Hava Durumu

#Kur

Yeni Marmara Gazetesi - Kur haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kur haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Başkan Ercan Özel: Türkiye'nin en büyük gücü milli ve manevi değerlerle yetişen nesillerdir Haber

Başkan Ercan Özel: Türkiye'nin en büyük gücü milli ve manevi değerlerle yetişen nesillerdir

Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Yenişehir Temsilciliği tarafından düzenlenen Yaz Okulu Kapanış Programı'na katılarak öğrencilerin mezuniyet heyecanına ortak oldu. Yaz dönemi boyunca devam eden program kapsamında yaklaşık 240 öğrenci; Kur'an-ı Kerim, Peygamber Efendimizin hayatı, hadis-i şerifler, görgü kuralları ve akıl-zekâ oyunları eğitimlerinin yanı sıra gezi ve yüzme etkinlikleriyle hem eğitici hem de keyifli bir tatil süreci geçirdi. Başkan Ercan Özel: "Gençliğe yapılan yatırım geleceğe yapılan yatırımdır" Programda konuşan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, yaz okullarının çocukların bilgi, ahlak ve karakter gelişimine sunduğu katkıya dikkat çekti. Milli ve manevi değerlerle yetişen nesillerin Türkiye'nin en büyük gücü olduğunu ifade eden Başkan Özel, TÜGVA'nın gençlerin kültür ve medeniyet değerleriyle yetişmesindeki rolünü vurguladı. Gençlik projelerine ve kurumlar arası iş birliğine verdikleri öneme değinen Başkan Ercan Özel, şu değerlendirmelerde bulundu: "Yenişehir Belediyesi olarak eğitime, gençliğe, kültüre, sanata ve spora yönelik her çalışmanın yanında olmaya devam edeceğiz. Kamu kurumlarımız ve sivil toplum kuruluşlarımızla iş birliğini güçlendirerek gençlerimize yönelik yeni projeler üretmeyi sürdüreceğiz. Gençliğe yapılan her yatırım, ülkemizin geleceğine yapılan yatırımdır." Yaz okulunun hayata geçirilmesinde katkısı olan kurumlara ve eğitmenlere teşekkürlerini ileten Başkan Özel; TÜGVA Bursa İl Teşkilatı, TÜGVA Yenişehir Temsilciliği, eğitmenler, gönüllüler ve destek veren tüm paydaşları tebrik ederek mezun olan çocuklara başarılar diledi.

Bursa'daki 'Sunrooflu Cami' mimarisiyle dikkat çekiyor Haber

Bursa'daki 'Sunrooflu Cami' mimarisiyle dikkat çekiyor

Bursa'nın Nilüfer ilçesi Beşevler Mahallesi'nde bulunan Safa Camii, otomobillerde kullanılan sunroof sistemini andıran açılır-kapanır kubbesiyle Türkiye'nin en dikkat çekici ibadethaneleri arasında yer alıyor. Uzaktan kumandayla açılıp kapanabilen 120 metrekarelik kubbe sistemi sayesinde yaz aylarında cami doğal havayla serinliyor. Türkiye'de bu sistemin uygulandığı ikinci cami olarak gösterilen Safa Camii, Bursa'nın yanı sıra farklı şehirlerden gelen ziyaretçilerin de ilgisini çekiyor. Modern mimari ile geleneksel cami anlayışını buluşturan yapı, yalnızca açılır kubbesiyle değil, alt katındaki sosyal alanlarıyla da dikkat çekiyor. Mini külliye anlayışıyla inşa edilen camide çocuklar için eğitim alanları ve çok amaçlı bölümler bulunurken, ibadetin yanı sıra günün her saatinde yaşayan bir merkez olma özelliği taşıyor. Beşevler Mahalle Muhtarı Erol Yılmazer, caminin ortaya çıkış hikayesini anlatarak, "Bursa'da ilk, Türkiye'de 2. Kubbesi açılır cami. Aslında böyle bir proje değildi ama sonradan buna evrildi. Mimar arkadaşımızın katkılarıyla Bursa'da bir başka örneği yok. Prototip bir mini külliye şeklinde bir cami. Sadece sunrooflu değil, alt katlarında da spor salonu için alanlar var. Şimdilik orada çocuklara Kur'an kursu verilmesi için bir alan oluşturduk. Tüm müştemilatı yaşayan bir cami. Sadece ibadet edilip gidilen bir cami değil, eski atalarımızın yaptığı gibi 24 saat yaşayan bir merkez oluşturmaya çalıştık. Yaz aylarında inanılmaz keyifli. Ramazanlarda da öyle. Şehrimizin hatta ülkemizin başka yerlerinden gelip burada ibadet yapmanın zevkini tadıyorlar. Teravih namazlarında özellikle sunroofu açtığımızda klimalara bile gerek kalmıyor ve çok güzel bir ibadethane haline geliyor" dedi. Safa Camii İmam Hatibi Gökhan Bedir ise açılır kubbenin ibadete farklı bir manevi atmosfer kattığını belirterek, "Camimizin en belirgin özelliklerinden biri kubbemizin açılır olması. Ferah, doğal klima ile serin bir şekilde cami cemaatimizle beraber ibadetlerimizi yapıyoruz. Camimizin diğer bir özelliği ise diğer camilerde bulunan avizelerin burada olmaması. İç kısımda duvarlarda bulunan LED ışıklarla aydınlatmayı sağlıyoruz. İlk atandığımda bu şekilde bir özelliğinin olması benim çok hoşuma gitti. Benim görüşüm caminin doğal ve sade olması. Bu camimiz de o şekilde sade ve doğal. Cemaat ise memnun. Daha öncesinde klima da yokmuş, zaten çok fazla da kullanmıyoruz. Üstü açıldığı için o rüzgar, o güneş ile birlikte ibadet yapabilmek insana ayrı bir feyz veriyor" ifadelerini kullandı. Cemaatten Ahmet Oğuz ise, "Benim duyduğum kadarıyla Türkiye'de üstü açılan 2. cami. Çocukların çok ilgisini çekiyor, dışarıdan gelenler de çok oluyor. Allah yapanlardan razı olsun" diye konuştu. Hareketli kubbe, uzaktan kumandayla birkaç dakika içinde açılıp kapanabilen sistemi ve doğal havalandırmasıyla dikkat çeken Safa Camii, sıcak yaz günlerinde klima kullanılmadan serin bir ibadet ortamı sunarken, mimarisiyle de Türkiye'nin en farklı camileri arasında gösteriliyor.

Camiye girdi, kaldırım taşıyla kırdığı yardım kutusundaki 100 bin lirayı çaldı Haber

Camiye girdi, kaldırım taşıyla kırdığı yardım kutusundaki 100 bin lirayı çaldı

Olay, saat 07.00 sıralarında İnegöl ilçesi Fatih Mahallesi'nde bulunan Yokuşlar Camii'nde meydana geldi. Camiye giren şüpheli, ayakkabılarını ayakkabılığa bıraktıktan sonra rahat tavırlarla içeride dolaşmaya başladı. Bir süre camiyi inceleyen şahıs, yardım kutusunun başına geldi. Kutunun üzerindeki iki kilidi açamayan şüpheli, camiden çıkarak sokakta kaldırım taşı aradı. Bulduğu taşı alarak yeniden camiye giren zanlı, yaklaşık 15 dakika boyunca yardım kutusunun kilitlerine vurdu. Kilitleri kırmayı başaran şüpheli, kutuda bulunan yaklaşık iki aylık bağışlardan oluşan 100 bin lirayı, camide bulduğu bir poşete doldurarak olay yerinden uzaklaştı. Sabah namazının ardından camiye gelen imam ve dernek yöneticileri yardım kutusunun kırıldığını görünce durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri güvenlik kameralarını incelemeye alırken, olay yeri inceleme ekipleri de delil çalışması yaptı. Şüphelinin kimliğinin belirlenerek yakalanması için polis ekiplerinin çalışmaları sürüyor. Ekipler şüpheliyi yakalamak için çalışma başlatırken, Yokuşlar Cami Yaşatma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Yıldırım, hırsıza tepki gösterdi, "Burada Kur'an kursu yaptırıyoruz. Kur'an kursunun geçen seneki paralarından, bizim borçlarımız vardı. Borçlarımızı ödemek için hatır çeki kestirdik. Hatır çekini ödemek için de caminin içindeki Kur'an kursuna ait, kendi camimize ait olan kutuyu iki aydır açmadık. Bu bizim kestirdiğimiz çek 74 bin lira, 74 bin lirayı ödemek için kutuyu açmadık ama bu sabah 7-7.30 arasında olan hırsızlık olayında hepsi gitmiştir. Allah kahretsin, hiç sorun yok ama yani çeki aldığımız insanla aramız açıldı. Aramız açılınca da adama diyemeyiz ki bize yardım et bir daha. Onun için çok zor duruma düştük" dedi. Çalınan kutu içindeki miktarın yaklaşık 100 bin lira olduğunu söyleyen Yıldırım, hırsıza şu ifadelerle tepki gösterdi: "Bozuk paraları almamış. Giderken hiç olmazsa bozuk paraları da alsaydın. Hepsini götürseydin"

Hükümlü ve cezaevi personelinden şehitliğe anlamlı ziyaret Haber

Hükümlü ve cezaevi personelinden şehitliğe anlamlı ziyaret

Gemlik Açık Ceza İnfaz Kurumu'nun düzenlediği anlamlı programa kurum bünyesinde görev yapan 10 personel ile 15 hükümlü katıldı. Vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitleri anmak amacıyla gerçekleştirilen ziyarette, şehitler için Kur'an-ı Kerim okunarak dualar edildi. Cezaevi Vaizi Ahmet Altun ile Gemlik Gaziosmanpaşa Camii Müezzin Kayyımı Muhammed Güngen tarafından Kur'an-ı Kerim tilavetinin gerçekleştirildiği programda, 15 Temmuz hain darbe girişiminde milletin ortaya koyduğu birlik ve beraberlik ruhuna da vurgu yapıldı. Duygusal anların yaşandığı ziyaretin ardından kurum personeli ve hükümlüler, şehit kabirlerinde temizlik ve bakım çalışması gerçekleştirdi. Kabirlerin çevresini düzenleyen ve mezarlara can suyu veren hükümlüler, vatan için canlarını feda eden kahramanlara duydukları minneti bu anlamlı çalışmayla ifade etti. Gemlik Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdür Vekili Mehmet Şen ise yaptığı açıklamada, milli ve manevi değerlerin yaşatılmasının kurumsal sorumluluklarının önemli bir parçası olduğunu belirterek, "15 Temmuz, sadece bir direnişin değil, bir milletin küllerinden yeniden doğuşunun ve tek yürek oluşunun sembolüdür. Bugün burada personelimiz ve hükümlülerimizle birlikte, bu toprakları bizlere vatan kılan kahramanlarımızın manevi huzurundayız. Onların bıraktığı mukaddes emanete her şartta sahip çıkacağımızı, birlik ve beraberliğimizi daima koruyacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz. Tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz" dedi.

Yaz Kur'an kursları açılışı Bursa'dan yapıldı Haber

Yaz Kur'an kursları açılışı Bursa'dan yapıldı

Yaz Kur'an kurslarının yalnızca dini eğitim verilen yerler olmadığını, aynı zamanda çocukların manevi gelişimine, sosyal becerilerine ve karakter eğitimine katkı sağlayan önemli eğitim yuvaları olduğunu belirten Arpaguş, geçen yıl 2 milyon 500 bin çocuğun bu kurslarda eğitim aldığını belirterek, bu yıl da aynı heyecanla daha fazla öğrenciye ulaşmayı hedeflediklerini ifade etti. Bursa'da düzenlenen 2026 yılı Yaz Kur'an Kursları Açılış Programı yoğun katılımla gerçekleşti. Bursa'nın ilçelerinden gelen öğrenci ve velilerin haricinde diğer illerden de davetliler yer aldı. Okulların tatile girmesiyle birlikte Türkiye genelinde yaz Kur'an kurslarının başladığını belirten Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, camilerin ve Kur'an kurslarının yeniden çocuk sesleriyle şenleneceğini söyledi. Yaz Kur'an kurslarının yıllardır çocukları Kur'an-ı Kerim'le, camiyle ve manevi değerlerle buluşturduğunu dile getiren Arpaguş, kursların sadece dini bilgi kazandırmadığını, aynı zamanda çocukların sosyal gelişimlerine ve ruh dünyalarına da önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Konuşmasında kursların temel hedefini anlatan Arpaguş, "Camilerimizin huzur veren, güven aşılayan ve gönülleri dinlendiren manevi ikliminde her yıl gerçekleştirdiğimiz bu eğitimin temel gayesi, Kur'an ve sünnetin rehberliğinde sorumluluk sahibi, vicdanlı, merhametli, dürüst ve güzel ahlaklı bireyler yetiştirmek ve onları bu değerlerle donatıp geleceğe hazırlamaktır. Çocukların iyi bir insan ve iyi bir Müslüman olarak yetişmesi en öncelikli görevimizdir. Güçlü karakter ve sağlıklı kişiliği, insanın rabbiyle, kitabıyla, peygamberiyle ve mabediyle kurduğu sağlam bağlarla mümkün olacaktır. Toplumların geleceğinin bugün yetişen çocukların değer dünyasında şekillenmektedir. Bugün burada, sadece bir yaz Kur'an kursu açılışını yapmıyor, geleceğimize yönelik paha biçilemez bir manevi yatırımın da temelini atmış oluyoruz" ifadelerini kullandı. Teknolojinin hayatın her alanını hızla değiştirdiği bir dönemde manevi değerlerin korunmasının önemine dikkat çeken Arpaguş, çocukların maddi gelişimleri kadar manevi gelişimlerinin de desteklenmesi gerektiğini söyledi. Zararlı fikir ve akımların yaygınlaştığı günümüzde ailelerin bu konuda daha hassas davranmasının önemine işaret etti. 2025 yılında gerçekleştirilen yaz Kur'an kurslarına ilişkin verileri de paylaşan Arpaguş, "Geride bıraktığımız 2025 yılında ülkemizin dört bir yanında gerçekleştirilen yaz Kur'an kurslarımız büyük bir iyilik, irfan ve ahlak seferberliğine dönüşmüştür. Fedakâr öğreticilerimizin rehberliğinde, camilerimiz ve Kur'an kurslarımızda yürüttüğümüz bu eğitim sayesinde 2 milyon 500 bin evladımız Kur'an-ı Kerim'le, camiyle ve manevi değerlerle buluşma imkânı elde etmiştir" dedi. Bu rakamların yalnızca sayısal bir başarı olmadığını ifade eden Arpaguş, her bir öğrencinin Kur'an'la tanışan yeni bir çocuk ve umutla geleceğe hazırlanan bir nesli temsil ettiğini belirtti. Kur'an eğitimini yalnızca bilgi aktarımı olarak görmediklerini söyleyen Arpaguş, "Bu sebeple bizler, Kur'an eğitimini bir insan yetiştirme eylemi olarak görüyoruz. Kur'an'ın ortaya koyduğu değerleri hayata taşıyabilen erdemli bireyler yetiştirme faaliyeti olarak görüyoruz. Çocukların gönüllerine dokunan bir eğitim anlayışını benimsiyoruz. En büyük hedeflerimizden biri de çocukların Allah sevgisini, Peygamber sevgisini ve cami sevgisini kazanmasıdır" diye konuştu. Velilere de çağrıda bulunan Arpaguş, aile desteğinin eğitimde belirleyici rol oynadığını belirterek, "Çocuklar, anne ve babalarının değer verdiği şeylere değer verir; onların önemsediklerini önemserler. Ailelerin sahiplenmediği eğitimin başarıya ulaşması oldukça zordur" ifadelerini kullandı. Bursa Valisi Erol Ayyıldız ise, "Çocukluk ve gençlik yılları insan hayatının en güçlü izlerin bırakıldığı dönemlerdir. Bu yıllarda edinilen bilgi kadar kazanılan değerler de insanın karakterini, hayata bakışını, geleceğe dair duruşunu şekillendirir. Yaz Kur'an kursları da yalnızca belirli bilgilerin aktarıldığı eğitim ortamları değil, aynı zamanda ahlakın, merhametin, saygının ve sorumluluk bilincinin filizlendiği güçlü eğitim iklimlerdir" dedi. Bursa İl Müftüsü Yavuz Selim Karabayır da, "Bursa'dan yakılan bu meşale, Anadolu'nun dört bir yanında daha kaliteli, verimli, ihlaslı, muhabbetli bir şekilde devam edecektir. Bizlere bu nimeti ihsan eden rabbimize sonsuz şükürler olsun. Bu güzel hizmetleri yapmamıza vesile olan devlet büyüklerimize de Rabbim uzun ömürler versin. hizmetlerini daim eylesin" şeklinde konuştu. Daha sonra, Türkiye'nin dört bir yanından gelen öğrenciler, kendi şehirlerinden selamları salondakilere iletti. 4 ve 6 yaş aralığındaki çocukların yaptığı gösteri ise uzun süre alkışlandı.

Afrikalı yetimlerin yüzü KalbiSelim’le güldü Haber

Afrikalı yetimlerin yüzü KalbiSelim’le güldü

Kalbi Selim Eğitim ve Kültür Yardımlaşma Derneği Başkanı Osman İpekçioğulları ve arkadaşları, Kurban Bayramı’nda Çad’da gönülleri fethetti. Beslenme yetersizliği ve susuzluk sebebiyle her sene on binlerce kişinin öldüğü ülkeye çıkarma yapan Kalbi Selim Derneği, Çad’ın Encemena şehrinde yetim çocuklara umut, halka moral oldu. Uçakla tam 10 saat süren bir yolculuk sonrası Çad’a ulaşan dernek ekibi, 50 dereceyi bulan sıcağa rağmen hayırseverlerin bağışladığı kurbanlıkları kapı kapı gezip halka dağıttı. Bölgedeki 4 köyde bulunan kabilelere; din, dil, ırk gözetmeksizin yardım eli uzattı. Çocukların, hatta yaşı henüz 20 olan gençlerin bile içtikleri kirli sudan hastalanıp, tedavi olamadıkları için hayatlarını kaybettikleri o köylere 3 su kuyusu açan dernek heyeti, 450 küçükbaş, 140 tane de büyükbaş kurban satın alıp, yetimlerin yüzünü güldürdü. Dernek Başkanı Osman İpekçioğulları, ‘’Çocuklara hediyelerle birlikte, 1000 tane Kur'an-ı Kerim hediye ettik. Ayakları yara bere içinde olanların, kendilerine götürülen terliklerle ne kadar mutlu olduklarına şahit olduk. Derneğimize kurban bağışı yapanların emanetlerini birinci elden yetimlere ulaştırmanın buruk sevincini yaşadık. Oradaki hayat şartlarını görünce cennet vatanımızdaki halimize sonsuz şükretmenin yanında o yoksulların da sorumluluğunu taşımamız gerektiğini düşünüyoruz.’ dedi

Şehit annesi: "Yaşıyor muyum yaşamıyor muyum bilmiyorum" Haber

Şehit annesi: "Yaşıyor muyum yaşamıyor muyum bilmiyorum"

Kurban Bayramı'nın ilk gününde Adana'da şehit aileleri, Asri Mezarlığı'ndaki Garnizon Şehitliği'ni ziyaret etti. Türk bayraklarıyla donatılan kabirlere çiçek bırakan aileler, Kur'an-ı Kerim okuyup dua etti. 2015 yılında şehit düşen Jandarma Uzman Onbaşı Muhammed Oruç'un annesi Ayşe Oruç, bayramların kendileri için artık anlamını yitirdiğini belirterek, "Bayram mı evham mı hiç bilmiyorum. Evladım burada yatıyor. Bana bayram yok. Babası gitti, kendisi gitti. Yaşıyor muyum yaşamıyor muyum hiç bilmiyorum. Acısı çok büyük, Allah kimseye göstermesin. Ben yüreğimdeki, ciğerimdeki acıdan başka bir şey düşünemiyorum. Her gün evde resimlerle yatıp, resimlerle kalkıyorum" dedi. "İçimiz yandı, pişti" Gaziantep ile Kilis arasında Akçakoyunlu bölgesinde 2016 yılında mayın imha çalışması sırasında meydana gelen patlamada şehit olan İstihkam Uzman Çavuş Burak Uçar'ın annesi Zeynep Uçar ise, her hafta evladının mezarına geldiğini anlatarak, "Bir bayram daha geldi, içimiz yanıyor. Tandırın içine ateş, çalı atarsın yanıyor, kızarıyor ya biz öyle olduk. İçimiz yandı, pişti" ifadelerini kullandı. "Biz birer ölüyüz" Mezarlığın artık kendileri için bir yaşam alanına dönüştüğünü söyleyen Uçar, "Biz birer ölüyüz, buraya gelip gidiyoruz. Yaşayan birer ölüyüz yani. Bizim için dünya bitti, hayat bitti. Bayramın gelmesi zaten hiçbir şey ifade etmiyor" dedi. Şehit yakınları, mezarlıkta çadır ve güvenlik talebinde de bulundu. Zeynep Uçar, daha önce mezarlık alanında bulunan şemsiyelerin kaldırıldığını belirterek, sıcak havada zorlandıklarını da söyledi. Şehit babası İbrahim Uçar, "Biz çadır istiyoruz, çadırsız olmaz. Eskiden burada çadır vardı, şu anda yok. Bu sıcakta böyle bekliyoruz. Çadır ve güvenlik istiyoruz" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.