Hava Durumu

#Kuraklık

Yeni Marmara Gazetesi - Kuraklık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kuraklık haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Traktör sayısı 80 ilde arttı sadece o ilde düştü Haber

Traktör sayısı 80 ilde arttı sadece o ilde düştü

2025 yılına ait "Motorlu Kara Taşıtları" verilerine göre, Türkiye'de 2025 yılında 2 milyon 368 bin 538 taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Türkiye'de 2025 yılında bir önceki yıla göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı yüzde 8,9 azalarak 2 milyon 368 bin 538 olurken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı yüzde 52,5 artarak 55 bin 907 adet oldu. Böylece Ocak-Aralık döneminde trafikteki toplam taşıt sayısında 2 milyon 312 bin 631 adet artış gerçekleşti. Toplam traktör sayısı 2 milyon 265 bin 267'den 50 bin 237 artış ve yüzde 2,2 yükselişle 2 milyon 315 bin 504'e çıktı. Türkiye'de en fazla traktöre sahip il olan Manisa'da geçen yıl traktör sayısı, 2 bin 944 adet artışla 111 bin 999'a ulaştı. İkinci sıradaki Konya'da trafiğe bin 86 adet yeni kayıt yapıldı ve traktör sayısı 105 bin 42'ye çıktı. İzmir'de 2 bin 709 adetlik artışla 87 bin 213'e, dördüncü sıradaki Bursa'da 2 bin 301 adetlik yükselişle 81 bin 204'e geldi. Ülkedeki 81 ilin 80'inde trafiğe kayıtlı traktör sayısında geçen yıl artış yaşanırken Şanlıurfa'da düştü. Trafikten kaydı silinen traktör sayısı Şanlıurfa'da yüksek olunca 2025'te kentteki azalış 186 adet oldu ve toplam sayı 45 bin 652'den 45 bin 466'ya geriledi.Şanlıurfa Fıstık Üreticileri Birliği Başkanı Faruk Akbaş, zirai don ve kuraklık gibi tarım sektörünü sıkıntıya düşüren iklim olaylarının çiftçiyi zor durumda bıraktığını belirterek, "Sulama imkanı olmayan kuru arazilerde çiftçi masraflarını karşılayamaz duruma geldi. Fıstık fiyatlarındaki dalgalanmalar da çiftçiye olumsu yansıdı. Çiftçi bırakın traktör almayı, elindekini satar duruma geldi. Kent içinde satamadığını başka illere sattı" dedi.

Bursa'nın umudu Çınarcık Barajı'nda "maden tehdidi" Haber

Bursa'nın umudu Çınarcık Barajı'nda "maden tehdidi"

Bozbey, bilim adamlarının iklim, kuraklık ve susuzluk üzerine yaptığı araştırmaların, "küresel su iflası" olarak tanımlanan geri dönülmez süreci ortaya koyduğunu belirtti. Aralık ayında bilim insanlarının raporunun Bursa için önemine işaret eden Bozbey, şunları söyledi: "Sadece Bursa için söylüyorum. 2023 ile 2024 su arasında barajlarımızda su birikmiş durumda. 2024 ekimiyle 2025 ekimi arasında barajlardaki su miktarı ciddi düşüş yaşıyor. Yani 2024 ekiminde yüzde 30 seviyelerinde olan Doğancı ve Nilüfer barajları 2025 ekiminde sıfıra geldi. Son yıllarda yağış miktarına bakıldığında azalma olduğu görülüyor. 2026 yazının 2025'ten daha sıcak geçeceğini ifade ediliyor. Bunun için kent yöneticileri olarak özellikle suyun çok kıymetli değer olduğunu aynı zamanda Bursa'nın su şehri olmadığını bilmemiz gerektiğinin altını çizerek suyu asla siyaset malzemesi yapmamamız gerekiyor." Çınarcık Barajı için DSİ Bölge Müdürlüğü ile Tarım ve Orman Bakanlığına teşekkür eden Bozbey, "Çınarcık Barajı yapılmamış olsaydı daha kötü günleri bekliyor olabilirdik. Kimin emeği varsa katkısı varsa yürekten teşekkür ediyorum." dedi. Bozbey, bugün en büyük havzaya sahip olan barajın Çınarcık Barajı olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:"Bu havzalarımızda maden arama ya da madenle ilgili bir işlemin yapılmaması tarafındayız. Her açılan ocağın suyumuzu kirlettiğinin farkındayız ve aldığımız numuneler bize bunu gösteriyor. Özellikle Çınarcık Havzası, Kütahya ve Eskişehir'e kadar uzanıyor. Çok büyük alana sahip. O havza üzerinde maden arama gibi ruhsatları vermememiz gerekiyor. Orada maden faaliyeti gösteren kurumların da su için Bursa'nın geleceği için faaliyetlerini iptal etmenin doğru olduğunu düşünüyoruz."

Kraliçe incirinin ihracatında kilogram başına 1 dolarlık değer artışı oldu Haber

Kraliçe incirinin ihracatında kilogram başına 1 dolarlık değer artışı oldu

Uludağ İhracatçı Birliklerinden alınan bilgiye göre, Ege'den Marmara'ya, Akdeniz'den Anadolu'ya uzanan bereketli topraklara sahip Türkiye, hem taze hem de kurutulmuş incir üretiminde dünya lideri olarak ihracattan önemli pay alıyor.Yüzyıllardır bu topraklarda yetişen, doğallığıyla, eşsiz aromasıyla ve yüksek besin değeriyle Bursa’nın dünyaya armağan ettiği bir kültür mirası olan Bursa siyah inciri, birçok ülkede sevilerek tüketilen meyvelerin başında geliyor."Bursa Karası" olarak da bilinen Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından 3 Mayıs 1990'da "Bursa siyahı" olarak tescil edilen Bursa siyah inciri, Avrupa Birliğinden resmi tescilini 24 Eylül 2024’te aldı. Tanımlı coğrafi alanı Bursa’da toplam 151 köy/mahalleyi kapsayan Bursa siyah inciri, Türkiye'nin toplam incir ihratacının yüzde 70'inden fazlasını karşılıyor.Geçen yıl yaşanan zirai don ve kuraklık gibi olumsuzluklara rağmen Bursa siyahında ihracat 2024'e göre yüzde 12,3 artarak 70,3 milyon dolara ulaştı. İhracatta kilogram başına 1 dolarlık değer artışı oldu 2024'te kilogram başına 3,46 dolardan ihraç edilen Bursa siyahı, 2025'te yaklaşık 1 dolar değerlendi ve kilosu 4,43 dolardan yurt dışına gönderildi. Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliğinin (UYMSİB) bu üründeki geçen yıl ihracatı ise 33,6 milyon dolar olarak gerçekleşti. En fazla ihracat Almanya'ya Bursa siyahında en fazla ihracat 21 milyon dolarla Almanya'ya yapıldı. Bu ülkeyi, 7,8 milyon dolarla Avusturya, 6 milyon dolarla Hollanda, 5,8 milyon dolarla Birleşik Krallık ve 4 milyon dolarla İsviçre izledi. UYMSİB Başkanı Senih Yazgan, zirai don ve kuraklık nedeniyle oluşan kalitesiz ürün yüzünden ihracatın bu rakamlarda kaldığını belirterek, "Miktar olarak ihracatımız 18 bin tonlardan 15 bin tona geriledi. Kaliteli ürün olsaydı çok daha iyi rakamlara ulaşabilirdik" dedi. Yazgan, Bursa siyahının Türkiye'nin farklı bölgelerinde yetiştirilmeye başlandığını belirterek, "Aydın bölgesinde, İzmir, Manisa ve Denizli'de üretiliyor. Bursa daha kalın kabuklu raf ömrü daha uzun, diğerleri ince kabuklu. Erkenci olması dolayısıyla pazarda avantajlı oluyor, çiftçi de kazançlı gördüğünden üretiyor" diye konuştu.Yaşanan olumsuzluklara rağmen 70 milyon doları geçen bir ihracata imza atılmasının başarı olduğunu vurgulayan Yazgan, Türkiye'nin tarımsal potansiyelinin yüksek olduğunu ancak yeterince değerlendirilmediğini söyledi.

Çiftçinin ekinleri kurumaya başladı Haber

Çiftçinin ekinleri kurumaya başladı

Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin birçok ilinde olduğu gibi Şanlıurfa’da da yağmurların zamanında düşmemesi beraberinde kuraklığı getirdi. Hasat dönemi yaklaşmasına rağmen boyları 15 santimi geçmeyen ekinlerin bulunduğu tarlalar, hayvanların otlak alanı oldu.  Güneydoğu Anadolu Bölgesi bu yıl şiddetli kuraklıkla mücadele ediyor. Gaziantep, Kilis, Diyarbakır, Mardin ve Adıyaman’ın bir kısmında yağış yetersizliği, özellikle tahıl üreticilerini büyük bir çıkmaza soktu. Arpa, buğday ve mercimek gibi temel ürünlerin ekili olduğu alanlarda bitkilerin boyu sadece 10-15 santimetre arasında kaldı. Birçok bölgede ürünler başak dahi tutmadı. Hasat edilemeyecek haldeki zayıf ürünler, hayvanların otlak alanı oldu.  Birçok çiftçi ürünlerini hasat edemeyecek  Şanlıurfa’nın Haliliye ilçesine bağlı kırsal Koçak Mahallesi'nde çiftçilik yapan Ahmet Çifçi ve kardeşi Mehmet Çifçi, bu yıl ekinlerin tamamen kuruduğunu belirtti. Devletin kendilerine destek vermesini isteyen Ahmet Çiftçi, "Nasıl ektiysek öyle duruyor, ekinler kurudu. Hayvancılık öldü, bu yıl hayvana verecek saman bile yok. Göçüp gideceğiz, devletin el uzatmasını istiyoruz" dedi.  "Her şey borç, şimdi nasıl ödeyeceğiz"  Kırsal Sumaklı Mahallesi'nde çiftçilik yapan Ömer Dolap da hem tarımda hem hayvancılıkta kriz yaşadıklarını ifade ederek, "Bu yıl ürün olmadı. Mazot, gübre her şey borçla alındı. Şimdi nasıl ödeme yapacağız bilmiyoruz. Kuruyan ekinleri hayvanlar bile yemiyor" dedi.  "2 yıldır kuraklık var, hayvanlar aç"  Aynı mahallede çobanlık yapan İsa Demir, kuraklığın etkisinin 2 yıldır devam ettiğini söyleyerek, hayvancılığın da zor durumda olduğunu vurguladı. 

Son 10 Yılın Aralık Ayı En Düşük Seviyesi Haber

Son 10 Yılın Aralık Ayı En Düşük Seviyesi

Kurak bir sonbahar geçiren Bursa'da barajlardaki su oranları, endişelendirmeye devam ediyor. Şehrin içme suyu ihtiyacının karşılandığı Doğancı ve Nilüfer Barajlarındaki oranlar yağmurun yağmadığı her geçen gün daha da azalıyor.  Aralık ayına girdiğimiz günlerde Doğancı ve Nilüfer Barajlarındaki su oranları son 10 yılın en düşük seviyelerini gösteriyor. Geçen yıl 4 Aralık'ta Bursa'nın içme suyu ihtiyacını sağlayan Doğancı Barajı'nda doluluk oranı yüzde 71, Nilüfer Barajı'nda ise yüzde 38 ve ortalama doluluk oranı yüzde 54,5 olarak gösterirken, bugün iki barajın ortalama doluluk oranı yüzde 12.7'e kadar düştü. Yetkililer, su kullanımı konusunda vatandaşları tasarruflu olmaları konusunda uyardı.  Geçtiğimiz ay Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey yaptığı açıklamada, Doğancı ve Nilüfer barajlarında su seviyeleri kritik düzeylere yaklaştığını belirterek, su tasarrufuna özen göstermeye, kaynakları daha dikkatli kullanmaya davet etmişti. Bozbey, yaptığı açıklamada şu cümlelere yer vermişti;  "İklim değişikliği nedeniyle Bursa’nın içilebilir su ihtiyacını karşılayan Doğancı ve Nilüfer barajlarında su seviyesi kritik seviyelere yaklaştı. Geçtiğimiz kış aylarında yeterli yağmur ve kar yağmaması, iklim değişikliği ile küresel ısınmanın da etkisiyle Doğancı ve Nilüfer barajlarımızdaki su seviyeleri kritik düzeylere yaklaşmıştır. Her geçen gün yaşam alanlarımızı ve geleceğimizi tehdit eden bu zor şartlara karşı vatandaşlarımızın desteği çok önemli. Bu süreçte her damlanın değerini bilmek zorundayız. Duyarlı vatandaşlarımıza su tasarrufuna özen göstermeye, kaynaklarımızı daha dikkatli kullanmaya davet ediyorum.” 

Kuraklık Verimi Düşürdü Haber

Kuraklık Verimi Düşürdü

 Kırıkkale'de yağışların yetersiz kalması, şeker pancarı üretiminde verim kaybına sebep oldu. Çiftçiler, kuraklığın giderek daha büyük bir tehdit oluşturduğunu söyledi.   Kırıkkale'de yaşanan kuraklık, tarımsal üretimi de olumsuz etkiliyor. Su kaynaklarının tükenme noktasına gelmesi, özellikle şeker pancarı üretiminde verim kaybına sebep oldu. Keskin ilçesine bağlı Efendi köyünde başlayan şeker pancarı hasadında çiftçiler verim kaybı yaşıyor. İlçede şeker pancarı üretimi yapan çiftçiler, yüzde 30 verim kaybı yaşadıklarını söyledi.  "Yüzde 30 verim düştü"  Efendi köyü muhtarı Hasan Kargın, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, 40 yıllık çiftçilik hayatında böyle bir kuraklık görmediğini belirtti. Yetersiz yağış sebebiyle şeker pancarında verimin düştüğünü anlatan Kargın, "Bu çiftçiliği 40 senedir yapıyorum, 35 senedir de pancar ekiyoruz. Son zamanlarda hava çok sıcak gidiyor. Yağışlar da olmadığı için yüzde 30 verim düştü. Amelenin yevmiyesi 2 bin, 2 bin 500 lira arasında değişiyor. Ben kendi yevmiyemi çıkaramıyorum. Yapıyoruz ama şartlar bunu getirdi. Mesleğimiz şu an için devam ettiriyoruz" diye konuştu.  "Kuraklık bu sene daha fazla"  Kuraklığın bu yıl daha da arttığını ifade eden çiftçi Murat Kargın, "Geçen seneye göre bu seneki yağışlarımız çok az. Kuraklık bu sene daha fazla. Bunu her mahsulde hissettik. Arpa, buğday, ayçiçeği, özellikle de şeker pancarının canı su. Tabii ki kuraklıktan dolayı şeker pancarını dereden suluyoruz. Tarımsal sulamamız var. Bundan dolayı maliyet artıyor. Maliyet artınca da biz zor duruma düşüyoruz. Bu sene çok kuraklık oldu. Buradaki Öz Deresi'nde sular kesildi ve verimimiz çok düşük oldu. Dönümünde rahat bir 3 ton kaybımız oldu" şeklinde konuştu.  "Şeker pancarı zaten susuz olmuyor"  Her yıl kuraklığın arttığına dikkat çeken çiftçi Ramazan Oruk ise, "Yıldan yıla kuraklık artıyor. Her yıl geçen yılı arattırıyor. Şeker pancarı susuz olmuyor. Şeker pancarına ne kadar su verirsen verim o kadar artar. Her su da bir ton şeker pancarı demektir. Bu su yeterli değil. Derenin suyu geçen senelerdeki gibi akmıyor" dedi. 

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.