Hava Durumu

#Kurşun

Yeni Marmara Gazetesi - Kurşun haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kurşun haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Futbol okuluna 2 hafta önce yazılmıştı, sokakta seken kurşun topuğuna isabet etti Haber

Futbol okuluna 2 hafta önce yazılmıştı, sokakta seken kurşun topuğuna isabet etti

Küçükçekmece'de iki kişi arasında çıkan silahlı kavga sırasında sokakta top oynayan 12 yaşındaki Abbas Memiyev topuğuna isabet eden kurşunla yaralandı. Ameliyatla sağlığına kavuşan Abbas'ın, olaydan yalnızca 2 hafta önce futbol okuluna yazıldığı öğrenildi. Oğlunun yaşadıklarını anlatan baba Eflatun Memiyev, "Çocuğum iki hafta önce futbol okuluna yazılmıştı. Futbol kariyeri bu olay nedeniyle başlamadan bitti. Bu durum beni çok üzüyor" dedi. Olay, 6 Eylül Pazar günü akşam saatlerinde Küçükçekmece Halkalı'da meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, iki taraf arasında çıkan tartışma silahlı kavgaya dönüştü. Tarafların birbirlerine ateş açtığı sırada kurşunlardan biri, olayla hiçbir ilgisi bulunmayan ve arkadaşlarıyla futbol oynamak için dışarı çıkan 12 yaşındaki Abbas Memiyev'in topuğuna isabet etti. Yaralanan Abbas'a ilk müdahale olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından yapıldı. Hastaneye kaldırılan çocuk ameliyata alınırken, topuğuna isabet eden kurşun operasyonla çıkarıldı. Abbas'ın hayati tehlikesinin bulunmadığı ve sağlık durumunun stabil olduğu öğrenildi. Futbol okuluna henüz 2 hafta önce yazılmıştı Azerbaycan uyruklu ailenin 12 yaşındaki çocuğu Abbas'ın futbola büyük ilgi duyduğu ve olaydan yaklaşık 2 hafta önce futbol okuluna yazıldığı öğrenildi. Ancak sokakta hiçbir ilgisinin bulunmadığı silahlı kavganın ortasında kalan çocuğun ayağından yaralanması, futbol kariyerini sekteye uğrattı. Baba Eflatun Memiyev, oğlunun futbol hayalinin yaşanan olay nedeniyle başlamadan sona erdiğini düşündüğünü belirterek üzüntüsünü dile getirdi. "10 dakikalığına futbol oynamaya çıkmıştı, ‘Oğlunuzu vurmuşlar' diye aradılar" Olay anını anlatan baba Eflatun Memiyev, "Biz evde oturuyorduk. Çocuğum 10 dakikalığına arkadaşlarıyla futbol oynamak için dışarı çıkmıştı. Bizi aradılar, ‘Oğlunuzu vurmuşlar' dediler. Hemen koşarak olayın yaşandığı yere gittik. Kurşun bizim çocuğumuza da isabet etmiş. Topuğundan vurulmuş. Acil yardım ekipleri geldi ve çocuğumu hastaneye getirdiler. Ameliyat edip kurşunu çıkarttılar. Şu anda durumu stabil, taburcu olmasını bekliyoruz" dedi. "Durduğu yerde çocuğum vuruldu" Yaşadıkları karşısında büyük şaşkınlık yaşadığını söyleyen Memiyev, "Durduğu yerde, hiçbir şey yokken birdenbire çocuğum vurulmuş. Arkadaşlarıyla oyun oynamak için dışarı çıkmıştı. Çok şükür ayağına isabet etti. Başka bir yerine isabet etseydi daha kötü olabilirdi" ifadelerini kullandı. Olayın ardından şikâyetçi olduklarını belirten Memiyev, "Onlardan hiç kimse bize gelmedi. Kim olduklarını bilmiyoruz, kimin vurduğu belli değil. Biz şikâyetçi olduk. Tabii ki ceza almalarını istiyoruz. Bizim için en önemlisi çocuğumun sağlık durumunun iyi olması" diye konuştu. "Çocuğum dışarı çıkmaktan korkuyor" Olayın Abbas üzerinde korku oluşturduğunu anlatan baba Memiyev, "Şahısların bizimle aynı mahallede, bir veya iki sokak yakınımızda yaşadıklarını duyduk. Tabii ki korkuyoruz, çocuğumuz için endişeleniyoruz. Ayağının sakat kalmasından korkuyoruz. Çocuğum da artık dışarı çıkarken çok korkuyor. Taburcu olduktan sonra zaman zaman hastaneye kontrollere gideceğiz" dedi. "Futbol kariyeri başlamadan bitti" Oğlunun olaydan kısa süre önce futbol okuluna başladığını anlatan Memiyev, "Çocuğum iki hafta önce futbol okuluna yazılmıştı. Futbol kariyeri bu olay nedeniyle başlamadan bitti. Bu durum beni çok üzüyor" ifadelerini kullandı.

Havuzda oynarken kurşun isabet eden küçük çocuk 16 gün sonra hayata tutundu Haber

Havuzda oynarken kurşun isabet eden küçük çocuk 16 gün sonra hayata tutundu

Beylikdüzü'nde arkadaşının ailesine ait bir evdeki havuzda ikizi ve arkadaşıyla oyun oynarken havalı tüfek mermisi isabet eden 5 yaşındaki çocuk kabusu yaşadı. Karan Aydınlısoy, 16 günlük yaşam mücadelesi sonrası hayata tutundu. Baba Cenk Aydınlısoy,"Biz bu olayın kesinlikle kasıtlı olarak yapıldığına inanıyoruz" derken anne Naz Aydınlısoy, "Bir anne olarak canım çok yanıyor. Kalbim sıkışıyor ama istiyorum ki gerçekten adalet yerini bulsun. Dilerim ki bu son olur. Hiçbir annenin ya da babanın canı bir daha yanmaz" dedi. Olay, 7 Temmuz Salı günü saat 18.00 sıralarında yaşandı. İddiaya göre 5 yaşındaki Karan ve ailesi, davet üzerine Karan'ın okul arkadaşının müstakil evine gitti. Evin bahçesinde bulunan havuzda ikizi ve sınıf arkadaşıyla oyun oynayan Karan, aniden sırtına isabet eden havalı tüfek mermisiyle vuruldu. Kanlar içine kalan Karan'ı kucağına alan baba Cenk Aydınlısoy en yakın hastaneye götürdü. Hastanede yapılan tetkikler sonucu Karan'ın sırtından giren merminin akciğerini parçaladığı ve kurşunun kalbe çok yakın bir noktada durduğu sonucuna ulaşıldı. 16 gün boyunca hastanede tedavi gören çocuk 22 Temmuz tarihinde taburcu oldu. Ayrıca minik Karan'ın 3 hafta sonra kalbine yakın noktadaki kurşunun alınması için ameliyata gireceği de öğrenildi. Karşı evden tüfekle ateş ettiği belirlenen 17 yaşındaki şüphelinin tutuklandı. "Ben hala kurşunun olduğuna inanmak istememiştim" Olayın yaşandığı gün yaşadığı şoku anlatan anne Naz Aydınlısoy, "Biz o gün çocuklarımın arkadaşının anne ve babasının daveti üzerine yemeğe gitmiştik. Çocuklar o gün orada havuza girmeye karar verdiler. Çocuk havuzları vardı. Çocukları hazırladık, havuza soktuk. 10 dakika, 15 dakika olmamıştı. Biz o sırada çocukların fotoğraflarını çekiyorduk, anımız olsun diye. Ben tabii tek korkum, küçük havuzun yanında bir tane daha büyük havuz var, belki olur da bilmezler oraya doğru çıkmak isterler diye oraya bırakmıyordum. Eşim ve arkadaşımızın babası dedi ki, 'Anneler yukarı çıksın.' Biz balkonda bekledik. Ben de, 'Siz şezlongda oturun da çocukları gözetleyin.' dedim. Biz yukarı çıktık. Ben yukarıdan birkaç tane fotoğraf ve video çekerken arkamı dönüp telefonu masaya koyup dönmemle Karan'ın çığlık seslerini duyduk. Hemen aşağıya doğru koştum. İlk başta çocuklar arasında şakalaşma olduğunu düşündüm. Tabii ben Karan'ı önden görüyorum, sırtını görmüyorum. Eşimin telaşla koştuğunu görünce eşime dedim ki, 'Sakin ol, çocuk bunlar, şakalaşmıştır.' Eşimin bana söylediği o ilk cümle benim ayaklarımı yerden kesti, kalbimin durduğu andı. 'Silah sesi geldi ve Karan'ın sırtına kurşun isabet etti.' dedi. Tabii biz kanı gördük. Havuzun içi kan doluydu. İkiz kardeşi çok korktu, 'Kanlar var.' diye çığlık attı. Biz aynı şekilde kucağıma aldığımda ben hâlâ kurşunun olduğuna inanmak istememiştim. Belki bir kesik yarası diye düşündüm. Orayı temizledikten sonra kocaman bir delik olduğunu fark ettik ve hemen tampon yapmaya başladım. O telaşla ben neye uğradığımızı bilmediğim için, 'Çocukları alın, eve kaçalım.' olduk" dedi. "Karan'ın bilincinin kapanmasını engelledim" Küçük çocuğun vurulduktan sonra hastaneye giderken yaşanan süreci anlatan anne Aydınlısoy, " Karan kucağımda, sırtına tampon yapa yapa hızlı bir şekilde hastaneye geldik. Bütün yol boyunca Karan bayıldı, bayılacak gibiydi. Ben tabii bayılmasın diye elimden geleni yapıyordum. Sürekli, 'Karan anneciğim uyan, bana bak, bende kal. Sen çok güçlüsün, az kaldı, vardık.' diye diye Karan'ın bilincinin kapanmasını engelledim. Hastaneye geldiğimizde zaten hastane benim çığlıklarımla ayağa kalktı. Doktorlar, 'Ne oldu.' dediğinde, 'Kurşun, silah.' dediğimde hemen polisler etrafımı sardı. Orada ilk tahliller, ilk müdahaleler yapıldı. İlk tomografi ve röntgenler çekildi. Karan tabii o ilk an nefes alamıyordu. Oksijen maskesi takıldı. Tomografi sonrası kurşunun çok hayati bir noktada durduğunu ve kalbin hemen yanında, kalp ana damarlarının hemen dibinde, akciğerlere saplandığını söylediler. Burası değil, daha kapsamlı bir hastaneye gitmemiz gerektiğini söylediler. Ambulansla ben ve Karan Çam ve Sakura Hastanesi'ne sevk edildik. Biz oraya gittiğimizde birkaç saat kırmızı alanda ilk müdahaleler yapıldı. Ondan sonrası bizim 16 gün boyunca hastane sürecimiz başladı." şeklinde konuştu. "Ameliyat çok riskli ama kurşunun içeride kalması daha da riskli" 16 günlük yoğun bakım sürecinde yaşananları anlatan anne Aydınlısoy, "Karan 16 gün boyunca o küçük bedeniyle hayata tutunmaya çalıştı. Çünkü sürekli tahliller, sürekli kan, sürekli röntgen, tomografi ve her gün 'Bugün ameliyat, yarın ameliyat.' deniliyordu. Ama ameliyatın her gün riskli olduğunu ve bugün yapılamayacağını, biraz daha iyileşme sürecine devam etmesi, akut döneminin geçmesi gerektiğini söylediler. Ameliyat günü geldi. Ameliyat gününde tabii çok korku ve panik içindeydik. Ta ki ameliyatın iptal edildiğini söyleyene kadar. Çok riskli olduğu için hayati risk taşıdığını ve bedeninin bunu şu an taşıyamayacağını söylediler. Bir süre daha gözetim altında kaldık, ta ki taburcu olana kadar. Taburcu olduk. Şu anda 28. gündeyiz. Olayın ilk gününden bugüne tabii bu süreçte biz başka cerrahlar, KVC ve göğüs cerrahlarının hepsinin görüşlerini ayrı ayrı aldık. Hepsinin aynı cümlesi var. Ameliyat çok riskli ama kurşunun içeride kalması daha da riskli. Yani iki durum da bizim için çok riskli." dedi. "Bir anne olarak canım çok yanıyor" Adaletin tecelli etmesini isteyen anne Naz Aydınlısoy, "Bir anne olarak canım çok yanıyor. Çocuğumu yaşatabilmek için hangi kararı vermem gerektiği çok belirsiz. Ne yapacağımızı bilmiyoruz ama çocuğum için en iyisi hangisiyse o olsun istiyoruz. Sadece Karan değil, öbür kardeşi, ikizi de tabii ki o da psikolojik olarak çok kötü durumda. Karan kendisi de öyle. Karan'ın devamlı söylediği şey, 'Anne neden bana ateş ettiler. Ben hırsız mıydım. Ben kötü biri miydim.' Çünkü bizim anlattığımız şey, polislerde silah olur, polisler kötü insanlardan bizi korumak için silah taşırlar diye hep söyledik. Kalbim sıkışıyor ama istiyorum ki gerçekten adalet yerini bulsun. Dilerim ki bu son olur. Hiçbir annenin ya da babanın canı bir daha yanmaz. Bizimki çok yandı." dedi. "Buna nasıl bir anne baba göz yumar" Baba Cenk Aydınlısoy, 17 yaşındaki şüpheli şahsa ve olayın sorumlularına tepki göstererek, "Soruşturmada geçen raporlarda şu yazıyor. Bu villanın yanındaki villanın 17 yaşındaki oğlu, babasının ruhsatlı dürbünlü profesyonel havalı tüfeğini alarak o tarafa doğru ateş ediyor. Burada zaten kanıtlar da var. Yani bu havaya atılmış mermi değil, yorgun bir mermi değil. Bizim inancımız da o yönde, hedef gözeterek ateş edildiği yönünde. Babanın da burada sorumluluğu var. Çünkü babasının ruhsatlı silahı ve bu atışları sabahtan beri yapıyormuş. Bunun biz tanıklardan duyumunu da aldık. Buna nasıl bir anne baba göz yumar, hâlâ bunu anlamaya çalışıyoruz. Aramızdaki mesafe o evle misafir olduğumuz ev arasındaki mesafe maksimum 40 metre. Çocuklar o havuzda oynuyordu, sesleri geliyordu. Zaten güvenlik kamera kayıtlarında o sesler mevcut. Bu sesleri duyduğunu düşünüyorum. Kamera kaydı çok daha uzaktaki bir villanın güvenlik kamera kaydıydı. Bunun hedef gözetilerek yapıldığını düşünüyorum. Çünkü kullandığı havalı tüfeği polis raporundan gördüm. Dürbünlü ve 26 kata kadar zoom yapabilen bir güce sahip" dedi. Olayın kesinlikle kasıtlı olarak yapıldığına inanıyoruz Olayın kasıtlı olarak gerçekleştiğini iddia eden baba Aydınlısoy, "Olaydan 1 saat sonra olay yeri inceleme ekipleri olay yerine gidiyor ve olayın tahkikatını yapıyor. Babası polislere silahı teslim ediyor. Babası polislere silahı teslim ettiğine göre babası evdeydi. Bunu buradan anlamış oluyoruz. Polisler bu şahsı gözaltına alıyorlar. Savcı tahkikatı yaptırdıktan sonra tutukluluk kararı veriyor. Şu anda çocuk ıslah evinde cezaevinde. Biz bu olayın kesinlikle kasıtlı olarak yapıldığına inanıyoruz. Bu sebeple en ağır cezayı almalarını istiyoruz şeklinde konuştu.

Kaldırımda arkadaşını bekleyen genç seken kurşunların isabet etmesi sonucu hayatını kaybetti Haber

Kaldırımda arkadaşını bekleyen genç seken kurşunların isabet etmesi sonucu hayatını kaybetti

İstanbul Küçükçekmece’de dün akşam saatlerinde meydana gelen olayda silahlı saldırıda 2 kişi hayatını kaybederken 1 kişi de ağır yaralandı. Olay sırasında kaldırımda arkadaşını bekleyen 27 yaşındaki Hasan Ali’nin olayla alakası olmadığı ve seken kurşunların isabet etmesiyle hayatını kaybettiği öğrenilirken, motosiklet ile geldikleri iddia edilen şahısların silah saldırıyı gerçekleştirdikleri anlara ilişkin sesler kameraya yansıdı. Olay, dün akşam saat 20.30 sıralarında Küçükçekmece Mehmet Akif Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, kimliği belirlenemeyen motosikletli iki şüpheli, kaldırımda bekleyen Muhammed Gözsu(23) ve Levent Ö.’yü hedef alarak kurşun yağdırmış, iki genç yere yığılırken mermiler, o sırada olayla ilgisi olmayan ve kaldırımda yürüyen Suriye uyruklu Hasan Ali(27)’ye de isabet etmişti. Silah sesleri kameraya yansıdı Motosiklet ile olay yerinde geldikleri iddia edilen şahıslar olay sonrası motosikleti boş bir alana bırakıp yaya olarak kayıplara karışmıştı. Şahısların gerçekleştirdiği silahlı saldırıda silah seslerinin duyulduğu görüntü ortaya çıktı. Görüntüde silah seslerinin duyulduğu, daha sonrasında seslerin bittiği esnada motosikletin geçtiği görülüyor. Kaldırımda arkadaşını beklerken canından oldu 27 yaşındaki Hasan Ali’nin olayla ilgisi olmadığı, o esnada arkadaşını beklemek için kaldırımda durduğu ve silahlı saldırı esnasında kurşunların kendisine isabet etmesi sonucu hayatını kaybettiği öğrenildi. Polis ekiplerinin olayla ilgili incelemeleri sürerken, olayı gerçekleştirdikten sonra kaçan şahısları yakalamak için çalışma başlattı.

Tostçuyu kurşun yağmuruna tutmuştu... Haber

Tostçuyu kurşun yağmuruna tutmuştu...

Bursa'nın İnegöl ilçesinde tartıştığı tost işletmesi sahibini kurşun yağmuruna tutan saldırgan polis ekiplerince yakalandı. Edinilen bilgiye göre, olay cuma gecesi saat 03.00 sıralarında Cuma Mahallesi Atatürk Bulvarı üzerindeki bir tostçuda meydana geldi. İddiaya göre, olay yerine 16 BDP 784 plakalı otomobil ile gelen Mustafa Y. (32) araçtan inip tost işletmesi sahibi Mustafa Tokgöz (33) ile tartışmaya başladı. Henüz belirlenemeyen nedenle çıkan tartışma bir anda kavgaya dönüştü. Silahlı kavgada Mustafa Y. (32) elindeki tabancayla Mustafa Tokgöz'e defalarca ateş etti. Vücudunun çeşitli yerlerine 5 mermi isabet eden Tokgöz, kanlar içinde yere yığıldı. Şüpheli geldiği araçla kaçarak kayıplara karıştı. Yaralı olay yerine sevk edilen ambulansla İnegöl Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Saldırıyı gerçekleştirdikten sonra hızla olay yerinden uzaklaşan şüpheli Mustafa Y.'nin kaçtığı araç Kestel ilçesi Kazancı Mahallesi kavşağında terk edilmiş halde bulundu. Asayiş ekipleri kaçan şüpheliyi dün akşam Bursa'da saklandığı bir evde suç aleti tabancayla yakaladı. Diğer şüpheli Muhammet G.'nin yakalanması için çalışmalar sürdürülüyor. Şüpheli Mustafa Y.'nin emniyetteki ifadesinde, "Mustafa, benim hakkımda ileri geri konuşuyordu. O gece denk geldik. Kavga çıktı. Kavgada ben de ateş ettim" dediğini öğrenildi. Şüpheli sorgulamasının ardından adliyeye sevk edildi.

Emlakçığı Kurşun Yağmuruna Tuttular Haber

Emlakçığı Kurşun Yağmuruna Tuttular

Adana'da bir emlakçıyı telefonla arayarak 3 milyon lira haraç isteyip, parayı alamayınca iş yerini kurşunlayan 8 kişi yakalanırken, olayın azmettiricisi emlakçının kuzeni çıktı. Olay, Yüreğir ilçesine bağlı Doğankent Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, emlakçılık yapan M.Y.'yi telefonla arayan bir şahıs, 3 milyon lira haraç istedi. M.Y. haraç vermeyeceğini söyleyince 4 Nisan gecesi kapalı olduğu sırada ofisine kimliği belirsiz kişiler kurşun yağdırdı. Çok sayıda merminin isabet ettiği iş yerinde yaralanan olmazken, ihbar üzerine harekete geçen Yüreğir İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri çevredeki güvenlik kameralarını tek tek inceledi. Yaklaşık 700 saatlik görüntü taraması sonucu 3 şüphelinin izi bulundu. Özel harekât polisi destekli operasyonla gözaltına alınan M.U. (28), T.T. (21) ve M.E. (27), sorguda çarpıcı detaylar verdi. İddiaya göre M.U. ateş açarken, T.T.'nin çevrede gözcülük yaptığı, M.E.'nin ise saldırganları olay yerine götürüp ardından kaçmalarını sağladığı öğrenildi. Ekiplerin derinleştirdiği soruşturmada, azmettiricinin emlakçı M.Y.'nin kuzeni S.Y. olduğu tespit edildi. Onunla birlikte hareket ettiği ileri sürülen eşi G.Y. ve 2 kişi daha gözaltına alındı. Gözaltına alınan 8 şüpheli, emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden S.Y. ile M.U., T.T. ve M.E. tutuklanırken, G.Y. ve 3 zanlı adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanmak üzere serbest kaldı.

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.