Hava Durumu

#Karşiyaka

Yeni Marmara Gazetesi - Karşiyaka haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Karşiyaka haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Altay çıkış arıyor Haber

Altay çıkış arıyor

TFF 3. Lig 4. Grup ekiplerinden Altay, son dönemde düşüşe geçti. Teknik Direktör Yusuf Şimşek’le yollarını ayırdıktan sonra takımın başına genç çalıştırıcı Mehmet Can Karagöz’ü getiren siyah-beyazlılar, yeni teknik adamıyla iyi bir başlangıç yaparak birebir rakiplerinden Bornova 1877’yi 3-0 mağlup etti. Ancak daha sonra üst üste iki maçta Söke ve Tire ile 1-1 berabere kalan İzmir ekibi, son üç maçta ise Karşıyaka, Kütahyaspor ve Balıkesirspor’a mağlup oldu. 20 puanla düşme hattının hemen üzerinde, 12. sırada yer alan Altay, tekrar çıkış yolu arıyor.Önümüzdeki hafta içi taraftarının önünde Alanya 122’yi konuk edecek olan siyah-beyazlılar, bu maçı kazanarak hem yeni bir sayfa açmayı hem de düşme hattından uzaklaşmayı hedefliyor. Teknik Direktör Mehmet Can Karagöz’ün de oyuncularını maça iyi bir şekilde hazırladığı ve gerekli uyarılarda bulunduğu öğrenildi.Altay, Alanya 122 karşısında puan kaybeder ve Bornova 1877 haftayı galibiyetle tamamlarsa, siyah-beyazlılar tehlikeli bölgeye gerileyebilir. ALANYA 1221 MAÇI SONRASI KRİTİK DÖNEM Altay, Alanya 1221 maçının hemen ardından düşme hattını yakından ilgilendiren kritik karşılaşmalara çıkacak. Bu müsabakadan sonra ilk olarak şu anda 24 puana sahip olan ve düşme hattının hemen üzerinde yer alan Eskişehir Anadolu’ya konuk olacak siyah-beyazlılar, ardından kümede kalma mücadelesi veren İzmir Çoruhlu’yu ağırlayacak. Sezonun son iki haftasında Altay, küme düşmesi kesinleşen Nazillispor deplasmanına çıkacak ve sezonu evinde Afyonspor karşısında tamamlayacak.

Taksi şoförü cinayetinde kan donduran görüntüler ortaya çıktı Haber

Taksi şoförü cinayetinde kan donduran görüntüler ortaya çıktı

Olay, 9 Mart gecesi saat 22.18 sıralarında Eşrefpaşa Caddesi üzerinde başladı. Taksiye binen Doğuş Meşe (24), şoför Deniz Örer'e (52) bir ay önce ayrıldığı iş yerine gideceğini ve oradan valizlerini alacağını söyledi. Saat 22.20'de Hurşidiye Mahallesi 1308 Sokak'a varıldığında, araçtan inen şüpheli, ücretin ne kadar tutacağını sordu. Şoförün "700 TL civarı tutar" cevabı üzerine aralarında herhangi bir tartışma yaşanmazken, Doğuş Meşe yanında getirdiği tabancayı çıkartarak açık olan camdan Deniz Örer'in başına bir el ateş etti. Bilincini kaybeden şoförü araçtan çekerek yola atan şüpheli, direksiyona geçerek taksiyle olay yerinden uzaklaştı. GASP ETTİĞİ TAKSİDE UYUŞTURUCU PARTİSİ VERDİ Cinayetten hemen sonra saat 22.25'te bir kadını arayarak yanına çağıran Doğuş Meşe, gasp ettiği taksinin babasına ait olduğunu söyledi. Şüpheli, yanına aldığı F.A. adlı kadına sentetik ecza verdikten sonra farklı adreslere giderek metamfetamin ve esrar satın aldı. İkili, öldürülen şoförün kanı bulunan taksi içerisinde yaklaşık bir saat boyunca uyuşturucu kullandı. Şüpheli, kadını bıraktıktan sonra saat 23.30 civarında telefonla ulaştığı ablası ve annesine "Taksiciyi vurdum, moralim bozuk" diyerek itirafta bulundu. ARAÇ TAKİP SİSTEMİYLE EVİNDE YAKALANDI Deniz Örer'in gece saat 02.00'de eve gelmemesi üzerine şüphelenen ailesi, araç takip sisteminden taksinin konumunu inceledi. Direksiyondaki kişinin eşkali uymayınca durum polise bildirildi. Kamera kayıtlarını geriye dönük inceleyen ekipler, cinayetin işlendiği noktayı tespit etti. Polis, taksiyle evine giden zanlıyı düzenlediği operasyonla yakaladı. AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS İSTEMİ İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, kan donduran olayın tüm detayları gün yüzüne çıktı. Hazırlanan iddianamede, sanık Doğuş Meşe'nin Basmane semtinde faaliyet gösteren bir konfeksiyon atölyesinde işçi olarak görev yaptığı bilgisi yer aldı. Olayda kullandığı ateşli silahı eylemden yaklaşık 30 gün önce temin eden şüphelinin, suç aletini iş yerine yakın bir konumdaki elektrik trafosunun civarına sakladığı belirlendi. Zanlının, günlük hayatında işe gidiş gelişlerini ise toplu taşıma araçlarıyla gerçekleştirdiği kaydedildi. 9 Mart tarihinde yaşanan olay öncesinde, sakladığı tabancayı yanına alarak ikametine götürmeyi planlayan Meşe'nin, yakalanma korkusuyla toplu ulaşımdan vazgeçtiği ve bu nedenle taksi kullanmaya karar verdiği ifade edildi. Saat 22.00 sıralarında Gaziosmanpaşa Caddesi üzerinde Deniz Örer idaresindeki taksiye binen zanlının, Karşıyaka'ya gitmek istediğini söylediği ancak kısa süre sonra "Valizimi almam gerekiyor" diyerek şoförü silahı gizlediği 50 metre mesafedeki ara sokağa yönlendirdiği aktarıldı. Şüphelinin yönlendirmesiyle ulaşılan 1307 Sokak'ta aracın durdurulduğu, Meşe'nin "Eşyalarımı alıp hemen döneceğim" diyerek taksiden indiği belirtildi. Gizlediği yerden silahını alan zanlının, tekrar aracın yanına gelerek maktul Deniz Örer'in doğrudan kafa bölgesini hedef alıp tetiği çektiği iddianameye yansıdı. Talihsiz taksicinin olay yerinde hayatını kaybettiğinin vurgulandığı iddianamede, soğukkanlı katilin cansız bedeni araçtan indirip sokağa terk ettiği, ardından gasp ettiği ticari taksiyle olay mahallinden hızla uzaklaştığı bildirildi. Zanlının sorgusunda ileri sürdüğü "Bana küfrettiği için vurdum" savunmasının, suçtan kurtulmaya veya ceza indirimi almaya yönelik olduğu değerlendirildi. İddianamede, maktul Örer'in küfretmesini gerektirecek bir durumun bulunmadığına dikkat çekildi. Ayrıca, katil zanlısı Meşe'nin gasp ettiği taksiye F.A. isimli şahsı da bindirdiği ve araç içerisinde birlikte uyuşturucu madde kullandıkları bilgisi de dosyada yer aldı. İzmir Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilen iddianamede, sanık Doğuş Meşe hakkında, 'kasten öldürme' suçundan müebbet hapis, gece vakti silahla yağma suçundan 15 yıla kadar hapis ve '6136 Sayılı Kanuna Muhalefet (ruhsatsız silah)' suçundan da 4 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

22 Yıldır Kayıp! Haber

22 Yıldır Kayıp!

 İzmir'in Karşıyaka ilçesinde, 22 yıl önce evinin önünden zorla otomobile bindirildikten sonra bir daha haber alınamayan Osman Dikici'nin acılı anne ve babası, 22 yıldır yılmadan usanmadan oğullarını arıyor. Kayıplara karıştığında 27 yaşında olan Osman Dikici'nin babası Kemal Dikici, "Ömrümün yarısı ağlamakla geçti, kanser oldum" diye konuştu.   Olay, 1 Haziran 2002 gecesi Karşıyaka ilçesi Bahçelievler Mahallesi Cevdet Bilsay Caddesi'nde meydana geldi. İlçede market işleten ve o zamanlar 27 yaşında olan Osman Dikici, evinin önünden aracına bineceği sırada, kimliği belirsiz kişilerce otomobile bindirilip kaçırıldı ve o günden beri evine dönemedi. Dikici'nin ailesi o günden bu yana çocuklarını aramayı sürdürürken, aile hem polise haber verdi hem de kendi imkanlarıyla çocuklarını aramayı sürdürdü ancak aramalardan hiçbir sonuç çıkmadı. Son olarak 2018 yılında yapılan bir ihbar ile soruşturma yeniden açılsa da o çalışmalardan da bir sonuç çıkmadı.  Gizemli telefon: "Bizim Osman ile işimiz var, kendisi bir ay bizimle kalacak"  22 yıl önce ilçede rüşvet iddiasıyla açığa alınan polislerin oğlunu kaçırdığını ileri süren baba Kemal Dikici, oğlunun kayıplara karışmasının ardından kendilerine gelen bir telefondan bahsetti. Osman'ın yanlarında olduğunu söyleyen telefondaki gizemli kişiden bahseden baba Dikici, "Market açtık, oğlum marketi çalıştırıyordu. İşe sabah gidiyor, akşam geliyordu. O mıntıkada görevli 3 polisle tanışmıştı. Bunlarla samimiyet kurmuşlardı. Bir gün o bölgede polisler bir kişiyi ruhsatsız silahla yakalamışlar, şüpheliye de 4 bin dolar karşılığında kendisi hakkında rapor tutmama teklifinde bulunmuşlar. Sonra bu kişiden sürekli para istemişler ve silahla yakalanan kişi avukata başvurunca avukatı da tehdit etmişler. Bunların hepsinden Osman'ın da haberi var. O dönemin emniyet müdürünün devreye girmesiyle bu polisler açığa alınıyor. 1 Haziran 2002 gecesi Osman eve gelmedi ve ertesi sabah biz kendisini aramaya başladık. 2 Haziran gecesi de bize bir telefon geldi ve Osman'ın kaçırıldığını söyledi; 'Bizim Osman ile işimiz var, kendisi bir ay bizimle kalacak' dendi. Ben kim olduklarını söylediğimde de telefon kapandı. Daha sonra polis ekipleri tarafından yapılan çalışmayla yakalandılar; ama Osman ortada yok. Nerede olduğu sorulduğunda da Osman'ın kendilerinden ayrılıp gittiğini söylemişler. O gün bugündür oğlum ortada yok" dedi.  "Ömrümün yarısı ağlamakla geçti"  Oğlunun dirisine de ölüsüne de kavuşamadıkları bu süreçte, üzüntüden kanser hastası olduğunu, sürekli ağladığını söyleyen baba Kemal Dikici, "Sürekli mahkemelerle uğraştık oğlumu bulmak için. Daha sonra 20 seneyi geçince zaman aşımına uğramasın diye tekrar dosya açtırdık. Bu zamana kadar oğlumun dirisini de ölüsünü de aradık. Kanser hastası oldum, kemoterapi gördüm. Kolay bir iş değil, Allah kimseyi, düşmanımı bile evlat acısıyla sınamasın. Televizyonda kayıplarla ilgili bütün programları izliyorum, oğlumdan bir iz çıksın diye her gün kanallara bakıyorum. Ömrümün yarısı ağlamakla geçti. Oğlum canlı gelirse dünyalar benim olur. Kaçırıldığında 27 yaşındaydı, şimdi ise 49 yaşında. Polis ekipleri oğlumu hala arıyorlar gayretli bir şekilde. Oğlumun kaçırılmasının suçlusu olan Bülent Uzun'un da Ukrayna'da olduğu ve kırmızı bültenle arandığını öğrendik" diye konuştu.  "Oğlum şimdi karşımda olsa doya doya sarılır özlem giderirdim"  Oğluna duyduğu hasreti dile getiren acılı anne Fatma Dikici ise, "1 Temmuz akşamı oğlum bana telefon etti ve eve geleceğini söyledi. Gece uyudum uyandım ve baktığımda yatağında yoktu. Sabah bir daha baktım yine yok. O gece bir telefon geldi ve Osman'ın ellerinde olduğunu söyledi. O günden beri kendisinden haber alamadık. Devlet büyüklerinden ve tüm yetkililerden yardım istiyorum. Oğlum şimdi karşımda olsa doya doya sarılır özlem giderirdim. Oğlumu kaçıranların, bizi bu duruma sokanların yargılanmasını istiyorum. Eşim de ben de hasta olduk. Allah kimseye bu sıkıntıyı vermesin" açıklamasında bulundu. 

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.