Hava Durumu

#Kan Şekeri

Yeni Marmara Gazetesi - Kan Şekeri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kan Şekeri haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Diyabete karşı güçlü birliktelik Haber

Diyabete karşı güçlü birliktelik

Bursa Büyükşehir Belediye Bandosu’nun konseriyle başlayan şenlikte, yüzlerce çocuk arkadaşları ve aileleriyle keyifli vakit geçirdi. 10 yıldır aralıksız gerçekleşen şenlikte, uzmanlar ve aileler birbirleriyle bilgi ve deneyim paylaşımında bulunarak, farkındalığa dikkat çektiler. "Diyabet hayallerinizden büyük değil" Şenlikte açılış konuşmasını yapan Bursa Tip 1 Diyabetliler Derneği Başkanı Yadigâr Aydın, derneğin kuruluşundan bugüne kadar gelmesinde emeği bulunan herkese teşekkür ederken, ailelerin bir araya geldiği bu şenlikle, tip 1 diyabet farkındalığı konusunda güçlü bir birliktelik oluşturduklarını söyledi. Tip 1 diyabetle yaşayan ve bu hastalıkla yaşamayı öğrenen tüm çocuk ve gençleri kutlayarak, onların gösterdiği mücadeleye dikkat çeken Aydın, "Diyabet hayallerinizden büyük değil. Bu mücadelede hepimiz bir arada olduğumuz ve birbirimize güç verdiğimiz sürece, hayallerimizi gerçekleştirmemiz için hiçbir engel kalmayacaktır" diye konuştu. "Biz büyük bir aileyiz" Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Endokrin Uzmanı ve Bursa Tip 1 Diyabetliler Derneği kurucu başkan yardımcısı Prof. Dr. Erdal Eren, şenliğin çocuklara yalnız olmadıklarını göstermek açısından önemli olduğunu vurguladı. Tip 1 diyabetin insülin eksikliğine bağlı bir tablo olduğunu belirten Eren, bu nedenle çocukların yaşam boyu insülin kullanmak zorunda olduğunu ifade etti. Diyabet şenliğinin önemli amaçlarından birinin, çocuklara "yalnız olmadıklarını" ve diyabetle yaşayan çok sayıda insan bulunduğunu göstermek olduğunu belirten Eren, bu buluşmaların aynı zamanda büyük bir aile olduklarını ortaya koyduğunu söyledi. Çocuklardaki belirtilere dikkat Tip 1 ve tip 2 diyabetin birbirinden farklı olduğunu belirten Prof. Dr. Eren, tip 1 diyabetin genellikle çocukluk çağında görüldüğünü söyledi. Çok su içme, sık idrara çıkma, kilo kaybı ve özellikle gece altını ıslatmanın çocuklarda diyabetin önemli belirtileri arasında yer aldığını ifade eden Prof. Dr. Eren, ailelerin bu belirtiler konusunda dikkatli olması gerektiğini vurguladı. "Diyabet hayatı etkiliyor ama engel değil" Tip 1 diyabetin çocukların günlük yaşamını etkileyebildiğini belirten Eren, hastalığın doğru takip ve eğitimle yönetilebileceğine dikkati çekti. Tip 1 diyabette insülin eksikliği nedeniyle günde en az dört kez insülin uygulanabildiğini, kan şekerinin ise parmak ölçümü veya glikoz sensörleriyle takip edildiğini aktaran Eren, çocukların ve ailelerin sürekli dikkatli olması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Eren, "İyi bir eğitimle, iyi bir kan şekeri ölçümüyle, doğru insülin dozu ayarıyla kesinlikle diğer çocuklarla eşit oluyor" diyerek, tip 1 diyabetin çocukların hayatını belirleyen bir engel olmadığının altını çizdi. 10 yıllık gelenek bozulmadı Bu yıl 10. kez aralıksız düzenlenen şenliğe, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba adına Kevser Öztürk de katıldı. Diyabet Şenliği, diyabetli çocuklar, gençler, aileler ve sağlık çalışanlarını aynı çatı altında buluştururken, tip 1 diyabet konusunda toplumsal farkındalığın artırılması açısından da önemli bir buluşma oldu. Şenlikte, çocuklar doyasıya eğlenirken aileler de hemen uzmanlarla hem de diğer diyabet hastalarıyla bilgi ve deneyim paylaşımında bulundu.

Diyabet Sadece Sağlığınızı Değil; Kesenizi de Zorluyor! Haber

Diyabet Sadece Sağlığınızı Değil; Kesenizi de Zorluyor!

Diyabet hastalığı, insülin kullanımı ve günümüzde uygulanan tedavi yöntemleri hakkında önemli bilgiler veren Medicana Bursa Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Cemal Ergin, "Pankreasta insülin üretilmemesi ve insülin etkisinin yetersiz olması veya vücutta insülinin etkin şekilde kullanılamamasın kan şekeri seviyesinin yükselmesine ve diyabet hastalığına neden olabiliyor. İnsülin pankreasta üretilen ve başta şeker, yağ ve protein metabolizmaları olmak üzere vücudun enerji dengesinde önemli rol oynayan bir hormondur. Diyabet vücuttaki birçok organı etkileyebilen multisistemik bir hastalıktır. Diyabetin temel olarak Tip 1 ve Tip 2 olmak üzere iki ana türde değerlendirilmektedir. Özellikle Tip 2 diyabette insülin üretimi devam etmesine rağmen dokularda insüline karşı direnç geliştiğini ve bunun sonucunda kan şekeri düzeylerinin yükselmektedir. Geçmişte Tip 2 diyabet hastalarında belirli durumlarda insülin tedavisine daha sık başvurulurdu. Günümüzde diyabet tedavisinde önemli gelişmeler yaşanıylor. Günümüzde diyabet tedavisinde hastanın genel sağlık durumu, kan şekeri düzeyleri, insülin üretimi ve eşlik eden diğer durumlar değerlendirilerek farklı tedavi seçenekleri uygulanabiliyor. Uygun hastalarda insülin tedavisi yerine ağızdan kullanılan ilaçlar tedavi seçenekleri arasında ilk sırada tercih ediliyor. Burada önemli olan, her hasta için bireysel değerlendirme yapılarak en uygun tedavi yönteminin belirlenmesidir" dedi. Diyabet yönetiminde yalnızca ilaç tedavisinin yeterli olmadığını vurgulayan Dr. Ergin, sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve yaşam tarzı değişikliklerinin de tedavi sürecinin önemli bir parçası olduğunu belirtti. Dr. Ergin, "Diyabet tedavisinde amaç yalnızca kan şekerini kontrol altında tutmak değil, aynı zamanda hastalığın uzun vadede oluşturabileceği komplikasyonların önüne geçebilmektir. Bu nedenle düzenli doktor kontrolü, kan şekeri takibi ve kişiye uygun tedavi planının uygulanması büyük önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı. Diyabet farkındalığının artırılması gerektiğine dikkat çeken Dr. Ergin, özellikle risk grubunda bulunan kişilerin düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini söyledi. Diyabetin erken dönemde fark edilmesinin ve uygun şekilde yönetilmesinin hastalığın ilerlemesi ve uzun vadeli komplikasyonların önlenmesi açısından önemli olduğunu belirten Dr. Ergin, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesinin de diyabet yönetimine katkı sağladığını ifade etti.

Fazla şeker bağışıklığı savunmasız bırakıyor Haber

Fazla şeker bağışıklığı savunmasız bırakıyor

Rafine ve işlenmiş şeker tüketiminin kısıtlanması gerektiğini vurgulayan Medicana Sağlık Grubu Beslenme ve Diyet Uzmanı Veysel Ciğerli, "Günlük yapılan aktivelere devam edebilmek için kişilerin aldığı enerjinin bir kısmının karbonhidratlardan gelmesi gerektiği bilinmektedir. Fakat karbonhidrat kaynaklarının da basit ve kompleks karbonhidrat kaynakları olarak ayrılması ve en doğru seçimin, kişinin kendisinin seçerek hayat kalitesini yükseltmesi adına büyük önem taşımaktadır" dedi. İşlenmiş gıdalardan ziyade vücudun işleyişi için asıl ihtiyaç duyulan karbonhidrat kaynaklarının meyve, tahıl grubu gıdalar ve kurubaklagiller olduğunu dile getiren Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Veysel Ciğerli, "Günümüzde hazır gıdaya olan eğilim hızlı artıyor. Vücuda alınan rafine şeker miktarı bu sebeple artmaktadır. Kek, pasta, şekerleme, şekerli içecekler, makarna, pilav, beyaz ekmek gibi basit şeker ve boş enerji kaynağını sıklıkla tüketen kişilerde, 4-6 saat aralığında vücudun bağışıklığından sorumlu olan akyuvar hücreleri tarafından kullanılabilen C vitamini oranının yüzde 50 oranında düşmektedir" ifadelerini kullandı. Reseptörleri bloke eder Akyuvar hücrelerinin virüs ve bakterileri etkisiz hale getirebilmek için, vücutta bulunan C vitamini miktarının önemli olduğunu vurgulayan Dyt. Ciğerli, "Bu sebeple şeker tüketimi ve kan şekerinin yükselmesi durumunda akyuvar hücreleri vücuda giren virüs ve bakterilerin yalnızca yüzde 75'ini etkisiz hale getirebiliyor. Yükselme eğiliminde olan şeker seviyeleri bağışıklık sisteminde rol oynayan reseptörleri bloke ederek vücudu bakteriyel enfeksiyonlara açık hale getirip savunmasız bırakıyor" şeklinde konuştu. Bal ve pekmez sizi korur Kişilerin günlük yaşamda hissettiği şeker ihtiyacı hakkında da bilgiler veren Diyetisyen Veysel Ciğerli, "Mesela tatlı ihtiyacımız olduğunda, tercihimizi taze meyveler, kuru meyveler, bal, pekmez, kompostolardan yana kullanmamız bizi koruyacaktır. Basit şeker ve basit şeker içeren besinlerden uzak durmalıyız" diye konuştu. Basit şekerler sindirilemiyor Basit şekerlerin sindirilmeden direkt kana karıştığına dikkat çeken Diyetisyen Veysel Ciğerli, "Özellikle pasta, börek, meşrubatlar ve çeşitli şekerlemelere katılan basit şekerler kan şekerini hızlı bir şekilde yükseltmektedir. Yükselen kan şekeri, vücuda yerleşmeye çalışan virüs ve bakterileri tanıyan reseptörlerin hassasiyetini azaltarak bağışıklık sistemimizin zayıflamasına sebep olmaktadır. Bu sebeple, şeker tüketimine oldukça dikkat etmeliyiz" ifadelerini kullandı.

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.