Hava Durumu

#Körfez

Yeni Marmara Gazetesi - Körfez haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Körfez haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Genç kadın durakta tacizciyi saniye saniye kaydetti: "Ben hovardayım, hovarda" Haber

Genç kadın durakta tacizciyi saniye saniye kaydetti: "Ben hovardayım, hovarda"

Genç kadının kayda aldığı görüntülerde, şüphelinin cinsel organıyla oynadığı anlar yer alırken, "Ben hovardayım, hovarda" diyerek güldüğü de duyuldu. Şüphelinin yaklaşık bir ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilmesinin ardından yaşadığı korku dolu anları anlatan Ak, "Alelade organıyla oynayıp, yüzüme bakarak kendi içinde keyif alıyormuş gibi hareketleri var. Ben bunlardan tiksindim. Benim yüzüm, bedenim bir başkasının zevk aracı değil" dedi. Olay, 4 Nisan'da Körfez ilçesindeki Hamit Kaplan Caddesi'nde yer alan otobüs durağında meydana geldi. Kız arkadaşıyla buluşmak üzere durağa gelen 28 yaşındaki Kübra Ak, olaydan yaklaşık bir hafta önce de kendisini rahatsız ettiği iddia edilen M.B.'ye (56) rastladı. Genç kadının durağa geldiğini gören şüpheli M.B., bakışlarıyla başladığı tacizin ardından herkesin içinde cinsel organıyla oynamaya başladı. M.B.'nin tavırlarından rahatsız olan genç kadın, cep telefonu kamerasıyla yaşananları anbean kaydetmeye başladı. Görüntülerde, şahsın cinsel organıyla oynadığı, zaman zaman dilini çıkarıp içinden söylendiği ve Ak'a bakıp kafasını salladığı, bu sırada yanlarında duran bir başka vatandaşın ise yaşananlara tepkisiz kaldığı görüldü. "Ben hovardayım, hovarda" Kübra Ak'ın yanına yaklaşan şüpheli, onu izlediğini ve durağa karşıdan geldiğini gördüğünü söyledi. Görüntülerde, bir süre daha genç kadının yanında duran M.B.'nin, gülerek "Ben hovardayım, hovarda" dediği duyuldu, ardından ise "Sevgili arıyorum" dediği öne sürüldü. "Seni terk eder giderim" Bu sözler üzerine Kübra Ak, "Nasıl yani? Siz hovardasınız ve sevgili mi arıyorsunuz? Söylemek istediğiniz bu mu?" diyerek tepki gösterdi. Şüphelinin, "Yanlış anlama, seninle işim olmaz. Benim şu an işim var" şeklindeki yanıtı üzerine genç kadın, "Neden bana hovarda olduğunuzu söylüyorsunuz? Ben şu an bunu yanlış anlıyorum. Beni oradan buraya takip ediyorsunuz" ifadelerini kullandı. Şüpheli M.B. ise "Seni terk eder giderim" karşılığını verdi. Yaşadığı korkuyla durumu mesaj attığı arkadaşının polis çağırmasının ardından, olayın getirdiği öfkeyle genç kadın şüpheliye birkaç kez vurdu. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekiplerince gözaltına alınan 2 çocuk babası M.B., emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince tutuklandı. İlk duruşmada tahliye kararı Yaklaşık bir ay tutuklu kalan sanık M.B., iki gün önce görülen ilk duruşmada hakim karşısına çıktı. Hakkındaki suçlamaları reddeden sanık, "Ben durakta bekliyordum. İki dakika durmadan ayrıldım. O kendi kendine konuşuyordu, canlı yayın mı yapıyordu ne yapıyordu anlamadım. Rahatsız olup ayrıldım. Hepsi iftira" şeklinde savunma yaptı. Sanık avukatı ise videoda ve sözlerde suç teşkil edici bir unsur olmadığını öne sürerek, "Görüntüler yanlış anlaşılmaya uygundur. Suç teşkil edip etmediği tartışmaya dayalıdır. Tutuksuz yargılanmasına karar verilmesini talep ederiz" dedi. Mahkeme heyeti, sanığın adli kontrol şartıyla tahliye edilmesine karar verdi. "Ağlama krizine girdim, karmaşıklık yaşadım" Yaşadığı travmayı İHA'ya anlatan 28 yaşındaki Kübra Ak, olayın aslında 1,5 ay öncesine dayandığını söyledi. Ak, "Yaklaşık 1,5 ay önce bir kere burada kendisiyle karşı karşıya kaldım. Karşıdan buraya yanıma geldi ve cinsel organıyla oynuyordu. O zaman sessiz kalıp gittim ve az ileride ağlama krizine girdim. İster istemez bir karmaşıklık yaşadım. Ne yapacağımı bilemiyordum" dedi. "Sevgili aradığını söylüyor, yüzüme bakarak cinsel organıyla oynuyor" Bu olaydan yaklaşık bir hafta sonra (olay günü) M.B.'yi aynı bölgede bir kez daha gördüğünü ifade eden Ak, şöyle konuştu: "Arkadaşımı beklemek üzere karşıdan durağa geçtim. Benim ardımdan adam geldi, karşıya geçip bana kaş göz yaptı, dilini çıkarttı, ağzının içerisinde bir şeyler geveledi ve bu sırada da cinsel organıyla oynuyordu. Burada bir beyefendi vardı başımızda, onu kaldırıp, 'Karşı durağa gitmen gerekiyor, senin otobüsün orada' diyip göndermeye çalıştı. Otobüs geldiğinde beyefendi kalkıp gitti. Sonra gelip buraya, 'Ahmak işte, göndermeye çalıştım gitmedi' gibi şeyler söyledi. Ben oralı olmamaya çalışıyorum ve video kaydına devam ediyorum. Bana İzmit'e gideceğini söyledi. Ben de, 'Beni o duraktan buraya kadar takip ettiniz, gördünüz geldiğimi' dedim. 'Evet, indin, geldiğini gördüm' dedi. Bunlar zaten video kaydında da var. Benim geldiğimi gördüğünü söylüyor. İzmit otobüsü geldiğinde, 'Otobüs geldi, gitmeyecek misiniz?' dedim. 'Yok, ben arkadaşımla buluşacaktım' dedi. Otobüs gittikten sonra bana 'Ben hovardayım, sevgili arıyorum' dedi. Ben tabii orada anlayamıyorum, konuşmasını da anlayamıyorun. 'Hovardayım işte' deyip kahkaha atıyor. Ben o an şaşırdım. Sevgili aradığını söylüyor, yüzüme bakarak cinsel organıyla oynuyor." "Ben yaşımdan dolayı niyetini anlayabilirim ama küçük çocuklar anlayamayabilir" Kübra Ak, olayın yaşandığı durağın hemen yakınında bir okulun bulunduğuna dikkati çekerek, "Burası kalabalık bir ortam, çocukların okuldan çıktığı bir yer. Ben yaşımdan dolayı niyetini anlayabilirim ama küçük çocuklar anlayamayabilir. Hemen aşağısı dere, birine zarar gelse, boğuşma olsa... Ben bunların hepsini düşünerek arkadaşımdan destek istedim. Polis çağırdı. Polisi karşıda görünce 'İstemezsen sen bilirsin' gibi benimle konuşarak arkasını döndü gitti. Ben o an sinirlerime hakim olamadım. Kendimi koruma içgüdüsüyle mi anlamadım birkaç kez vurdum. Ben vurunca polisler yakalamalarını söyledi. İnsanlar yakalayıp adamı getirdiler. Polise şikayetçi olduğumu söyledim. O gece karakolda kaldı" diye konuştu. "Organıyla oynayıp, yüzüme bakarak kendi içinde keyif alıyormuş gibi hareketleri var" Ak, sözlerine şöyle devam etti: "Mahkemeye gittim. Kendisi zaten avukat tutmuş. İfadesinde kendisine iftira attığımı söylüyor. Benim onu darp ettiğimi, kameraya alırken de canlı yayın yapıyormuşum, kendi kendime söylendiğimi, bu sebeple gittiğini söylüyor. Ben ona gidip saldırıyormuşum, kendi beyanı bu şekilde ama tabii hiçbir şekilde böyle bir şey yok. Ben o süreçte kendisini video kaydına alıyordum, kendimi koruma amaçlı. Burada gerçekten birine bir şey olabilirdi. Şuan dava devam ediyor. Kendisi serbest bırakıldı. Yaklaşık bir ay tutuklu kaldı. Açıkçası böyle insanların, özellikle çocuklara, kadınlara, insanlara zarar vermesini istemiyorum. Ben kendisinden şikayetçiyim. Süreç devam ediyor. Ayrıca ben velilerin de dikkat etmesini istiyorum. Hem okul köşesinde hem de kalabalık bir ortamda cinsel organıyla oynayan bir insan her şeyi yapabilir diye düşünüyorum. Kendilerinin 'görüntüler yanlış anlaşılmaya müsait' gibi bir beyanı oldu ama ben görüntülerin yanlış anlaşılmaya müsait olduğunu düşünmüyorum. Alelade organıyla oynayıp, yüzüme bakarak kendi içinde keyif alıyormuş gibi hareketleri var, videolarda da belli. Ben bunlardan tiksindim. Bir başkasının, özellikle de küçük çocukların asla bunu yaşamasını istemiyorum. Adaletin yerini bulmasını istiyorum." "Benim yüzüm, bedenim bir başkasının zevk aracı değil" Hayatında ilk kez böyle bir olayla karşı karşıya kaldığını vurgulayan genç kadın, "Böyle olayları okumak ile yaşamak gerçekten çok farklı. Duyunca, 'Geçmiş olsun' deyip bu kötülüğü yaşayan kişiyle empati kurmaya çalışıyorsunuz ancak yaşadığınızda ne tepki vereceğinizi, çevrenin baskısı, kimse yardım etmiyor...Ben bu olayı yaşarken durakta bir beyefendi vardı, o bile konuya dahil olmuyor. Belki gündemden dolayı dahil olamıyordur ama hoş bir durum değil. Bir kadının yüzüne bakarak iğrenç bir hareket sergileniyor, bu hoş bir durum değil. Yaşadığım duygu karışıklığı, sinir, öfke, vücuduma gelen titremeler...Kendimi ifade bile edemedim. Zaten bu yüzden şahsa vurdum ama bu duyguyu yaşadığım için bu gerçekleşti. Kötü bir şey, kimsenin başına gelsin istemem. Tamam, bana fiziksel olarak dokunmamış olabilir ama benim yüzüm, bedenim bir başkasının zevk aracı değil. Hiç kimse bir başkasının yüzünü, bedenini tatmin aracı olarak kullanamaz" ifadesini kullandı. Süreç içerisinde şahısla uzlaşmayacağının altını çizen Ak, "Maddi olarak tazminat talebim yok, ceza almasını istiyorum. Ulu orta bunu yapan bir insan başka şeyler de yapabilir diye düşünüyorum" şeklinde konuştu.

AK Parti Teşkilat Başkanı Büyükgümüş: "Siyaseti koltuk kapma oyunu olarak görmedik" Haber

AK Parti Teşkilat Başkanı Büyükgümüş: "Siyaseti koltuk kapma oyunu olarak görmedik"

AK Parti Teşkilat Başkanlığı Doğu Marmara Bölge Strateji Toplantısı, Uludağ Swissotel'de düzenlendi. Toplatıya AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Teşkilat Başkanı ve Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş’ün yanı sıra AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, İstanbul, Düzce, Yalova, Bilecik, Sakarya ve Kocaeli il başkanları ve teşkilat mensupları katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Büyükgümüş, "Dünyanın içinden geçtiği bu dönemde yeni bir eşiğin arifesinde olduğumuz şu günlerde insanlık namına, adalet namına, hak namına en önemli sözü olan milletlerden biriyiz. Cumhurbaşkanımızın temsil ettiği sadece bir siyasi irade değil, aziz milletimizin geçmişiyle, geleneğiyle, medeniyet birikimiyle tüm dünya mazlumlarına umut olacak bir siyaseti temsil ediyoruz. Öyle inanıyoruz ki bu teşkilatın neresinde görev alıyorsak, mahalledeysek mahallede, köy temsilciliğindeyse orada, gençlik kollarında, kadın kollarında, ana kademede, belediye meclislerinde, kabinede, milletvekilliklerinde her neredeysek geçmişiyle, bugünüyle ve tüm bu birikimle dünyaya söyleyeceğimiz sözle davamızı, mücadelemizi ve liderimizi temsil ediyoruz. Biz siyaseti bir ideal için, bir mücadele için, dava bildiğimiz değerleri yeryüzünde hakim kılmak için gerçekleştiriyoruz. Birçok toplantıda ifade ettim ama burada tekrarlamakta beis görmüyorum. AK Partimiz aramızdan bazıları milletvekili olsun, belediye başkanı olsun, bakan olsun diye yola çıktığımız bir siyasi hareket değildir. Bizim için bakanlar, bizim için mevkiler mücadelemizi, ideallerimizi gerçekleştirmek için birer sadece sorumluluk, birer sadece fonksiyon niteliğindedir. Bu davada, bu aziz teşkilatın çatısı altında biz mücadelemize hiyerarşik bakmayız. Kabinesinden mahalle teşkilatlarına, bakanlarından köy temsilcilerine kadar bir ve beraber davamızı, ideallerimizi gerçekleştirecek bir hareket içerisinde yer aldığımıza inanıyoruz" dedi. Büyükgümüş, "3 Kasım 2002’den itibaren hayata geçirdiğimiz sessiz devrimlerle, büyük dönüşümlerle, reformlarla Türkiye’nin hak ve özgürlüklerden, eğitim altyapısına, ulaştırmadan adalete, sağlığa, tüm politika başlıklarında üzerine koyduğumuz bir birikimle yolumuza devam ediyoruz. Nasıl 70’li yıllarda işte bu salonlarda bir araya gelindiğinde ve Ayasofya’nın özgürlüğü için dua edildiğinde sadece sözde değil, sahada düzenlenen programlarla, yapılan çalışmalarla adeta varlığıyla tüm teşkilatımız nasıl dua etmişse ve elhamdülillah bugün geldiğimiz noktada o gün uzak denilen hedeflere ulaşmışsak, Allah’ın izniyle bugün yapacağımız çalışmalarla, edeceğimiz dualarla, varlığımızla tüm faaliyetlerimizle sadece sözde değil, halimizle, duruşumuzla gerçekleştireceğimiz dualarla inşallah Rabbim bu nesle Mescid-i Aksa’nın da özgür olduğu günleri gösterecektir" ifadelerini kullandı. "Siyaseti koltuk kapma oyunu olarak görmedik" Çocukluk hatırasından örnek veren Büyükgümüş, "Bizim küçüklüğümüzde bir oyun vardı. 5 çocuk, bir müzikle 4 sandalye olur. Bir kişi ayakta kalır, elenir. Sonra sandalye sayısı 3’e düşer. Çocukların sayısı 4’e düşer. Son kişi kalana kadar devam eder. Yani siyaseti bir koltuk kapma oyunu olarak görenlerden hiçbir zaman olmadık. Ve bu teşkilatın ruhuna, mayasına bunun sirayet etmesine de asla ve asla izin vermeyeceğiz. Hep ideallerimiz için, hep ümmetin, insanlığın ve milletimizin geleceği için bu çalışmalarda var olduğumuzu ve bu istikamette ilerlediğimizi her buluşmamızda yeniden teyit ederek çalışmalarımızı sürdüreceğiz" diye konuştu. "Türkiye üzerinden sosyal ameliyata izin vermeyeceğiz" Bölgesel gelişmelere de değinen Büyükgümüş, "Dünyanın içinden geçtiği ve bölgemizde yaşanan gelişmeleri her birimiz takip ediyoruz. Komşumuz İran’da meydana gelen çatışmalar, Körfez'de yaşananlar, Lübnan’da olanlar, Suriye’nin uzun bir sürenin ardından tekrar devleti, milleti, toplumsal hayatı toparlayan girişimleri, hepsi gözlerimizin önünde gerçekleşiyor. Bu gelişmeler yaşanırken asla ve asla kimsenin Türkiye üzerinden bir sosyal ameliyata girmesine müsaade etmeyeceğiz. Vakarlı duracağız, dikkatli duracağız. Türkiye olarak insanlığın ve milletimizin geleceği için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Son 10 yılda İranlı yöneticilerin Suriye’de, Yemen’de, Lübnan’da işlemiş olduğu insan hakları ihlalleri, burada yaşanan acılara sebebiyet vermeleri tarihsel bir vakadır. Ama bugün dönüp de o gelişmelerin hesabını soracağımız gün değildir. Bugün Tahran’da şehit olan 160 kız çocuğunun hesabını soracağımız bir geleceği hep birlikte inşa etmenin cehdinde olma vaktidir. Körfez’deki kardeşlerimiz onlar da burada büyük bir acı içerisindeler. Büyük bir çatışma içerisindeler. Onlar da bizim kardeşimiz. Siyonizmin planı açık ve net. Müslüman’ın Müslüman’a güvenini ortadan kaldırmak. Böl, parçala, yönet anlayışıyla coğrafyaları yeniden şekillendirmek. İşte bu tablo karşısında Türkiye’nin devlet olarak aklı, milletimizin feraseti, duygusu, heyecanı ve tüm bunları bir araya getirecek olan AK Parti’nin, Cumhur İttifakımızın varlığı, duruşu, akılla, heyecanla, duyguyla ve ferasetle yoluna devam edecek bir geleceği hep birlikte inşa etmemiz gereken bir zaman dilimindeyiz. Yapacağımız tüm faaliyetlerde ortaya koyacağımız her emeğin bir şekilde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sözüyle, sahadaki mücadelesiyle, masadaki diplomatik duruşuyla, insanlığın geleceği için büyük bir siyasi iradeye dönüşeceğini hiçbir zaman gönlümüzden çıkarmamalıyız. Sürekli faaliyetlerimize bu inanç ve kararlılıkla sarılmamız lazım" dedi. "CHP BİZİM DÜŞMANIMIZ DEĞİL, RAKİBİMİZDİR" Türkiye’deki siyasi gelişmelere de değinen Büyükgümüş, "Dünyada bunlar yaşanırken, Türkiye’deki siyasi gelişmeleri de herkesin gördüğünü belirten, şikayet edenler CHP’li. Ellerindeki bilgileri, belgeleri mahkemeye ulaştıranlar CHP’li. İtirafçı olanlar CHP’li. Ya AK Parti bunun neresinde? Hiçbir yerinde değil. Ama Özgür Özel bir gün kalkıyor bu işin savcısı oluyor. Bir gün yatıyor, bu işin avukatı oluyor. Tabii kendi içlerindeki düştükleri o koltuk mücadelesi bizi hiç ilgilendirmiyor. Ama bizim buradaki sınırımız ve onların bilmesi gereken hadleri, bu olayları bahane ederek milletimizin huzurunu kaçırmak, toplumu bölmek, insanların arasına nifak sokmak onların haddi değil. Bu tutum karşısında AK Parti teşkilatları olarak da kararlılıkla ve milletimize hizmet etmenin verdiği sorumlulukla inşallah duruşumuzu sergilemeye devam edeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi bizim düşmanımız değil, rakibimizdir. Millete hizmet için daha iyi söz söylemek için daha tesirli fikirler üretmek için Türkiye’yi geleceğe taşıyacak azmi kararlı daha da büyütmek için biz rekabet etmek istiyoruz. Ama böyle bir karşımızda rakibimiz maalesef yok. Dünyada birtakım gelişmeler oluyor. İşte komşumuzda savaş var. Bölgemizde kriz var. Bütün bunları aşacak yeni fikirler ortaya koyun. Yeni sözler söyleyin. Ama yok. ‘Ben Erdoğan’a nasıl saldırırım? Ben Erdoğan’a nasıl iftirada bulunurum?’ Kusura bakmayın, dünyanın zalimleri, dünyanın hegemonları, dünyanın ağa babaları zaten Erdoğan’la uğraşıyor. Senin uğraşman, senin söz söylemen onun için hiçbir anlam, hiçbir kıymet ifade etmez. Ama bütün bu gelişmeler, bütün bu yaşananlar milletimizin hafızasında yer eder" şeklinde konuştu. "Büyük ve güçlü Türkiye vurgusu" Konuşmasını sürdüren Büyükgümüş, "Sadece dünyadaki değişimi değil, Türkiye’nin içerisinden geçtiği bu önemli zaman diliminde kendi hevesleri ve kendi kafalarındaki sorunları millete boca etmek için tüm bunları siyaset zannedenlere karşı sahadaki en güçlü vereceğimiz cevap, AK Parti teşkilatları olarak güçlü varlığımız, birliğimiz ve beraberliğimiz olacaktır. Bugün isimleri ne olursa olsun, sözleri ne olursa olsun Türkiye’de iki siyasal anlayış yoluna devam edecek mi, duracak mı? Milletimiz önümüzdeki yıllarda buna karar verecek. Biz Türkiye’nin büyük ve güçlü Türkiye olarak yoluna devam etmesini istiyoruz. İddialarıyla, tarih şuuruyla, medeniyet birikimiyle, insanlığa söyleyeceği sözle. Ama maalesef o beyler Türkiye’nin Avrupa’nın kenarında iddiasız küçük bir ülke olarak yoluna devam etmesi gerektiğini söylüyor. CHP Genel Başkanı Avrupa Birliği bayrağının önünde fotoğraf çektirip, ‘bizim sözümüz buralarda geçiyor’ nasıl der? Yani yine bakın, izahı olmayan bir şeyin mizahı oluyor. Ama bütün bunlar milletle bağının koptuğu, millete söyleyecek bir sözü olmayan ve kendi içine düştükleri koltuk mücadelesiyle o koltuktan elde ettikleri rantla geleceği kendi gelecekleri olarak gören bir anlayışa karşı mücadele ettiğimizi hiçbir zaman gönlümüzden, zihnimizden çıkarmamalıyız. Biz inşallah Türkiye’nin büyük ve güçlü bir Türkiye olarak yoluna devam etmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Daha nice 25 yıllar burada milletimizin duasıyla, ruh kökümüzden aldığımız güçle siyaset yapmaya sadece bugün değil, geleceği inşa etmeye AK Parti olarak devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi. Toplantı konuşmanın ardından basına kapalı olarak devam etti.

Körfez ülkelerinde patlama: Bahreyn’de ABD 5. Filo hizmet merkezi hedef alındı Haber

Körfez ülkelerinde patlama: Bahreyn’de ABD 5. Filo hizmet merkezi hedef alındı

İran’a yönelik ABD ve İsrail operasyonlarının ardından Körfez’de güvenlik alarmı verildi. Bahreyn, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)’nde patlama seslerinin duyulduğu, ABD üslerinin bulunduğu bölgelerde acil durum sirenlerinin devreye sokulduğu bildirildi. Yetkililer, vatandaşları güvenli bölgelere yönlendirdi ve panik yapılmaması çağrısında bulundu. Bahreyn’de 5. Filo iddiası: Bahreyn İçişleri Bakanlığı, başkent Manama’da patlama seslerinin duyulduğunu belirtirken, resmi haber ajansları ABD Donanması 5. Filo’nun hizmet merkezine füze saldırısı düzenlendiğini aktardı. Acil durum sirenleri devreye girdi, halkın güvenli noktalara yönlendirilmesi sağlandı. Katar’da füze imha edildi: Katar’da tespit edilen bir füzenin hava savunma sistemleri tarafından imha edildiği duyuruldu. Yetkililer, askeri tesislerden uzak durulması ve güvenli alanlarda sığınılması yönünde uyarılar yayımladı. ABD Katar Büyükelçiliği, Amerikan vatandaşlarına “çömel ve korun” talimatı verdi. Hava ulaşımı askıya alındı: Körfez’deki artan gerilim nedeniyle Lufthansa, Air France, KLM, Wizz Air ve Air Arabia gibi hava yolu şirketleri; İsrail, Lübnan, BAE ve İran seferlerini askıya aldı veya iptal etti. Uçuş takip sistemleri, İran hava sahasının kapatıldığını gösteriyor ve bölgedeki hava trafiğinde ciddi azalma yaşanıyor.

‘Körfez Seferleri’nin sezon açılışı, Mudanya’da düzenlenen törenle gerçekleştirildi Haber

‘Körfez Seferleri’nin sezon açılışı, Mudanya’da düzenlenen törenle gerçekleştirildi

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından deniz ulaşımını canlandırmak ve turizme katkı sağlamak amacıyla hayata geçirilen ‘Körfez Seferleri’nin sezon açılışı, Mudanya’da düzenlenen törenle gerçekleştirildi. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin geçtiğimiz yaz hayata geçirdiği Körfez Seferleri'nin bu yılki sezon açılışı Mudanya BUDO İskelesi’nde düzenlenen törenle başlatıldı. BURULAŞ tarafından Mudanya-Tirilye, Mudanya-Gemlik, Gemlik-Kumla arasında yapılacak seferlerle, vatandaşlar hem konforlu bir seyahat deneyimi yaşayacak hem de denizle iç içe, huzurlu bir yolculuk imkânı bulacak. 700 yolcu kapasiteli, açık ve kapalı alanlara sahip yolcu gemisiyle yapılan deniz ulaşımı, her hafta Cuma-Cumartesi ve Pazar günleri saatli ve tarifeli olarak gerçekleştirilecek. Körfez hattı, BUDO seferlerine entegre şekilde planlandı. Biletler gemi içerisinde satılırken, binişler BursaKart veya kredi kartı kullanılarak yapılabilecek. Sefer saatleri ve ücretleri ile ilgili ayrıntılı bilgiye www.burulas.com.tr adresinden ulaşabilir. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, geçen yıl deneme amaçlı başlatılan Körfez Seferleri’nin bu yaz saatleri belli olacak şekilde uygulanacağını söyledi. İstanbul ile olan deniz bağlantısının yanı sıra Bursalıların bu seferleri tam anlamıyla kullanması ve talebin de artmasıyla birlikte körfez içi deniz ulaşımını aralıksız sürdürmeyi ve kullanmayı hedeflediklerini ifade eden Başkan Bozbey, "Bursa, dağıyla, ovasıyla, deniziyle, kültürüyle, tarımıyla ve yeşilin çeşitli tonlarıyla önemli bir kenttir. Bizler dağ ile deniz arasındaki ulaşım sistemlerini güçlendirerek ve yenilerini ekleyerek rahat ve konforlu bir ulaşımın sağlanmasını amaçlıyoruz. Uludağ’dan çıkıp İstanbul’a gitmek isteyen bir vatandaş veya turist, kısa sürede Mudanya’ya ve İstanbul’a ulaşabilmeli. Aynı şekilde İstanbul’dan gelen misafirler de kolaylıkla kent merkezine ve Uludağ’a ulaşabilmeli. Böylece İstanbul-Uludağ ve İstanbul-Bursa arasındaki mesafeyi daraltmış ve yolculuk süresini kısaltmış olacağız" dedi. Bu adımlarla birlikte daha fazla yerli ve yabancı turistin Bursa’ya gelmesini hedeflediklerini anlatan Başkan Mustafa Bozbey, planlama çalışmalarının da sürdürülebilir bir biçimde devam ettiğini dile getirdi. Bursalıların yapılan çalışmalara katılımını önemsediklerini söyleyen Başkan Bozbey, "İnanıyorum ki Bursalılar, yıllardır arzu edilen körfez içi deniz ulaşımına sahip çıkacaktır. Mudanya, Tirilye, Gemlik ve Kumla arasındaki seyahatlerini deniz yoluyla yaparak denizin de tadını çıkartacaklardır. Körfez içi seferlerimiz hayırlı uğurlu olsun" diye konuştu. Konuşmaların ardından vatandaşlar gemiye binerek Mudanya ile Tirilye arasında yapılan sezonun ilk Körfez seferine katıldı.

Servis Şoförünü Başından Vurarak Öldürmüştü:"Uygunsuz fotoğraflarımı çekerek çalıştığım iş yerlerine attı" Haber

Servis Şoförünü Başından Vurarak Öldürmüştü:"Uygunsuz fotoğraflarımı çekerek çalıştığım iş yerlerine attı"

Kocaeli'nin Körfez ilçesinde servis şoförünü tabancayla başından vurarak öldüren sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. Sanık, maktulün 2010 yılında kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu, uygunsuz fotoğraflarını çektiğini, tehdit ettiğini ve girdiği her iş yerine o fotoğrafları göndererek işten çıkarılmasına sebep olduğunu iddia etti. Sanık öldürme maksadıyla hareket etmediğini öne sürerken, servis şoförünün ailesi ise sanığın hırsızlık suçu sebebiyle işten atıldığını ileri sürdü.  Olay, 9 Şubat 2024 tarihinde Yeniyalı Mahallesi Hürriyet Caddesi'nde meydana geldi. Bir fabrikanın servis otobüsünü kullanan Yılmaz Sınıksıran (48), 41 P 1710 plakalı otobüsü tamirci dükkanı önünde durdurarak ön sol lastiğin jant kapağını takmak istedi. Bagajdan aldığı jantı takmak için eğilen Sınıksıran, koşarak gelen Şahin A.'nın tabancalı saldırısına uğradı. Başına tek el ateş edilen Sınıksıran, işçilerin gözü önünde kanlar içinde yere yığıldı. Sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılan Sınıksıran, tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Şahin A. ise olayda kullandığı tabancayla polis merkezine giderek teslim oldu.  "Yılmaz, 2010 yılında tırda bana cinsel saldırıda bulundu"  "Kasten öldürme" suçundan 12 yıldan 18 yıla kadar cezalandırılması istenen Şahin A., Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde ilk kez hakim karşısına çıktı. Görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Şahin A., tanıklar, maktulün ailesi ve taraf avukatları katıldı. Daha önce aynı iş yerinde çalışmaları sebebiyle birbirlerini tanıdıklarını söyleyen sanık Şahin A., "Yılmaz, 2010 yılında tırda bana cinsel saldırıda bulundu. Telefon numaramı dinlenme tesislerindeki erkekler tuvaletine yazdı. 2013 yılında çevremden kötü şeyler duyduğum için onu dövdüm. Maktul, 'Şoförünüz arabada uygunsuz şeyler yapıyor' dediği için işten atıldım. Beni İzmit'te barındırmak istemedi. 12 yılda 20 iş yerinden bu yüzden atıldım. Çalışmaya başladığım iş yerlerine benim uygunsuz fotoğraflarımı atıyordu. Beni işimden etti. Herkesin beni parmakla gösterdiği toplumda dışlandım" iddialarında bulundu.  "Yılmaz'ı öldürmek isteseydim 12 yıl önce öldürürdüm"  Yılmaz Sınıksıran'ın kendisini tahdit ettiğini de öne süren sanık Şahin A., "Yılmaz beni tehdit ettiği için 2018 yılında silah aldım. Yılmaz'ı öldürmek isteseydim 12 yıl önce öldürürdüm. Yalçın A. ile şikayetçi olacaktık ancak 2018 yılında dilekçem arada kaynadı. Çok kez intihar girişiminde bulundum. Olay günü yükümü bıraktıktan sonra tesadüfen Yılmaz'ı gördüm. Beni görünce panikledi. Amacım onu ayaklarından vurmaktı ama bana doğru koşan biri olduğunu görünce Yılmaz'ın akrabası olduğunu sandım. Yılmaz, elini beline doğru attığı için onu vurdum, yoksa ayaklarına sıkacaktım. Öldürecek olsam daha önce öldürürdüm" dedi.  "Geçmiş zamanda sanık, eşimin çalıştığı yeri arayıp, 'Onu öldüreceğim, kafasına sıkacağım' diyormuş"  Sanıktan şikayetçi olan Yılmaz Sınıksıran'ın eşi Hayriye Sınıksıran, "Sanık alkollü olduğu zamanlar eşimi tehdit ediyor, sabah ise özür diliyordu. Geçmiş zamanda sanık, eşimin çalıştığı yeri arayıp, 'Onu öldüreceğim, kafasına sıkacağım' diyormuş. En son eşim aralık ayında sanıktan şikayetçi olmuştu. Sanık hırsızlık yaptığı için işten çıkartılıyormuş" ifadelerini kullandı.  "Bu yaşta yetim kaldık"  Söz hakkı tanınan Sınıksıran'ın kızı, "Küçük kardeşim var, bu yaşta yetim kaldık. Kardeşim bu olaydan ötürü okula gidemiyor. Babamın suçu olduğunu düşünmüyorum. Sanığın en ağır cezayı almasını istiyorum, şikayetçiyim" dedi.  Yılmaz Sınıksıran'ın oğlu ise "Sanığın daha önce babamla tartıştığını ve tehdit ettiğini hatırlıyorum. Babama söylediği suçları asla kabul etmiyorum. Hırsızlıktan dolayı işten çıkarıldığını biliyorum buna adım gibi eminim" diye konuştu.  "Arkamı döndüğümde kanlar içinde yerde yatıyordu"  Olay günü Yılmaz Sınıksıran ile birlikte olan ve yaşananlara şahit olan Salih G., "Olay yanımda oldu. Yılmaz ile jantları takıyorduk. Yılmaz'ın telefonu çaldı, ayağa kalktı, ardından silah sesi duydum. Arkamı döndüğümde Yılmaz kanlar içinde yerde yatıyordu. Gri tonlarda giyinmiş, 50 yaşlarında bir kişi arkası dönük şekilde koşarak 48 plakalı bir araca bindi ve uzaklaştı" şeklinde konuştu.  Mahkeme heyeti, Körfez Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, cinayetten önce taraflar arasında açılan şikayet dosyasının soruşturma evraklarını ve içinde bulunan belgeleri mahkemeye bildirmesine, Şahin A'nın olay gününden 6 ay önceki cep telefonunu ile son 6 ay içerisinde kullanılan hatların HTS kayıtlarının mahkemeye sunulmasına ve sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı erteledi. 

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.