Hava Durumu

#Kırcaali

Yeni Marmara Gazetesi - Kırcaali haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kırcaali haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Adeta cetvelle çizilmiş 113 yıllık bu köyde çıkmaz sokak yok Haber

Adeta cetvelle çizilmiş 113 yıllık bu köyde çıkmaz sokak yok

Eskişehir merkeze 66 kilometre uzaklıktaki Çifteler ilçesinin kırsal Abbashalimpaşa Mahallesi, mimari yapısı ve tarihiyle Türkiye'deki geleneksel yerleşimlerden ayrışıyor. 1912 yılındaki Balkan Savaşları nedeniyle Bulgaristan'ın Kırcaali bölgesinden göç etmek zorunda kalan Türklerin yerleşmesiyle kurulan köy, 113 yıllık bir geçmişe sahip. Kuruluş aşamasında her aileye 120 dekar tarla ve 700 metrekare arsa tahsis edilerek inşa edilen yerleşim, hazırlanan imar planına milimetrik olarak sadık kalınarak büyüdü. Cumhuriyet döneminde de bu dokusunu titizlikle koruyan mahallede, bugüne kadar yıkılıp yeniden yapılan hiçbir bina mevcut imar planının dışına çıkmadı. İlk kurulduğunda padişah çiftlikleri geleneğini yaşatan "Mandıra" ismiyle anılan köyün durumu, 30 Aralık 1914'te Hüdavendigar Vilayeti (Bursa) yönetiminin kararıyla değişti. Bölge halkının talebi üzerine köye, dönemin Osmanlı Sadrazamı Said Halim Paşa'nın kardeşi ve Mısır prenslerinden Mehmed Abdülhalim Paşa'nın oğlu olan Abbas Halim Paşa'nın adı verildi. Geçmişte devlet şurası üyeliği, Bursa Valiliği ve Bayındırlık Bakanlığı gibi önemli görevlerde bulunan Abbas Halim Paşa'nın adını taşıyan bu kırsal mahalle, adeta "cetvelle çizilmiş" dikdörtgen ve kare bloklardan oluşan yerleşim planıyla dikkat çekiyor. Sokakları tamamen düz ve birbirine paralel olan Abbashalimpaşa'da dar veya çıkmaz sokak bulunmuyor. "Yeni bir ev yapılacağı zaman bu mimari düzen kesinlikle bozulamaz" Konuyla alakalı konuşan Abbashalimpaşa Mahallesi Muhtarı Mehmet Güçen, "Bizim köyümüz 113 yıllık, Türkiye genelinde eşi benzeri olmayan bir köydür. Sakinleri, Bulgaristan'ın Kırcaali ve Tozçal bölgelerinden göç edip gelmiştir; köyümüzde dışarıdan gelen yabancı halk hiç yoktur. Köyümüzün gelenekleri tamamen eski usullere göre yaşatılmaktadır. Köyümüzün mimari şekli son derece düzgündür; sokaklarımızın ve caddelerimizin hepsi aynı eşitliktedir ve hiçbir çıkmaz sokağımız bulunmamaktadır. Burasını 113 yıl önce dönemin Bursa Valisi Abbas Halim Paşa, ilk olarak bir mandıra şeklinde kurmuştur. Sonradan yerleşimin ismi Abbas Halim Paşa olarak değiştirilmiştir. Köyün tam olarak nasıl kurulduğunu bizler pek detaylı bilmeyiz ancak köyde bunun bir şeması ve yazılı tarihi vardır. Kendisi Mısır prenslerinden olup, eski Bursa Valilerinden Said Halim Paşa'nın da kardeşidir. İlk kurulduğunda Abbas Halim Mandırası olan isim, daha sonra Abbas Halim Paşa yapılmıştır. Köyde yeni bir ev yapılacağı zaman bu mimari düzen kesinlikle bozulamaz, herkes aynı şartlara ve plana uymak zorundadır. Eskiden köyümüzde şöyle bir uygulama vardı: Köyümüzün bir köy sandığı bulunuyordu fakat büyükşehir yasasıyla mahalleye dönüştüğümüz için bu köy sandığı kapandı. Geçmişte köyümüze dışarıdan yabancı birini sokmuyorduk. Satılık bir ev olduğunda muhtarlarımız ve köy sakinlerimiz, köy sandığındaki bütçeyle o evi satın alarak köye yabancıların yerleşmesini engelliyordu. Ancak şimdi köy sandığı da para da kalmadı. Eskiden nüfusumuz çoktu; 600-700 civarındayken şimdi 300'e kadar düştü. Türkiye genelinde hiçbir yerde, hiçbir büyükşehirde böyle özelliklere sahip başka bir köy yoktur. Köyümüzün arazisi çok büyüktür; tam 22 bin dekar arazimiz bulunmaktadır. Bu yüzden köyümüze gelip yerleşmek isteyen çok fazla vatandaş var ancak biz buna müsaade etmiyoruz. Özellikle hayvancılık yapanların, hayvanlarını otlatmak ve merayı kullanmak için köyümüzde çok gözü var ama biz bunlara da izin vermiyoruz" diye konuştu.

Bir sevinç bir üzüntü! Görenler inanamıyor! 110 yıllık protez bacak bu müzede sergileniyor Haber

Bir sevinç bir üzüntü! Görenler inanamıyor! 110 yıllık protez bacak bu müzede sergileniyor

Bulgaristan’ın Kırcaali şehrinde doğan “Topal Ahmet” lakaplı Ahmet Kara, Balkan Savaşı’nın başlaması üzerine eşini ve 4 çocuğunu bırakıp 33 yaşında orduya katıldı. Savaşta aldığı kurşun yarası sonucu bir bacağını kaybeden Kara’ya İstanbul’da tahtadan protez bacak takıldı. Ahmet Kara’nın vefat etmesinin ardından aile yadigârı olarak saklanan protez bacak, torunlarının verdiği kararla Türkiye’nin sağlık müzesine sahip tek devlet hastanesi olan İnegöl Devlet Hastanesi’ne bağışlandı. İnegöl Devlet Hastanesi’nde sergilenmeye başlayan protez bacak, merhum Ahmet Kara’nın torunu 84 yaşındaki Düriye Sabırsız ve Kırcalı ailesi tarafından ziyaret edildi. Hastane Başhekimi Uzm. Dr. Hayrettin Göçmen'nin eşlik ettiği ziyarette Kara’nın torunları duygu dolu anlar yaşadı. Dedesinin hayat hikâyesini anlatan Düriye Sabırsız, “Dedem 33 yaşlarında ve 4 çocuk sahibiyken Balkan Savaşı çıkıyor. Gönüllü asker topluyorlar. Dedem kabul ediyor ve askere gideceğim diyor. 4 çocuğu bırakıp askere gidiyor. Babaannem 4 çocuk ile köyde kalıyor. Dedemin babası yaşlılıktan gözü görmüyormuş. Tüm köylü toparlanıyor, kaçıyorlar. Köylerin yakılıp, yıkıldığı haberleri her yere dağılmış. Dedem askere gittikten bir süre sonra vuruluyor. Tanıdığı bir arkadaşı da varmış. O arkadaşı dedemi sırtında Kızılay çadırına götürüyor. O arkadaşı ile bir daha görüşemiyor şehit oluyor arkadaşı. Dedemin durumu kötüleşince İstanbul Selimiye Kışlası’na getiriyorlar. Ayağı kangrene dönüyor daha sonra Edirne’de hastaneye götürüyorlar” dedi. Aradan geçen 6 ayda etrafta duyulan kötü haberler nedeniyle dedesinin moralinin bozulduğunu belirten Sabırsız, “Dedem köylerin yakılıp yıkıldığını duyuyor. Kimsem kalmadı diyor. Ayağı da gidiyor. Babaannem de dedemi öldü sanıyor. Dedemin annesi hep ağlıyormuş, ‘Oğlum gelse de yarım gelse, oğlum gelse de 40 gün sonra ölsem’ diyormuş. Hastanedeyken bir haber duyuyor, köyler yakılıp yıkılmamış diye. Seviniyor, bir mektup yazıyor. Babaannem tarladayken bir çocuk mektubu getiriyor. Okuyorlar, dedemin yaşadığını öğreniyorlar. Dedemin annesi haberi aldıktan 40 sonra ölüyor. Dedem de yarım geliyor” şeklinde konuştu. DEDEMİ BURADA SANIYORUM Bir süredir dedesinin protez bacağını müzeye bağışlamak istediğini vurgulayan Sabırsız, “Eskiden Kırcalı mahallesi olarak anılan bölgede iki kardeş, yan yana evlerimiz var. Küçük kardeşimin evinde protez bacak duruyordu. Onun hanımı abime protez bacağı götürmesini söylüyor. Abim de Oylat Yolu’nda bahçemize götürüyor. Orada yıllarca duruyor. Ben bu sene kafama taktım. O ayağa oradan alacağım. Getirdiler bana. Yıkadım, temizledim. Buraya getirdik. Duygularım çok başka oldu. Kendim geldim, gördüm hemen. Evde her gün ben dedemi burada sanıyorum. Burada gibi gözümün önüne geliyor. Bir çatı altında çok güzel günlerimiz geçti. Çok hareketli birisiydi. Herkese yardıma koşardı” diye konuştu. KIZILAY'IN KARTPOSTAL SERİSİ İLE UYUMLU Ahmet Kara’nın savaşta vurulması, arkadaşı tarafından çadıra taşınması ve protez bacak takılması serüvenin o dönem Kızılay bastırdığı kartpostal serisi ile birebir uyumlu olduğunu öne süren İnegöl Devlet Hastanesi Müze Sorumlusu Kamil Saçkesen ise , “Protez bacak, İnegöl’ün köklü ailelerinden Kırcalı Ailesi tarafından müzemize getirildiğinde ben çok heyecanlandım. Çünkü arşivlerden Kızılay’ın bu kartpostal serisini biliyordum. Kartpostal serisinde bir askerin yaralandığını, hastaneye yattığını, daha sonra bacağının kesilerek protez bacak takıldığını resmeden bir hikaye var. Protez bacağı görünce o aklıma geldi. Tekrardan arşivleri inceleyip kartpostal serisini taradım. Hikâyenin birebir uyuştuğunu ve bacakların tarafının da aynı olduğunu gördüm. Çok büyük ihtimal bu kartpostal serisinde anlatılan askerin İnegöllü büyüğümüz Ahmet Kara’ya ait olduğuna kanaat getirdik. Müzede bu şekilde sergilemeye başladık” ifadelerini kullandı. Tekrardan arşivleri inceleyip kartpostal serisini taradım. Hikâyenin birebir uyuştuğunu ve bacakların tarafının da aynı olduğunu gördüm. Çok büyük ihtimal bu kartpostal serisinde anlatılan askerin İnegöllü büyüğümüz Ahmet Kara’ya ait olduğuna kanaat getirdik. Müzede bu şekilde sergilemeye başladık” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.