Hava Durumu

#Kilometre

Yeni Marmara Gazetesi - Kilometre haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kilometre haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Gürsu bölgesindeki trafik, yeni bağlantı köprüsüyle rahatlayacak Video Galeri

Gürsu bölgesindeki trafik, yeni bağlantı köprüsüyle rahatlayacak

     Bursa Büyükşehir Belediyesi, ulaşım ağını güçlendirmek ve daha sağlıklı hale getirmek için çalışmalarına her geçen gün yenilerini ekliyor. Bu projelerden biri de Gürsu ile 11 Eylül Bulvarı arasında planlanan yeni bağlantı yolu oldu.      Proje çerçevesinde, Yıldırım ilçesine bağlı Demetevler ve Şirinevler mahalleleri arasındaki Balıklıdere ve Deliçay dereleri üzerine 2 adet köprü inşa edilecek. Öngermeli kirişli betonarme olarak projelendirilen köprülerin genişliği 26,50 metre, açıklıkları ise 23 ve 38 metre olacak. Modern mühendislik teknikleriyle inşa edilecek köprülerin, bölgedeki trafik akışını önemli ölçüde rahatlatması bekleniyor. Altyapı çalışmaları kapsamında, köprülerin dayanıklılığını artırmak amacıyla radye temellerin altında kapsamlı kazık imalatı gerçekleştirilecek. Projenin tamamlanmasıyla birlikte, 3 şeritli çift yönlü araç trafiğinin yanı sıra köprü üzerindeki yaya yolları sayesinde yayalar da güvenli ve konforlu bir şekilde ulaşım sağlayabilecek. Projenin ihalesi ise 13 Nisan’da gerçekleştirilecek.       Çalışmalar öncesinde bölgede incelemelerde bulunan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, hem Deliçay hem de Balıklıdere üzerinde yapılacak köprülerle birlikte 11 Eylül Bulvarı’nı Gürsu’daki 35’lik yola entegre etmiş olacaklarını dile getirdi. Yaklaşık 1,3 kilometre uzunluğunda yol güzergahı olacağını hatırlatan Başkan Bozbey, "23 metre Balıklıdere üzerine, 38 metre de Deliçay üzerine yapacağımız köprülerle birlikte Ankara Yolu’ndaki trafik yoğunluğu büyük ölçüde azalmış olacak. Güzergah üzerindeki vatandaşlarla görüşmeler başladı. Yakın zaman içerisinde yol ve köprü çalışmalarını başlatacağız" dedi.

Sıradan hayatından sıkılan genç kadın uzun yol tır şoförü oldu Haber

Sıradan hayatından sıkılan genç kadın uzun yol tır şoförü oldu

Ankara'da yaşayan 26 yaşındaki Başak Güvercin, babasının izinden giderek uzun yol tır şoförü oldu. Üniversite mezunu Güvercin, daha önce çalıştığı sektörlerin kendisine sıkıcı gelmesi üzerine hem gezip hem de para kazanabileceği bir meslek olarak tır şoförlüğünü tercih etti. 2 yıldır sebze ve meyve taşımacılığı yapan Güvercin, ayda ortalama 15 bin kilometre yol gittiğini aktararak, erkek egemen bir alanda çalışmanın kendisine özgüven kazandırdığını ifade etti. "ACİL BİR DURUM OLDUĞU ZAMAN EVE GİDEMİYORUZ" Uzun yol tır şoförü olmasında babasının önemli bir rolü olduğunu belirten Başak Güvercin, "Daha öncesinde satış sektöründe ve kendi alanımla ilgili sektörlerde çalıştım ama monoton bir hayat bana sıkıcı geldiğinden dolayı hem gezebileceğim hem para kazanabileceğim bir meslek grubu düşünürken aklıma babamın yolundan ilerleyip tır şoförü olmak geldi. 2 yıldır da uzun yol tır şoförüyüm. Sebze ve meyve ağırlıklı çalıştığım için genelde Akdeniz bölgesinde çalışıyorum. Güzergahım ne tarafsa yükümü aldıktan sonra oraya doğru devam ediyorum. Sebze ve meyve sezonu biraz hızlı olduğundan dolayı ayda ortalama 15-16 bin kilometreye kadar yol yapıyorum. Bu mesafeler sezonun durumuna göre de değişkenlik gösterebiliyor. Bu işin iyi yanları farklı şehirler geziyorsunuz. Farklı kültürler, farklı insanlar tanıyorsunuz. Zor yanları ise evden uzaksınız. Acil bir durum olduğu zaman eve gidemiyoruz" dedi. "BU MESLEK ÖZGÜVENİMİ GÜÇLENDİRMEMİ SAĞLADI" Tır şoförlüğü mesleğinin kendisine olumlu yönden katkılar sağladığını aktaran Güvercin, "Mesleğin ilk yıllarında teslimat noktalarındaki yük boşaltma alanlarına yanaşamayacağımı düşünen abiler vardı. Ben bu ön yargıyı kırdım. Artık gittiğim noktalarda beni gördükleri zaman kendime ne kadar güveniyorsam onlar da bana o kadar güveniyor. Bu meslekte 2 yıl içerisinde kendime çok farklı şeyler kattım. Bu meslek, evden uzak kalmamı, tek başıma ayakta durabilmemi ve özgüvenimi güçlendirmemi sağladı" diye konuştu. "ERKEK EGEMEN BİR TOPLUMDA ÇALIŞMAK BENCE BİR KADININ GÜÇLÜ OLDUĞUNU GÖSTERİR" Güvercin, kadınların çalışma hayatında daha fazla yer alması gerektiğini vurgulayarak, "Bir kadının hayatının yarım kalması, bir toplumun vicdanının yaralı kalması demek. Kadınlarımız bir erkeğin himayesi altında kalmadığı sürece zorluk yaşamayacaktır. Toplum tarafından dışlanmayacaktır. Erkek egemen bir toplumda çalışan benim gibi ablalarım ve kardeşlerim de var. Erkek egemen bir toplumda çalışmak bence bir kadının güçlü olduğunu gösterir. Kadın cinayetlerine karşı sessiz kalmayalım. Buradan tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü de kutluyorum" şeklinde konuştu.

3 bin kilometre uzaktan doğru tarım için geldiler Haber

3 bin kilometre uzaktan doğru tarım için geldiler

3 bin kilometre uzaktan Mısır ve Özbekistan’dan gelen öğrenciler, öğrendikleri tarımı ise ülkelerinde uygulamak istiyor. İstanbul için söylenen ‘taşı toprağı altın’ efsanesi, esasında ülkelerindeki imkânsızlıklardan dolayı Türkiye’ye gelen öğrenciler için 783 bin kilometrekareyi kapsıyor. Kendi ülkelerinde sadece belli bir iklimi yaşayan öğrenciler, 4 mevsimde tarım ile ilgili çalışmaları paha biçilemez buluyor. Bu öğrencilerden de bir kaçı, Uludağ Üniversitesinde eğitiminin son 1 senesini yaşıyor. Aldıkları eğitimlerle ülkelerine döndükten sonra bilinçli bir şekilde tarım yapacaklarını ifade eden Mısırlı Abdullah Zarzura, "Mısır'dan Bursa'ya yaklaşık 4,5 yıl önce geldim. Tarım sektörünü seçmemin en önemli sebeplerinden birisi Türkiye'de 4 mevsimin yaşanması. Her bölgenin farklı bir yönü var. Ben bahçe bölümü okuyan bir öğrenciyim. 1 sene sonra mezun olacağım. İş hayatı açısından çok güzel eğitimler aldık. 1. Sınıfta aldığımız iş sağlığı dersleri çok önemli. Laboratuvarda çalışanlar için özellikle en temel bilgiler veriliyor” dedi. “Bizim üretimde eksik kalmamız ülkelerimize ihanettir” Hedeflerinin küçük değil, büyük olduğunu belirten Zarzura, “Bir Amerikalı çiftçi veya ziraatçı nasıl koordineli çalışıp para kazanıyorsa, biz de bunu kendi ülkelerimizde yapalım. Çünkü bizim topraklarımız çok değerli. Biz de Türkiye’de, Mısır’da yapalım. Bizim topraklarımızı biz değil onlar keşfetmeye geliyorlar. Bizim burada eksik kalmamız ülkelerimize ihanet etmektir” şeklinde konuştu. Muhammet Yusuf Zade ise, "2019 yılında Azerbaycan'dan Bursa'ya geldim. Ziraat fakültesinde eğitim almaktayım. Burada birinci yılımız teorik ders almakla geçti. Sonra uygulamalı ders almaya başladık. Pandemi olduktan sonra Bursa'ya yeniden geldim. Şimdi işimiz daha çok, seralarda geçmeye başladı. Seralarda sulama yapmayı, ekim yapmayı, dikim yapmayı öğrendim. Babam köyde büyüdüğü için bana ziraat mühendisliğini önerdi. Türkiye'de ziraat geliştiği için üniversiteyi Bursa'da okumayı seçtim. Mezun olduktan sonra Azerbaycan'a döneceğim. Türkiye'de öğrendiklerimi Azerbaycan'da uygulayacağım” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.