Hava Durumu

#Ni̇lvak

Yeni Marmara Gazetesi - Ni̇lvak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ni̇lvak haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Tutuklu yargılanan Bozbey’in ilk savunması Haber

Tutuklu yargılanan Bozbey’in ilk savunması

Edinilen bilgiye göre, 31 Mart’ta düzenlenen operasyonla Bozbey, ailesi ve çok sayıda belediye çalışanı gözaltına alındı. 4 Nisan’da Bozbey’in de aralarında bulunduğu 23 kişi tutuklandı. İddianamede Bozbey için 402 yıla kadar hapis cezası, dönemin Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem için ise 946 yıla kadar hapis cezası talep edildi. 402 gün hapis cezası ile tutuklu yargılanan CHP'li Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de arasında bulunduğu 37'si tutuklu 63 sanığın yargılanması bu sabah Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı. Sanıkların ve izleyicilerin çok olması sebebiyle yargılama Bursa Bölge Adliye Mahkemesi'nin konferans salonunda yapıldı. Hakkında yöneltilen suçlamalara cevap veren Mustafa Bozbey savunmasının ilk 3 saatinde yaptığı duygusal savunmada zaman zaman gözyaşlarına hakim olamadı. 27 yıldırır siyaset yaptığını vurgulayan Bozbey, "36 yaşımdan bu yaşıma kadar hayatımı Bursa için harcadım. Aileme vakit ayıramadım. Bu iftiraları asla kabul etmiyorum." dedi. Bozbey, "27 yıldır siyasetçiyim. Biz gökten zembille inmedik. Tesadüfen gelmedik. Ben helal lokmanın ne demek olduğunu çocukken öğrendim. Çalışmak benim için ibadettir. Ortaokuldan beri hep çalışırım. Bayramlarda ailemle aynı sofraya oturamadım. Üniversiteden mezun olduğumda ilk kez ailemle aynı bayram sofrasında oturdum. Aradan 41 yıl sonra yine bayram sofrasına ailemle oturamadım. Çünkü özgürlüğüm elimden alındı. Bursa’ya hizmet ettiğim için alındı. Gerçekten Bursa’mızın en büyük davası görülüyor. Hukukun üstünlüğü yolunu bulacak. Koğuşumuzda bizimle ilgilenen personele ve müdürlerine teşekkür ediyorum" dedi. "İtalya'dan kule vinç aldık bu sayede geliştik" Kurduğu aile şirketleri ve bu şirketlerin geçmişi ile de ilgili bilgi veren Bozbey, belediye başkanı olmadan önce kurduğu şirketleri ve yaşadığı ekonomik sıkıntıları anlatarak, "Paramızı kaybettik ama onurumuzu kaybetmedik" dedi. Mustafa Bozbey, "Her zaman kendi şirketimi kurmak istedim. Bozbey İnşaat şirketini kurdum. Bozbey Turizm A.Ş.’yi kurdum. Kendi köyümde bazı yerler imara açıldı. Ailemin yerleri vardı. Saygınkent Projesi de buralarda başladı. O zamanlar İtalya’dan kule vinç aldık. Yaptığımız teknolojik yatırımlar sayesinde geliştik" ifadelerini kullandı. Nilüfer Belediye başkanlığı dönemine ait iddialara da cevap veren Bozbey bu dönemle ilgili olarak da Nilüfer’de eğitim, kültür ve sanat projeleriyle kenti geliştirdiklerini, halkın kendisini dört dönem üst üste seçmesinin tesadüf olmadığını belirtti. Bozbey, "Nilüfer Belediye Başkanı seçildiğimde yoğun olduğum için aday olmak istemiyordum aslında. Doğup büyüdüğüm topraklara hizmet için yola çıktım. Nilüfer’in 99 bin nüfusu vardı. "Eğitim, kültür, bilim ve sanat kenti olacak" dedim. "Gülümseyin Bursa’dasınız" sloganıyla yol aldık. Nilüfer, Bursa’nın merkezi oldu. Bir çok belediye başkanı da şu an Nilüfer’de yaşamaktadır. Nilüfer Belediye Başkanlığı görevine başladığım dönemde şirketime ait hisseleri aileme devrettim. Şirketlerimizin faaliyetleri devam ediyordu. Bozbey İnşaat olarak 2008 yılında 180 milyon liraya TOKİ ile anlaştık. Ama maalesef 2008 yılının sonunda konkordato ilan ettik. 2009 yılında ise istifa ettik. Paramızı kaybettik ama onurumuzu kaybetmedik. Bu sıkıntılı süreçte yine aday oldum ve 2009 yılında yeniden belediye başkanı seçildim. Nilüfer halkının beni 4 dönem üst üste seçmesi tesadüf değildir. Çalışanların desteklenmesi ve ihtiyaç sahiplerine destek için NİLVAK’ı kurdum. Burada çalışanlara yönelik destekler uzun yıllar devam etti. Bizler Nilüfer’de birçok yeniliğe imza attık. Avrupa’ya örnek olacak projeler gerçekleştirdik" ifadelerini kullandı. Savcımız beni çağırsaydı gelirdim, kaçmadım... 2019 seçimlerinde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı hakkında da bilgi veren Bozbey, "2024 seçimleri için hiç durmadan çalıştım. Bursa'nın gündemini çok yakından takip ettim. İyi insanlarla yol yürüdüm, kötü insanlardan uzak durdum. Belediye başkanlığı görevinde kimseyi ötekileştirmedim. Ancak ben Bursa’ya hizmet ederken, Avrupa’da yapılan festivalleri Bursa’da gerçekleştirecekken aniden tutuklandım. Ben Nilüfer Belediyesinde makam aracı kullanmadım. Lojman kabul etmedim. Kamu zararına imza atacak bir şey yapmadım. 47 yıl sonra Bursa’yı aldığımızdan 2 yıl sonra eşim, kızım ve kardeşlerimle birlikte gözaltına alındım. Ailemden ve omuz omuza çalıştığım arkadaşlarımdan koparıldım. Özgürlüğüm elimden alındı. Savcımız beni çağırsaydı ben gelirdim. Kaçmadım. Sosyal medyada yalan haberler, dedikodular çıktı. Hepsini kınıyorum. Ben parayı düşünseydim konkordato ilan etmezdim. Parayı değil onurumu düşündüm. Paraya tamah etseydim bugün karşınızda olmazdım" dedi. Suçumuz Bursa'yı tek yürek haline getirmek mi? Savunmasında kendisine güvenen Bursalılara da teşekkür eden Bozbey, "Bursa Büyükşehir Belediyesine geldiğimde belediye sürdürülebilir olmaktan çıkmıştı. Borçların gerçek durumunu ortaya çıkarmamız aylarca sürdü. Bizler 2 yıl boyunca borçları azalttık. Bursa’nın 17 ilçesinde hizmet etmeye çalıştık. Mali disiplini sağlarken yatırımlardan vazgeçmedik. Bursa’nın altyapı sorunlarını çözmek için yoğun çalışma yürüttük. Bursa için faydalı olacak ulaşım projeleri yaptık. Mudanya-Bursa arasındaki metrobüs projesi ne yazık ki hayata geçirilemedi. 2 yılda 20 bin gence eğitim desteği sağladık. Göreve geldiğimizde kentte birlik ve beraberlik güçlendi. Bursaspor, göreve geldiğimizden sonra 2 kez şampiyon oldu. Bu sene de Süper Lig’e çıkacak. Suçumuz Bursa’yı tek yürek hâline getirmek mi?" dedi. "Dedikodu yapıyorlar" Hakkında yöneltilen suç örgütü kurmak ve yönetmek suçlamalarını da kabul etmeyen Mustafa Bozbey, "Rüşvet suçlamalarını kabul etmiyorum. Dedikodu yapıyorlar. Örgüt ifadesini asla kabul etmiyorum." dedi. Bozbey savunmasını şu şekilde sürdürdü; "Müfettişlerin raporlarında da görüleceği üzere bu iftiraları ve yalanları söyleyenler kendileri suç işlemişlerdir. Bu kişiler organize suç şebekesi oluşturmuşlardır. Bizlerin bireysel haklarına saldırmışlardır. Hâlen çelişkili ifadelerle emniyetin ve savcının zamanını boşa harcamışlardır. 36 yaşımdan bu yaşıma kadar hayatımı Bursa için harcadım. Eşime ve aileme vakit ayıramadım. Bu iftiraları asla kabul etmiyorum. Şirketlerle ilgili benim kurduğum şirketlere yer verilmiş. Nilüfer Belediye Başkanı oluncaya kadar ben bir iş insanıydım. Benim ve yakınlarımın birçok gayrimenkulü vardı. Üzerimde bulunan taşınmazları zaman içerisinde ihtiyaç durumuna göre sattım. Bu iddianamedeki rüşvet suçlamalarını kabul etmiyorum. Dedikodu yapıyorlar" dedi. İddianamede geçen NİLVAK Vakfı ile ilgili olarak da yöneltilen sorulara cevap veren tutuklu Belediye Başkanı Bozbey, "NİLVAK, gayrimenkullerimiz ile birlikte kurulmuştur. Bu yapı her yıl ortalama olarak Nilüferli vatandaşlara destek olmak için çalışıyordu. Ticari faaliyetler bu şirket üzerinden sürdürülmüştür. Bir iş yapmak için şirket kurmak gerekiyordu. NİLVAK’tan mezun olanlar devlet memuru oldu. Kreş, özel okul ve otopark işletmeciliği yaptık. Bankadan kredi çektik. SERA A.Ş.’ye krediyi aktardık. FİDA A.Ş. üzerine aldık. İnşaatı SERA A.Ş. üzerinden yaptık. Okul inşaatı yapılırken başka bankalardan da kredi aldık. Sorunlar oldu. Bankalardan blokeler geldi. Sonrasında cari hesaplar üzerinden ilerledi. Her şey ortadayken bu suçlamaların neden olduğunu anlayamıyorum. 2014 yılında boşanma süreci yaşadım. SENA A.Ş. benim aktardıklarımdan sorumludur. Bu şirketin belediye işleriyle ilgili hiçbir hukuksuzluğu yoktur. Belediye Başkanlığı döneminde Vildan Aydın Bozbey’in "şunu yapsın" dediği olmamıştır. Yalan beyan verenler ve iftira atanlar hukuk karşısında ceza alacaktır. Tarafıma yönelik suçlamaları kabul etmiyorum. Örgüt ifadesini asla kabul etmiyorum. Neyin örgütüyüz biz, anlam veremiyorum. 111 gündür bunu düşünüyorum. Yapılanları kabul etmiyorum, nefret ediyorum" dedi. "Turgay Erdem'e verdiğim yetki yüzünden 402 yılla yargılanıyorum" Bozbey kendisine yöneltilen Turgay Erdem’e ya da herhangi bir belediye yetkilisine tek imzayla alakalı bir talimatınız ya da yönlendirmeniz oldu mu? sorusuna da "Kesinlikle olmadı. Olması da mümkün değil zaten" şeklinde cevap verdi. Bozbey, bu konu ile alakalı savunmasında "17 yıl önce, 02.04.2024 tarihinde Turgay Erdem’e vermiş olduğum yetki nedeniyle bugün 402 yıl hapis cezasıyla yargılanıyorum. Hizmetlerin sağlıklı yürütülmesi amacıyla 3 meclis üyesini belediye başkan yardımcısı yaptım. Bunlardan biri de Turgay Erdem’di. Turgay Erdem’e hizmetlerin denetlenmesi ve başkan yardımcıları arasında koordinasyonun sağlanması konusunda yetki verdim. Benim daha fazla hâkimiyet içinde olmam için verdiğim koordinatörlük görevi nedeniyle örgüt lideri olmayı kabul etmiyorum. Bu koordinasyon sayesinde işlerin daha doğru yapılması sağlandı. Bunu suç olarak kabul etmiyorum. Turgay Erdem’in attığı imzalarda art niyet yoktur. Kamu yararı için yapılmıştır. Nilüfer’de yapılaşmanın artması, yeşil Nilüfer için çok kötü olmuştur. Buradaki yapılaşmayı artıran Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi kararlarıdır. Büyükşehir Belediye Başkanının ve bakanlıklardan alınan izinlerle yapılaşma artırılmıştır. Ben bunlara karşı çıktım. Tek imza ile suçlanmamı asla kabul etmiyorum. Atılan imzalar, kentsel dönüşüm sebebiyle kiraya çıkan vatandaşlar için atılmıştır" dedi. "Emin Adanur bizi 150-200 milyon TL zarara soktuğu için aramızda husumet başlamıştır" Emin Adanur’un hakkındaki iddialarını da kesin bir dille yalanlayan Bozbey, "Emin Adanur'un yalan iddiaları vardır. 2024 sonuna kadar bana "abi" diyordu. 2019’da Fatih Ergün sözleşmeden ayrıldı. İş, Emin Adanur’un şirketine verildi. İnşaatlarda yapım kalitesinde problemler çıkınca kardeşleri beni aradı. Emin Adanur bizi 150-200 milyon TL zarara sokmuştur. Bu sebeple aramızda husumet başlamıştır. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı olunca ziyaretime geldi. Bana "İş var" dedi. "İhaleye gir" dedim. İhalesiz iş istedi, asla kabul etmedim. 2025’in ilk aylarında tekrar iş istedi. Sesini yükselterek, "Verecek misin, vermeyecek misin?" dedi. Ben de "Hukuka aykırı iş yapmam" dedim. "Göreceksin sen" diyerek beni tehdit etti. Sosyal medyada iftira atmaya başladı. Dolandırıcılık suçlarından yurt dışına kaçmıştır. Bu kişinin beyanlarını kabul etmiyorum. Ben kardeşimle, akrabalarımla ve herkesle her an görüşebilirim. Ben belediye başkanıyım. ETS kayıtları suç oluşturmak için dosyaya konulmuş şeylerdir. Emin Adanur hakkında her gün ayrı ayrı suç duyurusunda bulunacağım. Eşim, kızım ve ailem bu olaylardan etkilenmiştir. Bunun da bir cezası olacaktır. 1381 ada 2 parselde bulunan Ataevler’deki ilk etap kentsel dönüşüm projesiydi. Depreme dayanıklı şekilde yapılması gerekiyordu. Burada 13 bin kişi yaşıyordu. Altyapının tamamen değişmesi gerekiyordu. Kentsel dönüşüme karşı çıkmadım. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinde 440 dairenin 950 daireye çıkarılacağı beyan edildi. Bu karar Büyükşehir Belediye Meclisinde onaylandı. Bu olayla ilgili neden suçlandığımı anlamış değilim. Nilüfer Belediyesi olarak emsal artırımı uygulamasına itirazlarımız vardı. Bursa Büyükşehir Belediyesi bizi dikkate almadı. Kentsel dönüşümü engellemekle bizi halka şikâyet etti. Bu olaydaki suçlamaları kabul etmiyorum. Ben hayatımda suç işlemedim. Nasıl olur da örgüt lideri olarak gösterilebilirim? İnsanların adalete olan güvenini yitirdiler" ifadelerini kullandı. Bana itibar suikastı yapıldı HTS kayıtlarındaki görüşmeleri de suç olarak görmediğini ifade eden Bozbey, "Ben uzun yıllardır belediye başkanlığı yaptım. Bu yüzden binlerce insanda benim telefon numaram var. Sorunu olan, yerinin imar durumunu öğrenmek isteyen, hastane konusunda yardım isteyen vatandaş beni arar. HTS kayıtlarındaki aramalar suç olarak gösterilmiş. Normal olan görüşmeler bile bu dosyada suç gibi gösterilmiş. Bunu kabul etmem mümkün değil. Nasıl hesaplandığı belli olmayan bilgiler sosyal medyada yayınlandı. Hani dosyada gizlilik vardı? Bize itibar suikastı yapıldı. Basında çıkan yalan ve iftiralardan eşim, ailem ve dostlarım etkilendi. Bunların hepsini lanetliyorum. Bu kötü niyetli insanlar buradaki insanlara kötülük yapmaya devam ederse bunun sorumlusu kim olacak? Kişisel haklarımızı kim koruyacak? Suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum" dedi. Gözyaşlarını tutamadı Bozbey, savunmasında sık sık Bursa’ya hizmetlerini hatırlatarak, suçlamaların siyasi ve kişisel husumetlerden kaynaklandığını öne sürdü. "Bana güvenen Bursalı hemşerilerime teşekkür ediyorum" diyen Bozbey, kararın vicdanlı bir şekilde verilmesini beklediğini ifade etti. Savunma sırasında zaman zaman gözyaşlarını tutamayan Bozbey, "Benim neden tutuklandığımı 3 milyon 500 bin Bursalı hemşerim çok iyi biliyor. Bursa’ya hizmet ettiğim için gururluyum. Bursa’nın borçlarını bitirdiğim, Bursa’yı Avrupa’ya tanıttığım ve Bursaspor’un Süper Lig’e çıkması yönünde destek verdiğim için gururluyum. Eğer bunlar suçsa ben bu suçları işlemeye devam edeceğim. Bunlar benim onurumdur. 111 gündür uzak kaldığım eşime, çocuklarıma ve Bursa’ma kavuşmayı bekliyorum. Karar verirken vicdanlı bir şekilde karar vereceğinize eminim" dedi.

Ak Parti Bursa İl Başkanı Gürkan'dan CHP Lideri Özgür Özel'e sert tepki Haber

Ak Parti Bursa İl Başkanı Gürkan'dan CHP Lideri Özgür Özel'e sert tepki

Başkan Gürkan, gerçeklerin algıyla gizlenemeyeceğini, yanlışların manipülasyon ile örtülemeyeceğini belirterek, "Hiçbir yeni proje ortaya koymadan Büyükşehir Belediyesi’ni ve iştiraklerini borç sarmalına sürükleyen, yönetmekte aciz kalan bir anlayışın; AK Parti’nin eserlerini sahiplenip üzerlerine yeni tabela asması algı yönetimidir. CHP Genel Başkanı’nın, aslında başından beri birlikte çalışmak istemediği Mustafa Bozbey’i bugün AK Parti’ye yamamaya çalıştığını herkes görmektedir. Attığınız iftiralar ve söylediğiniz yalanlar size yeter. Gerçek şu ki, Bursa’yı 2 yılda ne hale getirdiğinize herkes şahittir. Neredeyse Türkiye’deki tüm CHP’li belediyelerde görülen anlayışın aynısının Bursa’da da sergilenmesi, Bursa halkına yapılmış büyük bir ihanettir" dedi. Başkan Davut Gürkan, yazılı açıklamasında Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’in Bursa’da yaptığı açıklamalar üzerine kamuoyunu doğru bilgilendirmek adına aşağıdaki açıklamanın yapılması zaruri hale gelmiştir" diyerek şunları söyledi: "Gerçekleri algıyla gizleyemez, yanlışlarınızı manipülasyonla örtemezsiniz. AK Parti belediyeciliği döneminde planlanan, büyük ölçüde tamamlanan ve Bursa’ya kazandırılan projelerin, CHP Genel Başkanı Özgür Özel tarafından sanki kendi dönemlerinde yapılmış gibi toplu açılış törenine dönüştürülmesi; siyasi ahlakla ve kamu vicdanıyla bağdaşmamaktadır. Aman başkaları sahiplenmesin" diyerek kürsü kuranların, dün tam da bunu yapıyor olması ibretlik bir çelişkidir. Başta Çınarcık Barajı Arıtma Tesisi, Gemlik Atatepe Sosyal Tesisi, Mudanya sahil düzenlemesi, Kestel Gençlik Merkezi, Büyükorhan İtfaiye Binası, Gemlik Termal Tesisi, Çalı Yolu ve yapılan barajlar olmak üzere; AK Parti döneminde tamamlanma aşamasına gelmiş ya da fiilen hizmete alınmış eserler üzerinden siyasi şov üretmeye çalışmak, Bursa halkının hafızasını ve ferasetini küçümsemektir. Keşke Çınarcık Barajı’ndan hiç bahsetmeseydiniz. Yapımını başlattığımız ve çoktan bitmiş olması gereken arıtma tesisini küçümseyip süreci devam ettirmediğiniz için, Çınarcık Barajı’nda 200 günlük su bulunmasına rağmen beceriksizliğiniz yüzünden Bursa ilk kez susuz kalmıştır. Sadece bu ayıp bile size yeter" CHP'nin hiç bir yeni proje ortaya koymadan belediye ve iştiraklerini borç sarmalıra sürüklediğini öne süren Davut Gürkan, "Şehri yönetmekte aciz kalan bir anlayışın; AK Parti’nin eserlerini sahiplenip üzerlerine yeni tabela asarak bunları başarı hikâyesi gibi sunması, ya Sayın Özgür Özel’in kendi ekibi tarafından yanlış bilgilendirildiğini ya da Bursalı hemşehrilerimizi bilinçli şekilde yanıltmaya dönük organize bir algı çalışması yürütüldüğünü göstermektedir. Bursa, siyasi şovların değil gerçek belediyeciliğin şehridir. Bursa, emek hırsızlığının ne olduğunu Özgür Özel ile bir kez daha görmüştür. Bursa, yapılan hizmeti de o hizmetin gerçek sahibini de unutmaz. Ayrıca çok iyi bilinmelidir ki; AK Parti’nin kapısı bugüne kadar menfaat şebekesi liderlerine ve mensuplarına değil, yalnızca devletine ve milletine hizmet etmek isteyen idealist siyasetçilere açık olmuştur. Vizyona, emeğe ve alın terine saygı duymayan; gerçeği eğip bükerek mağduriyet üretmeye çalışan; kurdukları yolsuzluk düzenine yönelik adli süreçleri yalan ve çarpıtılmış bilgilerle gölgelemeye kalkışan siyasi fırsatçılara ne Bursa ne de aziz milletimiz asla itibar etmez. Kendi uydurdukları büyük yalanlara hemşehrilerimizin de inanmasını bekliyorlar. Üzüntü veren hususlardan biri de, her yanlış işlerinde olduğu gibi Bursa’da da Atatürk’ün ismini istismar ederek söze başlamalarıdır" şeklinde konuştu. "BOZBEY'İ AK PARTİ'YE CHP'LİLER YAMAMAYA ÇALIŞTI" Bozbey'in aile vakfı Nilvak'ın Bursa'nın başına bela olduğunu iddia eden Davut Gürkan, "En başından beri CHP’lilerin dahi televizyon programlarında eleştirdiği, "Aile Vakfı" dedikleri NİLVAK’ın Bursa’nın başına nasıl bela olduğunu herkes görmüştür. Ancak maalesef Özgür Özel hâlâ bunu görememiştir. Asla gerçekle bağdaşmayan, CHP’li belediye başkanının AK Parti’ye davet edildiği iddiasını ortaya atanların kimler olduğunu da açıklamalarını bekliyoruz. Açıklayamıyorsanız, en hafif ifadeyle müfterisiniz. CHP Genel Başkanı’nın, aslında başından beri birlikte çalışmak istemediği Mustafa Bozbey’i bugün AK Parti’ye yamamaya çalıştığını herkes görmektedir. Başka partiye geçeceği söylentisini kendisi çıkarıp CHP’den ayrılma şantajıyla Özel’e istediğini yaptırmaya çalışan CHP’li belediye başkanının, en başından itibaren Özgür Özel’i dikkate almayıp eş-dost kayırmacılığıyla akrabalarını, arkadaşlarını ve CHP milletvekili eşlerini belediyeye işe aldığı; oluşan menfaat düzeninin de soruşturma sürecinde kamuoyu tarafından açıkça görüldüğü ortadadır. Attığınız iftiralar ve söylediğiniz yalanlar size yeter. Gerçek şu ki, Bursa’yı 2 yılda ne hale getirdiğinize herkes şahittir. Neredeyse Türkiye’deki tüm CHP’li belediyelerde görülen anlayışın aynısının Bursa’da da sergilenmesi, Bursa halkına yapılmış büyük bir ihanettir." ifadelerini kullandı

Bursa'da 57 kişinin gözaltına alındığı operasyonda kabızlık şikayeti baş gösterdi Haber

Bursa'da 57 kişinin gözaltına alındığı operasyonda kabızlık şikayeti baş gösterdi

Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada Bozbey'in yanı sıra ailesi ve belediye bağlantılı toplam 59 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. 31 mart salı sabahı Bursa merkezli 4 ilde yapılan eş zamanlı operasyonda Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, eşi, kızı ve 2 kardeşinin yanı sıra Bursa'da faaliyet yürüten inşaat şirketi sahipleri, müteahhit ve bazı belediye çalışanı ve vakıf yönetimindeki kişilerden oluşan 57 kişi "rüşvet, yolsuzluk, suç örgütü kurma ve imar kirliliği" suçlamalarıyla evlerinden alınarak gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında 51 ikamet, 23 şirket ve iş yerine el konuydu. Mustafa Bozbey'in eşi Seden Bozbey'in yöneticiliğini yaptığı NİLVAK hakkındaki tasarrufun Vakıflar Bölge Müdürlüğünde olduğu Emniyet tarafından NİLVAK hakkında adli dosyanın olduğunun Vakıflar Bölge Müdürlüğüne bildirildiği vakıf statüsünde olduğu için kayyum atanamadığı öğrenildi. Mustafa Bozbey'in özellikle Nilüfer Belediye Başkanlığı dönemi ve tutuklu eski başkan Turgay Erdem ile bağlantılı olduğu faaliyetlerle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli şahısların emniyetteki sorguları devam ederken 57 şahsın avukatlar nezaretinde ifadelerinin alınmaya başlandığı belirtildi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve ailesinin ifadelerinin de Bursa Barosuna kayıtlı Avukat Şerafettin Yavuz'un başkanlık ettiği avukat gurubu eşliğinde ifadesinin alınacağı öğrenildi. İfadelerin tamamlanmasının ardından gözaltındaki 57 şüpheli şahsın Cuma günü adliyeye sevk edilmeleri bekleniyor. AŞIRI STRES HAZIMSIZLIK YAPIYOR Son iki günü Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün nezaretinde geçiren şüpheli şahıslardan bazılarının rahatsızlanıp emniyet müdürlüğüne çağırılan 112 ambulanslarıyla hastaneye götürülmeleri dikkat çekti. Aralarında daha çok müteahhitlerin olduğu ve rahatsızlanıp ambulansla hastaneye götürülen 7 kişinin strese bağlı hazımsızlık ve kabızlık şikayetiyle hastanelik oldukları öğrenildi. Uzmanlara göre, strese bağlı kabızlık, özellikle gözaltı gibi yoğun kaygı ve belirsizlik ortamlarında sık görülen bir durum. Stres, beyin ile bağırsak arasındaki sinir ağı üzerinden sindirim sistemini doğrudan etkileyerek bağırsak hareketlerini yavaşlatabilir ve kabızlığa yol açabilir. Beyin Bağırsak Ekseni: Beyin ve sindirim sistemi sürekli iletişim halindedir. Stres, otonom sinir sistemi üzerinden bağırsak kaslarının hareketini yavaşlatabilir. Kaygı Döngüsü: Kabızlık, kaygıyı artırır; artan kaygı ise bağırsak fonksiyonlarını daha da bozarak kısır bir döngüye sebep olur Hormonal Etki: Stres sırasında salgılanan kortizol gibi hormonlar sindirim sisteminde değişikliklere yol açar. GÖZALTI ORTAMINDA KABIZLIK NEDEN ARTABİLİR? Yoğun psikolojik baskı: Belirsizlik, korku ve kaygı bağırsak hareketlerini yavaşlatır. Beslenme düzeni bozulması: Yetersiz lif ve sıvı alımı kabızlığı tetikler. Hareketsizlik: Kapalı ortamda uzun süre hareketsiz kalmak bağırsak fonksiyonlarını olumsuz etkiler. Tuvalet alışkanlıklarının değişmesi: Ortam değişikliği ve mahremiyet eksikliği dışkılama refleksini baskılayabilir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.