Hava Durumu

#Osmanlı

Yeni Marmara Gazetesi - Osmanlı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Osmanlı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Yenişehir turizmin  odak noktası oldu Haber

Yenişehir turizmin odak noktası oldu

Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği’nin “Tüm Zamanların En Güzel Şehri Bursa” mottosuyla başlattığı uluslararası tanıtım atağı, Suudi Arabistan’ın Cidde kentinde büyük bir ilgiyle karşılandı. Mövenpick Hotel City Star Jeddah’ta düzenlenen Bursa Tanıtım Günleri’yle başlayan programda 17 ilçenin turizm cazibesi ortaya konuldu. Burada düzenlenen lansmanda Yenişehir, tarihi kimliği ve lojistik gücüyle bölge turizminin ana destinasyonu olarak tanıtıldı. Programın en stratejik adımı ulaşım alanında atıldı. Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, JTTX Cidde Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı’na katılım sağladı. Bursa Yenişehir Uluslararası Havalimanı’na düzenli uçuşlar konulması ve bölgeye turist akışının artırılması amacıyla Air Cairo firmasının Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Şerif ile özel bir görüşme gerçekleştirdi. JTTX Cidde Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı’nda yapılan görüşmede, Bursa Yenişehir Uluslararası Havalimanı’nın direkt ve charter uçuşlara tam uyumlu yapısı vurgulanırken, bu hamlenin Yenişehir’i uluslararası bir ulaşım üssü haline getirme hedefi pekiştirildi. Yenişehir dünya vitrininde Yenişehir Belediyesi, bu katılımla Bursa’nın Suudi Arabistan pazarındaki bilinirliğini artırmayı ve kentin Türkiye içinde stratejik bir ana destinasyon olarak konumlandırılmasını hedefliyor. Fuar süresince Yenişehir ve Bursa’nın; kültür, doğa, sağlık, termal ve kış turizmi başta olmak üzere dört mevsime yayılan potansiyeli uluslararası tur operatörlerine detaylı sunumlarla anlatıldı. Başkan Ercan Özel: “İlçemizin hak ettiği payı almasını sağlayacağız” Etkinlik sonrası değerlendirmelerde bulunan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, şunları söyledi:“Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği koordinasyonunda, Cidde Başkonsolosumuz Sayın Mustafa Ünal, THY yöneticileri ve Suudi tur operatörleriyle verimli görüşmeler gerçekleştirdik. Osmanlı’nın ilk başkenti olan Yenişehir’imizin tarihi mirasını ve Bursa Yenişehir Uluslararası Havalimanı’nın sunduğu direkt ulaşım konforunu Arap turizm acentalarına anlattık. Amacımız, ilçemizin kültürel zenginliği ve doğa turizmi imkanlarıyla bu büyük pazardan hak ettiği payı almasını sağlamaktır.” Fuar süresince gerçekleştirilen ikili iş görüşmelerinde (B2B), Yenişehir’in lojistik avantajları ile İstanbul ve Eskişehir gibi merkezlere olan yakınlığı ön plana çıkarıldı. Türk Hava Yolları’nın "stopover" programının bölgeye katkılarının da aktarıldığı Bursa standı, fuar boyunca Suudi Arabistanlı seyahat profesyonellerini ve yatırımcılarını ağırladı.

700 yıllık fetih yolculuğu Yenişehir'de başladı Haber

700 yıllık fetih yolculuğu Yenişehir'de başladı

Bursa’da 2026 yılını ‘700. Fetih Yılı’ olarak ilan eden Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı’ etkinlileri kapsamında ilk programı Yenişehir ilçesinde gerçekleştirdi. Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı tarafından Sinan Paşa Medresesi'nde gerçekleştirilen ‘İlk Başkent Yenişehir’ adlı konferansa, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, CHP İl Başkan Yardımcısı Ali Fuat Acar, belediye bürokratları, akademisyenler, derneklerin ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı. “Anma yılının ilk adımını, Yenişehir’de atmanın gururunu yaşıyoruz” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı kapsamında ilk anma etkinliğini Yenişehir’de yapmaktan büyük mutluluk duyduklarını söyledi. 600 yıl boyunca geniş bir coğrafyada Osmanlı’nın izini görmenin mümkün olduğunu belirten Başkan Mustafa Bozbey, bugüne kadar ulaşan eserlerin gelecek kuşaklara aktarılmasının da herkesin sorumluluğu olduğunu anlattı. Tarihe sahip çıkmaya devam edeceklerini ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, “Büyük anma yılının ilk adımını, Osmanlı’nın ilk başkenti olan Yenişehir’de atıyor olmanın gururunu yaşıyoruz. Bu topraklarda medeniyetin ilk adımları inançla atılmış, adaletle yükselmiştir” dedi. “Mirasın sorumluluğunu omuzlarımızda hissediyoruz” Bu yılın ilk programını Osmanlı’nın ilk kuruluş hutbesinin okunduğu ve ilk başkenti olan Yenişehir’de düzenlemenin kendileri için de çok kıymetli olduğunu anlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Yenişehir, yalnızca bir yerleşim alanı değildir. Aynı zamanda Osmanlı Devletinin stratejisinin ve yönetiminin şekillendiği, kalıcı bir kent düzeninin kurulduğu çok önemli bir merkezdir. Bursa fethedilene kadar geçen süreçte Osmanlı, devlet olma iradesini işte bu topraklarda güçlendirmiş, burada kök salmıştır. Osmanlı’nın ilk kalıcı eserleri de burada yükselmiştir. Bizler de bu mirasın sorumluluğunu omuzlarımızda hissediyoruz. İşte bu nedenle, bu yılı ‘Köklerimizden Geleceğe’ başlığıyla ele alıyoruz” diye konuştu. “Köklerimiz sağlam, yarınlarımız aydınlık olsun” Köklerinden kopan bir toplumun geleceğe güçlü yürüyemeyeceğinin altını çizen Başkan Mustafa Bozbey, geçmişiyle bağ kuramayan bir kentin, yarınını sağlam temeller üzerine inşa edemeyeceğini vurguladı. Tarihin sokakta, meydanda, okulda, camide, müzede, çocukların hafızasında yaşaması gerektiğini söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “Bu anlayışla yıl boyunca; akademik buluşmalardan sergilere, sanat etkinliklerinden çocuk programlarına, söyleşilerden kültür rotalarına kadar çok sayıda etkinliği bursamızın 17 ilçesine yayacağız. Bursa’nın Fethi’nin 700. yılı hepimize kutlu olsun. Köklerimiz sağlam, yarınlarımız aydınlık olsun” dedi. “Hazineyi yeniden gün yüzüne çıkartmak istiyoruz” Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, Osmanlı’nın filizlendiği, obadan devlete, göçebelikten yerleşik hayata geçişin ilk adımlarının atıldığı Yenişehir’in 1326 yılına kadar Osmanlı’ya payitahtlık yaptığını hatırlattı. Büyükşehir Belediyesi’nin 700. Yılı etkinliklerini Yenişehir’den başlatmasını önemsediklerini söyleyen Ercan Özel, Osmanlı’nın ilk parasının da Yenişehir’de basıldığını, akçenin şuan Doha’daki İslam Eserleri Müzesi’nde sergilendiğini ifade etti. Osman Gazi’nin 20 yıl boyunca Yenişehir’de yaşadığını da anlatan Özel, “Orhan Gazi’ni eşi Nilüfer Hatun, aslında Yenişehirlidir. Osmanlı’nın ilk 6 padişahı, zamanlarının büyük bölümünü bu topraklarda geçirdi. Yenişehir, kültürel olarak da Osmanlı’ya ve Bursa’ya değer katmıştır. Yenişehir bir tarih hazinesi olmasına rağmen çoğu zaman tozlu sayfalar arasında sıkışıp kaldı. Bizler bu tozu silerek bir hazineyi yeniden gün yüzüne çıkartmak ve Yenişehir’i tarih turizminin önemli duraklarından biri haline getirmek istiyoruz. Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı etkinliklerinin Yenişehir’den başlatılması yönünde karar alan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e ve emeği geçenlere teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Yenişehir’de yapılan 725 yıllık tarihi bölgede Osmanlı gelenekleri yaşatılacak Haber

Yenişehir’de yapılan 725 yıllık tarihi bölgede Osmanlı gelenekleri yaşatılacak

Osmanlının kuruluşunda ilk Başşehir ilan ettiği Yenişehir’de yapılan 725 yıllık tarihi bölgede Osmanlı gelenekleri yaşatılacak. Orhan Bey tarafından 1300 yılında yapımına başlanan Pustinpuş Baba, zaviyesi Babasultan camiinin olduğu tarihi bölgeye Osmanlı kıl çadırları yapılarak Osmanlı gelenekleri, yemekleri yapılacak. Yapılan çalışmaları yerinde inceleyen Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, "Burada Osmanlı otağlarının, mesire alanlarının olacağı bir sosyal tesis kazandırmak için çalışmalara başladık. Bu alanda Osmanlı motifleriyle hazırlanmış özel Osmanlı kıl çadırları yer alacak. Aileler çocuklarıyla birlikte buraya gelerek hem o dönemim lezzetlerini hem de o döneme ait hazırlanmış tesislerde güzel vakit geçirecekler. Burada Osmanlı şerbetleri Osmanlı Yemekleri, Osmanlı kahvaltısı ve daha birçok önemli sürprizler burada olacak" dedi. Başkan Özel, "Bulunduğumuz tarihi mekana adı verilen ve onun adına yaptırılan Pustinpuş Baba, Osman Gazi ve oğlu Orhan Bey’in fetihlerine adamlarıyla birlikte katılmış manevî bir şahsiyettir. Bu zaviye onun adına Orhan Bey tarafından yaptırılmıştır. Halkımızın güvenliği için tesislerimizi kameralar ile donattık. Pustinpuş Baba, zaviyesi Babasultan camiinin olduğu bölgede herkesin bir anısı bulunuyor. Bu önemli mekanda ok atmadan tutun değişik lotolar yer alacak. Yenişehir Osmanlının ilk başşehri bizlerde bu tarihi mekanda Osmanlı dönemimize ait gelenek ve lezzetleri misafirlerimize sunmak istiyoruz" diye konuştu.

Halep'te başlayan sabun üretimi Kilis'te 4. kuşakta devam ediyor Haber

Halep'te başlayan sabun üretimi Kilis'te 4. kuşakta devam ediyor

Osmanlı döneminden bu yana sürdürülen sabun üretimini 4. kuşak olarak devam ettiren 26 yaşındaki Abdulmecit Teksabuncu, Kilis'te ürettiği doğal sabunları dünyanın farklı ülkelerine gönderiyor. Kilis'te yaşayan 26 yaşındaki Abdulmecit Teksabuncu, babasının dedesinin başlattığı sabun üretimini 4. kuşak nesil olarak sürdürmeye devam ediyor. Halep'te 1920 yılında babasının dedesinin başlattığı sabun üretimini, dedesi ve babasının ardından 4. kuşak olarak kendisinin sürdürdüğünü söyleyen Teksabuncu, Kilis'te ürettikleri doğal sabunları Türkiye'nin dört bir yanına satarken, Orta Doğu, Avrupa, Asya ve Afrika ülkelerine de ihraç ediliyor. "Sabun üretimi Halep'te başlamış, biz bu işi bugün Kilis'te sürdürüyoruz'' Doğal sabun üretimini yıllardır aralıksız devam ettirdiklerini belirten Abdulmecit Teksabuncu, "Bu iş bizimle birlikte 4. kuşağa ulaştı. Babamın dedesine 'Halepli Mehmet Efendi' derlerdi. Sabun üretimi Halep'te başlamış, biz bu işi bugün Kilis'te sürdürüyoruz. Sabun üretimi el emeği isteyen bir iş. Formül oluşturma, üretim aşamaları ve kalite kontrol çok önemli. Bu yüzden sabır, dikkat ve titizlik şart. Ayrıca ekip çalışması da bu işin olmazsa olmazı" dedi. "Zeytinyağından ürettiğimiz doğal sıvı sabun üzerine denemeler yapıyoruz" Sıvı sabun üretimi üzerine Ar-Ge çalışmaları yaptıklarını da belirten Teksabuncu, "Sabun işi yapan sıvı sabun da yapabilir ama biz doğal olmayan hiçbir sürece sıcak bakmıyoruz. Zeytinyağından ürettiğimiz doğal sıvı sabun üzerine denemeler yapıyoruz. Henüz piyasaya sürmedik ancak çalışmalarımız devam ediyor" ifadelerini kullandı. "Çin ve Senegal gibi ülkelerde de sabunlarımız tercih ediliyor" Kilis'te üretilen sabunların yurt dışına da gönderildiğini ifade eden Teksabuncu, "Ürünlerimiz Orta Doğu'da özellikle Irak, İran ve Suriye'ye gidiyor. Avrupa'da ise İtalya, Hollanda ve Almanya'ya ihracatımız oldu. Çin ve Senegal gibi ülkelerde de sabunlarımız tercih ediliyor" dedi. "Sabun üretimi bir anlamda sanattır" Sabun üretiminin hem kimyasal hem de sanatsal bir yönü bulunduğunu belirten Teksabuncu, "Bu işi yapmak isteyenlere eğitim almalarını, araştırmaktan ve denemekten korkmamalarını tavsiye ederim. Kendi markasını kurmak isteyenler için pazarlama ve girişimcilik büyük avantaj sağlıyor. En önemlisi, yaptıkları işi severek yapmalarıdır. Çünkü sabun üretimi bir anlamda sanattır" diye konuştu.

Padişahları cihada teşvik eden alimin mezarının hâli, görenleri üzüyor Haber

Padişahları cihada teşvik eden alimin mezarının hâli, görenleri üzüyor

Osmanlı döneminin önemli alimlerinden Molla Arap Hazretleri'nin Bursa Yıldırım'daki kabrinin hâli, görenleri üzüyor. Bursa'nın Yıldırım ilçesinde bulunan Molla Arap Mahallesi'ne ismini veren ve Osmanlı ilim dünyasında derin izler bırakan Molla Arap Hazretleri'nin kabri yalnızlığa terk edilmiş durumda. Daha önce Molla Arap Camii bahçesinde olan kabir, 1855 yılında yaşanan büyük depremin ardından cami küçültülünce yolun karşısında kalmıştı. Antakya doğumlu olan ve Halep üzerinden Bursa'ya gelen Molla Arap'a bu ismin verilme sebebi, iyi derecede Arapça bilmesiydi. Asıl ismi Vaiz Muhammed bin Ömer olan Molla Arap, hem zahiri ilimlerde hem de tasavvufta derin bir alim olarak tanınıyordu. Molla Arap Hazretleri'nin Yıldırım'daki mezarının bulunduğu alan türbe haline getirilmediği gibi, çevresi de oldukça bakımsız. Bursa'nın kültürel ve manevi mirasını yaşatma konusunda önemli adımlar atan Yıldırım Belediyesi'ne bu konuda da büyük görev düştüğünü söyleyen vatandaşlar, geçtiğimiz dönemde Aşık Yunus Hazretleri'nin kabrini ortaya çıkaran belediyeden, Molla Arap için de benzer bir sahiplenme bekleniyor. Bursalıların bu manevi mirasa sahip çıkması gerektiği vurgulanıyor. "Padişahlar Molla Arap'ı yanından ayırmadı" Osmanlı padişahlarının Molla Arap Hazretleri'nin hayatı boyunca sohbetlerine katıldığını, kendisinden dersler aldığını kaydeden Tarih Arşivi Genel Yayın Yönetmeni Cüneyt Günay, "Bursa'da Yıldırım ilçesinde Molla Arap Mahallesi'ne ismini veren Molla Arap Hazretleri'nin şu an kabrinin başındayız. Molla Arap Hazretleri Osmanlı için çok önemli bir şahsiyet. Maalesef yeteri kadar günümüzde tanınmıyor. Bursa'da yaşadığı zaman Molla Arap ismini Bursalılar vermiş. Çünkü kendisi Antakya'da doğmuş, Halep tarafından Bursa'ya gelmiş ve çok iyi Arapça bildiği için Bursalılar onu Molla Arap diye tanımışlar. Asıl ismi Vaiz Muhammed bin Ömer. Dedeleri Antakya'ya Mâverâünnehir'den gelmişler. Mısır sultanlarından Kayıtbay Molla Arap'ı çok seviyor. Onun derslerine katılıyor ve o kadar çok seviyor ki Molla Arap Hazretleri bir ara Mısır'ı terk etmek istiyor Kayıtbay ona izin vermiyor. Ancak Kayıtbay vefat ettikten sonra Molla Arap Hazretleri Bursa'ya geliyor. Burada halka bir müddet vaaz veriyor. Daha sonra Bursa'dan İstanbul'a geçiyor ve İstanbul'da devrin padişahı Sultan II. Beyazıt, Molla Arap Hazretleri'ni duyuyor. O da onun derslerine katılıyor, sohbetlerine katılıyor ve aralarında çok büyük bir dostluk, bir muhabbet başlıyor. Molla Arap Hazretleri, Sultan II. Beyazıt'ı cihada teşvik ediyor. Modon Seferi'nde Molla Arap Hazretlerini şehre ve kaleye ilk giren mücahitler arasında görüyoruz. II. Beyazıt vefat ediyor. Daha sonra Yavuz Sultan Selim tahta geçiyor. Biz Molla Arap Hazretleri'ni yine Yavuz Sultan Selim Han'ın yanında görüyoruz. Molla Arap Yavuz Sultan Selim Han'ın Çaldıran Savaşını yapmasında da etkili olmuştur. Çünkü onu şiirlerle sefere teşvik etmiştir. Kitap yazmıştır bununla ilgili ve Çaldıran Savaşı'nda Osmanlı ordusuna coşturucu vaazlar yapıyor. Yavuz Sultan Selim Han ona dua ettiriyor. Molla Arap Hazretleri orada dua ediyor. Yavuz Sultan Selim Han amin diyor. Böyle müthiş bir sahne var düşünün. Yavuz Sultan Selim Han vefat ediyor. Yerine Kanuni Sultan Süleyman geçiyor. Kanuni Sultan Süleyman zamanında da yine Molla Arap Hazretleri'ni görüyoruz. Macaristan Savaşı'nın kazanılmasında da katkısı var" diye konuştu. "Dönemin önemli ilim insanlarındandı" Yaşadığı dönemde birçok ilimde ön plana çıkan Molla Arap Hazretleri'nin günümüzdeki kabrinin, şahsına yakışmadığını söyleyen Günay, "Bunun haricinde Molla Arap Hazretleri'nin bir de ilmi bir tarafı var. Mesela kimya ilminde çok ileri derecede ön planda ve kitapları var. Arapça lisanını da aynı şekilde iyi biliyor. Hadis ilminde çok ön planda. Kendisi çok yönlü bir şahsiyet. Balkanlar'da bulunuyor. Üsküp'te orada mescit yaptırıyor, camiler yaptırıyor. Bursa'mızda metfun ama maalesef çok tanınmıyor. Tanıtılmamış, bilinmemiş. Bu anlamda büyük bir eksiklik ve bulunmuş olduğu kabre baktığımız zaman. Hiç hak etmediği bir tablo var burada. Çünkü bakınız burada hayatını anlatan bir yazı var. O bile çok kötü bir vaziyette. Bunun haricinde mezar aynı şekilde. Burada Molla Arap Hazretleri'nin şanına yakışır bir türbe tarzında artık nasıl uygunsa böyle bir şey yapılmalı ve Molla Arap Hazretleri daha çok tanıtılmalı. Bursalılara öncelikle büyük iş düşüyor. Yıldırım Belediyesi'ne büyük iş düşüyor. Yıldırım Belediyesi'nin de böyle tarihi ve kültürel anlamda birçok hizmetleri var. Yakın zamanda Aşık Yunus Hazretleri'nin kabrini ortaya çıkarttılar. Burada da aynı öncülüğü Yıldırım Belediyesi'nden bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

200 yıllık ‘Deliler' gece vakti köyü bastı Haber

200 yıllık ‘Deliler' gece vakti köyü bastı

Osmanlı'nın efsanevi süvarileri Deliler'in izinden giden gençler, 200 yıllık Alabaş geleneğiyle bayram akşamlarını korku ve eğlenceye dönüştürüyor. Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesine bağlı Şehriman Mahallesi'nde iki asırlık gelenek, Kurban Bayramı coşkusuna tarihi bir dokunuş katıyor. Osmanlı döneminde cesaretleri ve sıra dışı görünümleriyle tanınan ‘Deliler' adlı süvari birliğini yaşatmak amacıyla yaklaşık 200 yıldır sürdürülen ‘Alabaş' geleneği, hem korkutuyor hem de eğlendiriyor. Mahalle sakinleri, Kurban Bayramı'nda kestikleri hayvanlardan çıkan deri, kelle, kuyruk, boynuz ve kemikleri kullanarak kostümler hazırlıyor. Bu dikkat çekici kostümleri giyen gençler, akşam saatlerinde mahalle sokaklarında ve meydanında aniden karşılarına çıktıkları insanlara çeşitli sesler çıkararak korku dolu anlar yaşatıyor. Geçmişin savaşçı ruhunu yaşatan bu gelenek, yalnızca mahalle halkının değil, bayram ziyaretine gelen misafirlerin ve farklı yerlerden gelen meraklı ziyaretçilerin de ilgisini çekiyor. Katılımcılar, ‘Alabaş' geleneği sayesinde hem tarihi bir yolculuğa çıkıyor hem de unutulmaz bir eğlence deneyimi yaşıyor. Osmanlı kara ordusunun en cesur birliklerinden olan Deliler'in anısını yaşatmaya devam eden Şehriman sakinleri, bu gelenekle kültürel miraslarını gelecek nesillere aktarmayı hedefliyor. Kesilen kurbanların derileri kostüm oluyor Mahallede kesilen kurbanların derileri toplanarak Alabaş geleneği için hazırlandığını kaydeden mahalle sakini Salih Demirci, "İnsanlarımızı korkutuyoruz, onlar da bundan tabii ki eğleniyor. Köy meydanında yapıyoruz, araçların genellikle geçtiği yerler. Yoldan geçen arabalara da bu zevki tattırıyoruz. Bu etkinlik yıl boyunca sadece bugün yapılıyor. Kurban Bayramı'nda hayvanlar kesildikten sonra başlıyor. Çünkü bu deriler başka bir yerde hazır olarak bulunmuyor ya da satılsa bile kuru deri oluyor. Kuru deri ise vücuda zarar veriyor, canımızı acıtıyor. Oysa bu deriler taze ve içi ıslak olduğu için vücuda zarar vermiyor. Bu yüzden her yıl bu zamanı bekliyoruz. Kurban kesildikten sonra derileri alıyoruz. Herkes kendi bedenine uygun olanı seçiyor. Sonra güzel bir yerde yıkıyoruz. Yıkadıktan sonra tuzluyoruz. Tuzladıktan sonra bir yere asıp kurumasını bekliyoruz. Kuruduktan sonra üzerindeki tuzu temizlemek için tekrar yıkıyoruz. Ardından kesim aşamasına geçiyoruz, kol kısımları ve boyun bölgesi kesiliyor. Sonrasında da giyiyoruz. Bu gelenek yaklaşık 200 yıldır devam ediyor. Bizim bildiğimiz bu kadar, belki daha da eskidir" dedi. Cadılar Bayramı ile karıştırılıyor ama 200 yıllık Türk geleneği 200 yıllık Alabaş geleneğinin Cadılar Bayramı ile karıştırılmasından dolayı rahatsızlık duyduklarını belirten Şehriman Eğitim, Kültür ve Yardımlaşma Derneği Gençlik Başkanı Burak Özdemir, "Bu kültürümüz çok eskiye dayanıyor. Bildiğimiz kadarıyla 200 yıldan da eski ama tam tarihi net olarak bilinmiyor. Ancak şunu rahatlıkla söyleyebiliriz, bu geleneğin kökeni tarihi belgelere dayanıyor. Osmanlı döneminde, öncü birliklerimiz vardı. Bu birliklerin başında Lala Şahin Paşa bulunuyordu. Deliler Ocağı da bu dönemde kurulmuş ve o dönemden bu yana bu kültür halk arasında yaşatılarak günümüze kadar gelmiş. Deliler Ocağı bir süre sonra kapatıldıktan sonra, bizim milletimiz bu kültürü yaşatmaya devam etti. Eskiden bu kıyafetler daha çok vahşi hayvanların derilerinden yapılıyormuş. Ancak günümüzde şartlar değiştiği için bu gelenek hem günümüze uyarlandı hem de biraz daha eğlence amacı taşıyan bir hal aldı. Yine de temel amacımız bu geleneği sürdürmek ve yaşatmak. Şimdi, günümüzde daha ulaşılabilir malzemelerle örneğin koyun veya koç derisi gibi kostümler hazırlanıyor. Her Kurban Bayramı'nın ikinci günü bu gelenek canlandırılıyor. Bu sayede de kültürümüz yaşamaya devam ediyor. Burada özellikle belirtmek istediğimiz bir konu var. Bu gelenek bazen yanlış anlaşılıyor, Cadılar Bayramı gibi yabancı kutlamalarla karıştırılıyor. Ancak bunun bu tarz geleneklerle hiçbir alakası yok. Evet, zamanla bazı eğlence amaçlı unsurlar ve farklı karakterler eklendi ama bu gelenek tamamen bize, bizim kültürümüze ait. Şamanizm gibi başka inanç sistemlerine dayandığını iddia edenler de oldu; fakat bu da doğru değil. Bu, Türk kültürüne ait, özgün bir gelenektir. Herhangi bir başka kültürden alınmış ya da dış etkilerle şekillenmiş bir uygulama değildir. Bizim asıl amacımız, Osmanlı'dan bu yana gelen Deliler Ocağı kültürünü yaşatmak, tanıtmak ve gelecek nesillere aktarmaktır. Etkinliklerde genelde aniden ortaya çıkarak halkı korkutuyoruz ama bu tamamen eğlence amaçlı yapılıyor. Kimseye zarar verme niyeti yok. Bu sayede halk bir araya geliyor, birlikte vakit geçiriyor ve geleneğin ruhu yaşatılıyor. İnsanlar bu etkinliği gördüklerinde merak ediyor, sorular soruyorlar. Biz de bu vesileyle geleneğimizi anlatma imkânı buluyoruz" ifadelerini kullandı.

Bursa'nın Fethinin 699. Yıl Dönümü Kutlamaları Çoşkuyla Devam Ediyor Haber

Bursa'nın Fethinin 699. Yıl Dönümü Kutlamaları Çoşkuyla Devam Ediyor

 Bursa'nın fethinin 699. yıl dönümü kutlamaları coşkusu, Bursa Valiliğinin etkinliğiyle devam ediyor. Osmanlı askerlerinin şehre giriş yaptığı Pınarbaşı'ndaki Fetih Kapı önündeki tören, Fetih sâlasının okunmasıyla başlarken, Osman Gazi ve Orhan Gazi türbelerinin ziyareti ile Balabanbey Kalesi önündeki gösterilerle devam etti.   Bursa'nın 699 yıl önce Orhan Gazi tarafından fethinin yıl dönümü törenlerle kutlandı. Fetih Kapı'da yapılan törenlere Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa milletvekilleri, belediye başkanları, muhtarlar, mülki ve askeri erkân ile vatandaşlar katıldı. Mehter takımı ve kılıç kalkan ekiplerinin Fetih Kapı surlarında yerini almasının ardından törenler, İstiklal Marşı ve fetih salasının okunmasıyla başladı. Uludağ Üniversitesi Tarih Bölümü Yakın Çağ Tarih Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Zeynep Akan Yetişir, fetih sürecinde yaşananlar ve kentin gelişim sürecini anlattı.  Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Orkun Gazioğlu ise, "Bursa'nın fethi, yalnızca Bursa için değil, tüm Osmanlı ve Türk tarihi için bir dönüm noktası olmuştur. Bursa Osmanlı'nın ilk göz ağrısı, ilk başkentidir. Bursa bir Ulu Çınar'ın kök saldığı yerdir. İşte o köklerdir bizi biz yapan. O kökler bu kentin camilerine, medreselerine, hanlarına ve kervansaraylarına işlemiştir. Bu anlamda kentimiz, Osmanlı mimarisinin de doğduğu yer olarak anılmaktadır. Yüzyıllarca bu topraklarda farklı inanç ve kültürden insanlar barış içinde yaşamıştır. Bizler de bugün bu kutlu mirasın varisleri olarak, tarihi doku da kültürel değerlerimize, atalarımızın bizlere bıraktığı emanetlere sahip çıkıyoruz" dedi.  Protokol üyeleri, daha sonra Tophane'deki Osman Gazi ve Orhan Gazi türbeleri önünde saygı nöbeti değişimini izledi. Yapılan duanın ardından, Osman Gazi ve Orhan Gazi türbeleri ziyaret edildi. Fetih törenleri, Balabanbey Kalesi'ndeki etkinliklerle sona erdi. 

Bursa'nın Fethi'nin 700. Yılı Ecdada Yakışır Şekilde Kutlanmalı Haber

Bursa'nın Fethi'nin 700. Yılı Ecdada Yakışır Şekilde Kutlanmalı

600 yıl hüküm süren Osmanlı Devletine başkentlik yapmış Bursa; fethin 699. yılını kutlamaya hazırlanırken, İmparatorluğun kurucusu Osmangazi Han'ı anma etkinliklerinin de babası ve babaannesinde olduğu gibi devlet töreni kapsamına alınması talep edildi.   MHP'de 2 dönem Osmangazi Belediye Meclis Üyeliği yapan Cemil Aydın, "Babası Ertuğrul Bey'e babaannesi Hayma Ana'ya uygulanan devlet töreni Osmangazi Han'dan esirgenmemelidir" dedi.  Nisan ayında kutlanacak olan Bursa'nın Fethi ve Osmangazi Han'ı anma etkinliklerine Balkanlardan Orta Asya'ya tüm soydaşların davet edilmesi gerektiğini belirten Aydın, "Büyük buluşma imkanı oluşturmalıdır. Osmangazi Belediye Başkanlığı'nın gönül coğrafyamıza gerekli davet ve çağrıyı yapması beklenti dahilindedir" diye konuştu.  Osmangazi Han'ı anma etkinliklerinin devlet töreni kapsamına alınması teklifinde ısrarlı olduklarını kaydeden Aydın, "Osmangazi Han'ı anma etkinliklerin devlet töreni kapsamına alınma zamanı gelmiş ve de geçmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti himayesinde tüm Türk Dünyası temsilcilerinin, gönül coğrafyamızdan gelecek soydaş ve kardeşlerimizin Bursa'da buluşması şehrimize ve tanıtımına ayrı bir değer katacaktır" diye konuştu.  Bursa Kent Konseyi Tarihi Kültürel Miras ve Çevre Grubu Üyesi Ali Turan da 1998 yılında yapılan kutlamalarda olduğu gibi komitelerin kurulup anma etkinlikleri için çalışmalara biran önce başlanılması gerekildiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kültür Turizm Bakanlığı'na da çağrıda bulunan Turan, 6 Nisan 2025'te yapılacak 699. yıl ve bir sene sonraki 700. yıl kutlamalarının devlet töreni kapsamına dahil edilmesi için valiliğe imzalı dilekçe sundu. 

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.