Hava Durumu

#Iştahsızlık

Yeni Marmara Gazetesi - Iştahsızlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iştahsızlık haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Çocuklarda apandisite dikkat Haber

Çocuklarda apandisite dikkat

Apandisitin, kalın bağırsağın başlangıç bölümünde bulunan apendiksin iltihaplanmasıyla ortaya çıktığını belirten Çocuk Cerrahisi Uzmanı Bahtiyar Mehdi, çocuklarda karın ağrısının yanı sıra iştahsızlık, bulantı, kusma ve ateşin sık görülen belirtiler arasında yer aldığını söyledi. Bazı çocuklarda ise bu tabloya ishal ve karında hassasiyetin de eşlik edebildiğini ifade eden Mehdi, belirtilerin çocuğun yaşına ve hastalığın seyrine göre farklılık gösterebileceğini vurguladı. Apandisitte ağrının genellikle göbek çevresinde başlayarak zaman içerisinde karnın sağ alt bölümüne doğru yerleşebildiğini anlatan Mehdi, "Özellikle küçük çocuklarda apandisit her zaman klasik belirtilerle seyretmeyebilir. Bu nedenle geçmeyen, giderek şiddetlenen veya çocuğun günlük aktivitelerini etkileyen karın ağrılarının mutlaka dikkate alınması gerekir" dedi. Karın ağrısına ateş, kusma ve belirgin iştahsızlık gibi şikâyetlerin eşlik etmesi durumunda tıbbi değerlendirmeye başvurulmasının önemine işaret eden Mehdi, çocuklarda belirtilerin bir arada değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Laparoskopik yöntemle küçük kesilerden müdahale Apandisitin cerrahi tedavisinde kullanılan yöntemlerden birinin laparoskopik apendektomi olduğunu belirten Hayat Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Bahtiyar Mehdi, yöntemde iltihaplanan apendiksin genel anestezi altında, karın bölgesinde açılan küçük kesilerden kamera ve özel cerrahi aletler kullanılarak çıkarıldığını söyledi. Laparoskopik cerrahide kamera yardımıyla karın içerisinin görüntülenebildiğini aktaran Mehdi, yöntemin uygun hastalarda daha küçük kesilerle uygulanabilmesinin önemli avantajlar sağladığını ifade etti. Küçük kesilerin bazı hastalarda ameliyat sonrası ağrının daha az olmasına, iyileşme ve günlük yaşama dönüş sürecinin daha konforlu ilerlemesine katkı sağlayabildiğini belirten Mehdi, ameliyat izlerinin de daha küçük olabildiğini dile getirdi. Ancak cerrahi yöntemin her çocuk için aynı şekilde uygulanamayacağının altını çizen Hayat Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Bahtiyar Mehdi, "Çocuğun yaşı, genel sağlık durumu, apandisitin hangi aşamada olduğu ve hastalığın karın içerisindeki seyri değerlendirilerek uygulanacak tedavi yöntemi belirlenir. Bu nedenle cerrahi yaklaşımın çocuk cerrahisi uzmanı tarafından hastaya özel olarak planlanması gerekir" diye konuştu. Ameliyat sonrası takip de tedavinin parçası Apandisit ameliyatının ardından çocuğun genel durumunun, ağrı ve ateşinin yanı sıra beslenmesinin de takip edildiğini belirten Çocuk Cerrahisi Uzmanı Bahtiyar Mehdi, hekimin değerlendirmesine göre sıvı alımına başlanarak kademeli olarak normal beslenmeye geçilebildiğini söyledi. Uygun zamanda hareket edilmesinin de iyileşme sürecinin önemli bir parçası olduğunu ifade etti. Taburculuk sonrasında ailelerin ameliyat bölgesinin bakımına ve reçete edilen ilaçların kullanımına dikkat etmesi gerektiğini belirten Mehdi, kontrol randevularının da aksatılmaması gerektiğini vurguladı. Ameliyat sonrasında yüksek ateş, giderek artan karın ağrısı, sürekli kusma veya yara bölgesinde belirgin kızarıklık, şişlik ve akıntı görülmesi halinde yeniden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini kaydeden Mehdi, çocuklarda cerrahi hastalıkların takip ve tedavisinde ailelerin gözlemlerinin de önemli olduğunu söyledi. Geçmeyen karın ağrısı ihmal edilmemeli Çocuklarda apandisitin zamanında fark edilerek uygun şekilde tedavi edilmesinin önem taşıdığını vurgulayan Hayat Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Bahtiyar Mehdi, özellikle geçmeyen veya şiddeti giderek artan karın ağrılarında ailelerin belirtileri göz ardı etmemesi gerektiğini belirtti. Bahtiyar Mehdi, çocuklarda cerrahi değerlendirme gerektiren hastalıklarda tanı ve tedavi sürecinin çocuğun yaşı, klinik durumu ve bireysel ihtiyaçları dikkate alınarak planlanmasının, doğru tedavi yaklaşımının temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti.

Haftalarca süren ishal ve karın ağrısına dikkat Haber

Haftalarca süren ishal ve karın ağrısına dikkat

Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Sami Evirgen, toplumda yeterince tanınmayan bu hastalıkta teşhis gecikmelerinin sık yaşandığını belirterek, uzun süren sindirim sistemi şikâyetlerinin mutlaka ciddiye alınması gerektiğini vurguladı. Crohn hastalığının en sık ince bağırsağın son kısmı ve kalın bağırsağı tuttuğunu ifade eden Hayat Hastanesi Gastroenteroloji UzmanıDr. Evirgen, hastalığın ataklar ve sakin dönemler halinde seyrettiğine dikkat çekti. Uzm. Dr. Evirgen, "Crohn hastalığı, belirtilerinin kişiden kişiye değişmesi nedeniyle çoğu zaman göz ardı edilebiliyor. Oysa erken tanı, hastalığın seyrini kontrol altına almak açısından büyük önem taşıyor" dedi. BELİRTİLER HAFTALARCA SÜREBİLİR Hastalığın belirtilerinin, tutulum bölgesine ve hastalığın şiddetine göre farklılık gösterdiğini kaydeden Uzm. Dr. Evirgen; uzun süreli ishal, karın ağrısı ve kramplar, kilo kaybı, iştahsızlık, halsizlik, dışkıda kan veya mukus, ateş ve kansızlığın en sık görülen şikâyetler arasında yer aldığını söyledi. Bu belirtilerin haftalarca devam etmesi halinde mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğini belirten Evirgen, "Ertelemek, hem tanıyı hem de tedaviyi zorlaştırabiliyor" uyarısında bulundu. Crohn hastalığının tanısının tek bir testle konulamadığını dile getiren Uzm. Dr. Sami Evirgen, ayrıntılı tıbbi öykü, fizik muayene, kan ve dışkı testleri, kolonoskopi ve biyopsi gibi yöntemlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. MR veya BT enterografi gibi görüntüleme yöntemlerinin de tanıda önemli rol oynadığını belirten Evirgen, doğru tanının diğer iltihaplı bağırsak hastalıklarından ayırıcı olması açısından kritik olduğuna dikkat çekti. TEDAVİ KİŞİYE ÖZEL PLANLANIYOR Crohn hastalığının kesin bir tedavisi bulunmamakla birlikte, modern tedavi yöntemleri sayesinde hastalığın büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirten Hayat Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Evirgen, tedavi sürecinin kişiye özel planlandığını söyledi. İltihap giderici ve bağışıklık düzenleyici ilaçlar, biyolojik tedaviler, beslenme düzenlemeleri ve destekleyici uygulamaların tedavide yer aldığını aktaran Dr. Evirgen, gerekli durumlarda cerrahi seçeneğin de gündeme gelebileceğini ifade etti. Tedavide asıl hedefin yalnızca belirtileri azaltmak olmadığını vurgulayan Uzm. Dr. Evirgen, "Amaç; bağırsak hasarını önlemek ve hastanın uzun vadeli sağlığını korumaktır" derken,"Crohn hastalığı ile doğru tedavi ve düzenli takip sayesinde aktif ve sağlıklı bir yaşam sürmek mümkündür" sözleriyle toplumu bilinçli olmaya da davet etti.

Ani kilo kaybı ve iştahsızlık mide kanseri belirtisi olabilir Haber

Ani kilo kaybı ve iştahsızlık mide kanseri belirtisi olabilir

Kadınlara oranla erkeklerde daha fazla ve genellikle 60 üstü bireylerde görülen mide kanserinin maalesef erken teşhisi diğer kanser türlerine oranla daha az. Bu anlamda mide kanserinin erken teşhis edilebilmesi için kiloda ani kayıp, mide ağrısı ve rahatsızlık, iştah kaybı, kusma, kanlı dışkı ve halsizlik ve yorgunluk belirtilerin dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini hakkında Medicana Kadıköy Hastanesinden Prof. Dr. Taner Oruğ ve Dr. Muharrem Coşkun bilgilendirmelerde bulundu.  Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Taner Oruğ, mide kanserinde erken tanının tedavi sürecine büyük önem taşıdığını vurgulayarak “Mide kanseri, genellikle mide iç yüzeyindeki hücrelerin kontrolsüz bir şekilde büyümesi ve çoğalması sonucu ortaya çıkan bir kanser türüdür. Mide kanseri genellikle mide duvarının iç tabakasında başlar ve zamanla diğer tabakalara yayılabilir’’ dedi. Prof. Dr. Taner Oruğ, ‘Helicobacter pylori’ adlı bakterinin neden olduğu kronik inflamasyon sonucunda ortaya çıkan mide kanseri ile ilgili risk faktörleri, belirtileri ve tedavi yöntemleri gibi bazı temel bilgileri aktardı.  Yüksek oranda tuz içeren gıdalara dikkat  Prof. Dr. Oruğ, mide kanserinin genellikle 60 yaş üstü bireylerde daha sık görüldüğünü ifade ederken, “Mide kanseri erkeklerde kadınlara göre daha yaygındır. Helikobakter pylori enfeksiyonu denilen Mide ülserlerine neden olan bir bakteri ile ilişkilidir. Aşırı tuzlu ve tütsülenmiş gıdaların tüketimi riski artırabilir. Sigara içme ve aşırı alkol tüketimi de risk artışında önemli yer tutar. Mide kanserinde tedavinin başarısı hastalığın evresi ile yakından ilişkilidir. Bu nedenle kiloda ani kayıp, mide ağrısı ve rahatsızlık, iştah kaybı, kusma, kanlı dışkı ve halsizlik ve yorgunluk belirtilerinin dikkatli değerlendirilmesi gerekir” dedi.  Teşhis endoskopiyle konulabilir  Endoskopinin mide kanseri gibi üst sindirim sistemi hastalıklarının teşhisinde önemli bir rol oynadığını söyleyen Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Muharrem Coşkun ise “Esnek bir endoskop kullanılarak mide, yemek borusu ve onikiparmak bağırsağı gibi organların iç yüzeyini doğrudan görüntülenerek kanser veya diğer hastalıkların varlığını belirleme erken teşhisi olanağı tanır. Endoskopi sırasında doktorlar, şüpheli alanlardan doku örnekleri alabilirler. Bu biyopsi numuneleri, laboratuvar incelemesi için gönderilerek kanser hücreleri varsa teşhisin kesinleştirilmesine yardımcı olabilir. Lezyonların büyüklüğünü ve yerini belirleyebilir. Bu bilgiler, cerrahi müdahale veya diğer tedavi seçeneklerinin planlanmasında önemlidir” şeklinde konuştu.  Tedavi süresince hastaların yaşam kalitesi artırılmalıdır  Mide kanserinin tedavisinde en yaygın yöntemlerden birinin cerrahi müdahale olduğunu belirten Uzm. Dr. Muharrem Coşkun, “Ameliyat sırasında, kanserli hücreleri içeren bölge çıkarılır. Bu, kanserin büyüklüğüne ve yayılma derecesine bağlı olarak farklılık gösterebilir. Radyoterapi, kemoterapi, imunoterapi gibi tedavi seçenekleri genellikle bir araya getirilerek kullanılır ve kanserin türüne, evresine ve genel sağlık durumuna bağlı olarak kişiselleştirilir. Tedavi sürecinde hastaların yaşam kalitesini artırmak ve yan etkilerle başa çıkmak için destekleyici bakım da önemlidir. Her durum benzersizdir, bu nedenle tedavi planı genellikle bir multidisipliner ekibin ortak çabalarıyla belirlenir. Tedavi süreci sürekli olarak değerlendirilir ve gerektiğinde ayarlamalar yapılabilir” diye konuştu.

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.