Hava Durumu

#Kâbe

Yeni Marmara Gazetesi - Kâbe haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kâbe haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Almanya’da iki genç müslümanlığı araştırıp İslamiyeti seçtiler Haber

Almanya’da iki genç müslümanlığı araştırıp İslamiyeti seçtiler

Kendileri araştırarak müslüman olan iki Alman genci, Ramazan bayramında Türk arkadaşları ile buluşmak için Bursa’ya geldiler. Çoşkulu bir Ramazan geçiren Alman gençlerinden yazılımcı Kilian Haerter (25) ve tasarımcı Danilo Spasojeviç (28) iki yıl önce ilgi duydukları İslamiyet'i araştırarak kendileri Kelime-i şehadeti öğrenip, söyleyerek müslümanlığı seçtiler. Kısa sürede duaları ezberleyerek günde 5 vakit namaz kılmaya başlayan gençler, Ramazan ayında Türk arkadaşları ile görüşmek ve bayramı çoşkulu kutlamak için Bursa’ya geldiler. Bursa’da teknik alt yapısı oluşturulan Hisar Kapısı isimli bir sosyal medya kanalından, Sait Şaşmaz’ın yapay zeka ile Almanca’ya çevirilen müslümanlığı anlatan konuşmaları dinlediklerini belirten iki Alman genci, bu platformdan tanıştıkları Türk arkadaşları ile görüşmek. Ramazanı ve bayramı çoşkulu yaşamak için Bursa’ya geldiler. İhlas Haber Ajansı muhabirinin, müslümanlığı nasıl tanıdınız sorusuna, "Bir ay boyunca Kuran’ı kerimi Almanca tercümesinden okuma inceleme sürecim oldu. Bir ayda Kelime-i şehadeti Arapça talim ettikten sonra şehadet getirip müslüman olmaya karar verdim. Ancak nasıl getirileceğini bilmiyordum. İnternetten Arapça olarak öğrendim. Ancak ailemin tepki göstereceğini düşünerek, Kelime-i şehadeti gizlice kendim getirdim. O anda duygularım coştu ve ağlamaya başladım. Çünki gerçeği bulduğuma inandım. Kelime-i şehadet getirdiğimde gece geç vakitti, yanımda kimse yoktu. Şahit olarak Allah’ü Teala bana yeter diye düşündüm. İslamiyeti seçenler, genellikle camide, imam huzurunda şehadet getiriyorlardı. Ancak ben evde tek başıma iken şehadet getirerek, müslüman oldum. Bunu ilk başta kimseye de söylemedim. Kendimi banyoya kilitleyerek gizlice ibadetlerimi yaptım. 3 ay sonra anneme söyledim. Ancak inanmadı, şaka yaptığımı düşündü. Ancak 3 defa tekrar ettim. Şaka söylüyorsun diyerek inanmak istemedi. Ben de gerçek olduğunu belirtince sen bütün aileyi arkadan bıçakladın, sattın diyerek ağır hakaretler etti. Şaka söylüyorsun, eğer gerçek ise sen bir delisin diyerek hakaret etti" diye cevapladı. Müslüman olduğunda kimseye söylemediği için, kimseden yardım alamadığını anlatan İbrahim Danilo Spasojeviç, "Dolayısı ile internetten inceledim. İslamiyet hakkındaki sorularımı yazarak, not alarak 3 ay ibadetleri araştırdım. İlk namaz kılmaya başladığımda günde 1 defa namaz kılıyordum. Bir hafta sonra günde 2 defa kılmaya başladım ve düzenli olarak artış sağlayarak şimdi günde 5 vakit namazımı tam kılıyorum. Müslüman olduktan sonra yurt dışına ilk defa Ramazan ayında müsluman ülkesi Fas’a gittim. Aileme tatile gidiyorum demiştim ama şüphelendiler. Ondan sonra Sri Lanka’ya gezmeye gidiyorum dedim. Orada yüzde 5 müslüman var. Esas gayem ailemden uzaklaşmak, İslamiyeti yaşamak içindi" diye konuştu. Eşinin de sonradan İslamiyeti seçen bir hanım olduğunu belirten İbrahim Danilo Spasojeviç, "Eşim, Almanya’da bulunan Türk aileler ile tanışmış. Eşimin babası Alman, annesi Romanyalı ama Hristiyan gibi görünmesine rağmen ateist olarak kalmış. Sonra Almanya’daki Türkler’in anlatması ile müslümanlığı kabul etmiş. Mübarek beldelere gitmek, müslüman olduktan sonra hayalimdi. Bunun uzun bir zaman sonra mümkün olabileceğini düşünmüştüm. Ancak 2 yıl sonra Kabe’i Muazzamaya gitmek nasip oldu. Umre ve ihram konusunda hiçbir fikrim yoktu. Ancak bütün yollar açıldı ve hepsini layıkı ile öğrenip gerçekleştirdik. Müslümanlığımın ikinci yılında Peygamber Efendimizin Kabrini, Kabe’i Muazzamayı gördük" diye konuştu. Bundan sonraki hayatınızda nerede yaşamayı düşünüyorsunuz sorusuna ise İbrahim Danilo Spasojeviç, "Bu sorunun cevabını net olarak bilmiyorum. Bu sorunun cevabında iki önemli detay var. İslamiyet yaşanan bir ülkede çalışırsam çocuklarımı ona uygun yetiştirebiliriz. Ancak Almanca ana dilim olduğu içinde orada yaşamayı sürdürürsem, İslamiyeti merak eden onlarca hristiyana arkadaşıma dinimizi anlatabilirim. Bu konuda henüz bir karar veremedik. Ancak Almanya’da bana İslamiyeti soranlara da yardımcı olmayı ve tam manası ile anlatmayı istiyorum" diye konuştu. İslamiyeti tanıyıp müslüman olan ve İbrahim ismini alan diğer Alman genci yazılımcı Kilian Haerter ise Bursa’da müslüman olan arkadaşlarının bir araya geldiği Hisar Kapısı platformunda hem çalışıyor hem de arkadaşları ile İngilizce, Türkçe sohbetler ediyor. Kendisi gibi İbrahim ismini alan teknik tasarımcı Danilo Spasojevic ile bir araya gelerek bayramlaşan iki arkadaş, cemaatle Bursa Hafza Ana Camii'nde namazlarını kıldı. Camide Avrupa’daki gençlerin gerçek din olan İslamiyet ile tanışmaları için dualar eden iki Alman genci çıkışta da birer duayı tam olarak okuyarak, müslümanlığı tam olarak yaşadıklarını neşeli tavırları ile tescillediler.

KÂBE ÖRTÜSÜ EPSTEIN’A MI GÖNDERİLDİ? BELGELER TEPKİ FIRTINASI BAŞLATTI Haber

KÂBE ÖRTÜSÜ EPSTEIN’A MI GÖNDERİLDİ? BELGELER TEPKİ FIRTINASI BAŞLATTI

Adalet Bakanlığı arşivlerindeki yazışmalara göre gönderi Suudi Arabistan’dan yapıldı, önce Epstein’ın Florida Palm Beach’teki adresine ulaştı, ardından Karayipler’e sevk edildi. 14 Mart 2017 tarihli ABD gümrük formunda gönderi, 10 bin 980 dolar değerinde “tablolar, çizimler ve pasteller” olarak beyan edildi. 21 Mart tarihli bir e-posta, parçaların “Bay Epstein’in evine” teslim edildiğini doğruladı.Belgelerde, “Aziza al-Ahmadi” adına açılmış bir e-posta hesabı ile Epstein’ın çalışanları arasında yapılan yazışmalar yer alıyor. Mesajlarda üç ayrı Kisve parçasının gönderimi organize ediliyor. Parçalardan birinin Kâbe’nin iç kısmından yeşil bir kumaş, bir diğerinin dış örtüde kullanılan siyah kumaş, üçüncüsünün ise altın ve gümüş işlemeli yazı içeren ancak kullanılmamış bir bölüm olduğu belirtiliyor. Bir e-postada siyah kumaş için “Sünni, Şii ve diğer mezheplerden en az 10 milyon Müslümanın dokunduğu” ifadesi kullanılıyor.Belgelerde ayrıca Epstein’ın ABD Virgin Adaları’ndaki Little Saint James adasında bulunan ve “tapınak” olarak anılan küçük, altın kubbeli bir yapıdan söz ediliyor. Yazışmalarda geçen “cami” ifadesinin bu yapıyı mı işaret ettiği ise belirsiz. Dosyalarda adada resmi olarak bir cami bulunduğuna dair açık bir kayıt yer almıyor.Arşivlerde yer alan 2014 tarihli bir fotoğrafta Epstein ve yanındaki bir kişinin yerde duran işlemeli bir kumaş parçasını incelediği görülüyor. Ancak söz konusu kumaşın gerçek bir Kisve parçası olup olmadığı doğrulanmış değil. KİSVE’NİN STATÜSÜ Siyah ipekten yapılan ve altın ile gümüş ipliklerle Kur’an ayetleri işlenen Kisve, Mekke’deki Mescid-i Haram’ın merkezindeki Kâbe’nin dış duvarlarını kaplıyor. Her yıl Hicri takvime göre Muharrem ayının birinci gününde törenle yenileniyor. Üretim ve dağıtım süreci Suudi yetkililerin kontrolünde yürütülüyor. Eski örtülerin dağıtımına ilişkin açık bir yasal düzenleme bulunmuyor.Hac ve Umre uzmanı Ahmed el-Halabi, altın ve gümüş yazıtlı bölümlerin genellikle Suudi Kraliyet Sarayı tarafından Müslüman devlet başkanlarına hediye edildiğini, siyah kumaşın ise daha alt düzey yetkililere verilebildiğini belirtiyor. Halabi, Kisve’nin gayrimüslimlere hediye edilmesine izin verilmediğini ve belgelerde geçen parçaların gerçekliğinin belirsiz olduğunu ifade ediyor.SOAS Üniversitesi’nden İslam sanatı tarihçisi Dr. Simon O’Meara ise Kisve’nin doğası gereği kutsal sayılmadığını ancak Müslümanlar için büyük saygı taşıdığını vurguluyor ve çıkarıldıktan sonra da saygısızlık edilmemesi gerektiğini söylüyor. SUUDİ BAĞLANTILARINA DAİR YAZIŞMALAR Belgeler, 2016–2019 yılları arasında Epstein ile Ahmadi adına kayıtlı bir adres arasında yoğun bir e-posta trafiği olduğunu gösteriyor. Yazışmalarda “HE Raafat” ve “Raafat Alsabbagh” isimleri geçiyor. Epstein’ın bazı mesajlarında bu kişinin Suudi Veliaht Prensi’nin danışmanı olduğu öne sürülürken, Suudi resmi ajansının 2017 tarihli bir bülteninde aynı isim “Kraliyet Sarayı’nda danışman” olarak anılıyor.Belgelerde isimlerin yer alması tek başına suç isnadı anlamına gelmiyor. Ancak Kisve parçalarının Epstein’a gönderildiği iddiası, İslam dünyasında kapsamlı bir soruşturma çağrılarını artırmış durumda.Kisve parçalarının gerçekten Kâbe örtüsüne ait olup olmadığı ve gönderimin arka planı ise halen belirsizliğini koruyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.