Hava Durumu

#Kuraklık

Yeni Marmara Gazetesi - Kuraklık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kuraklık haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bir kilogram zeytin için 6798 litre suya ihtiyaç duyuluyor Haber

Bir kilogram zeytin için 6798 litre suya ihtiyaç duyuluyor

Bursa Sanayici ve İş İnsanları Derneği (BUSİAD), BUÜ Ziraat Fakültesi ve Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenen Bursa Tarım Kongresi, BUÜ Prof. Dr. Mete Cengiz Kongre Merkezi'nde yapıldı. Kongre kapsamında düzenlenen Tarımsal Üretim panelinde konuşan Prof. Dr. Hayrettin Kuşcu, Tarımsal Kuraklık ve Sulama Yönetimi başlıklı çarpıcı bir sunum gerçekleştirdi. Tatlı suyun yüzde 77'si tarıma gidiyor Dünyada ve Türkiye'de tatlı su kaynaklarının en büyük tüketicisinin tarım sektörü olduğunu vurgulayan Kuşcu, Türkiye'de yıllık kullanılan 57 milyar metreküp tatlı suyun 44 milyar metrekübünün tarımsal sulama için çekildiğini ifade etti. Kuşcu, sanayi ve evsel kullanımın tarımın yanında oldukça küçük bir paya sahip olduğunu belirtti.Türkiye'deki 24 milyon hektarlık tarım alanının yaklaşık yüzde 30-32'sinin sulanabilir olduğunu kaydeden Kuşcu, sulamanın toplam üretime katkısının yüzde 55-60 civarında seyrettiğini dile getirdi. Ürün ihraç ederken suyumuzu da gönderiyoruz Her ürünün üretim aşamasında harcanan su miktarını ifade eden su ayak izi kavramına değinen Prof. Dr. Kuşcu, zeytin örneği üzerinden önemli bir uyarıda bulundu. Kuşcu, "Bir kilogram zeytinin su ayak izi 6798 litre. Yani bir kilogram zeytin tarladan sofraya gelene kadar, sanayi kısmı da dahil olmak üzere bu kadar su harcanıyor. Biz bir ürünü ihraç ederken aslında dolaylı yoldan kendi tatlı suyumuzu da ihraç ediyoruz. Bu yüzden akılcı su kullanımı hayati önem taşıyor" dedi. Bursa ovalarında su stresi artıyor Bursa özelinde yeraltı suyu kullanımının hızla yükseldiğine dikkati çeken Kuşcu, Nilüfer, Mustafakemalpaşa ve Karacabey ovalarında sulama suyu baskısının arttığını söyledi. Meyve ve sebze üretiminde ciddi su stresi yaşandığını belirten Kuşcu, kuraklığın doğal afetler sıralamasında birinci sıraya yükseldiğini vurguladı.Suyun doğru yönetilmesi halinde ekonomik kalkınmanın mümkün olacağını ifade eden Kuşcu, şu tavsiyelerde bulundu: "Yağış azlığına müdahale edemeyiz ama suyun yönetimine müdahale edebiliriz. Bitkilere yüzde 25-30 daha az su verilirse, verim kaybı sadece yüzde 5-10 civarında kalacaktır. Bu, gıda güvenliği için çok kıymetlidir. Ayrıca İran ve Fas gibi ülkelerde uygulanan su hasadı yöntemlerini ülkemizde de mikro ve makro ölçekte yaygınlaştırmalıyız."

"Velhasıl sudan ibaret Bursa"nın dağı ovası suyla doldu Haber

"Velhasıl sudan ibaret Bursa"nın dağı ovası suyla doldu

Uludağ'dan akan pınarlarıyla ünlü Bursa'nın son birkaç yıldır kuraklık nedeniyle yaşadığı sorunlar 2026'nın kış yağışlarıyla yerini berekete bıraktı. Şubat ve mart yağışları iyi oldu Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, şubat ayı uzun yıllar yağış ortalaması 75 kilogram olan Bursa'ya bu yılın aynı ayında 129 kilogram yağış düştü. Tarımsal üretimin önde gelen ilçelerinden Karacabey'de metrekareye 95,3 kilogram, Mustafakemalpaşa'da 105,8, İznik'te 90,8, Gürsu'da 100,7 Kestel'de 116,8 ve Yenişehir'de ise 65,2 kilogram yağış oldu. Uzun yıllar ortalaması metrekareye 70 kilogram olan mart ayında ise 92,8 kilogram yağış gerçekleşen Bursa'da, Yenişehir 62,7 kilogram, Gürsu 61,6, İznik 64,6, Karacabey 127, Kestel 71,9, Mustafakemalpaşa ise 106,2 kilogram yağış aldı. BARAJLARI YÜZDE 93 DOLDU; ULUDAĞ SON 5 YILIN EN İYİ YAĞIŞINI ALDI Kar yağışı ve sağanak derken adı suyla özdeşleşen Bursa'da geçen yıl sonbahar aylarında yüzde 0'a kadar düşen barajlardaki su seviyesi yüzde 93'ün üzerine çıktı. 6 ay öce su kesintilerinin yaşandığı Bursa'da şimdi bolluk hakim.Uludağ'da 30 Mart'ta 181 santimetre ile son yılların en yüksek kar kalınlığına ulaşıldı. En son 2021'de 200 santimetre ölçülmüştü. Uludağ'da nisan ayının ilk haftasında halen 1,5 metre kar bulunuyor. Yağışların etkisiyle su seviyesini yükselen Uluabat Gölü'nde, en derin yeri 10 metreyi geçerken, 15 yıldır görülmeyen oldu ve Gölyazı Mahallesi'nin çevresindeki yollar göl sularıyla kaplanınca kapandı.Uluabat'ın Akçalar Mahallesi tarafında göl sularının genişlemesi nedeniyle yazlık ve bungalov evler haftalardır su altında bulunuyor. Göl sularının ulaştığı Karacabey'de hububat ekili araziler ile domates ve biber gibi sebzelerin ekileceği tarım alanları su altında kaldı. Binlerce dönüm alanın suyla kaplı olduğu ilçede çiftçiler ekim yapmak için dört gözle suların çekilmesini bekliyor.Gürsu ve Kestel'de sağanak yağışların etkisi ve kanalların taşmasıyla yüzlerce dönüm şeftali ve armut bahçesi, sebze ekili alanlar su içinde kaldı. Üreticiler, ilaç ve gübre zamanı olduğu için bahçe bakımlarını güçlükle yürütüyor. BARAJ KAPAKLARI AÇILABİLİR Bu iki ilçedeki tarımın sigortası konumunda olan ve geçen yaz ciddi oranda su çekilmesinin yaşandığı Gölbaşı Göleti de yağışlardan nasibini aldı ve su miktarında önemli artış gözlendi. Evliya Çelebi'nin "Velhasıl Bursa sudan ibarettir" dediği gibi Bursa'nın dağı, ovası suyla doldu, dereleri coşkulu akıyor ve halen yağışlar sürüyor. Uludağ'daki kar yükü de hesap edildiğinde, yağışların sürmesi durumunda önümüzdeki günlerde Bursa'nın içme suyu ihtiyacının sağlandığı barajların kapakları açılabilir.

En büyük dramın adı: İZNİK GÖLÜ Haber

En büyük dramın adı: İZNİK GÖLÜ

Gölde su kaybının yalnızca kuraklıkla açıklanamayacağı yönünde değerlendirmeler yapılırken, gözler göl çevresindeki sanayi tesislerine çevrildi. Özellikle Gemlik hattında faaliyet gösteren bazı fabrikaların göl suyunu yoğun şekilde kullandığı iddiaları yeniden gündeme geldi. Özellikle sanayi tesislerinin su kullanımı ve yer altı su kaynakları üzerindeki baskının, gölün beslenme dengesini olumsuz etkilediği ifade ediliyor. Yüzölçümü ve doğal yapısıyla bölgenin en önemli ekosistemlerinden biri olan İznik Gölü, sadece bir su kaynağı değil; aynı zamanda turizm ve ekonomi açısından da hayati öneme sahip. Yaz aylarında yerli ve yabancı turistleri ağırlayan göl, sahil işletmeleri, balıkçılık faaliyetleri ve tarımsal sulama sayesinde binlerce kişiye geçim kapısı oluyor. Göldeki su seviyesinin düşmesiyle birlikte balıkçılık faaliyetlerinin zorlaşması, tarımsal sulamada yaşanan sıkıntılar ve kıyı turizminin olumsuz etkilenmesi, bölge ekonomisini doğrudan tehdit ediyor. İznik ve Orhangazi'de yaşayan birçok aile, geçimini göl sayesinde sağlarken, yaşanan çekilme geleceğe dair kaygıları artırıyor. FABRİKALAR TONLARCA SU KULLANIYOR Gölden su kullanan fabrikaların, su saati bile kullanmadığına dikkat çeken İznik Ziraat Odası Başkanı Vedat Çakar, "Fabrikalar İznik Gölü'nden su çekiyor. Gemlik Gübre Fabrikası 2004 yılında özelleştirildi. 2020 senesinde dönemin büyükşehir belediye başkanı Alinur Aktaş bu fabrikanın gölden ne kadar su çektiğine dair bir yazı istedi ve bu fabrika bu soruya cevap bile veremedi. Çünkü su çekilen pompada bir su saati bile yok, saat konulmamış. 2021 yılında da saat konuldu ve 10 milyon metreküp su anlaşması yapıldı. 2004 ile 2020 arasında neden buraya su saati konulmadı. Bu yıllar arasında gölden ne kadar su kullanıldığını nereden bileceğiz. 2016 yılında kuraklık başladı. DSİ önlem olarak tarıma verilen sudan tasarruf yapıyor. Tarımdan tasarruf olmaz, tarım bu ülkenin ekonomisinin can damarıdır" şeklinde konuştu.

İznik Gölü'nde kuraklık alarmı: Yağışlara rağmen çekilme sürüyor Video Galeri

İznik Gölü'nde kuraklık alarmı: Yağışlara rağmen çekilme sürüyor

Bursa'da İznik ve Orhangazi'yi doğrudan etkileyen İznik Gölü'ndeki su seviyesi düşüşü, bölgede endişeyi artırıyor. Son dönemde etkili olan yağışlara rağmen göldeki çekilmenin devam etmesi, çiftçi ve esnafı tedirgin ediyor. İznik Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Kadir Akçaalan, göldeki çekilmenin yalnızca yağış azlığına bağlanamayacağını belirterek, sanayi tesislerinin su kullanımına dikkat çekti. Akçaalan, özellikle İznik Gölü çevresinde ve Gemlik hattındaki bazı fabrikaların göl suyunu yoğun şekilde kullanmasının ciddi bir tehdit oluşturduğunu söyledi. Akçaalan, "Göldeki çekilme sadece kuraklıkla açıklanamaz. Esas sorun, göl çevresindeki fabrikaların aşırı su kullanımıdır. Bu fabrikaların hiçbirinin gölden su kullanmaması gerekir. Yıllar önce bu konuda mücadele ettik ancak yeterli destek göremedik. Bugün İznik'i vuran bu sorun, yarın Orhangazi'yi de aynı şekilde etkileyecek" dedi. "İki yıl sonra çiftçi su bulamayabilir" Göldeki mevcut gidişatın devam etmesi halinde tarımın ciddi zarar göreceğini vurgulayan Akçaalan, "Bu şekilde devam ederse iki yıl sonra çiftçi buradan bir damla su dahi kullanamaz. Sondajla çözüm bulunacağını düşünenler yanılıyor. Buna da izin verilmeyecek. Önlem alınmazsa önce çiftçi, ardından esnaf ve tüm vatandaşlar bu sıkıntıyı yaşayacak" ifadelerini kullandı. Muhtarlardan ortak çağrı: "Göl olmazsa tarım da olmaz" Çakırca Mahallesi Muhtarı Ersin Körpe de İznik Gölü'ndeki çekilmenin tarım açısından hayati bir risk taşıdığını belirtti. Körpe, kuraklığın artık küresel bir sorun haline geldiğini ifade ederek şunları söyledi: "Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi bölgemizde de kuraklık yaşanıyor. Ancak İznik Gölü'nde yaşanan çekilme artık gözle görülür bir noktaya ulaştı. Bizler tarımla geçinen insanlarız. Göl biterse tarım biter. Bu nedenle gölün eski seviyesine ulaşması için mücadele ediyoruz." Bölge temsilcileri, İznik ve Orhangazi'deki çiftçiler, muhtarlar ve ilgili kurumların ortak hareket etmesi gerektiğini vurgularken, yetkililere acil önlem çağrısında bulundu. Göldeki su seviyesinin korunması için sanayi su kullanımı, tarımsal sulama ve alternatif kaynaklar konusunda kapsamlı bir plan hazırlanması gerektiği ifade edildi. İznik Gölü'ndeki çekilmenin devam etmesi halinde bölge ekonomisi ve tarımsal üretimin ciddi risk altına gireceği belirtiliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.