Hava Durumu

#Kasten Öldürme

Yeni Marmara Gazetesi - Kasten Öldürme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kasten Öldürme haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Güllü dosyasında iddianame tamamlandı: Kızı hakkında ağırlaştırılmış müebbet talebi Haber

Güllü dosyasında iddianame tamamlandı: Kızı hakkında ağırlaştırılmış müebbet talebi

Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, 26 Eylül 2025 gecesi meydana gelen olayın tüm yönleriyle incelendiği belirtildi. Dosyada yer alan değerlendirmelere göre Gül Tut, Çınarcık'taki evinin altıncı katındaki dairenin penceresinden yaklaşık 18 metre yükseklikten beton zemine düştü. Adli incelemelerde, sanatçının ağır kafa ve omurga travmaları ile iç organ yaralanmalarına bağlı gelişen iç kanama sonucu hayatını kaybettiği belirlendi. Soruşturma dosyasında yer alan örneklere göre olay gecesi evde bulunan kişilerin, Gül Tut'un sevdiği "Malkata" isimli Roman havasını açtığı, müziği duyan sanatçının da kızının odasına geçtiği değerlendirildi. Savcılık, bu durumun olayın gerçekleşeceği ortama Gül Tut'u çekmek amacıyla planlandığı kanaatine yer verdi. İddianamede, olay anına ilişkin güvenlik kamerası ses kayıtlarının İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından incelendiği, bilirkişi raporlarında düşmeden hemen önce genç bir kadın sesinin "Hadi görüşürüz" dediğinin değerlendirildiği aktarıldı. Savcılık, bu ifadenin şüpheliye ait olduğu ve hemen sonrasında Gül Tut'un fiziksel müdahaleyle pencereden aşağıya atıldığı yönünde değerlendirme yaptı. Dosyada bulunan tanık ifadeleri de iddianamenin önemli delilleri arasında gösterildi. Olay sırasında evde bulunan tanıklardan birinin, ilk ifadesinden farklı olarak daha sonra verdiği beyanda, Gül Tut'un kızının iki eliyle annesini kavrayarak pencereden aşağı ittiğini anlattığı belirtildi. Savcılık, tanığın daha sonra yaptığı açıklamaların telefon kayıtlarıyla da desteklendiğini kaydetti. İddianamede, şüphelinin olaydan önce annesine yönelik tehdit içerikli söylemlerde bulunduğu iddialarına da yer verildi. Bazı tanıkların, Tuğyan Ülkem Gülter'in çeşitli zamanlarda annesini camdan atacağını söylediğini öne sürdüğü, dijital incelemelerde ise annesinin ölmesini istediğini ifade ettiği değerlendirilen çok sayıda mesajın tespit edildiği aktarıldı. Dosyada yer alan teknik incelemelerde, olay öncesinde üç farklı darbe sesinin kaydedildiği, ilk sesin ardından yaklaşık yedi saniye boyunca odadaki kişilerden herhangi bir yardım çağrısı ya da panik tepkisi duyulmadığı ifade edildi. Savcılık, bu bulgunun olayın ani gelişen bir kaza ihtimaliyle uyuşmadığını değerlendirdi. Olayın intihar ya da kaza sonucu meydana gelmiş olabileceği ihtimalleri de soruşturma kapsamında araştırıldı. Evde yapılan kriminal incelemelerde zeminde kaymaya neden olabilecek herhangi bir madde bulunmadığı, Gül Tut'un sağlık geçmişinde intihar eğilimine işaret eden bir veriye rastlanmadığı, çok sayıda tanığın ise sanatçının yükseklik korkusu bulunduğunu anlattığı belirtildi. Bilirkişiler de pencerenin yapısı ve maktulün fiziksel özellikleri dikkate alındığında dışarıdan bir müdahale ihtimalinin daha güçlü olduğu yönünde görüş bildirdi. Adli Tıp Kurumu ise ölüm şeklinin yalnızca tıbbi örneklerle kesin olarak belirlenemeyeceğini, bunun adli soruşturmanın değerlendirmesiyle ortaya konulabileceğini ifade etti. İddianamede, şüphelinin olay sonrasında dijital delilleri ortadan kaldırmaya yönelik girişimlerde bulunduğu da öne sürüldü. Eski erkek arkadaşından mesajları silmesini istediği, tanık beyanlarını etkilemeye çalıştığı, telefonunu değiştirdiği ve cihazını fabrika ayarlarına döndürdüğü iddiaları dosyada yer aldı. Ayrıca yurt dışına çıkış imkanlarını araştırdığına ilişkin tespitler de soruşturma evrakına girdi. Telefon incelemelerinde şüphelinin internet geçmişinde uyuşturucu maddelerin saçta tespit edilme sürelerine ilişkin aramalar ile suç ve dedektiflik temalı içeriklere yönelik araştırmalar bulunduğu kaydedildi. Buna karşılık yapılan toksikolojik incelemelerde şüpheli ve tanıktan alınan örneklerde uyuşturucu ya da uyarıcı maddeye rastlanmadığı bildirildi. Toplanan tanık anlatımları, dijital materyaller, bilirkişi raporları ve olay sonrasındaki davranışları birlikte değerlendiren Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, Tuğyan Ülkem Gülter hakkında "tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. Dosya, yargılamanın yapılması için mahkemeye gönderilirken, sanığın hukuki durumuna ilişkin nihai kararı mahkeme verecek.

19 yıl önce doğurduğu bebeğini çöpe atmıştı: Mahkemede "Hatırlamıyorum" diyerek ağladı Haber

19 yıl önce doğurduğu bebeğini çöpe atmıştı: Mahkemede "Hatırlamıyorum" diyerek ağladı

27 Mayıs 2007 tarihinde İzmit ilçesi Yahyakaptan Mahallesi'nde meydana gelen olayda, göbek bağı boğazına sarılı ölü bebek, çöp konteynerine atılmış vaziyette bulunmuştu. Faili meçhul olayların aydınlatılmasına yönelik yapılan çalışmalar kapsamında, bebeğin annesi Emine N.Ö. olduğu tespit edildi. Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, 18 Kasım 2025 tarihinde Sakarya'nın Sapanca ilçesinde düzenlediği operasyonla şüpheliyi yakaladı. Yakalanan şüpheli, İstanbul Adli Tıp Kurumu Müdürlüğü'nde yapılan DNA eşleştirme işlemleri sonrası adliyeye sevk edildi. Emine N.Ö., sevk edildiği adli mercilerce tutuklanarak cezaevine gönderildi. 2007 yılında olay yerinde bulunan parmak izi delilinden yola çıkılarak şüphelinin kimliğinin tespit edildiği öğrenildi. "'Biri öldürüp bırakmış' diye düşündük. Kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile yargılanan Emine N.Ö., Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde tekrar hakim karşısına çıktı. Duruşmaya tutuklu sanığın yanı sıra avukatı Uğur Gökkoyun, kayyım olarak atanan avukat Ayşe Pınar Eren ve tanıklar katıldı. Tanık olarak dinlenen polis memuru S.K., "Çöp konteynerinin yanında şüpheli ceset veya et parçası olduğu bilgisi geldi. Anonsla olay yerine gittiğimizde gri renkli çöp konteynerinin yanında havlu ile sarılmış ve kadın kilotlu çorapla bağlanmış bebek gördük. Bebeğin göbek bağı kesilmemişti. Plasenta görmedim, hatırlamıyorum. Göbek kordonu bebeğin vücuduna sarılı değildi. Kordon boynuna sarılmış olduğunu hatırlamıyorum. Bebekte yara izi hatırlamıyorum ancak çok kan vardı. Zayıf bir bebekti. 'Biri öldürüp bırakmış' diye düşündük. 'Birisi mi zarar verdi' kanısı oluşmuştu. Çorapla kamufle edilmeye çalışılmış izlenimi almıştık" diye konuştu. "Bebek; karton kutunun içine ve kağıt poşete konulmuş, battaniye sarılmıştı" Bebeği ilk bulan tanık F.D. ise, "Hurdaya gittiğimde bebeği buldum. Bebek; karton kutunun içine ve kağıt poşete konulmuş, battaniye sarılmıştı. Poşeti karıştırırken bebeğin ayağını gördüm. Korktum ve uzaklaştım. Kokudan arkadaşımı aradım, o da polise haber verdi. Poşetin ağzı külotlu çorapla bağlandığını ilk ifademde vermişim doğrudur ancak uzun zaman geçtiği için onu şimdi hatırlamıyorum" şeklinde konuştu. "Emine doğaya, insanlara, yaşlılara, çocuklara hassasiyeti olan biridir" Tanık olarak dinlenen sanığın komşusu ve yakın arkadaşı, "O tarihlerde sanıkla aynı binada oturuyorduk. Sık sık birbirimize gidip giderdik. 2006 yılında babası vefat edince Emine'nin psikolojisi bozuldu. Birkaç kere sinir krizi geçirdi, elleri ayakları kilitlendi. Uzun yıllar ilaç kullandı. Emine'nin hamileliğini hiç anlamadım. Karnında büyüklük, kilosunda değişiklik hatırlamıyorum. Emine doğaya, insanlara, yaşlıla ra, çocuklara hassasiyeti olan biridir" ifadelerini kullandı. "Bebeğin boğazına kordon 3 tur dolanmıştır" Kayyım olarak atanan Ayşe Pınar Eren ise, "Otopsi ölü muayene raporuna göre bebek sağ doğmuş, nefes alıyor haldedir, sonradan vefat etmiştir. Bebeğin boğazına kordon 3 tur dolanmıştır, bu tıbben çok düşük ihtimaldir" ifadelerini kullandı. "Hatırlamıyorum" diyerek ağladı Tanık ifadelerine ilişkin söz hakkı verilen sanık ağlayarak, "Hatırlamıyorum" dedi. Tutuklu sanığın avukatı Uğur Gökkoyun ise, "Müvekkilim olay tarihinde hamile olduğunu bilmediğini ilk ifadesinde de belirtmiştir. Kordon dolanması olayı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Müvekkilim olayı hatırlamadığını, bayıldığını söylüyor. Müvekkilim psikolojisi çökmüştür, intihar eğilimindedir. Müvekkilimin tahliye edilmesini talep ediyorum" diye konuştu. Mahkeme heyeti, bebeğin ölü doğup doğmama ihtimali ve ilk alınan otopsi raporunun doğruluğuna ilişkin belgenin beklenilmesine, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi. İlk celse sanığın verdiği savunma Davanın 14 Nisan 2026 tarihindeki ilk celsesinde sanık Emine N.Ö., "O tarihlerde psikolojik olarak yaşadığım travmalar vardı. Bundan dolayı hamile olduğumun farkında değildim. Vücudumda herhangi değişiklik yoktu, karnım şişmemişti. Regl takvimim düzenliydi. Mide bulantısı da yaşamadım. Olay günü çok şiddetli karın ağrısı ile tuvalete gittim. Tuvaletteyken aşırı kanamam oldu. Beni kan tutuyor. Bulanık hatırladığım durumlar oluştu. Ne olduğunu anlamadığım durumla karşılaştım. Katı bir cisim benden düştü, bebeğin kafasını görünce bayıldım. Ayıldığımda bebek kucağımdaydı ve kaskatıydı. Bebeğin ağladığını duymadım. İlk yardım amacıyla bebeğin sırtına vurdum. Bebek geldiğinde kordonun durumunu hatırlamıyorum. Bebekten ayrılışımız nasıl oldu hatırlamıyorum. O dönem psikolojik olarak bunalıma girmiştim, bunun için ilaç da kullanıyordum. Çok net hatırlamıyorum ama o sıra alkollü olabilirim. Bebeğin boğazındaki kordonu görmedim, hatırlamıyorum" şeklinde konuşmuştu.

18 yaşındaki Ece Naz, kahvaltı hazırlarken sırtından vurulmuş Haber

18 yaşındaki Ece Naz, kahvaltı hazırlarken sırtından vurulmuş

Kızının kahvaltı hazırladığı sırada sırtından vurulduğunu söyleyen acılı anne Döne Macit, "Benim çocuğum aç gitmiş. Kahvaltı hazırlarken, patates kızartırken olay yaşanmış. Daha da evime patates almayı düşünmüyorum, evime haram oldu. O patates elinde gitti. Patates kızartırken, tezgaha dönük şekilde arkasından silah sıkmak nedir?" dedi. Olay, 29 Haziran'da Sırasöğütler Mahallesi'nde bulunan evde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, ziyaret amacıyla söz konusu eve giden 2 genç kızdan Ece Naz Macit (18), bir süre sonra silahla vuruldu. Silah seslerini duyan vatandaşların ihbarı üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kanlar içinde kalan genç kız, ambulansla kaldırıldığı hastanede yapılan bütün müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Cinayetle ilgili 3 şüpheli tutuklandı Polis ekiplerinin olayın yaşandığı evde yaptığı incelemelerin ardından, o sırada içeride bulunan 2'si erkek 3 kişi gözaltına alındı. Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro ekiplerince ifade işlemleri tamamlanan S.C.G., Y.O. ve A.A. adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan 3 şüpheli, "kasten öldürme" ve "6136 Sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet" suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Acılı anne "Benim çocuğumu yediler, adalet istiyorum" Kızını kaybetmenin derin acısını yaşayan 46 yaşındaki anne Döne Macit, olayı öğrendiği anları ve sonrasında hissettiklerini anlattı. Macit, "Ben evdeydim. Benim kızım arkadaşına gitmişti. Bana kız kardeşimden haber geldi. Ece bir kavgaya karışmış diye. Sonra ben evden tam çıkarken oğlumun arkadaşları kapıda belirdi. Onlar da bir tedirginlik vardı. 'Bir şey mi duydunuz?' diye sordum, gözlerini kırptılar. Aşağı inince çok kalabalık vardı. O kalabalığı görünce ben daha da tedirgin oldum. Kötü bir şey olduğunu hissettim. Ece vurulmuş dediler ben orada yıkıldım" dedi. Faillerin en ağır cezayı almasını talep eden anne Macit, sözlerine şöyle devam etti: "Benim çocuğumu yediler. Ben adalet istiyorum. Devlet büyüklerinden adalet istiyorum. Canı sıkılan birini vuruyor. Bir evlat kolay mı yetişiyor? Bende şimdiye kadar izliyordum, başkalarına üzülüyordum. Ateş düştüğü yeri yakıyor. Şuan benim ateşim de düştüğü yeri yakıyor. Yarın bir gün bu unutulacak. 3 gün 5 gün konuşulacak. Sonra ne olacak? Bir hafta sonra başka bir genç olacak. Ben adalet istiyorum. Kimsenin yaptığı yanına kalmasın." Sosyal medyada ve çevrede yapılan yorumlara da tepki gösteren acılı anne, "Asılsız yorumlar yapıyorlar. 'Senin kızının misafirlikte ne işi vardı?' gibi yorumlar. Ben başıboş bırakmadım. Şimdi nesillere, gençlere söz geçmiyor. Herkes yetiştiriyor, herkesin başında var. Bilip bilmeden kimse konuşmasın. Anne-baba olarak bizler sorumluluklarımızı biliyorduk. Çocuğumuzun peşindeydik ama arkadaşlarını kendisi gibi gördü, inandı. Temiz bir kızdı benim kızım. İyi niyetliydi, güler yüzlüydü, kimseye zararı yoktu. Kahkahası vardı, ömre bedeldi. Ben 4 kişinin de yargılanmasını istiyorum. 3'ünün de parmağı var. " ifadelerini kullandı. "O patates elinde gitti, arkasından silah sıkmak nedir" Kızının vurulduğu anla ilgili kahreden detayı paylaşan Döne Macit, "Elinizi, ayağınızı öpeyim gerçekten sesimi duyun. Çocuğum rüyama girmeden, 'Anne ben iyiyim' demeden ben rahat olamıyorum. Benim çocuğum aç gitmiş. Kahvaltı hazırlarken, patates kızartırken olay yaşanmış. Ben daha da evime patates almayı düşünmüyorum, evime haram oldu. O patates elinde gitti. Patates kızartırken, tezgaha dönük şekilde arkasından silah sıkmak nedir" diye konuştu. "Çiçeğimi aldılar" Torununun ölümüyle yıkılan anneanne Hayriye Gazi ise adaletin tecelli etmesini beklediklerini vurgulayarak, "Yavrumun kanı yerde kalmasın, dayanamıyorum. O benim bir tanemdi. Çiçeğimi aldılar gittiler. Onun kanı yerde kalmasın, ne olur. Adalet yerini bulsun" dedi.

"Kızına tokat attın" tartışması cinayetle bitmişti: Babaya müebbet, kızına 5 yıl hapis Haber

"Kızına tokat attın" tartışması cinayetle bitmişti: Babaya müebbet, kızına 5 yıl hapis

Olay, 30 Temmuz 2025 tarihinde saat 22.00 sıralarında Karamürsel Kayacık Mahallesi İnönü Caddesi'ndeki Halı Sahalar mevkiinde meydana geldi. Eşiyle birlikte sahilde yürüyen Uğur Deniz (35), daha önce kavga ettiği Ersin K. ile karşılaştı. Yanındaki bıçağı çıkartan Ersin K., Uğur Deniz'i eşinin gözleri önünde bıçakladı. Ağır yaralanan Uğur Deniz kaldırıldığı hastanede hayatını kaybederken, Ersin K. ve 15 yaşındaki kızı B.K. tutuklanarak cezaevine gönderildi. Sanık Ersin K.'nın olaydan yaklaşık 15 gün önce kızı B.K.'ye geç geldiği gerekçesiyle yolda tokat attığı, yoldan geçen bir kadının tepki göstermesi üzerine çıkan tartışmaya Uğur Deniz'in de dahil olduğu öğrenildi. Ersin K. ifadesinde, Deniz'in kendisine küfrederek çocuklarının yanında darbettiğini ve olaydan haftalar sonra maktulü aynı bölgede görünce cinayeti işlediğini söyledi. Babaya ve kızına hapis talebi Kocaeli 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar Ersin K. ve 15 yaşındaki kızı B.K. ile taraf avukatları katıldı. Duruşmada mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, sanık Ersin K.'nın "kasten öldürme" suçundan müebbet hapis, kızı B.K.'nin ise "yardım etme" suçundan cezalandırılmasını, olayda adı geçen 12 yaşındaki diğer kızları N.D.'nin ise beraatını talep etti. "Baba ve kız iştirak iradesi içinde tasarlayarak eylemi gerçekleştirmişlerdir" Maktul Uğur Deniz'in ailesinin avukatı ise, eylemin tasarlanarak işlendiğini savunarak, "Sanık, maktulü 15 gün boyunca izliyor ve eylemi tasarlıyor. Bıçak maktulün koltuk altından girip kalbine saplanıyor. Bu bıçak özenle seçilmiş. Sanık bunu aklından planlamış. Eylem bize göre tasarlamadır, bu sebeple ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep ediyorum. Kızı B.K.'nın ise yardım etme sıfatıyla cezalandırılması talep edilmiş. B.K., Deniz'i görünce babasına kavga ettiği kişinin o olduğunu söylüyor. Babasının ilk olay gecesi ayık olmadığını biliyor. B.K.'nın asli fail olarak azmettirme suçundan yargılanmasını talep ediyoruz. Baba ve kız iştirak iradesi içinde tasarlayarak eylemi gerçekleştirmişlerdir" diye konuştu. "Kızımı serbest bırakın, ben tahliyemi istemiyorum" Karar öncesi son sözleri sorulan sanık Ersin K., kızının suçsuz olduğunu belirterek, "Kızımın cezalandırılmasını istemiyorum, onun tahliyesini istiyorum. Ben ise tahliyemi istemiyorum" dedi. Sanık B.K. ise üzerine atılı suçlamaları reddederek, tahliyesini talep etti. Babaya müebbet, kızına 5 yıl 6 ay hapis Mahkeme heyeti, sanık Ersin K'nın "kasten öldürme" suçundan müebbet hapisle cezalandırılmasına hükmetti. Heyet, kızı B.K.'ye "yardım etme" suçundan 5 yıl 6 ay hapis cezası vererek tahliyesine, 12 yaşındaki N.D.'nin ise beraatına karar verdi.

Cinayetten dram çıktı: 15 yaşında öldürülen Erdem'in hikayesi yürek dağladı Haber

Cinayetten dram çıktı: 15 yaşında öldürülen Erdem'in hikayesi yürek dağladı

İzmir'in Karşıyaka ilçesinde, aralarında önceden husumet bulunan kişiler arasında sahilde çıkan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. İddiaya göre 18 yaşındaki C.C., yanında bulunan kesici aletle 15 yaşındaki ortaokul öğrencisi Erdem Demir'i ağır yaraladı. Güvenlik kamerası görüntülerinde, yaralanan Demir'in can havliyle bir kafeye sığındığı, şüphelinin ise vatandaşlar tarafından engellendiği anlar yer aldı. Hastaneye kaldırılan Erdem Demir, doktorların tüm müdahalelerine rağmen yaşamını yitirirken, cenazesi Manisa'nın Salihli ilçesinde toprağa verildi. Olayın ardından yakalanan C.C. ile kavgaya karıştığı belirlenen D.K., çıkarıldıkları mahkemece 'kasten öldürme' suçundan tutuklandı. Sevgi Evi'nde büyüdü Karşıyaka sahilinde 7 Haziran'da meydana gelen olayda aldığı bıçak darbesiyle hayatını kaybeden Karşıyaka Fevzipaşa Ortaokulu 8. sınıf öğrencisi Erdem Demir'in (15) yaşam öyküsüne dair detaylar yürekleri dağladı. Aslen Manisalı olan ve memleketi Manisa'da gözyaşları içinde toprağa verilen talihsiz Erdem'in, çocukluk yıllarında Bayraklı Sevgi Evi'nde kaldığı öğrenildi. Cinayet şüphelisi adeta suç makinesi çıktı Olayın ardından polis ekiplerince kıskıvrak yakalanan cinayet şüphelisi C.C.'nin (18) ise adeta bir suç makinesi olduğu ortaya çıktı. Bir motor tamirhanesinde çalıştığı belirtilen C.C.'nin; mala zarar verme, kasten yaralama, uyuşturucu madde kullanma, tehdit, hakaret, açıktan hırsızlık, iş yerinden hırsızlık ve motosiklet hırsızlığı gibi çeşitli suçlardan toplam 25 ayrı suç kaydının bulunduğu tespit edildi. Can havliyle kafeye sığındığı anlar kamerada Olay, 7 Haziran'da Karşıyaka Sahili'nde taraflar arasında daha önceden var olan husumet nedeniyle çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesiyle meydana geldi. İddiaya göre 18 yaşındaki C.C., yanında bulundurduğu kesici aletle Erdem Demir'i ağır yaralarken, kavgaya C.C.'nin yanında bulunan D.K. (19) de dahil oldu. Cinayetin hemen sonrasına ait ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntüleri ise yaşanan dehşeti saniye saniye gözler önüne serdi. Kayıtlarda; aldığı bıçak darbesiyle ağır yaralanan Demir'in, karnını tutarak can havliyle müşterilerin bulunduğu bir kafeye koşup sığındığı anlar yer aldı. Görüntülerin devamında, Demir'in arkasından kafeye doğru gelen şüpheli C.C.'nin, kafenin önündeki duyarlı vatandaşların araya girmesiyle engellenip uzaklaştırıldığı görüldü. Demir'in arkadaşlarının olay sonrası panik halinde kafeye gelmesi ve müşterilerin yaşadığı korku dolu anlar da kameralara yansıdı. Hastanede hayatını kaybetti, 2 şüpheli tutuklandı Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye sevk edilen sağlık ekiplerince ilk müdahalesi yapılan ve ambulansla özel bir hastaneye kaldırılan Erdem Demir, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. 15 yaşındaki Erdem'in cenazesi, memleketi Manisa'nın Salihli ilçesinde dün toprağa verildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.