Hava Durumu

#Kalp Krizi

Yeni Marmara Gazetesi - Kalp Krizi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kalp Krizi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kadın otobüs şoföründen hayat kurtaran hareket... Haber

Kadın otobüs şoföründen hayat kurtaran hareket...

Olay, 29 Eylül Salı günü saat 17.00 sıralarında Hamidiye Mahallesi Park Caddesi üzerinde meydana geldi. Yolcu taşıyan Yasemin Alıç, otobüsün arka bölümünde bulunan kadın yolcunun aniden fenalaştığını fark etti. Kadının kendisini kötü hissettiğini söylemesi üzerine vakit kaybetmeden harekete geçen Alıç, 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak durumu bildirdi. Konum bilgisini sağlık ekiplerine aktaran Alıç, ambulansın olay yerine yönlendirilmesini sağladı. Kalp krizi geçirdiği değerlendirilen kadın yolcu, olay yerine gelen ambulansla İnegöl Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastanede tedavi altına alınan kadının sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. "Benim oğlum da şoför" Yaşanan olay sırasında ilginç bir tesadüf de ortaya çıktı. Fenalaşan kadın yolcunun, başka bir özel halk otobüsü şoförünün annesi olduğu öğrenildi. Kadının otobüsten inerken eşyalarını toplamasına yardımcı olan Alıç, yolcunun "Benim oğlum da şoför" sözleri üzerine oğlunun meslektaşı olduğunu öğrendi. Olayın ardından kadın yolcunun oğlu ile görüşen Alıç, annesinin sağlık durumunun iyi olduğunu öğrendi. Mayıs ayında da bir vatandaşı hastaneye yetiştirdi Yasemin Alıç’ın duyarlılığı bununla da sınırlı değil. 16 Mayıs 2026 tarihinde de yolculuk sırasında rahatsızlanan bir vatandaşı hastaneye ulaştıran Alıç, ikinci kez benzer bir olayda vatandaşın yardımına koştu. Yaşadığı olayları anlatan Alıç, vatandaşların bu tür durumlarda duyarlı olması gerektiğini belirterek, sağlık söz konusu olduğunda zaman kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nden yardım istenmesinin önemine dikkat çekti. Alıç, "O an insan işi unutuyor, sağlık daha önemli sonuçta. Yardım etmek istiyorum, yardımcı olmak istiyorum. Vatandaşların da öncelikle duyarlı olup gerçekten yardımcı olmasını istiyorum. Herkes birbirine yardımcı olduktan sonra insanların sağlık hizmetine daha çabuk ulaşacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı. Yasemin Alıç’ın iki farklı tarihte gösterdiği duyarlı davranış, toplu taşıma araçlarında görev yapan personelin yalnızca yolcu taşımadığını, gerektiğinde vatandaşların en zor anlarında da yanlarında olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Olayı anlatan Yasemin Alıç, "Tur esnasında oldu. Hanımefendi arkamda oturuyordu, bir anda "Ben fena oluyorum, kötü oluyorum" diye seslendi. O an tur esnasında olduğumuz için yanımda öğrenci vardı. Direksiyonda olduğumdan dolayı ondan rica ettim. 112'yi aradık, çünkü hastaneye geri dönme imkanım yoktu. Yerimizi söyledik, yerimizi tespit ettiler. Ambulans çağırdık. Hanımefendiye de inerken eşyaları vardı, vermeye çalıştım. Son bir çantası kaldı. Dedi ki "Benim oğlum da şoför". Öyle deyince ellerimden tuttu, ondan sonra "Tamam, çanta bende" dedim. Çantayı bıraktı, "Senden daha sonra alırım" dedi. Oğlunun da meslektaşım olduğunu öğrendim, olay bu. Teyzemi ambulansa teslim edip sonra tekrar yoluma devam ettim. Dün oğlu ile görüştük, sağlık durumu iyiymiş. Göğsünde ufak bir sıkışma olmuş, iyi olduğunu söyledi. Mayıs ayında da bir hayat kurtardığını anlatan Alıç, "O yaşlı bir amcaydı. Hava çok sıcaktı, arabaya binmesiyle bayılması bir oldu. Onun rahatsızlığında hastane yolumun üzerinde olduğu için mecburen onu hastaneye götürmek zorunda kaldım ambulans gelesiye kadar. Çünkü bayağı bir korkup çekinmiştim. Korkuyorum, endişe ediyorum ama sağlığına önem vermek için elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Görev olarak düşünüyorum bunu. Böyle durumlarda duyarsız kalamıyorum. Duyarsız kalamadığım için de yakın ise hastaneye götürmeye çalışıyorum. Ya da dediğim gibi, ambulansı aramak daha mantıklı oluyor. Yani sağlığına yetiştirmeye çalışıyorum. Yani bir anda olan bir durum olduğu için, bir an önce sağlığına kavuşmasını, sağlık ekiplerini bir araya getirmeyi, hastane yakın ise hastaneye kavuşturmayı istiyorum. O an insan işi unutuyor, sağlık daha önemli sonuçta. Yardım etmek istiyorum, yardımcı olmak istiyorum. Vatandaşların ön duyarlı olup gerçekten yardımcı olmasını istiyorum. Bu şekilde herkes birbirine yardımcı olduktan sonra sağlığına daha çabuk, daha hızlı şekilde ulaşacağına inanıyorum. Ben elimden geldiğini yaptığımı düşünüyorum." dedi.

Halı sahadaki ölüm iş kazası sayıldı Haber

Halı sahadaki ölüm iş kazası sayıldı

Son yıllarda artış gösteren halı sahalardaki kalp krizi sonucu vuku bulan ölüm olaylarına dair emsal bir karar çıktı. Çalıştığı şirketin düzenlediği futbol turnuvasında kalp krizi geçiren S.Ö., kaldırıldığı hastanede yaklaşık 3 ay süren tedavinin ardından hayatını kaybetti. Sosyal Güvenlik Kurumu (GGK) ölümü iş kazası olarak kayıtlara geçirdi. İşçinin yakınları mahkemenin yolunu tutarak maddi ve manevi tazminat talebinde bulundu. Davacı aile bireyleri, müsabaka esnasında ilk yardım ekibi, ambulans bulunmadığından en yakın hastaneye kaldırıldığını, uzun bir tedavi sürecine rağmen kurtarılamadığını, olayın iş kazası kapsamında kaldığını ve iş kazası olarak soruşturma tahkikatı yapıldığını iddia ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etti. Davalılar da haksız davanın reddine karar verilmesini talep etti. İş Mahkemesi, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, davacının, iş akdi ile davalı işveren bünyesinde çalışırken şirketin düzenlediği turnuvada kalp krizi sonucunda vefat ettiği, SGK tahkikat raporunda olayın iş kazası olarak kabul edildiğine dikkat çekti. Dosyanın kusur raporu için üçlü bilirkişi heyetine gönderildiği, davalı şirketin yüzde 60, diğer davalı şirket spor kulübünün kusurunun bulunmadığı, vefat edenin ise yüzde 20 kusurlu olduğu, kaçınılmazlık ilkesinin de yüzde 20 oranında yer teşkil ettiğinin belirlendiği belirtildi. Mahkeme kararında, "İtiraz üzerine alınan raporlarda da tutarlılık görüldüğünden dosya hesap bilirkişisine gönderilmiştir. Davacılara ilişkin sosyal ekonomik durum araştırması yaptırılmış, nüfus kayıt örneği dosya arasına alınmış, SGK tarafından yapılan ödemeler celp edilmiş, eksiklikler giderilerek alınan hesap raporu denetime elverişli ve usule uygun görülmüştür. Vefat edenin banka hesap hareketleri de dosya arasına alınmış, birleşen dosyada da ikinci kez ilk dosyada ıslah olmadığından dolayı yapılan talepler rapora göre uygun görülmüş, davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar vermek gerekmiş" denildi. Toplamda 400 bin lirayı aşan maddi manevi kararının ardından davalılar kararı istinafa taşıdı. Bölge Adliye Mahkemesi, manevi tazminatın azlığına dikkat çekti. Karar temyiz edilince devreye giren Yargıtay, kusur belirlemeyi yasaya aykırı buldu. Kararda şöyle denildi: "Kalp krizi nedeniyle vefat olayında bünyesel faktör değerlendirmesi yapılmasının gerekmesine ve bünyesel faktör oranının işveren kusuruna eklenmesinin mümkün bulunmamasına rağmen usulüne uygun olmayan kusur raporunda yüzde 20 oranındaki kaçınılmazlık değerlendirmesinin yapılması hatalıdır. Yüzde 20 oranındaki kusurun işveren kusuruna eklenmesi de hatalı olmuştur. Son olarak iş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında sorumluluğu bulunduğu tespit edilen kişi veya kişilerin kusur oranlarının ayrı ayrı belirlenmesi gerekirdi. Mahkemece yüzde 60 oranındaki işverene verilen kusur oranının yönetmelik hükmü gerekçe gösterilmek suretiyle kusur oranı ayrıştırması yapılmaksızın davalı spor kulübü derneğine atfedilmesi de hatalıdır. Mahkemece yapılacak iş, öncelikle kurumdan sorulmak suretiyle ver ise rücu dosyasının getirtmek ile müteveffanın vefatından önce kalp damar hastalığı ile kalp krizini tetikleyecek nitelikte bir rahatsızlığı olup olmadığıdır. Bu hususta tedavi görüp görmediği konusunda tarafların ibraz edeceği kayıtlar ile SGK Medula sisteminden araştırma yapmak, davacıda olumsuz yaşam şekli, beslenme tarzı, genetik faktör ile sigara kullanımı gibi etkenlerin olup olmadığı var ise bu gibi durumların olayın gerçekleşmesi üzerindeki etkisi hususundaki deliller toplanmalıdır. Toplanacak bu delillerle beraber somut ölüm olayının gerçekleşmesinde işyeri şartları, yaşam şekli, bünyesel faktör ile olay anındaki etkenler bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Kusur raporunun düzenlenmesi için dosyanın kardiyolog hekimin de yer aldığı, A sınıf İş güvenliği uzmanlarının bulunduğu heyete tevdi ederek, olayın gerçekleşmesinde tarafların kusur oranları ayrı ayrı belirlenmesi ile bünyesel faktörün etkisini belirleyici mahiyette rapor aldırmak alınacak bu raporla beraber dosyadaki veriler değerlendirmelidir. Usulü kazanılmış hakları da gözeterek oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir."

Çanakkale'de kalp krizi geçiren Cem Yılmaz anjiyo oldu, 2 gün hastanede kalacak Haber

Çanakkale'de kalp krizi geçiren Cem Yılmaz anjiyo oldu, 2 gün hastanede kalacak

Geldiğinde bilinci açıktı. Hemen anjiyo laboratuvarına aldık. El bileğinden yaklaşık 40 dakikada balon ve stent işlemiyle işlemini tamamladık. Kendisi yoğun bakımda. Şuan durumu stabil. 2 gün boyunca takibini burada devam ettirmeyi planlıyoruz. Umarım sağlıcakla yakında ailesine kavuşur" dedi. Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Paşaköy'deki yazlık evinde rahatsızlanan ünlü komedyen Cem Yılmaz, ÇOMÜ Hastanesi'nde anjiyoya alındı. El bileğinden yaklaşık 40 dakikada balon ve stent işlemi yapılan Cem Yılmaz’ın operasyonunu gerçekleştiren Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Akşit, "Cem bey bize bugün kalbin ön yüzünü ilgilendiren bir kalp kriziyle başvurdu. Geldiğinde bilinci açıktı. Hemen anjiyo laboratuvarına aldık. El bileğinden yaklaşık 40 dakikada balon ve stent işlemiyle işlemini tamamladık. Kendisi yoğun bakımda. Şuan durumu stabil. 2 gün boyunca takibini burada devam ettirmeyi planlıyoruz. Umarım sağlıcakla yakında ailesine kavuşur" dedi. Basın açıklamasının ardından basın mensuplarının da sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Ercan Akşit, "Şu anda bilinci açık. Bize bilinci açık geldi. Anjiyosu da çok güzel geçti. Kalp krizini ilgilendiren damara balon ve stent işlemleri uygulayarak 40 dakika içinde yatağına aldık. Kana kontrolünü sağladık. El bileğinden anjiyo kılıfını çektik. Şuanda yatağında istirahat ediyor. Şuanda bütün işlemleri üniversitemizde başarıyla gerçekleştirildi. Buradan diğer hastalarımız gibi 2 gün sonra taburcu olabilir. Durumu böyle stabil giderse. Şuanda tek damar, bir ufak yan damarı için ileride gerekir mi diye sonra bakıyoruz. Şuan biz kalp krizini ilgilendiren damarı açıyoruz. Şuan diğer yan damar içinde ayrıntılı bakacağız. Belki ona hiç işlem yapmaya gerek kalmayacak. Orası ilaçla idare eder. Bizim kalp krizi türlerimiz var. Bir insanın geçirebileceği kalp krizlerinden biriyle geldi. Sağ olsun Ayvacık Devlet Hastanesi'ndeki arkadaşlar çok güzel müdahale etmişler. 112 ambulansımız çok hızlı yönlendirmiş. Hastayı yaklaşık 2 saat içinde müdahale edince çoğu dokusu ölmeden kalp yetersizliğine çevirmeden sağlıcakla yatağına aldık. Burada herkese teşekkür etmek istiyorum. Herkes Ayvacık’tan itibaren göğüs ağrısı başladığında beri güzel müdahale etmiş Cem beye" dedi.

Bursa Şehir Hastanesi Uyku Laboratuvarında kapasite artırıldı Haber

Bursa Şehir Hastanesi Uyku Laboratuvarında kapasite artırıldı

Bursa Şehir Hastanesi Uyku Laboratuvarının kapasitesi, vatandaşlardan gelen yoğun talep üzerine 2 yeni odanın hizmete alınmasıyla artırıldı. Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda ve Bursa İl Sağlık Müdürlüğünün desteğiyle yapılan düzenlemeyle hastalara daha hızlı hizmet verilmesi hedefleniyor.Bursa Şehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. İbrahim Koç, uyku apnesinin uyku sırasında nefesin durması veya ciddi şekilde yavaşlaması olarak tanımlandığını belirtti. Tedavi edilmediğinde yorgunluk, baş ağrısı ve halsizliğin yanı sıra kalp krizi ve inme gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini ifade etti.Koç, gündüz aşırı uyku halinin özellikle araç kullanan kişiler için trafik kazası riskini artırabileceğine dikkat çekti. Tanıda polisomnografi kullanılıyor Uyku apnesinin tanısında altın standart yöntemin polisomnografi olduğunu belirten Koç, hastaların uyku laboratuvarında bir gece boyunca takip edildiğini söyledi. İşlem sırasında nefes alışverişi ve oksijen seviyeleri başta olmak üzere uykuya ilişkin çeşitli veriler değerlendiriliyor. İşlemin ağrısız ve invaziv olmadığını aktardı. Tedavinin hastalığın derecesine göre belirlendiğini ifade eden Koç, orta ve ağır vakalarda PAP cihazlarının kullanılabildiğini, bunun yanı sıra kilo kontrolü ve yaşam tarzı değişikliklerinin de tedavinin önemli bir parçası olduğunu belirtti. Koç, horlama, uykuda nefes durması veya gündüz uyuklama belirtilerinden herhangi birinin bulunması halinde hastaların uyku laboratuvarı bulunan hastanelere başvurmasını önerdi.

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.