Hava Durumu

#Pamuk

Yeni Marmara Gazetesi - Pamuk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Pamuk haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kraliçe 2. Elizabeth'in yorganını yapan İnegöllü 60 yıldır mesleğine sıkı sıkı sarılıyor Haber

Kraliçe 2. Elizabeth'in yorganını yapan İnegöllü 60 yıldır mesleğine sıkı sıkı sarılıyor

İnegöl’ün Cuma Mahallesi’ndeki dükkânında mesleğini sürdüren Erkan Genç, yün ve pamuktan yapılan doğal yorganların sağlık açısından önemli olduğunu belirterek, mesleğin artık çırak yetişmemesi nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Meslek hayatını anlatan Erkan Genç, "Baba mesleğiydi. Babam da 60 sene bu işi yaptı. 1953 yılında ben dünyaya geldim. Babamın yanında çalışarak ilk okulu İshak Paşa'da okudum. Okurken hem yorgancılığı burada öğrendim. Baba mesleği olduğu için. Ondan sonra işte askere kadar, askerden sonra da biraz devam ettik. Sonra İstanbul'a gittim. İstanbul'da da bir yedi sekiz sene çalıştım. Orada da yorgancılık yaptım. Orada biraz daha sanatı ilerlettik. Şu küçük dikişleri, ince dikişleri. 84'te evlenmek için gitmiştim zaten. Ondan sonra İnegöl’e tekrar geldim. Babamlar burada yorgancı. Kardeşimle beraber dükkan açtım. 5-6 sene de öyle sürdü. Sonra tek başıma işte hala yorgancılık yapıyorum" dedi. İlkokuldan sonra en az 60 senenin geçtiğini belirten Genç, "Yaş 73, 13 seneyi sayma ki ilkokulda da dikiyordum. Zaten 75'te dükkan var üzerime kayıtlı. Şimdi bunun üzerinde resmi yapılan Fatih Sultan Mehmet, Atatürk, Kraliçe Elizabeth resimleri üzerine batik boyamayla yapılıyor ama onu kabartması, dikmesi var. Bunlar da yapıldı İstanbul'da. Bunların fırfırlısı, eteklisi, incesi. Şimdi öyle değil şimdi bu sanat her meslek gibi yozlaştı. Zaten kalmadı ki. Bizden sonra kalfa yok. Bunu kim dikecek? İstediğin kadar para ver. Bazıları diyor ki ben istemiyorum. İstese de dikecek kimse yok zaten. Kim dikecek ki? Şu dikişi yapacak yorgancı yok. Benim anam dikiyor. Onlar boş. Onları geç. Kilis yorganları var şimdi hazır iş. Şeye benzetiyorum ben onları. Döner yemeye gidiyorsun ama tavuk döner yiyorsun et değil. Öyle şeyler kalmadı. Bunun daha neleri var neleri? Yani parayla da bunu diktiremeyecek, bulamayacak. Bu ince dikiş. Bunu yapacak yorgancı yok. Dikemiyor yani. Diken de yok. Çok mu önemli? Tabii üzülüyorum sanat gidiyor diye. Ben elimden geldiği kadar yaptırmaya, yaşatmaya çalışıyorum. Benden başka da kaldığını bilmiyorum. Yok zannediyorum" dedi. Ele bir dönüş olduğunu söyleyen usta Erkan Genç, "Ama kim yapacak? Elinde sanatı var. Terzilik gibi. Mesela burada bir sürü terzi var ama benim bildiğim iki üç tane terzi var. Ama sorsan 20 tane var. Şimdi bunun gibi. Bu da böyle. Avrupa'nın hemen hemen her ülkesi aldı. Fransızı, Belçikası, Almanı. Hatta İstanbul'da dernek olarak İngiltere kraliçesine giden yorgan bile var. Karşılığında derneğe 450 mi 550 mi ne pound para gelmiş. Bu elçilik vasıtasıyla gidiyor. Üç kişi yaptık. Tabii kraliçenin resmi vardı. Öldü." Giyimden yorgana kadar doğaldan vazgeçilmemesi gerektiğinin altını çizen Genç, "Kesinlikle elyaf yok. Elyaf öyle bir şey tavsiye edemem. Çünkü onu tavsiye edenin aklından zoru olması lazım. Yün ve pamuk, doğal neyse odur. İnsanoğluna en yakın olan şey yün. Şimdiki yünler zaten yastık da gösterdim ben size. Makinede yıkanıyor. Gerçek yün, yıkanıyor. Atıyorsun makineye, yorgan programında yıkanıyor. Elyafa benziyor ama yün. Yeni nesile bunu tavsiye ederim. Yine yaylı yataklarda yatsın ama üstüne mutlaka incecik ya da işte yorgan gibi yünden bu yünden örtsün. Bu taranmış yünden. Bunun tozu yok, çöpü yok, kokusu yok, hiçbirisi yok. Yani eskiden merdanede böyle örüyorlardı anlasınlar diye söylüyorum. Hatta gösterebilirsin. Yaptırsınlar, romatizmalıdır, sağlıktır. Doktor söylemiş bana hastanede. Ona da yaptım. Şimdi mesela bir tane böbrek, üroloji mi diyorlar. O da istiyor işte. Yatak üstüne yün yorgan yap diyorlar. Doğallığı arıyorlar. Elyaf petrol. Petrolden yapılan madde. Yani plastik. Onu örtünüyorsun, onun üstüne yatıyorsun. Bir de şöyle bir şey var, şimdi belki çok tuhaf gelecek insanlara. Yün ısıtır değil mi? Hayır. Şimdi insan vücudu 36. Isıtsa durabilir misin? O zaman o ne yapıyor? Yün vücuttaki ısıyı muhafaza ediyor, dışarıdaki soğuğu engelliyor. Seni ısıtmıyor, koruyor. Öyle olsa koyunların hepsi ölürdü. Ama elyaf öyle değil. Elyaf terletir, baş ağrısı yapar, hafiftir. Şimdiki yünlerde hafif 2 kilo yorgan benim yorganım. Yüzüyle beraber içinde 2,5 kilo yün var. Bu yünü kullanacaksın, temiz. Öbür yünü bende istemiyorum, tozu var. Teşekkür ediyorum. Belki biraz bilgilendirme gibi oldu. Millete diyorum yünle pamuktan vazgeçmeyin mümkünse" şeklinde konuştu.

Çiftçiler İkinci Ürün İçin Kolları Sıvadı: Ekonomiye Büyük Katkı Bekleniyor Haber

Çiftçiler İkinci Ürün İçin Kolları Sıvadı: Ekonomiye Büyük Katkı Bekleniyor

Çukurova'nın verimli arazilerini bünyesinde bulunduran ve yılda birçok kez üretim gerçekleştirmenin mümkün olduğu Adana'da mahsulünü toplayan çiftçiler ikinci ürün mesaisine başladı. Üreticiler geçen ay buğday, bu ay da karpuz hasadı yaptıkları arazilerini traktörlerle sürerek yeni döneme hazır hale getirdi. Tarım alanlarının boş kalmaması için ekimlerini sürdüren çiftçiler, arazilerine karpuzun yanı sıra yer fıstığı, soya fasulyesi, mısır, pamuk ve kavun ekmeye başladı. Ekimlerin tamamlanmasının ardından kentte ikinci ürün olarak yaklaşık 150 bin dekarlık soya fasulyesi, 86 bin dekar yer fıstığı, 70 bin dekar mısır, 50 bin dekar pamuk, 28 bin dekar karpuz ve 14 bin dekar kavun ekilmesi bekleniyor. "İkinci ürünle tarımsal istihdamı artırmış oluyoruz" İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Nuri Kökçüoğlu, Çukurova'nın tarımsal zenginliğinin ekonomiye büyük katkı sağladığını söyledi. Arazilerin yeni ürünlerle buluşturulmasının önemine dikkat çeken Kökçüoğlu, "Yılda iki kez ekim yapılması, çiftçilerimizin aynı alanda daha fazla gelir elde etmesini sağlıyor. Ülke ekonomisine de birim alanda daha fazla katkı sunmuş oluyoruz" dedi. Kökçüoğlu, tarımın yoğun işçiliği gerektirdiğini de vurgulayarak, "İkinci ürünle tarımsal istihdamı artırmış oluyoruz. Yaklaşık 400 bin dekarlık alanda yapılan ikinci ürün tarımında, 450 bin tona yakın tarımsal hasılayla ülke ekonomisine katkı veriyoruz" diye konuştu. "Sulama imkanları ikinci ürünün alınmasında önemli" Ceyhan ilçesinde çiftçilik yapan Hüseyin Donat ise buğday hasadının ardından ikinci ürün olarak soya fasulyesi tercih söyledi. Çiftçinin yoğun mesai yaptığını dile getiren Donat, "Çukurovalı çiftçiler olarak bölgemizde iki kez mahsul yetiştirebiliyoruz. Emeğimizi alabiliyoruz yine de desteğe ihtiyacımız var" ifadelerini kullandı. Bir diğer üretici Ahmet Kubat da buğday topladığı arazisine soya fasulyesi ektiğini belirterek, "Sulama imkanları ikinci ürünün alınmasında önemli. Bölgemizde suyumuz bol olduğundan ikinci ekimi yapabiliyoruz" sözlerine yer verdi. -----------

'MAY558' isimli pamuk çeşidini ABD Koruma Altına Aldı Haber

'MAY558' isimli pamuk çeşidini ABD Koruma Altına Aldı

MAY Tohum’un Türkiye’de geliştirdiği ve ürettiği 'MAY558' isimli pamuk çeşidi, Amerika Birleşik Devletleri’nde koruma altına alındı. ABD’de GDO’suz pazarda satışına başlanan, üstün lif kalite değerlerine ve yüksek verim potansiyeline sahip olan MAY558 pamuk çeşidi, Haziran 2024 yılı itibariyle ıslahçı hakları koruma altına alındı.   Pamuk ıslah faaliyetlerini 2008 yılından beri gerçekleştiren MAY Tohum, çiftçilerin, çırçır işletmelerinin ve tekstil profesyonellerinin beklenti ve ihtiyaçlarını karşılayarak, pamuk tohumu sektörüne katma değer oluşturabilecek çeşitlerini geliştirmeye odaklanıyor. Gerçekleştirdiği Ar-Ge faaliyetleri neticesinde; adaptasyon kabiliyeti yüksek, kuraklık ve zorlu üretim şartlarına toleranslı, hastalık ve zararlılara karşı dayanımlı, verim potansiyeli ve lif kalite değerleri yüksek çeşitleri pazara sunuyor.  Adaptasyon kabiliyeti, hastalık dayanımı, kuraklık gibi stres faktörlerine toleransı ile iyi performans gösteren MAY558, hasatta gösterdiği yüksek verim ve üstün lif kalite değerleriyle üreticilerin beğenisini kazandı. Pamuk çeşitleri ve ihracat faaliyetleri ile ilgili detaylı bilgiler veren MAY Tohum Yönetim Kurulu Eş Başkanı Hamdi Çiftçiler, “2008 yılında başladığımız pamuk Ar-Ge çalışmalarımız kısa sürede çok iyi sonuçlar vermeye başladı. TAGEM iş birliği ile geliştirdiğimiz pamuk çeşitlerimiz MAY455, MAY505 ve MAY344, Türkiye pazarındaki başarısının ardından, ABD’de ve AB ülkelerinde de tarla performansı ve lif kalitesiyle beğeni kazandı. Pamuk ıslah çalışmalarımız kapsamında geliştirdiğimiz yeni çeşidimiz MAY558’in iki yıldır ABD’de GDO’suz pazarda satışını gerçekleştiriyoruz. Ekildiği bölgelerde adaptasyon kabiliyeti, hastalık dayanımı, kuraklık gibi stres faktörlerine toleransı ile iyi performans gösteren MAY558, hasatta gösterdiği yüksek verim ve üstün lif kalite değerleriyle Amerikalı pamuk üreticilerinin beğenisini kazandı. Bu süreçte firma olarak biz de ıslahçı haklarının korunması için gerekli çalışmalarımızı tamamladık ve yeni çeşidimiz MAY558 ABD’de koruma altına alındı” diye konuştu.   Hibrit Mısır, Hibrit Ayçiçeği, Pamuk, Tatlı Mısır ve Fasulye türlerinde, uluslararası alanda 200’ün üzerinde tohum çeşitlerinin tescilli olduğunu belirten Çiftçiler, Türkiye’de geliştirdiğimiz nitelikli tohum çeşitlerimizin global pazarlarda dikkat çekmesi ve tercih edilmesi neticesinde ihracat rakamlarının her geçen gün arttığını ifade etti. Çiftçiler, "Gerçekleştirdiğimiz Ar-Ge faaliyetleri sonucunda, Türkiye’de geliştirilen çeşitlerin ticari ve lisans satışlarının, gelişmiş ülkelerde sınai mülkiyet haklarını alarak ticaret yapma seviyesine gelmiş olmaktan ve global alanda Türkiye tohumculuk sektörüne güvenin artmasına katkı sağlamaktan gurur duyuyoruz. Gerçekleştirdiğimiz Ar-Ge faaliyetleri sonucunda, Türkiye’de geliştirilen çeşitlerin ticari ve lisans satışlarının gelişmiş ülkelerde sınai mülkiyet haklarını alarak ticaret yapma seviyesine gelmiş olmaktan ve global alanda Türkiye tohumculuk sektörüne güvenin artmasına katkı sağlamaktan gurur duyuyoruz. MAY Tohum olarak geliştirdiğimiz çeşitler, her yıl, pamuk üretiminin yüksek olduğu hedef ülkelerde tarla performansları ve lif kalite değerleriyle ilgi çekiyor. Katma değerli tohum ve sınai mülkiyet hakkı kullanımı, yani lisanslama satışları ile ülkemizin ihracat potansiyelini geliştirmeye devam ediyoruz” dedi. 

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.