Hava Durumu

#Kaza

Yeni Marmara Gazetesi - Kaza haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kaza haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kağıthane’de korkunç kaza: 1 ölü, 2 yaralı Haber

Kağıthane’de korkunç kaza: 1 ölü, 2 yaralı

Kağıthane’de aynı yönde seyir halindeki taksiye arkadan çarpan otomobil bariyerlere savruldu. Otomobilin sürücüsü, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti, 2 kişi yaralandı. Kaza nedeniyle TEM Otoyolu Ankara istikametinde kilometrelerce trafik yoğunluğu oluştu. Kaza alanı ve trafik havadan görüntülendi. Kaza, saat 01.00 sıralarında TEM Otoyolu Kağıthane mevkii Ankara istikametinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre 06 FN 8045 plakalı otomobil, aynı yönde ilerleyen 34 TAJ 72 plakalı taksiye arkadan çarptı. Çarpmanın etkisiyle savrulan taksi bariyerlere çarparak dururken, otomobil bariyerlerin arasına sıkıştı. Kazada otomobilin sürücüsü ile araçta bulunan 2 kişi yaralandı. Taksi sürücüsü ise kazayı yara almadan atlattı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Otomobilde sıkışan sürücü, itfaiye ekiplerinin çalışmasıyla sıkıştığı yerden çıkarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi. Olay yerindeki ilk müdahalenin ardından yaralılar ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan otomobil sürücüsü, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Kaza nedeniyle Ankara istikametinde iki şerit trafiğe kapatıldı. Ulaşımın kontrollü sağlandığı otoyolda trafik yoğunluğu oluştu. Bariyerlerin arasına sıkışan otomobilin çekiciyle çıkarılması ve kaza yapan araçların kaldırılmasının ardından kapatılan şeritler yeniden trafiğe açıldı. Kazaya ilgili inceleme başlatıldı.

Aile, oğullarının trafik kazasında hayatının kaybettikten 29 gün sonra serbest kalan sürücünün tekrar tutuklanmasını istedi Haber

Aile, oğullarının trafik kazasında hayatının kaybettikten 29 gün sonra serbest kalan sürücünün tekrar tutuklanmasını istedi

Antalya'nın Kumluca ilçesinde nikah için tarih aldıktan sonra geçirdiği trafik kazasında 27 yaşındaki gencin hayatını kaybetmesine ilişkin görülen davanın ilk duruşması, bilirkişi raporundaki eksikliklerin giderilip tekrar sunulması üzerine ertelendi. Aile, güvenlik kameralarına yansıyan kazada 29 gün sonra serbest kalan otomobil sürücüsünün tekrar tutuklanmasını istedi. Antalya'nın Kumluca ilçesinde 30 Haziran 2026 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, kazadan yaklaşık bir saat önce nişanlısıyla 14 Ağustos için nikâh günü alan Onur Civelek'in (27) hayatını kaybetmişti. Kaza sonrası otomobil sürücüsü N. M.'nin 29 gün sonra tahliye edilmesi, ailenin de tepkisine neden olmuştu. Dün Kumluca İkinci Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davaya Onur Civelek'in ailesi, yakınları, ailenin avukatı, tutuksuz yargılanan sanık N. M., ailesi ve avukatı katıldı. Dava aile, sürücünün tekrar tutuklanmasını talep etti. Civelek ailesinin avukatı Ceren Akkelle, adlı tıp ve bilirkişi raporunun gelmediğini gerekçe göstererek N. M'nin düğün hazırlığı yapan, nikah merasimine giden 27 yaşındaki bir gencin ölümüne sebep olduğunu ve 29 günde tahliye edildiğini, ilk celsede karar verilmesini doğru bulmadıklarını söyledi. Tutuksuz yargılanan N. M'nin ailesinin avukatı Serkan Öztürk ise; "Müvekkilim kaza günü aracından inerek yaralı ile ilgilenmiş olay yerine ambulans çağırmıştır. İyi niyet göstermiştir. Müvekkilim basit taksirle ölüme sebep olmuştur. Pişman olduğunu söylüyor. Onur Civelek'in ailesine kasko sigortası tarafından maddi manevi destek olunacağını beyan etmiştir. Bu yüzden müvekkilimin üzerindeki adlı kontrol şartının kaldırılmasını ve tahliyesini istiyoruz" dedi. "Daha dikkatli olmadığım için çok pişmanım" Mahkemede kazayı anlatan sürücü N. M., "O gün babam ile hastaneden geliyorduk. Evimizin yanına geldiğimizde sinyal vererek, sola döndüm. Dönerken birden fren sesi duydum. Bir anda otomobilimin yanında motosiklet ve bir gencin yerde yattığını gördüm. Hemen aracımdan indim. Yaralı Onur Civelek ile ilgilendim. Durumunun nasıl olduğunu sordum. Ambulans çağırdım. Onur Civelek'in ölümünden dolayı çok üzgünüm. Aileye başsağlığı diliyorum. Daha dikkatli olmadığım için çok pişmanım" dedi. Dava bilirkişi raporundaki eksikliklerin giderilip tekrar sunulması üzerine ileri bir tarihe ertelendi. Dava sonrası gazetecilere açıklamalarda bulunan Onur Civelek'in anne ve babası, oğullarının ölümüne sebep olan sürücünün tekrar tutuklanması ve en ağır cezayı alması gerektiğini söylediler. Anne Esma Civelek, "Ceylan gibi çocuk gömdüm. 3 aydır uyuyamıyorum" dedi. Civelek ailesinin avukatı Ceren Akkelle ise, sürücünün Olası Bilinçli Taksirle yargılanması gerektiğini ileri sürdü.

Mermerci iki ay önce yalı hayatını anlatmıştı: "Sürekli bir sorun çıkıyor" Haber

Mermerci iki ay önce yalı hayatını anlatmıştı: "Sürekli bir sorun çıkıyor"

İstanbul Boğazı'nda seyreden "Bosfor" isimli gezi teknesi, Üsküdar Vaniköy'de moda yazarı Derin Mermerci'ye ait tarihi yalıya çarptı. Teknenin önce yalı önündeki tekneye, ardından yalının bulunduğu alana çarptığı anlar kameraya yansıdı. Mermerci'nin yaklaşık iki ay önce yalı hayatıyla ilgili yaptığı, "Yalı hayatı herkesin sandığı kadar iyi değil. Babamın bana bıraktığı yalıda sürekli bir sorun çıkıyor" açıklaması ise olayın ardından yeniden gündeme geldi. Olay, dün gece Üsküdar Vaniköy sahilinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İstanbul Boğazı'nda seyreden "Bosfor" isimli gezi teknesi henüz bilinmeyen bir nedenle kıyıya yönelerek moda yazarı Derin Mermerci'ye ait tarihi Kazasker Necmettin Efendi Yalısı'nın bulunduğu alana çarptı. Görüntülerde dev teknenin önce yalı önündeki tekneye, ardından kıyıya çarptığı görüldü. İki ay önce yalı hayatından bahsetmişti Derin Mermerci'nin olaydan yaklaşık iki ay önce yalı hayatına ilişkin yaptığı açıklama dikkat çekti. Mermerci, "Yalı hayatı herkesin sandığı kadar iyi değil. Babamın bana bıraktığı yalıda sürekli bir sorun çıkıyor. Tek avantajı, direkt tekne ile karşıya geçebilmem" ifadelerini kullanmıştı. Mermerci'nin sözleri, gezi teknesinin dün gece yalının bulunduğu alana çarpmasının ardından yeniden gündeme geldi. 19'uncu yüzyıldan kalma tarihi yalı Üsküdar Vaniköy'de Boğaz'ın kıyısındaki Kazasker Necmettin Efendi Yalısı'nın 19'uncu yüzyıldan kaldığı ve uzun yıllardır Mermerci ailesiyle anıldığı belirtiliyor. Tarihi yapının tapusunun Derin Mermerci'nin üzerine olduğu biliniyor.

Çorum'da korkunç kaza: 4 ölü Haber

Çorum'da korkunç kaza: 4 ölü

Çorum'da otomobil ile cipin çarpışması neticesinde meydana gelen kazada 1'i çocuk 4 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi de ağır yaralandı. Kazada ölen iki kişinin ise dün nişanlanan çift olduğu öğrenildi. Kaza, Çorum-İskilip karayolu Ceritbeli mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Zehra Betül Yılmaz idaresindeki 19 AHJ 649 plakalı Vokswagen otomobil ile Mert Üstünel yönetimindeki 19 DR 008 plakalı Honda marka cip kafa kafaya çarpıştı. Kazayı gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. 4 kişi hayatını kaybetti Olay yerine intikal eden ekipler, sürücüler ile otomobilde yolcu olarak bulunan Hüsra Lal (6) olay yerinde hayatını kaybettiğini belirledi. İtfaiye ekipleri tarafından araçlardan çıkartılan Ömer Cebeci ve Menevver Lal ise sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalelerinin ardından Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Tedavi altına alınan yaralılardan Ömer Cebeci de hayatını kaybetti. Tedavisi süren Münevver Lal'in ise hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenildi. Olay yerinde jandarma ekipleri tarafından yapılan incelemelerin ardından, hayatını kaybeden vatandaşların cenazesi ise Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı. Dün nişanlanmışlar Öte yandan, kazada hayatını kaybeden Ömer Cebeci ve Zehra Betül Yılmaz'ın dün düzenlenen merasimle nişanlandıkları öğrenildi. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Ormanda boğazı kesilerek öldürülen Gökçe'nin ailesi konuştu: Son görüntüleri yürek burktu Haber

Ormanda boğazı kesilerek öldürülen Gökçe'nin ailesi konuştu: Son görüntüleri yürek burktu

Gökçe'nin annesi Zeynep Alkan, gözyaşları içinde kızı için adalet isterken, "Kızımın kimseye zararı yoktu. Olay günü gitmemesini söyledim" dedi. Ablası Özlem Akbay, katil zanlısının kardeşine tuzak kurduğunu belirterek, "Ona kaza yaptım. Aracım pert oldu. Hastanedeyim deyip çağırmış. Kardeşim onunla görüşmek için değil ondan ayrılmak için yanına gitti. Gitme dedim ama yüzleşmek istedi" ifadelerini kullandı. Özge'nin ayakkabıları cenaze evinin önüne konulurken, geriye ise mutlu günlerinde çekilmiş videoları kaldı. Olay, Karacabey ilçesi Güngörmez Mahallesi'ndeki ormanlık alanda meydana geldi. İddiaya göre Gökçe Alkan (18) ile erkek arkadaşı Mustafa B. (24), otomobille ormanlık alana gitti. İkili arasında ayrılma meselesi yüzünden tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Mustafa B.'nin bıçakla Gökçe Alkan'ın boğazını kestiği öne sürüldü. Genç kız olay yerinde hayatını kaybederken, şüpheli de kendisine zarar verip boynundan yaralandı. Jandarma ekiplerince gözaltına alınan şüphelinin hastanedeki tedavisinin sürdüğü bildirildi. "Çıkma dedim ama çıkacağım dedi" Kızının ölümünden önce son kez birlikte vakit geçiren anne Alkan, Gökçe'nin olay günü saat 18.00 sıralarında dışarı çıkmak istediğini söyledi. Saat 18.00'a kadar kızıyla birlikte olduğunu belirten acılı anne, "18.00'a kadar beraberdik. O saatten sonra 'Dışarı çıkacağım anne' dedi. 'Çıkma' dedim ben ona. 'Çıkacağım' dedi' ifadelerini kullandı. Kızının erkek arkadaşıyla yaşadığı sorunları kendisine anlatmadığını söyleyen anne, daha önce tehdit edilip edilmediğini de bilmediğini belirterek, "Hiçbir şey demedi. İçinde yaşıyordu, saklıyordu. Hiçbir şey söylemedi" dedi. Saatlerce telefonuna ulaşamadı Gökçe'den haber alamayınca endişelenmeye başladığını anlatan anne Alkan, saat 21.00'den sonra kızını defalarca aradığını ancak telefonlarına cevap verilmediğini söyledi. Bir süre sonra damadının kendilerine Gökçe'nin erkek arkadaşıyla kavga ettiğini söylediğini aktaran anne, önce hastaneye gittiklerini, ardından karakola geçtiklerini ve gerçeği burada öğrendiğini belirtti. "Adalet istiyorum" Kızının ölümünün ardından tek taleplerinin adalet olduğunu söyleyen Zeynep Alkan, "Adalet istiyorum. Benim kızıma nasıl öldürdüyse ona da aynısının yapılmasını istiyorum" dedi. Anne Alkan, 5 Ekim'de Gökçe için düzenlenen yürüyüşte de "Bütün Gökçelere, bütün kızlara adalet istiyorum. Benim yaşadığımı hiçbir anne yaşamasın" sözleriyle adalet çağrısında bulunmuştu. Ablası: "Sessiz, sakin, sürekli gülümseyen biriydi" Gökçe Alkan'ın ablası Özlem Akbay ise kardeşinin sessiz, sakin, kimseye zararı olmayan ve sürekli gülümseyen bir genç kız olduğunu söyledi. Olaydan kısa süre önce kardeşiyle birlikte vakit geçirdiğini anlatan abla Özlem Akbay, Gökçe'nin o gece kendisini çağırması üzerine yanına gittiğini belirterek, "Beraber oturduk, eğlendik. Gayet iyiydi, keyfi yerindeydi, hiçbir şey yoktu" dedi. Ablasının anlatımına göre Gökçe'nin erkek arkadaşı, iki gündür kendisine ulaşmadığını ve hastanede olduğunu söylemişti. Bu anlatıma inanmadığını belirten abla Özlem Akbay, kardeşine erkeğin kendisine yalan söylediğini düşündüğünü belirterek, "Gökçe dedim, insan sürekli kaza mı yapar? O çocuk sana yalan atıyor. Kanıtlayacağım sana dedim" diyen abla, erkek arkadaşının gerçekten hastanede olup olmadığını öğrenmek için hastaneleri aradığını ancak bilgi alamadığını söyledi. "Gitme dedim, yüzleşmek istedi" Gökçe'nin öldürüldüğü gün erkek arkadaşının yeniden kendisini aradığını anlatan abla Özlem Akbay, Mustafa B.'nin kaza yaptığını ve otomobilini göstermek istediğini söylediğini aktardı. Kardeşine gitmemesi yönünde uyarıda bulunduğunu belirten abla, "Gökçe dedim, gitme, boş ver, ne gerek var? ‘Yüzleşmek istiyorum, göreyim bakalım' dedi" ifadelerini kullandı. Gökçe'nin bunun üzerine buluşmaya gittiğini belirten abla, yaşananların planlı bir cinayet olduğunu düşündüğünü söyledi. "Telefonunu sahile attığını ölümünden sonra öğrendim" Kardeşine erkek arkadaşının uyuşturucu kullanıp kullanmadığını da sorduğunu aktaran Özlem Akbay, "Gökçe'nin kendisine "Hayır, içmiyor. Benim yanımda sigara bile içmiyor" dediğini söyledi. Ancak daha sonra çevreden farklı söylentiler duyduğunu belirten abla, Gökçe'nin başka bir telefonunun olduğunu ve bu telefonun sahile atıldığını kardeşinin ölümünden sonra arkadaşlarından öğrendiğini ifade etti. "Çocuğa sordum, kardeşime ne oldu diye" Olayın ardından hastaneye gittiğini anlatan Gökçe'nin ablası, burada şüpheliyle karşı karşıya geldiğini söyledi. İlk başta yaşananları kaza olarak düşündüğünü belirten abla, "Çocuğa sordum, 'Kardeşime ne oldu, ne olur söyle' diye. Çocuk hiçbir şey söylemedi" dedi. Gökçe'nin hakkını arayacağını belirten abla, "Gökçe'nin hakkını aramak istiyorum. Adalet istiyorum" diye konuştu. Dayısı: "Melek gibi bir kızdı" Gökçe Alkan'ın dayısı Şenol Yavuz da yeğeninin ölümünün ardından büyük acı yaşadıklarını söyledi. Gökçe'yi 18 yaşına kadar el bebek gül bebek büyüttüklerini belirten Yavuz, "Melek gibi bir kızdı. 18 yaşına kadar el bebek gül bebek besledik. Güzel bir şekilde hayatını yaşamaya çalıştı. Hayatının en güzel anında katledildi" dedi. Yeğeniyle olaydan birkaç gün önce görüştüğünü ancak erkek arkadaşıyla ilgili herhangi bir konuşma yapmadıklarını belirten Yavuz, daha önce Gökçe'nin tehdit edildiğine yönelik kendisine herhangi bir bilgi ulaşmadığını söyledi. "Baştan kötü bir olay olduğunu söylemediler" Olayı ilk olarak farklı şekilde öğrendiğini anlatan Şenol Yavuz, kendisine önce Gökçe'nin hastaneye kaldırıldığı bilgisinin verildiğini söyledi. "Baştan kötü bir olay olduğunu söylemediler. Hastaneye kaldırıldığını söylediler. O şekilde gittim de bu olayın bu şekilde cereyan ettiğini öğrendik" diyen Yavuz, cinayetin nasıl işlendiğine dair kendilerinin de tüm ayrıntıları bilmediğini ifade etti. Gökçe'nin cenazesi toprağa verildi Bu yıl Farabi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Sağlık Hizmetleri Alanı'ndan mezun olduğu ve iş aradığı öğrenilen Gökçe Alkan'ın, ailenin 3 kız çocuğunun en küçüğü olduğu belirtildi. Gökçe Alkan'ın cenazesi, Bursa Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsi işlemlerinin ardından ailesine teslim edildi. Uluabatlı Hasan Camisi'nde kılınan cenaze namazının ardından genç kız toprağa verildi. Öte yandan, Gökçe Alkan için 5 Ekim'de Karacabey'de yürüyüş düzenlendi. Ellerinde Türk bayrakları ve Gökçe'nin fotoğraflarıyla yürüyen vatandaşlar, "Gökçeler ölmesin" sloganları atarak kadın cinayetlerine tepki gösterdi. Genç kızdan geriye mutlu günlerinde çekilmiş videoları kalırken, kapının önüne de giymeye doyamadığı spor ayakkabıları konuldu

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.