Hava Durumu

#Rusya

Yeni Marmara Gazetesi - Rusya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rusya haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Marmarabirlik'ten 2025'te güçlü ve stratejik büyüme Haber

Marmarabirlik'ten 2025'te güçlü ve stratejik büyüme

Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız, 2025 yılını değerlendirirken yalnızca finansal büyümeye değil, kurumsal yapılanmaya da dikkat çekerek şunları söyledi: "2025 yılı bizim açımızdan sadece rakamsal büyümenin değil; tüm iş ortaklarımızla ve yurtiçi-yurtdışı ulusal ve yerel zincir marketlerle ilişkilerimizi güçlendirdiğimiz, sağlam temellere oturttuğumuz ve karşılıklı güven ilişkisini pekiştirdiğimiz bir yıl olmuştur. Uzun vadeli büyüme stratejilerimizi netleştirdiğimiz ve temellerini attığımız bir dönemde dahi satış miktarında yüzde 10, satış tutarında yüzde 30 artış sağlayarak 6,8 milyar TL ciroya ulaşmamız son derece kıymetlidir. Bu tablo, geleceğe daha güçlü ve daha kararlı bakmamızı sağlamaktadır." YURTİÇİNDE 81 İLDE 70 BİN SATIŞ NOKTASI Yurtiçi organizasyon yapısının 2025 yılında daha da yaygınlaştığını belirten Yıldız, 81 ilde ulusal zincirler, geleneksel kanal, tüm yerel zincirler, marketler ve EDT kanalı dahil olmak üzere toplam yaklaşık 70 bin satış noktasına ulaşıldığını ifade etti. Yıldız sözlerine şu şekilde devam etti; "Ulusal zincirlerde milyon adetlik aktiviteler gerçekleştirdik ve daha fazla insert çalışmasında yer aldık. Büyükşehir belediyesi iştirakleri ile çalışmalarımızı artırdık. Özellikle bakliyat firmalarının hazırladığı kumanya kolilerinde yer alma oranımızı yükselttik. MSB ve Adalet Bakanlığı kantinlerindeki iş hacmimizi büyüttük. Tüm kanallarda yeni ürün listelemeleri yaparak raf payımızı ve satışlarımızı artırdık." Yıldız ayrıca, THY-DOCO ile iş birliğinin büyütüldüğünü ve tonaj ile ciro açısından en yüksek seviyeye ulaşıldığını vurguladı. İHRACATTA TARİHİ REKOR: 68 ÜLKEDE 20 BİN NOKTA İhracat kanalında 2025 yılı, Marmarabirlik tarihinin en yüksek dolar bazlı cirosuna ulaşılan yıl oldu. Toplamda 35 milyon USD satış gerçekleştirilirken, 68 ülkede yaklaşık 20 bin satış noktasına ulaşıldığını belirten Başkan Yıldız, "2025 yılında ilk kez Küba ve İspanya'ya ihracat gerçekleştirdik. Avrupa'daki etnik marketlerde sahip olduğumuz güçlü konumu, ulusal zincir marketlere de taşıdığımız bir yıl oldu. Bu kapsamda Almanya'da Lidl'in yanı sıra Kaufland ve Real; Hollanda'da Albert Heijn; Danimarka'da Bilka, Netto ve Coop 365; İsveç'te Lidl; Avusturya'da Lidl ve Etsan; Bosna-Hersek'te Bingo; ABD'de Walmart; Avustralya'da Coles ve Woolworths; Ukrayna'da Auchan, Novus, Fudkom, Silpo, Tavriya, Klass, Varus, Delikat, Ekonomplus ve Çudo; Özbekistan'da Korzinka gibi birçok zincire yeni girişler sağlandı. Mevcut zincirlerde ise ürün sayıları ve aktiviteler artırıldı" diye konuştu. RUSYA PAZARINDA STRATEJİK DERİNLEŞME Rusya pazarının 2025 yılında ayrı bir stratejik başlık haline geldiğini belirten Yıldız, bu ülkede hem premium hem de yaygın perakende kanallarında güçlü bir yapılanma oluşturduklarını ifade etti. Yıldız, "Rusya pazarında yalnızca belirli zincirlerle değil, farklı segmentlerde konumlanan çok sayıda ulusal ve yerel perakende grubuyla iş birliklerimizi geliştirdik. Bu pazarda derinleşme stratejisi izliyoruz. Bu kapsamda Rusya'da X5 Group ve Azbuka Vkusa başta olmak üzere; Tvoydom, Metro, Magnolia, 7M, Sosedi, Klever, Toçka ve Yablaka zincirlerinde ürünler raflarda yer aldı. Rusya'da farklı tüketici segmentlerine uygun ürün portföyümüzle yaygın bir dağıtım ağı oluşturduk. Hem hacim hem de marka konumlandırması açısından önemli bir ivme yakaladık" dedi. RUS MARKETLERİNE MARMARABİRLİK İMZASI Rusya'nın önde gelen e-ticaret platformlarından Ozon'da haftalık 6 bin adet satışa ulaşarak oldukça önemli bir başarıya imza atmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirten Başkan Yıldız, "Ayrıca Rusya, Avrupa ve dünyada raftan düşüp yeniden çıkılan ve ilk defa girdiğimiz 16 farklı süper ve hipermarketin yaklaşık 7 bin şubesinde rafları doldurmanın haklı gururu içindeyiz" dedi.Yıldız ayrıca, tüm ihracat pazarlarında o ülke tüketicisinin tercihlerine uygun özel ürünler geliştirildiğini; farklı ambalaj ve gramaj seçenekleri ile kolay açılır-sergilenebilir koliler tasarlanarak raf görünürlüğünün güçlendirildiğini belirtti. Yurtdışında EDT kanalında ise Rus havayolu şirketleri olan Aeroflot, S7 Airlines, Pobeda ve Nordwind Airlines ile yürütülen görüşmelerin ürün listeleme aşamasına geldiği ifade edildi. 2026 STRATEJİSİ: YURTDIŞI ULUSAL ZİNCİRLERDE DAHA BÜYÜK PAZAR PAYI 2026 yılı hedeflerine ilişkin açıklamalarda bulunan Yıldız, büyüme stratejisinin merkezine yurtdışı ulusal zincirleri aldıklarını belirterek, "2026 yılında en büyük pazar ve pay hedefimiz yurtdışı ulusal zincirlerdir. Yeni ülkeler ve yeni perakende satış noktaları hedeflenmiş olup görüşmelere başlanmıştır. Almanya'da Edeka ve İngiltere'de Tesco ile görüşmelerimiz devam etmektedir. Var olan ve yeni noktalarda tadım faaliyetlerimizi hızlandıracağız. TV reklamları ve sosyal medya mecralarında gerçekleştireceğimiz çalışmalarla yeni ve daha güçlü bir iletişim stratejisini hayata geçireceğiz" ifadelerini kullandı.Marmarabirlik, 2025 yılında sağlam temeller üzerine inşa ettiği büyüme performansını 2026 yılında daha da ileri taşıyarak hem yurtiçinde hem de küresel pazarlarda marka değerini ve pazar payını artırmayı hedefliyor.

Kanla besleniyor, birçok hastalığa şifa oluyorlar Haber

Kanla besleniyor, birçok hastalığa şifa oluyorlar

Bursa'da sülük üretimi ve satışı yapan işletmenin sahibi Mustafa Çakmak, sülükle tedavinin sadece Türkiye değil dünya genelinde yayıldığını belirterek, özellikle Rusya başta olmak üzere ABD ve Almanya gibi birçok ülkede sülükle ilgili araştırmalar yapıldığını anlattı.Sülüklerin genellikle göl, sazlık gibi yerlerden toplandığını dile getiren Çakmak, bu canlıların dişi ve erkeğinin olmadığını, hepsinin birbiriyle çiftleşebildiğini aktardı. Kıl gibi neredeyse görünmeyecek ölçüde küçük olan yavruları belli bir boyuta ulaşması beslediklerini belirten Çakmak, şunlar söyledi: "Yavruları mezbahalardan aldığımız kanla besliyoruz. Bir ay arayla besliyoruz. 2-3 kez beslemeyle istenilen boyuta, yani tedavi için kullanılmaya uygun büyüklüğe ulaşıyor. Sülükler vücutta en sıcak yeri emmek isterler. O yüzden ilk ele aldığınızda parmak arasına yönelirler. Sülük, cilt hastalıklarında, varis, kangren, boyun ve bel fıtığı, göz hastalıkları gibi birçok rahatsızlığın tedavisinde uzman eşliğinde kullanılıyor. Birçok doktor tedavilerine sülüğü de ekledi. İyi sonuçlar aldıklarını duyuyoruz." KADINLAR CİLT GÜZELLİĞİNİ SÜLÜKTE ARIYOR Son yıllarda yüz ve cilt bakımında kadınların sülükleri tercih etmeye başladığını vurgulayan Çakmak, "Sivilce tedavisinde sülük kullanılıyor. Yüz güzelliğinde yine uzman desteğiyle sülükle ilerleyenler var. Bu konuda Rusya'da sülüklerden cilt bakım kremleri yapıldı. Türkiye'de de yapılmaya ve kullanılmaya başlandı." dedi.Sülüklerin sadece pis kanı emmediğine dikkati çeken Çakmak, "Tek şifası pis kanı emmesi değil sadece pis kanı emmez, temiz kanı da emiyorlar. Sülüğün verdiği şifa kanı emmesiyle ilgili değil salgı ve enzimleriyle ilgili. Salgı ve enzimlerinde şifası sülüğün. Bu enzimleri kullanarak kremler yapılıyor." diye konuştu. VARİSLİ HASTALAR BAŞLARINI DÖNDÜRÜYOR Çakmak, sülüklerin varisli hastaları çok sevdiğini belirterek, "Varis görünce adeta başları dönüyor. Varisli hastadan çok hızlı kan emiyorlar. Kısa sürede sülük 2-3 katı büyüklüğe ulaşabiliyor." ifadesini kullandı.Bir hastada kullanılan sülüğü tekrar geldiğe yere doğaya bıraktıklarını dile getiren Çakmak, "Tekrar doğal ortamına salınması önemli. Zaten bilinçsiz toplayıcılıktan ve duyduğumuz kadarıyla kaçakçılıktan sayıları azaldı. Doğada, kendi ortamlarında üreyip çoğalmaları önemli" dedi.

Rusya sınırına kara mayınları döşenecek Haber

Rusya sınırına kara mayınları döşenecek

Polonya 1 Haziran 2013 tarihinde taraf olduğu anti-personel mayınlarının kullanılması, stoklanması, üretilmesi ve transferini yasaklayan Ottawa Sözleşmesi'nden bugün itibarıyla çekildi. Polonya Savunma Bakan Yardımcısı Pawel Zalewski yaptığı açıklamada, Ottawa Sözleşmesi'nden çekilmelerinin ardından kara mayınları üretimine başlayacaklarını, Rusya'nın artan tehdidine karşı ülkenin doğu sınırına anti-personel ve anti-tank mayınları döşeyeceklerini ifade etti. Soğuk Savaş'tan bu yana ilk kez üretilecek kara mayınlarının NATO'nun doğu kanadında, Rusya'ya bağlı Kaliningrad ile Belarus sınırına yerleştirileceğini belirten Zalewski, Rusya'nın uluslararası mayın yasağı anlaşmasına hiçbir zaman taraf olmadığını, komşularına karşı ise son derece saldırgan niyetleri olduğunu dile getirdi. "6 MİLYONA YAKIN MAYINA İHTİYAÇ VAR" Polonya ordusuna mayın tedarik eden devlet şirketi Belma'nın belirlemelerine göre doğu sınırı için 6 milyona yakın mayına ihtiyaç duyuluyor. Savunma Bakan Yardımcısı Zalewski yılda 1 milyon 200 bin kadar kara mayını üretebilecek kapasiteleri olduğunu kaydetti. Hedeflerinin öncelikle kendi güvenlik ihtiyaçlarını karşılamak olduğunu ifade eden Zalewski, "Kara mayınlarının döşenecek olması Doğu Kalkanı Projesi'nin bir unsuru, gerçekçi bir Rus saldırganlığı tehdidi olduğunda konuşlandırılacak" şeklinde konuştu.Polonya Başbakanı Donald Tusk ise dün yaptığı açıklamada muhtemel bir tehdit durumunda ülkenin doğu sınırını 48 saat içinde mayınlayabilecek kapasiteye çok yakın olduklarını bildirmişti.Rusya'nın 2024'te Ukrayna'ya saldırmasının ardından Rusya'ya komşu ülkeler taraf oldukları Ottawa Sözleşmesi'ni yeniden gözden geçirmeye başlamış, Polonya, Finlandiya, Estonya, Letonya ve Litvanya geçtiğimiz yıl sözleşmeden çekilme kararı aldıklarını açıklamıştı.

Nükleer anlaşma sona erdi Haber

Nükleer anlaşma sona erdi

ABD ile Rusya arasında yürürlükteki son nükleer silah kontrol anlaşması olan New START, bugün itibarıyla sona erdi. Taraflardan yeni bir anlaşmaya ilişkin resmi bir açıklama gelmezken, dünyanın en büyük iki nükleer gücü ilk kez kapsamlı bir sınırlandırma olmaksızın karşı karşıya bulunuyor. Bu durum, Çin’in de dahil olabileceği yeni bir silahlanma yarışı riskini gündeme taşıyor. Vatikan Devlet Başkanı ve Katolik dünyasının ruhani lideri Papa 14’üncü Leo, taraflara anlaşma süresi dolmuş olsa dahi belirlenen sınırları fiilen aşmamaları çağrısında bulundu. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres ise ABD ve Rusya’ya hızla yeni bir nükleer anlaşma imzalamaları çağrısı yaptı. Guterres, yarım yüzyılı aşkın bir sürenin ardından ilk kez iki ülkenin nükleer cephaneliklerine ilişkin hiçbir bağlayıcı sınırın kalmadığını belirterek, nükleer silah kullanım riskinin son on yılların en yüksek seviyesinde olduğunu söyledi. 2010 yılında Prag’da imzalanan New START, her iki ülkenin konuşlandırılmış nükleer savaş başlıklarını 1.550 ile sınırlandırıyor ve karşılıklı yerinde denetimlere izin veriyordu. Ancak bu denetimler, koronavirüs pandemisi sırasında askıya alındı ve yeniden başlatılamadı. Amerikan Bilim İnsanları Federasyonu’ndan Matt Korda, anlaşmanın sona ermesiyle iki ülkenin cephaneliklerini genişletmelerinin önünde hukuki bir engel kalmadığını ifade etti. Korda, tarafların füzelere ve bombardıman uçaklarına yüzlerce ek savaş başlığı yerleştirebileceğini belirtirken, nükleer silahların yüksek maliyeti nedeniyle bunun otomatik olarak bir silahlanma yarışına dönüşmeyebileceğini de vurguladı. Sovyetler Birliği dönemini de kapsayan süreçte ABD ve Rusya, 1962 Küba Füze Krizi’nin ardından nükleer çatışma riskini azaltmak amacıyla uzun yıllar “nükleer diyalog” ve anlaşmalarla ilerlemişti. New START, bu zincirin son halkasıydı. Yeni bir anlaşmaya ilişkin belirsizlik sürüyor. ABD Başkanı Donald Trump, daha önce anlaşmanın süresi dolduğunda “daha iyi bir anlaşma” yapılabileceğini söylemişti. Rus yetkililer ise uzatma önerilerine Washington’dan yanıt alamadıklarını öne sürüyor. Trump ayrıca, Çin’in de gelecekteki silah kontrol düzenlemelerine dahil edilmesi gerektiğini savunmuştu. Dünya genelindeki nükleer savaş başlığı sayısı, 1986’daki yaklaşık 70 bin seviyesinden 2025’te 12 bin civarına geriledi. Ancak ABD ve Rusya’nın modernizasyon programları sürerken, Çin’in cephaneliği son on yılda iki kattan fazla arttı. Silah kontrolü yanlıları, New START’ın sona ermesinin yalnızca sayı ve kapasite sınırlarını değil, aynı zamanda karşılıklı güveni ve doğrulama mekanizmalarını da zayıflattığı görüşünde.

Rusya Suriye’yi terk ediyor Haber

Rusya Suriye’yi terk ediyor

Suriyeli iki kaynak, çekilmenin geçen hafta aşamalı olarak başladığını, Rus askerlerinin bir bölümünün Rusya’ya döneceğini, diğer bölümünün ise ülkenin batısındaki Lazkiye vilayetinde bulunan Hmeymim Hava Üssü’ne sevk edileceğini belirtti. Ajansa konuşan bir güvenlik yetkilisi, Kamışlı havaalanında bulunan Rus askerî araçları ve ağır silahların son iki gün içinde Hmeymim üssüne taşındığını aktardı.Kamışlı’daki Rus askerî üssünden personel ve teçhizatın askerî kargo uçaklarıyla Hmeymim’e nakledildiğini bildirdi. Rus Kommersant gazetesi, ismi açıklanmayan bir Suriyeli kaynağa dayandırdığı haberinde, Suriye yönetiminin Kürt güçlerin bölgeden çıkarılmasının ardından Rusya’dan da Kamışlı’yı terk etmesini isteyebileceğini öne sürdü. Rusya, Beşar Esad yönetimi döneminde 2019 yılında Kamışlı havaalanına asker konuşlandırmıştı. Moskova’nın Suriye’deki en önemli askerî varlıkları ise Lazkiye’deki Hmeymim hava üssü ile Tartus’taki deniz üssü olarak biliniyor. Esad’ın Aralık 2024’te devrilmesinin ardından bu üslerin geleceği belirsizlik yaratmış, ancak Şara yönetimi yapılan görüşmeler sonucunda mevcut anlaşmaların korunacağı yönünde Rusya’ya güvence vermişti. Ahmed Şara yönetimi, Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) karşı yürütülen operasyonlar sonucunda ülkenin kuzey ve kuzeydoğusunda Kürtlerin kontrolündeki geniş alanları ele geçirmişti. ABD arabuluculuğunda taraflar arasında varılan ateşkesin süresi cumartesi günü 15 gün uzatılmıştı. Uzmanlar, Rus askerlerinin Kamışlı’dan çekilmesinin, Şara yönetiminin halen Kürtlerin elinde bulunan bu bölgeye ilerleyebileceğine işaret edebileceğini değerlendiriyor. Kamışlı, Haseke ve Kobani, Suriye’de Kürtlerin en önemli merkezleri arasında yer alıyor. Kamışlı, iç savaş sırasında kurulan Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi’ne bağlı Cezire Kantonunun başkenti konumunda bulunuyor.

Putin:"Gelin Ukrayna’nın güvenliğini bizi tehdit etmeden sağlamanın bir yolunu bulalım" Haber

Putin:"Gelin Ukrayna’nın güvenliğini bizi tehdit etmeden sağlamanın bir yolunu bulalım"

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna’da devam eden savaş ile ilgili yaptığı açıklamada, "Biz, Batı'nın Ukrayna'yı kullanarak üzerimize yönlendirdiği savaşı durdurmak istiyoruz" dedi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, resmi ziyaret kapsamında geldiği Hindistan’da Hint basınına röportaj verdi. Hindistan ile Rusya arasındaki ilişkilerin geliştiğine dikkat çeken Vladimir Putin, "Rusya ile Hindistan arasında enerji alanındaki iş birliği, Ukrayna’daki gelişmelerden veya dış etkenlerden bağımsız şekilde sürüyor. Hindistan, Rusya'nın savunma alanındaki güvenilir ortaklarından biri. Her iki ülke arasında yapay zeka gibi geleceğe dönük çok sayıda kapsamlı iş birliği alanı mevcut. Rus ve Hint şirketleri, Ukrayna çatışmasından önce de sağlam ticari ilişkiler tesis etmişti. Hindistan ile 77 yıl önceki gibi konuşulamaz. Hindistan artık bir İngiliz veya Britanya kolonisi değil, büyük bir güçtür" dedi. Putin, Hindistan’ın hala kendilerinden petrol ihraç etmeye devam ettiğini belirterek, "Şu anda size kesin rakamlar veremem ama petrol ve petrol ürünleri ticareti ile Hindistan'daki Rus petrol ürünlerinin üretimi tamamen normal bir hızda ilerliyor" ifadelerini kullandı. "ABD'nin nükleer santralleri için bizden nükleer yakıt almaya devam ettiğini belirtmek isterim" ABD’nin de kendilerinden petrol satın almaya devam ettiğine dikkat çeken Putin, "ABD'nin nükleer santralleri için bizden nükleer yakıt almaya devam ettiğini belirtmek isterim. ABD’nin bizden yakıt alma hakkı varsa Hindistan’ın neden olmasın" dedi. "Trump’ın savaşı sonlanmasını istediğinden hiç şüphem yok" Son dönemlerde Ukrayna’daki savaşın sona ermesi için ABD Başkanı Donald Trump’ın çabalarına dikkat çeken Putin, "Trump’ın bu savaşın insani gerekçelerle de olsa hızlı bir şekilde son bulmasını istediğinden hiç şüphem yok. Çünkü kayıpların en aza indirilmesi gerektiğini defalarca dile getirdi" ifadelerini kullandı. Savaşın son bulması için Trump’ın çabasının bir diğer nedeninin de ekonomik gerekçeler olduğuna dikkat çeken Putin, "Ekonomik nedenler de var. Bu enerji ve diğer alanları da kapsayabilir. ABD ile Rusya arasında ekonomik ilişkilerin yeniden tesis edilmesinin mümkün olduğu birçok alan var ve bu her iki ülke için de faydalı olacaktır" dedi. ABD şirketlerinin de savaşın son bulmasını beklediğini ve Rus pazarına geri dönmek istediklerini belirten Putin, "ABD şirketlerinin bize gönderdiği mesajları size aktarmak isterim. Geri dönebilmek için sorunun çözülmesini bekliyorlar. Bu bir gerçek" ifadelerini kullandı. "Batı’nın başlattığı savaşı durdurmak istiyoruz" Batılı ülkelerin Ukrayna’yı kışkırtarak kendilerine yönelik bir savaş başlattığını, Rusya’nın Kırım ve Donbass bölgesi kararlarının da bu gerekçeyle alındığını savunan Putin, "Rusya olarak biz, Batı'nın Ukrayna'yı kullanarak üzerimize yönlendirdiği bu savaşı durdurmak istiyoruz" dedi. Ukrayna’nın kendilerine yönelik tehdit oluşturduğunu da savunan Putin, "Ukrayna da dahil olmak üzere her ülke kendi savunma yöntemlerini seçme ve kendi güvenliğini sağlama hakkına sahip. Ukrayna’nın bu hakkını reddetmiyoruz. Ancak bu Rusya’ya karşı yapılırsa kabul edilemez. Ukrayna NATO'ya katılmanın kendisine fayda sağladığını düşünüyor. Ama biz bunun güvenliğimizi tehdit ettiğini söylüyoruz. Gelin Ukrayna’nın güvenliğini bizi tehdit etmeden sağlamanın bir yolunu bulalım" dedi. Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’in, Donbass’taki çatışmayı sonlandırma vaadiyle başkan seçildiğini söyleyen Zelenskiy, "iktidara geldiğinde, her ne pahasına olursa olsun barış için çabalayacağını vadetti. Ancak şuan selefi (Pedro Poroşenko) gibi davranıyor ve dar bir milliyetçi grubun, özellikle de radikal milliyetçilerin çıkarlarını halkın çıkarlarının üstünde tutuyor" ifadelerini kullanarak, Zelenskiy’in Neo Nazi politikalar yürüttüğünü savundu. Ukrayna’da amaçlarına ulaşana kadar Rus ordusunun operasyonlarını sürdüreceğini de vurgulayan Putin, ayrıca NATO’nun 1990’lı yıllarda belirlenen sınırlarına geri çekilmesi gerektiğini söyledi.

Rus ordusundan Kiev'e füze saldırısı: 3 ölü, 26 yaralı Haber

Rus ordusundan Kiev'e füze saldırısı: 3 ölü, 26 yaralı

Rusya ordusunun Ukrayna'nın başkenti Kiev'e füze ve insansız hava araçları (İHA) ile gerçekleştirdiği saldırılarda 3 kişi hayatını kaybetti, 26 kişi yaralandı. Rus ordusu, Ukrayna'ya saldırılarını sürdürüyor. Rusya, gece saatlerinde Ukrayna'nın başkenti Kiev'i füze ve İHA'larla saldırı gerçekleştirdi. Saldırıda enerji tesisleri, sivil altyapı ve yerleşim alanları hedef alındı. Kiev Belediye Başkanı Vitali Klitschko yaptığı açıklamada, 3 kişinin hayatını kaybettiğini, 2'si çocuk 26 kişinin de yaralandığını ifade etti. Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha saldırılarda yaklaşık 30 konutun hasar gördüğünü belirterek mevkidaşlarına Kanada'da düzenlenen G7 ülkeleri toplantısında ele alınan güçlü tedbirlerin hızla uygulanması çağrısında bulundu. Bakan Sybiha, "Rusya'nın bu vahşi saldırısı, Ukrayna'nın savunmasına yeni katkılar sağlanması ve Rusya'ya yönelik baskıyı artıracak yeni adımların atılmasının aciliyetini ortaya koyuyor. Bu adımlar arasında uzun zamandır beklenen Rus varlıklarının dondurulması kararı da yer alıyor. Putin'i beklediğinden daha sert vurarak savaşı bitirmeye zorlayabiliriz. Rusya'nın sivillere karşı acımasız savaşının devam etmesi, onu Özel Mahkeme'den başka bir yere götürmeyecektir. Rusya'nın işlediği tüm suçlar için adalet sağlanacaktır" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.