yanıt

Türkiye'de Instagram'a getirilen erişim engeli büyük bir tartışma yarattı. Gazeteci Özlem Gürses, bu yasağa dair görüşlerini sosyal medya üzerinden paylaştı ve sorunun yalnızca Instagram’ın kapanmasıyla sınırlı olmadığını vurguladı. Instagram Erişim Engeli ve Tepkiler Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından alınan erişim engeli kararı, sosyal medyada geniş yankılar uyandırdı. Kullanıcılar, bu kararın bilgiye erişim hakkına ve ifade özgürlüğüne ciddi darbe vurduğunu savunuyor. Sosyal medya platformlarında, bu yasak kararına yönelik geniş çaplı tepkiler yükseldi. Özlem Gürses’ten Çarpıcı Açıklamalar Özlem Gürses, Instagram’a getirilen erişim engelinin sadece bir platformun kapanmasıyla ilgili olmadığını belirtti. Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, “Bu mesele, Instagram’ın kapalı olmasıyla sınırlı değil. Daha geniş bir özgürlük ve ifade kısıtlamasının göstergesidir” dedi. Gürses, bu tür engellemelerin toplumsal ve siyasi özgürlükler açısından büyük bir tehdit oluşturduğunu vurguladı. Dijital Özgürlükler ve Toplumsal Etkiler Gürses’in açıklamaları, dijital özgürlüklerin ve ifade özgürlüğünün korunmasının ne denli önemli olduğunu ortaya koyuyor. Sosyal medya platformlarına getirilen engeller, yalnızca bir uygulamanın kapanmasıyla sınırlı kalmayıp, toplumsal tartışma ve bilgiye erişim haklarını da olumsuz etkiliyor. Özlem Gürses’in tepkisi, bu kısıtlamaların ifade özgürlüğü açısından kritik bir tehdit teşkil ettiğini gösteriyor. Toplumdan Destek ve Tartışmalar Gürses’in tepkisi, sosyal medya kullanıcıları ve dijital hak savunucuları arasında geniş destek buldu. Kullanıcılar, bu tür engellemelerin toplumsal tartışma ortamını ve demokratik değerleri zedelediğini belirtiyor. Özlem Gürses’in açıklamaları, toplumsal ve dijital özgürlüklerin korunması çağrısını güçlendiriyor. Özlem Gürses’ten Instagram Yasağına Çarpıcı Tepki: “Sorun Sadece Platformun Kapanmasıyla İlgili Değil” Türkiye'de Instagram'a uygulanan erişim engeli sosyal medyada büyük bir tartışma yaratırken, gazeteci Özlem Gürses konuyla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Gürses, Instagram’ın kapalı olmasının meselenin sadece bir kısmı olduğunu belirtti. Instagram Erişim Engeli ve Tepkiler Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından alınan karar, Instagram kullanıcıları arasında geniş çaplı bir tepkiyle karşılandı. Sosyal medya platformları üzerindeki bu engelleme kararı, ifade özgürlüğü ve bilgiye erişim hakkına büyük bir darbe olarak değerlendiriliyor. Özlem Gürses’in Açıklamaları Özlem Gürses, Instagram’ın erişim engelinin sadece platformun kapanmasıyla ilgili olmadığını belirtti. Twitter'daki paylaşımında, “Sorun Instagram’ın kapalı olması değil, bu durumun daha geniş bir ifade özgürlüğü kısıtlamasının yansımasıdır” dedi. Gürses, bu tür engellemelerin toplumsal ve siyasi özgürlükler açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu ifade etti. Dijital Özgürlükler ve Toplumsal Etkiler Gürses’in tepkisi, dijital özgürlüklerin ve ifade özgürlüğünün korunmasının önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Sosyal medya platformlarına getirilen bu tür engeller, sadece bir uygulamanın kapanmasıyla kalmayıp, toplumsal tartışma ve bilgiye erişim haklarını da olumsuz etkiliyor. Özlem Gürses’in açıklamaları, bu kısıtlamaların ifade özgürlüğü açısından büyük bir tehdit oluşturduğunu ortaya koyuyor. Toplumdan Destek ve Tartışmalar Gürses’in tepkisi, sosyal medya kullanıcıları ve dijital hak savunucuları arasında geniş bir destek buldu. Kullanıcılar, bu tür engellemelerin toplumsal tartışma ortamını ve demokratik değerleri zedelediğini belirtiyor. Özlem Gürses’in açıklamaları, dijital ve toplumsal özgürlüklerin korunması gerektiğini vurgulayan önemli bir çağrı olarak öne çıkıyor.

3 Ağustos İtibarıyla İnstagram Erişim Engeli Kaldırıldı Mı? Haber

3 Ağustos İtibarıyla İnstagram Erişim Engeli Kaldırıldı Mı?

2 Ağustos 2024 itibarıyla Türkiye'deki milyonlarca kullanıcı, Instagram'a erişim sağlayamıyor. Kullanıcılar, bu durumu merakla takip ederken, "Instagram çöktü mü?", "Instagram neden açılmıyor?", "Instagram ne zaman düzelecek?" gibi sorulara yanıt arıyor. Fotoğraf ve video paylaşım platformunda takipçilerinin paylaşımlarını göremeyen kullanıcılar, sorunun nedenini araştırıyor. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'ndan (BTK) konuyla ilgili açıklama geldi. Peki, Instagram ne zaman açılacak? İşte detaylar... Instagram Çöktü mü? Türkiye'de Erişim Neden Engellendi? 2 Ağustos 2024 itibarıyla, Instagram'a Türkiye'den erişim sağlanamıyor. Kullanıcılar, sabah saatlerinden itibaren mobil uygulama üzerinden platforma giriş yapamıyor. "Instagram çöktü mü?" sorusu sosyal medyada en çok merak edilen konu haline geldi. BTK'nın resmi internet sitesinde yapılan açıklamaya göre, "instagram.com, 02/08/2024 tarihli ve 490.05.01.2024.608903 sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu kararıyla erişime engellenmiştir." BTK'dan Instagram'a Erişim Engeli Hakkında Açıklama BTK, Instagram'ın katalog suçlarına uymadığı gerekçesiyle platforma erişim engeli getirdiğini açıkladı. BTK'dan yapılan açıklamada, "Instagram katalog suçlara uymadığı gerekçesiyle kapatıldı." ifadesi kullanıldı. Instagram Ne Zaman Açılacak? Bakan Uraloğlu'ndan Önemli Açıklama Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Instagram'a erişim engeliyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Uraloğlu, "Instagram'ı katalog suçları çerçevesinde uyardık ancak gerekli karşılığı bulamadığımız için erişim engeli getirdik." dedi. Ayrıca, "Eksiklikler giderildiği an, 1 saat içinde erişim engelini kaldıracağız. Herkesin kanunlara uymasını istiyoruz." şeklinde konuştu.

Bakan Uraloğlu'ndan Instagram açıklaması Haber

Bakan Uraloğlu'ndan Instagram açıklaması

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, sosyal medya platformu Instagram'da yaşanan erişim engeliyle ilgili açıklama yaptı. Uraloğlu, "Türkiye temsilcisi olan ilgili ile arkadaşlarımız görüşme halinde, net bir şekilde hassasiyetlerimiz belli, eksikler belli o eksikleri giderdikleri an diyelim ki 1 saat sonra o engeli kaldırmış olacağız. Burası bağımsız bir ülke; kanunları kuralları var, herkesin de bu kanun ve kurallara uymasını istiyoruz net olarak" dedi.  Türkiye'de sosyal medya platformu Instagram'a erişim engellendi. Kullanıcılar, sabah saatlerinden itibaren platforma giriş yapamazken 'Instagram çöktü mü, Instagram'a neden girilmiyor, Instagram'a nasıl girilir?' sorusuna yanıt arıyor. Konuyla ilgili son açıklama, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'ndan geldi.  "Eksiklikler giderildiği an, engeli 1 saat sonra kaldırmış olacağız"  Gazipaşa ile Anamur arasındaki Gökçebelen Tüneli inşaatını incelemelerde bulunan Bakan Uraloğlu, Instagram'ın erişime kapatılması hakkında, "Biz hukuk ülkesiyiz ülkemizin koyduğu kurallar var ülkeminiz değerleri hassasiyetleri var. Bu noktada kaynakları ülkemiz dışında olan ancak ülkemizde de temsilcileri bulunan, ki tamamının temsilcisi var, bazı sosyal medya platformları var. Bizim bunlardan uygulanmasını isteğimiz belli kural ve mevzuatlar var. Zaman zaman bunlara uyulmasında yaptığımız uyarılara rağmen bazı problemler görüyoruz. Bu da en son bütün uyarılımıza rağmen katalog suçları dediğimiz bir çerçeve var, o çerçeve kapsamında kendilerini uyardık; gerekli karşılığı bulmadığımız için erişim engeli getirdik. Bu bahsedilen aksaklıkları kanunumuza uymayan tarafları giderip hassasiyetlerimizi yerine getirdikleri zaman erişim yasağını kaldırmış olacağız. Biz mutlaka bunu takip ediyoruz onlarla iletişim halindeyiz, söylediğimiz birçok şeyi yerine getirdiklerini söyleyebilirim ama bazen bu karşılık bulmayabiliyor; özellikle hem kanuni hukuki olarak koyduğumuz kurallar, hem de bazı toplumsal hassasiyetlerimizi dikkate almadıkları takdirde biz de gerekli müdahaleleri yapmak zorunda kalıyoruz. Bu konuda vatandaşımızın hissiyatını da doğru yönetmeye çalışıyoruz. Türkiye temsilcisi olan ilgili ile arkadaşlarımız görüşme halinde; net bir şekilde hassasiyetlerimiz belli, eksikler belli, o eksikleri giderdikleri an diyelim ki 1 saat sonra o engeli kaldırmış olacağız. Burası bağımsız bir ülke; kanunları kuralları var, herkesin de bu kanun ve kurallara uymasını istiyoruz net olarak" dedi. 

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.