Hava Durumu

#Kültür Ve Turizm Bakanlığı

Yeni Marmara Gazetesi - Kültür Ve Turizm Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültür Ve Turizm Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Anadolu'nun seramik kültürü Bursa'da konuşuldu Haber

Anadolu'nun seramik kültürü Bursa'da konuşuldu

Osmanlı'nın ilk payitahtı Bursa’nın fethinin 700. yılını 17 ilçede düzenlediği etkinliklerle kutlayan Bursa Büyükşehir Belediyesi, kültürel mirasa yaraşır bir programa daha ev sahipliği yaptı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen ‘Anadolu Seramik Kültürü Sempozyumu: Topraktan Gelen Hafıza’ sempozyumu, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde gerçekleştiriliyor. Program, 7-9 Mayıs tarihleri arasında farklı disiplinlerden akademisyenlerin ve uzmanların katkılarıyla düzenleniyor. Sempozyumda; seramik üretim gelenekleri, tarihi gelişim süreçleri ve günümüz sanatına yansımaları kapsamlı bir şekilde değerlendiriliyor. Programın açılış bölümünde konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, 2026 yılını Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı’na ithaf ettiklerini hatırlatarak birçok önemli program düzenlendiğini söyledi. "Seramik sanatı, geçmişle gelecek arasında kültür köprüsüdür" Bursa’nın, medeniyetlerin kök saldığı, gelişip büyüdüğü ve şekillenerek bugünlere ulaştığı kadim bir dünya merkezi olduğunu belirten Başkan Vekili Şahin Biba, 700 yıl önce atılan adımların hala Anadolu kültürünü, mutfağını, yaşamını, sanatını ve hafızasını beslediğini ifade etti. Seramik sanatının da tarihin güçlü hafızalarından birisi olduğunu dile getiren Başkan Vekili Biba, "Seramik sanatı, geçmişten bugüne uzanan bir kültür köprüsüdür. Bursamızın adını dünyaya duyuran İznik çinisi de Osmanlı’nın estetik anlayışını ve sanat yaklaşımını ortaya koyan kadim bir mirastır" dedi. "Değerlerimizi yaşatmayı sorumluluk olarak görüyoruz" Bursa’da yürütülen arkeolojik kazılara Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin destek vermeye devam ettiğini anlatan Başkan Vekili Biba, Anadolu’nun en eski yerleşim izlerini taşıyan Aktopraklık Höyüğü'nün ve İznik Çini Fırınları kazılarının önemine değindi. Sempozyumun, kültürel mirasın anlaşılması, korunması ve geleceğe aktarılması noktasında kıymetli bir adım olduğunu söyleyen Başkan Vekili Biba, "Alanında uzman akademisyenlerin, araştırmacıların ve sanatçıların katkılarıyla iki gün boyunca gerçekleştirilecek oturumlar, sunulacak bildiriler ve Bursa gezisi sayesinde geçmişin birikimi ile günümüz kültür-sanat anlayışı arasında güçlü bir bağ kurulacaktır. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak tarihi ve kültürel mirasa her zaman sahip çıktık ve çıkıyoruz. Değerlerimizi yaşatmayı ve gelecek nesillere aktarmayı büyük bir sorumluluk olarak görüyoruz" diye konuştu. "Çinicilik, dünya sanat tarihinde özgün bir yere geldi" Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz ise seramik kültürünün insanın toprakla kurduğu ilişkinin, üretim bilgisinin, estetik anlayışının binlerce yıllık yansıması olduğunu belirtti. Seramik sanatının, insan tarihinin her döneminde ilgi gördüğünü, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde ise zirveye ulaştığını anlatan İnceciköz, "Başta İznik olmak üzere Kütahya gibi önemli üretim merkezlerinde gelişen çinicilik, dünya sanat tarihinde özgün bir yere geldi. Özellikle Osmanlı sarayının himayesinde gelişen İznik çinileri, camilerin kubbelerinde, sarayların duvarlarında ve en nadide köşelerinde hayat buldu. Mekanlar yalnızca süslemekte kalınmamış, ortama ruh kazandırılarak anlam katılmıştır. Bursa’nın fethinin 700. yıl dönümünde gerçekleştirilen sempozyumun, Anadolu seramik kültürüne dair yeni akademik açılımlar sağlayacağına inanıyorum" dedi. Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin de seramik kültürünün arkeoloji için taşıdığı değere dikkat çekti. Sempozyumda sunulacak bildirilerin Anadolu seramik literatürüne önemli katkılar sağlayacağını ifade eden Şahin, emeği geçenlere teşekkür etti. Program, açılış konuşmalarının ardından Erhan Öztepe başkanlığında gerçekleştirilen birinci oturumla devam etti. Serkan Gedük, Ayşe Tuba Ökse Fikri Kulakoğlu ve Ali Ozan’ın konuşmacı olduğu oturumla başlayan sempozyum kapsamında, 3 gün boyunca alanında uzman isimlerin katılımıyla toplam 9 oturum yapılacak.

Bursa Ulu Cami'ye Ramazan mahyası: 'Kul hakkından sakın' Haber

Bursa Ulu Cami'ye Ramazan mahyası: 'Kul hakkından sakın'

Ramazan-ı Şerif'in habercisi olan ve Osmanlı Cihan Devleti'nden günümüze uzanan mahya geleneği, Bursa Ulu Cami'de hayat buluyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü, Osmanlı Cihan Devleti'nde 16. yüzyıldan itibaren uygulanmaya başlanan mahya asma geleneğini günümüzde de yaşatmaya devam ediyor. Bursa’daki caminin iki minaresi arasına halatlar ve 200 ampulden oluşan mahya sistemi kuruldu. İstanbul'daki camilerde mahya asma işlemleri tamamlandıktan Bursa'ya gelen ekip, hummalı bir çalışma içerisine girdi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü İstanbul'daki mahya atölyesinde hazırlanarak Bursa'ya getirilen ‘Kul hakkından sakın’ ustalarca caminin minareleri arasına asılmaya başlandı. Yaklaşık 8 saat süren çalışmada önce mahya asılacak minareler arasına halatlar çekildi. Ancak şiddetli rüzgar, zaman zaman ekiplere zor zamanlar yaşattı. "HİÇ BİR TELEVİZYONUN VE SİNEMANIN OLMADIĞI DÖNEMDE, TEK GÖRSEL YAYIN MAHYA" Mahya ekibi şefi 69 yaşındaki Kahraman Yıldız, mahyacılığın Osmanlı'dan bu yana devam eden 400 yıllı aşkın Osmanlı sanatı olduğunu söyledi. Eskiden zeytinyağı ile yapıldığını belirten Yıldız, "Eskilerde bütün selatin camilerde Ramazan ayında akşamları asılırdı. Ramazan ayının bir süsüydü. Hiç bir televizyonun ve sinemanın olmadığı dönemde tek görsel yayın olarak varmış. İnsanlar, camileri gezerek feyz alırlarmış. İstanbul'daki mahyalarımızı astık. Bursa Ulu Cami'ye geldik. 50 yılı aşkındır bu işi yapıyorum. 2013 yılında emekli oldum. Bu işi yürütmeye çalışıyoruz. Ata yadigarı sanatımız ölmesin diye çabalıyoruz. İnşallah bizden sonra da bu mesleği devam ettirirler. Bizler ata yadigarı mesleği 50 senedir yapıyoruz" diye konuştu.

1800 Yıl Sonra Sevindirdi Haber

1800 Yıl Sonra Sevindirdi

Bursa'nın İznik ilçesinde 1800 yıllık Roma Tiyatrosu ile 2300 yıllık tarihi surlar Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilip turizme kazandırıldı.  Makedonya Kralı Büyük İskender'in kumandanlarından Antigonius Monophthalmos tarafından M.Ö. 316'da kurulan Bithynia, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetinin izlerini bugün hala belirgin olarak taşıyan Bursa'nın İznik ilçesinin her köşesinden tarih fışkırıyor.  M.S. 2'nci yüzyılda yaptırılan ve arkeolojik kazılarda bölgedeki yaşam izlerinin M.Ö. 6'ncı yüzyıla kadar uzandığı belirlenen İznik tiyatrosu, Roma dönemine ait Anadolu'nun ayakta kalan en görkemli eserlerinden biri.  2015 yılından bu yana Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin sponsorluğunda kazı çalışmalarının sürdüğü ve düz bir alana inşa edilerek tonozlarla yükseltilmesi sebebiyle mimari açıdan Türkiye'deki tek örnek olan tiyatro, M.S. 2'nci yüzyılda Roma İmparatoru Trajan tarafından Bithynia Valisi olan tarihçi ve yazar Plinius'a yaptırıldı. Bir dönem gladyatör dövüşlerine ev sahipliği yapan tiyatro, Hristiyanlığın ardından tiyatronun yasaklanmasıyla birlikte dini alan olarak kullanıldı. 358, 362 ve 368 yıllarındaki büyük depremlerde zarar görüp onarılan tiyatro, İznik'in savunulması için feda edilirken, tiyatrodan sökülen parçalar surların güçlendirilmesinde kullanıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın izniyle ilk olarak 1980 yılında kazı çalışmalarının başladığı Roma Tiyatrosu'ndaki kazılar, Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin devreye girmesiyle 2016 yılından itibaren Dokuz Eylül Üniversitesi Arkeoloji Bölümü'nün başkanlığındaki bir ekip tarafından sürdürülüyor.  Dokuz Eylül Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Roma Tiyatrosu Kazı Başkanı Prof. Dr. Aygün Meriç, “İznik Roma Tiyatrosu'nda 2016 yılından beri kazı başkanlığı yapıyorum. İznik Roma Tiyatrosu, Kültür ve Turizm Bakanlığı izinleri ve destekleriyle, Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin katkılarıyla kazılar devam ediyor. Burası özel ve önemli bir tiyatro. M.S. 2'nci yüzyılda İmparator Traian tarafından inşa ediliyor ve Anadolu'da tamamen düz bir alana tonoz mimarisi ile yükseltilerek yapılan ilk ve tek tiyatrodur. M.S. 2 ve 3'üncü yüzyıllarda dönemin moda oyunları olan gladyatör oyunları ve diğer oyunların oynandığı biliniyor. 3 ve 4'üncü yüzyıllarda, 5 ve 6'ncı yüzyıllara kadar dini amaçlarla kullanıldığı biliniyor. 8'inci yüzyıldan sonra terk ediliyor. Bu tiyatro yapısının taşları, İznik surlarının yapımı için kullanılıyor. 12 ve 13'üncü yüzyıllarda buralarda kiliseler inşa ediliyor. Özellikle 15'inci yüzyıldan sonra İznik çini üretimiyle buraya birçok fırın inşa ediliyor. 16 ve 17'nci yüzyıllarda özellikle korunaklı tonozlara inşa edilmiş çini fırınları burası için önemli hale geliyor. 17'nci yüzyıldan sonra çini ustalarının İstanbul'a taşınmasıyla burası terk ediliyor. Bu bölge deprem bölgesi olduğu için tiyatro birçok deprem geçiriyor. 6'ncı yüzyıldaki büyük deprem sonucunda terk ediliyor. Tiyatro, 1980'li yıllardan beri kazı çalışmalarının devam ettiği bir yerdir. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın katkılarıyla çalışmalar devam ediyor. 2016 yılından bu yana Kültür ve Turizm Bakanlığı, Bursa Büyükşehir Belediyesi, İznik Belediye Başkanlığı ve özellikle Türk Tarih Kurumu'nun destekleriyle süreç biraz daha hızlandı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Sayın Abdülkadir Uraloğlu'nun, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı, İznik Belediye Başkanı ve diğer protokol üyeleriyle birlikte tiyatro halkın ziyaretine açıldı. Artık insanlar gelip tiyatroyu gezebilirler” dedi.

Farklı medeniyetlerin ve kültürlerin harmanı o festivalde ödüller sahiplerini buldu Haber

Farklı medeniyetlerin ve kültürlerin harmanı o festivalde ödüller sahiplerini buldu

Bu yıl, “Kurtuluşun Kadınları” temasıyla gerçekleştirilen festivalde, en iyi 7 senaryo ve en iyi 4 film ödül aldı. BTSO ev sahipliğinde Bursa Business School’da gerçekleştirilen ödül törenine, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın yanı sıra Bursa Valisi Mahmut Demirtaş, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, BTSO Yönetim Kurulu ve Meclis Divan üyeleri ile sinemaseverler katıldı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay yaptığı açılış konuşmasında, her yıl gelişerek devam eden ‘Uluslararası Yed-i Velayet 7 Vilayet Kısa Film Festivali’nin Bursa ve Türkiye adına kalıcı değerler üretebilmenin en güzel örneklerinden biri olduğunu söyledi. Ödüllerin, çalışkan ve azimli gençler için gelecekte daha büyük başarıların kapılarını araladığını söyleyen Başkan Burkay, “Genç sinemacılar, gönül verdikleri ve icra ettikleri sanatla, tarihi ve kültürel değerlerimizin nesilden nesile aktarılmasında önemli rol oynuyor. Bizler de kültür ve sanat etkinliklerine verdiğimiz destekle gençlerimizin yanındayız. Onların kariyer yolculuklarına katkı sağladığımız için mutluyuz.” ifadelerini kullandı. “MİLLİ MÜCADELEMİZİN SEMBOLÜ KURTULUŞUN KADINLARI” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, gelişmiş şehirlerin, ekonomik zenginlikleri kadar, sosyal, kültürel ve sanatla ilgili çehreye verdikleri önemle de ön plana çıktığını ifade etti. Başkan Burkay, şunları kaydetti: “Bu çerçevede Yed-İ Velayet 7 Vilayet kısa film festivali de en önemli kültür sanat etkinliklerimiz arasında yer alıyor. Yaşama ve insanlığa getirdikleri yaklaşımla tüm dünyaya örnek olmuş birbirinden kıymetli isimleri, genç ve profesyonel senaristlerimizin yenilikçi ve özgün eserleriyle beyaz perdeye taşıdığımız festivalimizi bu yıl, milli mücadelemizin sembolü olan ‘Kurtuluşun Kadınları’ temasıyla gerçekleştiriyoruz. Ülkemizin büyük fedakârlıklar ve üstün cesaretle geçen milli mücadele yılları, bağımsızlık aşkının, millet iradesinin ne kadar güçlü olduğunu ve zorlukların üstesinden gelme azminin ne denli büyük olduğunu tüm dünyaya ilan ettiği bir dönemdir. Ülke tarihimize altın harflerle yazılan Kurtuluş Savaşı’mızın zaferle neticelenmesini sağlayan temel unsurlardan biri de şüphesiz kadınlarımızın vatan sevgisi ile dolu yürekleriyle verdikleri eşsiz mücadeledir. Aynı mücadeleyi günümüz şartlarında büyük bir kararlılıkla sosyal, kültürel ve ekonomik alanda bir bütün olarak sergilediğimiz takdirde Türkiye yüzyılı vizyonumuz çerçevesinde hedeflerimize inşallah hep birlikte ulaşacağız.” “SİNEMA KÜLTÜREL YAŞAMI ŞEKİLLENDİRİYOR” Bursa Valisi Mahmut Demirtaş, en önemli kitle iletişim araçlarından biri olan sinemanın, toplumları ortak görüşte buluşturma gücüne sahip olduğunu söyledi. Bu yönüyle de sinemanın kültürel yaşamı şekillendirebilecek özellikte olduğunu belirten Vali Demirtaş, “Aynı zamanda sektörün tüm neferleri bir araya gelip ekonomik hayata da önemli katkılar sağlamaktadır. Türk kültürünün ortak değerlerini ön plana çıkaran Yed-i Velayet 7 Vilayet Kısa Film Festivali, önemli bir organizasyon. Katkı sağlayanlara şükranlarımı sunuyorum.” diye konuştu. “FARKLI MEDENİYETLERİN VE KÜLTÜRLERİN HARMANI BURSA” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Bursa’nın kültürel değerlerini sanat dünyasına ilmek ilmek işlediği bir kent olduğunu belirterek, “Farklı medeniyetlerin ve kültürlerin harmanı olan ülkemizin bütün şehirleri kendine has değerleriyle öne çıkarak sakinlerine ve konuklarına yeni ufuklar açmaktadır. Bursa bu yönüyle çok zengin bir şehir. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, BTSO ile Ehli Sanat Sinema ve Kültür Derneği iş birliğinde 10.’su düzenlenen uluslararası kısa film festivalimiz gelenekselleşme yolunda emin adımlarla ilerliyor. Cumhuriyetimizin 100. yılı münasebetiyle festivalin alt başlığının ‘Kurtuluşun Kadınları’ olarak belirlenmesi ve festivalin kahraman Türk kadınlarına adanması da oldukça önemli. Emeği geçen herkesi yürekten kutluyorum.” dedi. “FESTİVALİ KURTULUŞUN KADINLARINA İTHAFEN GERÇEKLEŞTİRDİK” Uluslararası Yed-i Velayet 7 Vilayet Kısa Film Festival Başkanı Eda Sürmeli, Cumhuriyet’in yüzüncü yılında düzenledikleri festivalin 10. yılını kurtuluşun kadınlarına ithaf ettiklerini söyledi. Aynı zamanda Ehli Sanat Sinema ve Kültür Derneği Başkanı da olan Sürmeli, “Kahraman 7 Türk kadınının hikayesini beyaz perdeye taşıdığımız bu yılı ahde vefa yılı olarak adlandırdık. Bu çerçevede ahde vefa borcumuzu ödememize destek olan BTSO, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’ne ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” diye konuştu. ONUR ÖDÜLÜNÜN SAHİBİ GHASSAN MASHOUD Konuşmaların ardından ilk olarak Cennetin Krallığı filminde canlandırdığı Selahattin Eyyubi karakteriyle tanınan dünyaca ünlü oyuncu Ghassan Mashoud’a ‘Onur Ödülü’ verildi. Daha sonra ödül törenine geçildi. ‘Senaryo’ kategorisinde, ‘Gazi Halime Çavuş’ temalı ödül Ozan Kenar’a, ‘Halide Edip Adıvar’ temalı ödül Erkan Avcı’ya, ‘Gördesli Makbule’ temalı ödül Hülya Başak Karadal’a, ‘Hafız Selman İzbeli’ temalı ödül Mehmet Onur Karataş’a, ‘Kara Fatma’ temalı ödül Mutlu Polat’a, ‘Tayyar Rahmiye’ temalı ödül Mesut Özyaprak’a, ‘Çete Emir Ayşe’ temalı ödül ise Kerem Nadir Özcan’a verildi. Gecede en iyi ‘animasyon filmi’ ödülünü ‘Black Bird’in yönetmeni Zeynep İnce Tekin, en iyi ‘kurmaca film’ ödülünü “Kırlangıç” ile Hüseyin Demirtaş, en iyi ‘belgesel film’ ödülünü ‘Arayış’ ile Orhan Bulut alırken, BTSO mansiyon ödülünün sahibi ise ‘Heyemola’ ile Yılmaz Kıvanç’ın oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.