Hava Durumu

#Kabızlık

Yeni Marmara Gazetesi - Kabızlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kabızlık haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Karnından 22 kiloluk tümör çıktı: "Kabızlık diye düşündüm" dedi Haber

Karnından 22 kiloluk tümör çıktı: "Kabızlık diye düşündüm" dedi

Ameliyatla tümörü alınan Samanlı, "Nefes alamıyordum, taş gibi bir şeydi. Neredeyse boğazıma kadar çıkacaktı, o korkuyla kendimi acile attım. Kabızlık diye düşündüm çünkü sık sık oluyordum. Hatam oldu, doğumlardan sonra kadın doğum muayenesine hiç gitmedim" dedi. Operasyonu gerçekleştiren Op. Dr. Emin Erhan Dönmez, ise "Devasa bir kitle saptadık, ameliyat 6 saat kadar sürdü. 50 cm civarında, yaklaşık 20-22 kilogram olduğunu düşünüyoruz. Yumurtalık tümörleri biraz sinsi, üçüz gebelik boyutunda vardı hatta daha büyüktü diyebiliriz" şeklinde konuştu. İstanbul'da yaşayan 2 çocuk annesi 62 yaşındaki Şükran Samanlı, edinilen bilgiye göre bir süre önce karnında şişlik ve ağrı hissetmeye başlarken durumu zaman zaman yaşadığı kabızlık gibi problemlere bağladı. Samanlı, bu süreçte doktora gitmezken karnı adeta hamile bir kadın görüntüsüne ulaştı. Neredeyse nefes alamaz hale geldiğindeyse İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine başvurdu. Hastanın devasa şişkinlikteki karnını gören hekimler büyük şaşkınlık yaşadı. 13 Mart'ta yatışı yapılan hasta tetkiklerin ardından jinekolojik onkoloji bölümüne yönlendirildi. Op. Dr. Emin Erhan Dönmez ve ekibinin yaptığı incelemelerde Samanlı'da yumurtalıktaki hücrelerin kontrolsüz bir şekilde büyümesi ile oluştuğu ifade edilen yumurtalık tümörü tespit edildi. Genellikle sinsi ilerlediği belirtilen kasık ağrısı, karında şişlik gibi durumlar oluşturabildiği aktarılan hastalığa karşı Op. Dr. Dönmez ve ekibi hemen harekete geçti. Hastanın hem hareket kabiliyetini sınırlandıran hem organlarına baskı yaptığı belirlenen kitle için ameliyat kararı alındı. Yapılan tüm hazırlıkların ardından 7 Nisan'da gerçekleşen başarılı operasyonla yaklaşık 50 cm ve 22 kilo civarındaki kitleden kurtulan hasta da rahat bir nefes aldı. Samanlı, 23 Nisan'da taburcu edilirken tedavisinin devam edeceğini belirten Op. Dr. Dönmez, hastasının durumu ve tedavisine ilişkin bilgi verdi. Dönmez, kişilerin bedenlerinde herhangi bir farklılık hissettiğinde zaman kaybetmeden hekime başvurması gerekliliğine dikkat çekti. Öte yandan hastanın karnındaki devasa şişlik ameliyat öncesi hali ve tıbbi görüntülemelere yansıyan görüntüsüyle gözler önüne serildi. "Kabızlık diye düşündüm, neredeyse boğazıma kadar çıkacaktı" Yaşadıklarını anlatan 62 yaşındaki Şükran Samanlı, "Korkuyla geldim, ne çıkacak ne olacak diye panik yaptım. Gücüm kalmadı, nefes alamıyordum, acile yatırıldım. Ameliyata girdim, şimdi rahatım, nefesimi çok rahat alıyorum. Çok kötü bir şeydi, karnımda ne olduğunu anlayamadım, gebelik gibi değil. Gebelikte yine bir esneklik olur, bu taş gibi bir şeydi. Midemin üstüne çıkmıştı, neredeyse boğazıma kadar çıkacaktı. O korkuyla kendimi acile attım, böyle bir şeyle karşılaşacağım aklımın ucundan bile geçmedi. 2,5-3 ay bekledim, benim de hatam oldu. Karnımı görseniz korkardınız, taşınmaz hale geldi. Yusyuvarlak, şekilsiz yamulmalar oldu, yattığım zaman alt taraflarda göçme oluyordu, sonra taşlaşıyordu. Kabızlık falandır diye düşündüm çünkü sık sık kabız oluyordum. Bende de hata oldu, doğumlardan sonra kadın doğum muayenesine hiç gitmedim" dedi. "Beni torunuma kavuşturun dedim" Samanlı, "Kişilerin şüphelendikleri zaman bir an önce hastaneye gitmelerini tavsiye ediyorum" diyerek sözlerine şöyle devam etti: "Doktor bey ameliyata karar verince beni torunuma kavuşturun hocam diye gözlerinin içine baktım, o günü hiç unutmuyorum. Öksüz torunum var, ona bakıyorum sadece onu düşündüm. 78 kilo civarlarındaydım şimdi 57 küsurlardayım. Halimi görenler ‘Neyi bekliyorsun, doktora git, git' diyorlardı, neyle karşılaşacağımdan o kadar korktum ki o yüzden bu duruma geldim. Kimse korkmasın hele ki böyle bir hoca ile karşılaştığı zaman çok teşekkür ederim" "Kitlenin bir anda kaldırılması hayati risk ortaya çıkarabilirdi" Hastasına ilişkin konuşan Op. Dr. Emin Erhan Dönmez, "İlk acil servisimize karında son 2 aydır giderek artan şişkinlik ve karın ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. İlk tetkiklerinde karnı dolduran kitle olması üzerine bize konsülte edildi, gerçekten pelvik bölgeden diyaframa kadar hatta akciğeri itecek kadar büyük, devasa bir kitle saptadık. MR ve ultrasonografik değerlendirmelerde kitlenin yumurtalık tümörü olduğunu düşündük. Her iki akciğerin alt loblarında sönme olmuştu, kanın oksijenlenmesi bozulmuştu. Bunun sebebi de kitlenin akciğere ve diyaframa yapmış olduğu baskı. Hasta o kadar büyük bir kitleyle gündelik işlerini yapmakta, yürümede, sağa sola dönmede zorluk çekiyor hatta rahat bir uyku bile uyuyamıyordu. Bizi zorlu bir süreç bekliyordu, farkındaydık. Ameliyat 6 saat kadar sürdü, tüm karnı dolduran yaklaşık 50 cm civarında bir kitle saptadık. Kitlenin bir anda damarların üzerinden kaldırılmasıyla hastanın hemodinamisi bir anda bozulabilir, dolaşımsal ve solunumsal hastanın hayati riskini ortaya çıkarabilecek komplikasyonlar olabilirdi" dedi. "Yaklaşık 20-22 kilogram olduğunu düşünüyoruz" ‘Kontrollü şekilde yaklaşık 6-7 litresini ameliyat esnasında boşalttık' diyerek ve hastanın tedavisinin sürdüğünü aktaran Op. Dr. Dönmez, "Kitleyi çevre dokulardan, yapışmış olduğu organlardan yavaş yavaş ayırarak total olarak çıkardık. Ameliyattan önce hastamızın kilosu yaklaşık 79 kilo iken ameliyattan sonra 57 kilo civarında. Kitlenin yaklaşık 20-22 kilogram olduğunu düşünüyoruz. Farkındalık oluşturmak istediğimiz olay; bedenlerinde herhangi bir değişiklik saptadıklarında, bu kadar büyük bir kitleye ulaşmadan sağlık kuruluşlarına bir an önce başvurmaları. 10 cm'lik ile 50 cm'lik bir kitleyi ameliyat etmek aynı zorlukta olmayacaktır. Yumurtalık tümörleri biraz sinsi ilerliyor, 70-80 kadında bir gözükebiliyor. Meme ve rahim kanserine göre sıklık olarak daha az ama klinik belirti vermediği için genelde yüzde 70-75'ini ileri evrelerde saptıyoruz. Daha mortal gidebiliyor" şeklinde konuştu . "Üçüz gebelik boyutunda hatta daha büyüktü" Hastalığın sinsi olduğunu ifade ederken dikkat edilmesi gereken belirtilere yönelik bilgi veren Op. Dr. Dönmez, ‘Hastamızda olduğu gibi karında büyüme, mideye baskı yaptığı için yemek yiyememe, erken doyma, hazımsızlık, bağırsaklara baskı yaptığı için gaz deşarjında ve büyük tuvalet alışkanlıklarında değişkenlik' diyerek sözlerine şöyle devam etti: "Bütün kadınlarımıza yıllık jinekolojik muayeneyi öneriyoruz. Hastamız şanslıydı çünkü tümör karın içerisine dağılmamıştı. Bazı tümörler 2 santim iken tüm karına yayılabilir, bazı tümörler de 50 santime kadar herhangi bir patlama olmadan büyüyebilir. Kitle dışarıdan görünüm olarak bir üçüz gebelik boyutunda vardı hatta daha büyüktü diyebiliriz. Gebelikte süreç birazcık daha uzun, yavaş yavaş karın büyüdüğü için toleransı biraz daha fazla olabiliyor. Yumurtalık tümörleri hızlı büyüdüğü, yaklaşık 2-3 ay içerisinde bu boyuta ulaştığı için toleransı biraz daha düşük oluyor"

Bursa'da 57 kişinin gözaltına alındığı operasyonda kabızlık şikayeti baş gösterdi Haber

Bursa'da 57 kişinin gözaltına alındığı operasyonda kabızlık şikayeti baş gösterdi

Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada Bozbey'in yanı sıra ailesi ve belediye bağlantılı toplam 59 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. 31 mart salı sabahı Bursa merkezli 4 ilde yapılan eş zamanlı operasyonda Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, eşi, kızı ve 2 kardeşinin yanı sıra Bursa'da faaliyet yürüten inşaat şirketi sahipleri, müteahhit ve bazı belediye çalışanı ve vakıf yönetimindeki kişilerden oluşan 57 kişi "rüşvet, yolsuzluk, suç örgütü kurma ve imar kirliliği" suçlamalarıyla evlerinden alınarak gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında 51 ikamet, 23 şirket ve iş yerine el konuydu. Mustafa Bozbey'in eşi Seden Bozbey'in yöneticiliğini yaptığı NİLVAK hakkındaki tasarrufun Vakıflar Bölge Müdürlüğünde olduğu Emniyet tarafından NİLVAK hakkında adli dosyanın olduğunun Vakıflar Bölge Müdürlüğüne bildirildiği vakıf statüsünde olduğu için kayyum atanamadığı öğrenildi. Mustafa Bozbey'in özellikle Nilüfer Belediye Başkanlığı dönemi ve tutuklu eski başkan Turgay Erdem ile bağlantılı olduğu faaliyetlerle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli şahısların emniyetteki sorguları devam ederken 57 şahsın avukatlar nezaretinde ifadelerinin alınmaya başlandığı belirtildi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve ailesinin ifadelerinin de Bursa Barosuna kayıtlı Avukat Şerafettin Yavuz'un başkanlık ettiği avukat gurubu eşliğinde ifadesinin alınacağı öğrenildi. İfadelerin tamamlanmasının ardından gözaltındaki 57 şüpheli şahsın Cuma günü adliyeye sevk edilmeleri bekleniyor. AŞIRI STRES HAZIMSIZLIK YAPIYOR Son iki günü Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün nezaretinde geçiren şüpheli şahıslardan bazılarının rahatsızlanıp emniyet müdürlüğüne çağırılan 112 ambulanslarıyla hastaneye götürülmeleri dikkat çekti. Aralarında daha çok müteahhitlerin olduğu ve rahatsızlanıp ambulansla hastaneye götürülen 7 kişinin strese bağlı hazımsızlık ve kabızlık şikayetiyle hastanelik oldukları öğrenildi. Uzmanlara göre, strese bağlı kabızlık, özellikle gözaltı gibi yoğun kaygı ve belirsizlik ortamlarında sık görülen bir durum. Stres, beyin ile bağırsak arasındaki sinir ağı üzerinden sindirim sistemini doğrudan etkileyerek bağırsak hareketlerini yavaşlatabilir ve kabızlığa yol açabilir. Beyin Bağırsak Ekseni: Beyin ve sindirim sistemi sürekli iletişim halindedir. Stres, otonom sinir sistemi üzerinden bağırsak kaslarının hareketini yavaşlatabilir. Kaygı Döngüsü: Kabızlık, kaygıyı artırır; artan kaygı ise bağırsak fonksiyonlarını daha da bozarak kısır bir döngüye sebep olur Hormonal Etki: Stres sırasında salgılanan kortizol gibi hormonlar sindirim sisteminde değişikliklere yol açar. GÖZALTI ORTAMINDA KABIZLIK NEDEN ARTABİLİR? Yoğun psikolojik baskı: Belirsizlik, korku ve kaygı bağırsak hareketlerini yavaşlatır. Beslenme düzeni bozulması: Yetersiz lif ve sıvı alımı kabızlığı tetikler. Hareketsizlik: Kapalı ortamda uzun süre hareketsiz kalmak bağırsak fonksiyonlarını olumsuz etkiler. Tuvalet alışkanlıklarının değişmesi: Ortam değişikliği ve mahremiyet eksikliği dışkılama refleksini baskılayabilir.

Bayramda tatlı tüketimine dikkat Haber

Bayramda tatlı tüketimine dikkat

En çok tatlı tüketilen zamanlardan biri olan bayramlarda tatlı tüketimi konusunda dikkat edilmesi gerekenleri ise Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli şöyle anlattı;Bayramda tatlı ve çikolata tüketiminde aşırıya kaçılmaması gerekiyor. Bayramlarda beslenme düzeninde bazı değişiklikler yaşanabiliyor. Bu değişikliklerin sadece sindirim sistemi değil, vücudun tamamında telafisi güç sorunlara yol açabilir. Bayram ziyaretleri sebebiyle öğün saatlerimizde değişiklikler yaşanabilir. Şayet beslenme düzenimizdeki değişikliklere mukabil tedbir alınmazsa bazı sağlık problemleri yaşanabilir. Bu problemlerin başlıcaları ise sindirim güçlüğü, kabızlık, mide rahatsızlıkları, tansiyon yükselmesi, kalp çarpıntısı gibi sağlık sorunlarıdır." Tatlı tüketiminin bayram süresi ve sonrasını sağlıklı geçirme açısından kritik önemde olduğunu kaydeden Beslenme ve Diyet Uzmanı Veysel Ciğerli, şu tavsiyelerde bulundu;"Bayram ziyaretlerinde ikram edilen şekerleme ve tatlıların tüketimi mümkün olduğunca azaltılmalıdır. Bayram boyunca şerbetli tatlı ve çikolata tüketimi artmaktadır. Bu besinlerin glisemik indeksleri ve kalorileri yüksek olduğundan kan şekerinin de hızla yükselmesine yol açarlar. Fazla miktarda çikolata ve tatlı tüketimi mide yanması, bağırsak sistem bozukluklarına sebep olarak pek çok sağlık problemine yol açabilir. Tatlı tercihleri mümkün olduğunca sütlü tatlılardan yana kullanılabilir. Sütlü tatlı olarak dondurma, doğru ve serinletici bir tercih olacaktır."

Kabızlık ve uykuda davranış bozukluğu Parkinson belirtisi olabilir Haber

Kabızlık ve uykuda davranış bozukluğu Parkinson belirtisi olabilir

11 Nisan Dünya Parkinson Günü’ne özel, Uzm. Dr. Selda Özşahin hastalığın belirtileri ve dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi. Özşahin, erken tanı ve tedavinin hem semptomların yönetiminde hem de hastalığın ilerlemesini yavaşlatmada büyük rol oynadığını belirtti.   Parkinson hastalığı, nörodejeneratif hastalıklar arasında Alzheimer’dan sonra en sık rastlanan ikinci hastalık olarak öne çıkıyor. Dünya genelinde insan topluluklarını odak alan çalışmalar, 55 yaş üzerindeki bireylerde bu hastalığın görülme oranının yüzde 1 civarında olduğunu, 80’li yaşlarda ise bu oranın yüzde 3-4’e kadar yükseldiğini gösteriyor. Medicana Çamlıca Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Selda Özşahin, hastalığın başlangıç yaşının genellikle 50-60 yaş aralığında olduğunu ifade ederken, "Parkinson, beyindeki dopamin üreten hücrelerin kaybıyla gelişen bir hastalıktır. Yani, Parkinson belirtilerinin ortaya çıkması için bu hücrelerin yaklaşık yüzde 60-70’inin kaybedilmesi gerekir. Bu da hastalığın ani değil, sinsi ve yavaş bir şekilde başlamasına neden olur" dedi.  Belirtiler vücudun bir yarısında başlıyor  Parkinson hastalığının hareketlerde yavaşlama (bradikinezi), kas sertliği, titreme ve denge bozuklukları gibi belirtilerle kendini gösterdiğini ifade eden Uzm. Dr. Selda Özşahin, "Bu belirtilerin her birinin aynı anda görülmesi gerekmese de, hareketlerde yavaşlama mutlaka belirtiler arasında yer almalıdır. Hastalık, sıklıkla vücudun bir yarısında başlamaktadır. İlk belirtiler genellikle bir elde titreme, hareketlerde yavaşlama, ince motor hareketlerde zorlanma, yürümede tutukluk ve vücudun öne eğilmesi şeklinde görülür. Zamanla belirtiler vücudun diğer tarafına da geçer" açıklamalarında bulundu.  Gündelik yaşamda etkilerini gösteriyor  Uzm. Dr. Selda Özşahin, "Hastalığın ilerleyen dönemlerinde hastalar yazılarının küçüldüğünü, düğme ilikleme gibi işlerde zorlandıklarını, yatakta dönmenin veya yerlerinden kalkmanın zorlaştığını ifade etmektedir. Ayrıca ayak sürüyerek yürüme, harekete başlamakta zorlanma gibi bulgular da sıklıkla gözlemlenir. Omuz, sırt ve kol ağrıları hastalığın başlangıcında görülebilir ve bu ağrılar teşhisi geciktirebilir" dedi.  Kabızlık ve uykuda davranış bozukluğu erken dönem belirti olabilir  "REM uykusu davranış bozukluğu (rüya görme evresinde sıçrama, bağırma, konuşma), koku kaybı (anosmi) ve kabızlık gibi semptomlar Parkinson hastalığının motor bulgularından yıllar önce başlayabilir" diyen Uzm. Dr. Selda Özşahin, ayrıca hastaların çoğunda zihinsel işlev bozuklukları da görülebileceğine ve hastalığın ilerleyen yıllarında demans gelişme riskinin yüksek olduğuna dikkat çekti. Parkinson hastalığında erken tanı ve tedavinin önemini vurgulayan Uzm. Dr. Selda Özşahin, "Özellikle orta yaş ve üzerindeki bireylerde bu belirtiler gözlemlendiğinde bir nöroloji uzmanına başvurulması çok önemlidir. Erken tanı, hastalığın gidişatını yavaşlatabilir ve hastanın yaşam kalitesini artırabilir" diye konuştu. 

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.