Hava Durumu

#İstihdam

Yeni Marmara Gazetesi - İstihdam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstihdam haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

OSMANGAZİ’DE İSTİHDAM BULUŞMASI: 120 ADAYLA GÖRÜŞÜLDÜ, 60 ADAY OLUMLU SONUÇ ALDI Haber

OSMANGAZİ’DE İSTİHDAM BULUŞMASI: 120 ADAYLA GÖRÜŞÜLDÜ, 60 ADAY OLUMLU SONUÇ ALDI

Osmangazi Belediyesi, yerel istihdamı desteklemek ve iş arayan vatandaşlara yeni kariyer fırsatları sunmak amacıyla düzenlediği istihdam buluşmalarına devam ediyor. Bu kapsamda BTSO Altıparmak İstihdam Merkezi’nde gerçekleştirilen Toksan Otomotiv İstihdam Buluşmaları’nda, firma yetkilileri ile iş arayan vatandaşlar bir araya geldi.Organizasyonda adaylarla birebir görüşmeler gerçekleştiren Toksan Otomotiv temsilcileri, açık pozisyonlar, çalışma koşulları ve işe alım süreçleri hakkında bilgi verdi. Katılımcılar da mesleki deneyimlerini ve yetkinliklerini aktararak kendilerine uygun iş fırsatlarını değerlendirdi. Toksan Otomotiv İnsan Kaynakları Uzmanı Gonca Yazıcı, Osmangazi Belediyesi’nin sağladığı imkanlarla iş arayan vatandaşlara doğrudan ulaşabildiklerini belirtti. Şu ana kadar 120 adayla görüştüklerini ifade eden Yazıcı, görüşmelerin yaklaşık 60’ının olumlu geçtiğini, önümüzdeki süreçte ise 50 adayla daha görüşmeyi planladıklarını söyledi. Yazıcı, istihdam buluşmalarına katkılarından dolayı Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür etti. Osmangazi Belediyesi, işverenlerle iş arayan vatandaşlar arasında doğrudan iletişim kurulmasını sağlayan organizasyonlarla istihdama katkı sunmayı sürdürecek. Farklı sektörlerle yürütülen iş birlikleri aracılığıyla hem firmaların personel ihtiyacının karşılanması hem de vatandaşların yeni iş imkanlarına erişmesi hedefleniyor.

Özdilek'ten Badırga'ya 120 milyon dolarlık yatırım Haber

Özdilek'ten Badırga'ya 120 milyon dolarlık yatırım

Özdilek Holding'in ev tekstili alanındaki en önemli yatırımı olan Özdilek Üretim Kompleksi, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Bursa Nilüfer Badırga'da, Bursa Tekstil Boyahaneleri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi'nde 90 bin metrekare arsa üzerinde hayata geçirilen kompleks, 60 bin metrekare inşaat oturum alanı ve 106 bin metrekare kapalı alanıyla modern ve entegre bir üretim tesisi olarak faaliyet gösterecek. Açılış törenine, kamu ve yerel yönetim temsilcilerinin yer aldığı protokol üyeleri ile Özdilek Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emir Murat Özdilek, üst yönetim ekibi ve çok sayıda davetli katıldı. Kurdele kesimiyle Özdilek Üretim Kompleksi resmen hizmete açılırken, Emir Murat Özdilek, "55. yılımızı kutladığımız bu yıl, yaklaşık 50 yıllık Özdilek Havlu Fabrikamızı yenilemiş bulunuyoruz. 3 yıllık yoğun bir çalışma neticesinde bugün hayata geçen tesisimizde, şu anda 650 kişiye istihdam sağlanmaktadır. Bu sayı, ileriki dönemlerde bin 50 kişiye kadar da ulaşabilmektedir" dedi. 120 milyon dolarlık yatırım Özdilek Üretim Kompleksi'nin 120 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirildiğini ve dünyanın en üst standartlarında tasarlanmış bir tesis olduğunu belirten Emir Murat Özdilek, "6 bin 600 ton yıllık kapasitesi bulunan tesisimizdeki kapasite miktarı, farklı ürün talepleriyle daha da fazla artış gösterebilmektedir. Yatırımın maliyetinin 60 milyon doları makinelerden, 60 milyon doları ise yapıdan gelmektedir" ifadelerini kullandı."Dokuma, boyahane ve konfeksiyon olmak üzere 3 ana bölümden oluşan kompleks, bugünden itibaren havlu - bornoz adına tüm üretim ihtiyaçlarımızı karşılayacaktır" diyen Emir Murat Özdilek, boya - baskı ve iplik üretimine yönelik diğer ihtiyaçların ise Bursa İnegöl OSB'deki tesislerinde karşılanmaya devam edeceğini belirtti. Üretimde verimlilik ve rekabet gücü Emir Murat Özdilek, yeni tesisin yalnızca kapasite artışı sağlayan bir yatırım olmadığını, küresel tekstil sektöründeki rekabet koşullarına karşı Özdilek'in gücünü artıracak stratejik bir adım olduğunu vurgulayarak, "Yeni tesisimizin teknolojisi de kapasitesi gibi takdire şayan. Üretim hızının eskiye nazaran yaklaşık yüzde 35 oranında artmasını beklemekteyiz. Süratteki bu kazanım, üretim maliyetlerine toplam etkisi yaklaşık yüzde 15 seviyesinde olacaktır" dedi. Konuşmasında yatırımın Özdilek'in ulusal ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücüne katkısına da değinen Emir Murat Özdilek, daha yüksek kalite ve katma değerli ürün geliştirme kabiliyetinin yeni üretim altyapısıyla daha da güçleneceğini belirtti. Ayrıca modern, verimli ve teknolojik üretim altyapısının Türkiye'de oluşturulmasının, katma değerli tekstil üretiminin sürdürülebilirliği ve sektörün uluslararası rekabet gücünün desteklenmesi açısından da önemli olduğunu vurguladı. Modern Çalışma Koşulları ve Sosyal İmkânlar Özdilek Üretim Kompleksi, çalışanlara sunduğu modern çalışma standartları ve sosyal imkânlarla da öne çıkıyor. Üretim alanlarında kullanılan son teknoloji ısıtma, soğutma ve iklimlendirme sistemleriyle daha sağlıklı ve konforlu çalışma koşulları sunulurken 240 kişilik çok amaçlı salon ve farklı kapasitelerdeki toplantı odaları da ekip çalışmasını destekliyor. Komplekste ayrıca çalışanların ihtiyaçlarını desteklemek amacıyla 20 kişi kapasiteli 170 metrekarelik sağlıklı yaşam ve spor alanı; 20 çocuk kapasitesi olan, 200 metrekarelik kapalı alanı ve 80 metrekarelik oyun bahçesi bulunan, 2 öğretmen ve 1 çocuk bakıcısının görev aldığı bir kreş bulunuyor. Enerjide verimlilik, üretimde sürdürülebilirlik Enerji verimliliği ve çevresel sürdürülebilirlik de kompleksin tasarımında önemli bir yer tutuyor. Bu doğrultuda tesisin çatısına kurulması planlanan Güneş Enerjisi Santrali (GES) ile yıllık 8 milyon 877 bin 600 kWh elektrik üretilmesi hedefleniyor. GES'in devreye alınmasıyla kompleksin toplam elektrik tüketim ihtiyacının yüzde 50'sinin, Özdilek Holding'in toplam elektrik tüketim ihtiyacının ise yüzde 6'sının yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanması planlanıyor. Özdilek Üretim Kompleksi ile 55 yıllık üretim deneyimini dijitalleşme, verimlilik ve sürdürülebilirlik odağında geleceğe taşımayı hedefleyen Özdilek Holding, Türkiye'nin ekonomisine katma değer sağlamaya devam edecek. Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Ak Parti Artvin Milletvekili Faruk Çelik, Ak Parti Bursa Milletvekili Refik Özen, Yeni Parti Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Cumhuriyet Halk Partisi Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Devlet Eski Bakanı Cavit Çağlar ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba'da yaptığı konuşmada yatırımlarla ilgili memnuniyetlerini dile getirdi.

BTSO ve YÖK iş birliğiyle Bursa uygulamalı eğitimin üssü oluyor Haber

BTSO ve YÖK iş birliğiyle Bursa uygulamalı eğitimin üssü oluyor

BTSO ve YÖK ortaklığında imzalanan protokolle, işletmelerde mesleki eğitimin yaygınlaştırılması ve yükseköğretim programlarının doğrudan sanayinin ihtiyaçlarına göre güncellenmesi hedefleniyor. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın ev sahipliğinde düzenlenen imza törenine; YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Milletvekilleri Osman Mesten ve Mustafa Yavuz'un yanı sıra kent protokolü, üniversite rektörleri, akademisyenler ve iş dünyası temsilcileri katıldı. Toplantının açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel rekabette üstünlüğü belirleyen temel unsurun yüksek teknoloji ve güçlü üretim kapasitesinin ötesinde, bu sistemleri sevk ve idare edecek nitelikli insan kaynağı olduğunu söyledi. Eğitimi ekonomik kalkınmanın, üretimin ve rekabet gücünün tam merkezinde gördüklerini belirten Burkay, "Fabrikayı kurabilir, teknolojiyi ithal edebilir ve üretim kapasitenizi katlayabilirsiniz. Ancak o teknolojiyi geliştirecek ve üretimi geleceğe taşıyacak yetişmiş insan kaynağınız yoksa, yapılan yatırımları kalıcı başarılara dönüştüremezsiniz. Gençlerimizin sadece iyi bir teorik eğitim alması yetmiyor; öğrencilik yıllarında üretim ortamını tanımalarını, iş kültürünü öğrenmelerini ve mesleklerini reel sektörün kalbinde deneyimlemelerini hedefliyoruz" dedi. "Teknoloji değişiyorsa beceriler de değişecek" İşletmede Mesleki Eğitim Modeli ile üniversite ve iş hayatı arasındaki mesafeyi tamamen kaldırdıklarını vurgulayan İbrahim Burkay, yeni nesil fabrikalara eski dünyanın yetkinlikleriyle insan kaynağı yetiştirilemeyeceğinin altını çizdi. Burkay, "Söz konusu modelle öğrencilerimizi mezuniyet sonrasında iş hayatına hazırlamak yerine, eğitimleri devam ederken iş dünyasının bir parçası haline getiriyoruz. Makine değişiyorsa eğitim de değişecek, teknoloji değişiyorsa beceriler de dönüşecek. TÜİK verilerine göre 15-24 yaş grubundaki gençlerimizin yaklaşık yüzde 23’ü ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor. Bir tarafta iş gücü piyasasına kazandırmamız gereken gençlerimiz, diğer tarafta bu kaynağa ihtiyaç duyan işletmelerimiz var. Doğru beceriyi, doğru eğitimle ve doğru iş fırsatıyla buluşturmak en temel önceliğimizdir" ifadelerini kullandı. "GUHEM lisemizi 15 Eylül'de açıyoruz" BTSO olarak insan kaynağının gelişimini bütüncül bir anlayışla ele aldıklarını hatırlatan Başkan Burkay, BUTGEM, Bursa Model Fabrika, MESYEB, BUTEKOM ve Yeni Nesil Araçlar Mükemmeliyet Merkezi gibi projelerle üretimin ihtiyaç duyduğu yetkinlikleri şehre kazandırdıklarını söyledi. GUHEM’in ardından eğitim yatırımlarına bir yenisini daha eklediklerini duyuran Burkay, "GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Lisemizi 15 Eylül’de gerçekleştireceğimiz açılış töreniyle ilk öğrencileriyle buluşturuyoruz. YÖK ile imzaladığımız bu protokol ise tüm bu altyapıyı yükseköğretim sistemimizle buluşturan stratejik bir halkadır. Bursa’nın sanayi tecrübesi ile üniversitelerimizin akademik birikimini buluşturan bu vizyoner yaklaşımı için YÖK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a ve tüm paydaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu. Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ise uzun yıllardır sürdürülen klasik staj uygulamalarının, öğrencilerin mesleki gelişimini destekleme ve sektörlerin beklentilerini karşılama bakımından artık yeterli olmadığını söyledi. Özvar, "Bu nedenle staj uygulamasını kısa süreli ve sınırlı bir deneyim olmaktan çıkararak eğitim sürecinin bütünleyici bir unsuruna dönüştürüyoruz" dedi. Yeni uygulamanın "uzatılmış staj" olmadığının altını çizen Özvar, işletmede geçirilen dönemin kredilendirileceğini, ölçme ve değerlendirmeye tabi tutulacağını ve akademik olarak düzenli biçimde izleneceğini belirtti. Özvar, yeni model sayesinde öğrencilerin henüz üniversitedeyken üretim disiplinini, iş sağlığı ve güvenliği kültürünü ve çalışma hayatının işleyişini öğrenme fırsatı bulacağını, işletmelerin de gelecekte istihdam edebilecekleri gençleri mezuniyetlerinden önce yakından tanıyacağını ifade etti. Eğitim ile iş gücü piyasası arasındaki bağ güçlendirilecek Prof. Dr. Özvar, yeni yükseköğretim yaklaşımının temel ayaklarından birinin üniversiteler ile sektörler arasındaki ilişkinin yeniden kurulması olduğunu belirtti. "Üniversite-sektör iş birliğini bir tercihten ziyade sistemin işleyişi bakımından yapısal bir gereklilik olarak değerlendiriyoruz." diyen Özvar, eğitim sistemi ile iş gücü piyasası arasındaki bağın zayıflamasının hem mezunların istihdama katılmasını güçleştirdiğini hem de sektörlerin nitelikli insan kaynağına erişimini zorlaştırdığını söyledi. Özvar, temel hedeflerini, "Yükseköğretim sistemimizin yetiştirdiği insan kaynağı ile sektörlerin ihtiyaç duyduğu beceriler arasında güçlü, kalıcı ve sürdürülebilir bir uyum oluşturmak" sözleriyle açıkladı. Özvar, "Sektör temsilcilerinin programların müfredatlarının güncellenmesi konusunda iş birliğini önemsiyoruz. Bursa Uludağ Üniversitesi bünyesindeki 15 MYO’dan önce 5’inin, ardından 10’unun program müfredatlarının belirlenmesinde sizi iş birliğine davet ediyorum" dedi. Vali Ayyıldız: "Gençler geleceğe daha donanımlı hazırlanacak" Bursa Valisi Erol Ayyıldız da konuşmasında, protokolün karşılıklı ihtiyaçların birbirini tamamlamasına ve gençlerin geleceğe daha donanımlı ve hazırlıklı hâle gelmesine katkı sağlayacağını ifade etti. Ayyıldız, yükseköğretim ile sanayi iş birliğinin güçlendirilmesinin son derece önemli olduğunu vurguladı ve protokolün hayırlı olmasını diledi. Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Feridun Yılmaz da üniversitenin meslek yüksekokulları ve öğrencileri açısından güçlü bir konumda bulunduğunu belirterek, "Güçlü firmaları bulunan bir ilde, güçlü meslek yüksekokullarının ve öğrencilerin bulunduğu bir üniversite olarak pilot iller içerisinde bu modeli en iyi şekilde ve layıkıyla uygulayan üniversitelerden biri olmak istiyoruz." dedi. Bursa Uludağ Üniversitesinin fiilen sanayiyle iş birliği içinde olan bir üniversite olduğunu vurgulayan Yılmaz, Yükseköğretim Kurulunun belirlediği çerçeve kapsamında 60 programla uygulamaya başlayacaklarını söyledi. 120 bin öğrenci iş hayatıyla buluşacak İşletmede mesleki eğitim modeli ilk olarak Konya, Gaziantep, İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir ve Ankara olmak üzere Türkiye’nin üretim ve sanayi kapasitesi yüksek 7 pilot ilinde uygulanacak. Pilot uygulamayla klasik, kısa süreli staj modelinin yerine öğrencilerin bir veya iki dönem boyunca doğrudan işletmelerde eğitim aldığı yeni bir sisteme geçiliyor. İlk aşamada yaklaşık 120 bin öğrencinin eğitim gördüğü 185 mesleki ön lisans programı uygulama kapsamına alınacak. Yeni sistemde meslek yüksekokullarında 3+1 ve 2+2, lisans programlarında ise 7+1 ve 6+2 modelleri uygulanacak. Böylece öğrenciler yalnızca mezuniyet öncesinde birkaç haftalık staj yapmak yerine eğitimlerinin bir bölümünü doğrudan çalışma hayatının içinde geçirecek. Uygulama yalnızca üniversiteler ve işletmeler arasında yürütülmeyecek. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, meslek kuruluşları ve sektör temsilcileri de sürece katılacak. Eğitim programları sektörle birlikte oluşturulacak Yükseköğretim Kurulu ile BTSO arasında imzalanan protokolle Bursa’daki yükseköğretim programları ile sanayinin ihtiyaçları arasındaki bağın daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. Sanayinin değişen ihtiyaçlarına göre mevcut eğitim programları güncellenecek, ihtiyaç duyulan alanlarda yeni programlar açılabilecek ve ders içerikleri sektör temsilcilerinin katkısıyla zenginleştirilecek. İşletmede mesleki eğitimin koordinasyonu için sektör temsilcileri, öğretim elemanları ve insan kaynakları uzmanlarının yer aldığı ortak çalışma grupları kurulacak. İşletmelerde öğrencilere rehberlik edecek eğitici personel de hizmet içi eğitimlerle desteklenecek. İş birliği kapsamında sektörün ihtiyaç duyduğu Ar-Ge çalışmalarının üniversitelerin bilimsel kapasitesiyle birlikte yürütülmesi de amaçlanıyor.

Sokakta gördüğü kirli araçları habersizce yıkıyor Haber

Sokakta gördüğü kirli araçları habersizce yıkıyor

Türkiye'de mobil oto yıkama sistemini yaklaşık 2 yıl önce ilk kez kendisinin getirdiğini belirten Tuğrul Deligöz, yaklaşık 2 ay önce ise farklı bir serüvene başladığını anlattı. Bir gün araç yıkamak için gittikleri sırada yaşlı bir vatandaşın yanlarına gelerek "Benim arabamı da yıkar mısınız?" demesi üzerine ücretsiz araç yıkama fikrinin ortaya çıktığını belirten Deligöz, bu olayın ardından sokakta kirli gördüğü araçları sahiplerine haber vermeden temizlemeye başladı. Özellikle kirli araçları tercih ettiğini ifade eden Deligöz, araçların marka, model veya segmentinin kendileri için önemli olmadığını söyledi. Deligöz, aracın temizlenmeden önceki haliyle sonraki halinin arasındaki farkın daha belirgin olması için kirli araçları seçtiklerini belirtti. "Modeli, segmenti, lüks olması hiç önemli değil. Genelde kirli olmasına özen gösteriyoruz. Kirli olursa temizlendiği hali görmek daha güzel oluyor. Yaptığımızı göstermek amacıyla videolarını çekiyoruz" diyen Deligöz, araç sahiplerinden herhangi bir ücret talep etmediklerini ifade etti. 28 araç ücretsiz yıkandı Şimdiye kadar 28 aracın ücretsiz şekilde yıkandığını belirten Deligöz, araç sahiplerinin yapılan iyilikten memnun kaldığını söyledi. Bazı kişilerin ise araçlarının yıkanmasını istemediğini belirten Deligöz, olumsuz tepkilerin oldukça nadir olduğunu dile getirdi. Deligöz, "Genelde iyi tepkiler alıyoruz. Kötü tepki aldığımız çok nadir. 28 arabada belki bir iki tane almışızdır" ifadelerini kullandı. Araç sahiplerinin zaman zaman teşekkür etmek için ödeme yapmak istediğini de anlatan Deligöz, ücretsiz yaptıkları bu çalışmada gönderilen paraları kabul etmediklerini söyledi. "İyilik serisi sektöre de yayıldı" Yaptıkları videoları sosyal medya hesabından paylaşarak insanlara ulaştırdıklarını belirten Deligöz, "Benden sonra bütün mobil oto yıkamacılar bu seriye başladı. Böyle bir iyilik serisi oldu bir nevi. Başkaları yapınca onların da işleri arttı. Aslında bu biraz da istihdam sağlamış gibi oldu. Çünkü ne kadar izlenme, o kadar iş demek. Bu şekilde herkesin işleri artmış oldu" dedi. "Kimseden para talep etmiyoruz" Sokakta kirli gördükleri araçlara zaman zaman kart bıraktıklarını ve araç sahiplerinin daha sonra kendilerine ulaştığını anlatan Deligöz, bazı durumlarda ise araç sahipleriyle tesadüfen karşılaştıklarını belirtti. Yaptıkları işin karşılığında herhangi bir ücret beklemediklerini vurgulayan Deligöz, "Arabayı temizliyoruz, masraf sormuyoruz mesela kimseye. Kimseden para talep etmiyoruz. Ama insanoğlu işte, yapacak bir şey yok. Genelde güzel tepkiler alıyoruz" diye konuştu. Öte yandan Deligöz, serinin son bölümünde bir kadın sürücünün aracını yıkadıklarını ancak sürücünün çekim yapılmasına izin vermediğini ve temizlik sırasında kendilerine tepki gösterdiğini de anlattı. Deligöz, buna rağmen amaçlarının herhangi bir karşılık beklemeden araç sahiplerine küçük bir iyilik yapmak olduğunu ifade etti.

Devlet desteğiyle kurduğu atölyeden dünyaya açıldı Haber

Devlet desteğiyle kurduğu atölyeden dünyaya açıldı

Tekstil sektöründe yaklaşık 20 yıllık deneyime sahip olan iki çocuk annesi Zeybek, farklı firmalarda üretim, planlama ve maliyet yönetimi alanlarında görev yaptı. Uzun yıllar edindiği tecrübeyi kendi işine aktarmaya karar veren Zeybek, yaklaşık 5 yıl önce İnegöl'de atölyesini kurarak girişimcilik yolculuğuna başladı.Devlet teşviklerinden de yararlanan Zeybek, 16 kadına istihdam sağladığı atölyesinde köpek yatağı, ev tekstili, mutfak önlüğü, yatak alezi ve çeşitli tekstil ürünleri imal ediyor. Üretimini ihracatla taçlandıran Zeybek, ülkeye döviz kazandırıyor. "Kadınlar işlerini büyük bir titizlikle yapıyor" Sibel Zeybek, üretime olan ilgisinin atölye açmasında etkili olduğunu söyledi. Tasarlamak, ortaya bir ürün çıkarmak ve bunun farklı ülkelere gitmesinin kendisini heyecanlandırdığını belirten Zeybek, özellikle KOSGEB ve İŞKUR desteklerinin işini büyütmesinde önemli rol oynadığını anlattı.Zeybek, devletin sunduğu desteklerin girişimciler için çok önemli olduğunu vurgulayarak, "Hem makineleşme hem de istihdam konusunda ciddi katkı sağladı. İŞKUR üzerinden çalışan temin ediyoruz. Burada eğitim vererek üretime dahil ediyoruz. Daha önce hiç tecrübesi olmayan kadınlar burada meslek öğreniyor." dedi. Atölyede yatak alezi, köpek yatağı, mutfak önlüğü, çanta, nevresim ve çeşitli tekstil ürünleri imal ettikleri bilgisini paylaşan Zeybek, üretimin bir bölümünü yurt dışına gönderdiklerini kaydetti. Zeybek, ABD, Almanya, İngiltere, İtalya, İspanya ve Yunanistan'a ürün gönderdiklerini aktararak, farklı pazarların farklı beklentilerinin olduğunu ve bu durumun üretim süreçlerinde esneklik gerektirdiğini söyledi. Daha önce ABD'li bir firmanın Çin'den tedarik ettiği alezi atölyelerinde üreterek ABD'ye gönderdiklerini anlatan Zeybek, "Bir müşterimiz daha önce ürünlerini Çin'den alıyordu. Yaklaşık 5 bin ürün hazırlayıp ABD'ye gönderdik. Bu ay içinde üretime devam edeceğiz. Çin pazarının elinden bir ürünü almış olduk. Böyle küçük bir yerde bunu yapabilmemiz bizim için büyük bir mutluluk." diye konuştu. Zeybek, üretim kapasitesine ilişkin de bilgi vererek, aylık 15 bin parça tekstil ürünü imal ettiklerini, az kişiyle çok şey başardıklarını ifade etti. Siparişlerin artmasıyla kapasiteyi büyütmeyi hedeflediklerini belirterek, "Talep arttıkça biz de kapasitemizi artırmayı planlıyoruz. Daha fazla kadına istihdam sağlamak istiyoruz. Amacımız hem üretimi büyütmek hem de daha fazla kadını iş hayatına kazandırmak." dedi.

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.