Hava Durumu

#Mersin

Yeni Marmara Gazetesi - Mersin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mersin haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Mersin'de Zirai Don Nöbeti Haber

Mersin'de Zirai Don Nöbeti

Mersin'in bazı bölgelerinde hava sıcaklığının gece yarısından itibaren eksiyi görmesiyle birlikte üreticiler zirai dona karşı örtü altındaki ürünlerini korumak için soba yakarak önlem almaya başladı. Domates üretimi ile ön planda olan Erdemli ilçesinde 200 rakımda termometre eksi bir dereceyi görünce yakılan sobaların başında sabaha kadar nöbet tutuldu. Türkiye'nin bir çok alanda olduğu gibi tarımda da önemli üretim merkezlerinden olan Mersin'de kış mevsiminde örtü altına üretim sürüyor. Sahil kıyısındaki ilçeler başta olmak üzere kent genelinde örtü altında domatesten salatalığa, çilekten muza kadar bir çok ürün yetiştiriliyor. Kış mevsimi nedeniyle hava durumunu yakından takip eden üreticiler ürünlerini soğuktan korumak için ise zaman zaman nöbet tutmak zorunda kalıyor. Meteorolojinin bugün için uyardığı soğuk hava ve zirai don nedeniyle termometreler sıfırı görmeden hazırlıklarını tamamlayan üreticiler, sobaları yaktı sabaha kadar nöbet tuttu. Erdemli ilçesinde domates üretiminin yoğun olarak yapıldığı Üçtepe Mahallesi'nde de gece yarısından itibaren etkisini gösteren soğuk hava nedeniyle seralarda sobalar yakılarak önlem alındı. Dışarısının eksi birleri gördüğü bugünde üreticiler, içerideki sıcaklığı 3 derecenin altına düşürmedi. Üreticilerden Hatice Çelik, "Biz burada şuanda sebzelerimiz üşümesin diye sobalarımızı yakıyoruz. Domateslerimiz zarar görmesin diye sabaha kadar bekliyoruz. Ben evimizin yanındaki seralarımızdaki sobaları yakıyorum. Çocuklarımda Köşkerli civarındaki seraları yakıyor. Böylece birbirimize yardım ediyoruz" dedi. "Seraların ısısını en az 3-4 derecede tutmamız gerekiyor" Üçtepe Mahalle Muhtarı Mehmet Koç ise meteorolojinin uyarısıyla mahallesinde ele ele vererek zirai don nöbeti tutuklarını söyledi. Mahalle halkının yüzde 80'inin domates üreticiliği yaptığına değinen Koç, "Özellikle meteorolojinin bilgi vermesiyle örtü altı üreticilerimiz sabaha kadar zirai don nöbeti tutuyor. Sobaları yakmadığımız takdirde kalitelerimiz bozuluyor, zarar ediyoruz. Onun için çiftçilerimizle ayaktayız, nöbet tutuyoruz. Seraların ısısını en az 3-4 derecede tutmamız gerekiyor. Vatandaşımızın zirai donla ilgili zarar görmemesi için elimizden gelen desteği veriyoruz, uyarıyoruz kendilerini. Onlarda bilinçli çiftçi oldukları için sobalarını yakıp sabaha kadar nöbet tutuyorlar" diye konuştu. Zirai don riskinin Perşembe günü sabah saatlerine kadar devam etmesinin beklendiği bildirildi.

Doktor çift, yapay zeka destekli sağlık takip sistemi geliştirdi Haber

Doktor çift, yapay zeka destekli sağlık takip sistemi geliştirdi

Mersin'de tıp fakültesinden itibaren birlikte olan 3 çocuklu doktor çiftin geliştirdiği giyilebilir ve akıllı cihazlarda kullanılabilen yapay zekalı sağlık takip sistemi sayesinde erken müdahale hayat kurtaracak. Sinir Cerrahisi Uzmanı Operatör Dr. Ömer Neşet Kişi ile Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Seda Kişi çiftinin Adana'da tıp fakültesinde başlayan birliktelikleri 25 yıldır hem evde hem de iş hayatında sürdü. Şu anda Mersin'de hizmete giren Clinicia Entegre Sağlık Yaklaşımları Merkezi'nde görev yapan 3 çocukları olan doktor çift, bu süreçte hem sevinçleri hem de üzüntülerini birlikte yaşadı. Öğrencilik döneminde babasını kalp krizi nedeniyle kaybeden Op. Dr. Ömer Neşet Kişi ile eşi Uzm. Dr. Seda Kişi birlikte uzun yıllar çalışarak geliştirdiği teknolojiyi yapay zeka ile destekleyerek yazılımsal programla hayat kurtaran sağlık takip sistemine çevirdi. Kalp hastası annesini ilk denek olarak kullanan Op. Dr. Ömer Neşet Kişi ve eşinin geliştirdiği sistem sayesinde özellikle risk altındaki hastalara anında müdahale imkanı sağlarken, kazanılan zamanla birlikte ciddi sağlık harcamalarının düşürülmesine de önemli bir katkı sağlaması hedefleniyor. Eşiyle çocuk yaşlardan beri beraber olduklarını belirten Uzman Dr. Seda Kişi, "17 yaşından beri hem öğrenim hem mesleki hayatımız boyunca birlikte hareket ettik. Şimdi de yeni iş alanında ve yeni yapacağımız konular üzerinde de birlikte çalışıyoruz" dedi. Eşiyle birlikte geliştirdikleri projeyi çocuklarının takibinde de kullanan Uzm. Dr. Seda Kişi, "Aslında buradaki amaç genel olarak tüm insanlara destek olabilecek bir oluşum sağlamaktı. Bir anne olarak ben de çocuklarımı takip etme konusunda biraz endişeliyim. O yüzden büyüklerimizi takip ederken onlardan emin olurken, aynı zamanda evlatlarımızın da sağlığından da emin olmak istiyoruz. Bu sistem burada da en çok belki de anneleri rahatlatacak. O açıdan da bunu oluşturulup ilk olarak kendi çocuklarım da deniyorum olmaktan çok mutlu oldum" diyerek sözlerini tamamladı. "Bu benim çocukluk hayalimdi" Çocukluğunda yaşadığı acı ve bugüne kadar yaptığı çalışmalardan bahseden Op.Dr. Ömer Neşet Kişi ise, "Ben babamı çok erken yaşlarda bir kalp hastalığı yüzünden kaybettim. Zaten o zaman yeni tıp fakültesine başlamıştım. Bu tarz sıkıntılı bir hadiseyi yaşamış doktor olarak yıllar içerisinde özellikle insanları uzaktan takip edecek onlara erken müdahale imkanı sunabilecek bir sistem üzerine çok kafa yorduk. Bu benim aslına bakarsanız çocukluk hayalimdi diyebiliriz. Eşim Seda ile birlikte bu hayali çok farklı noktalara getirdik. 2022 yılında bir dijital sağlık platformu kurmak üzere yola çıktık ve kendi teknoloji şirketimizi kurduk. Bu şirket üzerinden de özel özellikle riskli hastaların sürekli olarak uzaktan izlenebildiği yapay zeka destekli bir hasta takip platformunun üzerinde çalışıyoruz. Bu platform çok özel noktalara geldi" diye konuştu. "Sağlık teknolojileri üzerine entegre olabilen bir sistem kurduk" Şu anda ilk testlerde denek olarak annesini kullandığına dikkat çeken Op.Dr. Kişi, rahatsızlığı bulunan kendi annesinin özellikle kalp atışlarını sürekli olarak takip eden kendilerinin geliştirdiği sağlık sistemiyle izlediğini vurguladı. Op.Dr. Kişi, "Özellikle kalp hastalıkları, eklem hastalıkları, epilepsi ve şuur kaybı gibi düşme ihtimali olan hastalıkların artması ile sürekli olarak büyüklerimizi ve risk altındaki yakınlarımızı düşünüyoruz. Hatta bazen bu düşünceyle günlük hayatımızda yapmamız gereken şeyleri yapamaz oluyoruz. Onların yalnız kaldıkları anda sürekli yanlarında olamadığımız zaman güvenli olduklarını bilmek istiyoruz. Tüm sistem de bunun üzerine kurulu. Bu sistemin tamamı bizim kendi Mersin'deki merkezimizde dijital sağlık sistemi tarafından takip ediliyor. Normal şartlar altında standart bir kalp hastası akşamleyin yolda yürürken birdenbire ritim bozukluğu değiştirirse ve düşecek olsa belki saatler sonra bulunabilir. Ya da bir hasta aniden şuurunu kaybettiği zaman cep telefonuna ulaşım sağlayıp yakınlarını arayamıyor olabilir. Evde yalnız başına kalça protezi olan ve yakın zamanda ameliyat olmuş bir hasta sadece su almak için kalktığında düştüğünde çevresindeki hiçbir iletişim aracına saatlerce ulaşamayabilir. İşte böyle durumlarda onlardan alınacak verileri acil durum sinyali olarak yapay zeka destekli bilgisayar sistemimize ulaştıran tamamen giyilebilir mevcut elimizdeki sağlık teknolojileri üzerine entegre olabilen bir sistem kurduk. Biz hastayla ilgili alarm durumlarında hastanın kötüleşeceğine bazen önceden yapay zeka destekli sistemlerle anlayarak ya da o anda kötüleştiği anda yakınlarının hiç bunlardan haberi yokken onun bulunduğu konuma müdahale ekipleri yollayarak onların güvenli olmasını sağlıyoruz" ifadelerini kullandı. "İlk deneğimiz annem, test aşamasında bin civarında kullanıcı var" İlk deneklerinin annesi olduğunu hatırlatan Op. Dr. Kişi, "Annemin bir kalp rahatsızlığı var, ben şu anda sürekli olarak kendi sisteminin benden bağımsız onu takip ettiğini bilerek kendimi çok daha güvende hissediyorum. Şu anda test aşaması olan sistemiz bin civarında kullanıcı var. Bunlardan da yaklaşık 100 civarında kullanıcı aktif bir şekilde test ediliyor. Mevcut muayenehane yönetim sistemlerine entegre olabilen bu sistemde yaklaşık 11 bin hastalık bir veri toplama olanağı bulduk. Sadece kötüleşen hastaları değil hastaların yaşam standartlarındaki bozulmalarla geleceğe yönelik kötüleşme ihtimallerini dahi onlara söyleyip çeşitli önerilerde bulunabilecek bir sağlık platformu üzerinde çalışıyoruz" diye konuştu. Geliştirilen sistem akıllı cihazlara entegre edilebiliyor Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Projesi olarak kendi akıllı sistemleri ve giyilebilir cihazlarını geliştirmekte olduklarının altını çizen Kişi, halihazırda hem Android hem İOS'un kullanıldığı cep telefonlarından akıllı saatlere kadar sağlık takip sistemlerinin entegre olabildiğini söyledi. Kişi, "Bu sistemlerden aldığımız veriler bizler açısından çok kıymetli. Hastanın yaşamı ve acil durumlarıyla ilgili ipuçları veriyor. Bunları tekrar yapay zeka süzgecinden geçirerek müdahale edebiliyoruz" şeklinde konuştu. Proje sağlık harcamalarını da düşürecek Geliştirdikleri projeyle özellikle sosyal güvenlik sistemi üzerindeki maliyetler ve sağlık harcamalarını çok ciddi derecede azaltacağını düşündüklerinin de altını çizen Kişi, "Basitçe özetlemek gerekirse, bir sebepten dolayı kalbi durmuş hastaya 4 dakika sonra müdahale etmekle 34 dakika sonra müdahale etmek arasında muazzam bir fark vardır. Bu arada iç organları ya da beyni hasar görmüş yoğun bakıma hassas haline gelmiş ve aylarca hatta bazen yıllarca bakım hastası durumdaki bir hasta hem kendisine hem devlette hem de yakınlarına çok ciddi anlamda maddi bir yük getirecektir. Bu yük belki sevdikleri tarafından büyük bir sevgiyle karşılanacaktır ama normal şartlar altında çok daha erken müdahale edilen bir hastada hem nöroloji hasar olmadan hem vücutta organlarda hasar olmadan normal hayatında göndermek yoğun bakım sürecini azaltmak hem sosyal güvenlik kurumları açısından hem hasta ve hasta yakınları açısından çok kazançlı bir durum da ortaya çıkaracaktır bizlerin üzerindeki vergi yükünü de azaltacaktır" diyerek açıklamasını bitirdi.

İşçinin 3 saatte yapacağı işi dron sıfır zayiatla 30 dakika yapıyor Haber

İşçinin 3 saatte yapacağı işi dron sıfır zayiatla 30 dakika yapıyor

Türkiye'nin tarımda önemli üretim merkezlerinden Mersin'de dronla yapılan gübreleme ve ilaçlama çalışmaları çiftçinin hem maliyetini düşürmeye, hem de ürün zayiatını sıfıra indirerek önemli bir katkı sağlamaya başladı. Çukurova'nın bereketli topraklarında ekilen ürünler, son yıllarda dron teknolojisiyle ilaçlanıp gübrelenmeye başladı. Bu sayede tarlaya işçi girmeden yapılan uygulamalar, yeni ekilen veya boy atma aşamasında olan ürünlerin ezilmesini önleyerek verimliliğin de artmasını sağladı. Adana'dan Mersin'e kadar bir çok tarlada dronla ilaçlama ve gübreleme uygulamaları gerçekleştirilirken, hem zaman hem üründen kazançlı olan üreticiler durumdan memnun olduklarını ifade etti. Bu çerçevede Mersin'in Tarsus ilçesinde bulunan 200 dönümlük pırasa tarlasında dronla gübreleme çalışması gerçekleştirildi. 50 kilo taşıma kapasiteli dronlara yüklenen gübreler, kısa sürede ve dengeli şekilde araziye uygulandı. 2 işçinin 3-4 saatte yapabileceği işi yarım saatte yapan dronun dönüm başına üreticiye ise yaklaşık 120 TL civarında maliyeti olduğu öğrenildi. "Dron bizim için iyi" İnsan gücüyle gübrelemenin zor ve riskli olduğunu belirten üreticilerden Cahit Çiçek dron kullanımının büyük avantaj sağladığını söyledi. Çiçek, "İnsan gücü yerine dronla gübre atmak daha iyi. Dron olmasa gübreyi bu şekilde dengeli atamayız. Kaç kilo dersek ona göre ayar yapılıp, atlıyor. Dron bizim için maddi olarak da iyi, malımız ezilmiyor, düzgün bir şekilde gübre atılıyor. İşçi içine giremez, girse malı bozar" dedi. İşçinin 3 saatte yapacağı işi dron sıfır zayiatla 30 dakika yapıyor Dron pilotu Serkan Balaban ise yaklaşık 4 yıldır çiftçilere dronla ilaçlama ve gübreleme hizmeti verdiğini anlattı. Balaban, "İlaçlamada zaman tasarruf yanı sıra maddi açıdan çok ciddi tasarruf oluyor. En önemlisi ürünlerin ezilmemesi. Şimdi biz maddi boyutuna girdiğimiz zaman ürün zayiatında hiçbir zaman bahsetmiyoruz. Ama en büyük maliyet oluşumu ürün zayiatında çıkar. Fiyat farkı bir, ikincisi süre. Kısaca 20 dekarlık bir ilaçlama dron ile 20 veya 30 dakikada bitirecekken, 2 işçi girmiş olsa yaklaşık olarak 3 veya 4 saatte bitirebilir" diye konuştu. Zaman ve ürün zayiatı sıfır olması nedeniyle dron ile gübreleme ve ilaçlama gibi işlerin avantajlı olduğunun altını çizen Balaban ayrıca, Türkiye genelinde tarım arazilerinin geçen yıl yalnızca yüzde 8'inin dronla ilaçlandığını, bu alanda daha fazla yaygınlaşmaya ihtiyaç olduğuna dikkat çekti.

Mersin'de milyarlık vurgun: Bakan Yerlikaya detayları paylaştı Haber

Mersin'de milyarlık vurgun: Bakan Yerlikaya detayları paylaştı

Mersin'de polisin 1 milyar 180 milyon TL işlem hacmi bulunan 'Change Araç" çetesine yönelik düzenlediği operasyonda yakalanan 18 şüpheliden 14'ü tutuklandı. Alınan bilgiye göre, Cumhuriyet Başsavcılığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Başkanlığı koordinasyonunda, Mersin İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube ekipleri Change Araç" çetesine yönelik çalışma yaptı. Ekiplerin çalışmasında 18 şüpheli belirlendi. Şüphelilerin yurt dışından kaçak yollarla yurda getirilen araçların şasi numaralarını 'Ağır Hasarlı' araçların şasi numaralarıyla değiştirerek, ağır hasarlı araçları tamir edilmiş gibi gösterip trafiğe çıkardıkları, ayırca çalıntı, gümrük kaçağı ve hacizli yakalamalı araçları parçalayıp, yedek parça olarak piyasaya sürdükleri tespit edildi. Şüphelilerin hesaplarında 1 milyar 180 milyon TL işlem hacmi de tespit eden polis operasyon yaptı. Operasyonda 18 şüpheli yakalandı, belirlenen 27 adet araca ise el konuldu. Emniyette ifadesi alınıp adliyeye sevk edilen 18 şüpheliden 14'tutuklandı, 4'ü adli kontrol şartı ile serbest kaldı. Bakan Yerlikaya operasyonla ilgili bilgi verdi İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya operasyonla ilgili yaptığı açıklamada:" Mersin'de "Change Araç" çetesine yönelik Polisimiz tarafından düzenlenen operasyonumuzda aralarında 1 Milyar 180 Milyon TL işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık.14 şüpheli tutuklandı, 4 şüpheli hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. 27 adet araca el konuldu. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığımız ile EGM Asayiş Daire Başkanlığımız koordinasyonunda, Mersin Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalar sonucu yurt dışından kaçak yollarla ülkemize getirilen araçların şasi numaralarını "Ağır Hasarlı" araçların şasi numaralarıyla değiştirerek, ağır hasarlı araçları tamir edilmiş gibi gösterip trafiğe çıkardıkları, çalıntı, gümrük kaçağı ve hacizli yakalamalı araçları parçalayıp, yedek parça olarak piyasaya sürdükleri tespit edildi. Vatandaşlarımız ikinci el araç satın alırken çok dikkatli olmalı, aracı iyi kontrol ettirmelidir. Şüpheli bir durum varsa lütfen hemen 112 Acil Çağrı Merkezimize bildirin biz gereğini yapalım. Valimizi, Cumhuriyet Başsavcılığımızı, İl Emniyet Müdürlüğümüzü ve emeği geçenleri tebrik ediyorum" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.