Hava Durumu

#Mazot

Yeni Marmara Gazetesi - Mazot haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mazot haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Yeni Parti Genel Başkanı Özel, Bursa'da çiftçilerle bir araya geldi Haber

Yeni Parti Genel Başkanı Özel, Bursa'da çiftçilerle bir araya geldi

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa'da Kapalı Çarşı ve Hanlar Bölgesi’ndeki esnafı ziyaret edip vatandaşlarla sohbet etti. Fabrika işçileriyle bir araya gelen Özel'in son durağı ise çiftçiler oldu. Özel'i çiftçiler traktör ve ürettikleri ürünlerle karşıladı. Özel, "Size fiyat dayatıyorlar ya da size bazen kota dayatıyorlar. Fiyata bile bakmadan almayacaklarını söylüyorlar. İncir, şimdi İngiltere'de satılıyor. Hatta diyorlar ya 'Kraliçe yemiş, şimdi Prens Charles yiyormuş.' Geçmişte bazı kooperatif tecrübeleri kötü sonuçlandı diye insanlar şimdi uzak duruyor. Ama kooperatif demek çiftçilerin, bir konuda birlikte çalışanların bir araya geldiği, işte bu incir üretimi ise incir üretim kooperatifi, üzümcülerin kooperatifi ki böyle bazı kooperatifler var ve iyi sonuçlar da veriyor. Bir araya gelip güçlerini birleştirmeleri, birbirleriyle dayanışma içine girerek kuralları başkasının koyduğu değil, üreticinin koyduğu bir sistem, bir düzen oluşturmaları gerekiyor. Hakkınız ne ise onu isteyeceksiniz. 130 lira, 120 liranın altında bu köyde size bu malı satan yoksa, ne yapacak Prens Charles incir yemeyecek mi? Elbette yiyecek ama aracı kazanmayacak, sen kazanacaksın. Çünkü bu ürünün İngiltere'deki fiyatı sizden 120 değil, 40 liraya alınca İngiltere'de üçte birine düşmüyor" dedi. Özel, "Türkiye kendi kendine yetebilen 7 ülkeden biriydi. Şimdi gıda enflasyonunda ilk 5'in içinde. Bizden kötü ülkeler Arjantin, Venezuela, İran, Güney Sudan falan. Yani ya savaşta ya kıtlıkta ya iç savaş olan ülkeler. Avrupa'nın gıda enflasyonu yıllık yüzde 1.9, Türkiye'nin gıda enflasyonu yüzde 35. Türkiye'de ortalama çiftçi yaşı 57 olmuş. Gençler artık çalışmıyor, şehre asgari ücretli, güvencesiz bile olsa iş bulup şehre kaçmaya çalışıyor. Hani Türkiye'de her şeyden bir beka sorunu buluyorlar ya, esas beka sorunu budur. Eğer sen bu senelerde çiftçine gerekli desteklemeyi yapmazsan, onu yıldırırsan, onu perişan edersen, gelecek sene artık hem bu ürünü üretip satamazsın hem de çilek alacağın işte Yunanistan'dan almak durumunda kalırsın, İtalya'dan erik alırsın, şeftaliyi bir başka memleketten alırsın ve artık çok daha zor bir duruma gelebiliriz" dedi. Üretici kooperatifleri projesinin partilerinin ilk maddelerin başında geldiğini söyleyen Özel, çiftçinin kullandığı mazottan da vergi alınmaması gerektiğini söyledi. Özel, "Yeni Parti iktidar olduğunda, biraz önce dedi abi 'Karaoğlan'ın projeleriydi' dedi, Bülent Ecevit'in. Hem köylerde kooperatifler, üretici kooperatiflerinin kurulması. Süt kooperatifi var, mesela İzmir'de süt kooperatifleri var, üyeleri para kazanıyor. Üyeleri hem çok ucuza ürününü satmak zorunda kalmıyor hem de kooperatifin karından yıl sonunda para alıyor, kar ediyor. Sizin önümüzdeki dönemde başta incir olmak üzere bu tip ürünlerde, stratejik ürünlerde kooperatifleşmeniz, birliklerin kurulması, birlikte pazarlık gücünü artırmanız, varsa soğuk hava depoları bunların sizin sahip olduğunuz kooperatifler tarafından yapılması, desteklenmesi bizler tarafından son derece önemli. Eğer bu zor zamanlarda bir destekleme yapılmazsa, seneye iyi bir zaman gelse de, yani ürün para etse de, asla ve asla çiftçinin yaşamadığı, yaşatılmadığı bir yerde bu ülkede kimse güvende olmaz, kimse geleceğini güvenle karşılayamaz. Buradan bu fiyat istikrarsızlıklarında özellikle akaryakıt fiyatlarının gıda fiyatlarında çok önemli olduğunu söyleyelim, bu birincisi. Yani buradan bütün Türkiye'ye Fadıllı köyünden şunu söyleyelim; mazotun geçen sene 1 kilo incirin 4 litre mazot aldığı yerde, şimdi 2 kilo incir satıp 1 litre mazot alamıyorsan, incir fiyatı mazotun karşısında 8 kez erimişse hiçbir şey olmaz. Bir kere çiftçinin kullandığı mazot ucuzlayacak, ÖTV'siz, KDV'siz olacak ki en önemli girdi maliyeti düşecek" şeklinde konuştu. Kendisinin eczacı olarak kooperatif üyesi olduğunu belirten Özel, "Kooperatif dışında bir kutu aspirin satın almam, hastama vermem. Çünkü öbür türlü onlar şimdi para kazanırlar, kooperatif battı mı bana da para kazandırmazlar. Kooperatif bir arada durmaktır. Güçlü durmak, birbirinden güç birliği yapmaktır. Bunun için biz Yeni Parti iktidarında çok güzel kanunlar çıkaracağız, teşvikler çıkaracağız. Ama sizin de bu bilince kavuşup güç birliği yapmanız lazım. Bu ürünlerin Türkiye'de yetişebilmesini yerli olarak. Hani diyorlar ya çok 'yerli milli', neredeyse şeftalimiz yerli milli olmaktan çıkacak korumazsak. Ülkesini seven, bu çiftçinin sesini duyursun, Türkiye'ye duyursun" dedi.

Manyas Gölü'nden gelen ilaçlı su sorununa üretici çözüm bekliyor Haber

Manyas Gölü'nden gelen ilaçlı su sorununa üretici çözüm bekliyor

Karacabey Ziraat Odası Başkan Yardımcısı Ramazan Düzen, bölgedeki çiftçilerin yıllardır süren sorunlarını ve 2026 sezonuna ilişkin endişelerini gündeme taşıdı. Ramazan Düzen, Manyas Gölü'nden gelen çeltik ilaçlı suların tarım arazilerine verdiği zarardan, domates sözleşme fiyatlarındaki yetersizliğe ve karpuz ticaretindeki etik olmayan uygulamalara kadar birçok kritik konuda açıklamalarda bulundu. 2018 yılından bu yana Manyas Gölü'nden gelen çeltik ilaçlı su sorununa karşı Karacabey Ziraat Odası ve şahsı olarak bir çözüm üretemediklerini, konuyla ilgili İl ve İlçe Tarım Müdürlükleri ile bakanlığa defalarca bilgi verilmesine rağmen, ne olumlu ne de olumsuz yapıcı bir adım atıldığını ifade eden Düzen, "Karacabey sulama sahasında 175 bin dekar, Karadere Çayı'ndan ilkel şartlarda sulanan 35-40 bin dekar olmak üzere toplamda 220-230 bin dekar arazimiz çeltik ilaçlı sularda fitotoksiteye maruz kalıyor. Özellikle sebze tarımında ciddi maddi zararlar oluşuyor. Çiftçilerimiz hem sulama parası ödüyor hem de tarlasına zehir basmak zorunda kalıyor. Unutulmamalıdır ki bu çiftçilerimizin bir ailesi, çocukları var. 3-4 ton domateste kalıp zarar gören ailelerimizin çığlıklarına kulak verilmelidir" dedi. 2026 sezonu domates sözleşme fiyatlarına da değinen Düzen, sözleşmelerin yapıldığı gün ile bugün arasında ciddi maliyet artışları yaşandığını vurguladı. İran savaşının gübre ve mazot fiyatlarını artırdığını, petrol hammadde fiyatlarının yükseldiğini belirten Düzen, fabrikaların verdiği nakdi yardım, kesilen faturalar, nakliye ve işçilik maliyetlerindeki artışların çiftçiyi zor durumda bıraktığını söyledi. Düzen, "O günkü fiyatlarla yaptığımız sözleşmeler bugün bizi kurtarmıyor. 10 ton domates alsak dahi zarar ediyoruz. Karacabeyli çiftçinin sözleşme fiyatlarının en az bin -bin 500 TL daha artırılarak 6 bin 500- 7 bin TL seviyesine çekilmesini sanayicilerimizden bekliyoruz. Bakanlığımızın hem sanayicinin hem çiftçinin önünü açmak için sanayiciye destek olması şart. Aksi takdirde önümüzdeki yıllarda domates üretimi yapan çiftçi ekim yapamaz hale gelecektir" ifadelerini kullandı. Çiftçileri uyaran Düzen, "Karpuzunuzu satarken pazarlığı çok iyi yapın. Mal satıldığında fiyat düşerse mahkeme varsa yükseldiğinde de mahkeme olmalı. Tüccarla iyi konuşun, mahkeme yoksa yerini ölçün, çekini alın, paranızı alın. Aksi halde yerli esnaf zarar görüyor. Yerli esnaf zarar etse de ödeme mücadelesi veriyor. Ama dışarıdan gelen tüccar fiyat düşünce 'karpuz düştü', fiyat yükselince hiçbir şey yokmuş gibi davranıyor. Bu ticaret olmaz. Yerli esnaf ve ben zarar ederim, ama o her türlü kazanacak. Ne ahlaki ne de ticaret usulüne uygun bir durum. Para kazanırsan öde, kazanmazsan ödeme mantığı ticaret değildir. Karacabeyli çiftçilerimizi uyarıyorum, pazarlıklarınızı sağlam yapın" ifadelerini kullandı.

Sözleşme yaptığı firma ürünü almayınca 20 milyon lira zarar etti Haber

Sözleşme yaptığı firma ürünü almayınca 20 milyon lira zarar etti

Geçen yıl Konyalı bir firma ile anlaşarak 500 dönüm alanda sözleşmeli karpuz ektiğini hatırlatan Gezegen, ürünün bir bölümünün satın alındığını ancak piyasa fiyatlarının gerilemesi üzerine firmanın sözleşmeye aykırı davrandığını belirtti. Firmanın fiyat güncelleme talebini kabul etmelerine rağmen hasada gelmediğini ifade eden Gezegen, "3 bin 500 ton karpuzum yerde kaldı. Farklı bahaneler ileri sürdüler. 'Bugün, yarın' derken gelmediler ve 20 milyon liraya yakın zararım oldu. Karpuzdan çok soğudum, bir yıl oldu karpuz yemedim. Temmuz ayı geldi, karpuzu göresim bile yok" dedi. "Paranızı almadan tüccarı tarlaya sokmayın" Yaşanan sürecin ardından hukuki mücadele başlattıklarını kaydeden Gezegen, "2025'te yaşadığımız sorunlar mahkemeye taşındı, keşifler yapıldı, davalar açtık ve sürüyor. Adalete güveniyoruz. Haksız ithamlarla mağdur edildik. Mahkemeler biraz yavaş ilerliyor ama mağduriyetimizin er ya da geç giderileceğine inanıyorum" diye konuştu. Sözleşmeli üretim yapmasına rağmen mağduriyet yaşadığını vurgulayan Gezegen, "Karpuz tüccarlarına dikkat edin, paranızı almadan tarlanıza sokmayın. Anlaşmalarınızı yapın. Ben sözleşmeli ektiğim halde mağdur oldum, siz düşünün" ifadesini kullandı. "Karacabey çiftçisi giderek mısırdan vazgeçiyor" Bu yıl umudunu domates, biber ve mısıra bağladığını ancak girdi maliyetlerinin yüksek olduğunu dile getiren Gezegen, üretimdeki heyecanlarını kaybettiklerini söyledi. Gezegen, bölgedeki üretim değişikliklerine değinerek, "Mazot ve gübre maliyetleri yüksek. Önümüzdeki bir iki yıl içinde tarımda ne kadar üretiriz bilmiyorum. Mısır üretiyoruz, satıyoruz ama ortada gelir görünmüyor. Karacabey çiftçisi giderek mısırdan vazgeçiyor. Mısır azaldığı için çiftçi ürün seçeneği olarak domates ve bibere yöneldi. 2026'da neler yaşayacağız, fiyatlar nasıl olacak göreceğiz" dedi.

Karacabeyli çiftçiler: "20 liralık ekmekte bizim payımız 5 lira" Haber

Karacabeyli çiftçiler: "20 liralık ekmekte bizim payımız 5 lira"

Karacabey'de bu yıl dekarda yaklaşık 83 kilo buğday ekildiğini ve iklim şartlarının etkisiyle gelişimin iyi olduğunu ifade eden Ramazan Düzen, bölgede başlayan hasadın birkaç güne tamamlanacağını söyledi. Düzen ovada dekara 900 kilograma yakın yüksek verim alındığını aktardı. Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) buğday alım fiyatını geçen yıla göre yüzde 22 artışla ton başına 16 bin 500 lira olarak açıkladığına dikkati çeken Düzen, şu değerlendirmelerde bulundu: "TMO'nun açıkladığı fiyatlar çok düşük kaldı. Yüzde 22 bandında bir artış, önümüzdeki yıl buğday ekiliş oranını olumsuz etkileyecektir. Buğdayda beklentimiz 20 lira, arpada ise 16 lira civarındaydı. Her şeyin en az yüzde 50 arttığı bir ortamda yüzde 22 artış komik kaldı. Derhal fiyatların revize edilmesini bekliyoruz. Girdi maliyetleri bile ortalama yüzde 35 civarında artmışken mazot ve gübrede inanılmaz artışlar oldu. Çiftçinin ana gider kalemini bunlar oluşturuyor." "Maliyet artışlarını çiftçiye yüklemesinler" Karacabey'de 230 gramlık bir ekmeğin 20 liraya satıldığını hatırlatan Düzen, bu fiyat içindeki üretici payına değinerek şunları kaydetti: "20 liralık ekmekte buğday maliyeti 3 lira 60 kuruşu buluyor. Sanayici payını da eklediğimizde, un maliyetiyle birlikte 20 liralık ekmekte tarımsal maliyet sadece 5 lira. Ekmeğin 6 lirasını buğday ve un oluştursa çiftçi kazanacak. Ekmekte fiyat artışlarının sorumlusu biz değiliz. Diğer maliyetlerin sorumlusu olarak bizi gösterip buğdaya artışı düşük tuttular. Elektrik ve doğal gaz zamları ile diğer artan maliyetleri çiftçiye yüklemesinler. Ekmek fiyatı artacak diye buğday artışının düşük tutulması doğru değil."

Bursa Büyükşehir fiyatı artan gübrede çiftçinin yanında Haber

Bursa Büyükşehir fiyatı artan gübrede çiftçinin yanında

Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınma hamlesi kapsamında çiftçinin en büyük gider kalemlerinden biri olan gübrede fiyatları yarı yarıya düşürecek önemli bir destek sundu.Belediye iştiraki Tarım Peyzaj A.Ş. tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda, geçen yıldan bugüne kadar 210 bin litre yerli sıvı gübre üretimi gerçekleştirildi.Geçen yıl üretimi başlayan sıvı gübrede bugüne kadar yüzde 100 ve yüzde 50 hibeli olacak şekilde çiftçilere destekte bulunuldu. Nisanda düzenlenecek 2. Büyük Çiftçi Buluşması'nda 5 bin çiftçiye beşer litrelik sıvı gübre hediye edilecek. 5 litrelik sıvı gübreler, 25 dekarlık bahçeye tek seferlik kullanılabilecek.Tarım Peyzaj A.Ş'nin Mustafakemalpaşa'daki tesislerinde sıvı gübre üretimi aralıksız sürerken, ziraat odalarından gelen talep karşılanmaya çalışılıyor. Dört farklı ürünle tam destek Çiftçilerin ihtiyaçlarına göre özel olarak formüle edilen gübreler, bitki gelişimini destekleyen zengin içerikleriyle dikkati çekiyor. Üretimi tamamlanan dört çeşit ürün şöyle: Vitamin kompleksi: Tüm bitkilerde kullanılabilen, organik madde, serbest aminoasit ve çinko takviyeli özel bir karışım. Sıvı çinko: Bitkisel gelişimi tetikleyen özel formül. Sıvı kalsiyum: Ürün kalitesini ve dayanıklılığını artıran takviye. Sıvı bor-çinko: Meyve tutumu ve gelişimi için kritik öneme sahip ikili kombinasyon. Ziraat odaları aracılığıyla yüzde 50 indirimli satış Piyasa şartlarına göre yüzde 50 daha uygun fiyatla çiftçiye ulaştırılan bu gübrelerin satışı, ziraat odaları üzerinden gerçekleştiriliyor. Yüzde 50 hibeli gübre, savaş nedeniyle ciddi oranda girdi maliyetleri yükselen çiftçilerden büyük ilgi görüyor. Üreticiler, indirimin yanı sıra denedikleri gübrelerin piyasadakilere göre daha kaliteli olduğunu belirterek, verim üzerinde doğrudan olumlu etkisi bulunduğu için de özellikle almak istediklerini kaydetti. "TARIM VE GIDA BİRİNCİ ÖNCELİĞİMİZ" Kırsal kalkınmaya verdikleri önemi vurgulayan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için tüm imkanları seferber ettiklerini belirtti.Küresel gelişmelerin ve artan maliyetlerin çiftçi üzerindeki yükünü hafifletmek istediklerini ifade eden Başkan Bozbey, şunları söyledi. "Fide, fidan, gübre, mazot ve sulama hortumu gibi temel girdilerde çiftçimizin yanındayız. Tarımsal üretimin devamlılığı bizim için hayati önem taşıyor. Gıda güvenliği ve tarım, belediyecilik vizyonumuzun birinci önceliğidir. Kırsalda üretimi güçlendirmek adına elimizden gelen tüm desteği vermeye devam edeceğiz."

Karacabey Ovası'nda turfanda karpuz ekimi başladı Video Galeri

Karacabey Ovası'nda turfanda karpuz ekimi başladı

     Bursa'nın sebze üretimiyle önde gelen ve verimli topraklarıyla bilinen Karacabey Ovası'nda turfanda karpuz ekimleri başladı. Karacabey Ziraat Odası 2. Başkanı Ramazan Düzen, ocak ve şubat yağışlarının iyi olduğunu belirterek, birçok bölgede tarım alanlarının sular altında kaldığını hatırlattı.      Ekim ve kasım aylarında hububat ekili arazilerde yağışların faydalı olduğunu belirten Düzen, "Su altında kalmayan yerlerde gidişat güzel. Su çekilmeyen yerlerde ise zarar var ve tarlalar yeniden ekilecek. Suyun çekildiği boş tarım alanlarının sebze ekimi için uygundur. Karacabey çiftçisi yavaş yavaş sebze için tarlaya girmeye başladı" dedi.      İlk olarak turfanda karpuz ekimlerinin yapıldığını dile getiren Düzen, şöyle konuştu:      "ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaştan önce geçen yıla göre maliyetlerimiz yüzde 50'ye yakın artmıştı. Savaştan sonra biraz daha arttı. Gübre, mazot, ilaç derken ekim maliyetleri yüzde 100'e ulaştı. Bir ay önce sezona girmek isteyen çiftçiler turfanda karpuz ekiyor. Dekar maliyeti yaklaşık 40 bin lira turfanda karpuzda. 7-8 ton karpuz aldığımızı düşünerek kilogramda 5-6 lira maliyetimiz var."      Düzen, bu fiyatların üzerindeki tarladan satışlarda çiftçinin kazanabileceğine dikkati çekerek, "Yazın bu fiyatın üzerinde olsun ki kazanabilelim. Geçen yıl dekarını 5 bin liraya verdik. Karpuzda geçen yaz dekar başına 25-35 bin lira zarar oluştu. İnşallah bu yıl zarar görmeyiz ve geçen yılı telafi ederiz" diye konuştu.

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.