Hava Durumu

#Rusya

Yeni Marmara Gazetesi - Rusya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rusya haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İnegöl'den dünyaya uzanan şampiyonluklar hikayesi Haber

İnegöl'den dünyaya uzanan şampiyonluklar hikayesi

Bacak ve ayak kaslarındaki yetersizlik nedeniyle çocuk yaşlardan itibaren zorlu bir mücadele veren Mavigil, bugüne kadar 10'u Rusya'da, 1'i Türkiye'de olmak üzere toplam 11 operasyon geçirdi. Yürüyebilmek için yıllardır tedavi gören başarılı sporcunun, sol bacağı için bir ameliyat daha olması gerekiyor. Ancak maddi imkansızlıklar nedeniyle destek arıyor. İrfan Gençlik Spor ve İzcilik Kulübü sporcusu olan Raşid Mavigil, engeline rağmen sağlıklı sporcuların mücadele ettiği kategoride yarışıyor. Son 7 yılda Türkiye, Avrupa ve dünya arenasında toplam 22 şampiyonluk elde eden genç sporcu, ayrıca 4 ikincilik ve 4 üçüncülük kazandı. Azmi ve başarısıyla dikkat çeken Mavigil, şimdi gözünü 2026 yılı Ekim ayında Hindistan'da düzenlenecek dünya şampiyonasına çevirdi. Yoğun antrenman programına başlayan genç sporcu, hem tedavisini sürdürebilmek hem de Türkiye'yi yeniden zirveye taşıyabilmek için destek bekliyor. Şampiyon yetiştiriyor Hem kendi başarılarının yenilerini ekleyen Mavigil, 3 yıldır beraber çalıştığı 14 yaşındaki Murat Emin Kaya'ya rol model oluyor. Kaya, ilk kez katıldığı Türkiye okullar arası bilek güreşi müsabakalarında da şampiyon oldu. Rusya'dan 2019 yılında Türkiye'ye geldiğini ve Bursa'nın İnegöl ilçesinde. Belediye parkında İslam Bayraktar ile tanıştığını ve bu sayede bilek güreşi takımına dahil olduğunu anlatan Mavigil, "Ailemin haberi olmadan bilek güreşine başladım. O süreçte iyi bir antrenman yaptık. Haftanın 5-6 günü, hatta bazen kendimde dışarıda yaptığım için 7 gün dahil iyi antrenmanlar yaptık. Türkiye, Avrupa, Dünya Şampiyonlukları aldım. 11 yaşında başladım. 7 senedir aktif olarak devam ediyorum bilek güreşine. Toplamda 14 kere Türkiye şampiyonluğum var. 4 Avrupa şampiyonluğum var, 4 dünya şampiyonluğum var" dedi. Doğuştan ayak ve bacaklarında engeli olduğu için ve bilek güreşi bu durumuna daha uygun bir spor olduğu için başladığını aktaran Mavigil yarışmalarda engelli kategorisinde değil de normal kategorisinde yarıştığını söyledi. Doğuştan gelen sıkıntısı olduğu için Rusya'da 10 kere ameliyat geçirdiğini belirten Mavigil, "Türkiye'de de sağ ayaktan kas uzatma ameliyatı geçirdim. Şu anda sol ayaktan da geçirmem gerekiyor. Onun için de biraz maddi durumlarımızın iyi olması gerekiyor. Onun için de bir destek bekliyoruz. Bu sene 2026 yılında 9 Ekim'de Hindistan'da düzenlenecek Dünya Şampiyonası'nda da inşallah dünya şampiyonu olarak yenilmez bir tarih yazmak istiyorum. Gençlere tavsiyem spor yapmaları yani sağlıklı beslenmek, disiplinli olmak" diye konuştu. Onu örnek alıyor Mavigil'i rol model alan 14 yaşındaki Murat Emin Kaya ise, bilek güreşine 3 yıl önce tanıdıklarım aracılığıyla başladığını ve bu sene 2026 yılında düzenlenen okullar arası Türkiye Birinciliği müsabakalarında Konya'da sağ kolla Türkiye şampiyonu, sol kolla ise Türkiye ikincisi olduğunu belirtti. Kaya, "Sol kolla Marmara birincisi, sağ kolla Marmara ikincisi oldum. Milli takım seçimlerinde kendi kategorimde 15 yaş altında sağ kol Türkiye dördüncüsü oldum. Hedeflerim önümüzdeki sene düzenlenecek olan Türkiye Şampiyonası'nda şampiyon olarak Avrupa ve Dünya Şampiyonası'na gidebilmek. Benim örnek aldığım sporcu Raşit Mavigil. Raşit abiyle aynı salonda olduğumuz için onun çalışmalarını, şampiyonluklarını örnek alıyorum. İnşallah ben de daha çok çalışıp onun gibi dereceler elde etmek istiyorum" ifadelerini kullandı.

Sırt çantasıyla yollara düştü, 132 ülke gezdi Haber

Sırt çantasıyla yollara düştü, 132 ülke gezdi

Amerika'da aldığı mesleki eğitimler sırasında farklı kültürleri tanıma ve seyahat etme fırsatı bulan 67 yaşındaki Mesut Nöbetçigil, 2005 yılında emekli olduktan sonra dünya turuna ağırlık verdi. Emekliliğinin ardından iş güvenliği ve yapı denetim uzmanı olarak çalışmayı sürdüren Nöbetçigil, buradan elde ettiği kazancı da seyahatlerinde kullanıyor. Kendisini "turist" değil, sırt çantalı bir "seyyah" olarak tanımlayan Nöbetçigil, Amerika kıtasından Uzak Doğu'ya, Afrika'dan Balkanlar'a kadar geniş bir coğrafyada tek başına veya gruplarla seyahatler gerçekleştirdi. Son olarak mart ayında Güney Amerika'daki 9 ülkeyi gezen Nöbetçigil, seyahat hatıralarını ve mesleki tecrübelerini 8 ayrı kitapta topladı. Nöbetçigil, insanların birikimlerini ev ve arabaya yatırdığını, kendisinin ise dünyayı keşfetmeyi tercih ettiğini anlattı. Emeklilik sonrası da çalışmayı sürdürdüğünü belirten Nöbetçigil, kazandığı parayı yeni yerler görmek için harcadığını ifade etti. "Oralıymışım gibi yaşamaya çalıştım Seyahat tutkusunun, yıllar önce ABD'de katıldığı mesleki eğitimlerle başladığını belirten Mesut Nöbetçigil, "O dönemde Muavenet Gemisini Amerikalılar vurduğu için bize karşılığında gemi vermek istediler. Bunlar 1200 psi basınçlı buharlı gemilerdi. Türkiye'de yeterince bilinmediği için Amerika'da kurslar düzenlendi. O kursların en uzun süreli iki tanesine beni uygun gördüler. Orada hem bu gemilerle ilgili kurslara katılarak bilgi sahibi oldum hem de göçmen çocuklarının ve göçmenlerin gittiği kolejlere devam ederek İngilizcemi geliştirdim. Orada kaldığım süre boyunca, 'Para biriktireyim, Türkiye'ye dönünce bir şeyler alayım' düşüncesiyle değil, oralı gibi yaşamaya çalıştım. Bu da bana güzel bir çevre kazandırdı. O çevrenin etkisiyle Amerika'nın birçok eyaletine defalarca gittim. Yaklaşık 40-42 eyalette neredeyse çat kapı gidebileceğim insanlar var" dedi. "132 ülke gezdim" Emekli olduktan sonra iş hayatından kopmadığını vurgulayan Nöbetçigil, "Şu anda 3-4 firmada hem iş güvenliği hem yapı denetim hem de müşavir firmalarda kontrollük yapıyorum. Çalışmayı seviyorum ama çalışırken de para biriktirme konusunda biraz farklı düşünüyorum. İnsanlar ellerine para geçince ev alır, araba alır, eşyasını değiştirir. Ben ise geziyorum. Turist gibi değil, daha çok sırt çantalı bir seyyah gibi geziyorum. En son 123 ülkeydi, şu an 132 ülkeye çıktı. En son mart ayında Panama'dan başlayıp Paraguay'dan çıkarak oradaki 9 ülkeyi karış karış dolaştım" diye konuştu. "20 senedir yoğun şekilde geziyorum" Nöbetçigil, sözlerine şöyle devam etti: "Vakit ve nakit bulduğum an yerinde duramayan bir adamım. Zaman zaman benim gibi amatör ruhlu arkadaşlarla gezdim, zaman zaman tehlikeli bölgelere turla gittim. Tek başıma gittiğim de oldu, arkadaşlarla gittiğim de oldu. Eğer zamanı yayarsanız bu iş ekonomik oluyor. Bir yere 'hemen gidip geleyim' derseniz çok pahalıya geliyor. Aslında geziler emeklilikten önce başladı. Kuzey Amerika'yı tersanecilik döneminde gezdim. O zamanlar 45-50 yaşlarındaydım. 2005 yılında emekli oldum. Yani yaklaşık 20 senedir yoğun şekilde geziyorum. Özellikle Hindistan'ı karış karış gezdim. Bambaşka bir kültürün, bambaşka bir hayatın içine giriyorsunuz. Hijyen olmayan şartlar da oluyor ama bu işler fazla titiz insanların yapabileceği şeyler değil." "İlginç bulduğum yerlerden biri Kamboçya'daki Angkor Tapınakları oldu" Seyahatleri sırasında tasarruf etmek için gece yolculuklarını tercih ettiğini belirten Nöbetçigil, "Amerika'yı boydan boya gezdim. Kuzey Afrika'yı, Mısır'ı, Orta Doğu coğrafyasını gezdim. Uzak Doğu'ya gittim, Filipinler'e kadar ulaştım. Gitmek istediğim yerler hala var. Mesela Japonya'yı sindire sindire gezmek istiyorum. Bir de arkadaşım çalışıyor; Gürcistan'dan girip Sibirya Ekspresi ile yapılan bir rota var. Her şehirde inip gezebiliyorsunuz, sonra tekrar trene biniyorsunuz. O sisteme kadar gitmek isterim. İlginç bulduğum yerlerden biri Kamboçya'daki Angkor Tapınakları oldu. İnsan gerçekten bakınca büyüleniyor. Gazetelerde köşe yazmaya başladım. Şiire de merak sardım. Oldukça şiir birikti ve onları kitaplaştırdım. Yazdığım öyküleri de kitap yaptım. İki tanesi mesleki kitap; biri gemilerde gaz free işlemleri, diğeri inşaatlarda iş güvenliği üzerine. Onun dışında 6 kitabım daha var. Gittiğim yerlerden küçük hatıralar toplamayı da seviyorum. 'Bu ilginçmiş' dediğim şeyleri, çantama sığacak kadar alıyorum. Ev aslında çok daha doluydu ama biraz cömertiz galiba. İsteyenlere veriyoruz" diye konuştu. "Güney Amerika'da insanlar Türkleri seviyor" Gittiği coğrafyalarda Türkiye'ye olan ilgiye de değinen Nöbetçigil, şunları kaydetti: "Güney Amerika'da insanlar Türkleri seviyor. Şili'de Atatürk büstü gördüm. Dünyanın farklı yerlerinde Atatürk ile ilgili birçok şey gördüm. Romanya'da, Hindistan'da, Meksika'da da rastladım. Çok saygı duyuyorlar. Dünyanın 7 harikası denilen yerlerin neredeyse tamamını gördüm. Özellikle Endonezya, Malezya gibi Uzak Asya ülkelerinde ve Güney Amerika'da Türkleri seviyor. Bir gün Ürdün'de çölde mola verdiğimiz bir yerde yaşlı bir adam cebinden buruşturulmuş bir Osmanlı haritası çıkardı. 'Biz kardeşiz. Gün gelecek bunu anlayacaksınız' dedi. Çok etkileyici bir andı." "Benim için önemli olan yaşadığım dünyayı keşfetmek ve gördüklerimi insanlarla paylaşmak" Türkiye'yi de büyük ölçüde gezdiğini belirten Nöbetçigil, "Tamamını değil ama büyük kısmını gördüm. Van'a henüz gidemedim. Onun dışında Güneydoğu'yu, Karadeniz'i, Erzurum'u, Erzincan'ı uzun uzun dolaştım. Hayat insana verilmiş bir armağandır. Her sabah kalkınca 'Bugün de yaşıyorum' diye şükrediyorum. İnsanların zamanı iyi değerlendirmesi lazım. Vakit ve nakit birer imkandır. Kimisi ev alır, kimisi araba değiştirir. Ben ise dünyayı keşfetmeyi seçtim. Artık belli bir doygunluk içerisindeyim. Mütevazı yaşamaya alıştım. Benim için önemli olan yaşadığım dünyayı keşfetmek ve gördüklerimi insanlarla paylaşmak" ifadelerini kullandı. "Dizlerim tuttuğu sürece gezmeye devam edeceğim" Son olarak, "Çok gezen mi bilir yoksa çok okuyan mı?" sorusuna ise Mesut Nöbetçigil, şu yanıtı verdi: "Bence ikisi de önemlidir ama önce gezen bilir. Tabii boş gezmekten bahsetmiyorum. 132 ülkeyi gezmek bana bir apartman parasına mal olmuştur ama hiç hesabını yapmadım. Şimdi sırada Rusya var. Sonrasında Avustralya, Yeni Zelanda ve Tazmanya'ya gitmeyi düşünüyorum. Daha sonra da Türkistan taraflarına geçmek istiyorum. Eğer kafa dengi bir yol arkadaşınız varsa, sırt çantasıyla oldukça ekonomik şekilde seyahat edebilirsiniz. Dizlerim tuttuğu sürece gezmeye devam edeceğim. Hayatı dolu dolu yaşamak istiyorum. Gençler de zamanını iyi değerlendirsin. Dünyaya bir kere geliyoruz. Tabii ki 'her şeyi satıp savurun' demiyorum. Çalışın, emek verin ama temel ihtiyaçlarınızı karşıladıktan sonra sürekli daha yenisini almak yerine biraz dünyayı görün, birkaç yer gezip gelin."

Türk ve Rus öğrenciler aynı masada Haber

Türk ve Rus öğrenciler aynı masada

Şahinkaya Eğitim Kurumları MUN Kulübü tarafından ve Natillus aracılığı ile ilk kez uluslararası düzeyde öğrencilerin katılımıyla düzenlenen Junior MUN (JMUN) Konferansı Academy Kampüs’te gerçekleştirildi. Bu yılki JMUN Konferansında Şahinkayalı öğrencilerin uluslararası misafirleri de yer aldı. Seva Holding bünyesinde faaliyet gösteren eğitim turizmi şirketi Natillus’un Spring Break programı kapsamında Türkiye’ye gelen, Rusya’nın üç farklı şehrinden 18 öğrenci de konferansa aktif olarak katılım sağladı. Üç gün boyunca farklı komitelerde delege olarak yer alan Rus öğrenciler, Türk öğrencilerle birlikte çalışarak etkin bir iletişim ve iş birliği ortamı oluşturdu. Bu etkileşim, konferansın uluslararası niteliğini güçlendirirken, katılımcılara kültürler arası anlayış ve küresel bakış açısı kazandırdı. Dünya sorunlarına çözüm aradılar Konferans kapsamında ele alınan başlıca konular arasında; tehlike altındaki kültürel kimliklerin korunması, uzayda sürdürülebilirlik ve güvenlik, doğal afetlerin sosyo-ekonomik etkileri, nükleer atıkların çevresel riskleri ve çatışma bölgelerinde ortaya çıkan çevresel tahribat yer aldı. Şahinkayalı ve misafir öğrenciler, Birleşmiş Milletler’in UNOOSA - Birleşmiş Milletler Dış Uzay İşleri Ofisi, UNEP - Birleşmiş Milletler Çevre Programı, IAEA - Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, SOCHUM - Sosyal, İnsani ve Kültürel Komite ve UNDRR - Birleşmiş Milletler Afet Risklerini Azaltma Ofisi komitelerinde aktif rol üstlendi.Seva Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve Şahinkaya Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Üyesi Oğuzhan Şahinkaya, "Eğitim turizmi şirketimiz Natillus ile yurt dışından gelen öğrencilerimize hem eğitim anlayışımızı tanıtma hem de ülkemizin kültürel zenginliklerini deneyimleme fırsatı sunuyoruz. Rusya'dan gelen öğrencilerimiz bu defa Şahinkaya MUN Kulübü'nün ortaokul öğrencilerimizle gerçekleştiği Junior MUN konferansına da katıldılar. Öğrencilerimizin uluslararası farkındalık kazandıkları, diplomasi becerilerini geliştirdikleri ve dünya meselelerine çözüm ürettikleri bu değerli platformda, dünyanın farklı ülkelerinden akranlarıyla birlikte yer almalarından büyük bir gurur duyuyoruz" dedi. 16 yıllık gelenek 2010 yılında kurulan Şahinkaya MUN Kulübü, 2012 yılında katıldığı ilk ulusal organizasyonla yolculuğuna başladı. O tarihten bu yana katıldığı sayısız organizasyonda sayısız ödül kazanan Şahinkaya MUN topluluğu Cambridge MUN, Harvard MUN, London International MUN, NATO sponsorluğunda düzenlenen MUNLaws gibi organizasyonlardan özel davet alarak başarısını uluslararası düzeye çıkarmıştır. Model United Nations (MUN), lise öğrencilerinin farklı komitelerde belirli ülkeleri temsil ederek ve onların politikasına uyarak, dünyada olan bazı sorunları konuşup çözmeye çalıştığı uluslararası bir etkinliktir.

Bursa’da çelik zirvesi: Erdemir’den yerli üretim ve dönüşüm vurgusu Haber

Bursa’da çelik zirvesi: Erdemir’den yerli üretim ve dönüşüm vurgusu

Toplantının açılışında konuşan yönetim temsilcileri, ham madde ve enerji güvenliğinin kritik öncelik haline geldiğini vurgularken, Türkiye’nin ithalata bağımlı yapısının sektörde risk oluşturduğuna dikkat çekti. Yerli üretimin güçlendirilmesi ve tedarik güvenliğinin artırılması hedeflerinin altı çizildi.Etkinlikte, küresel ölçekte kapasite fazlası ve daralan talep arasındaki dengesizliğin rekabeti zorlaştırdığı belirtilirken, agresif ihracat politikalarının piyasa dengelerini olumsuz etkilediği ifade edildi. Türkiye’de uygulanan ticaret politikalarının ise yerli üretimi koruma açısından önemli olduğu vurgulandı.Otomotiv sektörüne yönelik oturumda, elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla çelik talebinin dönüşüm geçirdiği belirtilerek, daha hafif ve yüksek mukavemetli çelik üretimine odaklanıldığı açıklandı. Avrupa Birliği’nin karbon düzenlemelerine uyum çalışmalarının sürdüğü ve 2050 net sıfır hedefi doğrultusunda yatırımların devam ettiği ifade edildi. 2026 görünümüne ilişkin değerlendirmelerde ise savunma sanayii ve yenilenebilir enerji alanlarında talep artışı beklendiği kaydedildi. Türkiye’nin güçlü iç tüketim potansiyeline rağmen, Rusya ve Çin gibi ham madde avantajına sahip ülkelerle rekabetin maliyetler nedeniyle zorlaştığına dikkat çekildi.Toplantıda ayrıca, üretim verimliliğinin artırılması, maliyet yönetiminin iyileştirilmesi ve ithalat kaynaklı rekabet sorunlarının çözümünün sektörün sürdürülebilirliği açısından kritik olduğu vurgulandı.Erdemir, sektörde diyalog ve iş birliğini güçlendirerek Türkiye ekonomisine katkı sağlamayı sürdüreceğini açıkladı.

Marmarabirlik'ten 2025'te güçlü ve stratejik büyüme Haber

Marmarabirlik'ten 2025'te güçlü ve stratejik büyüme

Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız, 2025 yılını değerlendirirken yalnızca finansal büyümeye değil, kurumsal yapılanmaya da dikkat çekerek şunları söyledi: "2025 yılı bizim açımızdan sadece rakamsal büyümenin değil; tüm iş ortaklarımızla ve yurtiçi-yurtdışı ulusal ve yerel zincir marketlerle ilişkilerimizi güçlendirdiğimiz, sağlam temellere oturttuğumuz ve karşılıklı güven ilişkisini pekiştirdiğimiz bir yıl olmuştur. Uzun vadeli büyüme stratejilerimizi netleştirdiğimiz ve temellerini attığımız bir dönemde dahi satış miktarında yüzde 10, satış tutarında yüzde 30 artış sağlayarak 6,8 milyar TL ciroya ulaşmamız son derece kıymetlidir. Bu tablo, geleceğe daha güçlü ve daha kararlı bakmamızı sağlamaktadır." YURTİÇİNDE 81 İLDE 70 BİN SATIŞ NOKTASI Yurtiçi organizasyon yapısının 2025 yılında daha da yaygınlaştığını belirten Yıldız, 81 ilde ulusal zincirler, geleneksel kanal, tüm yerel zincirler, marketler ve EDT kanalı dahil olmak üzere toplam yaklaşık 70 bin satış noktasına ulaşıldığını ifade etti. Yıldız sözlerine şu şekilde devam etti; "Ulusal zincirlerde milyon adetlik aktiviteler gerçekleştirdik ve daha fazla insert çalışmasında yer aldık. Büyükşehir belediyesi iştirakleri ile çalışmalarımızı artırdık. Özellikle bakliyat firmalarının hazırladığı kumanya kolilerinde yer alma oranımızı yükselttik. MSB ve Adalet Bakanlığı kantinlerindeki iş hacmimizi büyüttük. Tüm kanallarda yeni ürün listelemeleri yaparak raf payımızı ve satışlarımızı artırdık." Yıldız ayrıca, THY-DOCO ile iş birliğinin büyütüldüğünü ve tonaj ile ciro açısından en yüksek seviyeye ulaşıldığını vurguladı. İHRACATTA TARİHİ REKOR: 68 ÜLKEDE 20 BİN NOKTA İhracat kanalında 2025 yılı, Marmarabirlik tarihinin en yüksek dolar bazlı cirosuna ulaşılan yıl oldu. Toplamda 35 milyon USD satış gerçekleştirilirken, 68 ülkede yaklaşık 20 bin satış noktasına ulaşıldığını belirten Başkan Yıldız, "2025 yılında ilk kez Küba ve İspanya'ya ihracat gerçekleştirdik. Avrupa'daki etnik marketlerde sahip olduğumuz güçlü konumu, ulusal zincir marketlere de taşıdığımız bir yıl oldu. Bu kapsamda Almanya'da Lidl'in yanı sıra Kaufland ve Real; Hollanda'da Albert Heijn; Danimarka'da Bilka, Netto ve Coop 365; İsveç'te Lidl; Avusturya'da Lidl ve Etsan; Bosna-Hersek'te Bingo; ABD'de Walmart; Avustralya'da Coles ve Woolworths; Ukrayna'da Auchan, Novus, Fudkom, Silpo, Tavriya, Klass, Varus, Delikat, Ekonomplus ve Çudo; Özbekistan'da Korzinka gibi birçok zincire yeni girişler sağlandı. Mevcut zincirlerde ise ürün sayıları ve aktiviteler artırıldı" diye konuştu. RUSYA PAZARINDA STRATEJİK DERİNLEŞME Rusya pazarının 2025 yılında ayrı bir stratejik başlık haline geldiğini belirten Yıldız, bu ülkede hem premium hem de yaygın perakende kanallarında güçlü bir yapılanma oluşturduklarını ifade etti. Yıldız, "Rusya pazarında yalnızca belirli zincirlerle değil, farklı segmentlerde konumlanan çok sayıda ulusal ve yerel perakende grubuyla iş birliklerimizi geliştirdik. Bu pazarda derinleşme stratejisi izliyoruz. Bu kapsamda Rusya'da X5 Group ve Azbuka Vkusa başta olmak üzere; Tvoydom, Metro, Magnolia, 7M, Sosedi, Klever, Toçka ve Yablaka zincirlerinde ürünler raflarda yer aldı. Rusya'da farklı tüketici segmentlerine uygun ürün portföyümüzle yaygın bir dağıtım ağı oluşturduk. Hem hacim hem de marka konumlandırması açısından önemli bir ivme yakaladık" dedi. RUS MARKETLERİNE MARMARABİRLİK İMZASI Rusya'nın önde gelen e-ticaret platformlarından Ozon'da haftalık 6 bin adet satışa ulaşarak oldukça önemli bir başarıya imza atmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirten Başkan Yıldız, "Ayrıca Rusya, Avrupa ve dünyada raftan düşüp yeniden çıkılan ve ilk defa girdiğimiz 16 farklı süper ve hipermarketin yaklaşık 7 bin şubesinde rafları doldurmanın haklı gururu içindeyiz" dedi.Yıldız ayrıca, tüm ihracat pazarlarında o ülke tüketicisinin tercihlerine uygun özel ürünler geliştirildiğini; farklı ambalaj ve gramaj seçenekleri ile kolay açılır-sergilenebilir koliler tasarlanarak raf görünürlüğünün güçlendirildiğini belirtti. Yurtdışında EDT kanalında ise Rus havayolu şirketleri olan Aeroflot, S7 Airlines, Pobeda ve Nordwind Airlines ile yürütülen görüşmelerin ürün listeleme aşamasına geldiği ifade edildi. 2026 STRATEJİSİ: YURTDIŞI ULUSAL ZİNCİRLERDE DAHA BÜYÜK PAZAR PAYI 2026 yılı hedeflerine ilişkin açıklamalarda bulunan Yıldız, büyüme stratejisinin merkezine yurtdışı ulusal zincirleri aldıklarını belirterek, "2026 yılında en büyük pazar ve pay hedefimiz yurtdışı ulusal zincirlerdir. Yeni ülkeler ve yeni perakende satış noktaları hedeflenmiş olup görüşmelere başlanmıştır. Almanya'da Edeka ve İngiltere'de Tesco ile görüşmelerimiz devam etmektedir. Var olan ve yeni noktalarda tadım faaliyetlerimizi hızlandıracağız. TV reklamları ve sosyal medya mecralarında gerçekleştireceğimiz çalışmalarla yeni ve daha güçlü bir iletişim stratejisini hayata geçireceğiz" ifadelerini kullandı.Marmarabirlik, 2025 yılında sağlam temeller üzerine inşa ettiği büyüme performansını 2026 yılında daha da ileri taşıyarak hem yurtiçinde hem de küresel pazarlarda marka değerini ve pazar payını artırmayı hedefliyor.

Kanla besleniyor, birçok hastalığa şifa oluyorlar Haber

Kanla besleniyor, birçok hastalığa şifa oluyorlar

Bursa'da sülük üretimi ve satışı yapan işletmenin sahibi Mustafa Çakmak, sülükle tedavinin sadece Türkiye değil dünya genelinde yayıldığını belirterek, özellikle Rusya başta olmak üzere ABD ve Almanya gibi birçok ülkede sülükle ilgili araştırmalar yapıldığını anlattı.Sülüklerin genellikle göl, sazlık gibi yerlerden toplandığını dile getiren Çakmak, bu canlıların dişi ve erkeğinin olmadığını, hepsinin birbiriyle çiftleşebildiğini aktardı. Kıl gibi neredeyse görünmeyecek ölçüde küçük olan yavruları belli bir boyuta ulaşması beslediklerini belirten Çakmak, şunlar söyledi: "Yavruları mezbahalardan aldığımız kanla besliyoruz. Bir ay arayla besliyoruz. 2-3 kez beslemeyle istenilen boyuta, yani tedavi için kullanılmaya uygun büyüklüğe ulaşıyor. Sülükler vücutta en sıcak yeri emmek isterler. O yüzden ilk ele aldığınızda parmak arasına yönelirler. Sülük, cilt hastalıklarında, varis, kangren, boyun ve bel fıtığı, göz hastalıkları gibi birçok rahatsızlığın tedavisinde uzman eşliğinde kullanılıyor. Birçok doktor tedavilerine sülüğü de ekledi. İyi sonuçlar aldıklarını duyuyoruz." KADINLAR CİLT GÜZELLİĞİNİ SÜLÜKTE ARIYOR Son yıllarda yüz ve cilt bakımında kadınların sülükleri tercih etmeye başladığını vurgulayan Çakmak, "Sivilce tedavisinde sülük kullanılıyor. Yüz güzelliğinde yine uzman desteğiyle sülükle ilerleyenler var. Bu konuda Rusya'da sülüklerden cilt bakım kremleri yapıldı. Türkiye'de de yapılmaya ve kullanılmaya başlandı." dedi.Sülüklerin sadece pis kanı emmediğine dikkati çeken Çakmak, "Tek şifası pis kanı emmesi değil sadece pis kanı emmez, temiz kanı da emiyorlar. Sülüğün verdiği şifa kanı emmesiyle ilgili değil salgı ve enzimleriyle ilgili. Salgı ve enzimlerinde şifası sülüğün. Bu enzimleri kullanarak kremler yapılıyor." diye konuştu. VARİSLİ HASTALAR BAŞLARINI DÖNDÜRÜYOR Çakmak, sülüklerin varisli hastaları çok sevdiğini belirterek, "Varis görünce adeta başları dönüyor. Varisli hastadan çok hızlı kan emiyorlar. Kısa sürede sülük 2-3 katı büyüklüğe ulaşabiliyor." ifadesini kullandı.Bir hastada kullanılan sülüğü tekrar geldiğe yere doğaya bıraktıklarını dile getiren Çakmak, "Tekrar doğal ortamına salınması önemli. Zaten bilinçsiz toplayıcılıktan ve duyduğumuz kadarıyla kaçakçılıktan sayıları azaldı. Doğada, kendi ortamlarında üreyip çoğalmaları önemli" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.