Hava Durumu

#Kuzu

Yeni Marmara Gazetesi - Kuzu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kuzu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırkımcıların yaz sezonunda gelirleri genel müdür maaşını aratmıyor Haber

Kırkımcıların yaz sezonunda gelirleri genel müdür maaşını aratmıyor

Yaz boyunca yoğun bir tempoyla çalışan 3 kişilik bir kırkım ekibi sezon genelinde aylık 750 bin liranın üzerinde kazanç sağlarken, çalışanların kişi başı geliri ise en az 250 bin liraya ulaşıyor. Türkiye'nin hayvancılık merkezinde hizmet sektörü kazandırıyor Geçen yılın verilerine göre 17 milyonun üzerinde büyükbaş, yaklaşık 60 milyon da küçükbaş hayvan varlığına sahip Türkiye'de besicilik kadar arka planda hizmet sunan sektör temsilcileri de önemli gelir elde ediyor. Hayvanların et ve süt verimini artırmak amacıyla yürütülen kırkım işlemleri, profesyonel ekipler için cazip bir iş koluna dönüştü. Koyun başına 90-100 lira Çocukluğundan bu yana hayvancılıkla uğraşan ve 8 yıldır profesyonel kırkımcılık yapan Hüseyin Ulus, kırkımı küçüklüğünde öğrendiğini söyledi.Bu işin hem zor hem özen istediğini dile getiren Ulus, şunları söyledi: "Konya bölgesinde koyun başı 90 TL, Karaman ve Aksaray gibi çevre illere gittiğimizde ise 100 TL ücret alıyoruz. Ekipten iki kişi günde rahatlıkla 250 ile 280 arası kuzu veya koyunu kırkabiliyor. Diğer bir kişi ise yakalayıp bağlıyor. Mayıs, haziran, temmuz ve ağustos aylarında aralıksız her gün sahadayız. Özellikle Kurban Bayramı döneminde tempomuz daha da artıyor. Diğer aylarda haftada 3-4 gün kırkıma gidiyoruz." "Zor bir iş" Sıcak hava ve ahır şartlarının işi zorlaştırdığına dikkati çeken Ulus, hayvan tüyünün temizlik durumunun çalışma süresini doğrudan etkilediğini belirtti.Ulus, "Görenler için çok zor bir meslek ancak yıllardır yaptığımız için alıştık. Temiz bir sürüde 250 civarı hayvanı 5-6 saatte tamamlıyoruz; tüy kirli olduğunda ise çalışma süresi 10-11 saati bulabiliyor. Yılın 12 ayı bu işle geçimimizi sağlıyoruz ve elde ettiğimiz kazançla yine bildiğimiz işe, yani hayvancılığa yatırım yapıyoruz" dedi.

Milyonluk koçun kuzuları için bugünden sıraya girdiler Haber

Milyonluk koçun kuzuları için bugünden sıraya girdiler

Afyonkarahisar, Burdur, Antalya, Bursa, Konya ve Eskişehir gibi illerden sürü sahipleri, üstün kan özellikli şampiyon koçun yavrularından almak için sıraya girdi. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsünün ev sahipliğinde 25 Mart Çarşamba günü gerçekleştirilen 83. Geleneksel Damızlık Koç Satışı Töreni'nde bir koç, 1 milyon 110 bin liraya satılarak rekor kırdı. Çetin bir satış ortamı oluştuKoçu satın alan Manyaslı üretici Emre Sömer, açık artırmaya her yıl katıldığını belirterek, geçen yıl 246 bin liraya satılan şampiyon koç için de satışa girdiğini ancak alamadığını anlattı.Bu yılın açık artırmasında 120 koç içinde kendilerine göre en iyisini belirlediklerini dile getiren Sömer, üstün kan özellikli koçun diğer sürü sahiplerinin de dikkatini çektiğini ve çok çetin bir satış ortamı oluştuğunu söyledi. "GELECEĞE YATIRIM İÇİN ÖNEMLİ" Merinos koçunun satışının 50 bin liradan başladığını ve 500 bin liraya kadar 6 üreticinin kıyasına yarıştığını vurgulayan Sömer, şöyle konuştu: "500 bin liradan sonra diğer arkadaşlar çekildi ben ve geçen yıl 246 bin liralık şampiyon koçu alan üretici kaldık. Sonunda 1 milyon 110 bin liraya kadar geldi ve bende kaldı. 14 aylık koç. Kan değerleri, boynuzu, duruşu, fiziği, vücut yapısı ve birçok özelliğiyle bu koçu sürüme dahil ettiğim için mutluyum, gerçekten çok istiyordum. Bu fiyat yüksek mi yüksek ama bazen geleceğe yatırım için bu rakamları gözden çıkarmak gerekiyor." "KOÇ İÇİN EN İYİ KOYUNLARIMIZI AYIRDIK" Bu merinos koçunun sürüye dahil edilmesiyle işletmesini ileriye taşıyacağına inandığını dile getiren Sömer, "Koçtan elde edilecek kuzuların et verimi ve kan değerleri çok iyi olacak. Birkaç gün dinlendikten sonra koyunlarla birleştireceğiz. Koç çok değerli bir küçükbaş. Bu tür hayvanları özel bölmelerde çiftleşmeye alıyoruz. Koç için üstün özellikle en iyi koyunlarımızı ayırdık." dedi. SÜRÜ SAHİPLERİ SIRAYA GİRDİ Açık artırma bittiği andan itibaren telefonlarının susmadığını, ülkenin birçok yerinden sürü sahipleri aradığını anlatan Sömer, "Afyonkarahisar, Burdur, Antalya, Çanakkale, Bursa, Konya ve Eskişehir gibi birçok ilden kuzusunu isteyenler var. Şu anda 150 talep oldu. Herkes bu kan özelliklerini sürüsüne dahil etmek istiyor." ifadesini kullandı.Sömer, satışlarının Merinos ırkı üzerine damızlık olduğunu belirterek, "Şu anda dişi hayvanlar için 5 aylık kuzu fiyatımız 27 bin, erkekler için 30 bin lira. Şampiyon koçumuzun ilk kuzu 8-10 ay sonra gelir. Önden ödeme almıyoruz ama bir yıllık siparişleri neredeyse doldu. O dönemde kuzu fiyatlarımız ne olursa o fiyat üzerinden satışımız olacak. Bir yıl sonraya bu koçumuz çiftleştiği koyunlardan 150-200 kuzu almayı planlıyoruz" diye konuştu.

Kuzuların Anneleriyle Buluşma Anı Kamerada Haber

Kuzuların Anneleriyle Buluşma Anı Kamerada

Ankara’nın Bala ilçesinde meraya gitmeden önce anneleriyle buluşturulan süt kuzularının koyunlar arasından kokuları ve sesleriyle annelerini bulduğu anlar dronla görüntülendi. Ankara’nın Bala ilçesine bağlı Kesikköprü Mahallesi’nde sabahın erken saatlerinde meraya çıkmadan önce koyunlar ile süt kuzularının buluşma anı görüntülendi. Henüz sütten kesilmeyen kuzuların belirli bir süre annelerinden ayrı ağıllarda tutulduğu köyde, emzirme zamanı geldiğinde besiciler tarafından ağıllardan çıkarılan kuzular yüzlerce koyunun arasından kokuları ve sesleri sayesinde annelerini buluyor. Yaklaşık 15 ailenin geçimini hayvancılıkla sağladığı ve 4 bin kadar koyunun yetiştiği köyde, kardeşleri dahil 16 yaşından beri bu işi yapan Ziya Özçelik, "Babadan kalan bir meslek. Başka geçim kaynağımız olmadığı için hayvancılıkla geçimimizi sağlıyoruz. Yaz, kış bunun peşinde koşuyoruz. Seneden seneye kazancımızı kazanıyoruz. Koynumuzu kuzulatıyoruz, yetiştiği zaman kuzumuzu satıyoruz. Arazimiz olmadığı için, kıt olduğu için besiye çekiyoruz. Arazide ot olursa yayılımla geçiş sağlıyoruz" dedi. "400 koyundan 350 kuzu var" Bu sene verimin oldukça iyi olduğunu ifade eden Özçelik, "Ölümümüz olmadı. 400 koyundan 350 kuzu var. Öbürü de zaten daha kuzulamamış. Yani bir senede 10-15 tane falan ölüm ya var ya yok" diye konuştu. "Annesinden ayırıyoruz ki kuzu yem yesin" Kuzuların neden annelerinden ayı tutulduğunu anlatan Ziya Özçelik, "Annesinden ayırıyoruz ki kuzu yem yesin. Çünkü anasında süt olmadığı için bir seferlik sütü açıyor. Kuzu ondan sonra aç kalıyor. Anasında durmasına gerek yok. Yem vereceksin ki kuzu iyileşecek" şeklinde konuştu. "Kuzu, annesini sesinden anlıyor" Kuzuların kolaylıkla annelerini tanıyabildiğini söyleyen Özçelik, "Kuzu, annesini sesinden anlıyor. Gidiyor annesini. Yani annesi çağırdığı zaman zaten seslerinden, kokusundan anlıyor" ifadelerini kullandı. "3 ayda bir aşısını yaparız" Hayvanların sağlık kontrollerine de dikkat ettiklerini vurgulayan Özçelik, "Aşılarına dikkat edeceksin ki kuzu gelişecek. Her zaman iğnelerini yapıyoruz. Yazıya çıkmadan önce evdeyken aşısını yapıyoruz işte. 3 ayda bir aşısını yaparız" dedi. "Koyun 5 ayda kuzular" Koyunların kuzulama süreci hakkında bilgi veren Ziya Özçelik, "Koyun 5 ayda kuzular. 2 aylık olduğu zaman önünden kuzuyu alırız. Yem veririz, kuzunun gelişmesi için. 3 ay sonra koyun çöle çıkar. Yayılıma gider" ifadelerine yer verdi. "Zor bir meslek, çilesi çok" Hayvancılığın zor bir meslek olduğunu vurgulayan Özçelik, "İşini iyi seçmeleri lazım. Koyun beslemek öyle kolay bir meslek değil. O kadar söyleyeyim. Çilesi çok. Yazın, kışın peşinde gidersen mal kapıda olur. Heves uğruna alacaklarsa hiç almasınlar" diye konuştu. Öte yandan, doğumun ardından henüz 15 dakikalık olan kuzuların ayakta durmaya çalışarak annelerinin yanına gitme çabaları da görüntülendi.

Yeni yılla birlikte soğuk hava kuzu doğumlarını artırdı Haber

Yeni yılla birlikte soğuk hava kuzu doğumlarını artırdı

Elazığ'da soğuk havaların etkisiyle kuzulama dönemi erken başladı. Besiciler kış şartlarına rağmen kuzuları yaşatmak için yoğun mesai harcıyor. Yeni yılın gelmesiyle Elazığ'da kuzulama dönemi hız kazandı. Soğuk havaların etkisini artırmasıyla doğum oranlarında artış yaşanırken, üreticiler yoğun bir mesaiye başladı. Merkeze bağlı Nuralı köyünde ailesiyle birlikte hayvancılıkla uğraşan İsmail Koç, temmuz ayında yapılan koç katımı nedeniyle kuzulamanın bu yıl erken başladığını belirtti. Soğuk havaların hayvanları doğuma daha elverişli hale getirdiğini ifade eden Koç, bazı koyunlarda ikiz doğumlar görüldüğünü, süt yetersizliği yaşanan durumlarda ise kuzuların kendi emekleriyle büyütüldüğünü söyledi. "Koyunlar kuzulamaya başladı" Soğuk havaların doğum sürecini olumlu etkilediğini vurgulayan Koç, "Nuralı köyünde hayvancılıkla uğraşıyoruz. Babamız, dedemiz, atalarımız bu mesleği yapıyor, biz de bu mesleği devam ettiriyoruz. Yıllardır elimizden geleni yapıyoruz. Malum kış ayı geldi, havalar soğudu. Havaların soğumasıyla beraber koyunlar kuzulamaya başladı. Malum biz yedinci ayda koçları koyunlara katıyoruz. Yaklaşık altı aylık bir süreçten sonra koyunlar kuzulamaya başlıyor. Bu da genelde ocak-şubat aylarına denk geliyor. Biz biraz erken kattığımız için koçları, aralık ayında kuzulama meydana geldi ve hala devam ediyor. Genelde günde iki ya da üç koyunumuz kuzuluyor" dedi. "Havaların soğuması doğum oranlarını artırıyor" Bazı koyunlarda süt yetersizliği ya da annenin kuzuyu kabul etmemesi gibi sorunlar yaşandığını dile getiren Koç, kuzuları kendi imkanlarıyla büyüttüklerini belirterek, "Karın yağmasıyla beraber havaların soğuması doğum oranlarını artırıyor. Kar yağışının çok etkisi olmayabiliyor ama soğuğun doğum üzerinde kesinlikle etkisi var. Havalar soğuduğu zaman hayvan doğuma daha elverişli oluyor. Sıcakta kuzulama oranı düşebiliyor. Hayvanların yazın otlatılma durumuna ve beden kondisyonuna göre ikiz doğumlar da olabiliyor. İkiz getiren hayvanlarda bazen süt yetmeyebiliyor ya da annesi kuzuyu kabul etmeyebiliyor. Biz de bu kuzuları kendi emeğimizle emdirip doyurmaya çalışıyoruz. Şu an kuzular sabah akşam anneleriyle beraber. Yaklaşık bir ay sonra yavaş yavaş ayırıp yeme alıştıracağız. İki ay sonra da tamamen sütten kesip, sağım işlemine başlayacağız" şeklinde konuştu.

Annesi ve kardeşleri ölen kuzunun ayakta kalma mücadelesi yürek burktu Haber

Annesi ve kardeşleri ölen kuzunun ayakta kalma mücadelesi yürek burktu

Bursa'nın Yenişehir ilçesinde şap hastalığı nedeniyle annesi ve kardeşleri ölen kuzunun ayakta kalma mücadelesi yürek burktu. Aylardır süren şap hastalığı ülkenin birçok yerinde büyükbaş ve küçükbaş hayvancılıkla uğraşanlara zor günler yaşatırken besiciler ve hayvanlarının karşılaştığı zorluklar pandeminin ve mücadelenin boyutunu gözler önüne seriyor. Yenişehir'de sığırlar kadar koyunları da ciddi anlamda etkileyen şap hastalığı, kuzu ölümlerine, yavru atmalarına, süt ve et kayıplarına yol açtı. İlçenin kırsal Karacaali Mahallesi'nde bir küçükbaş hayvan çiftliğinde şap hastalığı nedeniyle ayakta durmakta bile güçlük çeken kuzunun hikayesi yürek burkuyor. Henüz birkaç günlük olan ve doğumda bir kardeşini, doğumdan sonra da annesi ve diğer kardeşini kaybeden kuzu, minik bedeniyle şap hastalığına direnmeye çalışıyor. Biberonla beslenen kuzu, hastalığı atlatamazsa birkaç gün içinde belki de saatler içinde mücadeleye yenik düşecek. Besici Mehmet Emin Turgut, yaklaşık 20 gün önce koyunlarının bir bölümünün doğum yaptığını belirterek, "130-140 koyunum doğurdu. Diğer ayırdığımız 12-13 koyun ikiz ve üçüc dogumlar yaptı. Şap nedeniyle kuzularımızdan 18'i öldü" dedi. 4 günde 400 bin liralık zarar Koyunlarının topallamaya başlamasıyla şap hastalığına yakalandıklarını anladığını dile getiren Turgut, şunları söyledi: "Anaç koyunlarımızdan da ikisi öldü. Yavru atmalar da yaşadık. 400 bin liraya yakın zararımız var. Bu hastalık niye halen sürüyor, niçin önleyemedik? 9 aydır sürüyor hastalık ve nasıl önlenemediğini çözemiyorum. Berbat bir hastalık. Doğan kuzu bir süre sonra soluk alamıyor ansızın kalp krizi geçirip ölüyor. 4 günde 400 bin liralık zarar anlık zarar. Kuzuların büyüdüğünü, yavru verdiğini düşünseniz zarar daha da büyüyecek. Zararlarımızın karşılanmasını istiyoruz." Şap nedeniyle bir kuzusunun yalnız kaldığını anlatan Turgut, "Sabah kuzunun ölüsünü görmek dünyanızı yıkıyor. Ailenin bir parçası gibiler. Koyunumun biri üçüz doğum yaptı. Kuzulardan biri doğumda öldü. Diğeri annesiyle şapa yenik düştü. Geriye kalan kuzu da çok zayıf. Mücadele ediyor ama çok umutsuz" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.