Hava Durumu

#Kobi̇

Yeni Marmara Gazetesi - Kobi̇ haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kobi̇ haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Özer Matlı’dan güçlü mesaj: "60 bin üyemiz dönüşüme hazır, asıl yürüyüş şimdi başlıyor" Haber

Özer Matlı’dan güçlü mesaj: "60 bin üyemiz dönüşüme hazır, asıl yürüyüş şimdi başlıyor"

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı Özer Matlı ekibinin öncülüğünde açılan Birlikte Çalışma Merkezi, geniş katılımlı bir törenle açıldı. Merkezin önündeki alanı dolduran sanayiciler, tüccarlar, KOBİ temsilcileri, küçük işletme sahipleri, girişimciler, meclis üyeleri, meslek komitesi üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri ve basın mensupları, Bursa iş dünyasının geleceğine ilişkin güçlü bir buluşmaya imza attı. Yoğun katılımın yaşandığı törende Bursa iş dünyasına seslenen Özer Matlı, açılışın bir seçim ofisinin faaliyete geçmesinden çok daha büyük bir anlam taşıdığını belirtti. "Bursa iş dünyasında yeni bir dönemin kapılarını açıyoruz" Birlikte Çalışma Merkezi’nin kuruluş amacını anlatan Matlı, konuşmasına şu sözlerle başladı: "Bu akşam burada yalnızca bir merkezin kapılarını açmıyoruz. Bursa iş dünyasında yeni bir dönemin kapılarını açıyoruz. Buraya özellikle ‘seçim ofisi’ demedik. Çünkü bizim meselemiz yalnızca bir seçimi kazanmak değildir. Bizim meselemiz; Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nı 60 bin üyesinin tamamıyla yeniden buluşturmak, her üyemizi odasının gerçek sahibi yapmak ve Bursa’nın geleceğini birlikte kurmaktır. Bu nedenle buranın adı Birlikte Çalışma Merkezi." Üyelere uzaktan seslenen değil, her komitede, sektörde ve iş kolunda üyeleriyle yan yana çalışan bir yönetim anlayışı oluşturacaklarını belirten Matlı, "Bir kişinin etrafında toplanmaya değil, bütün üyelerimizin gücünü aynı hedefte buluşturmaya geliyoruz. Biz daha yeni başladık" dedi. "Bursa’nın güçlü bir dönüşüme ihtiyacı var" Bursa’nın Türkiye’ye yön veren üretim, ticaret, ihracat ve istihdam merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Matlı, küresel değişim karşısında BTSO’nun mevcut yöntemlerle yoluna devam edemeyeceğini söyledi. Matlı şöyle konuştu: "Bugün çarşıda da fabrikada da atölyede de ofiste de aynı ihtiyacı duyuyoruz: Bursa’nın bir dönüşüme ihtiyacı var. Ticaretin kuralları değişiyor. Teknoloji, finansman, rekabet ve pazarlar değişiyor. Böylesine büyük bir değişim yaşanırken Bursa yerinde sayamaz. BTSO da alışılmış yöntemlerle yoluna devam edemez. Bursa’nın ihtiyacı sadece günü kurtaran adımlar değil, bütün sektörleri kapsayan güçlü bir dönüşümdür. İşte biz bu dönüşümü başlatmak için adayız." Adaylığının yalnızca bir alternatif oluşturma amacı taşımadığını vurgulayan Matlı, göreve gelmek, sorumluluk almak ve Bursa iş dünyasını geleceğe hazırlamak için yola çıktıklarını söyledi. "Başarı, üyelerin hayatında oluşturulan etkiyle ölçülür" BTSO’nun kurumsal geçmişine ve kuruluş mirasına sahip çıkacaklarını belirten Matlı, birkaç gün önce BTSO’nun kurucusu Osman Fevzi Efendi’nin kabrini ziyaret ettiklerini hatırlattı. Kuruluşundan bugüne kadar emek veren bütün başkanlara, meclis üyelerine, meslek komitesi temsilcilerine ve çalışanlara teşekkür eden Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yapılan her doğru işi Bursa’nın değeri kabul ediyoruz. Ancak geçmişe vefa göstermek, bugünün ihtiyacını söylemeye engel değildir. Tam tersine, o büyük mirasa sahip çıkmanın yolu; kurumu zamanın ihtiyaçlarına göre yenilemek ve daha ileri taşımaktır. Çünkü kurumlar binalarıyla değil, üyeleriyle yaşar. Başarı, yapılan işlerin sayısıyla değil, üyelerin hayatında oluşturulan etkiyle ölçülür. Kurumlar gücünü makamlarından değil, temsil ettikleri insanların güveninden alır." "Ben bir koltuğa değil, Bursa iş dünyasının sorumluluğunu taşımaya talibim" Üretimin içinden gelen bir iş insanı olduğunu belirten Özer Matlı, yatırım yapmanın, istihdam oluşturmanın ve binlerce çalışanın sorumluluğunu taşımanın ne anlama geldiğini bildiğini ifade etti. Bugün 32 şirket, 31 marka, 11 sektör, 81 il ve 7 bini aşkın çalışma arkadaşına ulaşan bir yapıyı birlikte kurduklarını belirten Matlı, Bursa Ticaret Borsası’ndaki görev dönemlerinde de kurumun gücünü ve etkinliğini artıran önemli çalışmalara imza attıklarını kaydetti. Matlı, "Bunları kendimi anlatmak için değil; Bursa iş dünyasının önündeki dönüşümü yönetecek tecrübeye, cesarete ve icra gücüne sahip bir ekip olduğumuzu belirtmek için söylüyorum. Ben bir koltuğa değil; Bursa iş dünyasının yükünü, beklentisini ve umudunu taşımaya talibim" dedi. "60 bin üyenin tamamının yönetimi olacağız" 60 Bin üyenin odalarından ayrıcalık değil adalet, mesafe değil temas, söz değil sonuç beklediğini ifade eden Matlı, destek veren ya da farklı düşünen her üyenin BTSO’nun ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı: "Göreve geldiğimizde yalnızca bize oy verenlerin değil, 60 bin üyenin tamamının yönetimi olacağız" diyen Matlı, ticaret ve sanayinin birbirinin rakibi olmadığını belirtti: "Küçük işletmemiz, tüccarımız, KOBİ’miz, sanayicimiz, hizmet sektörümüz ve girişimcimiz bu odanın eşit sahibidir. Bir sektörün gücü diğerinin önüne geçmeyecek. Bir üyenin ölçeği, cirosu, çevresi ya da adresi aldığı hizmetin ölçüsü olmayacak. Odanın imkânları bütün üyelerimize adaletle ulaşacak." 70 meslek komitesine hedef, yetki ve çalışma bütçesi Yeni yönetim anlayışında BTSO’nun 70 meslek komitesine daha güçlü ve işlevsel bir yapı kazandıracaklarını açıklayan Matlı, komitelerin yalnızca sorun aktaran ve toplantı yapan yapılar olmaktan çıkarılacağını söyledi. Matlı, "Komitelerimiz kendi sektörlerinin geleceğine yön veren, karar süreçlerine katılan ve sonuçları takip eden güçlü çalışma merkezleri olacak. Her komitenin hedefleri olacak, yetkisi olacak, çalışma bütçesi olacak. Komitelerimiz kaynak kullanan, proje geliştiren ve sonuç üreten yapılar hâline gelecek. Çünkü sektörünü en iyi bilenler, o sektörün içinde emek verenlerdir" ifadelerini kullandı. "BTSO’nun tek kuruşunu kullanmadan çalışıyoruz" Birlikte Çalışma Merkezi’nin ve bugüne kadar yürütülen bütün çalışmaların kendi imkânlarıyla hayata geçirildiğini açıklayan Matlı, bu süreçte BTSO bütçesinden herhangi bir kaynak kullanılmadığının altını çizdi: "Bu merkezi de yürüttüğümüz bütün çalışmaları da kendi imkânlarımızla, kendi emeğimizle ve kendi bütçemizle hayata geçiriyoruz. BTSO’nun tek kuruşunu kullanmadan çalışıyoruz. Bizim arkamızda odanın bütçesi değil, üyelerimizin güveni var. Bizim gücümüz makamdan değil, sahadan geliyor." Sahada yürütülen çalışmalara katkı sunan yol arkadaşlarına da teşekkür eden Matlı, ulaşılmayan tek bir üye kalmayana kadar çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Bursa Dönüşüm Planı kamuoyuna açıklanacak Konuşmasında önümüzdeki dönemin çalışma takvimine ilişkin açıklamalarda da bulunan Matlı, Bursa’nın bütün ticaret ve sanayi alanlarını kapsayacak Bursa Dönüşüm Planı’nın yakın zamanda düzenlenecek bir basın toplantısıyla kamuoyuna sunulacağını duyurdu. Planın çarşıdaki esnaftan ihracatçı sanayiciye, küçük işletmelerden teknoloji girişimlerine kadar bütün üyeleri kapsayacağını belirten Matlı, "Hiçbir sektör dışarıda kalmayacak. Hiçbir üye geride bırakılmayacak. Açıkladığımız hiçbir çalışma kâğıt üzerinde kalmayacak. Tek merkez odaklı değil, bütün kentin kapsam içinde tutulduğu bir dönüşüm planı sunacağız." dedi. Düzenlenecek basın toplantısının tek yönlü bir sunum olmayacağını vurgulayan Matlı şu ifadeleri kullandı: "Bu basın toplantısında amacımız yalnızca bizim konuşmamız değil; basın mensuplarımızın özgürce soru sorması ve her soruya açık yüreklilikle cevap verilmesi olacak. Son dönemde Bursa kamuoyunun haber alma hakkı adına görev yapan basın mensuplarının soru soramadığı, cevap alamadığı, tek yönlü ve seyirlik BTSO etkinliklerinin giderek alışkanlığa dönüştüğünü görüyoruz. Biz sorudan da şeffaflıktan da çekinmeyeceğiz." Eylül ayında büyük Bursa buluşması Bursa Dönüşüm Planı’nın açıklanmasının ardından Eylül ayı içerisinde Bursa iş dünyasının bütün kesimlerini buluşturacak geniş katılımlı büyük bir organizasyon düzenleneceğini açıklayan Matlı, açılışın çalışmaların sonu değil başlangıcı olduğunu söyledi. "Kimse bugünkü açılışla yetineceğimizi düşünmesin. Bu akşam yalnızca kapıyı açıyoruz, asıl yürüyüş şimdi başlıyor" diyen Matlı, Bursa iş dünyasına şu çağrıda bulundu: "Gelin, bu yürüyüşe katılın. Fikrinizi, tecrübenizi, itirazınızı ve önerinizi sunun. Komitenizde bir üyemize daha ulaşın. Sektörünüzde bir kapıyı daha çalın. Çünkü dokunduğumuz her üyeyle daha güçlüyüz. Yan yana geldiğimiz her sektörle hedefimize daha yakınız." Konuşmasını "Birlikte Güçlü, Birlikte İleri" sözleriyle tamamlayan Özer Matlı, Birlikte Çalışma Merkezi’nin 60 bin BTSO üyesinin tamamına açık olacağını vurguladı: "Bu merkez Özer Matlı’nın merkezi değildir. Bu merkez, 60 bin BTSO üyesinin evidir. Birlikte Çalışma Merkezimiz Bursa’mıza ve 60 bin üyemize hayırlı olsun."

BTSO'dan KOBİ’ler için dev dönüşüm hamlesi Haber

BTSO'dan KOBİ’ler için dev dönüşüm hamlesi

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, göreve geldikleri 2013 yılından bu yana Bursa'nın rekabet gücünü artıracak onlarca stratejik projeyi hayata geçirdiklerini söyledi. BTSO'nun bugün yalnızca bir meslek kuruluşu değil, aynı zamanda Türkiye'nin en önemli dönüşüm ve uzmanlık merkezlerinden biri haline geldiğini vurguladı. Başkan Burkay, "Göreve geldiğimiz 2013 yılından bu yana 16 makro projeyle başladığımız yolculukta bugün 60'ın üzerinde büyük ölçekli projeyi hayata geçirdik. TEKNOSAB, GUHEM, BUTEKOM, MESYEB, Model Fabrika ve Bursa Business School bunlardan sadece bazıları. Bir projeyi üretmek kadar onu doğru anlatmak da büyük önem taşıyor. Türkiye'nin 60 bin üyeye sahip en büyük ticaret ve sanayi odası olarak güçlü bir proje üretim kapasitesine sahibiz. BTSO bugün bakanlıklarla ortak çalışan, ülke hedeflerini sahaya yansıtan güçlü bir uzmanlık merkezine dönüştü. Genç ve nitelikli kadrolarımızla Türkiye'nin dönüşümüne katkı sağlayan projeler üretmeye devam ediyoruz. Bursa'nın geleceğini şekillendirecek çalışmaları aynı kararlılıkla sürdürüyoruz." 2030 vizyonunun merkezinde TEKNOSAB ekosistemi var BTSO Başkanı Burkay, dijitalleşme, yapay zeka ve yüksek teknoloji odaklı dönüşümün Bursa sanayisi için kaçınılmaz olduğunu belirterek, TEKNOSAB'ın bu dönüşümün en önemli adresi haline geldiğini söyledi. 2030 vizyonunu bu temelde şirketleri yeni nesil teknolojilere hazırlamak istediklerini kaydeden Başkan İbrahim Burkay, "Dijitalleşme, yapay zeka ve yüksek teknoloji artık bütün sektörlerin geleceğini belirliyor. TEKNOSAB bugün Türkiye'nin en önemli yüksek teknoloji üretim merkezlerinden biri konumunda. TOGG yatırımının Bursa'da hayata geçirilmesi de bu dönüşümü hızlandırdı. Otonom sürüş teknolojileri, elektronik komponentler, sensör sistemleri ve yarı iletken teknolojilerinde önemli çalışmalar yürütüyoruz. Firmalarımızın bu alanlara yatırım yapmaları için kamu ve özel sektörle ortak projeler geliştiriyoruz. Bursa'nın teknoloji üretiminde öncü şehirlerden biri olması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yeni dönemde bu dönüşüm çok daha güçlü şekilde devam edecek." TEKNOSAB KOBİ OSB ile yeni bir ekosistem kuruluyor Başkan Burkay, TEKNOSAB'ın genişleme alanının onaylanmasıyla birlikte yalnızca yeni bir organize sanayi bölgesi değil, KOBİ'leri merkeze alan bütüncül bir üretim ve ticaret ekosisteminin kurulacağını ifade etti. Yoğun bir çalışmanın ardından TEKNOSAB'ın genişleme alanını hayata geçirdiklerini ifade eden Başkan İbrahim Burkay, "Burada yalnızca KOBİ OSB kurmuyoruz; aynı zamanda dünyada örnek gösterilecek bir KOBİ ekosistemi oluşturuyoruz. Gıda OSB, Savunma OSB, Organize Ticaret Bölgesi, inşaat sektörüne yönelik lojistik depolama alanları ve KOBİ Diyalog Merkezi bu yapının önemli parçaları olacak. KOBİ'lerimiz finansmana erişimden yeni pazarlara ulaşmaya kadar her alanda desteklenecek. Müthiş bir ekosistem oluşturuyoruz. Üretim, ticaret ve lojistik aynı ekosistem içerisinde buluşacak. Firmalarımızın rekabet gücünü artıracak bütün hizmetler tek merkezden sunulacak. Bu model Türkiye'de olduğu kadar dünyada da örnek gösterilecek bir yapı olacak. Bursa üretim ve ticarette yeni bir döneme hazırlanıyor." dedi. Bursa bölgesel ticaretin merkezi olacak TEKNOSAB Lojistik Park ve Organize Ticaret Bölgesi projeleriyle Bursa'nın bölgesel ticaret üssü haline geleceğini belirten Burkay, yeni lojistik modelinin ihracata önemli katkılar sağlayacağını söyledi. Girişim Sermayesi Yatırım Fonu ile TEKNOSAB Lojistik TEKNOPARK’ı bölgede hayata geçeceğini hatırlatan Başkan Burkay, fonun Türkiye'nin en büyük katılımcılı fonu noktasında ve değersel anlamda da en büyük 10 fon içinde yer aldığını vurguladı. TEKNOSAB Lojistik Teknopark projesinin inşaatına başlandığını ve 2027 Eylül ayında hayata geçeceğini ifade eden Başkan İbrahim Burkay, "Bu projeyle üreticilerimizi dünyanın önemli pazarlarına çok daha güçlü şekilde ulaştıracağız. Marmara Bölgesi'nin üretim gücünü ticaret merkeziyle buluşturacağız. Kuzey Afrika'dan Körfez ülkelerine, Balkanlar'dan Türk Cumhuriyetlerine kadar geniş bir coğrafyada lojistik merkezler kuracağız. Böylece ürünlerimiz müşterilere çok daha hızlı ulaşacak. Operasyonel maliyetleri azaltarak ihracatçılarımızın rekabet gücünü artıracağız. Dünyada artık ürün kadar lojistik maliyetleri de belirleyici hale geldi. Biz bu yeni iş modeliyle Bursa'yı yakın coğrafyanın ticaret merkezi haline getirmeyi hedefliyoruz. Bu proje hem Bursa'nın hem de Türkiye'nin ihracatına önemli katkılar sağlayacak." KOBİ'lerin tek gündemi üretim ve ticaret olacak Yeni ekosistemde KOBİ'lerin tüm altyapı ve danışmanlık ihtiyaçlarının karşılanacağını belirten Burkay, işletmelerin yalnızca üretim ve satışa odaklanacağını söyledi. Yeni genişleme alanında 5 bin KOBİ’yi üretimle buluşturmayı hedeflediklerini ifade eden Başkan Burkay, "Modern altyapısı tamamlanmış, yüksek teknolojiye uygun bir sanayi ekosistemi oluşturuyoruz. Fiber altyapısından enerji sistemlerine, çevre yatırımlarından arıtma tesislerine kadar tüm ihtiyaçlar planlandı. Firmalarımız gerekli tüm izin ve sertifikaları çok daha kolay alabilecek. Danışmanlık hizmetlerinden finansal yönetim süreçlerine kadar her konuda KOBİ'lerimizin yanında olacağız. Biz istiyoruz ki işletmelerimizin tek gündemi üretmek ve satmak olsun. Diğer süreçleri güçlü TEKNOSAB altyapısıyla biz yöneteceğiz. Bursa KOBİ'leri büyüdükçe Bursa, Bursa büyüdükçe de Türkiye kazanacak." Yapay Zeka Dönüşüm Merkezi Bursa'nın rekabet gücünü artıracak Başkan Burkay, BTSO bünyesinde kurulacak Yapay Zeka Dönüşüm Merkezi ile şirketlerin dijitalleşme ve yapay zeka uygulamalarına hızla adapte olacağını belirtti. Merkezin, Bursa sanayisinin uluslararası rekabet gücünü artıracak stratejik bir dönüşüm üssü olacağını ifade eden İbrahim Burkay, "Dünya ekonomisi çok hızlı değişiyor ve bu değişimin merkezinde artık yapay zeka bulunuyor. Biz de Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak bu dönüşüme öncülük edecek Yapay Zeka Dönüşüm Merkezimizi hayata geçiriyoruz. Model Fabrika'da bugüne kadar yalın üretim, Endüstri 4.0 ve dijital dönüşüm alanında önemli çalışmalar yürüttük. Şimdi bu altyapıyı yapay zeka teknolojileriyle daha ileri bir seviyeye taşıyoruz. Finans, muhasebe, üretim planlama, pazarlama ve birçok iş sürecinde yapay zeka tabanlı dönüşümü şirketlerimize kazandıracağız. Bu merkez sayesinde firmalarımız maliyetlerini azaltırken verimliliklerini ve rekabet güçlerini artıracak. Bakanlıklarımız ve uluslararası iş ortaklarımızla birlikte Bursa'yı yapay zeka dönüşümünde örnek bir merkez haline getireceğiz. Bu dönüşümün sonunda Bursa'nın üretimde ve ihracatta Türkiye'nin lider şehirlerinden biri olmayı daha da güçlendireceğine inanıyoruz." Hedef 50 bin üyeye birebir ulaşmak Başkan Burkay, BTSO'nun üyeleriyle sürekli iletişim halinde olduğunu belirterek, hazırlanan projelerin sahadan gelen talepler doğrultusunda geliştirildiğini söyledi. Seçim sürecine kadar 50 bin üyeye birebir ulaşmayı hedeflediklerini ifade eden Başkan İbrahim Burkay, "Her gün üyelerimizle bir araya geliyor, onların taleplerini doğrudan dinliyoruz. Biz sadece projelerimizi anlatmıyoruz; aynı zamanda üyelerimizin geri bildirimlerini de alıyoruz. Çünkü bu projelerin gerçek faydalanıcısı iş dünyamızdır. Sürekli güncellenen bir çalışma modelimiz var ve bunu yüz yüze temaslarla daha da güçlendiriyoruz. Seçim sürecine kadar hedefimiz 50 bin aktif üyemize birebir ulaşmak. Bu görüşmelerden elde edeceğimiz katkılar 2030 vizyonumuzu daha da güçlendirecek. İş dünyasının beklentilerini merkeze alan bir yönetim anlayışıyla hareket ediyoruz. Bursa'nın geleceğini üyelerimizle birlikte inşa ediyoruz."

3. Uludağ Çevre Forumu Bursa Business School’da başladı Haber

3. Uludağ Çevre Forumu Bursa Business School’da başladı

İlki 2024 yılında düzenlenen ve kısa sürede alanında referans etkinliklerden biri haline gelen Uludağ Çevre Forumu bu yıl da yoğun katılımla yapılıyor. Bursa Business School Uludağ Kampüsü’nde "Kaynaktan Değere Bugünden Geleceğe" temasıyla düzenlenen forumda iki gün boyunca 7 ayrı oturum düzenlenecek. Türkiye'nin küresel iklim politikalarındaki vizyonunu taçlandıracağı COP31’e doğru giderken atılacak stratejik adımların değerlendirildiği forumda entegre atık yönetimi ve Ulusal Depozito Sistemi, üretimde zorunlu geri dönüştürülmüş madde kullanımı, otomotiv sektöründe sürdürülebilirlik, ulusal su politikaları ve sanayide yeşil dönüşüm gibi başlıklarda alanında uzman isimler konuşmacı olarak yer alıyor. "Forum COP 31’e giden yolda önemli bir fikri hazırlık süreci olacak" Forumun açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, sürdürülebilirlik gibi uzun soluklu ve çok boyutlu bir alanda başarının tek seferlik çalışmalarla değil, ortak akılla, istikrarlı iş birlikleriyle ve aynı hedef etrafında buluşan kurumların gayretiyle mümkün olduğunu söyledi. Bu anlamda AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi’nin emekleriyle üçüncü kez hayata geçirilen forumun, kaynak verimliliği, çevre duyarlılığı, yeşil dönüşüm ve insan odaklı kalkınma hedefleri bakımından önem bir kazanım olduğunu belirten Burkay, "Bu organizasyona büyük emek veren başta Konsey Başkanımız Vedat Kılıç ve Konsey Başkan Yardımcımız Fatih Dursun olmak üzere tüm konsey üyelerimize, çalışmalarımızı destekleyen kurumlarımıza, paydaşlarımıza ve katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyorum." dedi. İklim değişikliği, çevresel riskler, kaynakların etkin kullanımı, enerji güvenliği ve sürdürülebilir üretim; küresel rekabetin ana gündemleri arasında yer aldığını ifade eden Burkay, artık dünyanın hedeflerin somut projelerle desteklendiği, şehirlerin, sanayinin, finans kuruluşlarının, sivil toplumun ve gençlerin aynı vizyon etrafında buluştuğu yeni bir iklim anlayışına ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Bu açıdan Türkiye’nin COP31 sürecindeki rolünün tarihi bir anlam taşıdığını kaydeden Burkay, "Forum boyunca gündeme taşınan konular aslında COP31 süreci için de iş dünyamız adına önemli bir fikri hazırlık süreci anlamına da geliyor." diye konuştu. Sürdürülebilirlik alanında somut adımlar atıyoruz İbrahim Burkay, yeşil dönüşüm sürecinde kamu politikalarıyla özel sektör uygulamalarının aynı istikamette ilerlemesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Bu noktada son dönemde hayata geçirilen desteklerin iş dünyası olarak çok değerli bulduklarını ifade eden Burkay, "Bursa iş dünyası olarak, bu destekler için Bakanlığımıza ve sürece katkı sunan tüm kurumlarımıza teşekkür ediyoruz. Bununla birlikte sahadan aldığımız geri bildirimler, önümüzdeki dönemde desteklerin daha fazla firmaya ulaşması, başvuru süreçlerinin sadeleşmesi, finansmana erişimin güçlendirilmesi ve özellikle KOBİ’lerimizin teknik danışmanlık kapasitesinin artırılması yönündeki ihtiyacın devam ettiğini göstermektedir. Karbon ayak izi ölçümü, enerji verimliliği yatırımları, temiz üretim teknolojileri, yeşil finansman, dijitalleşme ve mevzuata uyum başlıklarında sağlanacak her yeni destek; firmalarımızın rekabet gücüne, ihracat kapasitesine ve sürdürülebilir üretim anlayışına doğrudan katkı sağlayacaktır." ifadelerini kullandı. BTSO olarak bizler de Bakanlığın ortaya koyduğu vizyonu; Bursa’nın üretim gücü, girişimcilik kabiliyeti ve yatırım kapasitesiyle desteklediklerini vurgulayan Burkay, şöyle devam etti: "Bugün Bursa’da, yüksek teknolojili üretimden lojistiğe, enerji verimliliğinden yalın üretime kadar geniş bir alanda güçlü bir dönüşüm altyapısı oluşturduk. Ülkemizin yüksek teknolojili ilk organize sanayi bölgesi TEKNOSAB, sanayimizin yeni nesil üretim vizyonunu temsil ederken; Lojistik Teknopark projemiz, kentimizin üretim ve ihracat kapasitesini daha verimli bir yapıya kavuşturmayı hedeflemektedir. Enerji Verimliliği Merkezimiz ve Bursa Model Fabrikamız ise firmalarımıza sahada ölçülebilir kazanımlar sağlayan iki önemli uygulama merkezimizdir. Bu merkezlerimizle işletmelerimizin kaynak kullanımını iyileştirmesine, üretim süreçlerini daha verimli hale getirmesine ve yeşil dönüşüm hedeflerine daha güçlü hazırlanmasına katkı sunuyoruz. Kısacası Bursa iş dünyası olarak bizler, sürdürülebilirliği yalnızca konuşulan bir hedef olarak değil; üretimin, yatırımın, ihracatın ve kurumsal kapasitenin her aşamasına yansıyan somut bir çalışma alanı olarak görüyoruz." İş dünyası olarak önemli bir eşikteyiz Bugün iş dünyası olarak çok önemli bir eşikte olduklarını ifade eden Başkan Burkay geçmişte rekabetin temel göstergelerinin üretim kapasitesi, maliyet avantajı, hız ve kalite olduğunu ancak bugün bunların yanına karbon ayak izi, enerji verimliliği, kaynak kullanımı, atık yönetimi, yeşil finansmana erişim ve sürdürülebilir tedarik zincirlerinin eklendiğini kaydetti. "Artık bir ürünün pazardaki değeri, yalnızca fiyatıyla veya kalitesiyle değil; nasıl üretildiğiyle, hangi kaynakları kullandığıyla, çevreye nasıl bir etki bıraktığıyla ve insan hayatına nasıl katkı sunduğuyla da ölçülüyor." Diyen Başkan Burkay, "Avrupa Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve küresel tedarik zincirlerinde değişen standartlar, iş dünyamızın önüne yeni bir dönem açmıştır. Bu yeni dönemi doğru okuyan, dönüşümünü zamanında tamamlayan, teknolojisini yenileyen, enerji ve kaynak verimliliğini artıran firmalarımız, küresel rekabette çok daha güçlü bir konuma ulaşacaktır. Ancak yeşil dönüşümün anlamı, rekabetçilik ve verimlilik başlıklarıyla sınırlı değildir. Bu dönüşüm; daha temiz bir çevre, daha dirençli şehirler, daha sağlıklı bir yaşam ve gelecek nesillere karşı sorumluluk anlayışıyla birlikte değer kazanmaktadır." dedi. Sürdürülebilirliğin temelinde insan var Sürdürülebilirlik anlayışının en güçlü karşılık bulduğu alanların başında şehirlerin geldiğini belirten Başkan Burkay, "Sürdürülebilirlik, şehirlerin planlanmasında, ulaşım altyapısında, afetlere hazırlığında, çevre kalitesinde ve sosyal yaşam alanlarında da kendini göstermelidir. Bir şehri geleceğe hazırlamak, aslında o şehirde yaşayan insanın hayatını, güvenliğini, sağlığını ve refahını öncelemek demektir. Dolayısıyla Bursa gibi kadim bir kenti ‘su akar yolunu bulur’ anlayışıyla akışına terk edemeyiz. Çünkü Bursa, plansızlığa mahkûm edilecek kadar değersiz bir şehir değildir." dedi. Bursa’nın en son kapsamlı çevre düzeni planının 1998 yılında yapıldığını hatırlatan Başkan Burkay, 30 yıl önceki bir akılla bugünün Bursa’sını yönetmeye çalışmanın Bursa’ya yapılan büyük bir haksızlık olduğunu dile getirdi. Başkan Burkay, "Bu plansızlık; sadece estetik bir kayıp değildir; her gün boğuştuğumuz trafik, çevre kirliliği ve kentin kapasite geliştirme sorunlarını da beraberinde getiren bir düğümdür. Bu nedenle Bursa’mızın anayasası niteliğinde olan 1/100 binlik çevre planında şehir içinde sıkışıp kalmış, apartmanlarla iç içe imalat yapan üretim ve ihracat kapasitesi sınırlanmış 8 bin 500 firmamızın varlığını da ayrıca değerlendirmek durumundayız. Organize bir akılla hareket ettiğimizde, akademik odalarımızın ve üniversitelerimizin vizyonu ile iş dünyamızın dinamizmini birleştirdiğimizde, inanıyorum ki her engeli aşarız. Bursa'nın gerçek değeri, ancak bu planlı büyüme ve ortak akıl koordinasyonuyla ortaya çıkacaktır. Bu düşüncelerle forumda emeği geçen Konseyimize, destek veren sponsorlarımıza ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum." dedi. Uludağ çevre forumu önemli bir platform haline geldi BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun üçüncüsünü gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyduklarını belirterek, daha önce yapılan iki forumun başarıyla tamamlandığını ve etkinliğin artık Bursa iş dünyasının yanı sıra Türkiye genelinde de takip edilen önemli bir platform haline geldiğini söyledi. Forumun güçlü içerik, yüksek katılım ve sektörler arası iş birliğiyle öne çıktığını ifade eden Kılıç, "Uludağ Çevre Forumu’nun ülkemize, Bursa’ya ve iş dünyamıza yakışan, ulusal ölçekte takip edilen önemli bir platform haline geldiğine inanıyoruz." dedi. İklim krizi yalnızca çevresel bir sorun değil Forumun hayata geçirilmesine destek veren BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a da teşekkür eden Kılıç, iklim krizinin artık yalnızca çevresel bir sorun olmadığını, aynı zamanda ekonomik rekabetten üretim modellerine kadar birçok alanı etkilediğini vurguladı. Dünyanın yeni bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Kılıç, "Üreten ama kaynaklarını koruyan, büyüyen ama çevresel etkilerini azaltan ülkeler öne çıkıyor. Türkiye de güçlü sanayisi, üretim kabiliyeti ve girişimci yapısıyla bu süreçte önemli bir avantaja sahip." ifadelerini kullandı. Bursa’nın yeşil dönüşümde öncü şehirlerden biri olması gerektiğini söyleyen Kılıç, BTSO çatısı altında yürütülen çalışmalarla şehrin üretim, ihracat ve teknolojide olduğu gibi çevresel dönüşümde de liderlik hedeflediğini belirtti. Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun bu vizyonun en önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade ederek, katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür etti. "Artık üretmek kadar atık yönetimi de önemli" Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, geri dönüşüm ve sürdürülebilirliğin insanlık tarihi kadar eski ve önemli bir konu olduğunu söyledi. Doğanın milyonlarca yıldır kendi döngüsü içerisinde kusursuz bir geri dönüşüm sistemi kurduğunu belirten Altun, "Milyarlarca insan bu dünyadan ayrıldı. Daha büyük sayıda canlılar geldi, yaşadı ve gitti. Doğa bunu muhteşem bir şekilde geri dönüştürdü. Doğanın teknolojisi bir kaosun önüne geçiyor." dedi. İnsanlığın bugün hâlâ doğadaki bu kusursuz dönüşümü nasıl sağlayacağını tartıştığını belirten Altun, "Dünyada geri dönüşüm konusunda ortak bir konsensüs sağlandı. Artık üretmek ne kadar önemliyse atık dönüşümü de o kadar önemli. BTSO öncülüğünde gerçekleştirilen bu forum ve COP31 zirvesi gibi organizasyonlar, bu sorunun çözümü için ortak çaba gösteriyor." dedi. Altun, sürdürülebilirliğin tartışmasız bir kavram olduğunu ifade ederek Bursa Valiliği olarak bu yönde yapılan çalışmalara bugüne kadar olduğu gibi destek vermeye devam edeceklerini sözlerine ekledi. Açılış konuşmalarının 3. Uludağ Çevre Forumu’na katkı veren sponsorlara plaketleri takdim edildi. Forumun açılış oturumu ise COP 31’e Doğru Türkiye başlığı ile gerçekleştirildi. AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç’ın moderatörlüğünde yapılan oturumda BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Mehrali Ecer konuşmacı olarak yer aldı.

BUÜ, 5 milyon avroluk AI-CIRCLE projesi ile uluslararası başarıya imza attı Haber

BUÜ, 5 milyon avroluk AI-CIRCLE projesi ile uluslararası başarıya imza attı

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), Avrupa Birliği Horizon Europe programı kapsamında desteklenen 5 milyon avro bütçeli "AI-CIRCLE" projesi ile önemli bir uluslararası başarı elde etti. Üniversitenin koordinatörlüğünde yürütülecek proje, Avrupa genelinde dijital dönüşüm ve döngüsel ekonomi alanında güçlü bir işbirliği ağı kurmayı hedefliyor.HORIZON-WIDERA-2025-01-ACCESS-01 European Excellence Initiative çağrısı kapsamında desteklenmeye hak kazanan proje, toplam 12 Avrupa ülkesinden üniversite ve kuruluşları bir araya getiriyor. BUÜ liderliğindeki konsorsiyumda Letonya, Slovenya, Polonya, Portekiz, Yunanistan, İrlanda, İspanya, Hollanda, Almanya, İtalya ve İsveç’ten paydaşlar bulunuyor. Proje Koordinatörü Prof. Dr. Aylin Poroy Arsoy, AI-CIRCLE’ın yükseköğretim kurumları arasında Avrupa mükemmeliyet ağı kurarak yapay zeka destekli dijital dönüşümü ve döngüsel ekonomi temelli iş modeli inovasyonlarını geliştirmeyi amaçladığını açıkladı. Prof. Dr. Arsoy, özellikle Türkiye’nin de dahil olduğu “Widening” ülkelerine odaklanarak araştırma mükemmeliyetini artırmayı, kurumsal dönüşümü desteklemeyi ve KOBİ’lerin küresel rekabet gücünü yükseltmeyi hedeflediklerini belirtti.Projede 24 KOBİ ile en az 48 pilot uygulama gerçekleştirilecek ve akademik araştırma çıktıları doğrudan sektör uygulamalarına dönüştürülecek. Çalışmalar, tekstil, gıda sistemleri, turizm ve konaklama, ulaşım ve mobilite ile çevre ve enerji sistemleri olmak üzere 5 tematik alanda yürütülecek.Projede BUÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi akademisyenlerinden Prof. Dr. Çağatan Taşkın, Prof. Dr. Yasemin Ertan, Prof. Dr. Yücel Sayılar, Prof. Dr. Nuran Bayram Arlı, Prof. Dr. Elif Yücel, Doç. Dr. Mehlika Saraç ve Dr. Öğr. Üyesi Burak Meydancı araştırmacı olarak görev alıyor.

BTSO Savunma Sanayi ve Havacılık Konseyi çalışmaları sürüyor Haber

BTSO Savunma Sanayi ve Havacılık Konseyi çalışmaları sürüyor

BTSO Savunma Sanayi ve Havacılık Konseyi’nin Strateji Arama Çalıştayı, sektör paydaşlarının katılımıyla Bursa Business School’da gerçekleştirildi. Çalıştayın açılışında konuşan BTSO Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, Bursa Uzay Havacılık Savunma Kümelenmesi-BASDEC’te yer alan firmaların kilogram başı ihracat birim değerinin 33 dolara ulaştığını söyledi. BTSO tarafından iş dünyasının referans eğitim merkezi olarak kurgulanan Bursa Business School’da düzenlenen çalıştaya, BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, Konsey Başkanı Aptullah Saner, konsey üyeleri ve sektör temsilcileri katıldı. Çalıştayın açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, küresel ölçekte yeni dengelerin kurulduğu zorlu bir dönemden geçildiğini söyledi. Global ve bütüncül bir bakış eşliğinde akıl ve gerçeği buluşturan, riskleri ve fırsatları birlikte gören bir yaklaşım sergilenmesi gerektiğini ifade eden Cüneyt Şener, “Türkiye’de oda ve borsalar arasında ilk kez BTSO çatısı altında hayata geçirilen ‘Sektörel Konsey’ yapılanması işte bu anlayışla kurgulandı. Kentin geleceğinde söz sahibi olan tüm dinamikleri aynı masa etrafında buluşturan Sektör Konseyleri, ortak aklın harekete geçtiği ve yol haritasını ulaşılabilir hedeflerle belirleyen güçlü platformlar arasında yer alıyor.” dedi. Türkiye’nin savunma sanayinde yerlilik oranını yüzde 20’ler düzeyinden yüzde 80 seviyelerine ulaştığına işaret eden Cüneyt Şener, “Türk savunma ve havacılık sanayimiz, ülkemizin ihtiyacını karşılamaktan öte tüm dünyada dost ve müttefik ülkelerin savunma ve güvenlik ihtiyaçlarını karşılayabilecek yetkinliktedir. Yerli ve milli imkanlarla ürettiğimiz ürünler dünyadaki örneklerinin en iyileri arasında gösterilmektedir. Bugün ileri teknoloji savunma sanayi ürünlerimizi ihraç ettiğimiz ülke sayısı 170’i, ihraç ettiğimiz ürün çeşidi ise 230’u aştı.” diye konuştu. Türkiye’nin sektördeki rekabetçiliğini artırmak amacıyla BTSO çatısı altında yoğun çalışmalara imza attıklarını belirten Şener, şöyle devam etti: “BTSO’da 2013 yılında göreve geldiğimizde ilk gerçekleştirdiğimiz icraatlarımızdan biri Bursa Uzay Havacılık Savunma Kümelenmesi BASDEC’i kurmak oldu. Kentimizin savunma, havacılık ve uzay sanayilerine katkı sunmasını ve bu sektörlerden pay almasını sağlamayı amaçlayan BASDEC çatısı altında bugün 140’tan fazla firmamız yer alıyor. Küme firmalarımız ayrıca 33 dolara ulaşan kilogram başına ihracat birim değeriyle de ekonomimizde önemli bir yer tutuyor. BTSO olarak savunma sanayi ve havacılık alanında etkin rol alarak, ülkemizin ekonomisine maksimum katkıyı sunabilecek tüm çalışmaların yakın takipçisi olmaya devam ediyoruz. Bu dönemde Sektörel Konsey yapılanmasına eklediğimiz Savunma Sanayi ve Havacılık Konseyimiz de sektörümüzün gelişiminde öncü bir rol üstlenecektir.” BTSO Savunma Sanayi ve Havacılık Konseyi Başkanı Aptullah Saner, konseyin ilk toplantısını yüksek bir katılımla Bursa Business School’da gerçekleştirdiklerini söyledi. Başta BTSO Başkanı İbrahim Burkay’a ve yönetim kuruluna Konsey çalışmaları için kendilerine sundukları imkanlardan dolayı teşekkür ettiğini ifade eden Saner, “Ayrıca tüm katılımcılara da çalıştaya katkıları için müteşekkirim. Bursa’mız, sanayimiz ve geleceğimiz için ortak akılla gerçekleştirdiğimiz çalıştayda riskleri fırsatları aynı potada eriterek yol haritamızı belirleyen stratejiler ortaya çıkıyor. Bu durumdan son derece memnun olduğumu belirtmek istiyorum.” diye konuştu. Bursa Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sinan Uyanık, sektör temsilcileri, sanayiciler, akademisyenler ile bir araya geldiklerini ve konsey çerçevesinde sektörün problemlerini tartışarak verimli bir toplantı geçirdiklerini söyledi. Sinan Uyanık, “Savunma sanayi, ülkemizin en önemli sektörlerinden bir tanesi. Son yıllarda elde edilen başarılarla gurur duyuyoruz. Bunun daha ileriye gidebilmesi adına da üniversitemiz ile birlikte katkılar sunmaya gayret gösteriyoruz. Üniversite - sanayi işbirliği sektörün, KOBİ’lerin ve ekosistemin gelişebilmesi için çok önemli. Bursa Business School da iş dünyasını şehrin tüm dinamikleriyle buluşturuyor. Bu yapının hayata geçmesinde emeği geçen herkesi tebrik ederim.” dedi. ROKETSAN Yan Sanayi ve Millileştirme Müdürü Murat Türker, çalıştayların farklı bakış açılarıyla bir sinerji oluşturduğunu ifade etti. Buradan doğacak sonuçlar ile sanayiye katkı sağlamanın çok doğru bir yol olduğunu kaydeden Türker, “Yapılan yatırımların ileriye dönük bir katma değer oluşturması için bu tür girişimlerin çok önceden hayata geçirilmesini değerli görüyorum. Bursa’nın potansiyeli çok yüksek. Özellikle savunma sanayine doğrudan ciddi katkılar sunacağına eminim. Bu çalıştayın gerçekleştiği Bursa Business School’un da yapı olarak diğer platformlara örnek olacağını düşünüyorum.” diye konuştu. Delta V Uzay Teknolojileri Ar-Ge Direktörü Emir Şevkioğlu, birçok disiplinden farklı alanlardaki üreticilerin bir araya toplandığı verimli bir çalıştay gerçekleştiğini söyledi. Şevkioğlu, diğer şehirlerden firmaların da davet edildiği çalıştayın, sektöre vizyon kattığını da ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.