Hava Durumu

#Konyaaltı

Yeni Marmara Gazetesi - Konyaaltı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Konyaaltı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Yabancı uyruklu şahıs kedinin üzerine bastı, köpeği tekmeledi Video Galeri

Yabancı uyruklu şahıs kedinin üzerine bastı, köpeği tekmeledi

     Antalya'da yabancı uyruklu bir şahıs mahalledeki esnafın beslediği kediyi ayağıyla ezip ardından bir köpeği tekmeledi. Güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerin sosyal medyada yayılması üzerine şahıs gözaltına alınırken sokak hayvanlarına yapılan eziyet tepki çekti. 10 Mayıs tarihinde Antalya'nın Konyaaltı ilçesi Sarısu Mahallesi 144 Sokak'ta meydana gelen olayda, Rus uyruklu Andria İ. isimli şahıs, sokak üzerinde bulunan bir zincir market şubesinin önüne geldi. İş yerinin güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde şahıs burada yer alan merdivenlerde yatmakta olan kediyi ayağıyla ezdi. Kedinin can havliyle kaçmasının ardından, merdivenlerden inen Andria İ. bu kez merdivenlerin alt kısmında bulunan sokak köpeğini tekmeledi.      Kediyi ayağıyla defalarca ezdi İki sokak hayvanı da Andria İ.'nin darbelerinin ardından bölgeden hızla uzaklaştı. Güvenlik kamerasına da yansıyan görüntülerin sosyal medya hesaplarında yayılmasının ardından hayvanseverler, kimliği belirsiz şahsa tepki gösterdi. Kendi hallerinde marketin önünde yatmakta olan kedi ve köpeğe yapılan eziyete tepki gösteren bazı vatandaşlar görüntülerle birlikte polis merkezine giderek şahıs hakkında şikayetçi oldu. Yapılan başvuru üzerine yakalanıp gözaltına alınan Andria İ.'nin emniyet ve savcılık ifadesi sonrası deport edilmek üzere Geri Gönderme Merkezî'ne teslim edildiği bildirildi.      "Görüntüleri görünce çok üzüldüm" Şahsın hayvanlara yaptığı eziyeti canice olarak nitelendiren vatandaşlardan Esen Peksoy, "Şahsı tanıyoruz, ancak samimiyetimiz yok. Gelir alışverişini yapan ve gider. 1 yılı aşkın süredir Türkiye'de kalıyor. Buraya savaştan dolayı kaçıp gelmiş. Ama buraya gelip bu hayvanlara zulüm etmesi çok üzücü. Görüntüde hayvanın kafasına basarak, ardından tekme vuruyor. Ondan sonra da aşağıda bir köpeğe tekme vuruyor. Hayvanlar can havli ile kaçıyorlar. Kamerada görünce ben çok üzüldüm. Hayvana zarar veren insana da verir. Böyle insanların cezasını çekmesini tabi ki istiyorum" dedi.      "Kediyi olaydan sonra görmedik" Olayın ardından şahsın ayağı ile ezdiği kediyi birkaç gündür görmediklerini belirten Peksoy, "Şu anda kedinin durumunu bilmiyorum. Geçen gün ayağı topallıyordu, mama aldık verdik. Ondan sonra kayboldu gitti. Biz de çalıştığımız için onu takip edemedik. Büyük ihtimale hayvan büyük bir darbe aldığından ölmüş olabilir. Ben olayı kameradan gördüm. Ben çok üzüldüm, o hayvana öyle eziyet etmesi, kafasını ezmesi, vurması, hayvanın bacağını sakatlaması. Sadece bir tek kediye değil, köpeğe de şiddetin her türlüsüne karşıyız. Ama bunlar Allah'ın sessiz kulları doğru değil. Başka bir ülkeden gelip benim ülkemde malıma, canıma, hayvanıma zarar vermesi etik bir durum değil" ifadelerini kullandı.

Yabancı uyruklu şahıs kedinin üzerine bastı, köpeği tekmeledi Haber

Yabancı uyruklu şahıs kedinin üzerine bastı, köpeği tekmeledi

10 Mayıs tarihinde Antalya'nın Konyaaltı ilçesi Sarısu Mahallesi 144 Sokak'ta meydana gelen olayda, Rus uyruklu Andria İ. isimli şahıs, sokak üzerinde bulunan bir zincir market şubesinin önüne geldi. İş yerinin güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde şahıs burada yer alan merdivenlerde yatmakta olan kediyi ayağıyla ezdi. Kedinin can havliyle kaçmasının ardından, merdivenlerden inen Andria İ. bu kez merdivenlerin alt kısmında bulunan sokak köpeğini tekmeledi. Kediyi ayağıyla defalarca ezdi İki sokak hayvanı da Andria İ.'nin darbelerinin ardından bölgeden hızla uzaklaştı. Güvenlik kamerasına da yansıyan görüntülerin sosyal medya hesaplarında yayılmasının ardından hayvanseverler, kimliği belirsiz şahsa tepki gösterdi. Kendi hallerinde marketin önünde yatmakta olan kedi ve köpeğe yapılan eziyete tepki gösteren bazı vatandaşlar görüntülerle birlikte polis merkezine giderek şahıs hakkında şikayetçi oldu. Yapılan başvuru üzerine yakalanıp gözaltına alınan Andria İ.'nin emniyet ve savcılık ifadesi sonrası deport edilmek üzere Geri Gönderme Merkezî'ne teslim edildiği bildirildi. "Görüntüleri görünce çok üzüldüm" Şahsın hayvanlara yaptığı eziyeti canice olarak nitelendiren vatandaşlardan Esen Peksoy, "Şahsı tanıyoruz, ancak samimiyetimiz yok. Gelir alışverişini yapan ve gider. 1 yılı aşkın süredir Türkiye'de kalıyor. Buraya savaştan dolayı kaçıp gelmiş. Ama buraya gelip bu hayvanlara zulüm etmesi çok üzücü. Görüntüde hayvanın kafasına basarak, ardından tekme vuruyor. Ondan sonra da aşağıda bir köpeğe tekme vuruyor. Hayvanlar can havli ile kaçıyorlar. Kamerada görünce ben çok üzüldüm. Hayvana zarar veren insana da verir. Böyle insanların cezasını çekmesini tabi ki istiyorum" dedi. "Kediyi olaydan sonra görmedik" Olayın ardından şahsın ayağı ile ezdiği kediyi birkaç gündür görmediklerini belirten Peksoy, "Şu anda kedinin durumunu bilmiyorum. Geçen gün ayağı topallıyordu, mama aldık verdik. Ondan sonra kayboldu gitti. Biz de çalıştığımız için onu takip edemedik. Büyük ihtimale hayvan büyük bir darbe aldığından ölmüş olabilir. Ben olayı kameradan gördüm. Ben çok üzüldüm, o hayvana öyle eziyet etmesi, kafasını ezmesi, vurması, hayvanın bacağını sakatlaması. Sadece bir tek kediye değil, köpeğe de şiddetin her türlüsüne karşıyız. Ama bunlar Allah'ın sessiz kulları doğru değil. Başka bir ülkeden gelip benim ülkemde malıma, canıma, hayvanıma zarar vermesi etik bir durum değil" ifadelerini kullandı.

Denizin dibi dileklerle doldu Haber

Denizin dibi dileklerle doldu

Antalya'da her yıl 5 Mayıs'ı 6 Mayıs'a bağlayan gece kutlanan Hıdırellez kapsamında denize atılan dileklerin yer aldığı poşet ve kağıtlar, dalgıçlar tarafından toplanarak temizlendi. Baharın gelişini, bolluk ve bereketi simgeleyen Hıdırellez'de vatandaşlar, dileklerini su geçirmez poşetler içerisinde kırmızı kurdele veya keselerle sararak denize bırakıyor. Dalgıçlar, gerçekleştirdikleri deniz temizliği çalışmalarında diğer atıkların yanı sıra bu dilek poşetlerini de toplayarak çevre kirliliğinin önüne geçmeye çalışıyor. Deniz tabanı dileklerle doldu Deniz tabanının Hıdırellez dilekleriyle dolu olduğunu belirten dalgıç Hüseyin Fırat, "Baharın gelişi, bereket, sağlık ve umutla ilişkilendirilen Hıdırellez 5 Mayıs'ı 6 Mayıs'a bağlayan gece kutlanır. Maalesef bizim de bu hafta sonu yaptığımız dalışta Hıdırellez'den kalma dilekler karşımıza çıktı. Her yer kağıt parçası, elimden geldiğince topladım ama bitecek gibi değil. Lapa lapa olmuşlar. Hıdırellez dileklerini topluyor ve denizi temizliyoruz. Kırmızı keselerin içi hep dilek notlarıyla dolu. Hatta birisi anahtarlarla birlikte atmış dileğini, muhtemelen ev diliyor. Neredeyse her dilek kağıdının veya kesesinin içinde de madeni 1 TL vardı. Her biri 1 TL olmak üzere toplam 58 TL topladım" dedi. Dilekler arasında ev, araba, evlilik, torun, sınırsız para, hastalığın geçmesi ve çocuk gibi istekler yer aldı Bazı poşetlerde birden fazla kişinin dileğinin yer aldığını anlatan Fırat, "Açtığım poşetlerden 7-8 farklı kağıt çıktı. Birçok kişi dileklerini koyduğu poşet ve kesenin içine bir de taş koymuştu. Dilek kağıtlarının dalgaların etkisiyle karaya vurmasını engellemeyi amaçlamışlar. Dilek notları genellikle kırmızı keselerin içine konulmuş veya kırmızı iple bağlanmıştı. Mürekkepli kağıtlar, kaplamalı notlar, kurdeleler ve poşetler maalesef denizleri kirletiyor. Kimsenin inancıyla dalga geçmek istemedik. Amacımız deniz kirliliğine dikkat çekmekti. 1 saatlik dalışta 1'er TL'den olmak üzere toplamda 58 TL madeni para topladık. Doğadan bir şey istiyorsak, doğaya zarar vermeden yapmalıyız" diye konuştu. Konyaaltı Varyant ve Atatürk Parkı çevresinde dalış yaparak denizden poşet ve kağıtları toplayan Fırat, dilekler arasında ev, araba, cep telefonu, elektrikli süpürge, evlilik, torun, sınırsız para, hastalığın geçmesi ve çocuk gibi isteklerin yer aldığını söyledi.

Dünyaca ünlü sahilde can pazarı: 2 kardeş kurtuldu, kuzen hayatını kaybetti Haber

Dünyaca ünlü sahilde can pazarı: 2 kardeş kurtuldu, kuzen hayatını kaybetti

Ekipleri alarma geçiren olay, saat 17.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Konyaaltı Sahili'nde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, Diyarbakır'dan Antalya'ya geldiği öğrenilen Mazlum Kaymak ve Şiyar Kaymak kardeşler ile kuzenleri Ali Ülkaç (26) rüzgarlı havada denize girdi. Dalgalı havada boğulma tehlikesi yaşayan Mazlum Kaymak, kendi imkanlarıyla yüzerek kıyıya çıkarken ağabeyi ile kuzeni dalgalardan dolayı gelemedi. Durumun 112 Acil Çağrı Merkezine bildirilmesinin ardından olay yerine polis, deniz polisi, sahil güvenlik ve sağlık ekipleri sevk edildi. CAN PAZARI YAŞANDI Kıyıya zaman zaman yüzerek zaman zaman dinlenmek için sırt üstü uzanan Şiyar Kaymak için çevredeki vatandaşlar insan zinciri oluşturdu. Zincirin en başına geçen küçük kardeş, ağabeyini vatandaşlarla birlikte uzattıkları demir çubuk yardımıyla dev dalgaların arasından kıyıya aldı. Şiyar Kaymak, sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürülürken, kıyıdan yaklaşık 25 metre uzaklıkta suda hareketsiz duran Ali Ülkaç ise, deniz polisi ekiplerince bota alınıp Kaleiçi Yat Limanı'na götürüldü. Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde Ülkaç'ın hayatını kaybettiği belirlendi. Ali Ülkaç'ın cenazesi, olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morguna kaldırıldı. Olayın görgü tanıklarından Mustafa Kaya, üç kişinin denize girdikten sonra boğulma tehlikesi yaşadığını ve bir kişiyi vatandaşların birlikte kurtardığını söyledi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Antalya'da Denize Girdiler Haber

Antalya'da Denize Girdiler

Mart ayının gelmesi ile birlikte hava sıcaklıklarındaki artış sonrası güneşli havayı fırsat bilen Antalyalılar Konyaaltı Sahili’ni doldurdu. Antrenman yapmak için Konyaaltı Sahili’ni tercih eden ampute yüzücü, "Antalya kışın bir başka, yazın bir başka güzel oluyor" dedi.  Türkiye’nin turizm merkezi Antalya’da Mart ayının gelmesi ile birlikte hava sıcaklıkları mevsim normallerine dönmeye başladı. Bahar havasının yaşandığı kentte güneşli ve sıcak havayı fırsat bilen kent sakinleri ve yabancı turistler Pazar gününü yürüyüş yaparak ve Konyaaltı Sahili’nde değerlendirdi. Kimi vatandaşlar sahilde yürüyüş yaparken, kimileri ise yanlarında getirdikleri kamp sandalyeleri ile sahilde oturmayı tercih etti. Hava ve deniz suyu sıcaklığının 18 derece olarak ölçüldüğü Antalya’da Mart ayı olmasına rağmen havaya aldırış etmeden denize giren vatandaşlarda olduğu görüldü.  "Dört mevsim bir arada"  Antrenman için Konyaaltı Sahili’ne gelen ampute yüzücü Mikail Vural Köksal, Mart ayı olmasına rağmen sahilin kalabalık olduğunu belirterek "Denizi tarif edemem, bu bizde alışkanlık oldu. Yüzmeyi seviyorum, Antalya’yı da en çok bu yüzden seviyor yüzücüler. Üstelik ben yarışçı olduğum için antrenmanlarımı burada yapıyorum. Denizin yerini hiçbir şey tutmuyor. Hava güzel, deniz daha sıcak. Dışarısı biraz esiyor ama denizden çıkmak istemiyorum. Bugün Ramazan, mart ayı kalabalık harika. Antalya kışın bir başka, yazın bir başka güzel oluyor. Antalya’da 4 mevsim bir arada var. Kar istersen şu karşı dağlar hep karlı, deniz istersen işte burası. İstediğin hayatın her türlüsünü yaşayabilirsin Antalya’da" dedi. 

15 Yıl Sonra Yeniden Antalya Körfezi'nde  Haber

15 Yıl Sonra Yeniden Antalya Körfezi'nde 

 Kızıldeniz'den Akdeniz'e geçen türlerden birisi olan deniz tavşanı Antalya'nın dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili'nde 15 yıl aradan sonra dalgıçların sualtı kamerasınca görüntülendi. Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi'nden Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, "Bizim yaptığımız çalışmadan 15 yıl sonra görülmesi de ilginç. Denizin incileri bunlar" dedi.  Antalya'da eğitim amaçlı dalış yapan bir grup dalgıç dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili'ndeki deniz canlılığını görüntüledi. Çok sayıda türe ev sahipliği yapan Konyaaltı Sahili'nde dalgıçlar tarafından kalya alınan görüntüler izleyenleri hayran bıraktı. Görüntülerde özellikle dikkat çeken ise deniz tavşanı olarak adlandırılan canlı türü oldu. Küçük boyutu ve rengârenk yapısı ile dikkat çeken deniz tavşanının Antalya Körfezi'nden en son 2010 yılında görüntülendiği öğrenildi. Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi'nden Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, Kızıldeniz'den Akdeniz'e geçen türlerden birisi olan deniz tavşanının ilk olarak 1999 yılında İskenderun açıklarında görüldüğünü ve 2010 yılında Antalya Körfezi'nde kayıtlara geçtiğini belirtti.  "Denizin incileri bunlar"  Deniz tavşanının yosunlarla beslenen ve çok renkli bir canlı olduğunu söyleyen Gökoğlu, "Bu canlı değişik noktalarda da görülmüş. Örneğin İsrail kıyılarında, Kıbrıs, Mersin, İskenderun Körfezi Yumurtalık civarında da görülmüş. 2010 yılında bizim bir çalışmamızda Antalya Körfezi'nde olduğu duyuruldu. En son 2022 yılında Suriye kıyılarından bildirilmiş. Renkli çok güzel bir canlıdır. Genellikle bunlar otçul beslenirler, Alglerle yani deniz yosunları ile beslenirler. Deniz tavşanı denmesinin nedeni kulaklarının çok bariz bir şekilde kulak benzeri uzantılarının olmasıdır. İnsanlara her hangi bir zararı yoktur. Çok renkli, çok güzel canlılardır. Belli dönemlerde gözüküp, belli dönemlerde kayboluyorlar” dedi.  15 yıl sonra yeniden Antalya Körfezi'nde  Nadir görülen türlerden birisi olduğunu belirten Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, “Bu nadir görüler bir tür, şimdiye kadar Akdeniz'de belli noktalarda görülmüş. Bu deniz tavşanı, Kızıldeniz'den Akdeniz'e geçen türlerden bir tanesi. Bizim yaptığımız çalışmadan 15 yıl sonra görülmesi de ilginç tabi ki, ama bazen bunlar kaybolur. Bazen taşların, kayaların altlarında görürsünüz. Çok değişik türleri var bunların. Denizin incileri bunlar, denizin güzellikleri. Ama genellikle bunlar Kızıldeniz orijinli, bizim 2010 yılında bu türle ilgili yaptığımız bir makale var. O dönemde Antalya Körfezi'ne girdiğini duyurmuştuk. Tabii o zamandan bu yana geçen süreçte de ilk defa görüntülendi. Körfezde ne tür değişiklikler olduğunu biz sürekli olarak izliyoruz. Gerek balıkçılardan gerekse vatandaşlardan körfezdeki biyolojik çeşitliliğin sürekli olarak değiştiğini gözlüyoruz” ifadesini kullandı.  “Dalış yapıldığında çeşitlilik artıyor”  Deniz tavşanının görüntüleri kayıt altına alan Akdeniz Yunus Dalış Merkezi'nde dalış eğitmeni olarak görev yapan İbrahim Sunduvaç ise, “Aslında bakmasını bildiğinizde deniz binlerce canlıyla dolu. Biraz daha yakından bakabilmek için dalış yapabilmek lazım. Yüzerken bunu fark edemiyoruz. Ama dalış yaptığımızda biraz daha çeşitlilik artıyor. Biraz daha dikkatli bakarsak deniz tavşanları var. Çok küçük canlılardır deniz tavşanları, rengarenktir, onları görüyoruz. Son dönemlerde vatoz geliyor, kırlangıç balığı gibi çeşitli balıklarla karşılaşıyoruz. Kırlangıç balığı bölgemizde bulunuyor, çok nadiren denk geliyor. Çok güzel bir canlı, kanatlarını açtığında rengarenk bir görüntü sunuyor bize. Kameramız yanımızdaysa çok rahatsız etmeden görüntüsünü çekiyoruz. Deniz tavşanının aynı şekilde yakından çekilmiş bir görüntüsü bulunuyor” şeklinde konuştu. 

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.