Hava Durumu

#Mücadele

Yeni Marmara Gazetesi - Mücadele haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mücadele haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Şehit aileleri ve gazilerin Çanakkale çıkarması Haber

Şehit aileleri ve gazilerin Çanakkale çıkarması

Bursa ve İstanbul şubelerinin ortaklaşa düzenlediği program kapsamında şehit aileleri ve gaziler, Çanakkale ve Gökçeada'yı ziyaret etti. Katılımcılar, Çanakkale Savaşları'nın yaşandığı tarihi alanları gezip şehitliklerde dua etti. Geziye ilişkin değerlendirmede bulunan AŞAV Bursa Şube Başkanı Mehmet Akar ve İstanbul Şube Başkanı Muhammet Koç, programın şehit aileleri ve gaziler açısından büyük anlam taşıdığını belirtti. Akar ve Koç, Çanakkale ve Gökçeada'da üç gün boyunca tarihe tanıklık ettiklerini ifade etti. Akar ve Koç yaptıkları ortak açıklamada, "Bu gezi bizim için şehit ailelerimiz ve gazilerimiz için çok anlam ifade ediyor. Ülkemizin tarihinde bir dönüm noktası olan Çanakkale'de ve Gökçeada'da üç gün boyunca kahramanca yazılan destana şahit olduk. Şehit ailelerimiz ile birlikte dünyaya varlığımızı ispatlayan kahraman ecdadımızı ve aziz şehitlerimizi ziyaret ederek duygu dolu bir zaman yolculuğu yaptık" dedi. "Vatanımızın her karışında aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin hatırası var" diyen Akar ve Koç, "Bizler AŞAV olarak bu vatan için şehadet makamına ulaşan şehitlerimizin emanetleri ve kahraman gazilerimiz için ömrümüzün sonuna kadar mücadele edeceğiz. Onların yanında ve hizmetinde olacağız" ifadelerini kullandı. AŞAV yöneticileri, program kapsamında kendilerini ağırlayan vakfın Onursal Başkanı Bülent Ayli ile Çanakkale Şube Başkanı Emine Kızılay'a teşekkür etti.

Mudanya Triatlonu'nda azmin adı Muhammed Ali Aydın Haber

Mudanya Triatlonu'nda azmin adı Muhammed Ali Aydın

Mudanya'da 19-20 Eylül tarihlerinde düzenlenen 2026 Türkiye Triatlon Kupası finalinde paratriatletler de mücadele etti. Erkekler PTS2 kategorisinde yarışan Muhammed Ali Aydın, yüzme, bisiklet ve koşu etaplarından oluşan parkurda mücadele etti. Doğuştan bir kolu ve iki bacağı bulunmayan Aydın, spora olan tutkusu ve mücadelesiyle triatlonun ilham veren isimleri arasında yer alıyor. Daha önce yüzme branşında Türkiye şampiyonlukları bulunan Aydın, triatlonda da önemli hedefler doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. Yarış boyunca parkuru tamamlamak için büyük çaba gösteren Aydın, mücadelesini başarıyla tamamladı. Aydın, parkuru tamamlamasının ardından madalyasını Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç'ın elinden aldı. Yarış sonrasında değerlendirmelerde bulunan Aydın, triatlon sporuna olan ilgisini ve hedeflerini anlattı. Spora başladığı süreçten bahseden Aydın, karşılaştığı zorluklara rağmen çalışmalarını sürdürdüğünü ve Mudanya'daki yarışın kendisi açısından önemli bir deneyim olduğunu ifade etti. Triatlonun yalnızca derece elde etmekten ibaret olmadığını vurgulayan Aydın, hedefinin kendisini geliştirmek ve daha büyük organizasyonlarda mücadele etmek olduğunu belirtti. Türkiye'nin farklı kentlerinden sporcuların katıldığı organizasyonda Aydın'ın mücadelesi, yarışın dikkat çeken anları arasında yer aldı. Mudanya'daki parkuru tamamlayan Aydın'ın mücadelesi, azim, kararlılık ve spor sevgisinin öne çıktığı anlara sahne oldu.

Bursaspor Deplasmanda Güldü Haber

Bursaspor Deplasmanda Güldü

Bursaspor, Kayserispor deplasmanında çıktığı zorlu mücadeleden 2-1’lik galibiyetle ayrılarak hanesine çok değerli 3 puanı yazdırdı. Baştan sona büyük mücadeleye sahne olan karşılaşmada iki takım da galibiyet için sahaya çıkarken, özellikle maçın son bölümlerinde yaşanan heyecan futbolseverlere unutulmaz anlar yaşattı.Yeşil-beyazlı ekip, deplasmanda olmasına rağmen karşılaşmaya yüksek mücadele gücüyle başladı. Oyunun belirli bölümlerinde topa daha fazla sahip olan Bursaspor, rakip kalede tehlikeli pozisyonlar üretmeye çalıştı. Kayserispor ise kendi sahasında oynamanın avantajını kullanarak Bursaspor kalesine etkili ataklarla gitmek istedi. Karşılaşmaya Yoğun Tempo Damga Vurdu Mücadelenin ilk dakikalarından itibaren iki takımın da oyunun kontrolünü eline geçirmek istemesi dikkat çekti. Orta sahada yaşanan ikili mücadeleler nedeniyle karşılaşmanın temposu zaman zaman oldukça yükseldi.Bursaspor, özellikle hücum geçişlerinde etkili olmaya çalışırken, Kayserispor savunmasının arkasına atılan toplarla pozisyon aradı. Yeşil-beyazlı futbolcuların rakip yarı sahadaki baskısı, ev sahibi ekibin oyun kurmasını zaman zaman zorlaştırdı.Kayserispor ise taraftarının desteğini arkasına alarak oyunun kontrolünü ele geçirmek istedi. Ev sahibi ekip, Bursaspor savunmasını zorlayan ataklar geliştirirken yeşil-beyazlı savunma oyuncuları kritik müdahalelerle rakibin gol yollarındaki etkinliğini azaltmayı başardı. Bursaspor Aradığı Golü Buldu Karşılaşmanın ilerleyen dakikalarında Bursaspor, geliştirdiği organize ataklardan birinde aradığı golü bulmayı başardı. Yeşil-beyazlı takımın golüyle birlikte maçın dengesi de değişti.Golün ardından Kayserispor beraberlik için daha fazla risk almaya başladı. Ev sahibi takımın hücumdaki baskısını artırmasıyla birlikte Bursaspor zaman zaman kendi yarı sahasına çekilmek zorunda kaldı.Bursaspor ise savunmada kalmak yerine kazandığı toplarla hızlı hücumlara çıkarak ikinci golü aradı. Karşılaşmanın bu bölümü adeta iki takımın da karşılıklı hamlelerine sahne oldu. Kayserispor Pes Etmedi Skor dezavantajına düşen Kayserispor, beraberlik golünü bulabilmek için oyunun temposunu artırdı. Özellikle rakip yarı sahada daha fazla oyuncuyla bulunan ev sahibi ekip, Bursaspor savunması üzerinde baskı kurmaya çalıştı.Kayserispor’un baskısı sonucunda maç yeniden büyük bir çekişmeye sahne oldu. Bursasporlu futbolcular ise rakibin ataklarına karşı takım halinde mücadele ederek skor avantajını korumaya çalıştı.Karşılaşmanın ilerleyen bölümünde Kayserispor aradığı golü bularak skoru yeniden dengeledi. Bu golle birlikte mücadele adeta yeniden başladı. Her iki takım da galibiyet için daha fazla risk almaya başladı. Bursaspor’dan Galibiyet Golü Skorun eşitlenmesinin ardından Bursaspor, oyundan kopmadı. Yeşil-beyazlı ekip, rakibin savunmada verdiği boşlukları değerlendirmek için hücumlarını sıklaştırdı.Bursaspor'un baskısı sonucunda yeşil-beyazlı ekip bir kez daha gol sevinci yaşadı ve skoru 2-1’e getirdi.Bu golün ardından karşılaşmanın tansiyonu daha da yükseldi. Kayserispor beraberlik için tüm hatlarıyla Bursaspor kalesine yüklenirken, yeşil-beyazlı ekip ise skoru korumak ve deplasmandan 3 puanla ayrılmak için büyük bir mücadele ortaya koydu. Son Dakikalar Nefes Kesti Maçın son bölümü adeta nefesleri kesti. Kayserispor, kendi sahasında puan kaybetmemek adına baskısını artırırken Bursaspor savunması kritik anlarda önemli müdahalelerde bulundu.Yeşil-beyazlı futbolcular, rakibin üst üste geliştirdiği ataklarda takım savunmasını başarıyla uyguladı. Orta saha oyuncuları da savunmaya destek vererek Kayserispor’un ceza sahasına rahat şekilde girmesini engellemeye çalıştı.Bursaspor ise kazandığı toplarla hızlı hücumlara çıkarak üçüncü golü bulmanın yollarını aradı. Ancak kalan dakikalarda başka gol olmayınca karşılaşma Kayserispor 1-2 Bursaspor şeklinde sona erdi.Son düdüğün ardından Bursasporlu futbolcular büyük sevinç yaşadı. Deplasmanda alınan galibiyet, yeşil-beyazlı camiada da büyük mutluluk oluşturdu. Bursaspor’dan Karakterli Performans Bursaspor'un Kayserispor karşısında aldığı galibiyetin en dikkat çekici noktalarından biri, takımın skorun değiştiği anlarda oyun disiplininden kopmaması oldu.Yeşil-beyazlı ekip, rakibin baskı kurduğu bölümlerde savunma direncini korurken, hücum fırsatlarını da değerlendirmeyi başardı. Özellikle maçın kritik anlarında ortaya konulan mücadele, Bursaspor'un galibiyetinde önemli rol oynadı.Deplasmanda alınan 2-1’lik sonuç, sadece 3 puan anlamına gelmezken takımın özgüveni açısından da önemli bir kazanım olarak değerlendirildi. Taraftarlardan Büyük Destek Bursaspor taraftarları da karşılaşma boyunca takımlarını yalnız bırakmadı. Deplasmanda mücadele eden yeşil-beyazlı futbolcular, maç boyunca taraftarlarının desteğini arkasında hissetti.Son düdüğün ardından gelen galibiyet ise taraftarların sevincini artırdı. Bursaspor camiasında alınan 2-1’lik galibiyetin mutluluğu yaşanırken, gözler artık sezonun bundan sonraki bölümüne çevrildi. Gözler Gelecek Maçlarda Kayserispor karşısında aldığı galibiyetle moral depolayan Bursaspor, önündeki karşılaşmalara daha yüksek bir motivasyonla hazırlanacak.Yeşil-beyazlı takım, deplasmandan aldığı 3 puanın ardından istikrarını sürdürmek ve başarılı sonuçlar almaya devam etmek istiyor. Teknik ekip ve futbolcuların hedefi, Kayserispor karşısında elde edilen galibiyetin devamını getirmek.Bursaspor açısından büyük önem taşıyan mücadele, 2-1’lik deplasman galibiyetiyle tamamlandı. Yeşil-beyazlı ekip, zorlu Kayserispor deplasmanından 3 puanla dönerek taraftarlarına önemli bir galibiyet armağan etti. Maç Sonucu Kayserispor 1-2 Bursaspor Bursaspor, Kayseri deplasmanında aldığı 2-1’lik galibiyetle sahadan 3 puanla ayrıldı.

Hastalığını unuttu, alevlere koştu...65 yaşındaki Hanife Teyze alevlerin önüne geçti Haber

Hastalığını unuttu, alevlere koştu...65 yaşındaki Hanife Teyze alevlerin önüne geçti

Yangının ormanlık alana sıçramaması için var gücüyle mücadele eden Hanife Teyze'nin yardımına kısa sürede Büyükşehir itfaiye ekipleri yetişti. Yangının ardından kendisini ziyaret eden itfaiye amiri Fatih Kılıç'ı kapıda gören Hanife Tiryaki duygu dolu anlar yaşadı. Fethiye Köyü'nde önceki gün anızda başlayan yangın, rüzgarın da etkisiyle büyüyüp ormana sıçradı. Alevleri gören 65 yaşındaki Hanife Tiryaki, ormanın yok olmaması için hiç düşünmeden müdahale etti. KOAH hastalığını unuttu, alevlerin üzerine yürüdü KOAH hastası olmasına rağmen hastalığını bir kenara bırakan Hanife Teyze, yangını söndürmek ve alevlerin ilerlemesini engellemek için var gücüyle çalıştı. O sırada bölgeye ulaşan itfaiye ekipleri yangına müdahale ederek alevleri kısa sürede kontrol altına aldı. Yangına 2 uçak, 4 helikopter, 8 arazöz, 2 su tankeri. 2 dozerle müdahale edilirken, ormana sıçraması da önlendi. Dumandan yüzü kapkara oldu Yangın sırasında Hanife Tiryaki'nin gösterdiği mücadeleyi gören Bursa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı'nda görevli itfaiye amiri Fatih Kılıç, yüzü simsiyah olan yaşlı kadının yanından ayrılmadı. Ekipler, yangının ardından Hanife Teyze'yi evine bıraktı. Olaydan sonra kapısı çalındı, karşısında itfaiye amirini gördü Yangının ardından Hanife Tiryaki'yi unutmayan itfaiye amiri, yaşlı kadına teşekkür etmek için evinde ziyaret etti. Kapıyı açtığında karşısında itfaiye amiri Fatih Kılıç'ı gören Hanife Teyze, onu sarılarak karşıladı. İkili arasındaki samimi sohbet, o gün yaşananları yeniden hatırlattı. Yangın anlarını anlatan Hanife Tiryaki, "Ormanların yandığını görünce dayanamadım. Ben KOAH hastasıyım ama ne yapayım, öyle yangını görünce dayanamadım. Hastalığımı unuttum, var gücümle müdahale ettim. İtfaiye ekipleri Hızır gibi yetişti" dedi. İtfaiye amirinin ziyaretinden büyük mutluluk duyduğunu belirten Hanife Teyze, "Bizi çocukluğumuzu hatırlattı" ifadelerini kullandı. 65 yaşındaki Hanife Teyze'nin hastalığına rağmen yangına karşı verdiği mücadele ve ardından itfaiye amiriyle yaşadığı buluşma, görenlerin yüzünde tebessüm oluşturdu.

HAK-İŞ Başkanı Arslan: "Türkiye'nin bütün meydanları Taksim Meydanı'dır" Haber

HAK-İŞ Başkanı Arslan: "Türkiye'nin bütün meydanları Taksim Meydanı'dır"

HAK-İŞ Konfederasyonu 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü'nü; Bursa ili Gökdere Meydanı'nda kutladı. 1 Mayıs temasını "Birlik, Mücadele, Dayanışma ve Savaşa Hayır" olarak belirleyen HAK-İŞ'in kutlama programına Bursa başta olmak üzere, Yalova, Bilecik, Kocaeli, Sakarya, İstanbul, Balıkesir, Düzce, Eskişehir, Kütahya, Çanakkale, Bolu, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli, Karabük illerinden katılım sağlandı. Yaklaşık 15 bin kişinin katılım sağladığı programda vergide adalet, hayat pahalılığıyla mücadele, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması, mevsimlik-geçici ve kampanya işçilerinin sorunlarının çözümü, mutlak iş güvencesi ve adil bir emeklilik sistemi gibi birçok konu ele alındı. Ayrıca Gazze başta olmak üzere İran, Sudan ve Lübnan'da sivillerin hedef alındığı saldırılar da kınandı.HAK-İŞ'in 1 Mayıs kutlamalarına Sudan İşçi Sendikaları Federasyonu (SWTUF) Genel Başkanı Abdülkadir Sırrulhatme de katılım sağladı. Bu çerçevede, Sudan halkının egemenlik haklarına ilişkin birlik ve dayanışma mesajları verildi. Program, belediye işçilerinden oluşan müzik grubu olan 'Grup Şantiye' tarafından verilen konser ile başladı. "Sudan'ın mücadelesini, SWTUF mücadelesini güçlü bir şekilde destekliyoruz" Programda bir konuşma gerçekleştiren HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, HAK-İŞ'in uluslararası bir sivil toplum örgütü olduğunu belirterek, sadece Türkiye'de değil tüm dünyada haksızlığa uğrayan insanların yanında olduklarının altını çizdi.Bu çerçevede Sudan'daki iç savaşa değinen Arslan, Hızlı Destek Kuvvetleri adlı örgütün Sudan halkına soykırım uyguladığını ve sivil halka karşı katliam gerçekleştirdiğini dile getirdi. Arslan, "Bugün yaşananlara karşı sesimizi yükseltmezsek bu hainler, bu emperyalist güçler üstümüze üstümüze geliyor. Onun için SWTUF ile beraber yaklaşık 8 yıldır darbecilere karşı mücadele ettik. SWTUF'un genel merkezinin yeniden açılması için destek olduk. Sudanlı kardeşlerimiz 15 Temmuz'dan sonra ülkemize gelip Ankara Kızılay'daki mitingimize katıldı. Abdulkadir bey de bu mitinge katılarak Türkiye'nin yanında olduğunu ifade ettiler. Bir taraftan ülkeyi emperyalistlere peşkeş çeken alçaklar varken bir tarafta bizimle beraber yürüyen Sudan halkı vardı. Onun için bu meydandan Sudan'ın mücadelesini, SWTUF mücadelesini güçlü bir şekilde desteklediğimizi ifade edelim" şeklinde konuştu. "İkinci Sumud inşallah Gazze'nin kurtuluşunun habercisi olacak" Arslan, HAK-İŞ olarak Gazze ile bağlarını koparmadıklarını da söyleyerek, bu çerçevede Gazze ve Filistin için mücadeleye davam edeceklerini bildirdi. Bu kapsamda Gazze'ye yardım için yola çıkan Sumud Filosu'na selam gönderen Arslan, "Gazze'deki zulümlerin dünya tarafından yakından görülebilmesi için insani yardımların rahat gidebilmesi için yola çıkan Sumud Filosu'nda bizim de bir kardeşimiz o mücadelenin içinde yer alıyor. Fatma Zengin kardeşimize buradan bir kez daha selam gönderiyoruz. Allah onun yardımcısı olsun. Sumud bizim hayallerimizi temsil ediyor. Sumud Gazze'nin ufuklarında yeni bir güneş doğmasını temsil ediyor. Sumud ateşkesin gerçekten sağlanmasını, barışın mutlaka gelmesini, başkenti Kudüs olan bağımsız özgür bütün dünyanın tanıdığı bir Filistin Devleti kurulması için önemli bir meşale yaktı. Birinci Sumud ile Filistin'de, Gazze'de ateşkesi şeklen de olsa başardık. İkinci Sumud inşallah Gazze'nin kurtuluşunun habercisi olacak" ifadelerine yer verdi. "Bursa'ya gelişimiz HAK-İŞ'in kararıdır" HAK-İŞ olarak 2020 yılında 1 Mayıs kutlamalarını Bursa'da gerçekleştirmek istediklerini fakat pandemi nedeniyle bunu gerçekleştiremediklerinin altını çizen Arslan, "Bursa'ya borcumuz vardı. Bu meydanları doldurup Bursa'yla kucaklaşmak, Bursa'yla beraber yola devam etmek istiyorduk. Onun için 6 yıl geç olsa da ocak ayındaki yönetim kurulumuz Bursa'da 1 Mayıs etkinliklerinin yapılmasına karar verdi. Ocak ayında, yaklaşık 5 ay önce 1 Mayıs'ı Bursa'da kutlama kararı aldık. Bazı çevreler başka şeyler arıyorlar. Aramayın boşuna. HAK-İŞ bağımsız, özgür bir kuruluştur. Hiçbir kararını hiçbir yerin etkisinde kalmadan vermektedir. Onun için Bursa'ya gelişimiz HAK-İŞ'in kararıdır. İyi ki bu kararı verdik ve iyi ki buradayız" açıklamasında bulundu. Arslan, 1 Mayıs kutlamalarının sadece bir güne sığdırılamayacağını aktararak, HAK-İŞ olarak 1 Mayıs kutlamalarını 1 haftaya yaydıklarını ve çeşitli etkinlik ve programlara kutlamaya devam edeceklerini söyledi. "Türkiye'nin bütün meydanları Taksim Meydanı'dır" HAK-İŞ'in 1 Mayıs'ı ideolojik yaklaşımlara taşıyanlara karşı mücadele başlattığını söyleyen Arslan, sözlerine şu şekilde devam etti: "Türkiye'nin bütün alanları 1 Mayıs alanı. Türkiye'nin bütün meydanları Taksim Meydanı'dır. Onun için biz yaklaşık 15 yıldır Türkiye'nin her bölgesinde birlik, mücadele, dayanışma gününü kutlamaya devam ediyoruz. Taksim'e sıkıştırılmış copların, TOMA'ların, gazların kullanıldığı bir 1 Mayıs bizim için 1 Mayıs olamaz. Biz sorunlarımızı meydanlarda yüksek sesle konuşacağız. Taleplerimizi ifade edeceğiz. Birliğimizi güçlendireceğiz. Ama polisle, jandarmayla, güvenlik güçleriyle çatışarak ülkeyi kaosa götürme oyunlarını sizin sayenizde bozduk Allah'a şükür. Bugün Türkiye'nin pek çok meydanında birlik, beraberlik, kardeşlik ruhu içerisinde 1 Mayıs etkinliklerini gerçekleştiriyoruz. Ama üzüntülerimiz var. 1977 yılında 1 Mayıs'ta Taksim'deki provokasyonlarla 37 emekçi kardeşimizin çoğu ezilerek öldü, 1977 katliamının hesabı hala sorulamadı. Komisyonlar kuruldu, araştırmalar yapıldı ama ne yazık ki 1 Mayıs 77'nin failleri bulunamadı. Buradan tekrar sesleniyoruz. Bu karanlık güçler yakalanmalı." "Daha güçlü bir sendika için mutlaka iş güvencesini gerçek anlamda ülkemize kazandırmamız gerekiyor" Arslan, 1 Mayıs'taki mottolarının sorunlarını yüksek sesle ve anlaşılır bir dilde ifade etmek olduğunu kaydederek, "Buraya katılan sendikacı kardeşlerimiz mücadelesini bayraklaştırmış bugün bu meydana anlam katan değerli emekçilerimiz sorunlarımız var. Bu sorunların çözümü için taleplerimizi buradan sıralıyoruz. Sendikal örgütlenmenin önündeki en büyük engelin iş güvencesinin olmamasıdır. Onun için sendikal örgütlenmenin önündeki engeller kalkarken önce gerçek anlamda bir iş güvencesi istiyoruz. Bugünkü iş güvencesi bizi tatmin etmiyor. Bizim sorunlarımızı çözmeye yetmiyor. 17 milyon işçinin olduğu bu ülkede 2 buçuk milyon sendikalı işçi bunu hak etmiyor. Emekçiler hak etmiyor. Daha fazlasına ihtiyacımız var. Daha güçlü bir sendika için, daha güçlü bir emek hareketi için mutlaka iş güvencesini gerçek anlamda ülkemize kazandırmamız gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu. "Az kazanandan çok, çok kazanandan az vergi alınan bir sisteme itiraz ediyoruz" Vergi sistemine yönelik eleştirilerde de bulunan Arslan, sistemin değişmesi gerektiğine vurgu yaparak, "Vergide çok kazanandan ne yazık ki az, az kazanandan çok vergi alan bir yanlış gerçekten makul olmayan bir düzen var. Bu vergi sistemine itiraz ediyoruz. Bu sistem bizim taleplerimizi karşılamıyor. Düşünebiliyor musunuz? Almanya'daki bir işçi evliyse evlilik her çocuk için vergi indirimi sağlarken bizim ülkemizde ne yazık ki bunlar olmuyor. Almanya'daki bir işçi temel tüketim malları için harcadığı kalemleri vergiden düşerken ne yazık ki bizde bunlar sağlanmıyor. Aile yükümlülüklerimiz ne yazık ki dikkate alınmıyor. Önceden sekizinci ayda, dokuzuncu ayda yüzde 20'lik dilime girerken şimdi ne yazık ki dördüncü ayda yüzde 20, yedinci ayda yüzde 27'lik dilimlere giriyoruz ve bu yüzde 40'lara kadar gidiyor. Böyle bir vergi sistemine itiraz ediyoruz. Bunun değişmesi için gerçek anlamda bir vergi sistemine Türkiye'nin acilen kavuşmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Emeklilik sisteminin bu şekilde devam etmesine asla izin vermemeliyiz" Arslan, emeklilik sisteminde sorunlar olduğunu kaydederek, "Dünyanın hiçbir ülkesinde sistemde daha fazla kalarak daha az maaş alan başka bir emekli grubu yok. Bu bizim ülkemize has ne yazık ki. Hazine ve Maliye Bakanı'na gittik. Çalışma Bakanı'na gittik. Cumhurbaşkanı Yardımcısı'na gittik. Partilerin grup başkanlarına gittik. Dedik ki 'bu adaletsizliği görün.' Görüyorlar ve çözmüyorlar. Bunun bir an evvel sonuçlanması için vergi sisteminin nasıl ki değişmesini istiyorsak emeklilik sisteminin de bu şekilde devam etmesine asla izin vermemeliyiz" dedi. "Asgari ücret tespit yapısının mutlaka değişmesi gerekiyor" Asgari Ücret Tespit Komisyonu yapısının değişmesi gerektiğini kaydeden Arslan, hükümetle beraber işverenler ve işçilerin olduğu Asgari Ücret Tespit Komisyonu yapısının misyonunu tamamladığını belirtti. Mevcut asgari ücret tespit yapısının yanlış olduğunu daha önce de dile getirdiklerini ifade eden Arslan, "Dünyadaki örneklerden yola çıkalım. Asgari ücret tespit komisyonunu oluşturalım. Buna göre asgari ücret belirleyelim. Ne yazık ki hükümet Bakanımıza ifade etmemize rağmen hükümetimiz ne yazık ki Asgari Ücret Tespit Komisyonu konusunda adım atmadı. Ve işverenlerle hükümet asgari ücreti belirledi. Türkiye'ye bu yakışmıyor. HAK-İŞ olarak bunu kabul edemiyoruz. Bu yapının mutlaka değişmesi gerekiyor. İşverenlerin ve hükümetin belirlediği asgari ücret bizim asgari ücretimiz olamaz. Biz bunu kabul etmiyoruz. Buradan bir kez daha sesleniyorum; 'Sayın Bakanımız geliniz Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nu beraber oluşturalım, yeni bir yapı kuralım. Asgari ücret gerçek asgari ücret olarak belirlensin'" çağrısında bulundu. "125 bin ev işçisini sendikalarımıza üye yaptık" Arslan, Türkiye'deki kayıt dışı istihdam verilerine de değinerek, kayıt dışı istihdamda bulunan işçilerin sayısının fazla olduğunu ve bu durumun kayıtlı işletmelere karşı haksızlık doğurduğunu kaydetti. Kayıt dışı istihdama karşı harekete geçtiklerini ifade eden Arslan, "Bunun için HAK-İŞ olarak Türkiye'de 1 milyon 500 bin olan ev işçilerinin örgütlenmesi için yola çıktık. Aslında bunu devletimizin yapması gerekiyor. Kayıt dışıyla mücadeleyi devlet birinci görev yapmalı. Ama biz de yapmaya çalışıyoruz. Türkiye'deki 1 buçuk milyon kayıt dışı çalışan ev işçilerinin kayıt altına alınması için, iş kanunu kapsamına alınmaları için onların sendikalarına üye yapıyoruz. 125 bin ev işçisini sendikalarımıza üye yaptık. Bunları devam ettireceğiz" dedi. "12 Eylül 1980 öncesi kıdem tazminatımıza geri dönmek istiyoruz" Arslan, 1980 yılındaki askeri darbe sonucu sendikaların kapatılmaya zorlandığını ve birçok kazanımın geri alındığını söyledi. Alınan haklardan birinin de kıdem tazminatının yapısı olduğunu söyleyen Arslan, "Bugün biz 12 Eylül 1980 öncesi kıdem tazminatımıza geri dönmek istiyoruz. Şu hale bakın 50 yıl geçmiş kıdem tazminatımızı 50 yıl öncesinde arıyoruz. Bu gerçekten Türkiye'ye yakışmıyor" şeklinde konuştu. "Ara buluculuk sisteminin külliyen kaldırılmasını istiyoruz" Ara buluculuk sistemiyle işçilerin haklarının gasp edildiğini belirten Arslan, buna karşı olduklarını dile getirerek, "Ara buluculuk marifetiyle haklarımızın gasp edildiği bir dönem yaşıyoruz. O nedenle bugün sistemde olan ara buluculuk sisteminin külliyen kaldırılmasını istiyoruz. Haklarımızın gasp edilmesine asla izin vermeyeceğiz" açıklamasında bulundu. Arslan, özelleştirmelerin artmasının konuşulduğu bir dönemde sayısı 2 milyona yakın taşeron işçiye kadro verilmesinden ötürü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür etti. Staj ve çıraklık mağdurlarının sorunlarının giderilmesi gerektiğinin altını çizen Arslan, HAK-İŞ olarak bu konuda desteklerine devam edeceklerini kaydetti. Arslan, Türkiye'de emek hareketinin gelişiminin durduğunu söyleyerek, "Ülkemizin geleceği için bu ülkenin kaynaklarının imkanlarının potansiyelin olduğuna inanıyoruz. Ülkemizden umudumuzu kesersek başkalarının yaşadıklarını yaşarız. Biz Türkiye'nin ekonomik gücünün Türkiye'nin imkanlarının Türkiye'nin fırsatlarının emekçilerin inançlı çalışkanlığıyla Türk milletinin bu konudaki gerçekten mücadelesiyle bu sorunları aşacağımıza inanıyoruz" dedi.

İnegölspor kalecisi Bekir Sevgi 'yılın en iyi sporcusu' seçildi Haber

İnegölspor kalecisi Bekir Sevgi 'yılın en iyi sporcusu' seçildi

Faal futbolculuk kariyerini sürdürürken yazarlıkla da dikkat çeken Bekir Sevgi, kaleme aldığı "Sevgili Kale: Üç Direk Arasında Başlayan Hikâye" adlı eseriyle spor camiasında farklı bir ilke imza attı. Aktif futbolculuk yaşamına devam ederken kitap yazan isimlerden biri olan Sevgi, bu yönüyle de öne çıktı.Uzun yıllara dayanan spor hayatını eserine taşıyan başarılı file bekçisi, kitabında 27 yıllık kariyerini ve yaşam hikâyesini okuyucularla buluşturdu. "Sevgili Kale: Üç Direk Arasında Başlayan Hikâye", yalnızca bir futbol öyküsü değil; aynı zamanda azim, mücadele ve adanmışlık dolu bir yaşamın yansıması olarak değerlendiriliyor. Bekir Sevgi, bu hikâyeyi İnegöl Belediyesi’nin "Gençlik Yılı" programları kapsamında okullarda öğrencilerle buluşarak da paylaşmaya devam ediyor. Gençlerle bir araya gelen Sevgi, hem sporculuk kariyerini hem de hayat tecrübelerini aktararak ilham veriyor. Sultan Su İnegölspor Kulüp Başkanı Kani Ademoğlu ise Bekir Sevgi’nin kulüp için taşıdığı öneme dikkat çekerek, "Bekir Sevgi, yalnızca sahadaki performansıyla değil, saha dışındaki duruşu ve karakteriyle de örnek bir sporcu. Takım arkadaşlarının sevdiği, gerektiğinde bir abi, gerektiğinde ise sahada sorumluluk alan bir lider olarak öne çıkıyor. Bizler sadece sahada başarı hedefleyen bir kulüp değiliz; aynı zamanda gençlerimize örnek olan, değer üreten bir yapıyız. İnegölspor, İnegöl’ün en büyük temsil güçlerinden biridir. Bu formayı taşıyan her oyuncu da bu sorumluluğun bilinciyle hareket eder. Bekir Sevgi de hem sahadaki mücadelesi hem de yazdığı eserle bu bilinç ve vizyonun en güzel örneklerinden biri olmuştur. Kendisini bu anlamlı ödül dolayısıyla tebrik ediyor, başarılarının artarak devam etmesini diliyorum." dedi.

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.