Hava Durumu

#Ramazan

Yeni Marmara Gazetesi - Ramazan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ramazan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa Ulu Cami'ye Ramazan mahyası: 'Kul hakkından sakın' Haber

Bursa Ulu Cami'ye Ramazan mahyası: 'Kul hakkından sakın'

Ramazan-ı Şerif'in habercisi olan ve Osmanlı Cihan Devleti'nden günümüze uzanan mahya geleneği, Bursa Ulu Cami'de hayat buluyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü, Osmanlı Cihan Devleti'nde 16. yüzyıldan itibaren uygulanmaya başlanan mahya asma geleneğini günümüzde de yaşatmaya devam ediyor. Bursa’daki caminin iki minaresi arasına halatlar ve 200 ampulden oluşan mahya sistemi kuruldu. İstanbul'daki camilerde mahya asma işlemleri tamamlandıktan Bursa'ya gelen ekip, hummalı bir çalışma içerisine girdi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü İstanbul'daki mahya atölyesinde hazırlanarak Bursa'ya getirilen ‘Kul hakkından sakın’ ustalarca caminin minareleri arasına asılmaya başlandı. Yaklaşık 8 saat süren çalışmada önce mahya asılacak minareler arasına halatlar çekildi. Ancak şiddetli rüzgar, zaman zaman ekiplere zor zamanlar yaşattı. "HİÇ BİR TELEVİZYONUN VE SİNEMANIN OLMADIĞI DÖNEMDE, TEK GÖRSEL YAYIN MAHYA" Mahya ekibi şefi 69 yaşındaki Kahraman Yıldız, mahyacılığın Osmanlı'dan bu yana devam eden 400 yıllı aşkın Osmanlı sanatı olduğunu söyledi. Eskiden zeytinyağı ile yapıldığını belirten Yıldız, "Eskilerde bütün selatin camilerde Ramazan ayında akşamları asılırdı. Ramazan ayının bir süsüydü. Hiç bir televizyonun ve sinemanın olmadığı dönemde tek görsel yayın olarak varmış. İnsanlar, camileri gezerek feyz alırlarmış. İstanbul'daki mahyalarımızı astık. Bursa Ulu Cami'ye geldik. 50 yılı aşkındır bu işi yapıyorum. 2013 yılında emekli oldum. Bu işi yürütmeye çalışıyoruz. Ata yadigarı sanatımız ölmesin diye çabalıyoruz. İnşallah bizden sonra da bu mesleği devam ettirirler. Bizler ata yadigarı mesleği 50 senedir yapıyoruz" diye konuştu.

"Çocukların şeker tüketimine dikkat "  Haber

"Çocukların şeker tüketimine dikkat " 

Ramazanda boyunca protein ağırlıklı besinlerin çok ağırlıkta tüketildiğini hatırlatan Diyetisyen Gamze Söylemez, "Bu yüzden Ramazan'ın son sonrası en azından protein ağırlıklı besinleri kısmakta fayda var" dedi.   "Daha çok bitkisel protein olan kuru baklagilleri tüketebilirsiniz. Sıvı tüketiminde yine çay, kahve, sıvının çok fazla yerini tutmaz" şeklinde konuşan Diyetisyen Gamze Söylemez, "Bu yüzden çay, kahve içilecekse, daha açık tüketilmemeli, demli tüketilmemeli ve yemeklerden yarım saat sonra tüketilmelidir. Bu kısma da önem veriyorum. Her sofrada mutlaka koyu yeşil yapraklı sebzeleri bulundurmalısınız. Zeytinyağlı sebzelere önem vermelisiniz. Havalar ısınıyor. Bahar aylarının, mevsim sebzeleri çok çok yoğunlukta. Bu yüzden bunları da sofralarda mutlaka bulundurmalısınız. Ramazanda özellikle kahvaltı, iki ara öğün ve bir ana öğün demiştik. Kahvaltımızı konuştuk. Ara öğün olarak daha çok bitkisel proteinlerden koyu, yeşil yapraklı sebzeleri bulundurabilir. Süt, ayran tüketebilir. Fındık, badem, ceviz gibi yağ tohumları da ara öğünlere de dahil edebilirsiniz. Yine cilt elastikiyeti için cildin parlaklığı için de meyveleri kullanabilirsiniz. Özellikle koyu renkli meyvelerin, antioksidan kapasiteleri çok yüksek olduğu için meyvelerde mutlaka ara öğünlerde tüketilmelidir. Akşam yemeğinden sonraki tüketilen ara öğün olarak da genelde bizim toplumunuzda tatlı tüketimi çok fazla oluyor. Daha çok kuru meyvelere yönelebilir bireyler. Kuru kayısı, kuru hurma, kuru incir tarzı, kuru meyvelerde tatlı ihtiyacımızı önemli ölçüde azaltacaktır." diye konuştu.  "Çocukların şeker tüketimine dikkat "  Ramazan Bayramı'nda özellikle çocuklara çok fazla çikolata ikramlarında bulunulduğuna dikkat çeken Söylemez, "Buradan da uyarmış olalım. Çocuklarınıza daha çok şekeri olmayan, daha doğal şekerli meyve suları ikram edebilirisiniz. İçerisinde rafine şeker eklenmeyen meyve suları çocuklarınızın büyüme gelişiminde ve beyin gelişiminde de önemli ölçüde farklılık gösterecektir. Daha çok şekerlerden ziyade kendi ev yapımı sütlü tatlılarınızı ikram edebilirsiniz. Burada da böyle birazcık daha tabuları yıkmış olabiliriz diye düşünüyorum. Daha dikkatli olursak çünkü beslenme temelinde çocuklarla devam eden bir şey. Çocukları nasıl yetiştirirseniz ilerleyen dönemlerde yetişkinlerde bu noktada daha bilinçli ilerleyeceğini düşünüyorum" dedi.  "Daha çok sütlü ve meyveli tatlılar tercih"  Ramazan Bayramı'ndaki tatlı tüketimi en çok karşılaştıkları sorulardan birisi olduğunu söyleyen Söylemez, sözlerine şöyle devam etti, "Burada dikkat edilmesi gereken kurallardan birisi daha çok sütlü tatlılar tercih edilmeli. Şerbetli tatlılar kan şekerini hızlı yükselttiği için hızlı da düşürebilir. Bu yüzden özellikle kronik hastalığı olan şeker, diyabet tarzı, tip bir tip iki diyabet hastaları, kolesterol problemi olanlar, özellikle gebe danışanlarıma da çok özellikle bu konuda uyarılarda bulunuyorum. Daha çok sütlü ve meyveli tatlılar tercih edebilirsiniz. Yemeklerden en azından iki saat sonra sindirim tamamlandıktan sonra tatlı tüketirseniz metabolizma anlamında sizin için daha kolay olacaktır. Kronik hastalığı olanları burada özellikle uyarmak istiyorum. Lütfen yemeklerden hemen sonra ya da çok fazla porsiyonlarda tatlı tüketmeyin. Birkaç eve davete gidiyorsanız en azından bir iki tanesini seçip bunları da güne bölerek tatlı tüketimini bu şekilde tamamlayabilirsiniz. Her tatlı tüketiminden sonra bol bol su içme ve egzersiz yaparak en azından sindirimini kolaylaştırmaya yardımcı olabilirsiniz." 

Diyetisyen Burcu Akbeyaz: "Ramazan sonrası alınacak öğünler sıklaştırılıp yeme miktarı düşürülebilir" Haber

Diyetisyen Burcu Akbeyaz: "Ramazan sonrası alınacak öğünler sıklaştırılıp yeme miktarı düşürülebilir"

Acıbadem Kayseri Hastanesi'nden Diyetisyen Burcu Akbeyaz, Ramazan sonrasında yeni ve dengeli beslenme düzeninin oluşturulması gerektiğini söyleyerek, "Ramazan sonrası alınacak öğünler sıklaştırılıp yeme miktarı düşürülebilir" dedi.   Bayramdan sonra hafif ve sindirimi kolay besinlerin tüketilmesi gerektiğini söyleyen Acıbadem Kayseri Hastanesi'nden Diyetisyen Burcu Akbeyaz, "Ramazan başlamasıyla 3 ana öğün beslenmeden 2 öğün ana öğün beslenmeye geçildi. Bunlar biri iftar ve diğeri de sahurdu. Tabii Ramazan sonrasında bayramla birlikte de beslenme düzenimiz de değişmeye başlıyor. Biliyoruz ki oruçluyken öğün sayısında azalma, su miktarında sınırlanmalar oluyor ve bu yüzden de aslında metabolizmada yavaşlama söz konusu. O nedenle vücudun yeniden dengelenmesi, beslenme düzeninin oluşturulması bu süreçte çok önemli. Ramazan sonrası bayram başlangıcı ile birlikte aslında yeni beslenme düzenimizi oluşturmamız gerekiyor. İlk günler küçük ve dengeli öğünler tercih edilebilir. Aksi takdirde mide rahatsızlıkları yaşanabilir. Bizim burada yapmamız gereken şey aslında öğün sayısını arttırıp porsiyonları biraz daha azaltmak. Bu süreçte bayramdan sonra hafif ve sindirimi kolay besin tüketimini de arttırmamız gerekiyor" dedi.  Sindirimi kolay, besleyici besinler tercih edilmeli  Akbeyaz, tüketilecek besin gruplarına dikkat edilmesi gerektiğini söyleyerek, "Meyve ve sebze tüketimi aynı şekilde lif açısından çok zengindir. Sebze olarak havuç, kabak, brokoli tercih edebilirken meyve olarak da yine elma ve muzu günlük beslenme programımızın içine ekleyebiliriz. Protein açısından en kaliteli ve en sağlıklı proteinler, beyaz et ve balık etidir. Bunlar hem protein ihtiyacımızı karşılar hem de kas yapımını destekler. Sindirimi de kırmızı ete göre daha kolaydır. Yoğurda bakacak olursak da probiyotik açısından çok zengindir. Sindirimi aynı şekilde protein ihtiyacımızı destekler. Bağırsak sağlığı için de çok önemlidir. Bu süreçte eklememiz gereken diğer besin grubu ise sağlıklı yağlardır. Bunlar avokado, zeytinyağı ve ceviz olabilir. Bu besinler, vücudu besler ve uzun süre tok kalmamıza yardımcı olur. Gün içerisinde mutlaka öğünlerin içine eklenmeli" ifadelerini kullandı.  Bayram sonrası egzersize başlamak çok yararlı  Ramazan sonrasının egzersize başlamak için güzel bir dönem olduğunu söyleyen Akbeyaz, "Günlük su tüketimine de özellikle önem vermemiz gerekiyor. Özellikle Ramazanla birlikte aslında su tüketiminde sınırlamalar çok arttı. Bu süreçte bizim günlük olarak 2-2,5 litre miktarında su tüketimini arttırmamız gerekiyor. Ramazan sonrası canımız şekerli, hamur işi gıdalar isteyebilir. Hatta bunlar çok çekici de gelebilir. Bunların şekeri hızlı yükselttiğini, gün içerisinde şeker dalgalanmalarına sebebiyet verdiğini unutmamalıyız. Mesela şerbetli tatlı yerine meyve ya da sütlü tatlı tercih edilebilir. Yine aynı şekilde yaz mevsiminin gelmesi ile birlikte taze meyveleri de tüketerek aslında tatlı ihtiyacımızı karşılayabiliriz. Ramazan sonrası, egzersize başlamak için en güzel dönemdir. Hem metabolizmayı hızlandırır hem de kilo kontrolüne yardımcı olur. Bu düzenlemelerle eğer yeni bir beslenme programına başlarsak hem daha sağlıklı hem de hem de kilo dengemizi korumuş oluruz. Ramazan sonrası mide rahatsızlığı, şekerdeki dalgalanmalar gibi olumsuz faktörlerden de uzak durmuş oluruz" dedi. 

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.