Hava Durumu

#Maddi Tazminat

Yeni Marmara Gazetesi - Maddi Tazminat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Maddi Tazminat haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Halı sahadaki ölüm iş kazası sayıldı Haber

Halı sahadaki ölüm iş kazası sayıldı

Son yıllarda artış gösteren halı sahalardaki kalp krizi sonucu vuku bulan ölüm olaylarına dair emsal bir karar çıktı. Çalıştığı şirketin düzenlediği futbol turnuvasında kalp krizi geçiren S.Ö., kaldırıldığı hastanede yaklaşık 3 ay süren tedavinin ardından hayatını kaybetti. Sosyal Güvenlik Kurumu (GGK) ölümü iş kazası olarak kayıtlara geçirdi. İşçinin yakınları mahkemenin yolunu tutarak maddi ve manevi tazminat talebinde bulundu. Davacı aile bireyleri, müsabaka esnasında ilk yardım ekibi, ambulans bulunmadığından en yakın hastaneye kaldırıldığını, uzun bir tedavi sürecine rağmen kurtarılamadığını, olayın iş kazası kapsamında kaldığını ve iş kazası olarak soruşturma tahkikatı yapıldığını iddia ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etti. Davalılar da haksız davanın reddine karar verilmesini talep etti. İş Mahkemesi, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, davacının, iş akdi ile davalı işveren bünyesinde çalışırken şirketin düzenlediği turnuvada kalp krizi sonucunda vefat ettiği, SGK tahkikat raporunda olayın iş kazası olarak kabul edildiğine dikkat çekti. Dosyanın kusur raporu için üçlü bilirkişi heyetine gönderildiği, davalı şirketin yüzde 60, diğer davalı şirket spor kulübünün kusurunun bulunmadığı, vefat edenin ise yüzde 20 kusurlu olduğu, kaçınılmazlık ilkesinin de yüzde 20 oranında yer teşkil ettiğinin belirlendiği belirtildi. Mahkeme kararında, "İtiraz üzerine alınan raporlarda da tutarlılık görüldüğünden dosya hesap bilirkişisine gönderilmiştir. Davacılara ilişkin sosyal ekonomik durum araştırması yaptırılmış, nüfus kayıt örneği dosya arasına alınmış, SGK tarafından yapılan ödemeler celp edilmiş, eksiklikler giderilerek alınan hesap raporu denetime elverişli ve usule uygun görülmüştür. Vefat edenin banka hesap hareketleri de dosya arasına alınmış, birleşen dosyada da ikinci kez ilk dosyada ıslah olmadığından dolayı yapılan talepler rapora göre uygun görülmüş, davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar vermek gerekmiş" denildi. Toplamda 400 bin lirayı aşan maddi manevi kararının ardından davalılar kararı istinafa taşıdı. Bölge Adliye Mahkemesi, manevi tazminatın azlığına dikkat çekti. Karar temyiz edilince devreye giren Yargıtay, kusur belirlemeyi yasaya aykırı buldu. Kararda şöyle denildi: "Kalp krizi nedeniyle vefat olayında bünyesel faktör değerlendirmesi yapılmasının gerekmesine ve bünyesel faktör oranının işveren kusuruna eklenmesinin mümkün bulunmamasına rağmen usulüne uygun olmayan kusur raporunda yüzde 20 oranındaki kaçınılmazlık değerlendirmesinin yapılması hatalıdır. Yüzde 20 oranındaki kusurun işveren kusuruna eklenmesi de hatalı olmuştur. Son olarak iş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında sorumluluğu bulunduğu tespit edilen kişi veya kişilerin kusur oranlarının ayrı ayrı belirlenmesi gerekirdi. Mahkemece yüzde 60 oranındaki işverene verilen kusur oranının yönetmelik hükmü gerekçe gösterilmek suretiyle kusur oranı ayrıştırması yapılmaksızın davalı spor kulübü derneğine atfedilmesi de hatalıdır. Mahkemece yapılacak iş, öncelikle kurumdan sorulmak suretiyle ver ise rücu dosyasının getirtmek ile müteveffanın vefatından önce kalp damar hastalığı ile kalp krizini tetikleyecek nitelikte bir rahatsızlığı olup olmadığıdır. Bu hususta tedavi görüp görmediği konusunda tarafların ibraz edeceği kayıtlar ile SGK Medula sisteminden araştırma yapmak, davacıda olumsuz yaşam şekli, beslenme tarzı, genetik faktör ile sigara kullanımı gibi etkenlerin olup olmadığı var ise bu gibi durumların olayın gerçekleşmesi üzerindeki etkisi hususundaki deliller toplanmalıdır. Toplanacak bu delillerle beraber somut ölüm olayının gerçekleşmesinde işyeri şartları, yaşam şekli, bünyesel faktör ile olay anındaki etkenler bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Kusur raporunun düzenlenmesi için dosyanın kardiyolog hekimin de yer aldığı, A sınıf İş güvenliği uzmanlarının bulunduğu heyete tevdi ederek, olayın gerçekleşmesinde tarafların kusur oranları ayrı ayrı belirlenmesi ile bünyesel faktörün etkisini belirleyici mahiyette rapor aldırmak alınacak bu raporla beraber dosyadaki veriler değerlendirmelidir. Usulü kazanılmış hakları da gözeterek oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir."

Kazazede sürücülere müjde; sorumlular bozuk yol tazminatı ödeyecek Haber

Kazazede sürücülere müjde; sorumlular bozuk yol tazminatı ödeyecek

Oysa hukukçular öyle düşünmüyor. Kapatılmayan çukura düşüp hasar gören otomobilin ya da araçların bozuk yolda sıçrattığı çamur yüzünden kullanılamaz hale gelen kıyafetin parası, ilgili kurumdan (Belediye-Karayolları) hizmet kusuru tazminatıyla tahsil edilebiliyor. Yollarda oluşan çukurlar, hatalar ya da yönlendirme levhaları eksiklikleri dolayısı ile aracı hasar gören sürücüleri uyaran hukukçular, "Aracınız yoldaki bir çukura düşerek hasar gördüyse, bu durum bir kaza değil yolun bakımından sorumlu olan kurumun hizmet kusurudur" uyarısında bulunuyor. Yollarda oluşan çukurlar, hatalar ya da levha eksiklikleri trafik güvenliğini tehdit ediyor. Hava şartları ve yoğun araç trafiği yolların çabuk yıpranmasına, asfalt yüzeyde çukur ve bozulmalara sebep olabiliyor. Yoldaki kusurlar (çukur, bozulmuş asfalt, eksik uyarı levhası) trafik kazalarına davetiye çıkarıyor. Bursa Barosu avukatlarından İbrahim Gödel, Karayolları Trafik Kanunu’na göre yolun yapımı ve bakımından sorumlu kamu kurumları, yol güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğuna dikkat çekiyor. Şehir içi yolların belediyelerin, şehirlerarası karayolları ise Karayolları Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğunda olduğunu hatırlatan Avukat Gödel, Anayasa’nın 125. maddesince devlet ve kamu hizmeti gören idarelerin, görevlerinin yerine getirilmesi sırasında kusurlu hareket etmeleri durumunda verdikleri zararı tazmin etmekle yükümlü olduğuna dikkat çekti Avukat İbrahim Gödel, "Dolayısıyla yol bozukluğu nedeniyle meydana gelen kazalarda ilgili idare kusurlu bulunduğu takdirde zararı karşılamak durumundadır. Örneğin keskin virajlarda yeterli işaretleme yapılmamışsa veya çukurlarla dolu bir yol zamanında onarılmamışsa, bu durum idarenin hizmet kusuru sayılır ve tazminat sorumluluğu doğar. Kazaya sebebiyet veren yol bakım ve onarım eksikliği idari kusur sayıldığında, ilgili idarenin yasal sorumluluğu devreye girmektedir. Trafik kazası tespit tutanağı, hasar nedeninin belgelenmesi açısından temel kanıt oluşturur. Kazaya ilişkin her tür delil toplanmalıdır: Araçların kazaya uğradığı yerler, yol yüzeyindeki çukurlar, aracın çarptığı taş, fren izi gibi tüm ayrıntılar fotoğraflanmalı ve kayıt altına alınmalıdır. Olay yerinin konumunu gösteren fotoğraflar, yol yüzeyindeki kusurların ve plaka bilgileri ile kaza anını belgeleyen kanıtlar ileride mahkemede delil olarak kullanılacaktır. Kazaya ilişkin tüm belge ve raporlar (ehliyet, ruhsat, sigorta bilgileri, araç ekspertiz raporları, sağlık raporları) titizlikle toplanmalı ve saklanmalıdır. Maddi tazminat kapsamında araç hasarı, tedavi giderleri, sürekli sakatlık veya iş gücü kaybı gibi zararlar ile manevi tazminat (acı ve ızdırap bedeli) talep edilebilir. Trafik sigortası mağdurun tedavi ve araç onarım giderlerini karşılar; kasko poliçesi varsa aracın tamir giderleri kasko şirketince ödenir. Kaskosu olmayan mağdur, ödemesini yaptıktan sonra kusurlu idare veya üçüncü kişiden tazmin hakkını kullanabilir. Hukuki süreçte, idareye karşı tam yargı davası açılmadan önce genellikle önce idareye zarar tespiti talepli yazılı bildirim yapılır. İdare 60 gün içinde cevap vermeyince veya cevap olumsuz olunca İdare Mahkemesi’nde tazminat davası açılabilir’’ dedi.

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.