Hava Durumu

#Jeoloji

Yeni Marmara Gazetesi - Jeoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Jeoloji haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Uzmanlar uyardı: Bursa’nın 7 şiddetinde deprem üretecek fay sistemi var Haber

Uzmanlar uyardı: Bursa’nın 7 şiddetinde deprem üretecek fay sistemi var

Osmangazi Belediyesi ev sahipliğinde, Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi ve Jeolojik Mirası Koruma Derneği’nin katkılarıyla Panorama 1326 Fetih Müzesi’nde düzenlenen panelde, Bursa’nın tarih boyunca yaşadığı depremler, kentin jeolojik özellikleri ve deprem riskine karşı alınması gereken önlemler ele alındı. Akademik bilgi ve tarihi verilerin ışığında gerçekleştirilen panel, Bursa’nın geçmişinden çıkarılacak derslerin geleceğin kent planlamasına ve afet hazırlıklarına nasıl katkı sağlayabileceğine ilişkin önemli değerlendirmelere sahne oldu. Jeolojik Mirası Koruma Derneği Üyesi Prof. Dr. Hükmü Orhan’ın moderatörlüğünü üstlendiği panelde, UNESCO Bursa Alan Başkanı Prof. Dr. Neslihan Dostoğlu, "Deprem, Mimarlık ve Bursa: Tarihi Bir Perspektif" başlıklı sunumuyla deprem olgusunu mimarlık ve Bursa’nın tarihi gelişimi çerçevesinde değerlendirdi. Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Nizamettin Kazancı, "İnsan Yerleşimleri, Doğal Kaynaklar ve Jeolojik Miras" başlıklı sunumunda insan yerleşimleri ile doğal çevre arasındaki ilişkiye ve jeolojik mirasın önemine değindi. Ankara Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürol Seyitoğlu, "Deprem Tehlikesi Açısından Havza Biçen Faylar Arasında Bir Karşılaştırma" başlıklı sunumunda fay sistemlerini deprem tehlikesi açısından ele alırken, Dr. Öğretim Üyesi İbrahim Karahancı ise "Gökmenzade’nin İşaretnüması’nda 1855 Depremi" başlıklı konuşmasında Bursa’nın deprem tarihine ışık tutan tarihi kaynakları değerlendirdi. Uzman akademisyenler, sunumlarında Bursa’nın jeolojik yapısı, tarihi depremleri ve deprem tehlikesi hakkında bilgi paylaşarak Bursalıların deprem konusunda bilinçlenmesine katkıda bulundu. Panel kapsamında konuşmalar öncesinde gösterilen animasyon filmde, 1855 yılında Bursa’da meydana gelen depremin kentte yol açtığı yıkım gözler önüne serildi. Tarihi depremin etkilerini görsel bir anlatımla aktaran film, Bursa’nın deprem geçmişini yeniden hatırlatırken afetlere karşı hazırlıklı olmanın önemini de ortaya koydu. Bursa’nın fethinin 700. yılı etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen panel, kentin tarihi ve jeolojik birikimini deprem gerçeğiyle birlikte ele alarak geçmiş deneyimlerin geleceğe aktarılmasına, deprem bilincinin güçlendirilmesine ve Bursa’nın afetlere karşı daha hazırlıklı bir kent olması yönündeki ortak değerlendirmelere katkı sağladı. Çok önemli bir gün için bir arada olduklarını ifade eden Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, "Bursa’nın kalbi olan Osmangazi’deyiz. Osmangazi Belediyesi, fethin 700’üncü yılına özel bir çalışma yürütüyor. Bir protokol dâhilinde odamızla birlikte, Bursa’nın fethinin 700’üncü yılında ‘Bursa Depremi Konuşuyor’ panelini düzenliyoruz. Tarih, jeoloji mühendisleri için çok önemli. Bunu bir örnekle açıklamak isterim. 1900’lü yıllardan öncesi tarihi dönem olarak geçmekte, 1900 yılından sonrası ise aletsel dönem olarak kabul edilmektedir. Özellikle konuya deprem penceresinden baktığımızda bu şu anlama geliyor: 1900’lü yıllardan sonra nerede bir deprem oluyorsa depremin büyüklüğünü, derinliğini ve etki alanını net bir şekilde veri olarak işleyebiliyoruz. 1900 yılından önce aletsel ölçümler mümkün olmadığı için tarihi kayıtlara bakıyoruz. Tarihte neler yaşandığını ortaya koyan kitabeler, o döneme ilişkin tarihçilerin araştırmaları ve diğer ayrıntılar bizler için çok önemlidir. Bu panelin düzenlenmesinde emeği geçen başta Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a, AR-GE Müdürü Serkan Cebeci’ye, emeği geçen tüm ekibe ve kıymetli hocalarımıza teşekkür ederim." şeklinde konuştu. Düzenlenen panelin konusunun Bursa’da deprem olduğunu belirten Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Emre Tonaroğlu, "2026 yılını Bursa’da önemli bir yıl olarak başlattık. Bursa’nın fethinin 700’üncü yılı kapsamında bir seneye yayılan kutlama programı hazırladık. Bu kutlamaların sadece eğlence, yürüyüş ve festival etkinliklerinden ibaret olmaması; bilimi ve aklı da işin içine katarak Bursa ve Osmangazi’ye katkı sağlayacak, geleceğe bir miras bırakabilecek etkinlikler düzenlemek için gayret ettik. Bu panel de önem verdiğimiz projelerden biri. Başkanımız Erkan Aydın’ın göreve geldiği günden itibaren dile getirdiği bir konu var: ‘Bilim ve akıl bizim önceliğimiz olacak.’ Bu kapsamda birçok proje yürütüyoruz. Bu panel de değer verdiğimiz projelerden biri. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı. Jeolojik Mirası Koruma Derneği olarak bu organizasyonun bir parçası olduklarını aktaran Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Nizamettin Kazancı, "Jeolojik miras, doğal mirasın bir parçasıdır. Jeolojik geçmişin belgelerini barındıran; fosil, kayaç, mineral ve yer şekilleri gibi doğal varlıklardan oluşur. Bunlar ancak uzmanlar tarafından tespit edilebilir. Bursa, büyük bir potansiyele sahip. Bursa’nın jeolojik mirasının neler olduğu ana hatlarıyla biliniyor ve bunlar yayımlandı. Bunlardan değerli sonuçlar çıkarmak ise karar vericilere ve Bursalılara kalmış belediyelerin bu tür çalışmalara öncülük etmesi çok sık görülen bir durum değil. Bu bakımdan Osmangazi Belediyesi’ni tebrik ediyorum. Jeolojik Mirası Koruma Derneği olarak bu organizasyonun bir parçasıyız. Bu nedenle, büyük bir heves ve memnuniyetle yürütülen bu çalışmalara katılıyoruz. Umarız belediyemiz, Bursa’nın zengin jeolojik mirasını değerlendirme fırsatı bulur." diye konuştu. Bursa’da 7 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip bir fay sistemi bulunduğunu belirten Ankara Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürol Seyitoğlu, "Türkiye Diri Fay Haritası’nda Bursa ve çevresindeki faylar, 1855 yılında gerçekleşen depremlere neden olan faylar kadar uzun değil. Bizim tespit ettiğimiz fay, tüm Bursa Ovası’nı boydan boya geçen bir fay. Bu fayın uzunluğu yaklaşık 94 kilometreyi buluyor. 1855 yılında bu fayın yaklaşık yarısının kırıldığı, tarihi kayıtlardaki hasarların incelenmesiyle ortaya konuluyor. Bu rapor ve çalışmalarda, Susurluk’tan Kestel’e kadar uzanan bir sistemin kırılmış olması gerektiği belirtiliyor. Çünkü 1855 yılında iki deprem meydana gelmiş. Bize göre Kestel’den Yenişehir Ovası’nın iç kesimlerine uzanan bölüm ise 1855 yılında kırılmamış görünüyor. Bu noktada bazı hesaplamalar yapmaya başlıyorsunuz. Fayların yılda kaç milimetre yer değiştirdiği önemli; çünkü bu verilerle fay üzerinde biriken gerilmeyi hesaplıyorsunuz. Buna göre, 7 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip bir fay sistemimiz var. Üstelik bu fay, ovanın bir ucundan diğer ucuna kadar uzanıyor. Türkiye’nin farklı bölgelerinde de ovaları boydan boya geçen faylar bulunuyor. Ancak bunların varlığı genellikle deprem sonrasında ortaya konulmuş. Belirli bir büyüklüğe ulaşan depremler, yüzeyde kırılmalara neden olabiliyor ve fayın izi depremden sonra belirginleşebiliyor. Bursa’nın avantajı ise deprem gerçekleşmeden önce fayın ovanın içinde bulunduğunu biliyor olmamız. Bu bilgi doğrultusunda gerekli önlemlerin alınması gerekiyor." ifadelerini kullandı. Depremin son derece önemli bir konu olduğunu ifade eden UNESCO Bursa Alan Başkanı Prof. Dr. Neslihan Dostoğlu, "Osmangazi Belediyesi, TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi ve Jeolojik Mirası Koruma Derneği’nin ortaklaşa düzenlediği panele katılarak bir sunum gerçekleştirdim. Bu vesileyle Bursa’yla ilgili pek çok konuyu daha ayrıntılı inceleme ve bu alanda çalışmalar yapma fırsatı buldum. Deprem çok önemli bir konu. Bu konunun disiplinler arası bir yaklaşımla ele alınması nedeniyle organizasyonu düzenleyen belediyemize ve meslek odamıza çok teşekkür ediyorum. Ülkemizin her yeri birinci, ikinci ve üçüncü derece deprem bölgelerinde yer alıyor. Bursa da birinci derece deprem bölgesinde bulunuyor. Fay hatlarını değiştirme gibi bir lüksümüz olmadığı için depremlere hazırlıklı olmamız gerekiyor. Dolayısıyla en az can ve mal kaybıyla insanlarımızı ve binalarımızı korumak adına neler yapılabileceğini, tarihteki örnekleri de ele alarak bu panelde değerlendirme fırsatı bulduk." şeklinde konuştu.

Nilüfer'de katı atık ve geri kazanım tesisine karşı eylem Haber

Nilüfer'de katı atık ve geri kazanım tesisine karşı eylem

Kayapa'da kurulması planlanan Katı Atık Geri Kazanım ve Bertaraf Tesisi'ne itirazlar büyüyor. Nilüfer Kent Konseyi ve Nilüfer'de Çöplüğe Hayır Platformu tarafından 30 Ağustos Zafer Mahallesi'nde düzenlenen basın açıklaması ve bilgilendirme toplantısında, bölge halkı tesisi istemediğini bir kez daha dile getirdi. Toplantıya Nilüfer Belediye Başkan Vekili Aslıhan Ceyhan, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın, Nilüfer Belediye Meclis Üyeleri, muhtarlar, akademik odaların ve kadın derneklerinin temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Trabzon'un Araklı ilçesinden toplantıya konuk olan gazeteci Ahmet Sungur da, ilçesinde kurulan benzer tesisin sürecini ve sonrasında yaşananları katılımcılarla paylaştı. "Raporlar güncel değil" Toplantının açılışında konuşan Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın, jeoloji ve çevre mühendisleri, hekimler ve akademisyenlerden oluşan çalışma grubuyla projeye ilişkin raporları incelediklerini söyledi. Aydın, Kayapa'nın yalnızca 2014-2015 dönemindeki yer araştırmasından geçtiğini, 2019 ve 2020'de belirlenen alternatif alanlar arasında yer almadığını belirterek, aradan geçen sürede bölge nüfusunun hızla arttığına dikkat çekti. Konunun siyasi parti tartışması olmaktan çıkarılması gerektiğini vurgulayan Aydın, sürecin sivil toplumun bilgilenme ve yurttaşların demokratik hakları çerçevesinde yeniden değerlendirilmesini istedi. Muhtarlardan ortak tepki Bölge muhtarları, mahalle sakinlerinin son derece gergin ve kararlı olduğunu dile getirdiler. Kayapa Muhtarı Ali İhsan Dengiz, geçmiş yıllarda da benzer girişimlerin halkın tepkisiyle engellendiğini belirterek, zamanında binlerce konuta izin verilip imara açılan bu bölgenin tepesine şimdi çöplük getirilmek istendiğini söyledi. Vatandaşların imza atmak için kuyruğa girdiğini belirten Dengiz, bu projeye kesinlikle geçit vermeyeceklerini ifade etti. 30 Ağustos Zafer Mahallesi Muhtarı Halil Özçoban ise geçtiğimiz 10 yıl içinde bölge nüfusunun katlanarak arttığına dikkat çekerek, kurulması planlanan tesisin sadece kendi mahallelerini değil, 30 kilometrelik bir etki alanındaki tüm çevre yerleşimleri olumsuz etkileyeceğini vurguladı. Üçpınar Mahallesi Muhtarı Adnan Uçar da, kuzeyden esen rüzgarlar nedeniyle tüm çevre mahallelerin kokudan doğrudan etkileneceğini söyleyerek, Çınarcık'tan gelen ve milyonlarca insanın su ihtiyacını karşılayan arıtma tesisinin bu çöplük projesiyle karşı karşıya kalmasının büyük bir risk taşıdığını belirtti. Mahallelerinde 10 adet taş ocağı bulunduğunu hatırlatan Kuruçeşme Mahallesi Muhtarı Engin Özdemir ise, toz ve dumandan nefes alamaz hale geldiklerini belirterek, hayvancılık alanlarının yok edilmesine ve yaşam alanlarının daha da daraltılmasına karşı el birliğiyle direneceklerini ifade etti. Güngören Mahallesi Muhtarı Mesut Engin de daha önce iptal edilen ve Karacabey'e taşınması planlanan bu projenin neden apar topar yeniden gündeme getirilip onaylandığını sorarak, hiç kimsenin Nilüfer'i çöplüğe çevirmeye hakkı olmadığını dile getirdi. "Çocuklarımıza verimli topraklar bırakmak istiyoruz" Nilüfer'deki mahalle kadın dernekleri adına söz alan Hasanağa Kadın Derneği Başkanı Neşe Özçelik, coğrafi işaretli enginarıyla tanınan bölgenin tarımsal değerine işaret ederek, "Yıllardır bu toprağı ekip biçiyoruz. Toprağımızın, suyumuzun, havamızın kirlenmesine razı değiliz. Çocuklarımıza çöplük değil, verimli topraklar bırakmak istiyoruz" diye konuştu. Bilim insanları ve meslek odalarından uyarı Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alpaslan Türkkan, tesisin kurulması halinde yer altı sularının kirleneceğini ve bunun yalnızca Nilüfer'i değil tüm Bursa halkının sağlığını etkileyeceğini söyledi. Ulaşım ve tesis kaynaklı hava kirliliğinin ciddi sağlık sorunlarına yol açacağını belirten Türkkan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın Bursa'daki depolama alanlarına ilişkin öncelik sıralamasında Kayapa'nın yer almadığını hatırlatarak, "Bakan istemiyor, yerel belediye istemiyor, meslek odaları istemiyor, halk istemiyor. Buna rağmen bu ısrarın sebebini sormak gerekiyor" dedi. Kimya Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Ali Uluşahin de projenin çevresel etki değerlendirme (ÇED) raporunun bulunmadığını vurgulayarak, insan sağlığına, tarıma ve doğaya etkileri değerlendirilmemiş bir projeye onay vermelerinin mümkün olmadığını söyledi. Uluşahin, atığın kaynağında azaltılması, ayrıştırılması ve geri kazanılması konuşulmadan yer tartışması yapılmasını da eleştirdi. Jeoloji Mühendisleri Odası Bursa Şubesi temsilcisi Murat Yaşar ise 2016'ya yapılan jeoteknik çalışmanın 2 milyon metrekarelik alanda yalnızca 5 sondajla sınırlı kaldığını, bölgenin çatlaklı ve geçirgen bir zemine sahip olduğunu belirterek, ÇED raporunun güncel mevzuatlara göre yenilenmesi gerektiğini ifade etti. DOĞADER Başkanı Murat Demir, aynı projenin 2016'da halkın tepkisiyle rafa kaldırıldığını hatırlatarak, fay hattı üzerinde kurulacak tesisin Uluabat Gölü başta olmak üzere su varlıklarını tehdit edeceğini söyledi. Toplantıda ayrıca Trabzon'un Araklı ilçesinde benzer bir tesis sürecini ve sonrasında yaşanan çevre sorunlarını bizzat deneyimleyen gazeteci Ahmet Sungur da söz alarak, katılımcılarla somut örneklerle yaşanan mağduriyetleri paylaştı. Emre Karagöz: "Söz bitti, mücadele başladı" Toplantının kapanışında konuşan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz, idareci kimliğinin ötesinde bu bölgenin bir evladı olarak sabırlarının tükendiğini ifade etti. Projenin yanlışlığını yıllardır her platformda anlattıklarını belirten Karagöz, bölgenin orman alanı olduğunu, içinden akarsu geçtiğini ve altından fay hattı uzandığını hatırlattı. Her gün yüzlerce kamyonun bu dar yollardan bölgeye çöp taşımasının akıl dışı olduğunu vurgulayan Karagöz, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir'in Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'ndeki önerisini hatırlattı. Tesisin iddia edildiği gibi son derece modern ve temiz olması halinde Bursa Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi'nin (TEKNOSAB) içine kurulması gerektiğini belirten Karagöz, "Nilüfer Belediyesi olarak hem fiili hem de hukuki olarak her zaman halkın yanında yer alacağız" dedi. Karagöz, tesisin yapılmasına karşı 17 Temmuz'a kadar imza toplayacaklarını ve binlerce imzayı Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne teslim ederek itirazlarını en güçlü şekilde kayda geçireceklerini ifade etti.

Jeoloji gecesinde yoğun katılımlı iftar Haber

Jeoloji gecesinde yoğun katılımlı iftar

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi Yönetimi, Jeoloji Gecesi’nde üyeleri ve meslektaşları ile iftar bereketini paylaştı.   TMMOB Jeoloji mühendisleri Odası’nın 50. kuruluş yıldönümüne özel olarak 17.’si gerçekleştirilen İftar organizasyona Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, Harmancık Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Yücel Akbulut, Osmangazi Belediye Başkan Vekili Cemile Yılgör, Yıldırım Belediye Başkan Vekili Gökhan Yıldız, Nilüfer Belediye Başkan Vekili İbrahim Mart, AFAD İl Müdürü Mehmet Buldan, akademik odalar ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri oda üyeleri ve davetliler katıldı.  Programda bir konuşma gerçekleştiren TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, birlik ve beraberliğin, paylaşmanın ve bir olabilmenin anlamının idrak edildiği Ramazan Ayı’nda bir arada olmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade ederek, "Yönetim kurulumuz olarak sekizinci çalışma döneminin ilk yarısını tamamladık. Jeoloji biliminin ışığında kentimize, bölgemize ve ülkemize hizmet etmenin gayretinde olduk, olmaya da devam edeceğiz. En büyük hedeflerimizden olan ‘İnsan odaklı afete dirençli kentler’ gayemiz doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi.  "İnsan odaklı afete dirençli kentler kurmalıyız"  Yerel yönetimler ve kamu kurumlarının afetlere dirençli kentler oluşturmak üzere çalışmalarını yakından takip ettiklerini belirten Mehmet Yıldız, "Yapılan çalışmalar ve iyi niyetin farkındayız ancak bütünleşik bir şekilde oluşturamadığımız, tüm toplumu kapsamayan ve multidisipliner etik çalışmadan yoksun olarak gerçekleştirilen çalışmalar maalesef amacına ulaşamamaktadır. Bu sebeple insan odaklı afete dirençli kentleri oluşturabilmek için tüm yetkilileri bir olmaya, kamuoyu oluşturmaya ve nihayetinde ivedilikle eylemliliğe geçmeye davet ediyoruz" ifadelerini kullandı.  "Bursa’ya ve meslektaşlara müjde"  Mehmet Yıldız, "Bursa Teknik Üniversitesi ile yapmış olduğumuz görüşmeler neticesinde geniş kapsamlı bir protokol gerçekleştirerek deprem risklerini azaltma ve sürdürülebilir kentleşme konularında çalışmalar yürüteceğiz. Tüm üyelerimiz bu çalışmaların bir parçası olacaktır." diye konuştu.  Başkan Yıldız’ın konuşmasının ardından söz alan Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, Ramazan bereketinin paylaşıldığı organizasyona imza atan oda yönetimine teşekkür etti. Harmancık Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan da Bursa’nın ve mesleğin gelişimi ve meslektaşlar arasında birlikteliğin güçlenmesi için önemli bir programda bir arada olmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Yücel Akbulut da, mesleğin ve odanın çalışmalarının önemine vurgu yaparak, Bursa’ya katkı koyacak her türlü işbirliklerine açık olduklarını söyledi.  Konuşmaların ardından jeoloji mühendisliği mesleğinin emektarlarına ve organizasyonun sponsoru firmanın temsilcisi Mürsel Yüksel’e plaket, akademik odalar arasında gerçekleştirilen futbol turnuvasında odalarını temsil eden takım oyuncularına hediyeleri takdim edildi. 

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.