Hava Durumu

#Orta Asya

Yeni Marmara Gazetesi - Orta Asya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Orta Asya haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ağustosta tarlada 10 liraya kadar düşmüştü, dalında 40 lirayı gördü Haber

Ağustosta tarlada 10 liraya kadar düşmüştü, dalında 40 lirayı gördü

Temmuz ve ağustos aylarında yaşanan yoğun arz nedeniyle tarlada 10 liraya kadar gerileyen ve çok sayıda çiftçinin ağacını kesmesine yol açan nektarin, piyasada ürünün azalması ve geçici cinslerin devreye girmesiyle fiyatını üçe katladı. Bu yıl Türkiye genelinde şeftali üretiminin yüzde 88 artışla 835 bin tona, nektarin üretiminin ise yüzde 107 artışla 414 bin tona ulaşması bekleniyor. Yaz döneminde tüm çeşitlerin aynı anda olgunlaşması ve ihracatın zayıf kalması nedeniyle çakılan fiyatlar, tarlada ürünün bitme noktasına geldiği geç dönemde arz-talep dengesinin kurulmasıyla yeniden yükselişe geçti. Şeftali ve nektarine kıyasla soğuk hava depolarında 2 ay bozulmadan dayanabilen geçici nektarinler; Rusya, Azerbaycan, Balkanlar ve Orta Asya pazarlarına ihraç ediliyor. "Arz-talep dengesi sağlandı, geç dönem üreticisi biraz daha şanslı" Piyasadaki fiyat hareketliliğini değerlendiren Gürsu Ziraat Odası Meclis Üyesi Mehmet Yıldırım, şunları söyledi: "Yaz döneminde ürün boldu. İhracat olmadığı için mal tüccarın elinde kaldı ve piyasayı düşürdü. Şimdi tarlada ürün bitti, geçici cinsler piyasayı hareketlendirdi. 10 liraya kadar düşen nektarin dalında 30-40 liralara çıktı. Geç dönem üreticisi orta dönem üreticisine göre daha şanslı çünkü piyasada nektarin kalmadı. Dalında 30 liradan verdik, hasadını tüccar yapıyor. İşçilik ve girdi maliyetleri geçen yıla göre çok yükseldiği için bu fiyatlar aslında maliyeti ancak karşılıyor ama yine de 10 liraya kıyasla iyi bir seviyedeyiz." "Piyasada ürün azalınca geç dönem yüzümüzü güldürdü" Çiftçi İsmet Yıldırım ise yazın fiyatların dip yaptığına dikkati çekerek, "Ağustos ayında tüm çeşitler aynı anda olgunlaşınca fiyatlar adeta çakıldı ve orta dönem üreticimiz çok üzüldü. Şu anda son döneme yakın geçici cinslerin hasadını yapıyoruz. Piyasada ürün azaldığı için geç dönem nektarin hem üreticiyi hem de tüccarı memnun etti. Bu cinslerin yurt dışı pazar değeri ve dayanıklılığı yüksek olduğu için fiyatlar yükselişe geçti" dedi.

Hasat payını hayaletler topladı Haber

Hasat payını hayaletler topladı

Tevfikiye Mahallesi'nde düzenlenen etkinlikte, geçmişte harman sonrasında köydeki çobanın hakkı olan payı toplamak amacıyla yapılan Saya geleneği yaşatıldı. Havanın kararmasıyla birlikte deve, ayı, keçi, teke ve çeşitli hayalet figürlerine bürünen gençler, çan sesleri eşliğinde sokaklarda dolaşarak vatandaşlara gösteriler sundu. Geleneğin bir parçası olarak zaman zaman izleyicilerin üzerine doğru hamle yapan ve yere yığılarak bahşiş (çoban payı) verilene kadar yerden kalkmayan gençler, vatandaşlara eğlenceli anlar yaşattı. Geçmiş yıllarda gençlerin evleri tek tek dolaşarak çoban için buğday ve çeşitli mahsuller topladığı, bu ürünlerin helva yapımında kullanıldığı etkinlikte, zamanla mahsullerin yerini paranın aldığı belirtildi. "Orta Asya'dan beri gelen bir Türk geleneği" Etkinliğe katılan bölge sakinlerinden Ahmet Şahin, geleneğin Orta Asya'ya dayandığını belirterek, "Orta Asya'dan beri gelen Türk geleneği. Özellikle kırsalda, 'harman sonu' dediğimiz dönemde yapılan bir eğlence kültürü. Köyler arası gezilerek yapılan, gençlerin eğlencesi. Uzun süre ara vermiştik bu işe çünkü eskisi gibi harman dönemi kalmamıştı. Gençler etkinliği biraz daha geliştirmeye çalıştılar" dedi. "Devesi vardır, ayısı vardır, şeytanı vardır" Canlandırılan figürlere ve kostümlere ilişkin de bilgi veren Şahin, şunları kaydetti: "Etkinlikte hayvan figürleri özellikle kullanılıyor. Onlara göre hareketler yapılmaya çalışılıyor. Mesela etkinlikte devesi vardır, ayısı vardır, keçisi vardır, tekesi vardır. Bunlara benzeyen kıyafetler giyilerek oluşturulmaya çalışılıyor. Tabii havanın da karanlık olması gerekiyor. İnsanların tanınmaması gerekiyor, işin özü bu." "İlk defa karşılaşan bir insana belki korkutucu gelebilir" Etkinliğin ilk kez izleyenler için farklı bir deneyim olabileceğini belirten Şahin, "İlk kez görenler için biraz korkutucu olabilir ama aslında değil. Şuradaki seyircilerin hepsi bunu izlemeye gelmiştir ve yıllardır gelirler" şeklinde konuştu.

Halil Toy: Ayrışan Toplumlar Dış Müdahalelere Açık Hale Geliyor Haber

Halil Toy: Ayrışan Toplumlar Dış Müdahalelere Açık Hale Geliyor

Halil Toy, açıklamasında Venezuela’da yaşanan sürecin, milletlerin kendi iç dayanışmasının ne kadar hayati olduğunu açık şekilde ortaya koyduğunu belirterek, “Eğer bir ülkede halk, siyasi görüşleri ve farklılıkları bir kenara bırakarak gerçek anlamda birlik içinde hareket edebilseydi, hiçbir küresel güç o ülkeye kolay kolay müdahale edemezdi. Venezuela örneği, dağınık ve bölünmüş toplumların nasıl savunmasız kaldığını tüm dünyaya göstermiştir” ifadelerini kullandı. Toy, birlik ve beraberliğin yalnızca zor zamanlarda hatırlanan bir kavram olmaması gerektiğini vurgulayarak, bunun bir milletin en güçlü kalkanı olduğunu dile getirdi. “Toplumlar içten içe ayrıştırıldığında, dış müdahaleler kaçınılmaz hale gelir. Güçlü devlet olmanın temelinde güçlü millet, güçlü millet olmanın temelinde ise ortak değerler etrafında kenetlenmiş bir toplum vardır” dedi. Açıklamasında Türkiye’nin bu noktada önemli bir tarihi ve kültürel birikime sahip olduğuna da değinen Halil Toy, “Bizler kökleri Orta Asya’ya, Anadolu’ya uzanan büyük bir milletin evlatlarıyız. Birliğimiz daim olsun” şeklinde konuştu. Halil Toy, İnegöl Manav Yörük Muhacir Türkmen Boyları Federasyonu olarak bu bilinçle hareket ettiklerini belirterek, “Birlik ve beraberliğin güçlenmesi adına İnegöl’de durmadan çalışmaya devam edeceğiz. Kültürümüzü yaşatmak, ortak değerlerimizi yeni nesillere aktarmak ve toplumun her kesimini kucaklayan bir anlayışı hâkim kılmak için mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı. Son olarak Toy, tüm vatandaşlara çağrıda bulunarak, “Bugün dünyada yaşananlar bize bir gerçeği net şekilde gösteriyor: Birlik olan milletler ayakta kalır, ayrışan toplumlar ise dış müdahalelere açık hale gelir. Bu nedenle birlik ve beraberlik her zaman önceliğimiz olmalıdır” sözleriyle açıklamasını tamamladı.

Osmanlı Saray Mutfağı Artık Herkesin Evinde Haber

Osmanlı Saray Mutfağı Artık Herkesin Evinde

Edirne'de Türk Mutfağı Haftası vesilesiyle hazırlanan "Edirne Sarayı Mutfağı ve "Osmanlı Helvaları" adlı kitaplar, saray lezzetlerinin ikram edildiği etkinlikle tanıtıldı.   Edirne’de Türk Mutfağı Haftası etkinlikleri çerçevesinde Olgunlaşma Enstitüsü öğretmen usta öğreticileri tarafından hazırlanan "Edirne Sarayı Mutfağı" ve "Osmanlı Helvaları" adlı kitaplar ve kitaplarda yer alan lezzetler katılımcılardan tam not aldı. Edirne Sarayı Mutfağı kitabında Orta Asya ve Selçuklularda Yemek Kültürü, Osmanlı Saray Mutfağı, Edirne Saray Mutfağı şeklinde üç ana başlık altında yemek kültürü, yemek kültürüne etki eden unsurlar, yemeklerde kullanılan malzemeler, sofra adabı ele alındı. Hazırlanan kitaplarda çorbalar, etli yemekler, pilavlar ve dolmalar, unlu gıdalar, turşular, içecekler ve tatlılar yer alıyor.  Etkinliğin açılışında konuşan Edirne Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü İlknur Çelik, "Edirne Sarayı Mutfağı" temasının çıktısı olarak meydana gelen, gastronomi tarihi açısından çok önemli bu iki kitabı sunmanın gurur ve mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.  "Bu tarifleri mutfak atölyemizde uygulayarak tanıttık"  Tarihi ve kültürel değerleri gün yüzüne çıkartmak, günümüzde ve gelecekte yaşatmak amacıyla ortaya çıkan proje çerçevesinde Osmanlı mutfağını, özelinde de Edirne Sarayı mutfağını araştırarak tariflere ulaştıklarını belirten Çelik, "Bu tarifleri mutfak atölyemizde uygulayarak tanıttık. Literatür taraması ve akademik araştırmalarla çoğu unutulmuş, bazıları günümüzde de bilinen reçeteleri bir araya getirerek anlamlı bir çalışmaya imza attık. Yazılı kaynakların çok kısıtlı olması nedeniyle zorlu geçen bu süreçte Osmanlı saray mutfağının ne kadar özel, zengin ve çeşitlilik barındıran bir mutfak olduğuna tanık olduk. Böylelikle yürüttüğümüz projenin önemini bir kez daha anlamış bulunduk" ifadelerine yer verdi.  Açılış konuşmasının ardından kitaplarda yer alan lezzetlerin tadına bakıldı. Etkinlikte Osmanlı saray mutfağında yer alan dane-i yeşil, ballı mahmudiye, fodula ekmeği, Helva-i Hakani, sultani helvası ve gül şerbeti gibi lezzetler ikram edildi.  "Hazırlanan lezzetlerle geçmişe gittik"  Lezzetlerin tadına bakmak için arkadaşlarıyla birlikte etkinliğe katılan Dilek Ozan, Osmanlı mutfağında yer alan lezzetlerin tadına bakınca geçmişe gittiklerini ve lezzetleri çok beğendiklerini söyledi. Çok anlamlı bir etkinlik olduğunu belirten Ozan, birisi ballı, diğeri irmikli olmak üzere iki çeşit tatlının tadına baktıklarını ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.