Hava Durumu

#Komşu

Yeni Marmara Gazetesi - Komşu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Komşu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa'da "köyden indim şehire" filmi gerçek oldu Haber

Bursa'da "köyden indim şehire" filmi gerçek oldu

Başrollerini Kemal Sunal, Halit Akçatepe, Zeki Alasya ve Metin Akpınar'ın paylaştığı Yeşilçam klasiklerinden "köyden indim şehire" filmi Bursa'da gerçek oldu. Yıldırım ilçesi Piremir Mahallesi'nde yaşanan olayda, evine kiracı getiren ev sahibi Salih Gürsoy zemin katta açılan deliği görünce gözlerine inanamadı. Tünelin diğer ucunun komşu evin bahçesine gittiğini fark eden Gürsoy durumu güvenlik güçlerine bildirdi. Edinilen bilgiye göre, Piremir Mahallesinde kiralık evi bulunan Salih Gürsoy, kiralamak isteyen kişilere evi göstermek istedi. Kiracı adayı ile birlikte eve gelen Gürsoy zemin kata açılan deliği ve devamındaki tüneli görünce ne diyeceğini bilemedi. Evi tutmak isteyen kişileri gönderdikten sonra kazıyı iyice inceleyen Gürsoy tünelin diğer ucunun komşu evin bahçesine uzandığını farketti. Olayı cep telefonu ile kayda alan Gürsoy polis merkezine giderek ihbarda bulundu. Komşu evin bahçesinden kendi evine tünel kazılarak define aradığını iddia eden Gürsoy, "Kiracıya evi göstermeye geldiğimde bahçeye baktım. Küçük bir kazı vardı. Belli bir süre sonra başka bir kiracıyı getirdiğimde ise kazının ve çukurun büyüdüğünü gördüm. İncelediğimde, tünelin benim evimin temeline kadar girdiğini fark ettim. Bunun üzerine gereken yerlere resmi yazışmalarımı ve şikayetlerimi oluşturdum. Hala bir sonuç alamadım" diye konuştu. "Allah'tan havalar iyi" Kazılan tünel için bir an önce çözüm bulunmasını isteyen Gürsoy, "Allah'tan havalar iyi, bir yağmur yağsa o tünelden içeriye giren su benim evimi yıkacak. Ama buna rağmen kazmaya devam ediyorlar. Ne yapacağımızı şaşırdık. Komşuyla bu durumun çözümü için konuştuğumda tüneli kapatacağını söyledi ancak hala kazmaya devam ediyor. Başımın belaya gireceğinden korkuyorum, çünkü normal bir kazı değil. Define aradıkları apaçık ortada" dedi. Su kuyusu kazıyoruz dediler Kazı yapanların çevredekilere de yalan söylediğini iddia eden Gürsoy, "Çevredekilere su kuyusu için kazdıklarını söylemişler. Böyle su kuyusu mu olur, dikine değil benim evimin temeline doğru iniyor. Manzara ortada, gerekli mercilerden yardım bekliyoruz" diye konuştu. Ayrıca, temeli kazan evin ziline basan İhlas Haber Ajansı muhabiri kapıyı açan vatandaşa mikrofon uzattı. Karşısında kamera ile mikrofonu gören şahıs, kazının kardeşinin yaptığını ifade ederek muhabirin yüzüne kapıyı kapattı. Olay ile ilgili araştırma sürüyor.

Hurdacının cesareti pes dedirtti Haber

Hurdacının cesareti pes dedirtti

Olay, İznik ilçesi Selçuk Mahallesi Sabah Sokak'ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, el arabasıyla sokakta dolaşan hurdacı, gözüne kestirdiği evin demir kapısına yöneldi. Hurdacı, çevreyi bir süre kontrol ettikten sonra kapıyı yerinden sökmeye başladı. O sırada yoldan geçen motosikletleri gören hurdacı, dikkat çekmemek için geri çekildi. Motosikletlerin geçmesinin ardından yeniden kapının yanına gelen hurdacı, demir kapıyı tamamen sökerek el arabasına yükledi ve hiçbir şey olmamış gibi olay yerinden ayrıldı. Yaşanan anlar, yan komşunun güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi. Kapının söküldüğünü fark eden ev sahibi polise giderek şikayetçi oldu. Olayın hemen ardından İznik İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri çalışma başlattı. Güvenlik kamerası görüntülerini inceleyen ekipler, hurdacıyı kısa sürede tespit etti. Hurdacı, kapıyı yerine takacağını söyleyince aile şikayetinden vazgeçti. Hurdacı da sözünü tutarak söktüğü demir kapıyı yeniden yerine taktı. Olayın tanığı ve kapısı sökülen evin yan komşusu Hikmet Uzun, güvenlik kameralarını yeni taktırdığını belirterek yaşadığı şaşırmayı anlattı. Uzun, "Kameraları daha yeni taktırmıştım. Yan komşu ‘kapımız çalındı' deyince şok oldum. Kameralara baktım, öğlen saatlerinde 4 motosiklet geçiyor. Onları görünce geri gidiyor. Sonra tekrar geliyor, sağa sola bakıyor ve kapıyı yerinden söküyor. Çok şaşırdım. Öğlen saati yapılacak iş mi bu?" dedi. Kapının yeniden yerine takılmasıyla olay tatlıya bağlanırken, hurdacının güpegündüz gerçekleştirdiği kapı operasyonu güvenlik kamerasına yansıdı.

Almanya'dan cinayet için gelmiş Haber

Almanya'dan cinayet için gelmiş

Olay, 7 Şubat sabahı saat 06.00 sıralarında meydana geldi. İddiaya göre, Almanya'dan Türkiye'ye gelen A.Ç., arsa anlaşmazlığı yaşadığı ablası ve eniştesinin evine gitti. Bahçeden gelen sesler üzerine dışarı çıkan Mesut Tarhan (47) omuz bölgesinden bıçaklanırken, yardıma koşan eşi Adile Tarhan (53) da kardeşi tarafından defalarca bıçak darbesi aldı. Adile Tarhan 18, Mesut Tarhan ise 9 bıçak darbesiyle kanlar içerisinde kaldı. Olayın ardından kaçan zanlı daha sonra polise teslim olurken, ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Adile Tarhan 2 gün sonra hayatını kaybetti. Yoğun bakımdaki tedavisinin ardından taburcu olan Mesut Tarhan, 26 yıllık eşinin öldüğünü günler sonra öğrendi. "SIRTIMA BIÇAK SAPLANDIĞINI HİSSETTİM" Yaşadığı dehşet anlarını anlatan Mesut Tarhan, "O gün gece geç yatmıştık. Saatin tam kaç olduğunu hatırlamıyorum ama yaklaşık 12.30 civarıydı. Eşim beni uyandırdı ve yan taraftan bir ses geldiğini söyledi. Ben tam o sırada kapının kapanma sesini duydum. Bunun üzerine birlikte kalkıp dışarı çıktık. Oturduğumuz ev müstakil olduğu için bahçeye çıktık. Bahçedeki lambalar yanmıyordu; yalnızca kapının önündeki bir lamba açıktı, diğer taraflar karanlıktı. Düz zeminde yürüyordum. Kapının önünden yaklaşık 4-5 metre ilerledikten sonra sağ tarafta zeminin yükseldiği karanlık bir alan var. Tam oraya doğru dönerken bir anda omzuma bir bıçak saplandığını hissettim. O anda sırt üstü yere düştüm. Eşim sağ tarafımdaydı, biraz da gerimde kalıyordu. O sırada saldırgan eşime yöneldi ve ona da üst üste bıçak darbeleri indirdi. Ben kendimi doğrultmaya çalıştım. Yaram hâlâ sıcaktı. O sırada saldırganı gördüm; Aslan Çoban'dı. Kendimi toparlayıp ayağa kalktım, ensesinden tutup yere attım ve elindeki bıçağı almaya çalıştım. Bıçağı almaya çalışırken sağ kolum kesildi. Bıçak onun sağ elindeydi, ben de sağ elimle müdahale ettim. Sağ elim tamamen kesildi. İki parmağım neredeyse kopmuştu, sadece deri parçası tutuyordu. Üç parmağım kesilmişti, sonradan onlara tendon transferi yapıldı" dedi. "EŞİMİN VEFAT ETTİĞİNİ SONRADAN ÖĞRENDİM" Tedavi sürecinden bahseden Mesut Tarhan, "Ondan sonrasını hatırlamıyorum. Ne oldu, ne bitti bilmiyorum. Kendime geldiğimde çocukların ve komşumun seslerini duyuyordum. Kızım ambulansı arıyordu. Daha sonra beni ambulansla hastaneye götürdüler. Yaklaşık 5-6 gün entübe kaldım ve o süreçte ne yaşandığını hatırlamıyorum. Ardından 13-14 gün boyunca yoğun bakımda ve serviste yoğun antibiyotik tedavisi gördüm. Geçen hafta taburcu oldum. Kendime geldiğimde hastanedeydim. Doktor bana günün hangi gün olduğunu ve saatin kaç olduğunu sordu, ancak hatırlamıyordum. Sonradan öğrendim ki olay 7 Şubat'ta olmuş. Kendime geldiğimde eşimin vefat ettiğini bilmiyordum. Bunu daha sonra öğrendim" ifadelerini kullandı. "ORTAK ALINAN EVİN ÜZERİNE ÇÖKMEK İSTEDİ" Olayın geçmişine değinen Mesut Tarhan, "Bu olayın arkasında aslında iki yılı aşkın süredir devam eden bir mesele vardı. Biz zaten konuşmuyorduk. Eşim açıkça annesine de söylemişti; 'Huzurumuzu kaçırıyorsunuz, uzak durun' demişti. Oturduğumuz evi eşimle birlikte almıştık ancak ev onların üzerineydi ve vermiyordu. Bana 'bugün yarın vereceğim' diyordu ama eşime de vermeyeceğini söylemiş. Eşim ayrıca ona para da vermişti, onu da vermeyeceğini söylemiş. Evet, ortak alınan evi sahiplenmek ve üzerine çökmek istedi. Kendisi o evde oturmuyordu. Yaklaşık iki buçuk yıl önce Almanya'ya kaçmıştı, çocuklarıyla birlikte gitmişti. Benimle bir sorunu yok gibi görünüyordu ama meğer eşimle arasında ciddi sorunlar varmış. Eşim evi istiyormuş, o ise vermiyormuş. 'Annem yanımda kalmak istemedi, sen istemedin' gibi sudan bahaneler ileri sürüyormuş" diye konuştu. "CİNAYET İŞLEMEK İÇİN TÜRKİYE'YE GELMİŞ" Saldırganın tehditlerde bulunduğunu belirten Mesut Tarhan, "Almanya'da da sorunlar yaşamış. Psikolojisinin iyi olmadığı söylenmiş. Eşi ve çocuklarıyla birlikte Türkiye'ye dönmek istemiş ancak onlar kabul etmemiş. Onları orada bırakıp tek başına Türkiye'ye gelmiş ve böyle bir olaya kalkışmış. Gelmeden önce bize geldiğini ya da evde olduğumuza dair hiçbir telefon etmedi. Ocak ayının 15'i ya da 16'sında eşimi aramış. Eşim bana söyledi ama telefonu açmamış. Ben de 'Aç, kardeşindir. Bugün kavga edersiniz yarın barışırsınız' dedim. Eşim de 'Açıyorum ama bana çok ağır küfürler ediyor, tehdit ediyor' dedi. Daha sonra eşim tekrar konuştuğunda ona 'Ayın birinde geleceğim, orada seni görmeyeyim, öldüreceğim' dediğini söyledi. Ben de kendisine mesaj yazdım. 'Bir sıkıntı mı var? Varsa konuşalım' dedim. Bana 'Seninle bir sıkıntım yok, gelince konuşuruz' diye cevap verdi. Bana açıkçası bu olay çok şaşırtıcı gelmedi. Çünkü aile içinde bu tür meseleler daha önce de yaşanmış. Urfa'da bir evleri var ve o ev yüzünden beş kardeşin hiçbiri birbiriyle konuşmuyor. Ben 2000 yılında evlendim. Yani 26 yıllık eşimi kaybettim. Onu öz kardeşi öldürdü" dedi. "ANNEM KANLAR İÇİNDEYDİ VE BABANA KOŞ DEDİ" Olay anını anlatan Sevgi Tarhan (21), "O sırada evdeydim ve en arka odadaki kendi odamda uyuyordum. Kardeşimin seslenmesiyle uyandım. Bana 'Dayım geldi, annemle babam yaralı, kapının önündeler' dedi. İlk başta gürültüyü duymamıştım ama yataktan kalktıktan sonra annemin bağırışını duydum. Hemen telefonumu şarjdan alıp kapıya doğru koşmak istedim. Tam o sırada annem içeri girdi. Annem kanlar içindeydi ve bana 'Babana koş' diye bağırdı. O anda babamın yaralandığını düşündüm. Kapının önüne çıktım. Tam o sırada babam bana doğru yürüyordu. Birkaç adım attıktan sonra bayıldı. Babam bayılırken onu tuttum. Yaralarına tampon uyguladım ve kanamanın durması için baskı yaptım. Kardeşime seslenerek telefonu getirmesini söyledim ve ambulansı aradım. Aynı zamanda ailemizi de arayıp haber verdim. Babama baskı uygularken annem içeriden komşuları aradı. Komşu geldi. Ona babamın yarasına nasıl baskı yapması gerektiğini gösterdim ve babamı ona bıraktım. Daha sonra anneme bakmak için içeri koştum" sözlerini kaydetti. "DAYINI YAPTI KIZIM DEDİ VE BAYILDI" Sağlık ekipleri gelene kadar ailesine müdahale ettiğini söyleyen Sevgi Tarhan, "İlk çıktığımda kapının önünde saldırganı görmemiştim. Babam tek başınaydı ve bana doğru yürüyüp kapının önünde yere yığılmıştı. Çok kısa bir süre içinde olmuştu her şey. Babamın bilincinin kapalı olduğunu fark ettim. O sırada annem ayaktaydı ve konuşuyordu. Babam bir ara kendine gelir gibi oldu ve 'Dayını yaptı kızım, dayını yaptı' dedi. Yaralarına baskı yaparken acıdan bağırıyordu. Komşuya 'Sen tut' dedim, 'Ben anneme bakmam lazım' dedim ve içeri koştum. Annemin üstündeki tişört ilk gördüğümde hafif kanlıydı. Ancak içeri girdiğimde tişörtünün tamamen kana bulandığını gördüm. Tişörtünü kaldırdığımda daha derin yaralarının olduğunu fark ettim. O sırada ambulans çok kısa sürede geldi. Yaklaşık 5-6 dakika içinde olay yerine ulaştılar. Ondan sonrasını sağlık ekiplerine bıraktık" dedi. "8 MART'TA ANNEM İÇİN ADALET İSTİYORUM" Annesini kaybettiği için büyük üzüntü duyduğunu ifade eden Sevgi Tarhan, "Daha önce hayatımda böyle büyük bir korku yaşamamıştım. Ne yapacağımı bilmiyordum. Bir yandan şok içindeydim, bir yandan da müdahale etmeye çalışıyordum. Dayımın böyle bir şey yapabileceğini hiç düşünmemiştim. Kapının önüne çıktığımda annemle babamı kanlar içinde görünce büyük bir şok yaşadım. Olay 7 Şubat'ta oldu. Annem ise 9 Şubat sabahı saat 05.30'da hayatını kaybetti. Çok garip bir durumdu. Bir yandan annemi kaybetmenin acısını yaşıyorum, diğer yandan babamın hayatta olduğu haberini alıyoruz. Çok karmaşık duygular içerisindeydik. Ben dayımın suçunun en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum. Annemi elimizden aldı. Babam da ağır yaralandı. Almanya'dan Türkiye'ye cinayet işlemek için gelmiş. Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve ben annemi katleden kişinin en ağır cezayı almasını istiyorum. Bunun için ne gerekiyorsa yapılmasını istiyorum" ifadelerini kullandı.

Kapının dürbününden bakarak kurşun yağdırdı:1 ölü ,2 yaralı Haber

Kapının dürbününden bakarak kurşun yağdırdı:1 ölü ,2 yaralı

Kağıthane'de apartman komşuları arasında yaşanan gürültü tartışması cinayetle sonuçlandı. Kapının dürbününden bakarak kurşun yağdıran 19 yaşındaki Yusuf A. 1 kişiyi öldürdü, 2 kişiyi yaraladı. Edinilen bilgilere göre olay Kağıthane'de yaşandı. Aynı apartmanda yaşayan Melek İlayda Ç. (22) ve Yusuf A. arasında çocuk sesi nedeniyle tartışma çıktı. Alt katta oturan Yusuf A. şikayet için üst kata çıktığında küfür etti. Bunun üzerine Melek İlayda'nın abisi Rıdvan Çevik (34) alt kata inerek tepki gösterdi. Zanlı Yusuf A., daire kapısının dürbününden bakarak kurşun yağdırdı. Kurşunların isabet ettiği Rıdvan Çevik, amcası Cavit Ç. (57) ve yengesi Hatice Ç. (51) yaralandı. Ağır yaralanan Rıdvan Çevik hastanede yaşamını yitirdi. Rıdvan Çevik'in bir kız çocuğu babası olduğu öğrenildi. Şüpheli Yusuf A., Kağıthane Asayiş Büro Amirliği ekiplerince olayda kullandığı silahla birlikte yakalanarak gözaltına alındı. Yapılan incelemede, şüpheli Yusuf A.'nın 'Kasten yaralama' suçundan suç kaydı bulunduğu tespit edildi. Olayda hayatını kaybeden Rıdvan Çevik'in cenazesi, Adli Tıp Kurumu'ndan alındı. Çevik'in dayısı Abdülkadir Aksoy "Çocuklar ses yapmış, bu nedenle tartışmışlar. Şahıs yukarı çıkıp küfür etmiş. Rıdvan da niye küfür ediyorsun diye evine gitmiş. Kapının ardında ateş ediyor. Dürbünden bakarak. Rıdvan vuruluyor. Sonra amcası ve yengesi de vuruluyor. Psikopat birisiymiş. Daha önce de bir iki sefer rahatsız etmiş" ifadelerini kullandı.

Bayram Günü Darp Edilen Kadın, Komşusunun Çamaşırlarına Kül Attığını İddia Etti Haber

Bayram Günü Darp Edilen Kadın, Komşusunun Çamaşırlarına Kül Attığını İddia Etti

Ankara'da 2 yıldır çamaşırlarının üzerine çöp attığı gerekçesiyle tartışmalı olan kadın, bayramın 2. Günü komşuları ve oğlu tarafından darp edildi. O anlar çevredeki vatandaşların kameralarına yansıdı. Olay, Ankara'nın Mamak ilçesinde meydana geldi. İddialara göre, Özlem Yıldırım 2 yıldır komşusunun balkondan aşağı döktüğü çöpler yüzünden şikayetçiydi. Bayramın 2. günü ise komşusunun yine balkona serdiği çamaşırların üzerine kül dökmesiyle sinirlenen Yıldırım, sitem etti. Komşusunun askeri personel olan oğlu tarafından tehdit edilen Yıldırım, karakola gitmek için hazırlandığı sırada baba O.K., gelin R.K. ve oğul U.K. tarafından darp edildi. O anlar civardakilerin kameralarına yansıdı. Yıldırım, darp raporu almak için hastaneye gittiği sırada komşularının da hastanede olduğunu ve gelin R.K. için darp raporu almaya geldiklerini gördü. 3 kişiye karşı hiçbir şekilde şiddet uygulayamadığını ifade eden Yıldırım, R.K.'yı yolda kendilerinin dövüp suçu üstüne atmak istediklerini iddia etti. "Çamaşırımın üstüne, perdeye, eve bütün küller döküldü" Üst kat komşularıyla 2 yılı aşkın süredir kavga içinde olduğunu belirten Özlem Yıldırım, bayramın ikinci günü balkona serdiği çamaşırlarına komşularının kül döktüğünü iddia ederek, "Çamaşırın üstüne perdeyi çekmiştim. Çamaşırımın üstüne, perdeye, eve bütün küller döküldü. O anki sinirle seslendim ama çıkmadılar. Duvara vurdum çıkın bakın şu çamaşıra diye. Evin geliniyle oğlu çıktı. Tam tavırlı bir şekilde ‘Çocuktur, yapmış olabilir. Kes sesini uzatma' diyerek bana bağırmaya başladı. Ben de onlara bağırdım. O sırada askeri görevli oğlu konuya dahil oldu. ‘Senin gibi itle köpekle biz muhatap olmayız, kocan çıksın' dedi" diye konuştu. "Başörtülü olduğum halde ‘senin saçlarını bir yolarım' diyerek saçlarımı yoldu" Karakola gitmek için binadan çıktığı sırada 3 kişinin küfrederek arkasından geldiğini ifade eden Yıldırım, "Ben arabaya bineceğim vakit babaları olan şahıs beni kolumdan çekti. Acilden darp raporu da çıkarttım. Polise gitmeme engel oldu. Oğlu da ağabeyim arabadayken ağabeyime vurmaya başladı. Sonra gelinleri beni kaldırımın kenarına sürükledi. Askeri personel olan U.K. benim üstüme oturdu ve bana yumruk attı. Yüzüm, burnum, alnım, kafatasım ve hatta bütün vücudumda morluklar mevcut. Ayağıma bastılar, sağ ayağımın baş parmağı zedelendi. Diz kapaklarımı yere sürttüler. Eşi başörtülü olduğum halde ‘senin saçlarını bir yolarım' diyerek başörtümü başımdan çıkartıp saçlarımı yoldu" ifadelerini kullandı. "Yalancı darp raporu almaya çalıştılar" Polis gelmeden önce arabaya binip kaçtıklarını dile getiren Yıldırım, "Kaçamazsınız dememe rağmen olaydan yerinden kaçtılar. Biz acile geldiğimizde bizden önce acile gelmişler. Gelinlerinin arabanın içinde burnunu kanatıp saçlarını yolup bizden önce darp raporu almaya gelmişler. Ben onlara bir tane bile yumruk sallayamadım. Gelinin elinde yüzünde hiçbir şey yoktu. Komşularım da şahitlik yaptılar. Yalancı darp raporu almaya çalıştılar. Ben 2 erkek ve 1 kadın tarafından darp edildim. Böyle insanlara devletin cezasının çok fazla uzamadan vermesini istiyorum" açıklamasında bulundu.

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.