Hava Durumu

#Masak

Yeni Marmara Gazetesi - Masak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Masak haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Mustafa Bozbey'in 402 yıl hapis istendi Haber

Mustafa Bozbey'in 402 yıl hapis istendi

Edinilen bilgiye göre, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Nilüfer ilçesinde dönemin belediye başkanları Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem ile bazı belediye çalışanlarının inşaat projelerinde rüşvet karşılığında usulsüz emsal artışları yaparak kendilerine ve proje sahiplerine maddi menfaat sağladıklarının tespit edilmesi üzerine 31 Mart'ta, Mustafa Bozbey'in yanı sıra eşi S. Bozbey, kızı S.G, kardeşleri R. Bozbey ve E. Bozbey ile bazı belediye çalışanları ve rüşvet verdiği öne sürülen çok sayıda iş adamının da aralarında yer aldığı 57 şüpheli gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden biri savcılık sorgusunun ardından salıverilirken daha sonra sulh ceza hakimliğine sevk edilen 56 şüpheliden Bozbey'in de aralarında bulunduğu 23 zanlı 4 Nisan'da tutuklandı. Bu kişilerin dışında "rüşvet, suç örgütü kurma, suçtan kaynaklanan mal varlığını aklama" gibi suçlardan 14 Ekim 2025'te tutuklanan eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem'in de aralarında bulunduğu 7 zanlının bu dosya kapsamında da tutuklanması kararlaştırıldı. Dosya kapsamında toplam tutuklu sayısı 37'ye yükselirken, yurt dışında bulunan şüphelilerden Ş.G. ve T.K.'nin de yakalama çalışmaları sürüyor. 862 sayfa iddianame hazırlandı Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve imar kirliliğine neden olma" suçlarına yönelik, İçişleri Bakanlığınca geçici tedbirle görevden uzaklaştırılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de aralarında bulunduğu 37'si tutuklu 63 sanık hakkında 862 sayfa iddianame hazırlandı. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem "liderliğinde" faaliyet gösteren iki ayrı suç örgütünün yapısı ve işleyişine yer verildi. İddianamede, dönemin Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey tarafından belli bir örgütsel yapı kurulduğu, bu yapıda kırılmaların önlenmesi maksadıyla kamu gücünün kullanıldığı, bu vesileyle birliğin sağlandığı, Bozbey'in suçtan elde edilen gelirleri aile bireylerini aktif şekilde kullanarak akladığı, örgüt üyesi statüsünde olan diğer şüphelilere kanuna aykırı talimatlar verdiği kaydedildi. İnşaat ruhsatlarında imzaları bulunan örgüt üyelerinin kanunsuz emirleri uyguladıkları belirtilen iddianamede, söz konusu projelere ilişkin Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişliği tarafından düzenlenen uzmanlık raporlarında hem yapı ruhsatlarında hem de yapı kullanım izinlerinde kanuna aykırılıkların olduğunun tespit edildiğine de yer verildi. İddianamede, Bozbey'in dönemin Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem'e "tek imza" şeklinde tabir edilen usul ve esaslara aykırı yetki verdiği, bu yetkiyle İmar Kanunu ve mevzuata muhalefet edilerek firma sahiplerinden elde edilen rüşvetler karşılığında usulsüz projelerin ruhsatlarının onaylandığı, Bozbey liderliğinde usulsüz emsal artışları karşılığında inşaat firması sahiplerinden rüşvetler alınarak haksız ekonomik kazançlar elde edildiği vurgulandı. İddianamede, belediyelerde "koordinatör başkan yardımcısı" ünvanı bulunmamasına rağmen Erdem'e bu yetkinin verildiği ve proje ruhsatlarının "tek imza" ile onaylandığı bilgisi verildi. Bozbey'in hiyerarşik yetkinin dışına çıkarak örgüt yöneticilerine ve üyelerine yönetmeliklere aykırı talimatlar verdiği, yüklü meblağlarda haksız kazançlar elde ettiği, bununla birlikte örgüt içinde yer alan şahısların konumları itibarıyla lidere mutlak itaat halinde oldukları tespitlerine yer verilen iddianamede, Bozbey'in talimatları ve telkinleriyle örgüt hiyerarşisi içinde yer alan üçüncü şahıslara paravan firmalar kurdurulduğu belirtildi. İddianamede, bu firmalara kaynağı belli olmayacak şekilde "hayatın olağan akışına ters" taşınmaz geçişlerinin olduğu, bu geçişlerin ticari faaliyet gibi gösterilerek işlenen suçların gizlenmeye çalışıldığı, suç örgütü bünyesinde elde edilen usulsüz gelirlerin paravan firmalar ve şahıslar vasıtasıyla önce gizlenmeye çalışıldığı akabinde yine paravan şirket hesaplarından Bozbey'in aile üyeleri olan sanıklara yüklü miktarda para transferleri gerçekleştirdiği ifade edildi. Para alışverişi olmadan yapılan tapu devirlerini MASAK ortaya çıkardı Örgüt yöneticisi Turgay Erdem'in, dönemin belediye başkanı Bozbey'in talimatlarıyla yapılacak usulsüz emsal artışları karşılığında müteahhit firmalardan rüşvet olarak gayrimenkul istediği bildirilen iddianamede, müteahhit firma yetkilileri olan şüphelilerden paravan şirketlere gayrimenkul devirlerinin olduğu, her ne kadar bu devirler satış olarak gösterilmişse de MASAK raporunda tapu devirlerinde herhangi bir hesap hareketine rastlanılmadığına işaret edildi. İddianamede, söz konusu usule aykırı şekilde inşaat projelerinin mimari çiziminin "örgüt liderinin" talimat ve telkinleriyle "TİBA Mimarlık" işletmesine yaptırıldığı, söz konusu mimarlık firmasının sanık İldam Aydın Bozbey'e ait olduğu, burada çizilen inşaat ruhsat projelerine ilişkin rayiç bedelden fazla ücret alınarak rüşvete ilişkin maddi menfaatin gizlenmeye çalışıldığı ve suç gelirinin aklandığı kaydedildi. Ayrıca, iddianamede bu firmada örgüt yöneticisi Turgay Erdem'in de daha önce ortaklığının bulunduğu, "Mustafa Bozbey suç örgütü"nün suç gelirlerinin aklanması yönündeki eylemlerinin 2019 yılından sonrada devam ettiğinin anlaşıldığı tespitine yer verildi. İddianamede, Mustafa Bozbey'in ekonomik kazanç elde etmek maksadıyla suç örgütü kurduğu, dönemin Nilüfer Belediye Başkanı Yardımcısı Erdem'i usul ve yasaya aykırı olarak görevlendirdiği, bu yetkilendirme ve kadro ihdasını, kendisini gizlemek ve yakalanmasını engellemek maksadıyla yaptığı vurgulandı. Bazı şirketlerin "paravan" olarak kullanıldığına yönelik tespitlerin yer aldığı iddianamede, Mustafa Bozbey'in 2021 yılında Seres Gayrimenkul Yatırım AŞ firmasında satış elemanı ve danışman olarak çalıştığının görüldüğü, Bozbey'in eşi S. Bozbey ile SERES Gayrimenkul ünvanlı firma arasında "Fide AŞ Borç" adı altında yoğun para transferlerinin bulunduğu, Fide Eğitim Kurumları AŞ yönetim kurulu başkanının da S. Bozbey olduğu belirtildi. Mustafa Bozbey'in 1999 yılında kurduğu ve aile bireylerinin de yönetimde yer aldığı NİLVAK adlı vakfa para gönderildiği tespitlerine yer veriyen iddianamede, para gönderilen tarih itibarıyla Mustafa Bozbey'in Nilüfer Belediye Başkanı, eşi S. Bozbey'in de NİLVAK yönetim kurulu başkanı olduğu kaydedildi. Turgay Erdem'in rüşveti elden teslim alarak örgüt üyeleri arasında paylaştırdığı tespiti İddianamede, Turgay Erdem tarafından da belli bir örgütsel yapı kurulduğu, bu yapıda kırılmaların önlenmesi maksadıyla kamu gücünün kullanıldığı, bu vesileyle birliğin sağlandığı ve örgütsel yapıdan kopmaların önlendiği yer aldı. Erdem'in, kendisiyle yapı ruhsatları konusunda görüşmek isteyen firma sahiplerini örgüt yöneticileri olan Ayşegül E. ve Tamer İ.'ye yönlendirdiği belirtilen iddianamede, Erdem'in elden teslim aldığı rüşveti örgüt yöneticisi ve üyeleri arasında paylaştırdığı, nakit para trafiğinin ağırlıklı olarak kendisi üzerinden sağlandığı anlatıldı. İddianamede, Mustafa Bozbey'in suç işlemek amacıyla örgüt kurduğu ve 30 olay kapsamında müteahhit firma sahibi olan sanıklardan usulsüz emsal artışı ve usulsüz yapı kullanım izinleri karşılığında rüşvet aldığı belirtildi. Sanık Emin A.'ya alınan rüşvet karşılığında NİLBEL isimli kamu iştirak şirketi üzerinden usule aykırı olarak bir iş yerinin kiralandığı ve alınan bilirkişi raporunda da kamu zararının ve usulsüzlüğün tespit edildiğine yer verilen iddianamede, Bozbey'in bu eylemlerin gerçekleştirilmesinde diğer örgüt üyesi olan şüphelileri emir ve talimatlarıyla yönlendirdiği ayrıca "imar kirliliğine neden olmak" suçunu işlediği kaydedildi. Bozbey'in ayrıca 2009 yılından itibaren mevzuata aykırı olarak "kordinatör başkan yardımcısı" ünvanı ihdas ederek İmar ve Şehircilik Müdürlüğü yetkililerince bizzat kullanılması gereken ve devredilmesi mümkün olmayan yetkileri, yetki tecavüzü suretiyle dönemin Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem de toplayarak üzerine atılı "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçunu da işlediği aktarıldı. Mustafa Bozbey için 402 yıl hapis istendi İddianamede Mustafa Bozbey'in "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme", "rüşvet almak", "imar kirliliğine neden olmak" ve "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçlarından 402 yıla kadar hapsi istendi. Turgay Erdem'in ise 946 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenen iddianamede, diğer 61 sanığın farklı oranlarda hapisle cezalandırılması talep edildi.

Rasim Ozan Kütahyalı tutuklandı Haber

Rasim Ozan Kütahyalı tutuklandı

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Adana Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından başlatılan soruşturma kapsamında 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 'Yasa dışı bahis', 'Bilişim sistemleri kullanılarak nitelikli dolandırıcılık', 'Rüşvet' ve 'Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama' suçlarına yönelik operasyon düzenlendi. Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK) raporları, teknik ve fiziki takip çalışmaları, banka hareketleri, dijital materyal incelemeleri, kripto varlık analizleri, HTS kayıtları ve diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde; şüphelilerin Selahattin A.U. liderliğinde organize suç örgütü niteliğinde hareket ederek yasa dışı bahis ve phishing yöntemiyle gerçekleştirilen nitelikli dolandırıcılık faaliyetlerinden elde edilen suç gelirlerini elektronik para kuruluşları, banka hesapları, sanal POS sistemleri, döviz büroları, kuyumcular, paravan şirketler ve kripto varlık sistemleri üzerinden dolaştırarak akladıkları tespit edildi. Soruşturma kapsamında suç örgütünün, özel yazılım altyapıları ve panel sistemleri kurduğu, yasa dışı bahis sitelerine finansal altyapı sağladığı, elektronik para kuruluşları ve sanal POS ağları üzerinden para transfer organizasyonları yürüttüğü, suç gelirlerini çok katmanlı finansal sistem içerisinde dolaştırdığı, kripto varlık sistemlerini aktif şekilde kullandığı, kuyumcu ve döviz büroları üzerinden nakit dönüşüm ve katmanlandırma işlemleri yaptığı belirlendi. Operasyonda gözaltına alınan gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı ile birlikte toplam 154 kişi adliyeye sevk edildi. 144 şüpheli tutuklanma talebiyle hakim karşısına çıkarken 10 kişi savcılıktan adli kontrol ile serbest kaldı. Rasim Ozan Kütahyalı tutuklanırken diğer şüphelilerin mahkemesinin devam ettiği öğrenildi.

3.8 milyar liralık yasadışı bahis ağı çökertildi: 22 tutuklama Haber

3.8 milyar liralık yasadışı bahis ağı çökertildi: 22 tutuklama

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Bursa Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin yürüttüğü soruşturmada, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları ve banka hareketleri detaylı şekilde incelendi. Yapılan analizlerde, şüphelilerin farklı kişiler adına açılmış çok sayıda banka hesabını kullanarak para transferlerini parçalara böldüğü, bu yöntemle finansal takibi zorlaştırmaya çalıştığı belirlendi. Ayrıca, yasadışı bahis sitelerinin yönetiminin Bursa'daki sözde "ofisler" üzerinden organize edildiği, bu merkezlerde teknik altyapının kurularak site yönetimi, para trafiği ve müşteri ilişkilerinin buradan yürütüldüğü tespit edildi. Ekiplerin aylar süren teknik ve fiziki takibi sonucunda, şüphelilerin yurt dışı bağlantılı bahis siteleri üzerinden faaliyet gösterdiği, vatandaşları yüksek kazanç vaadiyle sisteme dahil ederek haksız kazanç sağladığı ortaya çıkarıldı. Operasyon öncesinde iletişim trafiği ve para akışı anbean izlenirken, elde edilen deliller doğrultusunda eş zamanlı baskınlar için düğmeye basıldı. Operasyon kapsamında adreslere düzenlenen baskınlarda çok sayıda dijital materyal ele geçirilirken, ayrıca 2 ruhsatsız tabanca ve 18 fişeğe de el konuldu. Gözaltına alınan 31 şüpheli adliyeye sevk edilirken, mahkemece 22 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi, 9 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Yetkililer, yasadışı bahis ve benzeri suç örgütlerine karşı mücadelenin aralıksız sürdürüleceğini vurguladı.

49 sayfalık MASAK raporuna göre Polat çiftinin para trafiği! Haber

49 sayfalık MASAK raporuna göre Polat çiftinin para trafiği!

Engin ve Dilan Polat, "Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi, Vergi Usul Kanunu ile Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi kanunlarına muhalefet" suçlarından tutuklandı. CNN TÜRK İstanbul Haber Müdürü Nihat Uludağ, Polat ailesine dair gerçekleştirilen soruşturmada MASAK tarafından yapılan incelemeyi aktardı. "500 MİLYON LİRANIN ÜZERİNDE BİR PARA HAREKETLİLİĞİ TESPİT EDİLDİ" Uludağ'ın açıklamaları şu şekilde: Dilan ve Engin Polat şirketlerine dair MASAK'ın 49 sayfalık bir çalışması var. Biz daha önce soruşturma başladığında 8 sayfalık bir ön raporun olduğunu söylemiştik. 8 sayfalık bir rapor vardı ve o raporla soruşturma başladı demiştik ama biz buradan bunu anlıyoruz ki MASAK o raporu tamamlamış ve savcılığa teslim etmiş. Dolayısıyla 49 sayfalık MASAK raporunda Dilan ve Engin Polat çiftinin şirketlerinin de 500 milyon liranın üzerinde bir para hareketliliği tespit ediliyor. Engin Polat ve Dilan Polat bu soruşturmanın önemli 2 ana ismi. Diğer önemli isim ise Sezgin Polat, bu kişi Engin Polat'ın babası ve diğer bir önemli isim daha var Sıla Doğu. Sıla Doğu'da Dilan Polat'ın kız kardeşi. Bu soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve tutuklanan isimlerden en önemlisi bu. "BUNLARIN ÇALIŞANI YOK, BUNLARIN VERGİ KAYDI YOK AMA..." İşte MASAK raporuna göre; Önce kurulan bir fason şirketler grubu var. Bunlar tanıdıklarına ya da eş dosta kurulan şirketler var. Aslında bunlara baktığınız zaman bunların çalışanı yok, bunların vergi kaydı yok ama nasıl oluyorsa 233 milyon liraya kadar alış faturaları kesebilen firmalar bunlar. Alış faturaları kesiliyor ve daha sonra o firmaların kapandığını da görüyoruz. Daha sonra Türkiye'nin bir çok ilinde kurulan güzellik merkezleri var. Bir çok kozmetik ve kadın kremleriyle ilgili kurulan firmalar var. Onların satışıyla alakalı işlemler yapılıyor ve bu satışlarda da genelde internet üzerinden ve satış siteleri üzerinden yapılan satışlar var. Daha sonra o paralar Polatlar şirketler grubunda 5 ayrı şirket var. Rise And Shine, Dilan Polat Güzellik Merkezleri, DP Güzellik, DLN Polat Kozmetik ve DPOLAT Güzellik Merkezi. "MASAK ÇOK İLGİNÇ BİR ÇALIŞMA YAPMIŞ" Bütün o işlemlerin ardından bankalardan bütün paralar bu 5 şirkete geliyor. Daha sonra yine Engin Polat ve Dilan Polat ile yakın akrabalık ilişkisi olan kişiler buradan 250 milyon liralık parayı ya nakit olarak çekiyor ya da buradan havale yöntemi ile aldıkları paraları pay ediyorlar. Bu payın önemli bir bölümü Engin Polat'ın ya direk hesabın yatırılıyor ya da onun hesabına havale ediliyor. 250 milyon liralık paradan bahsediyoruz. O paranın asıl toplandığı yer ise Milda Gayrimenkul Otomotiv Şirketi. Bu Engin Polat'ın tek yönetici olduğu, ana yönetici olduğu bütün mal varlığının toplandığı ana firma burası. Milda Gayrimenkul Otomotiv Şirketi'nde toplanan paralar daha sonra operasyon sırasında el konulan araçlar vardı. Her biri 30-40 milyon değerinde çok şaşalı araçlar vardı. İşte o paraların bir bölümü ile 24 araç alınıyor. Geri kalanıyla da 15 adet taşınmaz alınıyor. Bunlardan bir tanesi çiftin oturduğu Çekmeköy'deki lüks villa, Tuzla'da alınan başka bir lüks villa daha var ve 15 adet gayrimenkul de buraya gelmiş oluyor. Böylece kurulan şirketler, kesilen sahte faturalar ve ardından da toplanan paralar 5 şirkette toplanıyor, oradan da nakit çekiliyor. Nakit olarak paralar dağılımı yapılıyor. Herkes kendince de bir pay alıyor ama ana para Milda Gayrimenkul Şirketi'ne geliyor. Burada aslında MASAK çok ilginç bir çalışma yapmış. "RAPORDA EN ÇOK DİKKATİMİ ÇEKEN OLAY..." Benim bu rapordaki en çok dikkatimi çeken olay, internet mecralarındaki satışların gerçekliği diyor. O kozmetik ürünleri diğer güzellik merkezindeki ürünler. Onların gerçekliği ilişkili kurumlar adına alınan poslar üzerinden başta kredi kartı dolandırıcılığı, yasa dışı bahis ve benzeri şüphelerinin bulunması nedeniyle söz konusu işlemlerin şüpheleri daha teknik bir araştırmayla ortaya çıkacak diyor. Buradan ben ne anlıyorum; totelde baktığınız zaman o kozmetik ürünlerinin satışı, diğer ürünlerin satışıyla ilgili 500 milyon liranın üzerinde bir işlem hacmi var. Buradaki ana konu şu, kozmetik ürünleri satılıyor ya bankacılık sitemi üzerinden, o satışların ne kadarı peki gerçek satış. Kredi kartı dolandırıcılığından şaibeli kişiler işlem yapmış diyor ya, yani başkalarının paraları çalan kişiler buraya aktarılmış olabilir diyor raporda. Gerçekte böyle bir ürün satışı olmadan belki de sistemden para aktarılıyor. Başkasına ait çalıntı kredi kartlarıyla işlem yapıyorsunuz ama alınan ürün vesaire yok. Araştırılması gereken nokta bu. SELVİ: RAPORDA TAM BİR ÖRÜMCEK AĞI SİSTEMİ VAR Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi de yaptığı açıklamada "İki faaliyeti var aslında. Bu 46 ile açtığı güzellik merkezleri fiilen var. Bir de internet üzerinden sattıkları kozmetik ürünleri satıyor. MASAK daha çok da oradaki ticari faaliyetleri inceliyor. Çünkü orada bir yandan 200 milyon liralık bir büyüklükte tespit edilen sahte fatura düzenlemiş, sahte kredi kartı kullanmış gibi sicillerinde yer alan kişilerden alım yapılmış gibi gösteriliyor. MASAK raporunda diyor ki bunların banka hareketlerinde incelensin. Bunu savcılık iddianame düzenlerken bankalardan isteyecek. Diyecek ki; bunu bu adam almış ama hesabında bir kuruş para yok, ne ile almış, nasıl ödeme yapıyor. Bu iddianame hazırlanırken bankalardan ya da ilgili şirketlerden bunlar istenecek çaprazlama yaptığında bunlar ortaya çıkacak. Bu raporda tam bir örümcek ağı sistemi var. Biz buna geçmişte hayali fatura düzenleyenlerden, bahis şirketi yönetenlerden alışığız." ifadelerine yer verdi.

Dilan Polat'ın şirketleri hakkında hazırlanan MASAK raporunun detayları Haber

Dilan Polat'ın şirketleri hakkında hazırlanan MASAK raporunun detayları

Ünlü fenomen Dilan Polat ve eşi Engin Polat sosyal medyada lüks yaşantılarını gözler önüne sererken haklarındaki iddialarla da gündeme bomba gibi düştü. Kazançlarına dair iddialardan sonra ise Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) harekete geçti. 500 milyon liranın üzerinde satış yaptığı saptanan Polat'a bağlı kuruluşların, mal aldığı şirketlerin büyük kısmı, kendileriyle bağlantılı olan tedarikçilerden oluştu. MASAK, bu tedarikçilerin gerçek bir mal alışı olmayan, beyanname vermeyen, çalışanı, bankacılık hareketi olmayan ve hakkında sahte belge düzenleme kaydı olan 3 şirket olduğunu saptadı. MASAK'ın sahte olduğuna dair kuvvetli şüphe barındırdığını tespit ettiği 3 şirketin kayıtlarına dair Sabah'ta yeni iddialar yer aldı. RAPORDAKİ DETAYLAR ŞOKE ETTİ Raporda yer aldığı söylenen iddialar şöyle: Beyanname vermeyen, çalışanı, bankacılık hareketi olmayan ve 3'ü de tasfiye halinde olan bu şirketlerden ilki Byzgun Güzellik Kozmetik şirketiydi. MASAK raporunda, şirketin 5 kanuni temsilcisinin başında gelen Beyza Nur Gün'ün bir dönem Gün Bağımsız Denetim ve Mali Müşavirlik şirketinde çalıştığı ve bağımsız denetim şirketinin ortağıyla aynı soyada sahip olmasının dikkat çektiği vurgulandı. Byzgun şirketinin vadesi gelmiş borçlarını ödemeyerek, vergisel yükümlülüklerini yerine getirmediği, kurulduğu günden bu yana, herhangi bir şekilde nakit veya transfer olmak üzere herhangi bir bankacılık işlemi de gerçekleştirmediği kaydedildi. Raporda, "Şirketin hiç çalışanının olmaması, borçlarını ödememesi, bankacılık işlemi gerçekleştirmemesi göz önüne alındığında, şirketin satış olarak bildirdiği tutarların gerçek olmadığı değerlendirilmektedir" denildi. MASAK raporunda, Polat ve ilişkili olduğu kişi ve kurumlarca özellikle internet üzerinden yapılan satışlardan elde edilen kurum gelirlerinin, vergi matrahını azaltmak amacıyla sahte belge kullanmış olabileceği görüşüne yer verdi. SAHTE BELGE DÜZENLEME Polat'ın sahibi, ortağı olduğu şirketler arasında bulunan Rise and Shine Kozmetik Şirketi'nin, sahte belge düzenlediği saptandı. Tespitin gerekçesi olarak ise şirket ortağı olan Polat'ın dayısının eşi Nilgül Yılmaz'ın ortak olduğu diğer şirket Kuzey Aksesuar Tekstil'in, sahte belge düzenleme ve defter belge ibraz etmeyen bir şirket olduğu gösterildi. Polat'ın sahibi, ortağı olduğu şirketler arasında bulunan Rise and Shine Kozmetik Şirketi'nin, sahte belge düzenlediği saptandı. Tespitin gerekçesi olarak ise şirket ortağı olan Polat'ın dayısının eşi Nilgül Yılmaz'ın ortak olduğu diğer şirket Kuzey Aksesuar Tekstil'in, sahte belge düzenleme ve defter belge ibraz etmeyen bir şirket olduğu gösterildi. Ayrıca Yılmaz hakkında, defter belge ibraz etmemesi nedeniyle savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu da diğer bilgiler arasında yer aldı. 3 şirket arasında yer alan bir diğer şirket olan Fekpen Plastik Gıda'nın da tıpkı 'Byzgun' şirketi gibi, borçlarını ödemediği, bankacılık işlemi gerçekleştirmediği, çalışanının olmadığı kaydedildi. 3'üncü şirket Tekbaşer Metal ve Sanayi Şirketi'nin de borçlarını ödemediği, şirket çalışanının bulunmadığı, şirketin ayrıca yabancı uyruklu 'Mashkhurbek Mamadaliev' isimli şirket yönetebilecek profilde olmadığı değerlendirilen kişiye devredildiği kaydedildi.  Bu devir işleminden sonra yüksek tutarlı satışların bildirilmeye başlandığı, şirketin satış olarak bildirdiği tutarların gerçek olmadığı değerlendirmesinde bulunuldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.