Hava Durumu

#Kaygi

Yeni Marmara Gazetesi - Kaygi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kaygi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa'da 57 kişinin gözaltına alındığı operasyonda kabızlık şikayeti baş gösterdi Haber

Bursa'da 57 kişinin gözaltına alındığı operasyonda kabızlık şikayeti baş gösterdi

Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada Bozbey'in yanı sıra ailesi ve belediye bağlantılı toplam 59 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. 31 mart salı sabahı Bursa merkezli 4 ilde yapılan eş zamanlı operasyonda Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, eşi, kızı ve 2 kardeşinin yanı sıra Bursa'da faaliyet yürüten inşaat şirketi sahipleri, müteahhit ve bazı belediye çalışanı ve vakıf yönetimindeki kişilerden oluşan 57 kişi "rüşvet, yolsuzluk, suç örgütü kurma ve imar kirliliği" suçlamalarıyla evlerinden alınarak gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında 51 ikamet, 23 şirket ve iş yerine el konuydu. Mustafa Bozbey'in eşi Seden Bozbey'in yöneticiliğini yaptığı NİLVAK hakkındaki tasarrufun Vakıflar Bölge Müdürlüğünde olduğu Emniyet tarafından NİLVAK hakkında adli dosyanın olduğunun Vakıflar Bölge Müdürlüğüne bildirildiği vakıf statüsünde olduğu için kayyum atanamadığı öğrenildi. Mustafa Bozbey'in özellikle Nilüfer Belediye Başkanlığı dönemi ve tutuklu eski başkan Turgay Erdem ile bağlantılı olduğu faaliyetlerle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli şahısların emniyetteki sorguları devam ederken 57 şahsın avukatlar nezaretinde ifadelerinin alınmaya başlandığı belirtildi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve ailesinin ifadelerinin de Bursa Barosuna kayıtlı Avukat Şerafettin Yavuz'un başkanlık ettiği avukat gurubu eşliğinde ifadesinin alınacağı öğrenildi. İfadelerin tamamlanmasının ardından gözaltındaki 57 şüpheli şahsın Cuma günü adliyeye sevk edilmeleri bekleniyor. AŞIRI STRES HAZIMSIZLIK YAPIYOR Son iki günü Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün nezaretinde geçiren şüpheli şahıslardan bazılarının rahatsızlanıp emniyet müdürlüğüne çağırılan 112 ambulanslarıyla hastaneye götürülmeleri dikkat çekti. Aralarında daha çok müteahhitlerin olduğu ve rahatsızlanıp ambulansla hastaneye götürülen 7 kişinin strese bağlı hazımsızlık ve kabızlık şikayetiyle hastanelik oldukları öğrenildi. Uzmanlara göre, strese bağlı kabızlık, özellikle gözaltı gibi yoğun kaygı ve belirsizlik ortamlarında sık görülen bir durum. Stres, beyin ile bağırsak arasındaki sinir ağı üzerinden sindirim sistemini doğrudan etkileyerek bağırsak hareketlerini yavaşlatabilir ve kabızlığa yol açabilir. Beyin Bağırsak Ekseni: Beyin ve sindirim sistemi sürekli iletişim halindedir. Stres, otonom sinir sistemi üzerinden bağırsak kaslarının hareketini yavaşlatabilir. Kaygı Döngüsü: Kabızlık, kaygıyı artırır; artan kaygı ise bağırsak fonksiyonlarını daha da bozarak kısır bir döngüye sebep olur Hormonal Etki: Stres sırasında salgılanan kortizol gibi hormonlar sindirim sisteminde değişikliklere yol açar. GÖZALTI ORTAMINDA KABIZLIK NEDEN ARTABİLİR? Yoğun psikolojik baskı: Belirsizlik, korku ve kaygı bağırsak hareketlerini yavaşlatır. Beslenme düzeni bozulması: Yetersiz lif ve sıvı alımı kabızlığı tetikler. Hareketsizlik: Kapalı ortamda uzun süre hareketsiz kalmak bağırsak fonksiyonlarını olumsuz etkiler. Tuvalet alışkanlıklarının değişmesi: Ortam değişikliği ve mahremiyet eksikliği dışkılama refleksini baskılayabilir.

Sınav Kaygısı Başarıyı Düşürüyor mu? Haber

Sınav Kaygısı Başarıyı Düşürüyor mu?

Eğitim hayatı boyunca sayısız sınava giren, özellikle de yaklaşan Liseye Geçiş Sistemi (LGS) sınavına hazırlanan çocuklarda yaygın şekilde görülen sınav kaygısının akademik başarıyı etkilediğini belirten Uzman Psikolog Tansel Tara Çapar, aile ve öğretmenlerin çocuğa anlayışlı ve destekleyici tutum göstermesi gerektiğini vurguladı. Çocukların endişe ve sıkıntılarını aşması için nefes egzersizi, iyi bir uyku ve deneme sınavı pratiği tavsiye etti.   Acıbadem Adana Hastanesi Uzman Psikolog Tansel Tara Çapar, pek çok öğrencinin yaşadığı sınav kaygısı yani “öğrencinin gerçek performansını göstermesini engelleyen, içerisinde betimsel ve davranışsal özellikler barındıran, çocukta olumsuz duygular hissettiren durum” ile ilgili önemli bilgiler verdi. Sınav kaygısının çocukların öğrendikleri bilgileri sınav sırasında kullanmalarına engel olarak performans düşüşüne neden olduğunu belirten Çapar, ayrıca psikolojik problemleri de beraberinde getirdiğini vurguladı.  Sınav kaygısı olan çocukta “huzursuzluk, endişe, tedirginlik, sıkıntı” hislerinin belirginleştiğine dikkat çeken Psikolog Çapar “Ders çalışmada isteksizlik, mide bulantıları, karın ağrıları, ağız kuruluğu, taşikardi ve benzeri belirtiler gözlemlenebilir. Konsantre olmadıklarını dile getirebilir, özgüvende azalma ve değersiz hissetme ile karşılaşılabilir. Uyku ve iştahta bozulmalar görülebilir. Çocuğun ders notlarında gözle görülür bir düşüş gözlemlenir. Ders çalışma eylemini devamlı olarak erteleme, sınav öncesi ve sonrası süreç hakkında konuşmayı reddedebilirler. Okul, ders ve sınavlar hakkında sorular sorulmasından büyük ölçüde rahatsız olurlar. Sınav kaygısı olan çocukların çok çalışmasına rağmen performans düşüklüğü yaşadıkları bilinmektedir. Öğrenciler sınavın içeriği yerine kendilerine odaklanır. Bu nedenle bilgilerini aktaramaz, okuduğunu anlayamaz, düşüncelerini organize etmede güçlük yaşayabilir” diye konuştu. “Bilinçaltındaki korkular kaygıya dönüşebilir”  Psikolog Çapar, çoğu öğrencinin sınavları kendi kişiliklerini ölçen bir test olarak gördüğüne değinerek sınavların kişiliği değil, bilgiyi ölçtüğünü hatırlatmak gerektiğini ifade etti. Aksi taktirde çocukların başarısızlık düşüncesini tehdit olarak görerek kaygılarının artacağını belirten Psikolog Çapar sınav kaygısını etkileyen faktörlerin “genetik faktörler, aile içinde verilen yanlış eğitimler, bireydeki iç çatışmalar ve öğrenilmiş tepki olarak kaygı” olduğunu söyledi. Çocuklarda kaygı oluşturan nedenlerden birinin “bilinçaltındaki korkular” olduğunu; bireylerin genellikle korkunun kaynağı olan ilk hatıralarını unutma, bastırma ve reddetme eğiliminde olsa da korkuların kaygı olarak ortaya çıktığını sözlerine ekledi.  Çocuğa karşı aile ve öğretmenlerin destekleyici tutumunun önemini vurgulayan Psikolog Çapar “Sınav kaygısı olan çocuk, "Ya başaramazsam", "Kazanamayacağım", "Ya sınavda bayılırsam", "Yapamayacağım" gibi gerçekçi olmayan düşünceler ile kendilerini eleştirebilir. Çocukta, dikkat dağınıklığı, odaklanamama problemi, endişe ve huzursuzluk gibi ruh halleri hissedilebilir. Bedensel belirtilere bakıldığında; mide bulantısı, kalp hızında artış, terleme, titreme vb semptomlar görülebilir. Bu kaygının oluşmasında olumsuz otomatik düşünceler ve çevre baskısı yer aldığı için çocuğa karşı aile ve öğretmenlerin destekleyici tutumu çok önemlidir” dedi.  “Başka çocuklarla kıyaslamadan, anlayışla yaklaşılmalı”  Ailelerin çocuktan beklentisinin yüksek olmasının da kaygıya yol açabileceğinden bahseden Psikolog Çapar aile, arkadaş ve öğretmenlerinden destek gören çocukların motive olarak başarılarını arttırdıklarını anlattı. Ebeveynlerin çocuklarından beklentilerinin gerçekçi olması gerektiğinin altını çizen Psikolog Çapar şunları dile getirdi: “Aileler çocuğa karşı kıyaslayıcı, otoriter, eleştirici ve baskıcı tutumlar değil empatik ve anlayışlı yaklaşımlar sergilemelidir. Ailenin hedeflerinin gerçekçi ve ulaşılabilir olması durumunda çocuklarda sınav kaygısı kontrol edilebilir düzeye gelir.”  “Deneme sınavları moral bozmadan devam etmeyi sağlıyor”  Nefes ve gevşeme egzersizlerinin gevşeme ve odaklanma sağlayarak sınav kaygısı ile başa çıkmada yardımcı olduğunu vurgulayan Psikolog Çapar kaygıyı yok sayıp bastırmak yerine kabul edip tanımaya çalışmanın kaygıyı azaltıcı bir yöntem olduğunu belirtti. Araştırmalara göre, çocuğun sınav kaygısıyla yüzleşmesinde olumlu etkileri olan deneme sınavlarının, yapılamayan sorularda moral bozmadan devam edebilme yeteneğini geliştirdiğini sözlerine ekledi.  Psikolog Çapar bir diğer faktörün de uyku düzeni olduğuna dikkat çekerek “Sınav senesini bir maratona benzetebiliriz. Bu nedenle uygun saatte yatarak sabah dinlenmiş bir şekilde uyanmak çocuğun enerji depolamasını sağlar. Sınav stresini azaltan bir diğer faktör ise, egzersizlerdir. Bu sebeple öğrencilerin düzenli egzersiz yapmaları teşvik edilir. Sınav kaygısı psikolojik problemlerle ilgili olabilir. Psikoterapi ile öğrencilerin sınav kaygılarının nedenleri belirlenir ve bunlar üzerinde seans yapılandırılır. betimsel Davranışçı Terapi (BDT), öğrencilerin olumsuz düşüncelerini ve inançlarını sınava yönelik işlevli ve yapıcı düşünceler ile değiştirilmesinde yardımcı olur. Bu terapi yöntemi öğrenciye sınav stresiyle başa çıkma becerisi kazandırır” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.