Hava Durumu

#Müebbet Hapis

Yeni Marmara Gazetesi - Müebbet Hapis haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Müebbet Hapis haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Taksi şoförü cinayetinde kan donduran görüntüler ortaya çıktı Haber

Taksi şoförü cinayetinde kan donduran görüntüler ortaya çıktı

Olay, 9 Mart gecesi saat 22.18 sıralarında Eşrefpaşa Caddesi üzerinde başladı. Taksiye binen Doğuş Meşe (24), şoför Deniz Örer'e (52) bir ay önce ayrıldığı iş yerine gideceğini ve oradan valizlerini alacağını söyledi. Saat 22.20'de Hurşidiye Mahallesi 1308 Sokak'a varıldığında, araçtan inen şüpheli, ücretin ne kadar tutacağını sordu. Şoförün "700 TL civarı tutar" cevabı üzerine aralarında herhangi bir tartışma yaşanmazken, Doğuş Meşe yanında getirdiği tabancayı çıkartarak açık olan camdan Deniz Örer'in başına bir el ateş etti. Bilincini kaybeden şoförü araçtan çekerek yola atan şüpheli, direksiyona geçerek taksiyle olay yerinden uzaklaştı. GASP ETTİĞİ TAKSİDE UYUŞTURUCU PARTİSİ VERDİ Cinayetten hemen sonra saat 22.25'te bir kadını arayarak yanına çağıran Doğuş Meşe, gasp ettiği taksinin babasına ait olduğunu söyledi. Şüpheli, yanına aldığı F.A. adlı kadına sentetik ecza verdikten sonra farklı adreslere giderek metamfetamin ve esrar satın aldı. İkili, öldürülen şoförün kanı bulunan taksi içerisinde yaklaşık bir saat boyunca uyuşturucu kullandı. Şüpheli, kadını bıraktıktan sonra saat 23.30 civarında telefonla ulaştığı ablası ve annesine "Taksiciyi vurdum, moralim bozuk" diyerek itirafta bulundu. ARAÇ TAKİP SİSTEMİYLE EVİNDE YAKALANDI Deniz Örer'in gece saat 02.00'de eve gelmemesi üzerine şüphelenen ailesi, araç takip sisteminden taksinin konumunu inceledi. Direksiyondaki kişinin eşkali uymayınca durum polise bildirildi. Kamera kayıtlarını geriye dönük inceleyen ekipler, cinayetin işlendiği noktayı tespit etti. Polis, taksiyle evine giden zanlıyı düzenlediği operasyonla yakaladı. AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS İSTEMİ İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, kan donduran olayın tüm detayları gün yüzüne çıktı. Hazırlanan iddianamede, sanık Doğuş Meşe'nin Basmane semtinde faaliyet gösteren bir konfeksiyon atölyesinde işçi olarak görev yaptığı bilgisi yer aldı. Olayda kullandığı ateşli silahı eylemden yaklaşık 30 gün önce temin eden şüphelinin, suç aletini iş yerine yakın bir konumdaki elektrik trafosunun civarına sakladığı belirlendi. Zanlının, günlük hayatında işe gidiş gelişlerini ise toplu taşıma araçlarıyla gerçekleştirdiği kaydedildi. 9 Mart tarihinde yaşanan olay öncesinde, sakladığı tabancayı yanına alarak ikametine götürmeyi planlayan Meşe'nin, yakalanma korkusuyla toplu ulaşımdan vazgeçtiği ve bu nedenle taksi kullanmaya karar verdiği ifade edildi. Saat 22.00 sıralarında Gaziosmanpaşa Caddesi üzerinde Deniz Örer idaresindeki taksiye binen zanlının, Karşıyaka'ya gitmek istediğini söylediği ancak kısa süre sonra "Valizimi almam gerekiyor" diyerek şoförü silahı gizlediği 50 metre mesafedeki ara sokağa yönlendirdiği aktarıldı. Şüphelinin yönlendirmesiyle ulaşılan 1307 Sokak'ta aracın durdurulduğu, Meşe'nin "Eşyalarımı alıp hemen döneceğim" diyerek taksiden indiği belirtildi. Gizlediği yerden silahını alan zanlının, tekrar aracın yanına gelerek maktul Deniz Örer'in doğrudan kafa bölgesini hedef alıp tetiği çektiği iddianameye yansıdı. Talihsiz taksicinin olay yerinde hayatını kaybettiğinin vurgulandığı iddianamede, soğukkanlı katilin cansız bedeni araçtan indirip sokağa terk ettiği, ardından gasp ettiği ticari taksiyle olay mahallinden hızla uzaklaştığı bildirildi. Zanlının sorgusunda ileri sürdüğü "Bana küfrettiği için vurdum" savunmasının, suçtan kurtulmaya veya ceza indirimi almaya yönelik olduğu değerlendirildi. İddianamede, maktul Örer'in küfretmesini gerektirecek bir durumun bulunmadığına dikkat çekildi. Ayrıca, katil zanlısı Meşe'nin gasp ettiği taksiye F.A. isimli şahsı da bindirdiği ve araç içerisinde birlikte uyuşturucu madde kullandıkları bilgisi de dosyada yer aldı. İzmir Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilen iddianamede, sanık Doğuş Meşe hakkında, 'kasten öldürme' suçundan müebbet hapis, gece vakti silahla yağma suçundan 15 yıla kadar hapis ve '6136 Sayılı Kanuna Muhalefet (ruhsatsız silah)' suçundan da 4 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Parkta 36 bıçak darbesiyle oğlunu öldüren babaya müebbet Haber

Parkta 36 bıçak darbesiyle oğlunu öldüren babaya müebbet

Antalya'nın Muratpaşa ilçesi Kızıltoprak Mahallesi 965. Sokak'ta 25 Mayıs 2025 tarihinde gece saatlerinde meydana gelen olayda Ali Tolaman (60), oğlu Barış Tolaman (25) ile konuşmak için evlerinin yakınındaki boş arazide buluştu. Kısa sürede çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Baba Tolaman, oğlunu defalarca bıçakladı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, gencin hayatını kaybettiğini belirledi. Barış Tolaman'ın cenazesi, savcılık incelemesinin ardından Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olay sonrası kısa sürede yakalanan Ali Tolaman, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Sağlık kontrolü sırasında gazetecilerin "Oğlunu neden öldürdün?" sorusuna, "Pişmanım, tartıştık. Alkol içip içip etrafa saldırıyordu" yanıtını veren Tolaman, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ali Tolaman'ın 11 yaşındaki A.T. ile 9 yaşındaki E.T. için ise kayyım atandı. Bir önceki duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, sanığın 'altsoya karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Hakkında 'canavarca hisle veya eziyet çektirerek altsoyu kasten öldürme' suçundan dava açılan sanığın yargılandığı Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde karar duruşması görüldü. Mahkeme heyeti, olay yeri inceleme tutanakları, tanık beyanları, sanığın savunmaları ve 29 Eylül 2025 tarihli otopsi raporunu birlikte değerlendirdi. MAHKEME 'TAHRİK' SAVUNMASINI KABUL ETMEDİ Karar metninde, sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki beyanları birlikte ele alındı.Sanık Ali Tolaman'ın kolluk aşamasındaki ifadesinde, "Motorum oradaydı, oradaki bıçağı aldım. Bir iki defa bıçakladığımı hatırlıyorum, gerisini hatırlamıyorum. Yere düştü, ben korkumdan onu orada bırakıp eve motorla döndüm" şeklinde beyanda bulunduğu belirtildi.Kararda ayrıca, sanığın mahkeme huzurundaki savunmasında ise olay öncesine ilişkin farklı bir anlatımda bulunduğu aktarıldı. Sanığın, oğlunun apartman önünde taşkınlık yaptığı ve komşuların bu nedenle polisi çağırdığı yönünde savunma yaptığı belirtilerek şu ifadelerine yer verildi:"Olay günü apartmanın önünde ses bombasıyla birlikte müzik açarak masasını kurdu. Apartmanın dışında aşağıda kaldırımda üstü çıplaktı. Komşular rahatsız olup memurları çağırıyor. Polisleri komşular çağırmış. Ben 200 metre ötede arkadaşın oradaydım. Polislere küfür edip üzerlerine rakı dökmüş. Polisler biber gazı sıkınca yere düştü. O an ben geldim. ‘Ne oldu' dediler, ‘davacı mısın' dediler, ‘değilim' dedim. Zaten ayda bir kere memurlar gelir. Komşular ‘yukarı çıkar' dediler. ‘Hadi oğlum, üzerini giy, duşunu al' dedim. Yukarı gidince kardeşlerini dövmeye başlamış, Ayaz ile Asya'yı dövmüş, hatta para bile istemiş."Daha önceki duruşmalarda, bir kısım mağdur ve tanıkların da maktulün komşuları rahatsız ettiği ve alkol aldığı yönünde benzer beyanlarda bulunduğu ifade edildi. Ancak mahkeme, polis merkezlerinden gelen yazılarda Barış Tolaman'a yönelik herhangi bir olay ve eylem kaydına rastlanmadığının bildirildiğini, ayrıca ilgili polis merkezi yazıları ile 112 ihbar kayıtlarının da sanığın savunmalarıyla çeliştiğini vurguladı.Mahkeme heyeti, tüm hususları birlikte değerlendirerek sanığın savunmalarının somut olgu ve delillerle örtüşmediği sonucuna ulaştı. Kararda, maktulün sosyal davranışlarına ilişkin ileri sürülen iddialarla sanığın oğluna yönelik eylemi arasında açık bir orantısızlık bulunduğu, bu nedenle sanığın hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında hareket ettiğinin kabul edilemeyeceği kaydedildi. Bu gerekçelerle mahkeme heyeti, sanık hakkında cezada indirim sağlayan tahrik hükümlerini uygulamadı. 36 BIÇAK YARASI, 4 KESİK Karar metninde yer alan otopsi raporuna göre Barış Tolaman'ın vücudunda 36 adet kesici-delici alet yarası ve 4 adet kesik vasıfta yara tespit edildi. Raporda, bu yaralardan bir kısmının tek başına öldürücü nitelikte olduğu, ölümün kesici-delici alet yaralanmasına bağlı iç organ hasarı ve gelişen iç kanama sonucu meydana geldiği belirtildi. MÜEBBET CEZA Cumhuriyet savcısı, bir önceki duruşmada sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, sanığı 'altsoya karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmetti. Sanığın yargılama sürecindeki davranışları ve geleceği üzerindeki etkileri dikkate alınarak cezada indirim uygulanmasına karar verildi ve ceza müebbet hapis olarak belirlendi. Sanığın tutukluluk halinin devamına hükmedildi.

"Adam mısın" diye başlayan tartışmada cinayetle bitti Haber

"Adam mısın" diye başlayan tartışmada cinayetle bitti

Olay, 28 Eylül 2024'te Doğu Kışla pazar yerinde meydana geldi. Bir süre önce aralarında araba camı kırma meselesi yüzünden husumet başlayan Enes Topal (26) ile Yiğit Laç (22) pazar yerinde karşı karşıya geldi. İki tarafın da "Sen adam mısın" sözleri üzerine büyüyen tartışma kavgaya dönüştü. Çıkan kavgada Enes Topal, Yiğit Laç'ı kalbinden bıçakladı. Enes Topal ayrıca olayı ayırmaya çalışan dayısı Ali Borlak'ı ve Yener Ersin'i yaralayarak kaçtı. Olayın ardından Yiğit Laç hayatını kaybetti, zanlı Enes Topal ise polis ekipleri tarafından yakalandı. Adliyeye sevk edilen Enes Topal tutuklanarak cezaevine gönderildi. İDDİANAMEDEN İddianamede, maktul Yiğit Laç ile sanık Enes Topal'ın uzun süredir birbirlerini tanıdıkları ve aralarında husumet bulunduğu belirtildi. Bu husumetin, maktulün sanığa ait aracın camını kırması ve kuzeniyle yaşadığı gönül ilişkisini kızın babasına söylediğini düşünmesinden kaynaklandığı ifade edildi. Ayrıca, bu sebeplerle zaman zaman aralarında tartışmalar yaşandığı kaydedildi. Olay günü pazar yerinde çalışan Yiğit Laç'ın konuşmak maksadıyla Enes Topal'ın bulunduğu tezgaha doğru yöneldiği, Ali Borlak'ın maktulün önüne geçerek olay yerinden uzaklaştırmak istediği, bu esnada sanığın üzerinde bulunan ve "sustalı" olarak tabir edilen bıçağı çekerek Yiğit Laç'ın üzerine doğru koşmaya başladığının ifade edildiği iddianamede, sanığın kendisine engel olmaya çalışan dayısını ayağından yaraladığı, ardından da maktul Yiğit'in göğüs bölgesini hedef alarak öldürme saikiyle bıçağı savurduğu ve onu da yaraladığı vurgulandı.Tanıkların ifadesinde Yiğit'in, dayısının kızı İ. ile Enes arasında birliktelik olduğu, Enes'in uyuşturucu bağımlısı olduğu ve bu ilişkiyi onaylamadığı iddia edildi. "OĞLUMA BU SALDIRIYI NE KADAR ENES YAPSA DA BABASININ DA BU EYLEMDE SUÇLU OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM" Enes Topal hakkında "bıçak veya diğer aletleri izinsiz olarak satma, satın alma taşıma veya bulundurma", "kasten öldürme", "silahla kasten yaralama" suçlarından açılan davanın son celsesi, Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık Enes Topal ve taraf avukatları katıldı.Sanıktan şikayetçi olan maktulün babası İlhan Laç, "Oğluma bu saldırıya ne kadar Enes yapsa da babasının da bu eylemde suçlu olduğunu düşünüyorum. Benim oğlumu uyuşturucu konusunda zan altında bırakmasına rağmen oğlum sükunetini korumuştur. Oğlum uyuşturucu kullanmıyor, bu raporlarda da sabittir" diye konuştu. Laç ailesinin avukatı ise "Olay, Enes'in babası Kemal'in, oğluna uyuşturucuya alıştırdığı iftirası ile başlamıştır. Sosyal medyada Enes, müvekkilimi ölümle tehdit etmiş, küfür etmiştir. Bu durumdan sıkılan Yiğit, pazarda Enes ile konuşmaya gitmiş 'adam mısın' sözü ile sanık olayı gerçekleştirmiştir. Sanığın cezalandırılmasını talep ediyorum" şeklinde konuştu. "YİĞİT KARDEŞİM GİBİYDİ" Savunmasında pişman olduğunu söyleyen Enes Topal, "Yiğit kardeşim gibiydi. Kız arkadaşım İ. ile ilişkimden Yiğit de memnundu, beraber tatile bile gittik. Yiğit'in ilişkimizi onaylamadığı doğru değildir" ifadelerini kullandı. KARAR Mahkeme heyeti, sanık Enes Topal'ı Yiğit Laç'a yönelik "kasten öldürme" suçundan önce müebbet hapis cezasına çarptırdı, ardından eylemin "haksız tahrik" altında işlendiğine kanaat getirerek cezayı 18 yıla indirdi. Sanığa ayrıca Ali Borlak ve Umut Can Laç'a yönelik "kasten yaralama" suçlarından toplam 1 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Böylece sanık toplamda 19 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Heyet, kavgaya karışan tutuksuz sanık Sedat Borlak'ı ise Yener Ersin'e yönelik "kasten yaralama" suçundan 11 bin 200 lira adli para cezasına mahkum etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.