Hava Durumu

#Kahvaltı

Yeni Marmara Gazetesi - Kahvaltı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kahvaltı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Eşini 8 bıçak darbesiyle öldürüp kardeşini aramış Haber

Eşini 8 bıçak darbesiyle öldürüp kardeşini aramış

Esentepe Mahallesi Çınar Sokak'taki 3 katlı apartmanın 1. katında 31 Ekim 2025'de meydana gelen olayda, Ramazan Gökmen (48) 4 çocuğunun annesi Binnur Gökmen'i (43) bıçaklayarak öldürmüştü. Ardından zanlı, aynı bıçakla kendini yaralayarak intihara kalkışmış, tedavisi sonrasında çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. Talihsiz kadın, 2 Kasım 2025 pazar günü gerçekleşmesi planlanan kızı N.A.'nın düğününe sadece 2 gün kala hayattan koparıldı. İHANET ŞÜPHESİ VE KIZININ EVLİLİĞİ TARTIŞMA KONUSU OLDU Binnur Gökmen'in öldürülmesine ilişkin hazırlanan iddianame kabul edildi. İddianamede, cinayet öncesi ve sonrasına dair detaylara yer verildi. İddianamede, Ramazan Gökmen'in eşinin kendisini aldattığını iddia ettiği ve en büyük kızları N.A.'nın da evliliğine karşı çıktığı, bu sebeple eşiyle tartışmalar yaşadığı bilgisi aktarıldı. 15 GÜN ÖNCE ABLASININ EVİNE GİTMİŞ: "BEKLE SENİ ÖLDÜRECEĞİM" Cinayetten yaklaşık 15 gün önce Binnur Gökmen'in, eşinin şiddeti ve huzursuzluk nedeniyle çocuklarını alarak ablası G.H.'nin evine gittiği kaydedilen iddianamede, maktulün ablasına anlattıkları da yer aldı. Binnur Gökmen'in ablasına, "Eşim eve alkollü geldi, bana bıçak doğrulttu. Elindeki bıçağı zorla aldım. Bana 'Bekle seni öldüreceğim' diyerek tehdit etti" dediği, ablasının ise "Şikayetçi olalım, uzaklaştırma kararı alalım" önerisinde bulunduğu aktarıldı. "EVE GELİN, EŞYALARINIZI ALIN" İddianameye göre, Binnur Gökmen ablasında kaldığı süre boyunca eşi tarafından arandı ancak telefonlara cevap vermedi. Bunun üzerine kızı Z.'yi arayan Ramazan Gökmen, "Eve gelin, eşyalarınızı alın. GSM hatlarınız benim üstüme kayıtlı, gidin numaralarınızı benim üzerimden alın" şeklinde konuşmalar yaptı. Binnur Gökmen'in ise eşinin kendisine zarar vereceği endişesiyle eve dönmek istemediği vurgulandı. "EŞİMİ ASLA ÜZMEYECEĞİM" Olaydan bir gün önce eşini tekrar arayan sanığın, "Beni yalnız mı bırakacaksın? Bir daha böyle şeyler olmayacak, bir daha alkol almayacağım" diyerek ikna etmeye çalıştığı, baldızı G.H.'ye de "Eşimi asla üzmeyeceğim" sözünü verdiği belirtildi. Baldızının ise eniştesini psikiyatrik tedavi görmesi konusunda ikna etmeye çalıştığı ifade edildi. CİNAYET GÜNÜ "TASARLAYARAK" HAREKET ETTİ İddianamede olay gününe dair detaylar şu şekilde anlatıldı:Binnur Gökmen, sabah saatlerinde çocuklarını eve bırakmak için ablasından ayrıldı, okul çıkışı ise eşiyle yaşadığı eve gitti. Ramazan Gökmen, eşini içeri alıp bir süre vakit geçirdikten sonra mutfakta, daha önce tasarladığı şekilde tartışma başlattı. Kızları N.A.'nın evlendiği kişinin uygun olmadığını söyleyen sanık, eşine "Beni aldatıyorsun" diyerek tartışmayı büyüttü. Binnur Gökmen iddiaları reddederken, sanık tezgahtaki bıçağı alarak eşinin üzerine yürüdü. Salona kaçan eşini takip eden Ramazan Gökmen, maktulün engelleme çabalarına rağmen hayati bölgeleri hedef alarak bıçağı savurdu. Sağ boyun ve kulak altı ile göğüs altı bölgelerinden darbe alan kadın yüzüstü yere düştü. Eylemine devam eden sanık, eşinin sırtına da 4 kez bıçak sapladı. Binnur Gökmen, toplam 8 bıçak darbesiyle olay yerinde hayatını kaybetti. "BİNNUR ÖLDÜ, BEN DE ÖLÜYORUM" Cinayetin ardından aynı bıçakla kendisini yaralayan Ramazan Gökmen'in, kardeşi G.G.'yi arayarak "Hakkını helal et. Binnur öldü, ben de ölüyorum" dediği, eve gelen kardeşinin yengesini kanlar içinde, ağabeyini ise yaralı halde bulduğu iddianamede yer aldı. "ŞAHSIN BU DENLİ AİLE MESELELERİMİ BİLMESİ BANA OLAĞAN DIŞI GELDİ" İddianamede savunması yer alan Ramazan Gökmen, olaydan yaklaşık 20 gün önce kızı N.A.'nın kendisinin onay vermediği nişanlısıyla kaçarak evlendiğini, bu olayın da evlerinde problemlere sebep olduğunu söyledi. Eşinin kendisini aldattığını düşündüğünü öne süren Ramazan Gökmen, "Benim ev sahibim olan şahıs, mahallede oturduğum sırada kızımla ilgili ve aile içi meselelerimle ilgili bazı şeyler söyledi. Bunun üzerine eşimin beni aldattığı konusunda bazı şüphelerim oluştu. Şahsın bu denli aile meselelerimi bilmesi bana olağan dışı geldi. Bu meseleyi eşimle konuştum, eşim iddiaları reddetti ama yine de aramızda huzursuzluk oluştu" dedi. "EŞİM, 'KIZIMIZIN DÜĞÜNÜNDEN SONRA EVE GELECEĞİM' DEMİŞTİ" Olaydan yaklaşık 10 gün önce eşinin çocuklarını da yanına alarak baldızının evine gittiğini anlatan Ramazan Gökmen, savunmasına şöyle devam etti: "Aradan bir hafta geçince benim de sinirlerim bozuldu. Bu sebeple baldızımla görüşerek çocukların okulunun onun evine uzak olması nedeniyle daha fazla mağdur olmamaları içine eşim ve çocuklarımızın eve dönmesini istedim. Daha sonra akşam eve yalnız şekilde döndüm. Evdeki eşyaları kontrol ettim, eşimin beni aldattığından şüpheleniyordum. Yatak odasındaki eşyalara baktığımda, mahalleden kahvehaneden tanıdığım G.T. isimli şahısın üzerinde gördüğüm eşofmanı kendime ait çamaşırların olduğu bölümde görünce aldatma hususunda iyice şüphelerim arttı. Ancak eşime bu konuyla ilgili soru sormadım. Olaydan bir gün önce eşimle görüştüğümüzde, eşim eve dönmeyi kabuk etmişti ancak pazar günü büyük kızımın düğünü vardı. 'Düğünden sonra geleceğim' demişti." "YARALAMAK MAKSADIYLA BIÇAĞI BACAK BÖLGESİNE DOĞRU SAVURDUM, ARAMIZDA ARBEDE YAŞANDI" Ramazan Gökmen, olay günü sabah uyandığında kapının çaldığını ve gelen kişinin eşi Binnur Gökmen olduğunu gördüğünü ifade ederek, "Eşim eve girdikten sonra bir süre uyuduk. Uyandığımızda saat 10.00 civarındaydı. Eşimle birlikte kahvaltı yapmak üzere kalktım. Kahvaltı ederken kızımın pazar günü olacak düğününden konu açıldı. Ben şahsın kızıma uygun olmadığını düşündüğüm için bu düğüne katılmak istemiyordum. Bu da aramızda tartışma sebebiydi. Bu konu üzerinde tartışmaya başladıktan sonra eşime şüphelerimden bahsettim. Bu şekilde aramızdaki kavga hararetlendi. Ben bıçak almak üzere mutfağa gittim. Tezgah üzerindeki bıçağı aldım ve salona doğru gittik. Ben o sırada bıçağı, eşimi yaralamak maksadıyla bacak bölgesine doğru savuruyordum, bizim aramızda arbede yaşandı. Bu sırada eşim dizlerinin üzerine çöktü, beni de koltuğa doğru savurdu. Bu sırada elimde bıçak vardı, eşim de yüz üstü yere düşmüştü. Ben bıçağı yeniden savurarak tek bir hamle daha yaptım, onun da eşimin sırt bölgesine bir kere olmak üzere temas ettiğini düşünüyorum. Sırtına defalarca bıçak savurmadım. Bu sırada eşim hareketsiz şekilde yatıyordu, bende panikledim ve elimde bulunan bıçağı kendime doğru saplamaya çalıştım ama başaramadım, amacım öldürmek değildi" ifadelerini kullandı. "BABAM 'EVDE NEDEN MAKARNA VAR?' DİYEREK TEPSİYİ ANNEMİN KAFASINA VURDU" İddianamede, çiftin büyük kızları N.A.'nın da ifadesine yer verildi. N.A., kardeşlerinden G.'nin 17, Z.'nin 12, M.'nin ise 7 yaşında olduğunu söyledi. Annesi ve babasının arasında, babası Ramazan Gökmen'den kaynaklı tartışmaların yaşandığını, bu olayların da kendilerine yansıdığını anlattı. Babasının sürekli alkol kullandığını ifade eden N.A., "Annem ile babam arasında 24 Mayıs 2025 gece saat 02.00 sıralarında da kavga çıkmıştı. Babam eve geldiğinde yine alkollüydü, anneme yemeğe ısıtmasını söyledi. 'Evde neden makarna var?' diyerek tepsiyi annemin kafasına vurdu. Bizde bu seslere uyandık ne olduğunu sorduğumuzda bana da saldırmıştı. Annem sürekli şiddet görüyordu. Şikayetçi olduğunda babamın bize zarar vereceğinden korkuyordu" dedi. AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET TALEBİ Cumhuriyet savcısı iddianamesinde, şüphelinin olaydan önce eşini öldürmeye karar verdiğini, eve gelmesini sağlayarak eylemi "tasarlayarak" gerçekleştirdiğini vurguladı.Sanık Ramazan Gökmen hakkında, "tasarlayarak eşe ve kadına karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.

HEM SAĞLIKLI HEM LEZETLİ! EVDE HAZIRLANAN KAHVALTILIK ÇIKOLATA Haber

HEM SAĞLIKLI HEM LEZETLİ! EVDE HAZIRLANAN KAHVALTILIK ÇIKOLATA

Kahvaltıların vazgeçilmezi olan çikolata, evde kolaylıkla hazırlanabilecek lezzetli ve sağlıklı biralternatif sunuyor. Marketlerde satılan hazır çikolataların aksine, evde hazırlanan çikolatalarıniçeriğini tamamen kontrol edebilir ve doğal malzemeler kullanarak daha sağlıklı bir seçenek eldeedebilirsiniz. İşte evde kahvaltılık çikolata yapımının püf noktaları ve farklı tarifler. Evde Kahvaltılık Çikolata Yapmanın Avantajları: • Sağlıklı Malzemeler: Evde hazırlanan çikolatalarda, şeker miktarını ve kullanılan yağtürünü kontrol edebilirsiniz. Kakao yağı, hindistan cevizi yağı gibi sağlıklı yağlarkullanarak daha besleyici bir çikolata elde edebilirsiniz. • Farklı Lezzetler: Çikolata içerisine fındık, badem, ceviz gibi kuruyemişler, kuru üzüm, tarçın, vanilya gibi aromalar ekleyerek farklı lezzetler yaratabilirsiniz. • Ekonomik: Evde hazırlanan çikolata, marketlerden satın alınan çikolatalara göre dahaekonomik bir seçenektir. Evde Kahvaltılık Çikolata Tarifleri: 1. Klasik Kahvaltılık Çikolata: Malzemeler: 1 su bardağı süt, 1 su bardağı sıvı yağ, 3 yemek kaşığı toz şeker, 2 dolu yemekkaşığı kakao, 1 çay kaşığı vanilya, tavada kavrulmuş çiğ fındık Yapılışı: Tüm malzemeleri blenderda pürüzsüz olana kadar karıştırın. Hazırladığınız karışımıbuzdolabında en az 1 saat soğutun. İpuçları: Süt yerine badem sütü veya hindistan cevizi sütü kullanarak vegan bir tarif eldeedebilirsiniz. Şeker yerine bal veya agave şurubu kullanabilirsiniz. 2. Sürülebilir Çikolata: Malzemeler: 2,5 çay bardağı süt, 1 yemek kaşığı kakao, 1 tatlı kaşığı toz şeker, 20 grambitter çikolata Yapılışı: Bitter çikolatayı küçük parçalar halinde eritin. Diğer malzemeleri ekleyerekkarıştırın. Buzdolabında soğuttuktan sonra kullanın. 3. Fındıklı Kahvaltılık Çikolata: • Malzemeler: 1 su bardağı süt, 1 su bardağı fındık ezmesi, 2 yemek kaşığı kakao, 1 tatlıkaşığı bal, bir tutam tuz • Yapılışı: Tüm malzemeleri blenderda pürüzsüz olana kadar karıştırın. Buzdolabındasoğuttuktan sonra kullanın. Püf Noktalar! • Taze Malzemeler: Kullanacağınız süt, yağ ve kakao tozu taze olmalıdır. • Hijyen: Tüm malzeme ve araçların temiz olmasına özen gösterin. • Saklama: Hazırladığınız çikolatayı buzdolabında hava geçirmez bir kapta saklayın. • Deneyimleme: Farklı tarifler ve malzemeler deneyerek kendi damak zevkinize uygunçikolatayı bulabilirsiniz. Kahvaltılık Çikolatayı Daha Besleyici Hale Getirmek İçin Bunları Deneyin: • Kuruyemişler: Çikolata içerisine fındık, badem, ceviz gibi kuruyemişler ekleyerek hem lezzetini artırabilir hem de protein ve lif alımınızı sağlayabilirsiniz. • Tohumlar: Chia tohumu, keten tohumu gibi tohumlar, çikolata içerisine eklendiğinde besindeğerini artırır. • Meyveler: Kuru üzüm, kuru incir gibi meyveler, çikolataya farklı bir tat ve aroma katar.

Alaşehir İlçe Sağlık Müdürü Bozkurt'tan Önemli Uyarı Haber

Alaşehir İlçe Sağlık Müdürü Bozkurt'tan Önemli Uyarı

 Son günlerde yaşanan aşırı sıcaklara karşı dikkatli olunması için Alaşehir İlçe Sağlık Müdürü Dr. Süleyman Çağrı Bozkurt uyarılarda bulundu.   Aşırı sıcakların etkili olduğu son günlerde Alaşehir İlçe Sağlık Müdürü Dr. Süleyman Çağrı Bozkurt, basın açıklaması yaparak vatandaşları uyardı. Dr. Süleyman Çağrı Bozkurt açıklamasında, aşırı sıcakların çeşitli sağlık sorunlarını beraberinde getirdiğini belirterek, "Sıcaklık ve nem artışına bağlı olarak vücut ısısı artar ve metabolizma bu yeni duruma uyum sağlamaya çalışır. Ancak aşırı sıcaklarda sadece terleyerek vücut ısısını dengelemek mümkün olmayabilir. Özellikle yaşlılar, bebekler ve kronik hastalığı olan kişiler bu durumdan daha fazla etkilenir. Terleme mekanizması bu gruplarda her zaman etkili olamayabilir. Ayrıca, şişmanlık, herhangi bir hastalığa bağlı yüksek ateş, aşırı sıvı kaybı, kalp hastalığı, ruh ve sinir hastalıkları, alkol ve uyuşturucu kullanımı, tansiyon düşürücüler ve idrar söktürücüler gibi ilaçların kullanımı da sıcak havalarda terlemeyi etkileyen diğer faktörlerdendir. Bu durumlar, beyin ve diğer hayati organlarda hasara yol açabilir." dedi.  Kimler Risk Altında?  Aşırı sıcak havalardaki risk altında bulunan grupları da açıklayan Dr. Bozkurt, "Aşırı sıcaklardan en çok etkilenen gruplar arasında yalnız yaşayan 65 yaş ve üzerindeki yaşlılar, dört yaşından küçük çocuklar, bakıma ihtiyacı olanlar, hamileler, açık alanda çalışanlar, aşırı kilolular ve kronik hastalığı olanlar bulunmaktadır. Özellikle kronik hastalığı bulunan ve yalnız yaşayan yaşlılar en yüksek risk grubunu oluşturur. Sürekli ilaç kullanan kişiler, sokak çocukları ve evsizler de bu durumdan büyük ölçüde etkilenirler." diye konuştu.  Korunma yöntemleri  Sıcak havalarda korunma yöntemlerini de açıklayan Dr. Bozkurt şunları söyledi: "Günün en sıcak saatleri olan 10.00-16.00 arasında dışarı çıkmaktan kaçınmak, aşırı sıcakların olumsuz etkilerinden korunmada önemli bir adımdır. Dışarıda bulunmak zorunda kalanlar, açık renkli, hafif ve bol giysiler giymeli, geniş kenarlı ve hava delikleri olan şapkalar kullanmalıdır. Güneşin dik geldiği saatlerde denize girmekten ve güneşlenmekten kaçınılmalı, bu saatler dışında denize girerken güneş koruyucu krem, şapka ve güneş gözlüğü gibi koruyucu önlemler alınmalıdır. Fiziksel aktiviteler ve spor için sabah ve akşam saatleri tercih edilmeli, aşırı sıcaklarda ağır fiziksel aktivitelerden kaçınılmalıdır. Susuzluk hissi olmasa bile her gün en az 2-2,5 litre sıvı tüketilmelidir. Bebekler, çocuklar ve hayvanlar asla kapalı ve park etmiş araçlarda bırakılmamalıdır. Kapalı alanların iyi havalandırılması ve güneş gören pencerelerin perdelerle gölgelenmesi de sıcakların olumsuz etkilerini azaltmada önemlidir. Vücut ısısının yükselmemesi için sık sık duş alınmalı, bu mümkün olmadığında ayaklar, eller, yüz ve ense soğuk suyla ıslatılmalıdır. Kahvaltıda az yağlı peynirler, zeytin ve taze sebzeler tercih edilmeli, yağlı besinler ve kızartmalardan kaçınılmalıdır. Sağlıklı pişirme yöntemleri kullanılarak yemekler hazırlanmalı ve bol miktarda sebze ve meyve tüketilmelidir. Dışarıda satılan yiyeceklerden kaçınılmalı ve hijyen kurallarına özen gösterilmelidir. Bu önlemlerle aşırı sıcakların olumsuz etkilerinden korunmak mümkündür." 

Uzmanından Kurban Bayramı Öncesi  Uyarı Haber

Uzmanından Kurban Bayramı Öncesi Uyarı

Kurban Bayramı’nda kesilecek kurbanların etinin muhafazası ile ilgili bilgi veren Doç. Dr. Hüdayi Ercoşkun, kesimden sonra etin bir süre dışarıda bekletilmesi gerektiğini belirterek, "Kesilmiş eti 24 saati dondurursak et, ölüm sertliği aşamasında donmuş olacak ve çözündürdüğümüz zaman en sert halinde olacak" dedi.  Kurban Bayramı'na hazırlanırken binlerce vatandaş kurban vazifesini yerine getirecek. Uzmanlar ise kesilen etlerin heba olmaması, hijyenik şartlarda saklanması için önemli uyarılarda bulundu. Konu ile ilgili konuşan Çankırı Karatekin Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüdayi Ercoşkun, etin kesimden sonra bir süre dondurulmadan bekletilmesi gerektiğini söyledi. Kesimden sonra bekletilmeden dondurulan etin sertleşeceğini belirten Ercoşkun, etin dinlendirilmesinin önemine değindi.  “Yeni kesilmiş kurban etini buzdolabına koymadan önce birkaç saat dinlenmelidir”  Kesimden sonra etin en yumuşak halde olduğunu belirten Ercoşkun, “Yeni kesilmiş kurban eti, buzdolabına koymadan önce birkaç saat dinlenmelidir. Kesilmiş eti, 24 saat dondurursak ölüm sertliği aşamasında donmuş olacak ve çözündürdüğümüz zaman en sert halinde olacak. Yeni kesilen et en yumuşak haldedir. Yavaş, yavaş sertleşir ve daha sonra tekrardan gevşemeye başlar. O esnada damardaki kanlar süzülerek laktik asit oluşur. Mikrobiyal olarak daha güvenilebilir bir et olarak karşımıza çıkar" dedi.  "Kahvaltıda et tüketmek yerine sindirimi kolay besinler yemeliyiz”  Kahvaltıda et tüketilmemesi gerektiğini kaydeden Ercoşkun, "Kesilen kurban etlerini 15 gün buzdolabı şartlarında saklayabiliriz. Dondurmak istiyorsak en az 24 saat bekletmemiz gerekiyor. Et, sindirilmesi zor bir besindir. Kahvaltıda et tüketmek yerine sindirimi kolay besinler yemeliyiz” diye konuştu.

Kilo Vermek isteyenlere: Doğru Bilinen Yanlışlar Haber

Kilo Vermek isteyenlere: Doğru Bilinen Yanlışlar

Yaza girmeye hazırlanırken pek çok kişi de kilo verme telaşına kapıldı. Çeşitli kilo verme yöntemlerini denemeden önce mutlaka uzmana başvurulması gerektiğini belirten Diyetisyen Ezginur Aksipahi, “Öğün atlayarak, karbonhidrattan uzak durarak, geceleri aç uyumaya çalışarak kilo verilebileceğini düşünmek yanlıştır” dedi.   Yaza girmeye hazırlanırken çoğu kişiyi kilo verme telaşı sardı. Bu süreçte diyet yapmaya karar verdiyseniz doğru sanılan pek çok yanlış bilgiye rastlayabilirsiniz. Çevrenizde veya internette karşılaştığınız kilo verme yöntemlerini uygulamadan önce, mutlaka bir uzmana danışmanız ve kişiye özel beslenme programını tercih etmeniz gerektiğini vurgulayan Medicana Sağlık Grubu Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Ezginur Aksipahi, beslenme ve diyette doğru sanılan efsaneleri anlattı.  Yanlış: Aç kalırsam kilo veririm  Aç kalırsam kilo veririm düşüncesinin tamamen yanlış olduğuna değinen Dyt. Aksipahi, “Gerçek: Yaşamsal fonksiyonlarımızı devam ettirmek ve yağ yakımını hızlandırmak için günde 3 ana öğün yapmak önemlidir. Ara öğün sayısı ise yaşam standartlarına veya hastalık varlığına göre değişebilir. Örneğin; diyabeti olan bireye, kan şekerini kontrol altında tutabilmek için sık öğünlü bir beslenme planlaması yapılmalıdır. Öğün atlayıp kendilerini aç bırakan bireylerde uzun süreli açlığın getirdiği kontrolsüz yeme isteği ve tek öğünde büyük porsiyonlar tüketilmesi sonucu, yaşam kalitesinde düşüş ve metabolizma dengesizliği meydana gelmektedir. Ayrıca ilk öğün olan kahvaltının, metabolizmamızı uyandırmada rolü büyüktür. Kahvaltının atlanması durumunda metabolizma yavaşlar. Öğün atlamayarak açlığı kontrol altında tutmak sağlıklı ve dengeli beslenmeye ilk adımı atmaktır” açıklamasında bulundu.  “Kahvaltı yapmaya vakit bulamıyorsanız, yaz aylarında hem ferahlatıcı hem de besleyici bir öğün tercih edebilirsiniz” diyen Dyt. Aksipahi, şu öğün önerisinde bulundu.  “4 yemek kaşığı yoğurt  2 yemek kaşığı yulaf  1 tatlı kaşığı keten tohumu  4-5 tane çiğ badem  1 porsiyon yaz meyvesi.”  Yanlış: Ekmek, makarna, pilav yemezsem zayıflarım  Dyt. Aksipahi, “Karbonhidrat tüketimin sınırlandırılması, en çok karşılaşılan yanlışların başında gelmektedir. Karbonhidratlar tek başına kilo alımına sebep olmaz. Karbonhidrat seçimleri ve fazla kalori alımı kilo almaya sebep olur. Karbonhidratlı besinler beslenme programından çıkarıldığında, vücudumuz, temel ihtiyacı olan karbonhidratı önce kandan sonrasında kaslardan almaya çalışır. Bu sebeple kas kayıplarına zemin hazırlanır. Kas kayıpları da su kayıplarına sebep olur. Böylece karbonhidrat alımı olmadığında tartıdaki değişim kişiyi tatmin edebilir ama aslında kayıp kaslardadır. Kas kütlesindeki kayıptan dolayı yavaşlayan metabolizmada yağ yakımı azalır ve verilen kilolar hızlıca geri alınabilir. Sonuç olarak, diyette dengeli ve doğru karbonhidrat tüketimi kas kaybını engeller ve yağ yakımını destekler” dedi ve şu öneride bulundu:  “Beslenmenizde beyaz un, pirinç gibi gıdalar yerine tam tahıllı besinler, kuru baklagiller ve meyveler gibi kompleks karbonhidratları tercih ederseniz, kan şekeriniz dengelenir ve lif alımınız artar.” Yanlış: Yağ tüketirsem vücudum yağlanır  Hangi çeşit yağların seçildiğinin oldukça önemli olduğunun altını çizen Dyt. Aksipahi, “Trans yağlar yerine doğal yağları kullanmak en idealidir. Beslenmemize dahil ettiğimiz bazı doğal yağlar ölçülü bir şekilde alındığında zayıflamaya bile destek olabilir. Özellikle bazı hormonlar ve yağda çözünen vitaminler için yağ alımı gereklidir. Hindistan cevizi yağı, chia tohumu, ceviz, zeytinyağı, zeytin, avakado gibi yağlar ve yağ içeriği olan besinler tercih edilebilir” şeklinde konuştu.  Yanlış: Sağlıklı besinleri istediğim kadar yiyebilirim  Sağlıklı besinleri istediğim kadar yiyebilirim düşüncesinin yanlış olduğuna işaret eden Dyt. Aksipahi,  “Meyveler sağlıklı gözükse de fazla miktarda tüketilmemelidir. Meyvelerde fruktoz adlı meyve şekeri bulunur. Fruktoz karaciğerde, kanda bulunan bir yağ çeşidi olan trigliseride dönüşür. Böylece yağ miktarında artışa sebep olur. Fazla meyve tüketmek, sağlıklı bulduğumuz diğer besinler de dahil olmak üzere alınan kalori miktarını artırır ve kilo artışı meydana gelir. Sadece su sıfır kaloridir ve kalori artışına yol açmaz. Hiçbir besini ihtiyaçtan fazla kullanmamak ve porsiyon kontrolüne özen göstermek gerekir” dedi.  Yanlış: Gece yemek yersem kilo alırım  Gece yemek yersem kilo alırım düşüncesinin de yanlış olduğunu belirten Dyt. Aksipahi, sözlerine son olarak şunları ekledi:  “Gerçek: Öğünleri gece ve gündüz olarak ayırmak yerine, günün tamamında alınan kaloriye bakılması daha doğrudur. Çünkü alınan toplam kalori kadar kilo artışı meydana gelmektedir. Gün boyunca alınan besinlerin porsiyonları ölçülü olduğu sürece, gece yemek yemek gündüzden daha fazla kilo artışına sebep olmaz. 20.30-21.00 saatlerinde akşam yemeği yiyebiliyorsanız bu durum sizi korkutmasın. Ölçü ve porsiyona dikkat etmek sizin kurtarıcınız olacaktır.”  “Öneri: Son ara öğünü uyumadan 2 saat önce yapmak, sabah aç bir şekilde uyanmanıza engel olacak iyi bir seçenektir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.