Hava Durumu

#Rusya

Yeni Marmara Gazetesi - Rusya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rusya haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türk ve Rus öğrenciler aynı masada Haber

Türk ve Rus öğrenciler aynı masada

Şahinkaya Eğitim Kurumları MUN Kulübü tarafından ve Natillus aracılığı ile ilk kez uluslararası düzeyde öğrencilerin katılımıyla düzenlenen Junior MUN (JMUN) Konferansı Academy Kampüs’te gerçekleştirildi. Bu yılki JMUN Konferansında Şahinkayalı öğrencilerin uluslararası misafirleri de yer aldı. Seva Holding bünyesinde faaliyet gösteren eğitim turizmi şirketi Natillus’un Spring Break programı kapsamında Türkiye’ye gelen, Rusya’nın üç farklı şehrinden 18 öğrenci de konferansa aktif olarak katılım sağladı. Üç gün boyunca farklı komitelerde delege olarak yer alan Rus öğrenciler, Türk öğrencilerle birlikte çalışarak etkin bir iletişim ve iş birliği ortamı oluşturdu. Bu etkileşim, konferansın uluslararası niteliğini güçlendirirken, katılımcılara kültürler arası anlayış ve küresel bakış açısı kazandırdı. Dünya sorunlarına çözüm aradılar Konferans kapsamında ele alınan başlıca konular arasında; tehlike altındaki kültürel kimliklerin korunması, uzayda sürdürülebilirlik ve güvenlik, doğal afetlerin sosyo-ekonomik etkileri, nükleer atıkların çevresel riskleri ve çatışma bölgelerinde ortaya çıkan çevresel tahribat yer aldı. Şahinkayalı ve misafir öğrenciler, Birleşmiş Milletler’in UNOOSA - Birleşmiş Milletler Dış Uzay İşleri Ofisi, UNEP - Birleşmiş Milletler Çevre Programı, IAEA - Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, SOCHUM - Sosyal, İnsani ve Kültürel Komite ve UNDRR - Birleşmiş Milletler Afet Risklerini Azaltma Ofisi komitelerinde aktif rol üstlendi.Seva Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve Şahinkaya Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Üyesi Oğuzhan Şahinkaya, "Eğitim turizmi şirketimiz Natillus ile yurt dışından gelen öğrencilerimize hem eğitim anlayışımızı tanıtma hem de ülkemizin kültürel zenginliklerini deneyimleme fırsatı sunuyoruz. Rusya'dan gelen öğrencilerimiz bu defa Şahinkaya MUN Kulübü'nün ortaokul öğrencilerimizle gerçekleştiği Junior MUN konferansına da katıldılar. Öğrencilerimizin uluslararası farkındalık kazandıkları, diplomasi becerilerini geliştirdikleri ve dünya meselelerine çözüm ürettikleri bu değerli platformda, dünyanın farklı ülkelerinden akranlarıyla birlikte yer almalarından büyük bir gurur duyuyoruz" dedi. 16 yıllık gelenek 2010 yılında kurulan Şahinkaya MUN Kulübü, 2012 yılında katıldığı ilk ulusal organizasyonla yolculuğuna başladı. O tarihten bu yana katıldığı sayısız organizasyonda sayısız ödül kazanan Şahinkaya MUN topluluğu Cambridge MUN, Harvard MUN, London International MUN, NATO sponsorluğunda düzenlenen MUNLaws gibi organizasyonlardan özel davet alarak başarısını uluslararası düzeye çıkarmıştır. Model United Nations (MUN), lise öğrencilerinin farklı komitelerde belirli ülkeleri temsil ederek ve onların politikasına uyarak, dünyada olan bazı sorunları konuşup çözmeye çalıştığı uluslararası bir etkinliktir.

Bursa’da çelik zirvesi: Erdemir’den yerli üretim ve dönüşüm vurgusu Haber

Bursa’da çelik zirvesi: Erdemir’den yerli üretim ve dönüşüm vurgusu

Toplantının açılışında konuşan yönetim temsilcileri, ham madde ve enerji güvenliğinin kritik öncelik haline geldiğini vurgularken, Türkiye’nin ithalata bağımlı yapısının sektörde risk oluşturduğuna dikkat çekti. Yerli üretimin güçlendirilmesi ve tedarik güvenliğinin artırılması hedeflerinin altı çizildi.Etkinlikte, küresel ölçekte kapasite fazlası ve daralan talep arasındaki dengesizliğin rekabeti zorlaştırdığı belirtilirken, agresif ihracat politikalarının piyasa dengelerini olumsuz etkilediği ifade edildi. Türkiye’de uygulanan ticaret politikalarının ise yerli üretimi koruma açısından önemli olduğu vurgulandı.Otomotiv sektörüne yönelik oturumda, elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla çelik talebinin dönüşüm geçirdiği belirtilerek, daha hafif ve yüksek mukavemetli çelik üretimine odaklanıldığı açıklandı. Avrupa Birliği’nin karbon düzenlemelerine uyum çalışmalarının sürdüğü ve 2050 net sıfır hedefi doğrultusunda yatırımların devam ettiği ifade edildi. 2026 görünümüne ilişkin değerlendirmelerde ise savunma sanayii ve yenilenebilir enerji alanlarında talep artışı beklendiği kaydedildi. Türkiye’nin güçlü iç tüketim potansiyeline rağmen, Rusya ve Çin gibi ham madde avantajına sahip ülkelerle rekabetin maliyetler nedeniyle zorlaştığına dikkat çekildi.Toplantıda ayrıca, üretim verimliliğinin artırılması, maliyet yönetiminin iyileştirilmesi ve ithalat kaynaklı rekabet sorunlarının çözümünün sektörün sürdürülebilirliği açısından kritik olduğu vurgulandı.Erdemir, sektörde diyalog ve iş birliğini güçlendirerek Türkiye ekonomisine katkı sağlamayı sürdüreceğini açıkladı.

Marmarabirlik'ten 2025'te güçlü ve stratejik büyüme Haber

Marmarabirlik'ten 2025'te güçlü ve stratejik büyüme

Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız, 2025 yılını değerlendirirken yalnızca finansal büyümeye değil, kurumsal yapılanmaya da dikkat çekerek şunları söyledi: "2025 yılı bizim açımızdan sadece rakamsal büyümenin değil; tüm iş ortaklarımızla ve yurtiçi-yurtdışı ulusal ve yerel zincir marketlerle ilişkilerimizi güçlendirdiğimiz, sağlam temellere oturttuğumuz ve karşılıklı güven ilişkisini pekiştirdiğimiz bir yıl olmuştur. Uzun vadeli büyüme stratejilerimizi netleştirdiğimiz ve temellerini attığımız bir dönemde dahi satış miktarında yüzde 10, satış tutarında yüzde 30 artış sağlayarak 6,8 milyar TL ciroya ulaşmamız son derece kıymetlidir. Bu tablo, geleceğe daha güçlü ve daha kararlı bakmamızı sağlamaktadır." YURTİÇİNDE 81 İLDE 70 BİN SATIŞ NOKTASI Yurtiçi organizasyon yapısının 2025 yılında daha da yaygınlaştığını belirten Yıldız, 81 ilde ulusal zincirler, geleneksel kanal, tüm yerel zincirler, marketler ve EDT kanalı dahil olmak üzere toplam yaklaşık 70 bin satış noktasına ulaşıldığını ifade etti. Yıldız sözlerine şu şekilde devam etti; "Ulusal zincirlerde milyon adetlik aktiviteler gerçekleştirdik ve daha fazla insert çalışmasında yer aldık. Büyükşehir belediyesi iştirakleri ile çalışmalarımızı artırdık. Özellikle bakliyat firmalarının hazırladığı kumanya kolilerinde yer alma oranımızı yükselttik. MSB ve Adalet Bakanlığı kantinlerindeki iş hacmimizi büyüttük. Tüm kanallarda yeni ürün listelemeleri yaparak raf payımızı ve satışlarımızı artırdık." Yıldız ayrıca, THY-DOCO ile iş birliğinin büyütüldüğünü ve tonaj ile ciro açısından en yüksek seviyeye ulaşıldığını vurguladı. İHRACATTA TARİHİ REKOR: 68 ÜLKEDE 20 BİN NOKTA İhracat kanalında 2025 yılı, Marmarabirlik tarihinin en yüksek dolar bazlı cirosuna ulaşılan yıl oldu. Toplamda 35 milyon USD satış gerçekleştirilirken, 68 ülkede yaklaşık 20 bin satış noktasına ulaşıldığını belirten Başkan Yıldız, "2025 yılında ilk kez Küba ve İspanya'ya ihracat gerçekleştirdik. Avrupa'daki etnik marketlerde sahip olduğumuz güçlü konumu, ulusal zincir marketlere de taşıdığımız bir yıl oldu. Bu kapsamda Almanya'da Lidl'in yanı sıra Kaufland ve Real; Hollanda'da Albert Heijn; Danimarka'da Bilka, Netto ve Coop 365; İsveç'te Lidl; Avusturya'da Lidl ve Etsan; Bosna-Hersek'te Bingo; ABD'de Walmart; Avustralya'da Coles ve Woolworths; Ukrayna'da Auchan, Novus, Fudkom, Silpo, Tavriya, Klass, Varus, Delikat, Ekonomplus ve Çudo; Özbekistan'da Korzinka gibi birçok zincire yeni girişler sağlandı. Mevcut zincirlerde ise ürün sayıları ve aktiviteler artırıldı" diye konuştu. RUSYA PAZARINDA STRATEJİK DERİNLEŞME Rusya pazarının 2025 yılında ayrı bir stratejik başlık haline geldiğini belirten Yıldız, bu ülkede hem premium hem de yaygın perakende kanallarında güçlü bir yapılanma oluşturduklarını ifade etti. Yıldız, "Rusya pazarında yalnızca belirli zincirlerle değil, farklı segmentlerde konumlanan çok sayıda ulusal ve yerel perakende grubuyla iş birliklerimizi geliştirdik. Bu pazarda derinleşme stratejisi izliyoruz. Bu kapsamda Rusya'da X5 Group ve Azbuka Vkusa başta olmak üzere; Tvoydom, Metro, Magnolia, 7M, Sosedi, Klever, Toçka ve Yablaka zincirlerinde ürünler raflarda yer aldı. Rusya'da farklı tüketici segmentlerine uygun ürün portföyümüzle yaygın bir dağıtım ağı oluşturduk. Hem hacim hem de marka konumlandırması açısından önemli bir ivme yakaladık" dedi. RUS MARKETLERİNE MARMARABİRLİK İMZASI Rusya'nın önde gelen e-ticaret platformlarından Ozon'da haftalık 6 bin adet satışa ulaşarak oldukça önemli bir başarıya imza atmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirten Başkan Yıldız, "Ayrıca Rusya, Avrupa ve dünyada raftan düşüp yeniden çıkılan ve ilk defa girdiğimiz 16 farklı süper ve hipermarketin yaklaşık 7 bin şubesinde rafları doldurmanın haklı gururu içindeyiz" dedi.Yıldız ayrıca, tüm ihracat pazarlarında o ülke tüketicisinin tercihlerine uygun özel ürünler geliştirildiğini; farklı ambalaj ve gramaj seçenekleri ile kolay açılır-sergilenebilir koliler tasarlanarak raf görünürlüğünün güçlendirildiğini belirtti. Yurtdışında EDT kanalında ise Rus havayolu şirketleri olan Aeroflot, S7 Airlines, Pobeda ve Nordwind Airlines ile yürütülen görüşmelerin ürün listeleme aşamasına geldiği ifade edildi. 2026 STRATEJİSİ: YURTDIŞI ULUSAL ZİNCİRLERDE DAHA BÜYÜK PAZAR PAYI 2026 yılı hedeflerine ilişkin açıklamalarda bulunan Yıldız, büyüme stratejisinin merkezine yurtdışı ulusal zincirleri aldıklarını belirterek, "2026 yılında en büyük pazar ve pay hedefimiz yurtdışı ulusal zincirlerdir. Yeni ülkeler ve yeni perakende satış noktaları hedeflenmiş olup görüşmelere başlanmıştır. Almanya'da Edeka ve İngiltere'de Tesco ile görüşmelerimiz devam etmektedir. Var olan ve yeni noktalarda tadım faaliyetlerimizi hızlandıracağız. TV reklamları ve sosyal medya mecralarında gerçekleştireceğimiz çalışmalarla yeni ve daha güçlü bir iletişim stratejisini hayata geçireceğiz" ifadelerini kullandı.Marmarabirlik, 2025 yılında sağlam temeller üzerine inşa ettiği büyüme performansını 2026 yılında daha da ileri taşıyarak hem yurtiçinde hem de küresel pazarlarda marka değerini ve pazar payını artırmayı hedefliyor.

Kanla besleniyor, birçok hastalığa şifa oluyorlar Haber

Kanla besleniyor, birçok hastalığa şifa oluyorlar

Bursa'da sülük üretimi ve satışı yapan işletmenin sahibi Mustafa Çakmak, sülükle tedavinin sadece Türkiye değil dünya genelinde yayıldığını belirterek, özellikle Rusya başta olmak üzere ABD ve Almanya gibi birçok ülkede sülükle ilgili araştırmalar yapıldığını anlattı.Sülüklerin genellikle göl, sazlık gibi yerlerden toplandığını dile getiren Çakmak, bu canlıların dişi ve erkeğinin olmadığını, hepsinin birbiriyle çiftleşebildiğini aktardı. Kıl gibi neredeyse görünmeyecek ölçüde küçük olan yavruları belli bir boyuta ulaşması beslediklerini belirten Çakmak, şunlar söyledi: "Yavruları mezbahalardan aldığımız kanla besliyoruz. Bir ay arayla besliyoruz. 2-3 kez beslemeyle istenilen boyuta, yani tedavi için kullanılmaya uygun büyüklüğe ulaşıyor. Sülükler vücutta en sıcak yeri emmek isterler. O yüzden ilk ele aldığınızda parmak arasına yönelirler. Sülük, cilt hastalıklarında, varis, kangren, boyun ve bel fıtığı, göz hastalıkları gibi birçok rahatsızlığın tedavisinde uzman eşliğinde kullanılıyor. Birçok doktor tedavilerine sülüğü de ekledi. İyi sonuçlar aldıklarını duyuyoruz." KADINLAR CİLT GÜZELLİĞİNİ SÜLÜKTE ARIYOR Son yıllarda yüz ve cilt bakımında kadınların sülükleri tercih etmeye başladığını vurgulayan Çakmak, "Sivilce tedavisinde sülük kullanılıyor. Yüz güzelliğinde yine uzman desteğiyle sülükle ilerleyenler var. Bu konuda Rusya'da sülüklerden cilt bakım kremleri yapıldı. Türkiye'de de yapılmaya ve kullanılmaya başlandı." dedi.Sülüklerin sadece pis kanı emmediğine dikkati çeken Çakmak, "Tek şifası pis kanı emmesi değil sadece pis kanı emmez, temiz kanı da emiyorlar. Sülüğün verdiği şifa kanı emmesiyle ilgili değil salgı ve enzimleriyle ilgili. Salgı ve enzimlerinde şifası sülüğün. Bu enzimleri kullanarak kremler yapılıyor." diye konuştu. VARİSLİ HASTALAR BAŞLARINI DÖNDÜRÜYOR Çakmak, sülüklerin varisli hastaları çok sevdiğini belirterek, "Varis görünce adeta başları dönüyor. Varisli hastadan çok hızlı kan emiyorlar. Kısa sürede sülük 2-3 katı büyüklüğe ulaşabiliyor." ifadesini kullandı.Bir hastada kullanılan sülüğü tekrar geldiğe yere doğaya bıraktıklarını dile getiren Çakmak, "Tekrar doğal ortamına salınması önemli. Zaten bilinçsiz toplayıcılıktan ve duyduğumuz kadarıyla kaçakçılıktan sayıları azaldı. Doğada, kendi ortamlarında üreyip çoğalmaları önemli" dedi.

Rusya sınırına kara mayınları döşenecek Haber

Rusya sınırına kara mayınları döşenecek

Polonya 1 Haziran 2013 tarihinde taraf olduğu anti-personel mayınlarının kullanılması, stoklanması, üretilmesi ve transferini yasaklayan Ottawa Sözleşmesi'nden bugün itibarıyla çekildi. Polonya Savunma Bakan Yardımcısı Pawel Zalewski yaptığı açıklamada, Ottawa Sözleşmesi'nden çekilmelerinin ardından kara mayınları üretimine başlayacaklarını, Rusya'nın artan tehdidine karşı ülkenin doğu sınırına anti-personel ve anti-tank mayınları döşeyeceklerini ifade etti. Soğuk Savaş'tan bu yana ilk kez üretilecek kara mayınlarının NATO'nun doğu kanadında, Rusya'ya bağlı Kaliningrad ile Belarus sınırına yerleştirileceğini belirten Zalewski, Rusya'nın uluslararası mayın yasağı anlaşmasına hiçbir zaman taraf olmadığını, komşularına karşı ise son derece saldırgan niyetleri olduğunu dile getirdi. "6 MİLYONA YAKIN MAYINA İHTİYAÇ VAR" Polonya ordusuna mayın tedarik eden devlet şirketi Belma'nın belirlemelerine göre doğu sınırı için 6 milyona yakın mayına ihtiyaç duyuluyor. Savunma Bakan Yardımcısı Zalewski yılda 1 milyon 200 bin kadar kara mayını üretebilecek kapasiteleri olduğunu kaydetti. Hedeflerinin öncelikle kendi güvenlik ihtiyaçlarını karşılamak olduğunu ifade eden Zalewski, "Kara mayınlarının döşenecek olması Doğu Kalkanı Projesi'nin bir unsuru, gerçekçi bir Rus saldırganlığı tehdidi olduğunda konuşlandırılacak" şeklinde konuştu.Polonya Başbakanı Donald Tusk ise dün yaptığı açıklamada muhtemel bir tehdit durumunda ülkenin doğu sınırını 48 saat içinde mayınlayabilecek kapasiteye çok yakın olduklarını bildirmişti.Rusya'nın 2024'te Ukrayna'ya saldırmasının ardından Rusya'ya komşu ülkeler taraf oldukları Ottawa Sözleşmesi'ni yeniden gözden geçirmeye başlamış, Polonya, Finlandiya, Estonya, Letonya ve Litvanya geçtiğimiz yıl sözleşmeden çekilme kararı aldıklarını açıklamıştı.

Nükleer anlaşma sona erdi Haber

Nükleer anlaşma sona erdi

ABD ile Rusya arasında yürürlükteki son nükleer silah kontrol anlaşması olan New START, bugün itibarıyla sona erdi. Taraflardan yeni bir anlaşmaya ilişkin resmi bir açıklama gelmezken, dünyanın en büyük iki nükleer gücü ilk kez kapsamlı bir sınırlandırma olmaksızın karşı karşıya bulunuyor. Bu durum, Çin’in de dahil olabileceği yeni bir silahlanma yarışı riskini gündeme taşıyor. Vatikan Devlet Başkanı ve Katolik dünyasının ruhani lideri Papa 14’üncü Leo, taraflara anlaşma süresi dolmuş olsa dahi belirlenen sınırları fiilen aşmamaları çağrısında bulundu. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres ise ABD ve Rusya’ya hızla yeni bir nükleer anlaşma imzalamaları çağrısı yaptı. Guterres, yarım yüzyılı aşkın bir sürenin ardından ilk kez iki ülkenin nükleer cephaneliklerine ilişkin hiçbir bağlayıcı sınırın kalmadığını belirterek, nükleer silah kullanım riskinin son on yılların en yüksek seviyesinde olduğunu söyledi. 2010 yılında Prag’da imzalanan New START, her iki ülkenin konuşlandırılmış nükleer savaş başlıklarını 1.550 ile sınırlandırıyor ve karşılıklı yerinde denetimlere izin veriyordu. Ancak bu denetimler, koronavirüs pandemisi sırasında askıya alındı ve yeniden başlatılamadı. Amerikan Bilim İnsanları Federasyonu’ndan Matt Korda, anlaşmanın sona ermesiyle iki ülkenin cephaneliklerini genişletmelerinin önünde hukuki bir engel kalmadığını ifade etti. Korda, tarafların füzelere ve bombardıman uçaklarına yüzlerce ek savaş başlığı yerleştirebileceğini belirtirken, nükleer silahların yüksek maliyeti nedeniyle bunun otomatik olarak bir silahlanma yarışına dönüşmeyebileceğini de vurguladı. Sovyetler Birliği dönemini de kapsayan süreçte ABD ve Rusya, 1962 Küba Füze Krizi’nin ardından nükleer çatışma riskini azaltmak amacıyla uzun yıllar “nükleer diyalog” ve anlaşmalarla ilerlemişti. New START, bu zincirin son halkasıydı. Yeni bir anlaşmaya ilişkin belirsizlik sürüyor. ABD Başkanı Donald Trump, daha önce anlaşmanın süresi dolduğunda “daha iyi bir anlaşma” yapılabileceğini söylemişti. Rus yetkililer ise uzatma önerilerine Washington’dan yanıt alamadıklarını öne sürüyor. Trump ayrıca, Çin’in de gelecekteki silah kontrol düzenlemelerine dahil edilmesi gerektiğini savunmuştu. Dünya genelindeki nükleer savaş başlığı sayısı, 1986’daki yaklaşık 70 bin seviyesinden 2025’te 12 bin civarına geriledi. Ancak ABD ve Rusya’nın modernizasyon programları sürerken, Çin’in cephaneliği son on yılda iki kattan fazla arttı. Silah kontrolü yanlıları, New START’ın sona ermesinin yalnızca sayı ve kapasite sınırlarını değil, aynı zamanda karşılıklı güveni ve doğrulama mekanizmalarını da zayıflattığı görüşünde.

Rusya Suriye’yi terk ediyor Haber

Rusya Suriye’yi terk ediyor

Suriyeli iki kaynak, çekilmenin geçen hafta aşamalı olarak başladığını, Rus askerlerinin bir bölümünün Rusya’ya döneceğini, diğer bölümünün ise ülkenin batısındaki Lazkiye vilayetinde bulunan Hmeymim Hava Üssü’ne sevk edileceğini belirtti. Ajansa konuşan bir güvenlik yetkilisi, Kamışlı havaalanında bulunan Rus askerî araçları ve ağır silahların son iki gün içinde Hmeymim üssüne taşındığını aktardı.Kamışlı’daki Rus askerî üssünden personel ve teçhizatın askerî kargo uçaklarıyla Hmeymim’e nakledildiğini bildirdi. Rus Kommersant gazetesi, ismi açıklanmayan bir Suriyeli kaynağa dayandırdığı haberinde, Suriye yönetiminin Kürt güçlerin bölgeden çıkarılmasının ardından Rusya’dan da Kamışlı’yı terk etmesini isteyebileceğini öne sürdü. Rusya, Beşar Esad yönetimi döneminde 2019 yılında Kamışlı havaalanına asker konuşlandırmıştı. Moskova’nın Suriye’deki en önemli askerî varlıkları ise Lazkiye’deki Hmeymim hava üssü ile Tartus’taki deniz üssü olarak biliniyor. Esad’ın Aralık 2024’te devrilmesinin ardından bu üslerin geleceği belirsizlik yaratmış, ancak Şara yönetimi yapılan görüşmeler sonucunda mevcut anlaşmaların korunacağı yönünde Rusya’ya güvence vermişti. Ahmed Şara yönetimi, Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) karşı yürütülen operasyonlar sonucunda ülkenin kuzey ve kuzeydoğusunda Kürtlerin kontrolündeki geniş alanları ele geçirmişti. ABD arabuluculuğunda taraflar arasında varılan ateşkesin süresi cumartesi günü 15 gün uzatılmıştı. Uzmanlar, Rus askerlerinin Kamışlı’dan çekilmesinin, Şara yönetiminin halen Kürtlerin elinde bulunan bu bölgeye ilerleyebileceğine işaret edebileceğini değerlendiriyor. Kamışlı, Haseke ve Kobani, Suriye’de Kürtlerin en önemli merkezleri arasında yer alıyor. Kamışlı, iç savaş sırasında kurulan Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi’ne bağlı Cezire Kantonunun başkenti konumunda bulunuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.