Hava Durumu

#Korku

Yeni Marmara Gazetesi - Korku haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Korku haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Pitbull saldırısı: 5 çocuk annesi kadının parmağı koptu Video Galeri

Pitbull saldırısı: 5 çocuk annesi kadının parmağı koptu

     İzmir'in Karşıyaka ilçesinde tasmasız ve ağızlıksız sokağa bırakılan pitbull cinsi köpek, küçük köpeğiyle yürüyüşe çıkan 5 çocuk annesi Ayşe Ortan'a saldırdı. Dehşet anlarında sağ işaret parmağı kopan talihsiz kadının uzvu, parçalandığı için ameliyatla yerine dikilemedi. Ölümden dönen kadın, köpeğin hala bulunamaması nedeniyle korkudan sokağa çıkamadığını belirtti. Olay, 19 Ağustos günü öğle saatlerinde Şemikler Mahallesi'nde meydana geldi. Hasta bakıcılığı yapan Ayşe Ortan, 'Jelibon' isimli teriyer cinsi köpeğiyle fırından ekmek alıp evine dönerken, apartmanının yakınındaki bir marketin önünde bulunan pitbull cinsi köpeğin saldırısına uğradı.      Market önünde kanlı mücadele Tasması ile zinciri salık ve ağızlıksız olduğu belirtilen pitbull, önce küçük köpeğe ardından onu kurtarmaya çalışan Ayşe Ortan'a saldırdı. Çevredeki vatandaşların müdahalesi sırasında ağzına sokulan paspas sopasının kırılmasıyla talihsiz kadının sağ işaret parmağı koptu. Ortan, vatandaşların yardımıyla güçlükle kurtarılarak ambulansla Ege Üniversitesi Hastanesine kaldırıldı. Doktorların iki kez gerçekleştirdiği operasyona rağmen, kopan parmak aşırı parçalandığı için yerine dikilemedi. Olayın ardından Ortan ve kızı, pitbullun sahibi olduğu tespit edilen Sibel G. hakkında polis merkezine giderek şikayetçi oldu. Sibel G.'nin köpeğin olay sonrası kaçtığını iddia ettiği öğrenilirken, mağdur kadın ise köpeğin sahibi tarafından bilinçli olarak saklandığından şüpheleniyor.      "Yetişmeselerdi ölecektim" Yaşadığı korku dolu anların şokunu atlatamadığını belirten Ayşe Ortan, o anları şu sözlerle anlattı: "Marketin önünde bir köpek vardı ancak pitbull olduğunu anlamadım. Bir anda koşup köpeğimi sırtından kaptı. Bırakması için etraftan yardım istedim, kimse yaklaşamadı. Birisi köpeğin ağzına paspas sopası soktu. Sopa kırılınca parmağım hayvanın ağzında koptu. Sonradan adının Zafer olduğunu öğrendiğim bilinçli bir vatandaş, köpeği arka ayaklarından çekince hem köpeğim hem ben kurtulduk. Yetişmeselerdi ölecektim. İşimden oldum, köpek ortada olmadığı için halen korkudan sokağa çıkamıyorum. Devletin bu ağızlıksız köpek gezdirenlere karşı bir yasa çıkarmasını bekliyoruz."      Hakim karşısında şiir okuyacak Aynı zamanda şiir yazdığını ve duruşma günü hakime, köpeğin sahibine yönelik yazdığı bir şiiri okuyacağını belirten Ortan, tepkisini şu dizelerle dile getirdi: Bre gafil, neden takmadın köpeğine ağızlık? Olamaz bu kadar vicdansızlık, rahatlık. Aklında var mıydı yoksa biraz noksanlık? Kusura bakma, sen insan değilsin. Bu bir hata asla olamaz. Kul hakkı yüce divanda tartışılmaz. Hakim bey, takdir sizindir. Bu parmağı helal etmiyorum. Olayla ilgili başlatılan adli soruşturma sürerken, saldırgan köpeğin bulunması için çalışmaların devam ettiği öğrenildi.

Boşandığı eşi tarafından "Sana mezar alacağım" diye tehdit edildi Haber

Boşandığı eşi tarafından "Sana mezar alacağım" diye tehdit edildi

Merkez Yüreğir ilçesine bağlı Serinevler Mahallesi'nde yaşayan 52 yaşındaki Ayşe Katırcı, 25 yıl evli kaldığı eski eşi A.T.'den şiddet gördüğünü öne sürerek yaklaşık 10 yıl önce boşandı. Katırcı, boşanmasına rağmen şiddetin farklı şekillerde devam ettiğini iddia etti. Üç çocuk annesi Katırcı, evliliği boyunca eşinin alkol aldıktan sonra kendisini defalarca darbettiğini belirterek, "Evliliğimizin dördüncü gününde beni dövdü. Hamileyken de dövdü. Alkol aldığı zaman bilinçsiz bir şekilde eline ne geçerse bana vuruyordu. Evliliğimiz boyunca gözüm mor geziyordum. O dönem şikayetçi olmuyordum, şimdi ise sürekli şikayetçi oluyorum" diye konuştu. Eski eşi hakkında bugüne kadar 8 kez uzaklaştırma kararı aldırdığını söyleyen Katırcı, şu anda aktif bir uzaklaştırma kararının bulunmadığını, tehdit ve taciz durumlarında KADES uygulaması üzerinden de ihbarda bulunduğunu ifade etti. Eski eşinin kendisini ölümle tehdit ettiğini öne süren Katırcı, "Neler yaşamıyorum ki, bu hayatta bana cehennemi yaşatıyor. Daha önce bana kefen takımı göndermişti. Şimdi de 'Sana mezarlık alacağım' diyerek tehdit ediyor. Gelip silah çekiyor, bıçak çekiyor. Sürekli tehditler alıyorum. Arkadaşlarımı arayıp 'Bu kötü yola gidiyor' diyerek bana iftira atıyor. Sürekli psikolojik baskı uyguluyor. 'Seni dışarı çıkamaz hale getireceğim' diyor. Belki yüzüme kezzap atacak, ne yapacağını bilemiyorum" dedi. Yaşadığı korku nedeniyle sosyal hayatının tamamen değiştiğini dile getiren Katırcı, "Evden çıkamıyorum, psikolojim bozuldu" diye konuştu.

Otizmli çocuğa şiddet kamerada: Öğretmen tutuklandı Video Galeri

Otizmli çocuğa şiddet kamerada: Öğretmen tutuklandı

      Mersin'de atipik otizm tanısı bulunan 5 yaşındaki bir çocuğun eğitim aldığı merkezde şiddete maruz kaldığı anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Olayın ardından tutuklanan öğretmenin bugün hakim karşısına çıkması beklenirken, çocuğun okulun bulunduğu bölgeden araçla geçerken okulu ve yolu tanıyıp ağlamaya başladığı anlar da görüntülere yansıdı. Mersin'de Bahattin ve Sermin Yılmaz çiftinin atipik otizm tanısı bulunan 5 yaşındaki çocukları Kuzey Yılmaz'ın eğitim aldığı merkezde şiddete maruz kaldığı anlara ilişkin görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde öğretmenin küçük çocuğa yönelik fiziksel müdahalede bulunduğu anlar yer aldı. Yaklaşık 2,5 yıldırnde eğitim gören Yılmaz'ın bir süre sonra okula gitmek istemediği ve huzursuz davranışlar sergilemeye başladığı belirtildi. Aile, çocuklarının yaşadığı değişimin ardından öğretmen değişikliği talebinde bulundu. Ancak ailenin iddiasına göre bu talep kabul edilmedi ve çocuğun eğitim programı nedeniyle zorlandığı ifade edildi. Bir süre sonra çocuklarının boynunda çizik ve yara izleri fark eden aile, durumu kurum yetkililerine bildirdi. Çiziklerin merkezde oluşmadığının söylenmesi üzerine şüpheleri artan aile, kamera kayıtlarını talep etti. Kayıtlara ulaşamayan aile adli makamlara başvurdu. Başvurunun ardından ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntülerinde öğretmenin sınıf ortamında 5 yaşındaki Kuzey Yılmaz'a yönelik fiziksel şiddet uyguladığı anlar yer aldı. Görüntülerin ortaya çıkmasıyla birlikte aile suç duyurusunda bulundu. Aile tarafından paylaşılan başka görüntülerde ise Yılmaz'ın araçla okulun bulunduğu bölgeden geçerken okulu ve güzergahı tanıdığı, ardından ağlamaya başladığı görüldü. Aile, yaşanan olayın ardından çocuklarının psikolojik olarak olumsuz etkilendiğini ve eğitim sürecinde gerileme yaşadığını öne sürdü.      "Çocuğum korku dolu gözlerle bakıyordu" Anne Sermin Yılmaz, oğlu Kuzey'in yaklaşık 2,5 yıldır merkezde eğitim aldığını, ancak bir süre sonra okula gitmek istememeye başladığını belirterek, "İlk günler güzeldi, sonra çocuğum sürekli ağlamaya başladı. Gitmek istemiyordu, çok huzursuzdu. Müdürüyle görüştüm, öğretmen değişikliği istedim ama beni sert bir şekilde reddettiler. Bana 'Çocuğunuz zorlanıyor, eğitimimiz zor' dediler. Ben de ikna oldum ve devam ettim. Son günlerde çocuğumun boynunda iki tane çizik işareti gördüm. Burada olmadığını söylediler ancak ben evde olmadığına emindim" dedi.     "Kayıtları bana vermek istemediler, türlü bahaneler uydurdular" Kamera kayıtlarını talep ettiğini ancak görüntülerin kendisine verilmediğini öne süren Yılmaz, "Kayıt istedim, kayıtları bana vermek istemediler. Çok uzattılar, türlü bahaneler uydurdular. En sonunda adli makamlara başvurdum ve videolara ulaştım. Görüntülerde çocuğuma şiddet uygulandığını gördüm. Çocuğum korku dolu gözlerle bakıyordu. Çocuğum şiddete maruz kalmış. Hem çocuğum hem de ben travma yaşadık" diye konuştu. Yaşananların çocuğunun gelişimini de olumsuz etkilediğini savunan Yılmaz, "Emeklerimiz boşa gitti. Çocuğum 3-5 kelime konuşuyordu, geriye gitti. Şu anda hem benim hem de çocuğumun psikolojik durumu hiç iyi değil. Adaletin yerini bulmasını istiyorum" ifadelerini kullandı. Merkez yönetimine de tepki gösteren Yılmaz, "Ben müdürle defalarca konuştum. Bana öğretmenin haklı olduğunu, böyle bir şey olamayacağını söylediler. Hatta videoları izledikten sonra öğretmen değişikliğini kabul etmeyen müdür, bu kez öğretmen değişikliği teklif etti. Bunun örtbas edilmeye çalışıldığını düşünüyorum. İlk başta öğretmen kontrol edilseydi belki bunların hiçbiri yaşanmayacaktı" dedi.      "Psikolojik olarak çok kötü durumda" Baba Bahattin Yılmaz ise olayın üzerinden yaklaşık iki ay geçtiğini belirterek, "2 aydır evimizde huzur yok. Eşimle birlikte geceleri uyuyamıyoruz. Konuşamayan bir çocuğa şiddet uygulandığı görüntülerle ortada. Daha da kötüsü bu olay çocuğun öğrenme çağında yaşandı. Psikolojik olarak çok kötü durumda" diye konuştu. Oğlunun yaşadığı travmanın günlük hayatına da yansıdığını söyleyen Yılmaz, "Biz Kuzey'i iki ayrı özel okula da götürüyoruz. Oralarda herhangi bir sorun yaşamıyor. Ancak şiddete maruz kaldığı merkezin bulunduğu bölgeye geldiğimizde durum değişiyor. Okulu tanıyor, yolları tanıyor ve ağlamaya başlıyor. Hatta okulun yanından bile geçemiyor. Çok ciddi bir korku yaşıyor" ifadelerini kullandı.      "Benim çocuğum mahvoldu" Yaşananların tüm aileyi etkilediğini dile getiren Yılmaz, "Benim çocuğum mahvoldu, psikolojik olarak bitti. Sadece onu değil bizi de bitirdi. Yaklaşık iki aydır bu olayın etkisini yaşamaya devam ediyoruz" dedi. Öte yandan olayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan öğretmen S.P.C.'nin çıkarıldığı mahkemece tutuklandığı öğrenilirken, davanın ilk duruşmasının bugün görüleceği bildirildi.

Bayram eğlencesi kabusa döndü: Metrelerce yüksekte baş aşağı asılı kaldılar Video Galeri

Bayram eğlencesi kabusa döndü: Metrelerce yüksekte baş aşağı asılı kaldılar

     İzmir'in Buca ilçesinde lunaparka giden vatandaşların eğlencesi kabusa döndü. Peş peşe arızalanan oyuncaklarda onlarca kişi metrelerce yüksekte dakikalarca baş aşağı mahsur kaldı. Olay, Buca Gölet mevkiinde bulunan lunaparkta meydana geldi. Bayram tatilini fırsat bilerek aileleri ve sevdikleriyle eğlenmek amacıyla lunaparka akın eden vatandaşlar, bindikleri eğlence aletlerinin arızalanmasıyla büyük bir şok yaşadı. Adrenalin dolu bir oyuncağın tam tur halindeyken havada aniden teknik bir arıza vermesi sonucu, makinede bulunan vatandaşlar metrelerce yükseklikte baş aşağı asılı kaldı.      Hız treninde de korku dolu anlar Metrelerce yüksekte dakikalarca baş aşağı beklemek zorunda kalan vatandaşlar büyük bir panik ve korku yaşarken, tesisteki arızalar bununla da sınırlı kalmadı. Lunaparkın en çok tercih edilen oyuncaklarından olan hız treninde de (roller coaster) benzer bir teknik sorun yaşandı ve içerisindeki vatandaşlar raylar üzerinde bir süre mahsur kaldı. Bayram eğlencesi adeta zehir olan vatandaşların metrelerce yüksekteki çaresiz bekleyişi çevredeki diğer ziyaretçilerin yüreklerini ağızlara getirirken, yaşanan o korku dolu anlar saniye saniye kameralara yansıdı. Çalışanların müdahalesiyle makinelerin çalıştırılmasının ardından oyuncaklarda dakikalarca mahsur kalan vatandaşlar kurtarıldı. Öte yandan aynı lunaparkta 3 yıl önce de salıncakta meydana gelen arıza sonucu, oyuncakta bulunan 6 kişi, ağaç dallarının çarpması sonucu yaralanmıştı.

Vicdanları yaralayan olay Haber

Vicdanları yaralayan olay

Kartepe'deki bir markete yanındaki iki çocukla giren şahıs, reyonların arasında bir çocuğun elini tutarken, yanındaki diğer kız çocuğuna aniden tekme attı. Şiddetten korkarak kasaya doğru kaçan çocuğun peşinden giden şahıs, burada da küçük kıza tekme ve tokat atmaya devam etti. Vicdanları yaralayan olay anı ise anbean marketin güvenlik kamerasına yansıdı. Mağdur çocuğun otizmli olabileceği ihtimali üzerinde durulurken, uzmanlar bu tür travmatik olayların çocuklar üzerindeki kalıcı etkilerine dikkat çekiyor. Uzmanından hayati uyarılar Ebeveynlerin çocuklara yönelik tutumlarını değerlendiren Psikolog Elif Gül, toplum içinde uygulanan sert müdahalelerin çocuklar üzerinde yıkıcı ve uzun vadeli etkiler bıraktığını belirtti. Çocuğun kendini değersiz hissetmesine, özgüven kaybına ve iletişim kopukluğuna neden olabilen bu davranışların ilerleyen süreçte daha büyük psikolojik sorunlara zemin hazırlayabileceğini dile getiren Gül, çocukların gördüklerini model alarak büyüdüğünü ve şiddetin bu şekilde nesilden nesle aktarılabildiğini söyledi. Disiplinin ceza ve korku üzerinden değil, sevgi, tutarlılık ve rehberlikle sağlanması gerektiğini belirten Gül, ebeveynlere daha bilinçli bir yaklaşım çağrısında bulundu. "Çocuklarımıza söylediğimizden çok yaptığımızla örnek oluyoruz" Çocuklara söylenilenden çok ebeveynlerin davranışlarının etkili olduğunu belirten Elif Gül, "Çocuklarımıza daha çok onlara söylediklerimizden ziyade yaptığımız davranışlarla örnek oluyoruz. Bu yüzden öğütlerden ziyade davranışlarımızla disiplin sağlayabiliriz. Bizim bu ebeveynlik dediğimiz aslında bir rehberliktir, onlara yol göstermek noktasında kıymetlidir. Öncelikle çocuklarımızın birer birey olduklarını kabul etmemiz gerekiyor. Genel olarak toplumda oluşan bir yanlış durum var; disiplini ceza olarak vermek noktasında bazı hatalar yapılabiliyor. Bizim burada amacımız çocukları korkutmak değil, onlara rehberlik etmek, yol göstermek ve örnek olmak. Çocuklarımıza disiplini cezayla ya da şiddetle verdiğimiz zaman aslında onları korkutarak daha da uzaklaştırıyoruz" dedi. "Özel çocuklarda daha derin iz bırakıyor" Şiddetin özel ihtiyaçlı çocuklarda daha derin izler bıraktığını belirten Gül, "Özellikle özel ihtiyaçlı çocuklarımızda bu daha derin izler bırakabiliyor. Onlar çünkü kendilerini ifade etmekte zaten zorluk yaşıyorlar. Bir şiddete maruz kaldığı zaman, bir cezaya maruz kaldığı zaman biz onları daha da bastırıyoruz, daha da öfkelendiriyoruz; bu da gelişimlerini geriletmiş oluyor. Özel çocuklarda baskı, normal çocuklara göre daha derin izler bırakabiliyor. Çünkü onlar kendilerini ifade edemiyorlar. Bizim şiddetimiz ve baskımız onları bireysel olarak köreltiyor; değersiz hissediyorlar, özgüvenleri düşüyor. Bu da gelişimlerinin geriye gitmesine sebep olabiliyor" diye konuştu. "Şiddet gören çocuk bunu öğrenir" Çocuklar üzerinde oluşan travmaların uzun vadeli etkilerine de değinen Gül, şu bilgileri verdi: "Çocuğumuza öğreteceğimiz şeyi davranışlarımızla öğrettiğimiz için onlar da bu şekilde davranmayı öğrenecekler. Yarın öbür gün toplumda suça meyilli çocuklarla karşılaşabiliyoruz; bunlar zaten zamanında ebeveynleri tarafından öğrenerek bu noktalara gelmiş örnekler. İlerleyen süreçte depresyon, madde kullanımına yönelme gibi durumlarla kendini gösterme çabalarına girebiliyorlar. Çocuklarımızla iletişimimizde göz teması kurarak, neler anladığını ve neler hissettiğini sorarak yaklaşmak onların kendini değerli hissetmesini sağlar. Davranışlarımızda ve sözlerimizde tutarlı, net sınırlar olduğu zaman çocuğun sağlıklı gelişimini desteklemiş oluyoruz. Önemli olan çocuğumuzun korktuğu değil, güvendiği ebeveynler olmak. Biz çocuklarımızın birer birey olduğunu unutmamalıyız. Davranışlarımızla örnek olarak onları geleceğe hazırlamamız gerekiyor. Onları korkutarak değil, rehberlik ederek bu süreci yönetmemiz çok daha kıymetli."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.