Hava Durumu

#Oylat Mağarası

Yeni Marmara Gazetesi - Oylat Mağarası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Oylat Mağarası haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Yazın üşüten, kışın terleten doğa harikası Haber

Yazın üşüten, kışın terleten doğa harikası

İnegöl'de Oylat Deresi'nin batı kıyısında yer alan Oylat Mağarası, fay hatları üzerinde depremler sonrasında suların aşındırmasıyla oluştu. Yaklaşık 750 metre uzunluğunda ve 95 metre yüksekliğindeki mağara, özellikle yaz aylarında yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası oluyor. Bölgeyi ziyaret eden Arap turistler de mağaraya yoğun ilgi gösteriyor. Yılın her döneminde sıcaklığı 15 ila 18 derece, nem oranı ise yaklaşık yüzde 90 seviyesinde kalan mağara, astım ve bronşit rahatsızlığı bulunan bazı ziyaretçiler tarafından da tercih ediliyor. Doğal yapısıyla dikkat çeken mağarada zaman zaman film ve dizi çekimleri de gerçekleştiriliyor. Mağaranın son noktasına ulaşıldığında ziyaretçiler yaklaşık 31 katlı bir binanın yüksekliğine eş değer bir seviyeye çıkmış oluyor. İçerisindeki sarkıt ve dikitlerin ise her 1 santimetresinin yaklaşık 16 yılda oluştuğu belirtiliyor. Merdivenlerle gezilebilen mağaranın etkileyici atmosferi, fantastik film sahnelerini andıran görüntüler sunuyor. Oylat Mağarası yalnızca doğal güzelliğiyle değil, ilginç ziyaretçi alışkanlıklarıyla da dikkat çekiyor. Bazı kişiler dilek dileyerek para atarken, bazıları bilekliklerini mağara içerisindeki alanlara bağlıyor. Spiritüel çalışmalar yapanların yanı sıra, mağara toprağını almak isteyen büyücü ziyaretçiler de zaman zaman bölgeye geliyor. Doğal oluşumu ve etkileyici atmosferiyle Oylat Mağarası, İnegöl'ün en önemli turizm destinasyonları arasında yer almayı sürdürüyor. Oylat Mağarası'ndan bahseden işletmecisi Nurcan Yılmaz, "Oylat Mağarası ölü bir fay hattının üzerinde. Milyonlarca yıl önce gerçekleşmiş büyük depremlerden oluşan kayalık kırıkları ve içinden akan akarsularla oluşmuş bir mağara. Mağaramızın takriben yaşı 3 milyon. Mağaramızın diğer özelliği hala yaşamaya devam ediyor oluşu. Oylat Mağarası içerisinde 750 metrelik bir gezi alanının bulunduğu bir mağara. Gezi alanı olarak Türkiye'nin en büyük ikinci mağarası. Ziyaretçilere açık olmayan daha fazla alanı da var." Kronik Hastalıklara iyi geliyor Oylat Mağarası'nın sağlık turizmine önemli bir katkısı olduğunu söyleyen Yılmaz, "Astım ve bronşit gibi kronik hastalıkları olan insanların mağaranın 300 metreden sonraki rakımında çok rahat nefes alıyorlar, broşları açılıyor. Mağaramızın 100 metreden sonra ziyaretçilerimizin görebileceği dev sarkıt ve dikitler var. Bunların 1 santimetresi 16 yılda oluşuyor. Yani milyonlarca yılda oluşan sarkıt ve dikitler. Mağaramızın en son noktasına vardığımızda yerden 93 metre yükselmiş oluyorsunuz. 750 metrede mesafe katetmiş oluyorsunuz. Mağaramız yoğun bir şekilde ziyaretçi alıyor. Yaz ve kış aylarında ortalama 100-350 bin arasında değişen ziyaretçi sayımız var" diye konuştu. "Kış aylarında burasının soğuk olduğunu düşünen ziyaretçilerimiz için söylüyorum. İçerideki ısı yaz kış sabittir. 15 ile 18 derece arasında. Kış mevsiminde geldiğinizde ısınırsınız, yaz mevsiminde geldiğinde doğal bir klimanın içerisinde olursunuz. Bunun dışında burasını değerlendirmek isteyen reklam dizi çalışmaları yapan şirketlerle görüşüyoruz. Ziyaretçilerimiz Türkiye'nin hemen hemen her yerinden var. Sadece belli bir kesime ya da belli bir yaş grubuna hitap etmiyoruz. Belki de o anlamda turizm sektöründe çok özel bir yere sahip. Çünkü hem çocukların mutlu olduğu hem gençlerin enteresan bulduğu belli bir yaş üzerindekilerin gezmekten hoşlandığı tek yerdir. Bu anlamda böyle bir yerin işletmecisi olmaktan mutluyum. Büyük teyzelerimiz gelip buradan toprak almaya çalışıyorlar. Spiritüel çalışmalar yapan meslekler var. Onlar gelip burada kendilerince çalışmalar yapıyorlar. Ağaçlarımıza şans bileklikleri bağlanıyor. İçeride göllenmeler var içerisine para atıp şans diliyorlar. Böyle yüz güldüren hatıralarımız var" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin en uzun mahallelerinden biri İnegöl'de Haber

Türkiye'nin en uzun mahallelerinden biri İnegöl'de

Türkiye´nin önemli kaplıca merkezlerinden biri olan ve doğal güzellikleriyle de dört mevsim yerli turistleri ağırlayan Oylat'a gidiş güzergahında bulunan Hilmiye Mahallesi, uzunluğunun yanı sıra görsel güzellikleriyle de dikkat çekiyor. 1877-1878 yıllarında Osmanlı-Rus harbi nedeniyle Gürcistan'ın Batum bölgesinden göç eden Gürcüler tarafından Hilmi Efendi tarafından kurulan Hilmiye Mahallesi, Oylat Kaplıcaları ve Oylat Mağarası turizm merkezi. Yol kenarına paralel olarak kurulan bu yerleşim alanı, 5.2 kilometrelik bir hat boyunca uzanıyor. Hilmiye Mahallesi Muhtarı Osman Nuri Orhan, "Köyümüz Gürcistan Acara bölgesinden göç etmişti 1877 ile 80 arası. İnegöl'ün en eski turistik köylerinden biridir. İnegöl en eski anonim şirketinin merkezi burasıdır, 1946'da kurulmuş bir anonim şirketi. Turistik köydür, mağaramız var. Türkiye'nin en uzun köyü olduğu rivayeti var, 1980 metreydi 5200 oldu. Kış turizmi de var Oylat'ta biliyorsunuz kaplıcalarından dolayı. Yani 3 milyon yıllık olan bir mağara Oylat mağarası. Turizme açık, turizm potansiyeli çok yüksek bir köyüz. Köyümüzün içinde turistik işletmeler de var. Lokantalar olsun, çay bahçeleri olsun. Şimdi at çiftliği de kuruluyor. Köyümüz orman köylüsüdür, orman çalışanları var köyümüzde. Yani onun haricinde böyle aromatik meyveler var; Ahududu, aronya, frenk üzümü gibi ama bunlar sembolik bir şekilde kalıyor. Fakat lokasyonumuz buna uygun bir havası var. Çiftçilikle uğraşanlar, bunlarla uğraşıyorlar. İnegöl'de biliyorsunuz sanayi şehri. İnegöl'de fabrikası olan çok iş adamı burada. Köye her türlü desteği sağlayan, maddi manevi desteği eksik etmeyen iş adamı bunlar. Onlara da teşekkür ederiz. Aslında devlete çok fazla yük olmayan, kendi yağında kavrulan bir köyüz. Şu anda 450 civarında daimi yaşam var, yazın tabi bu 750 ile 1000 arasında değişiyor. Köy içinde, turistik yeri saymıyorum tabi o konaklama bölgesi olduğu için" dedi. Müzeyyen Senar mahallemizde doğdu Müzeyyen Senar'ın kendi köylerinde dünyaya geldiğini iddia eden Orhan, "Osmancık filminin bir kısmı burada çekildi. Müzeyyen Senar tabii şimdi bizim çocukluğumuzdan hatırladıklarım. Buradan evlatlık veriliyor, ondan sonra biraz da kırgın dönüyor buraya. Çünkü Oylat'a geldiğinde kırgın olduğunu söyledi. İşte beni vermişler, bana bakamamışlar gibi bir şeyi var. Müzeyyan Senar'ın burada çok büyük bir mazisi yok ama dediğimiz gibi gelip burada içten içe ağlayan bir ablamız oldu" diye konuştu. "Bu dünyanın cennetinde yaşıyoruz" "Köyümüz çok güzel, havası iyi. Kışı güzel yaşıyoruz, yazı ayrı güzel yaşıyoruz. Bütün baharları güzel yaşıyoruz. Topraklarımız verimli, dediğimiz gibi turistik bir köy. Biraz bir sıkıntımız var. Ama bu dünyanın cennetinde yaşıyoruz desek daha iyi olur. Biz memnunuz köyümüzden, köyümüz sıcaktır, insanları Kafkas kökenli gürcüleriz. Çok fazla yabancı yok köyümüzde hepimiz birbirimizle akrabayız. Biz mutluyuz köyümüzde yaşamaktan" şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.